İçeriğe atla

Lezbiyen

İki kadının birlikteliğini simgeleyen logo

Lezbiyen, başka bir kadına fiziksel ve/veya duygusal çekim hisseden kadındır.[1][2] Lezbiyen, eşcinsel kadın anlamına gelmektedir. Hem kadınlara hem de erkeklere çekim hisseden kadınlar ise biseksüeldirler. Kişinin kendini tanımlaması veya kendine biçtiği cinsel kimlik, davranışlarıyla örtüşmüyor olabilir.

Tarihçe

Kadınlar arası aşka değinen bilinen en eski yazılı kaynaklar Antik Yunan'a dayanmaktadır. Lesvos (Midilli) adasında yaşayan Sapfo, başka kadınlara yönelik cinsel çekimini açıkça ortaya koyan şiirler yazmıştır. Buna karşın, yine bazı antik kaynaklar Sapfo'nun erkeklerle de aşk ilişkisi yaşadığını dile getirmektedir. Hatta, Tyreli Maximus Sapfo'nun kendi okulundaki kızlarla olan ilişkilerinin platonik olduğunu iddia etmiştir. Modern bilim Antik Yunan'da oğlancılık ile Sapfo ve öğrencilerin ilişkisi arasında bir paralellik kurmakta ve her ikisinde de pedagojinin rol oynamış olabileceğini öne sürmektedir.[3][4]

Yazılı kaynaklar

Lezbiyen ilişkilere dair erken dönem ilk yazılı kaynaklara, Antik Sparta'da rastlanmaktadır. Lacedaemonians hakkında yazan Plutarch "...aşk aralarında o kadar hürmet görmektedir ki kızlar aynı zamanda soylu kadınların erotik nesneleri haline gelmiştir." ifadesini kullanmıştır.[5]

Asya

Antik Çin şiiri ve hikâyelerinde de lezbiyen ilişkilere rastlanmakta, ancak, erkek eşcinselliğine değinen edebi eserlerdeki detaylara yer verilmemektedir. Antropolog Liza Dalby, ağırlıklı olarak kadınların birbirine verdiği erotik şiirlere dayanan araştırmasında, Heian Dönemi Japonya'sında lezbiyen ilişkilerin yaygın olduğunu ve toplumsal açıdan kabul gördüğünü iddia etmektedir.

Orta Çağ Arabistanı'nda, haremlerde kadınlar arası ilişkiler yaşandığına dair duyumlar bulunmaktadır. Haremlerdeki ilişkiler genellikle baskıyla karşılaşmaktadır. Örneğin Musa Peygamber, aşk yaparken yakalanan iki kızın boynunun vurulmasını emretmiştir.[6]

Avrupa

Avrupa'da 12. yüzyılda yaşamış olan yazar Etienne de Fougères, kadınlar üzerine yaptığı araştırma olan "Livre des manières"de (yaklaşık M.S. 1170 yılında yazılmıştır) lezbiyenlerle alay etmiş ve lezbiyenleri horozlar gibi davranmaya çalışan tavuklara benzetmiştir. Etienne de Fougères'in bu yaklaşımı, Avrupa'da dönemin önde gelen (hem laik hem de dini) çevrelerinin kadının erkek olmadan düzgün bir cinsellik yaşayamayacağı yönündeki genel kanısını yansıtmaktadır.[7]

Etimoloji

"Lezbiyen" kelimesinin Sapfo'nun yaşadığı adanın ismi olan "Lesbos" kelimesinden geldiği varsayılır.

Kamu politikaları

Batı toplumlarında, kadının eşcinsel davranışlarına yönelik açık yasaklamalar, erkeğin eşcinsel davranışına oranla çok daha zayıftır.

Birleşik Krallık'ta, lezbiyenlik hiçbir zaman yasadışı olmamıştır. Buna karşın, erkekler arası cinsel ilişki İngiltere ve Galler'de 1967 yılına kadar yasal kabul edilmemiştir. Kraliçe Victoria'nın kadınlar arası cinsel ilişkinin mümkün olamayacağına inanması sebebiyle lezbiyenliğin İngiliz Ceza Yasası'nda 1885 yılında yapılan değişiklik kapsamına alınmadığı söylenmekle birlikte bu hikâyenin sonradan uydurulmuş olabileceği de ifade edilmektedir.[8] İngiliz parlamenter Frederick Macquisten tarafından 1921 yılında ortaya atılan ve lezbiyenliğin suç sayılmasını öngören yasa teklifi Lordlar Kamarası tarafından reddedilmiştir. Tartışmalar sırasında Lord Birkenhead ve ardından dönemin Büyük Britanya Başbakanı bin kadından 999'unun "bu tarz deneyimlere ilişkin bir fısıltı dahi duymadığını" savunmuşlardır.[9] 1928 yılında, lezbiyen içerikli bir roman olan The Well of Loneliness kamunun büyük ilgisini çeken bir dava sonucu "müstehcenlik" nedeniyle yasaklanmıştır. Kitaba karşı dava açılmasının nedeni kitapta herhangi bir şekilde açık cinsel içerik bulunması değil, "kabul görme" savını ortaya atmasıdır.[10] The Well of Loneliness yasaklanırken lezbiyen temalı ancak siyasi içerik taşımayan romanlar serbestçe satılmaya ve yayımlanmaya devam etmiştir.[11]

Yahudi dini öğretileri, erkek eşcinsel davranışını kınasa da lezbiyen davranışlar hakkında çok az şey söylemektedir. Buna karşın, nüfusunun büyük çoğunluğu laik olan modern İsrail Devleti, eşcinsel yönelimleri yasadışı ilan etmeyen ve eşcinsellere baskı uygulamayan bir yaklaşım sergilemektedir. İsrail'de eşcinsel evliliğe izin verilmemekte buna karşın örfi hukukun uygulandığı bu ülkede eşcinsel kişinin çocuğunun, partneri tarafından evlat edinilmesine izin veren ve daha sonraki davalarda örnek teşkil eden mahkeme kararları bulunmaktadır. Tel-Aviv'de her yıl geleneksel olarak eşcinsel onur yürüyüşü yapılmaktadır.

Eşcinsellik İslam dini öğretilerinde (Kur'an ve Hadisler'de) yasaklanmıştır. Suudi Arabistan ve Yemen'de eşcinsellik hapis, kırbaç ve ölümle cezalandırılmaktadır. İran'da lezbiyen davranışları yasaklayan yasa hâlâ yürürlükte bulunmaktadır.

Asya'da Türkiye'de genelde eşcinselliği özelde ise lezbiyenliği yasaklayan herhangi bir yasa bulunmamaktadır. Türk Medeni Kanunu'nda ise eşcinsellik boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir. Eşcinsel olan eşin sırf bu gerekçeyle evlilik içerisinde kusurlu sayılması kabul edilmiştir. Yasal durumun elverişliliğine karşın, Ümit Oğuztan'ın Rüya Eser takma adıyla 1990 yılında Yaprak Yayınları'ndan yayımlanan "Lezbiyen" isimli belgesel romanı kısa sürede toplatılmış, "müstehcen" olduğu gerekçesiyle yargılanmış ve mahkeme kararıyla yakılarak imha edilmiştir. Türk toplumunun büyük bir kısmı, bir takım geleneklere bağlılıklar nediyle erkek eşcinselliğine önyargılı yaklaşan bir toplumdur. [] Buna karşın, lezbiyenlik yine toplumun çoğunluğu tarafından göz ardı edilmekte ve bu nedenle erkek eşcinselliği kadar tepki çekmemektedir. []Türkiye'de Lambdaistanbul ve Kaos GL gey, lezbiyen, biseksüel, transseksüel ve travesti haklarını koruma ve bu gruplar arasında dayanışmayı sağlamaya yönelik olarak çalışmaktadır.

Üreme ve Ebeveynlik Hakları

Birçok lezbiyen çift, evlat edinme yöntemiyle çocuk sahibi olmayı denemektedir. Ancak, lezbiyen çiftlerin evlat edinmesi her ülkede yasal değildir.

Lezbiyenler, son dönemde, tüp bebek başta olmak üzere desteklenmiş doğum teknolojilerine de yönelmektedirler. Bazı ülkelerde, lezbiyenlerin desteklenmiş doğum teknolojilerine erişimi konusu tartışılmaktadır. Örneğin, Avustralya'da Yüksek Mahkeme, Roma Katolik Kilisesi'nin lezbiyen ve bekar kadınların tüp bebek sahibi olmasının yasaklanması girişimini reddetmiştir. Ancak, Yüksek Mahkeme'nin bu kararının hemen ardından Başbakan John Howard lezbiyenler ve bekar kadınların tüp bebek sahibi olmasını engellemek amacıyla konuya ilişkin yasada bir düzenlemeye gitmiş ve Roma Katolik Kilisesi'ne desteğini ortaya koyarak Yüksek Mahkeme'nin kararını göz ardı etmiştir. Bu durum Avustralya'daki gey ve lezbiyen toplumunun yanı sıra bekar kadınların da tepkisini çekmiştir.

Feminizm

Tarih boyunca birçok lezbiyen, kadın hakları mücadelesine dahil olmuştur. 19. yüzyılın sonlarında, Boston evliliği terimi beraber yaşayan kadınlar arasındaki romantik birlikteliği anlatmak için kullanılmasının yanı sıra kadınların oy hakkı mücadelesine de katkıda bulunmuştur.

Feminist hareketler

1970'ler ve 1980'ler boyunca, modern feminizm ve radikal feminizm gibi hareketlerin ortaya çıkmasıyla, lezbiyen ayrılıkçılığı popüler hale gelmiş ve lezbiyen kadın grupları komünler halinde yaşamak üzere bir araya gelmeye başlamıştır. Kathy Rudy, "Radical Feminism, Lesbian Separatism, and Queer Theory" isimli çalışmasında, yaşadığı lezbiyen komününde sterotiplerin ve hiyerarşik bir yapının ortaya çıktığını ve bu nedenle gruptan ayrıldığını ifade etmiştir.

1990'larda ise lezbiyen görünürlüğünü artırmak ve lezbiyen haklarını geliştirmek üzere birçok lezbiyen intikam tugayı kurulmuşsa da bu grupların etkisi sınırlı kalmıştır. Yine feminist mücadele çerçevesinde yürütülen kampanyaların da etkisiyle günümüzde Hollanda, İspanya, Belçika, Kanada, Arjantin ve Güney Afrika Cumhuriyeti'nde eşcinsel evlilikler yasal hale gelmiştir. Buna karşın, eşcinsel evliliklere hâlen birçok ülkede izin verilmemektedir. 2004 yılında ABD'nin Massachusetts Eyaleti, eşcinsel evliliklere izin veren ilk Amerikan eyaleti olma unvanını kazanmıştır.[12] 26 06 2015 tarihinde Amerika'da eşcinsel evlilik mahkeme kararı ile yasal ilan edilmiştir.[13]

Cinsellik

Gustave Courbet, Le Sommeil Uyku

Kadınlar arasındaki cinsel aktivite heteroseksüeller ya da eşcinsel erkekler arasındaki seks kadar çeşitlilik gösterir.[14] Her türlü kişilerarası ilişkide olduğu gibi lezbiyenlikte de cinsel dışavurum ilişkinin kapsamı ile yakından alakalıdır.[15]

Kendi cinsi ile ilişkiye giren kadınların bir kısmı, kendilerini lezbiyen olarak nitelendirmek yerine biseksüel ya da queer gibi farklı etiketlerle tanımlamayı tercih ederler.

Batı ve diğer bazı toplumlarda son dönemde gözlenen kültürel değişiklikler, lezbiyenlerin kendi cinselliklerini daha serbestçe ifade etmelerine olanak tanımıştır. Bu durum, kadın cinselliğinin doğası hakkında birçok araştırma yapılmasını sağlamıştır. Örneğin, 2002 yılında ABD Hükûmeti tarafından yaptırılan, 2005 yılında yayımlanan "Cinsel Davranış ve Seçilmiş Sağlık Önlemleri: 15-44 Yaşlarındaki Erkekler ve Kadınlar, ABD, 2002" (Sexual Behavior and Selected Health Measures: Men and Women 15-44 Years of Age, United States, 2002) başlıklı araştırma yaşları 15-44 arasında değişen kadınların % 4.4'ünün son 12 aylık dönemde başka bir kadınla cinsel ilişkiye girdiğini ortaya koymaktadır. Üzerinde araştırma yapılan kadınlara "Hiç başka bir kadınla cinsel ilişki yaşadınız mı?" sorusu yöneltildiğinde ise deneklerin % 11'i "Evet" yanıtını vermiştir.[16]

Henri de Toulouse-Lautrec, Yatakta (In Bed)

Son dönemde, lezbiyen cinselliği üzerine birçok araştırma ve yazın yayımlanmaya başlamıştır. Bu durum, kadınların kendi cinsel yaşamları üzerindeki kontrolü, kadın cinsel hazzının yeniden tanımlanması ve negatif cinsel sterotiplere/kanılara ilişkin yanlışların çürütülmesi hususlarında bir takım tartışmalara yol açmıştır. Negatif cinsel sterotip/kanılara ilişkin olarak, seks üzerine araştırmalar yapan Pepper Schwartz tarafından yaratılan ve uzun süreli lezbiyen ilişkilerde cinsel ihtirasın eninde sonunda azalacağını iddia eden lezbiyen yatak ölümü (lesbian bed death) terimi örnek gösterilebilir. Schwartz'ın bu iddiası, tüm ilişkilerde zamanla ihtirasın azaldığını dile getiren birçok lezbiyen tarafından reddedilmektedir. Yine birçok lezbiyen bu teze karşı olarak mutlu ve doyurucu bir seks yaşamları olduğunu beyan etmektedirler.[17]

Kültür

Edebiyat

1890'lardan beri, yeraltı klasiği Bilitis'in Şarkıları (The Songs of Bilitis), lezbiyen kültürü ve edebiyatı üzerinde etkili olmuştur. Bu kitap, ABD'deki ilk lezbiyen mücadele ve kültürel örgütü olan Bilitis'in Kızları'na (Daughters of Bilitis) da esin kaynağı olmuştur.

1950'lerde ve 1960'larda ABD ve Birleşik Krallık'ta birçok lezbiyen "ucuz roman" yayımlanmıştır. Bu kitaplar genellikle "Odd Girl Out", "The Evil Friendship" (Vin Packer), "The Beebo Brinker Chronicles" (Ann Bannon) gibi şifreli isimlerle piyasaya çıkmıştır. İngiliz okul hikâyeleri de şifreli, zaman zaman da sarih lezbiyen edebiyatına bir barınak sağlamıştır.

1970'lerdeki ikinci dönem feminist dalga sırasında lezbiyen romanları daha çok politika odaklı hale gelmiştir. Bu dönemdeki eserler, genellikle, ayrılıkçı feminizmin açık ideolojik mesajlarına yer vermiş ve edebiyattaki bu eğilim lezbiyen sanatın diğer dallarına da sıçramıştır. Rita Mae Brown'ın ilk romanı olan Rubyfruit Jungle, bu dönemin "dönüm noktası" olma özelliğini taşımaktadır.

1972'de Berkeley, California'da yayımlanmakta olan lezbiyen dergisi Libera "Kadınlarda Heteroseksüellik:Nedenleri ve Tedavisi" (Heterosexuality in Women: its Causes and Cure) isimli bir makale çıkarmıştır. Kendinden önceki, kadınlarda eşcinsellik üzerine olan psikiyatri makaleleri ile paralellik gösteren bu makalede yer alan normal-anormal tartışması büyük ilgi çekmiş ve özellikle lezbiyen feministler tarafından kabul görmüştür. Bu makale, 1970'ler lezbiyen edebiyatı ve sanatı üzerinde de etkili olmuştur.

1990'ların başında lezbiyen kültürü "Feminist Seks Savaşları"nda yer almayan daha genç bir kuşağın etkisi altına girmiştir. Bu durum post-feminist ve queer teorilerinin şekillenmesine de yardımcı olmuştur.

2000'li yıllarda lezbiyen cinselliği edebi eserlerde yer almaya başlamıştır. Günümüzde Pat Califia, Jeanette Winterson, Sarah Waters ve Stella Duffy önde gelen lezbiyen edebiyatı yazarları arasında kabul edilmektedir. Tanınan ve muhalif akademik yazarlardan Camille Paglia ve Germaine Greer gibi bazıları da lezbiyenlikle özdeşleştirilmektedir.

Türk edebiyatında genelde eşcinsel özelde ise lezbiyen olgunun varlığı gereğince irdelenmemiştir. Attilâ İlhan'ın Haco Hanım ve Fena Halde Leman romanlarında bu konu detaylı şekilde irdelenmiştir. Osman Çallı'nın Düş Gezginleri adlı hikâyesi, Perihan Mağden'in İki Genç Kızın Romanı isimli eseri lezbiyen temalı Türk edebiyatı içerisinde kabul edilmektedir. Ümit Oğuztan'ın Rüya Eser takma adıyla 1990 yılında Yaprak Yayınları'ndan yayımlanan "Lezbiyen" isimli belgesel romanı ise kısa sürede toplatılmış, "müstehcen" olduğu gerekçesiyle yargılanmış ve mahkeme kararıyla yakılarak imha edilmiştir.

Tiyatro

Oyun yazarı Lillian Hellman'ın 1934 yılında yayımlanan ilk oyunu The Children's Hour Broadway'de sergilenmiştir. Özel bir yatılı kız okulunda geçen oyunda okul müdürü ve bir öğretmenin ruh sağlığı bozuk bir öğrenci tarafından çıkartılan zararlı bir dedikodu kampanyasının kurbanı olmaları anlatılmaktadır. Müdür ve öğretmen sonunda lezbiyen ilişki yaşadıklarına ilişkin suçlamalarla karşılaşacaklardır.[18] Oyun, Pulitzer Ödülü'ne aday olmasına karşın Londra, Boston ve Chicago'da yasaklanmıştır.[19] The Children's Hour ayrıca New York'ta 691 kere ve aralıksız olarak sergilenmiştir. Bu rakam, o dönem için bir rekor sayılmaktadır.[20]

Sinema

İlk lezbiyen temalı film 1931 yılı yapımı, Christa Winsloe'nun romanından uyarlanan ve Leontine Sagan tarafından yönetilen Mädchen in Uniform'dur. Filmde, öğrenci Manuela von Meinhardis'in öğretmeni Fräulein von Nordeck zur Nidden'e duyduğu ihtiraslı aşk anlatılmaktadır. Filmin senaryosu bir kadın tarafından yazılmış ve filmin yapım ekibinde genellikle kadınlar görev almıştır. Filmin Alman lezbiyen kültürü üzerindeki etkileri 1930 yılında çekilen Mavi Melek adlı filmin ardından gelmesi nedeniyle sınırlı kalmıştır.

1990'ların başına kadar filmlerdeki her türlü lezbiyen aşk teması üstü kapalı olarak verilmiş ve seyircilerden hemen her zaman gerekli sonucu çıkartmaları beklenmiştir. Greta Garbo'nun da rol aldığı 1933 yapımı Kraliçe Christina, konusu lezbiyenlerle ilgili olmamasına karşın lezbiyen estetiğinin bir parçası olarak kabul edilmiştir. Alfred Hitchcock'un Rebecca isimli 1940 yapımı, Daphne du Maurier'in romanından uyarlanan filmi oldukça açık bir biçimde lezbiyenliğe vurgu yapmıştır. Ancak, bu filmdeki karakterler olumlu olarak yansıtılmamıştır. Filmdeki Bayan Danvers takıntılı, nörotik ve cinayet eğilimli; filmde hiç gözükmeyen Rebecca ise bencil, kindar ve ölüme mahkûm şekilde tasvir edilmiştir. 1950 yapımı Eve Hakkında Her şey'in ana karakteri senaryoda ilk başta lezbiyen olarak yer almış buna karşın filmin son halinde ana karakterin lezbiyenliğine izleyenlere gerekli ipucu ve mesajları vermek kaydıyla hafifçe değinilmiştir.

1961 yapımı, Lillian Hellman'ın aynı adlı oyunundan uyarlanan The Children's Hour isimli filmde Audrey Hepburn ve Shirley MacLaine başrolleri paylaşmıştır. Film, oyunda yer alan derin karanlık temaları ve lezbiyen alt mesajları yansıtmayı başarmıştır.[21]

Açık lezbiyen temalı, sempatik lezbiyen karakterlere sahip olan ve lezbiyenlerin başrollerde olduğu filmler 1990'lardan itibaren çekilmeye başlanmıştır. 2000'li yıllar itibarıyla, bazı filmler lezbiyenliğe cinsel arzudan öte daha geniş bir bakış açısıyla yaklaşmaya başlamış ve karakterlerin cinsel yönelimlerinden çok kendilerini keşfetmelerine değinmişlerdir.

Bound (1996), Chasing Amy (1997), Jessica Stein'ı Öpmek (2001), Mulholland Çıkmazı (2001), Cani (2003), D.E.B.S (2004), Aşk Yazım (2004), Sevgiyi Ararken (2004), Rent (2005), Imagine Me & You (2005), Loving Annabelle (2006) ve Mavi En Sıcak Renktir (2013) film ve başrol oyuncuları Altın Palmiye ödülüne layık görüldü. 1990 sonrası Hollywood tarafından çekilen lezbiyen temalı/içerikli filmlere örnek gösterilebilir.

Hollywood dışında da 1990 sonrası birçok lezbiyen temalı ve İngilizce olmayan film çekilmiştir. Ateş (Hindistan, 1996), Fucking Åmål (İsveç, 1998), Mavi (Japonya, 2002) ve Blue Gate Crossing (Tayvan, 2004) bu filmlere örnek olarak verilebilir.

Türk sinemasında ise lezbiyen temalı filmlerin sayısı sınırlı kalmıştır. 1985 yapımı, yönetmenliğini Atıf Yılmaz'ın yaptığı, başrollerini Müjde Ar ile Nur Sürer'in paylaştığı Dul Bir Kadın ile yönetmenliğini yine Atıf Yılmaz'ın yaptığı ve başrollerini Lale Mansur ile Meral Oğuz'un paylaştığı 1992 yılı yapımı Düş Gezginleri isimli filmler lezbiyenlik temasına açıkça vurgu yapmıştır. Perihan Mağden'in romanından uyarlanan 2005 yılı yapımı İki Genç Kız da Türk sinemasındaki lezbiyen temalı filmlere örnek olarak verilebilir.

Televizyon

Lezbiyen karakterlerin televizyonda yer alması 1980'lerden sonra, ABD ve Batı Avrupa'da eşcinselliğe bakışın değişmeye başlamasıyla, hız kazanmıştır. 1980'lerin televizyon dizisi L.A. Law, 1990'ların lezbiyen televizyon karakterlerine oranla çok daha canlı bir lezbiyen ilişkiyi bünyesine almıştır. 1989 BBC yapımı Tek Meyve Portakal Değildir kendisi de lezbiyen olan yazar Jeanette Winterson'ın aynı adlı romanından uyarlanmıştır.

Aktris ve komedyen Ellen DeGeneres 1997 yılında lezbiyen olduğunu açıklamıştır ve bu açıklamanın ardından DeGeneres'in Ellen isimli dizide canlandırdığı karakter de 5. sezonun hemen başında eşcinsel olduğunu belirtmiştir. Dizinin bu bölümü Emmy Ödülü kazanmıştır. 2000 yılında ABC'de gündüz yayınlanan Bütüm Çocuklarım adlı drama dizisindeki Bianca Montgomery (Eden Riegel) karakterinin lezbiyen olduğu ortaya çıkmıştır. Bir kısım izleyici bu karakterin hikâyesini gerçekçi bulurken diğer bir kısım izleyici ise Bianca'nın başka bir kadınla uzun süreli ilişki kuramamasını eleştirmiştir.

Rus pop ikilisi t.A.T.u ise 2000'lerin başında şarkılarına çektikleri kliplerin televizyonda yayınlanmasının ardından Avrupa'da popüler olmuşlardır. t.A. T.u üyeleri, biseksüel oldukları halde kamuoyuna "lezbiyen" şeklinde lanse edilmişlerdir.

Simpsonlar'ın 2005 yılı bölümlerinden "There's Something About Marrying"de Marge'ın kızkardeşlerinden Patty lezbiyen olduğunu açıklamıştır. Yine 2005 yılında Law & Order isimli dizinin karakterlerinden Serena Southerlyn de lezbiyen olduğunu açıklamıştır.

Birçok bilimkurgu dizisi de lezbiyen karakterlere yer vermiştir. Babylon 5'in bir bölümünde Talia Winters ve Kumandan Susan Ivanova arasında lezbiyen bir ilişki olduğu ima edilmiştir. Uzay Yolu:Derin Uzay 9'un birçok bölümünde lezbiyen unsurlara yer verilmiş ve Uzay Yolu'nun 24. yüzyılında bu tarz ilişkilerin kabul gördüğü açıkça ifade edilmiştir.

2000'li yıllardan ise ana karakterlerini tamamen lezbiyenlerin oluşturduğu diziler çekilmeye başlanmıştır. 2004 yılında yayın hayatına başlayan ve Los Angeles'ta yaşayan bir grup lezbiyenin hayatını konu alan The L Word, 2005 yılında yayınlanmaya başlayan ve iki genç lezbiyenin hayatını dizinin merkezine oturtan South of Nowhere ve yine 2005 yılında yayın hayatına başlayan İngiliz dizisi Sugar Rush ana karakterlerini lezbiyenlerin oluşturduğu dizilere örnek olarak verilebilir.

Televizyonda yer alan önemli lezbiyen karakterlerine örnek olarak şunlar verilebilir:

  • Kim Daniels - Sugar Rush
  • Liz Cruz - Nip/Tuck
  • Willow Rosenberg ve Tara Maclay - Vampir Avcısı Buffy
  • Lindsay Peterson ve Melanie Marcus in Queer as Folk
  • Zeyna ve Gabrielle - Xena: Savaşçı Prenses
  • Maia Jeffries ve Jay Copeland - Shortland Street
  • Lana Crawford ve Georgina Harris - Neighbours
  • Amanda Donohoe (C.J.Lamb olarak) ve Michelle Green (Abbey Perkins olarak) - LA Law
  • Dr. Kerry Weaver ve Sandy López - ER
  • Dr. Kerry Weaver ve Kim Legaspi - ER
  • Helen Stewart and Nikki Wade - Bad Girls
  • Paige Michalchuk ve Alex Núñez - Degrassi: The Next Generation
  • Dorothy'nin üniversiteden arkadaşı Jean - Altın Kızlar
  • Alice Pieszecki, Dana Fairbanks, Bette Porter, Shane McCutcheon, Tina Kennard, Jodi Lerner, Helena Peabody, Phyllis Kroll, Jennifer Schecter ve diğerleri - The L Word
  • Anna Friel ve Nicola Stephenson - Brookside
  • Spencer Carlin ve Ashley Davies - South of Nowhere
  • Ross'un eski eşi Carol ve onun sevgilisi Susan - Friends
  • Marissa Cooper ve Alex Kelly - The OC
  • Marge Simpson'ın kızkardeşi Patty Bouvier - Simpsonlar
  • Naomi Julien, Della Alexander ve Binnie Roberts - EastEnders
  • Thelma Bates - Hex
  • Jessica Sammler ve Katie Singer - Once and Again
  • Jasmine Thomas, Debbie Dingle ve Zoe Tate - Emmerdale
  • Maggie Sawyer ve Toby Raines - Superman: The Animated Series
  • Beverly Harris, Nancy Bartlett and Jackie Harris - Roseanne
  • Maxine Proctor - In Diana Jones
  • Frankie Doyle, Angela Jeffries, Sharon Gilmore, Judy Bryant, Joan Ferguson, Audrey Forbes, Terri Malone - Prisoner: Cell Block H
  • Serena Southerlyn - Law And Order

Çizgi Roman ve Manga

1989 yılına kadar ABD'nin çizgi romanlardan sorumlu kurumu Comics Code Authority tarafından ABD'de satışa çıkan çizgi romanlar üzerinde de facto bir sansür uygulanmış ve eşcinselliğin çizgi romanlarda yer alması engellenmiştir.[22] Açık lezbiyen temalara ilk olarak yeraltı ve Comics Code Authority'nin onayını gerektirmeyen alternatif çizgi romanlarda rastlanmıştır. Lezbiyen bir karaktere sahip olan ilk çizgi roman Trina Robbins'in "Sandy Comes Out"dur. 1972 tarihli bu çizgi roman Wimmen's Comix isimli antolojinin birinci sayısında yayımlanmıştır.[23] 1980 yılında yayıma başlayan "Gay Comix" lezbiyenler ile ilgili hikâyelere yer vermiş ve 1985 yılında Love and Rockets başlıklı hikâyede iki ana karakter Maggie ve Hopey arasındaki lezbiyen ilişki açıkça ortaya konmuştur.[24]

Alternatif ve yeraltı çizgi romanlarında lezbiyen ilişkilere yer verilirken ABD'deki ana çizgi roman yayımcıları bu konuda uzunca bir süre suskun kalmışlardır. Kadın Marvel Comics karakterlerinden Mystique ve Destiny arasındaki ilişki önceleri yalnızca ima edilmiş, 1990 yılında ise bir eski İngilizce kelimesi olan ve sevgili anlamına gelen "leman" sözcüğünün kullanımıyla şifreli olarak doğrulanmıştır.[25] 2001 yılında ise Destiny'nin Mystique'in sevgilisi olduğu sarih bir İngilizce ile beyan edilmiştir.[26] 2006 yılında DC Comics, önemli karakterlerinden Yarasakadın'ın bir lezbiyen olarak yeniden doğduğunu açıklamış ve bu durum medyanın ilgisni toplamıştır.[27] Yine DC Comics karakterlerinden Gotham Şehri polis memuru Renee Montoya'nın da lezbiyen olduğu çizgi romanlarda açıklanmıştır.[28]

2006 yılında, Alison Bechdel'in Fun Home: A Family Tragicomic isimli lezbiyen ilişkilere yer veren çizgi romanı ABD'deki birçok medya kuruluşu tarafından yılın en iyi kitapları arasında sayılmıştır. Bechdel, Dykes to Watch Out For isimli en iyi tanınan ve en uzun soluklu lezbiyen çizgi romanının da yazarıdır.

Bazı yazarlar, araştırmacılar ve sanatçılar (örneğin Saturday Night Live'dan Chris Rock) Peanuts karakteri Peppermint Patty'nin lezbiyen olduğunu iddia etmişlerdir. (Peppermint Patties İngilizcede lezbiyenler için kullanılan aşağılayıcı argo bir terimdir) Bu iddia, çizgi roman serisinde hiçbir zaman doğrulanmamıştır.

Mangalarda lezbiyen içerik shoujo-ai (kız aşkı), lezbiyen cinselliği ise yuri terimleriyle ifade edilmektedir. Bu terimler animeler için de geçerlidir. Mangalardaki lezbiyen ilişkilere örnek olarak bir Japon manga karakteri olan Yokohama Kaidashi Kikō'nun Alpha ve Kokone'ye romantik duygular beslemesi verilebilir.

Anime

Anime dizisi Sailor Moon'un üçüncü sezonu iki kadın kahraman Sailor Uranus ve Sailor Neptune arasındaki lezbiyen ilişkiye yer vermektedir.[29] Ancak, dizinin üçüncü sezonu ABD'de dublajlanırken ve gösterilirken sansüre uğramıştır. Lezbiyen ilişkiye yer veren birçok sahne kesilmiş ve bahsekonu iki karakter "kuzen" olarak lanse edilmiştir. Bu durumun Amerikalı izleyiciler tarafından fark edilmesi ise birçok çelişkinin doğmasına yol açmıştır.[30][31]

Mangaka gruplarının çoğunda örneğin Miyuki-chan in Wonderland veya Card Captor Sakura'da bazı karakterler alenen lezbiyenken bazı karakterlerin ise lezbiyen oldukları varsayılmaktadır. Örneğin "Miyuki-chan in Wonderland"da Miyuki sürekli olarak kadın hayranlarının ilgisinden kurtulmaya çalışmaktadır.[32] Card Captor Sakura'daki Tomoyo ise, ana karakter Sakura ile temelde masum buna karşın şüphe çeken "kıyafet değiştirme" oyunu oynama takıntısı ile ünlüdür.[33]

Bilgisayar Oyunları

Lezbiyen ilişkiler bilgisayar ve Playstation oyunlarında da yer almaya başlamıştır. Squaresoft PlayStation oyunu SaGa Frontier Asellus isimli bir lezbiyen karaktere sahiptir. Oyundaki diğer bir karakter olan Gina, Asellus'un kıyafetlerini diken genç bir terzidir. Gina, sürekli olarak Asellus'a karşı hissettiği çekimden bahseder ve oyunun birçok farklı sonunda Asellus ile evlenir. (Oyunun İngilizce versiyonundan lezbiyenlikle ilgili birçok diyalog ve içerik çıkartılmıştır.[34]) Playstation oyunu Fear Effect 2: Retro Helix'de ana karakterlerden Hana Tsu Vachel Rain Qin isimli bir başka kadın karakterle cinsel ilişkiye girmektedir.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ AskOxford.com http://www.askoxford.com/results/?view=dict&field-12668446=lesbian&branch=13842570&textsearchtype=exact&sortorder=score%2Cname 14 Eylül 2007 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  2. ^ AskOxford.com http://www.askoxford.com/concise_oed/homosexual?view=uk 15 Eylül 2007 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  3. ^ "Arşivlenmiş kopya". 30 Ağustos 2006 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Şubat 2009. 
  4. ^ Ellen Greene (ed.), Reading Sappho: Contemporary Approaches. Berkeley: University of California Press, 1996. ISBN 0-520-20195-7
  5. ^ "Lycurgus" 18.4
  6. ^ The History of al-Tabari, Vol. XXX, p.72-73, Albany: SUNY Press, Albany 1989).
  7. ^ Carl Lindahl & John MacNamara & John Lindow, Medieval Folklore: A Guide to Myths, Legends, Tales, Beliefs, and Customs, 2000, Oxford University Press, New York,ISBN=0-19-514772-3, sf. 243
  8. ^ Terry Castle, The Apparitional Lesbian: Female Homosexuality and Modern Culture, Columbia University Press, 1993, New York, ISBN 0-231-07652-5, sf. 11 & 66
  9. ^ Laura Doan, Fashioning Sapphism: The Origins of a Modern English Lesbian Culture, Columbia University Press, 2001, New York, ISBN 0-231-11007-3, sf. 56-60
  10. ^ Laura Doan & Jay Prosser, Palatable Poison: Critical Perspectives on The Well of Loneliness, Columbia University Press, 2001, New York, ISBN 0-231-11875-9, sf. 39-49
  11. ^ Jeanette H. Foster, Sex Variant Women in Literature: A Historical and Quantitative Survey, Vantage Press, 1956, New York, sf. 287
  12. ^ "Arşivlenmiş kopya". 23 Aralık 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Şubat 2009. 
  13. ^ "Arşivlenmiş kopya". 2 Ekim 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Ocak 2016. 
  14. ^ The Lesbian Sex Book: A Guide for Women Who Love Women, Wendy Caster & Rachel Kramer Bussel, Alyson Publicatons, Kanada, 1993, ISBN 1-55583-744-1
  15. ^ The New Our Right to Love, Ginny Vida, Touchstone, New York, 1996, ISBN 0-684-80682-7
  16. ^ http://www.cdc.gov/nchs/ 29 Ağustos 2019 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. National Center for Health Research
  17. ^ "Arşivlenmiş kopya". 21 Mayıs 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Şubat 2009. 
  18. ^ "Arşivlenmiş kopya". 27 Eylül 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Eylül 2007. 
  19. ^ "Arşivlenmiş kopya". 5 Aralık 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Eylül 2007. 
  20. ^ "Arşivlenmiş kopya". 11 Ekim 2004 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Şubat 2009. 
  21. ^ "Arşivlenmiş kopya" (PDF). 27 Eylül 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 24 Eylül 2007. 
  22. ^ Seal of Approval: The History of the Comics Code, Amy Kiste, University Press of Mississippi, Jackson, 1998, sf. 143, 175-176, ISBN 0-87805-975-X
  23. ^ Where Women Rule: The World of Lesbian Cartoons, Robin Bernstein, The Harvard Gay & Lesbian Review, 31 Temmuz 1994, Cilt 1, Sayı 3, sf. 20
  24. ^ House of Raging Women, Los Bros Hernandez, Fantagraphics Books, 1988, Seattle, WA, sf. 74-81, ISBN 0-930193-69-5
  25. ^ Uncanny X-Men #265, Ağustos 1990
  26. ^ X-Men Forever #5, Mayıs 2001
  27. ^ Queering the Comics, Lawrence Ferber, The Advocate, 18 temmuz 2006, sf. 51
  28. ^ Outed in Batman's Backyard, Andy Mangels, The Advocate, 27 Mayıs 2003, sf. 62
  29. ^ Q & A Rocking the Boat, Dany Johnson, Akadot, 21 Nisan 2001, http://www.akadot.com/article.php?a=31 28 Eylül 2007 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  30. ^ Kissing cousins may bring controversy — Cartoon Network juggles controversial topics contained in the “Sailor Moon S” series, Paul Sebert
  31. ^ The Daily Athenaeum Interactive, 28 Haziran 2000, http://www.da.wvu.edu/archives/002806/news/002806,07,01.html 8 Şubat 2008 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  32. ^ Miyuki-chan in Wonderland, Anime News Network, http://www.animenewsnetwork.com/encyclopedia/manga.php?id=2773icle.php?a=31 8 Ocak 2008 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  33. ^ AnimeOnDvd.com >> Disc Reviews >> Card Captor Sakura Vol. #01, Chris Beveridge, http://www.animeondvd.com/reviews2/disc_reviews/201.php 27 Eylül 2007 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  34. ^ "Arşivlenmiş kopya". 13 Temmuz 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Eylül 2007. 

Dış bağlantılar

Genel

Haber ve Makaleler

Dergiler

İlgili Araştırma Makaleleri

Gey, eşcinsel anlamında bir sıfat, terim ve isim. Genellikle eşcinsel erkekleri belirtmek üzere kullanılan terim, aynı zamanda eşcinsel kadınları tanımlamak için de kullanılmaktadır. Türkçeye İngilizcedeki "gay" kelimesinden; İngilizceye ise Eski Fransızcadaki "gai" kökeninden geçmiştir. Aslen "neşeli, umursamaz" ve "canlı renkli, gösterişli" anlamlarına gelen gey terimi ilk olarak 1960'lı yıllardan itibaren erkek eşcinseller tarafından kendilerini tanımlamak amacıyla kullanılmaya başlanmıştır. İngilizcedeki "gay" kelimesinin diğer anlamlarında kullanımı da zamanla yok olmaya yüz tutmuştur. Kadın eşcinsel anlamına gelen lezbiyen kelimesi ise 1800'lü yıllardan beri kullanılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Eşcinsellik</span> Aynı cinsiyetteki insanlar arasındaki romantiklik, cinsel çekim ya da cinsel davranış

Eşcinsellik veya homoseksüellik, aynı cinsiyetteki insanlar arasındaki romantizm, cinsel çekim ya da cinsel davranıştır. Eşcinsellik, bir yönelim olarak “kişiyi ağırlıklı olarak ya da tümüyle kendisiyle aynı cinsiyette olan kişilere karşı romantik ya da cinsel çekimleri yaşamaya yönlendiren kalıcı kişisel nitelik” olarak ifade edilir. Aynı zamanda kişiyi bu çekimlere dayanan davranışlarla ilişkili kimlik hissi ve bu çekimleri paylaşan diğer kişilerden oluşan topluluğa olan üyeliğini de tanımlar.

Açılmak ya da coming out, kişinin cinsel yönelimini veya cinsel kimliğini, uygun gördüğü kişilere, "kendi isteğiyle" beyan etmesi. İngilizce coming out of closet kavramının kısaltması olan bu terim Türkçede de kullanılmaya başlanmıştır. Outing ise, eşcinsel bir bireyin cinsel yöneliminin, "kendi isteği olmaksızın", topluma ifşa edilmesidir. Bu duruma maruz kalmış ünlü kişiler arasında daha önce evlenip baba olmuş, cinsel yönelimi öğrenildiğinde toplum tarafından yargılanmış şarkıcı Elton John ve yazar Oscar Wilde da vardır.

<span class="mw-page-title-main">Lipstick lezbiyen</span>

Lipstick lezbiyen Türkçeye "rujlu lezbiyen" olarak çevrilebilecek, cinsel kimlikle ilgili bir terimidir. Tüm dünyada "lipstick lesbian" olarak kullanılan bu terim, Türkçede "lipstick" veya "lipstick lezbiyen" şeklinde kullanılmakta olup terim, lezbiyen bir kadının bakımlı olduğunu ifade eder. Ağırlıklı olarak kadınsı özellikler taşıyan lezbiyenlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Lezbiyen feminizm</span>

Lezbiyen feminizm lezbiyenliğin feminizmin mantıksal sonucu olduğu görüşünü savunan feminist bir ideolojidir. Feminizme kara çalmak isteyen kimseler aynı iddiayı feminizmi gözden düşürmekte kullansalar da lezbiyen feministler feminizmin bu türünü lezbiyenliğin yayılmasının bir yolu olarak ortaya atmaktadırlar.

<span class="mw-page-title-main">Robin (karakter)</span> kurgusal karakter

Robin ilk defa 1940 yılında Detective Comics'in 38. sayısında görülen bir çizgi roman kahramanıdır. Bu tarihten itibaren Batman çizgi romanlarında Batman'in yardımcısı olarak görev almıştır.

Ayrılıkçı feminizm kadın ve erkek arasındaki cinsel farklılıkların giderilemeyeceği inancına bağlı olarak heteroseksüel ilişkileri desteklemeyen bir feminizm türüdür. Ayrılıkçı feministler, genellikle, erkeklerin feminist harekete katkı yapamayacağına ve iyi niyetli erkeklerin dahi ataerkilliğin dinamiklerini birebir kopya ettiklerine inanırlar. Ayrılıkçı feministler, enerjilerini kullanmayı ve diğer kadınlarla olan bağlarını kuvvetlendirmeyi ataerkil çerçevenin dışından dolaşarak gerçekleştirmeye çalışırlar. Bu durum, çok tipik olarak politik ve sosyal hedefleri elde etmek için yalnızca kadınlarla çalışmayı, sadece kadınları içeren yaşam alanları ve aileler oluşturmayı, çalışma yaşamında ise erkekler için/erkeklerle birlikte çalışmamayı ve erkek çalışan tutulmamasını içerir.

<span class="mw-page-title-main">LGBT</span> Lezbiyen, gey, biseksüel ve trans bireyler için kullanılan kısaltma

LGBT veya GLBT ya da LGBTQ+, 1990'larda LGB kısaltmasından sonra ortaya çıktı ve 1980'lerin ortaları ile sonlarından bu yana gey sözcüğü yerine kullanılarak LGBT topluluğunu temsil etmeye başladı. Birçok etkinci, gey topluluğu kullanımının eksik bir tanımlama olduğunu düşünerek LGBT topluluğu kullanımına geçti.

Türk sinemasında, LGBT temaları, ilk kez 1962 yılından çekilen Ver Elini İstanbul ile başlamakta ve bu filmde, ilk defa iki kadının öpüşmesi yer almaktadır. 1960'lı yıllarda Yeşilçam sinemasında LGBT bireylerin içine dahil olunduğu on dokuz film vardır ve bunlardan on altısı lezbiyenlik, ikisi erkek eşcinselliği, biri ise trans bireyleri konu almıştır. Erkek eşcinselliği ise lezbiyen ilişkiyen ilişkilerin anlatılmasından yirmi dört yıl sonra gerçekleşmiştir ve bu döneme kadar yan karakterlerde genellikle bir güldürü unsuru olarak efemine erkeklere yer verilmiştir. 1970'ler itibaren trans bireyler filmlerde cinsel kimlikleri gizlenerek yer almıştır.

<span class="mw-page-title-main">İran'da LGBT hakları</span>

İran'da eşcinsellik toplum tarafından tabulaştırılır ve eşcinsel ilişkiler yasa dışıdır.

Gey dostu; LGBT kültürü içerisinde eşcinseller arasındaki bireysel ilişkileri ifade eden eşcinsel ilişki ve eşcinsel seksi destekleyen, tüm yönelimlere saygılı olan, eşit davranan ve onları yargılamayan bir çevre yaratmak amacıyla eşcinsellere ve LGBT topluluğunun her üyesi dahil olmak üzere; açık ve onları hoş karşılayan, diğer mekanlardaki olabilecek homofobik tavırlara ve yasaklara karşı gey mekanları, politikaları, insanları veya kurumları ifade eder. Gelişmiş batı ülkelerinde ve yine birçok medeni ülkede eşcinsellerin kendilerini rahat hissettikleri, onlara özel; saunalar, sinemalar ve gey dostu konaklama ile diğer LGBT mekanları bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Butch ve femme</span> lezbiyen ilişkilerdeki rol veya kimlikler

Butch ve femme, lezbiyen ilişkilerinde bir rol dağıtımını tanımlayan LGBT terimlerdir. Kimlik olarak geleneksel heteroseksüel ilişki dinamiğine benzer bir dinamiği tanımlamak için kullanılır; butch olan biri geleneksel, egemen erkek rolünü, femme ise geleneksel kadın rolünü temsil eder. Bu kimlikler giyim tarzı, saç tarzı ve davranış biçimi yolları ile ifade edilir. Örnek olarak bir basmakalıp butch kısa saçlıdır ve "erkeksi" sayılan bir şekilde giyinir ve davranır ; bir basmakalıp femme ise geleneksel kadınsılığın kalitelerini benimser. Her lezbiyen ilişki böyle bir dinamik ile çalışmaz.

Eşcinsel edebiyatı, lezbiyen, gey, biseksüel ve transgender topluluk tarafından/için üretilen ya da erkek-kadın eşcinsellerin davranışlarını sergileyen karakter, plan ve temaları içinde barındıran kolektif bir terimdir.

Tarihsel bir anlamda, edebiyat bizim anladığımız anlamda oldukça yeni bir değişim ve mevcut eşcinsellik kavramı, kültürel fırından daha dinçtir. Bunda, şaşkınlık verecek bir şey yok, o halde, eşcinsel edebiyatı — ya da edebiyatta eşcinsel karakterler — parlamak için nispeten daha yeni.

<span class="mw-page-title-main">Gey pulp edebiyatı</span>

Gey pulp edebiyatı, erkek eşcinselliğine ya da daha belirgin olarak gey sekse referanslar içeren, saman kâğıt hamurundan yapılmış ve çoğunlukla kurgusal olan kâğıt kapaklı yayınlara verilen isim. Lezbiyen pulp edebiyatı, kadınlar ile ilgili benzeri eserlerden oluşur. Bir gey pulp edebiyatı antolojisinin editörü Michael Bronski, kitabın giriş kısmında yazdığına göre: "Gey pulp tam bir terim değildir ve çok farklı kökenlere ve pazarlara sahip olmuş çeşitli kitapları gevşek bir şekilde kastetmek için kullanılır." Terim sıkça 1970'ten önce üretilen "klasik" gey pulp romanlarını kastetmek için kullanılır, fakat o tarihten beri üretilen kâğıt kapaklı gey erotik ya da pornografik romanları ya da küçük format dergileri de kastetmek için kullanılabilir.

<span class="mw-page-title-main">Yahudilik ve cinsel yönelim</span> Yahudilikte eşcinsel olmak

Yahudilikte eşcinsellik, Tevrat zamanına kadar dayanır ve Tekvin ile Levililer kitaplarında bahsedilir. Tekvin, Sodom ve Gomora'nın Tanrı tarafından yıkıldığını anlatır. Levililer kitabında ise erkeklerin birbirleriyle cinsel ilişkiye girmesi yasaklanmış ve bu eylem tiksinç bir hareket olarak sınıflandırılmıştır. Erkeklerin eşcinsel hareketinin cezası Yahudi kurallarınca idamdır fakat Halaha mahkemeleri Kudüs Tapınağı'nın yokluğunda bu kararı uygulayamamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Almanya'da LGBT hakları</span>

Almanya'da eşcinsellik, açıklık ve tolerans ile baskı ve toplu katliâm arasında değişen olay, durum ve tavırlara şahit olmuş çalkantılı bir tarihe sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Amerika Birleşik Devletleri'nde LGBT tarihi</span>

Amerika Birleşik Devletleri'nde LGBT tarihi, 20. yüzyıla kadar cezai takibat, toplumsal kınama ve ayrımcılığın karşısında kendi cinsel yönelimlerini çoğunlukla ancak gizlice ifade edebilen kişilerin tarihidir. İngilizcede "in the closet" ifadesine sebep olan bu gizlilik nedeniyle tarih araştırmacıları çoğunlukla yetersiz kaynaklarla çalışmaya zorundalar. Özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısına kadar eşcinsel kadınların hayatları yeterince belgelenmemiştir. Eşcinsel topluluğu, eşcinsellerin kendilerini ifade edebildikleri altkültürel ortamlardan oluştu ve bunun daha 20. yüzyılın ilk yıllarında var olduğu tespit edilmiştir.

Kuir Anarşizm ya da anarko-queer, gey kurtuluş ve homofobi, lezbofobi, transmisojini, bifobi, transfobi, heteronormavite, ataerkillik ve ikili cinsiyet sistemi gibi hiyerarşilerin kaldırılmasının aracı olarak anarşizmi ve toplumsal devrimi savunan anarşist düşünce okuludur. Anarşist ve LGBT hareketlerin hem dışında hem içinde LGBT hakları için mücadele eden insanlara: John Henry Mackay, Adolf Brand ve Daniel Guérin dahildir. Bireyci anarşist Adolf Brand Berlin’de 1896’den 1932’ye kadar, gey sorunlarına adanmış ilk sürekli dergi olan Der Eigene’yi yayımlamıştır.

Ann Weldy ya da takma adıyla Ann Bannon, 1957'den 1962'ye kadar The Beebo Brinker Chronicles olarak bilinen altı lezbiyen romanı yazan Amerikalı bir yazardır. Kitapların kalıcı popülaritesi ve lezbiyen kimliği üzerindeki etkisi ona "Lezbiyen Ucuz Romanların Kraliçesi" unvanını kazandırdı.

<span class="mw-page-title-main">Ilse Fuskova</span> Arjantinli fotoğrafçı

Ilse Fusková Kornreich, Arjantinli yazar, hostes, aktivist ve fotoğrafçı.