
Sakalar, Kuzeydoğu Avrasya stepleri ile Tarım havzasında yaşayan ve at yetiştirme, madencilik yapma kabiliyetleri geliştirmiş olan tarihi halk. Kaynakların genelde Sakaları Türkî ya da İrani bir halk olarak sayılmasının yanı sıra kimlikleri konusunda tartışmalar sürmektedir. Ancak Avrasya stepleri'deki kurganlarda bulunan kişilerin naaşları üzerinde son yapılan genom ve mitokondriyal DNA çalışmaları sonuçlarına göre, kurganlarda bulunan Saka naaşlarına genetik yakınlık gösteren kişilerin hepsinin günümüz Türki halklara mensup olan bireyler oldukları görülmektedir.

Antifellos veya Antiphellos, başlangıçta Habesos olarak bilinen, Likya'da yer alan antik bir kıyı kentiydi. Kentin Yunanca adının ilk kez M.Ö. 4. yüzyıla ait bir yazıtta geçtiği görülmektedir. İlk olarak Likyalılar tarafından yerleşilen şehir, M.Ö. 6. yüzyılda Persler tarafından işgal edildi. Yunanlar döneminde önem kazanıp yakınlarındaki iç bölge kenti Phellos’un limanı olarak hizmet verdi. Ancak, Phellos önemini yitirdikçe Antifellos bölgenin en büyük kenti haline gelip kendi parasını basma yetkisine sahip olmuştu. Roma döneminde ise 141 yılında bölgeyi tahrip eden deprem sonrası yeniden inşa edilmesine yardımcı olan Rhodiapolis'li hayırsever Opramoas'tan mali destek aldı.
Frederick William Hasluck, (d. 1878 – ö. 22 Şubat 1920 İsviçre), İngiliz antikacı, tarihçi ve arkeolog.

Likya veya Lisiya , M.Ö. 15-14. yüzyıldan M.Ö. 546'ya kadar Anadolu'nun Teke Yarımadası'nda varlık göstermiş ulustur. Likya, aynı zamanda bu bölgedeki antik kentlerin oluşturduğu bir federasyon ve daha sonra da Roma İmparatorluğu’nun bir eyaletidir. "Işık Ülkesi" anlamına gelen Likya, Antalya ve Muğla illeri ile Burdur ilinin iç kısımlarında, Akdeniz'e sınır olan bir bölgede yer alıyordu. Antik Mısır'ın Geç Tunç Çağı kayıtları ve Hitit İmparatorluğu'na ait tarihi belgelerde adından bahsedilen bir devlettir. Hitit kayıtlarında adı Lukka olarak geçmektedir.

Esik Kurganı, 1969 yılında Kazakistan SSC'nin Salgar alüvyonlu toprağının 20 kilometre doğusunda Kemal Akişev başkanılığındaki Kazakistan Tarih, Etnografya ve Arkeoloji Enstitüsü'nün arkeolog timi tarafından keşfedilen İskit /Saka kurganı. MÖ 5. yüzyıldan kalma olduğu düşünülen kurgan, Kazakistan'da gün ışığına çıkarılmıştır.

Yunanlar ya da Helenler, Yunanistan, Kıbrıs, Arnavutluk, İtalya, Türkiye, Mısır ve Doğu Akdeniz'i çevreleyen diğer ülkelerde yaşamış veya yaşayan, aynı zamanda da dünya çapına yayılmış ve diasporalar oluşturmuş bir etnik grup.

İskitçe, doğuda Saka, batıda İskit adlarıyla tanınan ve antik dönemde Avrasya'da geniş bir alana yayılmış kurgan kültürünü temsil eden atlı toplulukların ortak bir iletişim diline sahip oldukları varsayımı ile varlığı ileri sürülen bir dil grubudur. Günümüzde sadece Osetçe konuşulmaktadır. Avrupa merkezli akademisyenler; bazı dolaylı kanıtlar üzerinden bu varsayımsal dil öbeğini, kendi Hint-Avrupa dil teorilerinin bir parçası olarak Doğu İran dili grubu içinde sınıflandırırlar.

Kapadokya Rumcası veya Kapadokya Yunancası Yunancanın bir temel lehçesi olup eskiden Kapadokya'da yaşayan Rumlar tarafından konuşulmaktaydı. 1920'lerdeki Yunanistan ve Türkiye arasındaki nüfus mübadelesinde Yunanistan'a göç edilmeye zorlandılar ve orada özellikle orta ve kuzey Yunanistan olmak üzere çeşitli yerlere yeniden yerleştirildiler. Kapadokyalı Rumlar hızla Standart Modern Yunancaya geçtiler ve kendi dillerinin 1960'lardan beri yok olduğu düşünülüyordu. 2005 Temmuz'unda, Mark Janse ve Dimitris Papazachariou Orta ve Kuzey Yunanistan'da hâlâ kendi dillerini akıcı olarak konuşan Kapadokyalılar keşfettiler. Bunların arasında ebeveynlerinin ve büyükanne-babalarının aksine dillerine karşı oldukça olumlu bir tavrı olan 3. kuşaktan orta yaşlılar vardı. Yunanistan'a ilk gelen grup Kapadokya Yunancasını konuşmaya daha az eğilimliydi ve çoğu zaman konuşma sırasında standart Yunancaya geçmekteydi. Kapadokyaca konuşanlarla ve dil kullanımları ile ilgili bir araştırma halen hazırlanmaktadır.
Karya'lı Apollonius veya Aphrodisias'lı Apollonius, antik Aphrodisias kentinde yaşamış bir başrahip ve tarihçidir.

Pydnai, Muğla ilinin Seydikemer ilçesi yakınlarındaki Patara kumsalının batı ucunda Eşen çayı ile Gelidonya Burnu arasında yer alan terk edilmiş bir Helenistik dönem kalesidir. Likya'nın en önemli şehri olan Ksanthos'a giden yolu korumak için inşa edilmiş olup, tatlı su kaynaklarına ve gemilerin güvenli bir şekilde yanaşabileceği bir alana yakın olması nedeniyle stratejik bir konuma sahiptir. Kale Romalılar tarafından kontrol edilirken, 3. yüzyılda Stadiasmus Maris Magni'de ve Ptolemaios'un Coğrafya adlı eserinde anılmıştır.. Bizans döneminde ise yerel Hristiyan nüfusu yağmacılara karşı korumak için kalenin savunma duvarları kullanılmıştır.
Likya alfabesi, Likya dilini yazmak için kullanılmıştır. Yunan alfabesinin bir uzantısı olmasına karşılık Yunancada bulunmayan sesler için yarım düzine ek harf içermektedir. Lidya ve Frig alfabesine oldukça benzerlik göstermektedir.

Bazı araştırmacılar; Sakaca'nın Sakalar tarafından Kotan Krallığı, Shule Krallığı ve Tomşuk gibi Tarım Havzasında hüküm sürmüş Budist devletlerce konuşulmuş ve dil bilimciler tarafından Hotanca ve Tomşukça da denen 2 adet şiveye ayrılmış bir Doğu İran dili olduğunu iddia etmektedirler. Fakat bazı araştırmacılar da Sakaca'nın Ön-Türkçe ile ilişiği olduğunu düşünmektedirler.
Eski Farsça, Avestaca ile beraber kayıt altına alınmış iki Eski İran dilinden biridir. Eski Farsça, başlıca Ahameniş dönemi yazıtlarında, kil tabletlerinde ve mühürlerinde görülür.

Gözne Sınır Taşı, John Renwick Metheny tarafından 1907 yılında Güney Anadolu'nun Gözne köyü yakınlarında yerinde bulunan Aramice bir yazıttır. İlk kez James Alan Montgomery tarafından yayımlandı.

Kesecek Köyü yazıtı, Mersin'in Tarsus ilçesinin yaklaşık 25–35 km kuzeydoğusundaki Kesecek Köyü yakınlarındaki Berdan Nehri'ne bakan kayalıklarda bulunan, M.Ö. 4. yüzyıla ait Aramice bir yazıttır.

Teyma Yazıtları ya da Teyma taşları, Suudi Arabistanın kuzeyinde Teymada bulunmuş bir dizi Aramice yazıt.

Sir Charles Fellows günümüz Türkiye'sinde sayısız keşif gezisiyle tanınan İngiliz bir arkeolog ve gezgindir.
Milyanca, aynı zamanda Likçe B veya önceki adıyla Likçe 2 olarak bilinen, artık yok olmuş antik bir Anadolu dilidir. Bu dil, üç yazıtla günümüze ulaşmıştır: İlki Ksanthos'ta bulunan Ksanthos stelindeki 34 ve 71 satırlık iki şiirdir. Diğer yazıt ise Antifellos'taki (Habessus) bir lahit üzerinde yer alan dokuz satırlık daha kısa bir metindir. Bu üç şiir de kıtalara bölünmüştür.

Siloam Yazıtı veya Şiloah Yazıtı, KAI 189 olarak bilinir ve Siloam Tüneli'nde bulunmuştur. Bu tünel, Gihon Pınarı'ndaki suyu, Doğu Kudüs'teki Silwan mahallesinde bulunan Davut Şehri'nde yer alan Siloam Havuzu'na taşımaktadır. Yazıt, tünelin inşasını kaydetmekte olup, yazı tarzına dayanılarak M.Ö. 8. yüzyıla tarihlenmiştir. Eski İsrail ve Yahuda'dan bilinen, kamuya ait bir inşaat çalışması için yazılan tek antik yazıttır. Oysa bu tür yazıtlar, Mısır ve Mezopotamya arkeolojisinde oldukça yaygındır.

Tapınak Uyarı Yazıtı, Tapınak Korkuluk Yazıtı ya da Soreg Yazıtı Kudüs'te İkinci Tapınak'taki mabette bulunmuş bir korkuluk yazıtıdır. Hem Latince hem de Grekçe olarak yazılmıştır. Yazıt putperest ziyaertçilere daha fazla ilerleyecekleri takdirde ölüm cezasıyla karşılaşacaklarını söyleyen bir uyarı niteliğindeydi.