
Merak, insanlarda ve diğer hayvanlarda görülen, keşif, araştırma ve öğrenme gibi meraklı düşünmeyle ilgili bir niteliktir.
Kişilik, yetenek ve özellikleriyle toplumsal yaşamda etkili olan insanı, kendine özgü ve benzersiz bir varlık olarak dile getiren kavram. Psikolojide ağırlıklı bir yer taşır ve değişik anlayışlara göre farklı biçimlerde tanımlanır. En genel anlatımla kişilik, bilinçli bir insanın kendini (ben) benzersiz ve süregen bir özne olarak kavrama işlevini dile getirir.

Agorafobi kişinin kendini güvende hissettiği ortamlar dışında bulunması ile gelişen bir anksiyete bozukluğudur. Açık alanlardan, kalabalık yerlerden uzak durma, evde tek başına kalmak istememe gibi durumlar görülür. Dışarıya yalnız çıkmaktan korkar ve sosyal olmaktan kaçınır.
Sosyal baskınlık yönelimi (SBY) sosyal ve politik tutumları yordayan bir kişilik faktörü ve yaygın olarak kullanılan bir Sosyal Psikolojik ölçektir. SBY, grup temelli ayrımcılık düzeylerinde bireysel farklılıkların ölçümü olarak kavramsallaşmıştır. Bir başka deyişle, bireyin herhangi bir sosyal sistem içinde hiyerarşi ve düşük statülü gruplar üzerinde otorite kurma tercihinin bir ölçümüdür. Bu, grup içi ve gruplar arası eşitlikçilik karşıtı bir eğilimdir. SBY, sosyal baskınlık kuramının ölçülebilir bir bireysel farklılık bileşenidir.
Psikolojideki biyolojik modeller açısından en yaygın kabul gören kuramlardan birisi, 1970 yılında Jeffrey Alan Grey tarafından geliştirilen Biyopsikolojik Kişilik Kuramı'dır. Gray bu bağlamda davranışsal aktiviteyi kontrol eden, Davranışsal inhibisyon sistemini (BİS) ve Davranışsal aktivasyon sistemi (BAS) olarak adlandırdığı iki sistem öne sürmüştür. BİS'in cezaya karşı duyarlılık ve kaçınma motivasyonu ile ilişkili olduğu, BAS'ın ise ödüle duyarlılığa ve yönelme motivasyonuna bağlı olduğu düşünülmektedir.

Hans Jürgen Eysenck, PhD, DSc, Alman kökenli İngiliz psikolog, kariyerini Büyük Britanya'da geçirmiştir. Psikoloji alanın pek çok farklı konusunda çalışsa da en çok bilinen çalışmaları zeka ve kişilik üzerinedir. Eysenk öldüğünde alandaki hakemli dergilerde bulunan çalışmalarda en çok referans gösterilen psikologtu.
Kendine zarar verme, kişinin kendisine zarar verdiği veya potansiyel olarak verebileceği herhangi bir davranışın varlığıdır. Kendine zarar verici davranışlar yıllar boyunca birçok insan tarafından gösterilmiş bir davranış bozukluğudur. Bu davranış genellikle kasıtlı olabilir, dürtüden doğabilir veya bir alışkanlık olarak gerçekleştirilebilir. Bununla birlikte bu davranış, ölümcül olan, potansiyel olarak alışkanlık oluşturan veya bağımlılık yapan dolayısıyla kendini yok etmeye veya öldürmeye yönelik olma eğilimi olarak tanımlanmaktadır. Genellikle borderline kişilik bozukluğu veya şizofreni gibi akıl hastalıkları ile ilişkilendirilir.
Ahlâki psikoloji ya da ahlâk psikolojisi hem felsefe hem de psikoloji alanlarını ortak bir zeminde inceleyen çalışma alanıdır. Tarihsel olarak, ahlaki psikoloji terimi, ahlaki gelişim çalışmasını ifade etmek için nispeten daha dar bir şekilde kullanılmıştır. Ahlaki psikoloji sonuç olarak etik, psikoloji ve zihin felsefesinin kesişimindeki çeşitli konulara daha geniş olarak değinmeye başlamıştır. Alanın bazı ana konuları ahlaki yargı, ahlaki akıl yürütme, ahlaki duyarlılık, ahlaki sorumluluk, ahlaki motivasyon, ahlaki kimlik, ahlaki eylem, ahlaki gelişim, ahlaki çeşitlilik, ahlaki temeller, ahlaki karakter, fedakarlık, psikolojik egoizm, ahlaki şans, ahlaki tahmin, ahlaki duygu, duygusal tahmin ve ahlaki anlaşmazlık olarak verilebilir.
Marshmallow deneyi ya da zevki erteleme becerisi testi, 1972 yılında Stanford'lu psikolog Walter Mischel tarafından uygulanan bir çalışmadır. Bu çalışmada, katılımcı çocuklara bir ödül sunulur, eğer bu ödülü o anda tüketmez de belirli bir süre beklerlerse aynı ödülden bir tane daha kazanacakları söylenir. Bu süre içinde, araştırmacı odayı terk eder ve 15 dakika sonra geri gelir. Ödül, çocuğun tercihine göre bir marshmallow ya da bir pretzeldir. Çalışmayı takiben yapılan uzun vadeli araştırmalarda, ikinci ödüle kadar bekleyebilen çocukların SAT puanlarına, eğitime devam etmelerine, vücut kitle endekslerine ve başka kriterlere bakılarak daha başarılı oldukları belirlenmiştir. Deney daha geniş katılımla yeniden yapıldığında, etkilerin ilk çalışmanın yarısı kadar olduğu görülmüştür. Yenilenen deney, iradenin açıklayamadığı diğer yarımın ekonomik temelden kaynaklanabileceğini göstermiştir.

Uluslararası Solaklar Günü, sol elini kullananların benzersizliğini ve farklılıklarını kutlamak için her yıl 13 Ağustos'ta kutlanan uluslararası bir gündür. Gün, ilk olarak 1976'da Lefthanders International, Inc.'in kurucusu Dean R. Campbell tarafından belirlendi.
İnsan biyolojisinde el tercihi, ikinci ele göre daha fazla beceri, performans, hız ve kesinlik sağlayan, çocukken karar verilen bireysel bir tercih sürecidir. Baskın el tercihi veya baskın olmayan el tercihi olarak da isimlendirilen bu süreç, cinsiyet faktöründen etkilenmektedir; sol elin baskın olma olasılığı erillerde dişilere göre daha yüksektir. Günümüzde insanlar açık ara sağ elini baskın el olarak kullanmaktadır.
Yapılandırılmış duygu teorisi, duygu deneyimini ve algısını açıklayan bilimsel bir teoridir. Bu teori, Lisa Feldman Barrett tarafından, onlarca yıldır duygu araştırmacılarını şaşkına çevirdiğini iddia ettiği "duygu paradoksu" olarak adlandırdığı sorunu çözmek için önerildi ve şöyle açıkladı: İnsanlar günlük yaşamda canlı ve yoğun duygu deneyimlerine sahiptir: başkalarında "öfke", "üzüntü", "mutluluk" gibi duyguları gördüklerini ve kendi kendilerine "öfke", "üzüntü" yaşadıklarını bildirirler. Bununla birlikte, psikofizyolojik ve nörobilimsel kanıtlar, bu tür ayrı deneyim kategorilerinin varlığı için tutarlı bir destek sağlayamadı. Bunun yerine, deneysel kanıtlar, beyinde ve vücutta var olanın etkilendiğini ve duyguların, birbiri ardına çalışan birden çok beyin ağı tarafından inşa edildiğini öne sürüyor.
Otoriter kişilik; muhafazakarlık, toplumsal normların ve geleneksel değerlerin sürdürülmesine karşı duyulan kuvvetli bir ihtiyaç ve bu değerlere aykırı davranışlarda bulunanların cezalandırılması için sert yasa ve kuralların gerekliliğine inanma eğilimlerin kümelendiği kişilik özelliğidir.
Algısal yük teorisi, dikkat ile ilgili psikolojik bir teoridir. Nilli Lavie tarafından doksanların ortalarında erken/geç seçim tartışmasına potansiyel bir çözüm olarak sunulmuştur.

Marianne Schmid Mast, İsviçreli psikolog, akademisyen.
Kişilerarası duygu düzenleme, Bireyin kendi veya başka bir bireyin duygusal deneyimini sosyal etkileşim yoluyla değiştirme sürecidir. Kişinin sosyal durumlar ile kendi içsel duygularını düzenlemesi yani içsel duygu düzenlemesini ve kişinin isteyerek diğer insanların duygularının gidişatını değiştirmeye çalıştığı dışsal duygu düzenlemesini içerir.

Yatma vaktini erteleme, durumun daha kötü olacağını bilmesine rağmen gereksiz ve gönüllü olarak yatmayı geciktirenleri içeren psikolojik bir olgudur. Yatmayı erteleme, zamanın nasıl geçtiğini anlamamaktan kaynaklanabileceği gibi, gündüz yaşanan olaylar üzerinde kontrol eksikliği algısı nedeniyle geceyi kontrol altına alma çabası olarak da ortaya çıkabilmektedir. Bu olgu, 2014 yılında Çin sosyal medya platformu Weibo'da ortaya çıkan bir terim olan "intikam amaçlı yatmayı erteleme" olarak adlandırılmıştır.
Psödohalüsinasyon, halüsinasyon olarak kabul edilecek kadar canlı, ancak bunu deneyimleyen kişi tarafından öznel ve gerçek dışı olarak kabul edilen istemsiz duyusal bir deneyimdir. Bunun tersine, "gerçek" bir halüsinasyon, onu yaşayan kişi tarafından tamamen gerçek olarak algılanır.
Otoriter liderlik tarzı, astlar üzerinde mutlak otorite ve kontrol iddiasıyla ve astlardan sorgusuz sualsiz itaati talep eden bir liderlik tarzı olarak tanımlanır. Ekibin tamamı lider tarafından kontrol edilir ve kişiler karar alırken lidere bağlı kalır. Astlardan çok dikkatli bir gözetim altında görevleri tamamlaması beklenirken, lidere mutlak yetki alanı tanınır. Astlar verilen emirlere verdikleri tepkilere göre ödüllendirilir veya cezalandırılır.
Sosyal medya ilk olarak genelleştirilmiş çevrimiçi topluluklar olarak günümüzde yerini aldı. Bu çevrimiçi topluluklar 1994'te Geocities.com, 1995'te Theglobe.com ve 1995'te Tripod.com gibi web siteleriyle kurulmuştur. İlk toplulukların çoğu, sohbet odalarını kullanarak insanları bir araya getirerek sosyal etkileşime odaklandı. Daha sonra sosyal ağ topluluğu Classmates, insanların kişisel e-posta adreslerini kullanarak birbirleriyle bağlantı kurmasını sağlayacak farklı bir yaklaşım benimsedi. 1990'ların sonlarında sosyal ağ siteleri, kullanıcıların arkadaşlarını bulmasına ve yönetmesine yardımcı olacak daha gelişmiş özellikler geliştirmeye başladı. Bu yeni nesil sosyal ağ siteleri, 1997'de SixDegrees.com'un, 2000'de Makeoutclub'un, 2002'de Hub Culture'ın ve 2002'de Friendster'ın kullanıma açılması ile gelişmeye başladı. Ancak ilk kârlı kitlesel sosyal ağ sitesi Güney Kore tabanlı site Cyworld'dü. Cyworld ilk olarak 1999 yılında blog tabanlı bir web site olarak kullanılıyordu ancak 2001 yılında web sitesine sosyal ağ özellikleri eklendi. 2002'de Myspace, 2003'te LinkedIn ve 2005'te Bebo gibi diğer sosyal ağ siteleri ortaya çıktı. 2009 yılında, sosyal ağ sitesi Facebook dünyanın en büyük sosyal ağ sitesi haline geldi. Facebook'un aktif kullanıcı sayısı 2004'te sadece bir milyonken 2011 yılında 750 milyonun üzerine çıktı.