İçeriğe atla

Leyla Bint Lukeyz

Leyla bint Lukeyz (Arapça: ليلى بنت لكيز, ö. 483) veya Leyla el-'Afîfe (Arapça: ليلى العفيفة), Cahiliye Döneminde yaşamış Arap bir şairdir.[1]

Hayatı

Leyla bint Lukeyz, aslen Arap kökenlidir ve Rebî'a b. Nizâr boyuna intisap etmektedir. Leyla, İslam öncesinde şiirsel faaliyetlerde bulunmuştur. Onun Arap Hristiyanlarından olduğu söylenmektedir. Yaşıtları arasında güzelliği ve zekasıyla ön plana çıktığı anlatılmaktadır. Sahip olduğu nitelikler dolayısıyla kendisinin pek çok aristokrat talibi çıkmış, ancak Leyla amcasının oğlu el-Berrâk b. Revhân ile evlenmeyi arzulamıştır.[1] Klasik Arap edebiyatında, Leyla ile el-Berrâk'ı konu alan bazı efsanevi anlatılar şekillenmiştir. Rivayetlere göre, Leyla'nın babası, önceleri kızının el-Berrâk ile evlenmesini istememiş, Leyla bu süreçte el-Berrak ile görüşmeyi kestiğinden "İffetli" anlamına gelen "el-'Afîfe" lakabıyla anılır olmuştur. Bazı görüşler, onun bu lakabı, Persler tarafından kaçırıldığında, iffetini koruduğu için aldığını öne sürmektedir. Leyla'nın Persler tarafından kaçırılması, ardından soydaşlarına kendisini kurtarmaları için çağrıda bulunması ve bu hadiseler etrafında şekillenen efsanevi anlatılar, Arap edebiyatında önemli bir yer işgal etmektedir.[1]

Kaynakça

  1. ^ a b c Esat Ayyıldız, “Leyla Bint Lukeyz (el-‘Afîfe): Beşinci Yüzyılda Kadın Bir Şair ve Epik Anlatısı”, Uluslararası Sosyal Bilimlerde Kadın Çalışmaları Sempozyumu Bildiri Kitabı, ed. Ömer Subaşı vd. (Erzurum: Atatürk Üniversitesi Yayınları, 2022), 477-485.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Meddah</span> belirli zaman ve mekânlarda güldürü içerikli öykü anlatan anlatıcı

Meddah, kıssahan veya şehnâmehân. Meddahın sözcük anlamı çok öven olup ilk başlarda İslam Peygamberi Muhammed zamanını öven kişileri ifade ederken zamanla topluluk önünde halk hikâyesi anlatan kişi anlamına dönüşmüştür. Araplarda bu kimselere “kāss”, “kassâs, İranlılarda ve Osmanlı Türklerinde ise “kıssahân” ve “şehnâmehân” denmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Leylâ ile Mecnun</span> Arap efsanesine dayanan aşk hikâyesi

Leylâ ile Mecnun, Arap efsanesine dayanan klasik bir aşk hikâyesidir.

<span class="mw-page-title-main">Gazel</span> divan edebiyatının aşktan bahseden temel şiir biçimi

Gazel, Türkçe Divan edebiyatının en yaygın nazım şeklidir. Gazel sözcüğü sözlük tarifi ile "kadınlarla sevgi üzerine konuşmak, söyleşmek" anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Ömer</span> İslam Devletinin ikinci halifesi, sahabe

Ömer bin Hattab, İslâm peygamberi Muhammed'in sahâbesi ve İslâm Devleti'nin Ebû Bekir'den sonraki ikinci halifesidir. Ehl-i Sünnet, Ömer bin Hattab'ı zaman zaman "Ömer'ul-Farûk" diye anarlar. Şiiler ise Ömer'in hâlifeliğini tanımazlar. 23 Ağustos 634 tarihinde Râşidîn Halifeliği'nin ikinci hâlifesi oldu ve bu görevi, öldürüldüğü yıl olan 644'e kadar sürdürdü.

<span class="mw-page-title-main">Fatıma</span> İslam peygamberi Muhammedin küçük kızı

Fatıma bint Muhammed, Fatımatü'z-zehra, İslam peygamberi Muhammed'in kızı, Ali bin Ebu Talib'in eşi.

<span class="mw-page-title-main">Ebû Bekir</span> İslam Devletinin ilk halifesi, sahabe

Ebû Bekir ya da tam adıyla Ebû Bekir Abdullah bin Ebî Kuhâfe Osmân bin Âmir el-Kureşî et-Teymî, İslam peygamberi Muhammed'in sahâbesi ve Dört Halife'nin ilki. Muhammed sonrası Müslüman toplumda 632-634 arası liderlik ve yöneticilik yapması, bu sebeple Muhammed'in halefi olması kendisine ilk halife unvanını kazandırmıştır.

Arap Edebiyatı, anadili Arapça olan ulusların ortaya koymuş oldukları edebiyat eserlerini kapsar. Arapça Arap Yarımadası'nda ilkçağlardan beri kullanılan bir dildir. İslam dininin ortaya çıkışından sonra yayılarak İspanya'dan Endonezya'ya kadar uzanan bir alanda 600 yıl boyunca kültür dili durumuna gelmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Hiciv</span> bir kişi, bir olay ya da durumun, iğneleyici sözlerle, alaylı ifadelerle eleştirildiği bir tür

Hiciv, hicviye ya da yergi, edebiyat ve sanatta, bir kişi, bir olay ya da durumun, iğneleyici sözlerle, alaylı ifadelerle eleştirildiği bir türdür..

<span class="mw-page-title-main">Nizâmî-i Gencevî</span> Fars edebiyatında hamse türünün kurucusu şair

Nizâmî-i Gencevî, Fars edebiyatında hamse türünün kurucusu şair.

<span class="mw-page-title-main">Zeyneb bint Huzeyme</span>

Zeyneb binti Huzeyme, İslam peygamberi Muhammed’in eşlerinden birisidir.

<span class="mw-page-title-main">Hansâ</span>

Hansâ veya el-Hansâ' bint 'Amr y. 575 – 645, klasik Arap edebiyatının en meşhur kadın şairi ve sahabe.

Esmâ bint Mervân, 7. yüzyılda yaşamış Medineli bir Arap Yahudisi kadın şairdir. Muhammed'in Medine'ye hicretinden sonra, İslam karşıtı şiir söyleyen şairler arasında sınıflandırılmaktadır. Muhammed'in isteği üzerine Ümeyr b. Adî tarafından öldürüldü.

<span class="mw-page-title-main">Lahmîler</span> Antik Arap monarşisi

Lahmî Krallığı ya da Benû Lehm, 300 ile 602 yılları arasında başkenti Hîre olan güney Irak'ta hüküm sürmüş Arap krallığı. Aralıklı ama genellikle Sasani İmparatorluğu'nun müttefiki ve kukla devletiydi ve Bizans-Sasani savaşlarına katılmıştır. Lahmî Krallığı daha ziyade Arap edebiyatını çeşitli suretlerle etkilemiş olmasıyla tanınmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Kays b. Mulavvah</span> Arap şair

Kays b. el-Mulavvah, Emevî Döneminin en önemli Arap şairlerinden birisidir. Pek çok doğu edebiyatında karşımıza çıkan Leylâ ile Mecnûn anlatısındaki ana karakterdir. Şairin gerçekten yaşayıp yaşamadığı yahut ne zaman doğup öldüğü tam olarak bilinmemektedir.

Kadın edebiyatı, temel olarak kadını ve kadın olmanın sorunlarını işleyen, genellikle kadın yazarlar tarafından yazılan eserleri kapsar.

<span class="mw-page-title-main">Antere bin Şeddad</span> Arap savaşçı ve şair

Antere olarak da bilinen Antere bin Şeddad b. Amr el-Absî, hem şiiri hem de maceracı hayatıyla ünlü İslam öncesi Arap şövalyesi ve şairiydi. Baş şiiri, efsanevi olarak Kabe'de askıya alındığı söylenen yedi askı koleksiyonu olan Muallakat'ın bir parçasını oluşturur. Hayatının açıklaması uzun ve abartılı bir romantizmin temelini oluşturur.

en-Nâbiğa ez-Zubyânî ,Câhiliye döneminin en meşhur Arap şairlerinden birisidir. Gerçek adı Ziyâd b. Mu'âviye b. Dibâb'dır. Ne var ki bilgeliği nedeniyle, Arapçada "dahi" yahut "büyük sanatçı" anlamına gelen "en-Nâbiğa" lakabıyla şöhret kazanmıştır. Şairin bu lakabı genç yaşta aldığı düşünülmektedir. en-Nâbiğa, asrının en önemli hiciv şairlerinden biridir.

el-Hutay'a Arap edebiyatındaki en meşhur muhadram şairlerden biridir. Özellikle hicviyeleri sayesinde şöhret kazanmıştır.

el-Berrâk b. Revhân, İslam öncesinde yaşamış Arap şairlerinden biridir.

Hind bint al-Khuss al-Iyādiyya İslam öncesi efsanevi bir kadın şairdir. Eski bilim adamları Hind'ın gerçek bir kişi olduğunu varsayarken, son araştırmalar onu tamamen efsanevi bir figür olarak görüyor. Hind'ı çevreleyen hikayeler, onun cinsiyet, evlilik, bitkiler, hayvanlar veya hava durumu ile ilgili bazen manzum, bazen kafiyeli düzyazıda ve bazen de düzyazıda sorulara verdiği anlamlı yanıtlara odaklanır.