İçeriğe atla

Likya

Trm̃misa
Likya
MÖ 15-14. yy (Lukka Ülkesi olarak)
Anadolu'da Likya bölgesinin konumu
Anadolu'da Likya bölgesinin konumu
BaşkentKsantos, Patara
Yaygın dil(ler)Luvice, Likçe, Yunanca
Tarihçe 
• Kuruluşu
MÖ 15
• Dağılışı
14. yy (Lukka Ülkesi olarak)

Likya veya Lisiya (Likçe: 𐊗𐊕𐊐𐊎𐊆𐊖. Trm̃mis; Yunanca: Λυκία, Lykía), M.Ö. 15-14. yüzyıldan M.Ö. 546'ya kadar Anadolu'nun Teke Yarımadası'nda varlık göstermiş ulustur. Likya, aynı zamanda bu bölgedeki antik kentlerin oluşturduğu bir federasyon ve daha sonra da Roma İmparatorluğu’nun bir eyaletidir. "Işık Ülkesi" anlamına gelen Likya, Antalya ve Muğla illeri ile Burdur ilinin iç kısımlarında, Akdeniz'e sınır olan bir bölgede yer alıyordu. Antik Mısır'ın Geç Tunç Çağı kayıtları ve Hitit İmparatorluğu'na ait tarihi belgelerde adından bahsedilen bir devlettir. Hitit kayıtlarında adı Lukka olarak geçmektedir.[1]

Likya, Luvice konuşan toplulukların bölgeye yerleşmesiyle nüfus elde etmiştir. Ahameniş İmparatorluğunun (Persler) bölgeyi istila etmesiyle Pers topluluklar Likya bölgesine akın etmiştir. Bu gelen topluluklar nedeniyle dilleri evrim geçirip sonradan Luvicenin bir alt formu sayılacak olan Likya dili ile metinlerini taşlara yazmışlardır. Antik kaynaklar, bölgenin Pers istilasından önceki eski adının Alope (Antik Yunanca: Ἀλόπη, Alópē) olduğunu göstermektedir.

Hint-Avrupalı Luviler ile bağlantılı olduğu düşünülen ve tarihte bilinen ilk demokratik birliği kurmuş olmakla bilinen Likyalılar, farklı şehirlerden bir araya gelmiş olmalarına rağmen ortak bir kültür yaratmış ve var oldukları sürece bunu paylaşıp yaşatmışlardır. Bölge daha sonra helenleşmiş ve Persler, Makedonlar ve Romalılar gibi çeşitli halklar tarafından işgal edilmiş ve kontrol edilmiştir.

Pers-Makedonya savaşlarının Büyük İskender'in zaferi ile sonuçlanmasından sonra Likya bu sefer de Yunanca konuşan toplulukların akınına uğradı. Likya dilini konuşanların bölgede azalması nedeniyle bölge hızlıca helenleşti, Likya dili de yazıt ve sikkeler üzerinden kayboldu.

M.Ö. 188'de III. Antiohos'a karşı zafer kazandıktan sonra, Roma Cumhuriyeti Likya'yı 20 yıl boyunca Rodos'a verdi ve 168'de geri aldı. Roma Cumhuriyeti'nin bu son dönemlerinde, Likya, Roma himayesi altında refah bir dönem yaşadı. Roma, Likya Birliği adı altında 168'de yerel yönetimi resmi olarak onayladı. Bu yerel yönetim, bir federasyondu ve cumhuriyet prensiplerine sahipti; bunlar daha sonra Amerika Birleşik Devletleri Anayasası'nın hazırlayıcılarının dikkatini çekti ve düşüncelerini etkiledi.[2]

Yerel yönetimi olmasına rağmen, Likya egemen bir devlet değildi ve Karyalılar tarafından mağlup edildikten sonra hiç olmamıştı. MS 43'te Roma imparatoru Claudius, Likya birliğini feshetti ve Likya'yı eyalet statüsüyle Roma İmparatorluğu'na dahil etti. Likya, Doğu veya Bizans İmparatorluğu'nun atadığı bir yönetici ile epark (idari yönetim) haline geldi ve MS 1000'li yılların başında Türkçe konuşan toplulukların bölgeye gelmesinden sonra bile Yunanca konuşmaya devam etti. Bizans İmparatorluğu'nun 15. yüzyılda çökmesinden sonra, Likya, Osmanlı İmparatorluğu'nun egemenliği altına girdi ve Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşüyle Türkiye Cumhuriyeti'ne miras kaldı.

Coğrafya

Myra’da (Demre) Likya tipi kaya mezarları.

Bölge Antalya ilinin batısını, Muğla'nın güneydoğusunu ve Denizli ile Burdur'un güneyini kapsar. Tarihsel olarak sınırları batıda Dalaman Çayı, doğuda bugünkü Kemer ile sınırlıdır. En kuzeyi Burdur'un Gölhisar ilçesidir. Toros Dağları'nı da içeren bu bölgenin yüksekliği Akdağlar ve Beydağları gibi noktalarda 3000 metreyi aşar. Kıyı kesimi hem çeşitli koy ve körfezlerle, hem de masmavi deniz ve parlak kumları ile görsel bir ziyafet sunar. Likya tarihte, kuzey ve kuzeybatıda Karya (Caria) ile, kuzeydoğuda ve doğuda Pamfilya (Pamphilia) ve Pisidya (Pisidia), kuzeyde Frigya(Phyrgia) ile çevrilmiştir.

Likya kentleri

Tarih boyunca sınırları değişkenlik göstermekle beraber, hem o döneme ait çeşitli yazıtlardan, hem de kentlerin sahip olduğu ana karakterlerden (mezarlar, vb) Likya kentlerini ayırt etme imkanına sahibiz. Doğal olarak en çok tartışma Karya, Pisidya ve Pamfilya sınırlarına yakın olan kentler üzerine olmuş, ancak tarihçiler aşağıdaki kentlerin Likya kentleri olduğu konusunda genel bir fikir birliğine varmışlardır.

Likya bölgesindeki önemli yerleşim yerleri ile dağ ve nehirleri gösteren harita.

Tarihçe

Yukarıdaki haritada M.S. 120 yılında Roma İmparatorluğu’nun Likya (Lisiya) eyaleti kırmızı renkte gösterilmiş.

Likyalılar’ın, MÖ 3. binyılın ikinci yarısında Anadolu'ya gelen ve 2. binyıl boyunca Güney Anadolu bölgesinde yaşamış ve Anadolu’nun en eski Hint-Avrupa kökenli halkı olan Luviler’in dağılmasından sonra bir kısmının devamı olduğu söylenir. Luvi dilinin Hititçe’yle yakınlığı ve Luviler’in de Hititliler’le akraba olduğu göz önünde bulundurulursa Likçe’nin de Hititçe’ye olan bağlantısı anlaşılır. Hitit dilinde Likya’nın adı Lukka’dır.

En başından beri Yunanların saldırılarına karşılık verebilen Likyalılar, MÖ 6. yüzyılda Persler tarafından işgal edilmiştir. Ancak MÖ 4. yüzyılda Büyük İskender çıktığı “Doğu Seferi” dâhilinde bu bölgeyi de ele geçirmiştir. İskender'in ölümü ile generallerinden Ptolemaios bu bölgeyi almıştır ancak varlığını eskisi gibi hissettirememiştir. Bölge yavaş yavaş Yunan kültürü ve sosyal değerlerinin etkisinde kalmıştır. MÖ 190 yılında sonuçlanan Magnesia Savaşı'nın ardından imzalanan Apameia barşı uyarınca komşu bölge Karya ile birlikte savaşta Roma tarafında yer alan Rodos'a bırakılmıştır. Likya Birliği bu yıllarda Rodos’a karşı direniş amacıyla kurulmuştur. MÖ 168-167 yıllarında ise Roma İmparatorluğu Likya’nın bağımsızlığını ilan etmiştir. Bu yüzyıl içerisinde Anadolu’nun birçok bölümü Roma eyaleti şeklinde düzenlenmiştir fakat Likya bağımsızlığını korumayı başarmıştır. Bunun önemli nedenlerinden birisi Mithridates VI. Eupator tarafından başlatılan Roma aleyhtarı eyleme katılmayıp Roma tarafında yer almasıdır. Bununla birlikte MÖ 1. yüzyılda karışık Roma politikasından da etkilenmiştir. Ksantos halkı, Pers istilalarında olduğu gibi, bu dönemde de kendilerine saldıran büyük askeri güçlere karşı direnmişler, savaşı kazanamayacakları anlaşıldığında da toplu intihar yolu ile kendilerini yakmışlardır. Roma, Likya Birliği’ni yeniden ayağa kaldırmak için, bu felaketten arda kalanlara, destek verir. M.S. 42-43 yıllarında imparator Claudius tarafından Provincia Lycia adı ile eyalet haline getirilir. Söz konusu eyalet M.S. 72-73 yıllarında imparator Vespasianus tarafından Provincia Pamphylia eyaleti ile birleştirilerek Likya ve Pamfilya Eyaleti (Provincia Lycia-Pamphylia) oluşturulur.

Likya, M.S. 2. ve 3. yüzyıllarda yaşadığı büyük depremlerin ve M.S. 6. ve 8. yüzyılları arasında yaklaşık 200 yıl süren veba salgınının ardından bir daha kendisini toparlayamamıştır. M.S. 8. yüzyılda Arap akınları ve bu süreye kadar da korsan saldırıları sebebi ile terk edilen bölge, 13. yüzyılda Türk Beylikleri ile yeniden yerleşime açılmıştır.

Herodot ise Likya ve Likyalılar hakkında;

Likyalılar’ın kökeni eski devirlerde Yunan olmayan halkın yaşadığı Girit’ti. Europa’nın iki oğlu olan Sarpedon ve Minos tahtı ele geçirmek için mücadele etmişler ve galip gelen Minos, Sarpedon’u ve taraftarlarını ülkeden dışarı atmıştı. Sürülen grup, gemilere binip Asya’ya doğru hareket etmiş ve Milyaslar’ın topraklarına yerleşmişlerdi. Milyas, o zamanlar Solymler tarafından işgal edilen ve bugün Likyalılar’ın yaşadıkları ülkenin eski adıdır. Sarpedon'un krallığı zamanında isimleri Termiller diye bilinirdi. Şimdi bile komşuları Likyalılar için bu adı kullanırlar. Gelenekleri yönünden bazıları Giritliler’e, bazıları Karyalılar’a benzer. Fakat hiç kimseye benzemeyen bir töreleri vardır. O da babaları yerine analarının adını kullanmalarıdır. Bir Likyalı’ya kim olduğunu sorun, size adını annesinin, anneannesinin, büyük anneannesinin ve daha büyük anneannesinin ismini söyleyerek cevap verir. Hür bir kadının bir köleden çocuğu olursa yasal sayılır. Buna karşılık, toplum içinde ne kadar önemli bir yeri olursa olsun, hür bir erkekle bir yabancı kadının veya metresinin çocuğuna vatandaşlık hakkı tanınmaz.

demektedir.

Dil

Günümüzde Likya dilinin, Luvi dilinin devamı olduğu hemen tüm uzmanlarca kabul edilmektedir. Likya’nın başkenti olan Arnna’da (Likçe: "Arnna"; Yunanca: "Ksantos") bulunan ve Atinalılara karşı kazanılan zaferi betimleyen Likçe yazıt, Likya dilinin en önemlili kaynaklarındandır. Hint-Avrupa Dil Ailesi'ne ait olduğu kabul edilen Likya dilinde 6'sı sesli olmak üzere toplam 29 harf bulunduğu saptanmıştır. Harf yazılışlarının Yunan alfabesi ile bazı ortaklıkları olduğu da bilinen bir gerçektir.

Yönetim ve devlet yapısı

Likya Ligi (Birliği)
Kent Oyu
Arnna (Ksantos)3
Patara3
Myra 3
Pinara 3
Tlos3
Olympos 3
Cybira, Boubon 2
Balbura, Oenoanda, Aperlae Simpolu,

Simena, İsinda, Apollonia

1

Tarihte bilinen ilk demokratik birliği kurmuş olmakla bilinen Likyalılar, farklı şehirlerden bir araya gelmiş olmalarına rağmen ortak bir kültür yaratmış ve var oldukları sürece bunu paylaşıp yaşatmışlardır. Bunu, arkalarında bırakmış oldukları, bugüne kadar ayakta kalabilen eserlerinin izlerinde rahatlıkla görebiliyoruz.

Likya Birliği hakkında edinilen bilgilere göre birlik önemli–önemsiz toplam 23 şehirden oluşmuştur. Günümüze kadar da dayanabilmiş, en büyük altı şehir olan Arnna (Ksantos), Patara, Pinara, Tlos, Myra ve Olympos’un 3’er oy hakkı bulunurken, daha önemsiz ve küçük şehirlerin 1 ya da 2 oy hakkı vardır. 2 ya da daha fazla sayıda Likya kentinin bir araya gelerek oluşturduğu politik birliklere Sympoliteia adı verilir.

Likyalılar'ın kurmuş olduğu bu federasyon sistemi, aynı zamanda ABD Anayasası'na da ilham kaynağı olmuştur. Alexander Hamilton, James Madison ve John Jay tarafından kaleme alınan ve 85 makaleden oluşan Federalist Yazılar, ABD Anayasası'nın da temelini oluşturmaktadır. Alexander Hamilton'un yazdığı 9 ve 16 no.lu ve James Madison'un yazdığı 45.no.lu makalelerde ABD için en uygun yönetim sisteminin Likya Federasyonu'nda olduğu gibi federatif şehir birliği (eyaletler) olduğuna açıkça vurgu yapılmaktadır.

Galeri

Ayrıca bakınız

  • Kırk Göz Kemeri

Kaynakça

  1. ^ Johannes Toepffer: Alope 5.(Almanca) In: Realencyclopädie der classischen Altertumswissenschaft (RE). Vol. I,2, Stuttgart 1894, col. 1595 f.
  2. ^ Bernstein, Richard (19 Eylül 2005). "A Congress, Buried in Turkey's Sand". The New York Times. 5 Eylül 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  • Bean, G.E. (1997): Eskiçağda Likya Bölgesi, Arion Yayınevi.
  • Bryce, T.R. (1974): "The Lukka Problem - and a Possible Solution", en Journal of Near Eastern Studies 33, pp. 395–404.
  • Bryce, T.R. (1983): “Political Unity in Lycia during the Dynastic Period”, en Journal of Near Eastern Studies 42, pp. 31–42.
  • Bryce, T.R. (1986): The Lycians in Literary and Epigraphic Sources, Museum Tusculanum Press. ISBN 87-7289-023-1
  • Burrell, B. (2004): Neokoroi: Greek Cities and Roman Emperor, Brill Academic Publichers. ISBN 90-04-12578-7
  • Drinkwater, J.; & Grünewald, T (2004): Bandits in the Roman Empire: Myth and Reality, Routledge. ISBN 0-415-32744-X
  • Ehrenberg, V. (1960): The Greek State, Barnes and Noble.
  • Foss, P. (1998): "Lycia", en C. Lehmann (ed.) Encyclopedia of the Roman Provinces (en construcción).
  • Gygax, M.D. (1991): "Los periecos licios", en Gerión 9, pp. 111–130.
  • Keen, A.G. (1993): "Athenian Campaigns in Karia and Lykia during Peloponesian War", Journal of Hellenic Studies 113, pp. 152–157.
  • Keen, A.G. (1998): Dynastic Lycia: A Political History of the Lycians & Their Relations with Foreign Power, c.545-362 BC, Brill Academic Publishers, Leiden. ISBN 90-04-10956-0
  • Lund, H.S. (1992): Lysimachus: A Study in Early Hellenistic Kingship, Routledge. ISBN 0-415-07061-9
  • Pomeroy, S.B (1976): "A Classical Scholar's Perspective on Matriarchy", en B.A. Carroll (ed.) Liberating Women's History: Theoretical and Critical Essays 26 Eylül 2014 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., University of Illinois Press.
  • Sekunda, N.V. (1991): "Achaemenid Settlement in Caria, Lycia and Greater Phrygia", en H. Sancisi-Weerdenburg and A. Kuhrt (eds.) Achaemenid History VI Asia Minor and Egypt: Old Cultures in a New Empire. Proceedings of the Gronigen 1988 Achaemenid History Workshop, Leiden.
  • Strabon (1993): Antik Anadolu Coğrafyası (Geographika XII-XIII-XIV), Arkeoloji ve Sanat Yayınları
  • Weiskorpf, M. (1987): "Asia Minor4 Ekim 2007 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.", en E. Yarshater (ed.) Encyclopaedia Iranica v. 2, pp. 757–764.
  • Hellenizm ve Roma Likya'sında Sympoliteialar https://web.archive.org/web/20110708104247/http://www.bulentiplikcioglu.com/yahoo_site_admin/assets/docs/Senem_Din%C3%A7_Hellenizm_ve_Roma_%C3%87a%C4%9Flar%C4%B1_Likyas%C4%B1nda_Sympoliteialar.9945741.pdf

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Anadolu</span> Türkiye topraklarının büyük bölümünü oluşturan Batı Asya yarımadası

Anadolu, Anadolu Yarımadası veya coğrafi olarak Asya Kıtası'nın tüm özelliklerini içerdiğinden Küçük Asya, Asya kıtasının en batısında Karadeniz, Akdeniz ve Ege denizi arasında kalan yaklaşık 755.000 km²'lik bir alanı kaplayan dağlık bir yarımadadır.

<span class="mw-page-title-main">Telmessos</span>

Telmessos, Likya'nın Karya ile sınır bölümünde yer alan antik bir kenttir. Antik yerleşimin bulunduğu yerde günümüzde Fethiye yerleşimi bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Kaunos</span> Karya bölgesinde bir antik kent

Kaunos Antik Anadolu'nun Karya bölgesinde yer alan antik bir kenttir. Muğla'nın Köyceğiz ilçesine bağlı Çandır Mahallesi sınırları içerisinde yer alır. Kaunos Kaya Mezarları en rahat Muğla'nın Ortaca ilçesine bağlı Dalyan mahallesinden görülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Tlos</span>

Tlos bugün Muğla'nın Seydikemer ilçesi yakınlarında yer alan kadim bir Likya kentiydi. Likya'nın en önemli yerleşimlerinden biri olan Tlos Antik Kenti, Fethiye İlçesi’nin yaklaşık 42 km doğusundaki Yaka Köyü sınırları içerisinde kalmaktadır. Bölgenin en yüksek dağları olan Akdağlar'ın (Kragos) sarp batı yamaçlarında başlayan antik yerleşim, Eşen Nehri'nin getirdiği alüvyonlarla oluşmuş vadi düzlüğüne kadar ulaşır. Ayrıca güneydeki Saklıkent Kanyonu ile kuzey yönde bulunan Kemer Beldesi antik kentin egemenlik sınırlarını çizer.

<span class="mw-page-title-main">Pınara</span> Seydikemer yakınlarındaki Likya antik kenti

Pınara. Seydikemer yakınlarındaki Likya antik kenti.

<span class="mw-page-title-main">Ksanthos</span> Türkiyedeki UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan Likya antik kenti

Ksantos, Kaş'ın Kınık köyündeki antik kent. Kaş kara yoluna 70 km uzaklıkta bulunmaktadır. Antik Çağda Likya'ya başkentlik yapmıştır. UNESCO tarafından ’Dünya Kültür Mirası’ listesine alınmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Beydağları Sahil Millî Parkı</span>

Olimpos Beydağları Millî Parkı, 1972 tarihinde Antalya ili Kemer ilçesi sınırarı içinde bulunan doğal ve tarihi güzelliklerin korunması için sit alanı olarak korunmaya alınan bölge.

<span class="mw-page-title-main">Patara</span> Türkiyenin Akdeniz kıyısında bir Likya yerleşimi

Patara, Antalya'nın Kaş ilçesinin Kalkan beldesi yakınlarındaki bir Likya kentidir ve Likya Birliği'nin başkentliğini yapmıştır. Likya Birliği'nin üç oy hakkına sahip altı kentinden biridir. Likya birliği toplantıları kentte bulunan birliğin meclis binasında yapılmaktaydı.

<span class="mw-page-title-main">Arikanda</span> Finike ilçesi yakınlarındaki antik kent

Arikanda, Antalya il sınırları Finike ilçesi yakınlarındaki Likya antik kent.Elmalı - Finike kara yolunun tam yarısında bulunan Arifköyünün Aykırıçay mahallesine yakın bir ören yeridir. Tarihi Bakır Çağı'na kadar geri gitmektedir ve şehrin adı yerli Anadolu dillerinden olan Luvice'de “yüksek kayaların yakınındaki yer” anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Karya</span>

Karya, Anadolu'nun güneybatısında günümüzde Muğla kuzey kısımları Denizli güneyi ve içerideki bölgeye denk gelen coğrafyanın eski çağlardaki ismi. Bölgenin oluşumu Antik Yunan kavimlerinin Anadolu'nun Ege kıyılarında koloniler kurmaya başlamalarından öncesine dayanmaktadır ve bir uygarlık düzeyi yaratmış olan Karyalıların Anadolu'nun yerli halkı olduğu konusunda tarihçiler arasındaki mutabakat genişlemektedir.

<span class="mw-page-title-main">Milet</span> Anadoluda bir antik kent

Milet Anadolu'nun batısında, Ege bölgesinde Büyük Menderes Nehrinin hemen ağzına yakın deniz kıyısında bir antik liman şehridir. Şimdi Aydın'ın Didim ilçesinde Akkoy'un 5 km kuzeyinde ve Balat köyü yakınında bir harabe halinde olup limanı Büyük Menderes tarafından doldurulduğu için yaklaşık 10 km denizden içeride bir mevkidedir.

<span class="mw-page-title-main">Likyalılar</span>

Likyalılar, Antik Çağda güneybatı Anadolu’daki Likya ülkesinin, günümüzde Teke Yarımadasına karşılık gelen bölgenin Antik Çağlardaki halkı.

<span class="mw-page-title-main">Oinoanda</span>

Oenoanda veya Oinoanda, ; Likya bölgesinde, Ksantos vadisinin kuzeyinde bir antik şehirdir.

<span class="mw-page-title-main">Likçe</span>

Likçe ya da Likya dili, Güneybatı Anadolu'da, günümüzde Teke Yarımadası'na karşı gelen Likya ülkesinin halkı olan Likyalılar tarafından kullanılmış ve M.Ö. 1. binyıl ortalarından itibaren kayda geçmiş Anadolu dili.

<span class="mw-page-title-main">Kibira</span>

Kibyra; Burdur ili'ne 110 km uzaklıktaki Gölhisar ilçesinin batısındaki Akdağ kütlesinin eteklerinde, Gölhisar ovasına hakim tepeler üzerinde bulunan Likya antik kentidir.

<span class="mw-page-title-main">Soli, Mersin</span> antik Kilikya şehri

Soli, Mersin'in Mezitli ilçesinde antik bir kenttir. Antik çağlarda Kilikya Bölgesi olarak adlandırılan bölgede, Dağlık ve Ovalık Kilikya olarak adlandırılan bölümlerin tam ortasında yer alır.

<span class="mw-page-title-main">Ksantos Steli</span>

Ksantos Yazıtı, günümüzde Türkiye'nin Kınık kasabası yakınlarında yer alan tarihi Likya şehri Ksantos'un akropolisinde ele geçirilmiş üç dilli bir stel. Stel, Likya bölgesi Pers Ahameniş İmparatorluğu kontrolü altındayken, bir İmparatorluk satrapının mezarı için yaklaşık MÖ 400 civarında oluşturulmuştur. Yazıtta yer alan üç dili Grekçe, Likçe ve Milyan dili oluşturur. Yazıtın eskiden sadece 2 dilli olduğu düşünülmüşse de, Milyan dili ve Likçenin farklı diller olduğunun anlaşılması ile üç dilli olduğu kabul görmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Kelenderis</span> Mersinde bir antik yerleşim

Kelenderis, günümüzde Mersin'e bağlı Aydıncık ilçesinde yer alan antik kent ilk kez 1987 yılında kazılmaya başlanmıştır.

Lukka Toprakları veya Diyarı'ndan MÖ Hitit yazıtlarında sıklıkla bahsedilmiştir. Anadolu'nun güneybatı bölgesinde bir bölge olarak belirtilmiştir. Lukka Toprakları hiçbir zaman Hitit kontrolü altına dahil edilememiştir ve Hititler tarafından düşman olarak görülmüşlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Anadolu halkları</span>

Anadolu halkları veya tarih öncesi Antik Anadolulular, Hint Avrupa dil ailesinin, Anadolu dilleri grubunu konuşmuş, aynı zamanda, genel Hint-Avrupa halklarının ön köken evresi olan Proto Hint-Avrupa topluluğundan çok daha erken bir dönemde ayrılmış, arkaik bir Hint-Avrupa etno-dil grubu ve Küçük Asya coğrafyasının tarihsel Hint-Avrupa halkıydı.