
Böcekler eklem bacaklılar (Arthropoda) şubesinin sınıfı ve tür ve takson bakımından en kalabalık hayvan sınıfıdır. 1.000.000'dan fazla olan tür sayılarıyla Dünya'daki en fazla türe sahip canlılardır. Dünya'nın hemen hemen her yerinde bulunur ve bazen çok yoğun popülasyonlarda görülebilirler. Her yıl birkaç bin böcek türü tanımlanmaktadır. Toplam tür sayısının 2.000.000 ila 30.000.000 kadar olduğu tahmin edilmektedir. Tür, cins, familya gibi taksonomik kategoriler bakımından 6-10.000.000 sayıya ulaşırlar ve Dünya'daki hayvanların %90 kadarını oluştururlar.

Kalamar, 250'den fazla türle, kalamarların zoolojik takımı (Teuthida) günümüz kafadanbacaklıları içindeki en büyük grubu temsil etmektedir. Gerçek mürekkep balığı (Sepiida), cüce mürekkep balığı (Sepiolida) ve kendi grubu Spirulida'yı temsil eden post sincap balığı ile birlikte mürekkep balıkları on kollu mürekkep balığı (Decabrachia) takımını oluşturur.

Safra veya öd, karaciğer tarafından üretilen, yemek yenince oniki parmak bağırsağına (duodenum) salgılanan bir sindirim sıvısıdır. Safra bazı canlılarda yemekler arasında safra kesesinde depolanabilir. Safra büyük oranda su, safra tuzları, yağ ve bilirubinden oluşur. İnsanlarda günlük olarak 400 ile 800 mililitre arasında üretilmikte olan safra, içerisindeki pigmentler ile dışkılara kahverengi rengini vermektedir.

Notilus, kafadan bacaklılar (Cephalopoda) sınıfına dahil familyalardan Nautilidae'nin üyesi olan deniz canlılarının, Türkçeye Latincedeki nautilus sözcüğünden geçmiş ortak adıdır. Nautilus ise Yunancada "denizci" anlamına gelen nautilos sözcüğünün Latinceye geçmiş halidir.

Ülser, deri ve mukozaların nekrozlu yangısıdır. Dr. Barry Marshall ve Dr. Robin Warren peptik ülserlerin oluşmasında Helicobacter pylori adı verilen bir bakterinin etkili olduğunu saptamışlar ve bu buluşları nedeniyle 2005 yılı Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'nü almaya hak kazanmışlardır. Peptik ülser hastalığı ve Helicobacter pylori'nin zaman çizelgesi oldukça ilginç bir süreci göstermektedir.

İnsan sindirim sistemi, gastrointestinal kanal ile dil, tükürük bezleri, pankreas, karaciğer ve safra kesesi gibi sindirime yardımcı organlardan oluşur. Sindirim, yiyeceklerin giderek daha küçük parçalara ayrılması ve bu parçaların vücut tarafından emilmesi ve kullanılmasına kadar süren bir süreçtir. Sindirim süreci üç aşamadan oluşur: sefalik faz, gastrik fazı ve intestinal fazı.

Mürekkepbalığı, Kafadanbacaklılar (Cephalopoda) sınıfının, Onkollular (Decapodiformes) grubundan denizlerde yaşayan bir yumuşakça. Hepsi ayrı eşeylidir. Diğer adı Sübye'dir.Solungaç solunumu yaparlar. Ağız bölgesinden çıkan 10 adet kolları vardır. İki kolu diğerlerinden daha uzundur. Dinlenme halinde içe çekilmiş olan bu kollarını avlarını yakalamak veya korunmak amacıyla ileri doğru fırlatırlar. Kollarının iç yüzeylerinde çok sayıda vantuz (emeç) bulunur. Vantuzların içleri dişli boynuzsu yapılarla bezenmiştir. Ilıman ve sıcak denizlerin kıyı sularında bol rastlanırlar. Boyları 17 cm ile 17 metre arasında değişen türleri vardır. Çoğu 50–60 cm arasındadır. Türkiye'de Akdeniz kıyılarında avlanırlar. Yırtıcı hayvanlardır. Balık, karides, yengeç ve diğer yumuşakçalarla beslenirler. Bazen balık sürülerine dalar veya ufak mürekkepbalığı kolonilerini takip edip karınlarını doyururlar. Mürekkepbalığı, avına arkasından yaklaşıp omuriliğini ısırarak kopartır ve felç etmek suretiyle öldürür. Bazen her avdan sadece bir ısırık alıp dinlenmeye çekilir. Vantuzlu dokunaçlarıyla avlarını yakalar, kollarıyla da ağza götürürler.

Ahtapot; yumuşak gövdeli, sekiz kollu, Octopoda takımında sınıflandırılan yumuşakçaların genel adı. Kabul görmüş 300 civarında türü bulunan ahtapotlar kalamarlar, mürekkep balıkları ve nautiloidler ile birlikte kafadan bacaklılar (Cephalopoda) sınıfında gruplandırılırlar. Diğer kafadan bacaklılar gibi ahtapot bilateral simetrik, iki gözlü ve tek gagalıdır. Ağzı kollarının ortasında yer alır. Çok hızlı şekil değiştirebilen yumuşak gövdesi sayesinde küçük deliklerden gövdesini sıkıştırarak geçebilir. Yüzerken sekiz kolu arkasından uzanır. Sifon hem solunum hem de su jeti fışkırtmak vasıtasıyla hareket için kullanılır. Karmaşık bir sinir sistemine ve mükemmel bir görme duyusuna sahip olan ahtapotlar omurgasızlar içerisinde en zeki ve davranışsal olarak en büyük farklılıkları gösteren hayvanlar arasındadırlar.

Kafadan bacaklılar (Cephalopoda), çok hücreli omurgasız hayvanların yumuşakçalar (Mollusca) şubesinin en gelişmiş sınıfı. Başları büyük olup gözleri ve sinir sistemleri iyi gelişmiştir. Başlarının ön kısmından çekmenli veya çengelli kollar uzanır. Bunlarla avlarını yakalar ve sürünebilirler.

Prezervatif veya kondom, birinci amacı aile planlaması için dişide gebelik olmasını önlemek, 2. amacı bel soğukluğu, frengi ya da AIDS gibi daha çok cinsel yolla bulaşan hastalıkları önlemek amacıyla cinsel ilişki sırasında kullanılan bir tür bariyer doğum kontrolüdür. Bir erkeğin sertleşmiş olan penisine takılır ve boşalmış meninin fiziksel bir şekilde cinsel partnerin vücuduna girmesini engeller. Prezervatiflerin su geçirmezliği, esnekliği ve dayanıklılığından dolayı bir sürü diğer ikincil işlemde de kullanılır. Bunların arasında kısırlık tedavisinde kullanmak amacıyla meni toplamak ya da su geçirmez mikrofon oluşturmak veya tüfek namluların tıkanmalarını önlemek gibi cinsel olmayan işlemleri de vardır.

Yumuşakçalar, ilkin ağızlılar (Protostomia) kladı, Lophotrochozoa üst şubesinden bir hayvan şubesidir. Ahtapot, kalamar gibi kafadan ayaklılar, salyangoz ve sümüklü böcek gibi karından ayaklılar, midyeler ve kitonlar bu şubedendir. Çizgili kas ilk defa bu sınıfta ortaya çımıştır. Yaklaşık 85,000 yaşayan türü bulunur.
Suda hareket, biyolojik olarak sıvı bir ortamda hareket edilmesidir. En basit yürütücü sistemler, siller ve kamçılardır. Yüzme; eklem bacaklılar, balık, yumuşakçalar, sürüngenler, kuşlar ve memeliler dahil olmak üzere çeşitli organizmalarda birkaç kez evrilmiştir.

Radula yumuşakçalar tarafından beslenme için kullanılan anatomik bir yapıdır. Bazen memelilerdeki dil ile karşılaştırılır. Çok az derecede dişli, kitinli bir şeritten oluşur. Radula genellikle, yiyecek yemek borusuna girmeden önce yiyeceği kazımak veya kesmek için kullanılır. Radula yumuşakçalara özgüdür ve bivalvia hariç her yumuşakça sınıfında bulunur. Bivalvia ise radula yerine kirpik kullanır. Kirpikler, ağza ufak organizmaları sallanarak getiren ince tellerdir.

Kromatoforlar pigment içeren ve ışığı yansıtan hücre veya hücre gruplarıdır. İki yaşamlılar, balıklar, sürüngenlerler, kabuklular ve kafadan bacaklılarda görülür. Memeliler ve kuşlar ise, diğer grupların aksine, renklendirme için melanosit adındaki hücre grubuna sahiptir.

Kafadan bacaklılar, aktif deniz avcıları olarak, su koşullarında kullanım için uzmanlaşmış duyusal organlara sahiptir. Kafadan bacaklı gözü, iris, dairesel lens, vitreus kavitesi, pigment hücreleri ve ışığı, retinadan optik sinirler boyunca beyne giden sinir sinyallerine dönüştüren fotoreseptör hücrelerden oluşan kamera tipi bir gözdür. Geçtiğimiz 140 yıl boyunca, kamera tipi kafadan bacaklı gözü yakınsak evrim örneği olan omurgalı gözüyle karşılaştırılmıştır. Her iki organizmanın da bağımsız olarak kamera göz özelliğini geliştirdiği ve her ikisinin de benzer işlevleri paylaştığı görülmüştür. Bunun gerçekten yakınsak evrim mi, yoksa paralel evrim mi olup olmadığı konusunda düşünce ayrılıkları vardır. Omurgalılardaki kamera tipi gözden farklı olarak, kafadan bacaklı gözü vücut yüzeyinin yayılması sayesinde oluşur ve sonuç olarak korneadan yoksundurlar. Omurgalı gözünün aksine, kafadan bacaklı gözü bir teleskop veya kamera lensi gibi harekete odaklanır. İnsan gözü ise bunu lensin şeklini değiştirerek yapar. Göz, tamamen içsel olan lens gibi, yaklaşık olarak küreseldir.

Ammonoidler veya yaygın adıyla Ammonitler (Ammonoidea), soyu tükenmiş deniz yumuşakçalarından oluşan, kafadan bacaklılar sınıfına bağlı bir altsınıftır. Bu yumuşakçaların günümüzde yaşayan en yakın akrabaları, görüntülerinin benzer olmasına karşın Notilus gibi canlıların dahil olduğu Nautiloid altsınıfındaki türler değil, coleoidea altsınıfındaki türlerdir. Bu yumuşakçalar ilk olarak Devoniyen döneminde ortaya çıkmış, yaşayan son tür ise Kretase-Tersiyer yok oluşuyla beraber yok olmuştur.

Safra kesesi ya da öd kesesi, bazı omurgalı canlılarda safranın ince bağırsağa salınmadan önce depolandığı ve konsantre edildiği küçük ve içi boş bir organdır. İnsanlarda armut şeklindeki safra kesesi karaciğerin altında bulunur, ancak kesenin yapısı ve konumu hayvan türleri arasında önemli ölçüde farklılık gösterebilir. Safra kesesi karaciğer tarafından üretilen safrayı ortak hepatik kanal yoluyla alır ve depolar, safranın yağların sindirilmesine yardımcı olması için oniki parmak bağırsağına salınması ise koledok olarak da adlandırılan ana safra kanalı yoluyla gerçekleştirilir.

Kafadan bacaklı zekâsı, yumuşakçalar sınıfındaki kafadan bacaklıların bilişsel yeteneklerinin ölçüsüdür.
13. yüzyıldan beri kafadan bacaklıların insanlara saldırdığı çeşitli vakalar rapor edilmektedir. Cephalopoda sınıfın üyeleri olarak kafadan bacaklılara tüm ahtapot, kalamar, mürekkep balığı ve notilus türleri örnek verilebilir. Grubun bazı üyeleri insanlarda yaralanmaya ve hatta ölüme neden olabilir.
Kafadan bacaklıların jeolojik geçmişi çok eskilere dayanmaktadır. İlk nautiloidlere geç Kambriyen katmanlarında rastlanmıştır. Kafadan bacaklıların sözde kök grubunun temsilcilerine ise ilk Kambriyen lagerstätten katmanlarında rastlanmıştır.