
Holokost, Yahudi Soykırımı veya HaŞoah, Nazi Almanyası döneminde 1941 ve 1945 yılları arasında, Adolf Hitler ve Heinrich Himmler'in liderliğindeki SS güçleri tarafından işgal edilen sınırlar içerisinde yaklaşık 6 milyon Yahudi'nin sistemli bir şekilde öldürüldükleri soykırımdır.

Macaristan tarihi, Macarların ya da Avrupa'da bilinen adları ile Hungarların kökenine ilişkin genel olarak kabul edilen görüş belirsiz ve tartışmalı olmasına karşın; onların milattan sonra 9. yüzyıla kadar Avrasya'nın ovalarında yaşayan göçebe topluluklar oldukları yönündedir.

Uluslararası Dürüstler, İsrail Devleti'nin Naziler tarafından Holokost'a maruz kalan Yahudileri kurtarmak için hayatını riske atan gayri-Yahudilere verdiği onursal sıfattır. Terim, Nuh’un evrensel kanunlarına itaat eden Yahudi olmayan insanları anlatan “dürüst Yahudi olmayan” kavramından gelir.

Raoul Wallenberg İsveçli bir mimar, iş insanı, diplomat ve yardımseverdi. İkinci Dünya Savaşı sonlarına doğru, Alman işgali altında bulunan Macaristan'da, Macar faşistleri ve Nazilerden, 100.000'i aşkın Yahudi'nin hayatını kurtarmasından dolayı oldukça saygı ve övgü duyulan biridir. Budapeşte'de, İsveç Özel Elçiliği görevini sürdürürken, Wallenberg, Yahudilere dokunulmazlık sağlayabilen pasaportlar verip, İsveç sınırları olarak sayılan, resmi olarak dokunulmaz binalarda binlerce Yahudinin hayatını kurtardı. 17 Ocak 1945'te Budapeşte'nin Kızıl Ordu tarafından işgali esnasında, Sovyet otoriteler tarafından, casus olduğu şüphesiyle göz altına alındı ve sonra ortadan kayboldu. Daha sonra edinilen bilgilere göre, 17 Temmuz 1947'de Moskova'daki KGB ana üssü ve KGS hapishanesinin bulunduğu Lubyanka binasında öldüğü iddia edildi. Wallenberg'ün KGB Sovyet Hükûmeti tarafından yakalanması, casus olduğu şüpheleri, ölümü ve Amerikan istihbaratıyla olan bağları tamamen sır olarak kaldı ve sürekli farklı spekülasyonlarla dile getirildi

Siegfried Seidl, Avusturyalı Nazi üyesi.

Macaristan I. Dünya Savaşı'ndan yenilgiyle ayrılan devletlerden birisi oldu. Savaştan sonra imzalanan Trianon Antlaşması ile hem toprak kaybedilmişti hem de silah konusunda sınırlandırılmalar mevcuttu. Ayrıca ekonomi konusunda da maddeler vardı. Antlaşmadan önce kaybedilen toprakları geri kazanmak için ülkede komünist devrim Béla Kun harekâtlar düzenlese de başarılı olamadı. Hatta komünist rejim yıkıldı. Bu durumda I. Dünya Savaşı'nda aynı kaderi yaşayan Almanya ile ittifak yapması işten bile değildi. Tabi hükûmet pek istemese de hem kralın isteği hem de Almanlar'ın baskısı sonucunda Anti-Komintern Paktı imzalandı.
Macaristan Ulusal Ayaklanması, Macaristan'ı işgal eden Nazi Almanyası'nı ülkeden kovmak ve onların hükûmete atadığı Ok Haç Partisi rejimi devirerek demokratik Macaristan'ı kurmaktır.

Başpiskopos Damaskinos Papandreou, 1941'den ölümüne kadar Atina'nın başpiskoposu ve Yunanistan başbakanı idi. Ayrıca, 1944'te Alman işgal kuvvetinin çekilmesi ile II. Dünya Savaşı'nın Yunanistan'a dönüşüyle 1946'da Yunanistan'ın naipliğini yapıyordu. Rolü, II. Dünya Savaşı sırasında Yunanistan'ın Alman işgalinden kurtuluşu ile Yunan İç Savaşı arasında idi.

Margarethe Operasyonu, II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası'nın Macaristan Krallığı'nı işgal ettiği operasyonun adıdır. İşgal emri 12 Mart 1944 tarihinde Adolf Hitler tarafından verilmiştir. İşgalin ardından Romanya'nın işgali için II. Margarethe Operasyonu hazırlandı, ancak gerçekleşmedi.

László Csatáry, Macar vatandaşı ve Nazi savaş suçlusuydu. 1948'de Çekoslovak mahkemesi tarafından ölüme mahkûm edildi. 2012'de adı Simon Wiesenthal Center'ın en çok aranan Nazi savaş suçluları listesine eklenmiştir.

Macaristan Krallığı, Bazen Naiplik veya Horthy dönemi olarak anılan, 1920'den 1946'ya kadar Naib Miklós Horthy'nin yönetimi altında bir ülkeydi. Horthy, nominal olarak Macar monarşisini temsil ediyordu. Ancak tahtta oturan bir kral yoktu. IV. Karl'ın tahta geri dönme girişimleri Horthy tarafından engellendi.

Rudolf Israel Kastner olarak da bilinen Rezső Kasztner, Holokost sırasında Yahudilerin işgal altındaki Avrupa'dan kaçmalarına yardım edişi ile tanınan Macar-İsrailli bir gazeteci ve avukattı. İsrail mahkemesinin onu Nazilerle işbirliği yapmakla suçlaması sonrası 1957'de suikasta kurban gitti.

Macaristan'daki Yahudilerin tarihi, Macaristan Krallığı'na kadar uzanmaktadır; hatta bazı kayıtlara göre, 895 yılında Karpat Havzası'nı Macarların fethinden 600 yıldan daha uzun bir süre öncesine kadar uzanmaktadır. Yazılı kaynaklar, Yahudi topluluklarının Orta Çağ Macaristan Krallığı'nda yaşadığını kanıtlıyor ve hatta heterojen Macar kabilelerinin birkaç klanının Yahudiliği uyguladığı varsayılıyor. Yahudi yetkililer, 13. yüzyılın başlarında II. András'ın hükümdarlığı sırasında krala hizmet etti. 13. yüzyılın ikinci yarısından itibaren genel dini hoşgörü azaldı ve Macaristan'ın politikaları Batı Avrupa'daki Yahudi nüfusa yönelik muameleye benzer hale geldi.

Ok Haç Partisi, Macaristan'da II. Dünya Savaşı öncesi ve sırasında etkili olmuş, Ferenc Szálasi önderliğinde aşırı sağcı bir partiydi. 15 Ekim 1944 - 28 Mart 1945 arasında iktidarda olan hareket Nazilerle iş birliği halinde oldu. İktidarı sırasında özellikle solcular, Yahudiler ve Romanlara karşı işledikleri yargısız infazlarda binlerce kişiyi katletmiştir. Ayrıca yaklaşık 80 bin Macar vatandaşı da Nazi toplama kamplarına gönderilmiştir. Savaşın ardından parti ve lider kadrosu Macar mahkemelerinde savaş suçlusu olarak yargılanmış ve hüküm giymiştir.

Ferenc Szálasi Macar faşist örgütlenme olan Ok Haç Partisi kurucusu ve lideriydi. II. Dünya Savaşı'nın son dönemlerinde ülkedeki Miklós Horthy rejiminin Müttefik Devletlerle barış görüşmesi için temas halinde olduğunun ortaya çıkması üzerine Naziler tarafından düzenlenen Panzerfaust Harekâtı sonrasında Ok Haç Partisi iktidarı almış, Szálasi ise fiilen ülkenin tek lideri konumuna yükselmiştir. Kısa süren Ok Haç Partisi iktidarı sırasında binlerce rejim karşıtı, komünist ve Yahudi toplama kamplarına sürülmüş ve katledilmiştir. Kızıl Ordu'nun Macaristan'ı kurtarmasının ardından yakalanmış, mahkemeye çıkartılmış ve insanlığa karşı işlediği suçlardan hüküm giyerek idam edilmiştir.
Rudolf "Rudi" Vrba, Slovak Yahudisi biyokimyacı. 1942 yılında, bir genç iken, Alman işgâli altındaki Polonya'da bulunan Auschwitz toplama kampına tehcir edildi. Nisan 1944'te, yani Holokost'un zirvesinde, kamptan kaçmasıyla ve orada yer alan toplu cinayetler hakkında detaylı bir raporun yazarı olmasıyla bilinir. Raporun İsviçre'de George Mantello tarafından dağıtılması, Temmuz 1944'te Macaristan'daki Yahudilerin toplu olarak tehcir edilmesinin durdurulması ve böylece 200 bin kişinin hayatının kurtarılmasıyla ilişkilendirilmiştir. Savaşın ardından Vrba biyokimya dalında eğitim gördü ve çoğunlukla İngiltere ve Kanada'da çalıştı.

Holokost'un Macaristan'daki tezahürleri, başta Mart 1944'te Macaristan'ın Nazi Alman işgâline girmesinin ardından yer almak üzere Macaristan Yahudilerinin yarısından fazlasının mülksüzleştirilmesi, tehcir edilmesi ve katledilmesini içerir.

Maly Trostenets, eski Beyaz Rusya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti olan Beyaz Rusya'da Minsk kenti yakınlarındaki bir köydür. Nazi Almanyası'nın II. Dünya Savaşı sırasında bölgeyi işgali sırasında, köy bir Nazi imha alanı haline geldi.

Nazi Almanyası'nın 1941 ve 1945 yılları arasında yaklaşık altı milyon Yahudi'yi öldürmesi olan Holokost, tarihte en iyi şekilde belgelenmiş soykırımlardan biridir. Tüm Yahudi kurbanlarını listeleyen bir belge olmamasına rağmen yaklaşık altı milyon Yahudi'nin öldürüldüğüne dair kesin kanıtlar vardır. Ayrıca; Nazilerin, Yahudileri imha kamplarında ve gaz vagonlarında öldürdüğüne ve bunu Nihai Çözüm planı altında sistematik olarak yaptığına dair kanıtlar vardır.

Ostindustrie GmbH, Nazi Alman Schutzstaffel (SS) tarafından II. Dünya Savaşı sırasında Yahudi ve Polonyalı zorunlu çalıştırma kullanılarak kurulan birçok endüstriyel projeden biriydi. Mart 1943'te Alman işgali altındaki Polonya'da kurulan Osti, dökümhaneler, tekstil fabrikaları, taş ocakları ve cam fabrikaları dahil el konulan Yahudi ve Polonyalı savaş öncesi sanayi kuruluşlarını işletiyordu. Osti'ye, doğrudan SS Ana Ekonomik ve İdari Ofisinden Obergruppenführer Oswald Pohl'a bağlı olan SS-Obersturmführer Max Horn başkanlık ediyordu. Şirket zirvedeyken, yaklaşık 16.000 Yahudi ve 1.000 Polonyalı, yarı sömürge olan Genel Hükümet'in Lublin Bölgesi'ndeki bir çalışma ve toplama kampları ağında Ostindustrie için çalıştı.