
Lozan Antlaşması, 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre'nin Lozan şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle Britanya İmparatorluğu, Fransız Cumhuriyeti, İtalya Krallığı, Japon İmparatorluğu, Yunanistan Krallığı, Romanya Krallığı ve Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı (Yugoslavya) temsilcileri tarafından, Leman Gölü kıyısındaki Beau-Rivage Palace'ta imzalanmış bir barış antlaşmasıdır.

Anayasa, ülke üzerindeki egemenlik haklarının kullanım yetkisinin içeriğinde belirtildiği şekliyle devlete verildiğini belirleyen toplumsal sözleşmelerdir. Hans Kelsen'in normlar hiyerarşisine göre diğer bütün hukuki kurallardan ve yapılardan üstündür ve hiçbir kanun ve yapı anayasaya aykırı olamaz. Devletin temel örgüt yapısını kuran, önemli organlarını ve işleyişlerini belirleyen; ayrıca temel hak ve özgürlükleri tespit edip, sınırlarını çizen hukuk metinleridir. Toplumsal bir sözleşme niteliği taşır. Devlet faaliyetlerini ve oluşum biçimini düzenleyen yasa metnidir.
Osmanlı kapitülasyonları, Osmanlı İmparatorluğu'nda yabancılara verilen ekonomik, adli, idari vb. hak ve ayrıcalıklardır. Kapitülasyon kelimesi Latince "şartlar, fasıllar, maddeler" anlamına gelen "capitula" sözcüğünden türemiş olup "teslim olma" anlamı galat-ı meşhurdur.

Baltalimanı Ticaret Konvansiyonu, Osmanlı İmparatorluğu'nun Birleşik Krallık ile İstanbul'un Baltalimanı semtinde, 16 Ağustos 1838 tarihinde imzaladığı ticaret antlaşması.

Uluslararası Ceza Mahkemesi, kuruluş belgesi Roma Statüsü olan, savaş suçları, insanlığa karşı işlenen suçlar, soykırım suçları ve saldırı suçlarına bakan uluslararası bir mahkemedir. 1 Temmuz 2002 tarihinde kurulmuş ve 11 Mart 2003 tarihinde çalışmaya başlamıştır. Mahkeme binası "Ev Sahipliği Anlaşması" yaptığı Hollanda'nın Lahey kentinde bulunmaktadır. Mahkemeye 124 ülke taraf olmuştur.

İtalya ile Türkiye arasında 1932'de imzalanan bir sözleşme, Ege Denizi'nde bir toprak anlaşmazlığını çözmüştür.

Rapallo Antlaşması, I. Dünya Savaşı'ndan sonra Sovyetler Birliği ve Alman Weimar Cumhuriyeti arasında İtalya'nın Rapallo kentinde 16 Nisan 1922 tarihinde imzalanan antlaşma.
Mısır'daki Kapitülasyonların Kaldırılmasına İlişkin Montrö Sözleşmesi, 8 Mayıs 1937'de sonuçlanan ve kapitülasyonlar olarak bilinen Mısır'daki yabancılar için hukuk dışı sistemin kaldırılmasına yol açan uluslararası bir sözleşmeydi. Mısır, Amerika Birleşik Devletleri, Belçika, Birleşik Krallık, Danimarka, İspanya, Fransa, Yunanistan, İtalya, Etiyopya, Norveç, Hollanda, Portekiz ve İsveç hükûmetleri tarafından imzalanmıştır. 15 Ekim 1937'de yürürlüğe giren antlaşma aynı gün Milletler Cemiyeti Antlaşma Serisi'nde tescil edildi.

Yetki Kanunu, 23 Mart 1933'te kabul edilip Şansölye Adolf Hitler'in hükûmetine parlamentonun müdahalesi olmaksızın kanun çıkarma yetkisi tanımış 5 maddelik bir kanundu. Resmi adı Gesetz zur Behebung der Not von Volk und Reich idi.
Lozan Sözleşmesi ve Türk ve Yunan Nüfuslarının Mübadelesine İlişkin Sözleşme olarak da bilinen Türk-Yunan Mübadele Sözleşmesi, Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi sonrasında, 30 Ocak 1923'te Lozan'da Yunan ve Türk hükûmetleri temsilcileri tarafından imzalanan arasında bir anlaşmadır. Anlaşma, Ortodoks Hristiyanların Türkiye'den Yunanistan'a ve Müslümanların Yunanistan'dan Türkiye'ye eşzamanlı olarak sınır dışı edilmesini sağladı. Bu gönülsüz nüfus transferleri, 1,5 milyon Anadolu Rumu ve 500.000 Yunanistan Müslümanı olmak üzere yaklaşık iki milyon insanı kapsıyordu.
ABD-Avusturya Barış Antlaşması, ABD ile Avusturya arasında, Birinci Dünya Savaşı sonrasında 24 Ağustos 1921'de Viyana'da imzalanan bir barış antlaşmasıdır. Amerika Birleşik Devletleri Senatosu 1919 tarihli Saint-Germain Antlaşması'nın onaylanmasını reddettiğinden bu ayrı barış antlaşması gerekliydi.

Şanghay Uluslararası İmtiyaz Bölgesi, Çin Şanghay şehrinde, varlığı 1863 ila 1941 yılları arasında süren bir imtiyaz bölgesi.
8 Temmuz 1921'de Stockholm'deki İngiliz ve İsveç hükûmetleri arasında, İsveç vatandaşları ile Mısır'daki mahkeme sistemi arasındaki yasal ilişkileri düzenlemek amacıyla bir anlaşma imzalandı. Kanun hükümleri gerektirmediğinden dolayı bu anlaşma için onaylar değiştirilmedi ve 19 Temmuz 1921'de Birleşmiş Milletler Antlaşması ile yürürlüğe girdi.
22 Nisan 1921'de Christiania'da İngiliz ve Norveç hükûmetleri arasında, Norveç vatandaşları ile Mısır'daki mahkeme sistemi arasındaki yasal ilişkileri düzenlemek amacıyla bir anlaşma imzalandı.Kanun hükümleri gerektirmediğinden dolayı bu anlaşma için onaylar değiştirilmedi ve 28 Mayıs 1921'de Birleşmiş Milletler Antlaşması ile yürürlüğe girdi.
14 Temmuz 1921'de Kopenhag'daki İngiliz ve Danimarka hükûmetleri arasında, Danimarka vatandaşları ile Mısır'daki mahkeme sistemi arasındaki yasal ilişkileri düzenlemek amacıyla bir anlaşma imzalandı. Kanun hükümleri gerektirmediğinden dolayı bu anlaşma için onaylar değiştirilmedi ve 20 Ağustos 1921'de Birleşmiş Milletler Antlaşması ile yürürlüğe girdi.
4 Eylül 1920'de Atina'daki İngiliz ve Yunan hükûmetleri arasında, Yunan vatandaşları ile Mısır'daki mahkeme sistemi arasındaki yasal ilişkileri düzenlemek amacıyla bir anlaşma imzalandı. Onaylar 4 Ocak 1921'de Atina'da değiştirildi ve anlaşma yürürlüğe girdi. 26 Şubat 1921'de Birleşmiş Milletler Antlaşması ile tescil edildi.

Küçük Antant, 1920 ve 1921 yılında Macar irredantizmine ve Habsburg Monarşisinin yeniden kurulmasını karşı Çekoslovakya, Romanya Krallığı ve Yugoslavya Krallığı'nın kurmuş olduğu ortak savunma paktıdır. Fransa, her üye ülke ile anlaşmalar imzalayarak ittifakı destekledi. Nazi Almanyası'nın gücünün hızla büyümesi ve ardından gerçekleşen Çekoslovakya'nın İşgali paktın çökmesine neden oldu ve hiçbir zaman bu pakt savaşa girmedi.

Antik Roma'da vatandaşlık özgür bireylerin yasalar, mülkiyet ve yönetim ile ilgili olarak elde ettiği ayrıcalıklı siyasi ve hukuki bir statüdür.
- Romalı kadınlar sınırlı bir vatandaşlık biçimine sahipti. Oy kullanamazlardı veya seçimler için aday olamazlardı. Zengin kadınlar, inşaat projelerine, dini törenlere veya diğer etkinliklere kaynak sağlayarak kamusal hayata katılabilirlerdi. Kadınların mülk edinme, iş yapma ve boşanma hakları vardı ancak yasal hakları zamanla değişiklik gösterdi. Evlilikler, Cumhuriyet döneminde önemli bir siyasi ittifak biçimiydi.
- Bağımlı devlet veya müttefik (socii) vatandaşları Roma vatandaşlığının sınırlandırılmış biçimi olan Latin vatandaşlığı haklarına sahipti. Yine de seçme seçilme hakkı yoktu.
- Azat edilmiş kölelere doğrudan vatandaşlık verilmiyordu. Aynı zamanda magistratus olma hakları da yoktu. Azat edilmiş kölelerin çocukları doğuştan özgür vatandaş oluyordu. Horatius bunlardan biriydi.
- Köleler bir eşya olarak görüldüğü için kişilik haklarından yoksundu. Zaman içinde, Roma yasalarınca az da olsa korundular. Bazı köleler, sunduğu hizmetlerin karşılığında veya efendileri öldüğünde serbest bırakıldı. Özgür olduklarında, Roma toplumuna katılmak için birkaç engelle karşılaştılar. Bir kişinin doğuştan ziyade yasayla vatandaş olabileceği ilkesi Roma mitolojisinde yer almıştır; Romulus, savaşta Sabinleri yendiğinde, Roma'da bulunan savaş esirlerine vatandaş olabileceklerine söz verdi.

Akıllı sözleşmeler anonim taraflar arasındaki işlemleri ve anlaşmaları güvenilir ve tutarlı bir şekilde yürütülebilen, geriye dönük değişimin mümkün olmadığı bilgisayar programlarıdır. Merkezi otoriteye, yasal sisteme veya harici icra mekanizmasına ihtiyaç duymamaktadır Akllı sözleşmeler aracı kurum ve kuruluşları ortadan kaldırdığı için hızlı ve düşük maliyetlidir. Yazılımsal algoritmalar ile şifrelenip dağıtık defterlerde tutulduğu için yüksek güvenliklidir. Akıllı sözleşmeler blok zinciri kavramından ayrı düşünülemezse de ilk olarak 1990'ların başında avukat ve kriptoloji uzmanı Nick Szabo tarafından geliştirilmiştir. Madeni veya kağıt para ile çalışan ve temelde bir takas sözleşmesi amacı üzerine kurulmuş otomat makineleri, akıllı sözleşmelerin atası olarak bilinir. Blok zincirlerine gömülü olan akıllı sözleşmeler, bir anlaşmanın sözleşme şartlarının güvenilir üçüncü tarafın müdahalesi olmadan otomatik olarak uygulanmasını sağlar. Bitcoin ilk kripto para olması dolayısıyla basit akıllı sözleşmelerin de ilk örneğidir. Fakat yapısı gereği bitcoin sadece para transferi amacıyla kullanılmaktadır. Ethereum akıllı sözleşmeleri bu noktada Bitcoinden ayrılır. Ethereum blok zinciri üzerinde daha farklı bir algoritmik yol izleyerek birçok amaca hizmet edebilecek akıllı sözleşmeler geliştirmede öncü olmuştur.

Slovenya vatandaşlık yasası, öncelikle jus sanguinis ilkelerine dayanmaktadır. Çünkü Sloven bir ebeveynden gelme, Sloven vatandaşlığının kazanılması için birincil temeldir. Ancak Slovenya'da yabancı ebeveynlerden doğan çocuklar doğumla Sloven vatandaşlığı kazanmasalar da Sloven ebeveynlerin çocuğunun vatandaşlık kazanıp kazanmayacağını belirlemek için doğum yeri önemlidir.