İçeriğe atla

Likurgos

Lykurgos, ne zaman yaşadığı tam olarak bilinmeyen Sparta kralıdır. İlk çağlardaki sosyalizmi kurmaya çalışması, bunun için ortak yemek sofraları gibi araçları da kullanmış olması hakkında en çok bilinenlerdendir.[1] J.J. Rousseau, Toplum Sözleşmesi'nde O'ndan bahsederken; "Lykurgos vatanı için yasalar yaparken işe önce krallıktan vazgeçmekle başladı" demektedir. Rousseau'nun bu gönderimi O'nun ülkesine adil ve tarafsız yasalar yapmak için kendi yönetme hakkını bir kenara bıraktığını göstermektedir. Zaten Rousseau da bu örneği, yasa yapanlar yönetmemelidir, yönetenler de yasa yapmamalıdır görüşünü ileri sürerken vermektedir.[2]

“Sparta efsanevi kurucu Krallarından olan Lykurgos toplum düzeninde eşitlikçi neredeyse ütopik sosyalizmin bayrağı gibiydi. Toplumda yerleştirmeye çalıştığı eşitlikçi düzende paranın zararlı olacağını düşünerek demirden öylesine ağır bir para bastırmış ki ne taşınır ne saklanırdı. Amacı insanları paradan soğutmak olan Kral Lykurgus önce gümüş ve altın paraları tedavülden kaldırarak bu taşınamaz ve saklanamaz parayı dolaşıma soktu. Bu paranın büyüklüğünle alakalı olmayan çok az alım gücü nedeniyle kimse ona sahip olmak istemeyecek toplum da rüşvet, dolandırıcılık, eşkıyalık, lüks düşkünlüğü gibi dertlere yakalanmayacaktı.“[3]

Plutarkhos, Lykurgos'un hayatı adlı eserinin[4] giriş cümlesinde "Yasacı Lykurgos hakkında su götürmez bir gerçek söylenemez" ifadesini kullanmıştır.

Kaynakça

  1. ^ Lykurgos'un Hayatı, Plutarkhos. 
  2. ^ J.J Rousseau, Toplum Sözleşmesi, 2008, Say Yayınları. s. 94-95. 
  3. ^ Dünya Tarihi 2. Kitap. Arda-Evin Kısakürek. 
  4. ^ (çev: S.Eyuboğlu, V. Günyol-Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2002)

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Anayasa</span> devleti yöneten temel ilkeler bütünü

Anayasa, ülke üzerindeki egemenlik haklarının kullanım yetkisinin içeriğinde belirtildiği şekliyle devlete verildiğini belirleyen toplumsal sözleşmelerdir. Hans Kelsen'in normlar hiyerarşisine göre diğer bütün hukuki kurallardan ve yapılardan üstündür ve hiçbir kanun ve yapı anayasaya aykırı olamaz. Devletin temel örgüt yapısını kuran, önemli organlarını ve işleyişlerini belirleyen; ayrıca temel hak ve özgürlükleri tespit edip, sınırlarını çizen hukuk metinleridir. Toplumsal bir sözleşme niteliği taşır. Devlet faaliyetlerini ve oluşum biçimini düzenleyen yasa metnidir.

<span class="mw-page-title-main">Jean-Jacques Rousseau</span> Cenevreli filozof ve yazar

Jean-Jacques Rousseau, Cenevreli filozof, yazar ve besteciydi. Onun siyaset felsefesi, Avrupa'da Aydınlanma Çağı'nın ilerlemesinin yanı sıra Fransız Devrimi'nin yönlerini ve modern siyasi, ekonomik ve eğitim düşüncesinin gelişimini etkiledi.

Ütopya; aslında olmayan, tasarlanmış ideal toplum.

<span class="mw-page-title-main">Montesquieu</span> Fransız politik düşünür (1689–1755)

Charles-Louis de Secondat, baron de La Brède et de Montesquieu, daha çok bilinen adıyla Montesquieu, bir Fransız politik düşünürdür.

<span class="mw-page-title-main">Thomas Hobbes</span> İngiliz filozof (1588-1679)

Thomas Hobbes, felsefede materyalizmi, etikte haz ahlakını, siyasette monarşiyi benimseyen bir İngiliz filozoftur. En tanınmış eseri olan 1651 tarihli Leviathan, Batı siyaset felsefesinin izleyeceği yolu çizmiş ve baş ucu eseri olmuştur. Leviathan, Tevrat'ta geçen bir canavarın adıdır ve Hobbes'ta her şeye egemen olan devletin simgesidir. Bir siyaset felsefecisi olarak tanınsa da, tarih, geometri, etik ve genel felsefe gibi pek çok alanla ilgilenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Siyaset felsefesi</span> felsefe ve siyaset bilimi alt disiplini

Siyaset felsefesi, devlet, hükûmet, siyaset, özgürlük, mülkiyet, meşruiyet, haklar, hukuk gibi konular hakkındaki, bu kavramlar nedir, neden ihtiyaç vardır, bir hükûmeti ne meşru kılar, devlet hangi özgürlükleri ve hakları neden korumalıdır, hangi biçimde kurumsallaşmalıdır, kanun nedir, vatandaşın devlete karşı yükümlülükleri nelerdir, bir hükûmet yasal olarak neden ve nasıl görevden çekilmelidir gibi temel sorulara cevap arayan ve bu konuları felsefeden faydalanarak inceleyen sosyal bilim dalıdır.

<span class="mw-page-title-main">John Locke</span> İngiliz filozof ve fizikçi (1632–1704)

John Locke, Aydınlanma Çağı düşünürlerinin en etkililerinden biri olarak kabul edilen ve genellikle “liberalizmin babası” olarak bilinen bir İngiliz filozof ve doktordu. Francis Bacon geleneğini takip eden İngiliz deneycilerinden ilklerinden biri olarak kabul edilen Locke, toplumsal sözleşme teorisi için de aynı derecede önemlidir. Çalışmaları epistemoloji ve siyaset felsefesinin gelişimini büyük ölçüde etkiledi. Yazıları Voltaire ve Jean-Jacques Rousseau'nun yanı sıra birçok İskoç Aydınlanma düşünürünü ve Amerikan Devrimcilerini etkiledi. Klasik cumhuriyetçiliğe ve liberal teoriye katkıları, Amerikan Bağımsızlık Bildirisi'nde yer almaktadır. Uluslararası alanda Locke'un siyasi-hukuki ilkeleri, sınırlı temsili hükûmet teorisi ve uygulaması ile hukukun üstünlüğü altında temel hak ve özgürlüklerin korunması üzerinde derin bir etkiye sahip olmaya devam etmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Antik Yunanistan</span> İlk Çağdaki Yunan medeniyeti

Antik Yunanistan, bugünkü Yunanistan toprakları ile Küçük Asya'da (Anadolu) yaşayan toplumların kurduğu devlet ve uygarlıkların, MÖ 756 ile MÖ 146 tarihleri arasında hüküm sürdükleri bölgenin adı.

<span class="mw-page-title-main">Atatürk İlkeleri</span> Atatürkün politikalarını belirleyen altı ilke

Atatürk İlkeleri, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün yürürlüğe koyduğu, döneminin pragmatik politikalarını belirlemiş altı ilkedir. "Altı Ok" denilen altı ilkeye ilk olarak 1931'de "Kemalizm" adı verildi ve Atatürk'ün Dil Devrimi sürecinde, 1935'te Arapça Kemal adını 1937'ye dek kullanacağı Eski Türkçe Kamâl adıyla değiştirmesini takiben 13 Mayıs 1935'te "Kamâlizm" adıyla ülkenin kurucu ve tek partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi'nin program ilkeleri olarak benimsendi. Daha sonra, 1937'de çıkarılan bir kanunla 1924 Anayasası'na eklenen ilkeler, anayasal olarak Türkiye'nin ulusal ideolojisi hâline geldi.

Yasa ya da diğer adıyla kanun anayasal hukuk sisteminde, yetkili organlarca meydana getirilen hukuk kurallarıdır. Yasalar, tüzükler, yönetmelikler birer hukuk kuralıdır. Yürürlükte olan hukuk kurallarının tümüne mevzuat denir. Dar anlamında yasa, yasama organınca yapılan yasa adıyla gerçekleştirilen işlerdir. Hukuk karşılıklı hakları ifade eden üst mefhumdur, yasa ise bu hakları koruyan ve belirleyen kuralları ifade eder.

<span class="mw-page-title-main">Antik Yunanistan'da hukuk</span>

Antik Yunanistan'da hukuk, belirli yasa ve gelenekler çerçevesinde yargı kurumları tarafından yürütülen kurallar bütünüdür. Toplumsal huzuru sağlamak için çıkarılan yasalar çoğu zaman Antik Roma'nınki ile karşılaştırılır ve ilkel Cermen topluluklarının yardımlarıyla bugüne kadar iletildiğine inanılır.

Gorgo Sparta Kralı I. Kleomenes 'in tek çocuğu ve kızıdır. Thermopylae Muharebesi'nde savaşıp ölen Kral I. Leonidas'ın karısıdır. Gorgo, Herodot tarafından anılan çok az sayıdaki kadın tarihi kişilikten biridir. Siyasi kabiliyeti ve bilgeliğiyle dikkat çeker. 3 farklı Sparta kralının kızı, eşi ve annesi olan tek kadındır. Doğum tarihi kesin olarak belli olmamakla beraber MÖ 510 ila MÖ 506 yılları arasında olması muhtemeldir.

Halkçılık, narodnik ve popülizmden etkilenmiş, popülizm şeklinde değil demokrasilerin yoluyla Türkiye'den dünyaya çıkan düşüncedir. Halkçılık Beyannamesi ve Atatürk'ün Halkçılık ilkesi de bu görüşlerden etkilenmiştir.

<i>Toplumsal Sözleşme</i>

Toplumsal Sözleşme ya da Toplum Sözleşmesi, 1762'de Cenevreli filozof Jean-Jacques Rousseau tarafından yazılan kitap. Kitapta, siyasi bir sistemin kurulabilmesi için en iyi yöntemin toplumsal sözleşme olduğu açıklanmaktadır. Yazar kitabı neden yazdığını eklediği birinci bölümde “Eğer dedikleri gibi, yasa koyucu ya da hükümdar olsaydım, ne yapmak gerektiği hakkında yazı yazmakla oyalanmaz; ya yapılması gerekeni yapar, ya da susarım” şeklinde açıklamıştır.

<i>Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev</i> Jean-Jacques Rousseau eseri

Bilimler ve Sanatlar Üstüne Söylev, Fransız düşünür Jean-Jacques Rousseau tarafından 1750 yılında Dijon Akademisi'nin açtığı yarışmada “ Bilimlerin ve sanatların gelişmesi ahlakın düzelmesine yardım etmiş midir?” sorusuna yanıt olarak yazılmış çalışmadır. Söylev Rousseau'ya birincilik ödülünü getirmiştir ve onun için bir başlangıç noktası olma özelliğini taşır. Rousseau bundan sonraki birçok eserinin yaratılışında söylevde paylaştığı fikirlerini vurgulamıştır.

Toplumsal sözleşme veya sosyal sözleşme; bireylerin karşılıklı uzlaşma, bazı kurallara uymak üzerinde anlaşma ve birbirlerini şiddet, sahtekarlık veya dikkatsizlikten korumak için birleştirdiğini varsayan bir kavramdır. İnsanlar arasındaki kullanımı, insanların bir devlete ya da otoriteye bağımsızlıklarının bir kısmından hukukun üstünlüğü anlayışı ile vazgeçmeleridir. Yönetilenler tarafından, bir takım bazı kurallar ile yönetilme üzerine anlaşma olarak da düşünülebilir.

Sparta anayasası veya Politeia, Dor şehir devleti olan Sparta'nın MÖ 8. yüzyıldaki efsanevi yasa koyucusu Lycurgus döneminden Sparta'nın MÖ 2. yüzyılda Roma İmparatorluğu'na dahil edilmesine kadar geçen süre zarfındaki yönetim ve kanun esaslarını kapsar. Bu dönemde Antik Yunan şehirlerinin hepsinin egemen olduğu ve kendi yönetim şekillerine sahip olmasına rağmen Sparta'nın anayasası çok katmanlı toplumsal yapısı ve güçlü askeri örgütlenme yapısıyla özgün yapısıyla dikkat çekmiştir.

Mülkiyet hırsızlıktır!, Fransız düşünür Pierre-Joseph Proudhon'un Mülkiyet Nedir? adlı eserinde verdiği mülkiyet tanımı ve bir anarşist sloganı.

Şayet "kölelik nedir?" sorunda cevap vermem gerekseydi ve tek kelimeyle, kölelik cinayettir deseydim, ne kastettiğim derhal anlaşılırdı. Bir insandan düşünme yetisini,iradesini, şahsiyetini almak kudretinin hayat memat meselesi olduğunu ve bir insanı köleleştirmenin onu öldürmek olduğunu göstermek için uzun söze hacet olmayacaktı. Öyleyse niçin "mülkiyet nedir?" sorusuna, anlaşılacağımdan emin olarak, hırsızlıktır diye cevap veremiyorum; ne de olsa ikinci soru ilkinin şekil değiştirmiş halinden ibaret değil mi? -Pierre-Joseph Proudhon

<span class="mw-page-title-main">Francisco Suárez</span> İspanyol filozof

Francisco Suárez, İspanyol Cizvit rahibi, skolastik filozof ve teolog.

<span class="mw-page-title-main">Devletin kökeni</span> devletin, soyun ve ailenin etimolojisi

Devletin kökeni, daha önce böyle bir kurumun yokluğunda merkezi bir devletin ortaya çıkması durumunu ifade eder. Devletin neden ve nasıl ortaya çıktığı yüzyıllardır düşünürlerin üzerinde teoriler ürettiği bir konudur. Hatta Jonathan Haas, bu durumu "Geçen yüzyıl boyunca toplum bilimcilerin en sevdiği meşgalelerden birisi dünyanın büyük medeniyetlerinin evrimi hakkında teoriler üretmekti," sözleriyle anlatmıştır.