İçeriğe atla

Mısır'da Kapitülasyonların Kaldırılmasına İlişkin Büyük Britanya ve Portekiz Arasında Anlaşma

Büyük Britanya ve Portekiz arasında Mısır'daki Kapitülasyonların Bastırılmasına İlişkin Anlaşma, Portekiz vatandaşları ile Mısır'daki mahkeme sistemi arasındaki yasal ilişkileri düzenlemek amacıyla 9 Aralık 1920'de Lizbon'daki İngiliz ve Portekiz hükûmetleri arasında imzalanan bir anlaşmadır. Onaylamalar 29 Eylül 1921'de Lizbon'da değiştirildi ve anlaşma yürürlüğe girdi. 12 Aralık 1921'de Birleşmiş Milletler tarafından tescil edildi.[1]

Arkaplanı

Kapitülasyonlar sistemi, Batı baskısı sonucunda Osmanlı İmparatorluğu'nun ve diğer bazı Orta Doğu ülkelerinin hukuk sistemine dahil edilmiştir. Bu sistem, bir yabancı vatandaşın bir suçla itham edilmesi halinde, yerel hukuk sistemi tarafından yargılanmamasını, ancak ülkesinin yasalarına uygun olarak yabancı hakimlerden oluşan özel bir mahkeme tarafından yargılanmasını öngörmektedir.

Kapitülasyonlar sistemi, 1882'den itibaren İngiliz yönetimi altında olan Mısır'da da hüküm sürdü. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra, Mısır'daki İngiliz makamlarına kendi yasal sistemi üzerinde kontrol konularında, Mısır hükûmetine daha fazla hareket özgürlüğü verilmesi yönünde baskı uygulandı. Böylece, İngiliz hükûmeti bazı yasal düzenlemeleri değiştirmeyi kabul etti.

Antlaşma Şartları

Madde 1, Portekiz hükûmetinin Kapitülasyonlar sistemi kapsamındaki ayrıcalıklarından feragat edilmesi şart koştu. Madde 2'de, mevcut davalarla ilgilenenler dışında tüm Portekiz konsolosluk mahkemelerinin kaldırılması şart koşuldu. Madde 3'te Mısır'daki Portekiz vatandaşlarının İngiliz vatandaşlarıyla aynı ayrıcalıklara sahip olmaları şart koşuldu. Madde 4'te Portekiz konsolosluk temsilcilerinin diplomatik ayrıcalıkları eskisi gibi korunması şart koşuldu. Madde 5'te ise yeni düzenlemeler kapsamında hangi İngiliz-Portekiz antlaşmalarının geçerli kalacağı belirlenmiştir.[2]

Kaynakça

  1. ^ League of Nations Treaty Series, vol. 5, s. 34-37. 
  2. ^ "League of Nations Treaty Series". 10 Haziran 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Lozan Antlaşması</span> İsviçrenin Lozan şehrinde Türkiye ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan barış antlaşması

Lozan Antlaşması, 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre'nin Lozan şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle Britanya İmparatorluğu, Fransız Cumhuriyeti, İtalya Krallığı, Japon İmparatorluğu, Yunanistan Krallığı, Romanya Krallığı ve Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı (Yugoslavya) temsilcileri tarafından, Leman Gölü kıyısındaki Beau-Rivage Palace'ta imzalanmış bir barış antlaşmasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Anayasa</span> devleti yöneten temel ilkeler bütünü

Anayasa, ülke üzerindeki egemenlik haklarının kullanım yetkisinin içeriğinde belirtildiği şekliyle devlete verildiğini belirleyen toplumsal sözleşmelerdir. Hans Kelsen'in normlar hiyerarşisine göre diğer bütün hukuki kurallardan ve yapılardan üstündür ve hiçbir kanun ve yapı anayasaya aykırı olamaz. Devletin temel örgüt yapısını kuran, önemli organlarını ve işleyişlerini belirleyen; ayrıca temel hak ve özgürlükleri tespit edip, sınırlarını çizen hukuk metinleridir. Toplumsal bir sözleşme niteliği taşır. Devlet faaliyetlerini ve oluşum biçimini düzenleyen yasa metnidir.

Osmanlı kapitülasyonları, Osmanlı İmparatorluğu'nda yabancılara verilen ekonomik, adli, idari vb. hak ve ayrıcalıklardır. Kapitülasyon kelimesi Latince "şartlar, fasıllar, maddeler" anlamına gelen "capitula" sözcüğünden türemiş olup "teslim olma" anlamı galat-ı meşhurdur.

<span class="mw-page-title-main">Baltalimanı Antlaşması</span> Osmanlı ile Britanya arasında imzalanmış serbest ticaret antlaşması

Baltalimanı Ticaret Konvansiyonu, Osmanlı İmparatorluğu'nun Birleşik Krallık ile İstanbul'un Baltalimanı semtinde, 16 Ağustos 1838 tarihinde imzaladığı ticaret antlaşması.

<span class="mw-page-title-main">Uluslararası Ceza Mahkemesi</span> hükûmetlerarası örgüt ve uluslararası mahkeme

Uluslararası Ceza Mahkemesi, kuruluş belgesi Roma Statüsü olan, savaş suçları, insanlığa karşı işlenen suçlar, soykırım suçları ve saldırı suçlarına bakan uluslararası bir mahkemedir. 1 Temmuz 2002 tarihinde kurulmuş ve 11 Mart 2003 tarihinde çalışmaya başlamıştır. Mahkeme binası "Ev Sahipliği Anlaşması" yaptığı Hollanda'nın Lahey kentinde bulunmaktadır. Mahkemeye 124 ülke taraf olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">1932 Türkiye-İtalya Sözleşmesi</span>

İtalya ile Türkiye arasında 1932'de imzalanan bir sözleşme, Ege Denizi'nde bir toprak anlaşmazlığını çözmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Rapallo Antlaşması (1922)</span> I. Dünya Savaşından sonra SSCB ve Alman Weimar Cumhuriyeti arasında imzalanan antlaşma

Rapallo Antlaşması, I. Dünya Savaşı'ndan sonra Sovyetler Birliği ve Alman Weimar Cumhuriyeti arasında İtalya'nın Rapallo kentinde 16 Nisan 1922 tarihinde imzalanan antlaşma.

Mısır'daki Kapitülasyonların Kaldırılmasına İlişkin Montrö Sözleşmesi, 8 Mayıs 1937'de sonuçlanan ve kapitülasyonlar olarak bilinen Mısır'daki yabancılar için hukuk dışı sistemin kaldırılmasına yol açan uluslararası bir sözleşmeydi. Mısır, Amerika Birleşik Devletleri, Belçika, Birleşik Krallık, Danimarka, İspanya, Fransa, Yunanistan, İtalya, Etiyopya, Norveç, Hollanda, Portekiz ve İsveç hükûmetleri tarafından imzalanmıştır. 15 Ekim 1937'de yürürlüğe giren antlaşma aynı gün Milletler Cemiyeti Antlaşma Serisi'nde tescil edildi.

<span class="mw-page-title-main">Yetki Kanunu</span> Adolf Hitlere verilen bağımsız kanun çıkarma yetkisi

Yetki Kanunu, 23 Mart 1933'te kabul edilip Şansölye Adolf Hitler'in hükûmetine parlamentonun müdahalesi olmaksızın kanun çıkarma yetkisi tanımış 5 maddelik bir kanundu. Resmi adı Gesetz zur Behebung der Not von Volk und Reich idi.

Lozan Sözleşmesi ve Türk ve Yunan Nüfuslarının Mübadelesine İlişkin Sözleşme olarak da bilinen Türk-Yunan Mübadele Sözleşmesi, Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi sonrasında, 30 Ocak 1923'te Lozan'da Yunan ve Türk hükûmetleri temsilcileri tarafından imzalanan arasında bir anlaşmadır. Anlaşma, Ortodoks Hristiyanların Türkiye'den Yunanistan'a ve Müslümanların Yunanistan'dan Türkiye'ye eşzamanlı olarak sınır dışı edilmesini sağladı. Bu gönülsüz nüfus transferleri, 1,5 milyon Anadolu Rumu ve 500.000 Yunanistan Müslümanı olmak üzere yaklaşık iki milyon insanı kapsıyordu.

ABD-Avusturya Barış Antlaşması, ABD ile Avusturya arasında, Birinci Dünya Savaşı sonrasında 24 Ağustos 1921'de Viyana'da imzalanan bir barış antlaşmasıdır. Amerika Birleşik Devletleri Senatosu 1919 tarihli Saint-Germain Antlaşması'nın onaylanmasını reddettiğinden bu ayrı barış antlaşması gerekliydi.

<span class="mw-page-title-main">Şanghay Uluslararası İmtiyaz Bölgesi</span>

Şanghay Uluslararası İmtiyaz Bölgesi, Çin Şanghay şehrinde, varlığı 1863 ila 1941 yılları arasında süren bir imtiyaz bölgesi.

8 Temmuz 1921'de Stockholm'deki İngiliz ve İsveç hükûmetleri arasında, İsveç vatandaşları ile Mısır'daki mahkeme sistemi arasındaki yasal ilişkileri düzenlemek amacıyla bir anlaşma imzalandı. Kanun hükümleri gerektirmediğinden dolayı bu anlaşma için onaylar değiştirilmedi ve 19 Temmuz 1921'de Birleşmiş Milletler Antlaşması ile yürürlüğe girdi.

22 Nisan 1921'de Christiania'da İngiliz ve Norveç hükûmetleri arasında, Norveç vatandaşları ile Mısır'daki mahkeme sistemi arasındaki yasal ilişkileri düzenlemek amacıyla bir anlaşma imzalandı.Kanun hükümleri gerektirmediğinden dolayı bu anlaşma için onaylar değiştirilmedi ve 28 Mayıs 1921'de Birleşmiş Milletler Antlaşması ile yürürlüğe girdi.

14 Temmuz 1921'de Kopenhag'daki İngiliz ve Danimarka hükûmetleri arasında, Danimarka vatandaşları ile Mısır'daki mahkeme sistemi arasındaki yasal ilişkileri düzenlemek amacıyla bir anlaşma imzalandı. Kanun hükümleri gerektirmediğinden dolayı bu anlaşma için onaylar değiştirilmedi ve 20 Ağustos 1921'de Birleşmiş Milletler Antlaşması ile yürürlüğe girdi.

4 Eylül 1920'de Atina'daki İngiliz ve Yunan hükûmetleri arasında, Yunan vatandaşları ile Mısır'daki mahkeme sistemi arasındaki yasal ilişkileri düzenlemek amacıyla bir anlaşma imzalandı. Onaylar 4 Ocak 1921'de Atina'da değiştirildi ve anlaşma yürürlüğe girdi. 26 Şubat 1921'de Birleşmiş Milletler Antlaşması ile tescil edildi.

<span class="mw-page-title-main">Küçük Antant</span>

Küçük Antant, 1920 ve 1921 yılında Macar irredantizmine ve Habsburg Monarşisinin yeniden kurulmasını karşı Çekoslovakya, Romanya Krallığı ve Yugoslavya Krallığı'nın kurmuş olduğu ortak savunma paktıdır. Fransa, her üye ülke ile anlaşmalar imzalayarak ittifakı destekledi. Nazi Almanyası'nın gücünün hızla büyümesi ve ardından gerçekleşen Çekoslovakya'nın İşgali paktın çökmesine neden oldu ve hiçbir zaman bu pakt savaşa girmedi.

<span class="mw-page-title-main">Roma vatandaşlığı</span> Antik Romada vatandaşlık

Antik Roma'da vatandaşlık özgür bireylerin yasalar, mülkiyet ve yönetim ile ilgili olarak elde ettiği ayrıcalıklı siyasi ve hukuki bir statüdür.

<span class="mw-page-title-main">Akıllı sözleşme</span>

Akıllı sözleşmeler anonim taraflar arasındaki işlemleri ve anlaşmaları güvenilir ve tutarlı bir şekilde yürütülebilen, geriye dönük değişimin mümkün olmadığı bilgisayar programlarıdır. Merkezi otoriteye, yasal sisteme veya harici icra mekanizmasına ihtiyaç duymamaktadır Akllı sözleşmeler aracı kurum ve kuruluşları ortadan kaldırdığı için hızlı ve düşük maliyetlidir. Yazılımsal algoritmalar ile şifrelenip dağıtık defterlerde tutulduğu için yüksek güvenliklidir. Akıllı sözleşmeler blok zinciri kavramından ayrı düşünülemezse de ilk olarak 1990'ların başında avukat ve kriptoloji uzmanı Nick Szabo tarafından geliştirilmiştir. Madeni veya kağıt para ile çalışan ve temelde bir takas sözleşmesi amacı üzerine kurulmuş otomat makineleri, akıllı sözleşmelerin atası olarak bilinir. Blok zincirlerine gömülü olan akıllı sözleşmeler, bir anlaşmanın sözleşme şartlarının güvenilir üçüncü tarafın müdahalesi olmadan otomatik olarak uygulanmasını sağlar. Bitcoin ilk kripto para olması dolayısıyla basit akıllı sözleşmelerin de ilk örneğidir. Fakat yapısı gereği bitcoin sadece para transferi amacıyla kullanılmaktadır. Ethereum akıllı sözleşmeleri bu noktada Bitcoinden ayrılır. Ethereum blok zinciri üzerinde daha farklı bir algoritmik yol izleyerek birçok amaca hizmet edebilecek akıllı sözleşmeler geliştirmede öncü olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Slovenya vatandaşlık yasası</span>

Slovenya vatandaşlık yasası, öncelikle jus sanguinis ilkelerine dayanmaktadır. Çünkü Sloven bir ebeveynden gelme, Sloven vatandaşlığının kazanılması için birincil temeldir. Ancak Slovenya'da yabancı ebeveynlerden doğan çocuklar doğumla Sloven vatandaşlığı kazanmasalar da Sloven ebeveynlerin çocuğunun vatandaşlık kazanıp kazanmayacağını belirlemek için doğum yeri önemlidir.