
1965 Türkiye genel seçimleri, 10 Ekim 1965 tarihinde yapılan bu genel seçimler ile TBMM 13. dönem milletvekilleri seçildi. İlk kez Millî bakiye sisteminin uygulandığı bu seçimlerde, Türkiye tarihinde ilk defa bir sosyalist parti olan Türkiye İşçi Partisi milletvekili çıkararak meclise girdi.
Çoğunluk sistemi veya çoğunlukçu seçim sistemi, en çok oy alan adayın kazandığı ve bu şekilde çoğunluk temsilini sağlayan bir seçim sistemidir. Ancak, farklı tanımlamalara dayalı olarak çeşitli çoğunluk seçim sistemleri bulunmaktadır. Bu tanımlamalar arasında blok oylama veya parti blok oylaması gibi toplu temsil türlerini içeren genelde çoğunluk temsiline dayalı çoğunluk temsil sistemleri bulunmaktadır. Aynı zamanda, bölge temelli çoğunluk sistemler arasında Tek İsimli Tek Turlu Çoğunluk Sistemi bulunmaktadır. İki adayın yarıştığı durumda en çok oy alan aday çoğunluğa sahip olacaktır, ancak üç veya daha fazla adayın olduğu durumlarda genellikle hiçbir aday çoğunluğu alamaz.
Nispi temsil veya oransal temsil sistemi, siyasi partilerin veya adayların aldığı oyun parlamentoda orantılı olarak yansıtıldığı seçim sistemidir. Bu sistemde partiler oyları oranınca milletvekili çıkarırlar.
Türkiye'de seçim sistemi, her beş yılda bir düzenlenen yerel, genel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde farklı yöntemlerle uygulanır. 1945 yılından itibaren, Türkiye çok partili bir demokrasiye sahiptir. 1923'te kurulan tek parti yönetimini sona erdiren ilk demokratik seçim 14 Mayıs 1950 tarihinde yapılmıştır. Genel seçimlerde uygulanan mevcut seçim sistemi %7 seçim barajına sahiptir.

Türkiye'deki genel seçimler, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yapısını seçimden sonraki beş yıl için belirlemektedir. Milletvekilleri, parti listelerinin kapalı olduğu 87 çok üyeli seçim bölgesinde nispi sistemle veya bağımsız adaylar olarak beş yıllık bir dönem için seçilmektedir.

Folketing, Danimarka Parlamentosu olarak da bilinen Folketing, Faroe Adaları ve Grönland ile birlikte, Danimarka Krallığı'nın tek meclisli ulusal yasama organıdır. 1849'da kurulan Folketing 1953'e kadar, iki meclisli bir parlamentonun alt meclisiydi. Üst yasama organı Landstinget'tı. Kopenhag'ın merkezindeki Slotsholmen adasındaki Christiansborg Sarayı'nda bulunuyordu.
Dar bölge sistemi, ülkenin parlamentodaki sandalye sayısı kadar bölgeye bölünmesi ve her bölgeden bir adayın seçilmesi esasına dayanan seçim sistemidir. Bir diğer seçim sistemi olan Daraltılmış Bölge Sistemiyle karıştırılmamalıdır.

Temsilciler Meclisi, Japonya Ulusal Diyeti'nin alt meclisidir.
Seçim çevresi veya seçim bölgesi, Bir ülke, idari bölge veya başka bir yönetim birimi nüfusunun, daha büyük devletin yasama organında temsilini sağlamak üzere oluşturulan bir alt birimdir. Bu organ, ya devletin anayasası ya da bu amaçla kurulan bir organ, her çevrenin sınırlarını ve her birinin tek bir üye veya birden fazla üye tarafından temsil edilip edilmeyeceğini belirler. Genellikle, sadece o çevrede ikamet eden seçmenlere (seçmenlere) o çevrede yapılan bir seçimde oy verme izni verilir. Bazı ülkelerde yurt dışında yaşayan vatandaşların temsiliyeti için oluşturulmuş yurt dışı seçim bölgeleri de olabilmektedir.

Devredilebilir tek oy, çok koltuklu kuruluşlarda veya seçim bölgelerindeki adayları sıralayan seçmenler aracılığıyla orantılı temsile ulaşmak veya ona yaklaşmak için tasarlanmış orantılı bir oylama sistemidir.

2000 Azerbaycan genel seçimleri, 5 Kasım 2000 tarihinde yapılan ve Azerbaycan Millî Meclisi 2. döneminin 125 yeni üyesinin belirlendiği seçimlerdir.

Parti listeli nispi temsil sistemleri, birden fazla adayın seçildiği seçimlerde bir seçim listesine tahsisler yoluyla nispi temsil seçim sistemlerinin bir alt kümesidir. Ayrıca karışık ek üye sistemlerinin bir parçası olarak da kullanılabilirler. Bu sistemlerde partiler seçilecek adayların bir listesini yapar ve her partiye aldığı oy oranında sandalye dağıtılır.
Yarı nispi temsil, azınlıkların temsiline izin veren, ancak rakip siyasi güçlerin gücünü aldıkları oylarla yakın orantılı olarak yansıtmayı amaçlamayan çok kazananlı seçim sistemlerini karakterize eder. Yarı nispi oylama sistemleri, parti listeli NT gibi nispi temsil biçimleri ile ilk önce geçen oylama gibi çoğulcu/çoğunlukçu sistemler arasındaki uzlaşmalar olarak kabul edilebilir. Yarı nispi sistemlere örnek olarak devredilemeyen tek oy, sınırlı oylama ve paralel oylama verilebilir.

Karma üyeli nispi temsil sistemi, seçmenlerin iki oya sahip olduğu bir seçim sistemidir. Seçmenler, oylarının ilkiyle yaşadıkları dar bölgeyi temsil edecek vekili, ikincisiyle ise bir partiyi seçerler. Karma üyeli nispi temsil sistemde sandalyelerin bir kısmı nispi temsil sistemiyle, kalan kısmı ise genellikle Tek İsimli Tek Turlu Sistem ile belirlenmektedir. Çoğunluk sistemiyle oluşan orantısızlıklar, nispi temsil üzerinden belirlenen sandalyelerin ilgili partilere verilmesi yoluyla giderilmeye çalışılmaktadır. Parlamentodaki sandalyeler ilk olarak dar bölgelerde seçilen adaylar, ardından da partilerin ulusal veya bölgesel olarak aldıkları oy oranına göre dağıtılır. Ulusal veya bölgesel olarak seçilen vekiller, Parti listeli nispi temsil sisteminde olduğu gibi, seçim öncesinde belirlenen parti listelerinden seçilirler.

Tek İsimli Tek Turlu Çoğunluk Sistemi veya Oy çokluğu sistemi, seçim sisteminde kullanılan bir oylama biçimidir. Seçmenler oylarını bir aday için kullanırlar ve en çok oyu alan aday kazanır. FPTP, çoğul oylama yöntemidir ve esas olarak tek üyeli seçim bölgelerini kullanan sistemlerde kullanılır. FPTP, dünya ülkelerinin yaklaşık üçte birinde, çoğunlukla İngilizce konuşulan ülkelerde, meclis seçimleri için koltuk belirlemenin birincil biçimi olarak kullanılmaktadır. Bu ifade, bitiş çizgisinde bir direğin olduğu İngiliz at yarışından bir metafordur.
Devredilemez tek oy sisteminde seçim çevrelerinde birden fazla aday seçilir ancak seçmenler partilere değil yalnızca tek bir adaya oy verirler. Tek İsimli Tek Turlu Sistemi ve Devredilemez Tek Oy Sisteminin arasındaki fark, bir seçim çevresinde birden fazla adayın kazanmasıdır.
Blok Oy olarak da bilinen Serbest Listeli Çoğunluk Sistemi, bir seçim çevresinde birden çok temsilcinin seçildiği bir seçim sistemdir. Bu sistemde her bir seçmenin seçim çevresine düşen sandalye sayısı kadar oy hakkı vardır ve seçmen bu oyları tek bir partinin adaylarına vermek zorunda değildir. Seçimler tek turlu olarak gerçekleştirilir. Serbest Listeli Çoğunluk Sistemlerinin uygulandığı ülkelerin çoğunda seçmenler isterlerse daha az sayıda oy kullanma hakkına da sahiptir. Bu sistem genellikle siyasi partilerin kurulma aşamasında olduğu ya da zayıf olduğu ülkelerde kullanılmaktadır.
Paralel sistem iki veya daha fazla farklı sistem kullanılarak temsilcilerin tek bir meclise seçildiği bir tür karma seçim sistemidir. Bu sistemde sandalyelerin bir kısmı Nispi Temsil ile kalan kısmı ise Çoğunluk Sistemlerinden biriyle veya nadiren diğer sistemlerden biriyle belirlenir. Sistemde, genellikle sandalyelerin bir kısmı Listeli Nispi Temsil Sistemiyle, kalan kısmı ise Tek İsimli Tek Turlu Sistem ile belirlenmektedir. Karma Üyeli Orantılı Sistemin aksine bu sistemde nispi temsil için kullanılan oylar, çoğunluk sisteminde ortaya çıkması muhtemel adaletsizlikleri düzeltmek için kullanılmamaktadır.
Kapalı liste sistemlerinde adayların liste içerisindeki sıralaması onları aday gösteren siyasi parti tarafından belirlenmektedir ve seçmenler adayların sıralamasına etki edememektedir. Seçmenler yalnızca tercih ettikleri partiyi seçmekte, sonuç olarak seçilen adaylar ise partileri tarafından önceden belirlenmektedir. Böylece listede en üst sırada yer alan adaylar her zaman mecliste yer alma eğilimindeyken, düşük sıralardaki adaylar için böyle bir durum yoktur. Seçmenlerin biraz etkisi oldugu sisteme açık liste denir.
Açık liste, bir partinin adaylarının seçilme sırası üzerinde seçmenlerin en azından bir miktar etkiye sahip olduğu parti listesi nisbî temsilinin herhangi bir çeşidini tanımlar. Seçmen, yalnızca tercih ettikleri partiye değil aynı zamanda o parti içerisinde tercih ettikleri adaya da oy verebilmektedir. Açık listeli sistemlerin çoğunda aday tercihi opsiyoneldir ve seçmenlerin büyük çoğunluğu yalnızca partilere oy verdiğinden, aday seçme tercihi genellikle sınırlı etkiye sahip olmaktadır. Öte yandan, örneğin İsveç'te seçmenlerin yaklaşık %25'i düzenli olarak aynı zamanda aday tercihinde de bulunmakta ve listenin kapalı olması halinde seçilemeyecek bazı isimler bu şekilde seçilme imkânı kazanmaktadır.