İçeriğe atla

Lehçe-i Osmânî

Lehçe-i Osmânî, 1873-1876 yılları arasında Ahmet Vefik Paşa tarafından yazılmış Türkçenin ilk millî sözlüğü ve Türkçeden Türkçeye telif edilen ilk lügattir.[1] Eserde Osmanlı Türkçesi ve Doğu Türkçesindeki sözlerin köklerine, eski-yeni hâllerine yer verilmesi Türkçenin mukayeseli şekilde incelendiğini göstermektedir.[2]

Lügatin ilk baskısı 1876 yılında iki cilt hâlinde yapılmıştır. 1888 yılında yayımlanan ikinci baskısı daha kapsamlıdır. İlk baskı 1293, ikinci baskı 1455 sayfadır. İlk baskıda farklı dildeki sözcükler arasında bir ayrım ve sınıflandırma yapılmamıştır. İkinci baskıda ise eserin ilk cildinde sadece Türkçe ve zaman içerisinde Türkçeleşmiş kelimeler; ikinci cildinde ise yalnızca Arapça ve Farsça sözcükler ele alınmıştır.[1]

Aynı zamanda lügatta Türk tarihi, etnolojisi, lehçeleri ve coğrafyasına dair maddeler mevcuttur. Bunlar arasında bulunan "Türk" maddesi Ahmet Vefik Paşa'nın Türkçü zihniyetini yansıtmaktadır.[2]

Lehçe-i Osmânî, kendisinden sonra yazılan birçok sözlüğe ve esere kaynaklık etmiştir.

Kaynakça

  1. ^ a b "Lehce-İ Osmânî (Ahmet Vefik Paşa)". tees.yesevi.edu.tr. Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü. 29 Nisan 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Temmuz 2024. 
  2. ^ a b Akün, Ömer Faruk. "LEHCE-i OSMÂNÎ". islamansiklopedi.org.tr. TDV İslam Ansiklopedisi. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Türk Dil Kurumu</span> Türkçeyi incelemek ve Türkçenin gelişmesi için çalışmak amacıyla oluşturulmuş kamu kurumu

Türk Dil Kurumu (TDK), Türkçeyi incelemek ve Türkçenin gelişmesi için çalışmak amacıyla 12 Temmuz 1932'de Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan kurumdur. Türkiye'nin başkenti Ankara'da yer alan kurum, Türk dili üzerine çalışmaların yapılıp yayımlandığı bir merkezdir. Türk Dil Kurumu 1955'ten başlayarak çeşitli dallarda ödüller verdi. Ödüller her yıl 26 Eylül Dil Bayramı'nda Ankara'da yapılan törenle sahiplerine verilirdi. Ödül verilen dallar farklı yönetmeliklere göre zaman zaman değişirdi. 1983'te Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesine alındıktan sonra Türk Dil Kurumu ödülleri kaldırıldı. Günümüzde "Türk Diline Hizmet Ödülleri"ni vermektedir.

<span class="mw-page-title-main">Türkçe</span> Türk halkının Oğuz Türkçesi dili

Türkçe ya da Türk dili, Güneydoğu Avrupa ve Batı Asya'da konuşulan, Türk dilleri dil ailesine ait sondan eklemeli bir dildir. Türk dilleri ailesinin Oğuz dilleri grubundan bir Batı Oğuz dili olan Osmanlı Türkçesinin devamını oluşturur. Dil, başta Türkiye olmak üzere Balkanlar, Ege Adaları, Kıbrıs ve Orta Doğu'yu kapsayan eski Osmanlı İmparatorluğu coğrafyasında konuşulur. Ethnologue'a göre Türkçe, yaklaşık 90 milyon konuşanı ile dünyada en çok konuşulan 18. dildir. Türkçe, Türkiye, Kuzey Kıbrıs ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nde ulusal resmî dil statüsüne sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Özbekçe</span> Özbekistanın resmî dili olan Türk dili

Özbekçe veya Özbek Türkçesi, Özbekistan'ın resmî dilidir. Türk dillerinin içerisinde sınıflanan Karluk grubuna bağlı bir dil ve tarihî Çağataycanın çağdaş devamı olan Türk yazı dillerinden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Ahmed Vefik Paşa</span> 196. Osmanlı sadrazamı

Ahmet Vefik Paşa, Yunan asıllı Osmanlı devlet adamı, diplomat, çevirmen ve oyun yazarı. İlk ilmî Türkçülerden biridir. İki defa Maarif Nazırlığı yaptı; ilk Osmanlı Meclis-i Mebusanı'nda, İstanbul vekili olarak yer aldı ve başkanlığı üstlendi. 4 Şubat 1878–18 Nisan 1878 ve 1 Aralık 1882–3 Aralık 1882 tarihleri arasında iki defa sadrazamlık görevine getirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Ahmed Cevdet Paşa</span> Osmanlı devlet adamı

Ahmed Cevdet Paşa veya Lofçalı Ahmed Cevdet Paşa, Osmanlı Devleti'nde on dokuzuncu asırda yetişen Türk devlet ve ilim adamı, tarihçi, hukukçu, şair.

<span class="mw-page-title-main">Sözlük</span> dilin veya dillerin kelime haznesini (sözvarlığını), söyleyiş ve yazılış şekilleriyle veren, sözcüğün kökünü esas alarak, bunların başka unsurlarla kurdukları sözleri ve anlamlarını, değişik kullanışlarını gösteren yazılı

Sözlük, bir dilin veya dillerin kelime haznesini (sözvarlığını), söyleyiş ve yazılış şekilleriyle veren, sözcüğün kökünü esas alarak, bunların başka unsurlarla kurdukları sözleri ve anlamlarını, değişik kullanışlarını gösteren yazılı eserdir. Eski dilde lügat, kamus denir. Leksikografi sözlükbilimidir. Sözlükçüye leksikografır denir. Lügatça, sadece bir kitapta geçen terimleri anlatır (glossary).

Dilbilgisi ya da gramer, bir dilin ses, biçim ve cümle yapısını inceleyip, kurallarını saptayan bilim dalı. Bir dili seslerinden cümlelere kadar, içerdiği bütün dil birliklerini, geniş bir şekilde anlam ve görevlerini kapsayacak şekilde inceler ve sözcüklerden anlam üretmeyi sağlar. Dilbilgisi kuralları, bir grup tarafından hazırlanmayıp, o dili kullanan insanların zaman içinde gerekli kuralları yaratmaları veya var olan kuralları dilin gelişimine göre değiştirmeleri sonucu oluşur. Bir dili veya bir dilin değişkesini akıcı olarak konuşanlar bu kuralları içselleştirmişlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Yakutça</span> Yakutların konuştuğu, Türk dillerinin Sibirya grubuna bağlı dil

Yakutça veya Sahaca, Saha Türklerinin konuştuğu dildir. Çuvaşça ile birlikte Türkçenin toplam iki lehçesinden biridir. Türk dillerinin Sibirya grubuna bağlı dil 450.140 kişi tarafından konuşulur. Ayrıca Taymir Yarımadası'nın doğusunda yaşayan halkların ticaret dilidir. Konuşucuların çoğunluğu Rusya'ya bağlı Yakutistan'da yaşar.

<span class="mw-page-title-main">Misalli Büyük Türkçe Sözlük</span> İlhan Ayverdi tarafından hazırlanan sözlük

Asırlar Boyu Târihî Seyri İçinde Misâlli Büyük Türkçe Sözlük, 2005 yılı sonunda Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı tarafından yayımlanan, İlhan Ayverdi'nin hazırladığı üç ciltlik sözlük.

Divan-ı Hikmet, Hoca Ahmed Yesevî'nin söylediği "hikmet" adlı şiirleri bir araya getiren Türk tasavvuf edebiyatının bilinen en eski örneklerini içeren kitaptır.

Kamûs-ı Türkî, Şemseddin Sâmi tarafından yazılıp, ilk baskısı 1901 tarihinde İkdâm gazetesi tarafından yapılan Türkçe sözlük.

<span class="mw-page-title-main">Çağatayca</span>

Çağatayca, Çağatay Türkçesi veya Doğu Türkçesi, 15. yüzyılda Timurluların idaresi altında gelişen ve 15. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına dek Orta Asya'daki Müslüman Türk halkları tarafından ortak yazı dili olarak kullanılan dildir.

<span class="mw-page-title-main">Codex Cumanicus</span> el yazması

Codex Cumanicus, Karadeniz’in kuzeyindeki Kıpçak Türkleri (Kumanlar), İtalyanlar ve Almanlar tarafından 14. yüzyılda derlenmiş iki bölümlük bir eserdir. Kumanlar arasında Hristiyanlığı yaymaya yönelik Katolik misyonerler tarafından “Codex Cumanicus” isminde Türk dilinde bir rehber ve ilmihal olarak geliştirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Kağnı</span>

Kağnı, eskiden insanların yük taşımak için kullandıkları araç. Genellikle öküzler tarafından çekilmek suretiyle, bazen de at veya eşekle de kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Çılbır</span> Türk mutfağından sarımsaklı yoğurtlu bir yumurta yemeği

Çılbır, çıpıl, çırpır, çiğ yumurtanın kaynayan suya kırılıp pişirilmesiyle hazırlanan, Türk mutfağına ait bir tür yemektir. Üzerine sarımsaklı yoğurt ve kızdırılmış tereyağlı-pul biberli sos dökülerek servis edilir. Ahmed Vefik Paşa'nın 1876'da yazdığı Lehce-i Osmani adlı kitabında çıpıl, çırpırın yoğurtlu yağsız yumurta taamı olarak geçmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlıca</span> Osmanlı İmparatorluğunda kullanılan dil

Osmanlıca veya Osmanlı Türkçesi, Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk anayasası olan 1876 tarihli Kânûn-ı Esâsî'de geçtiği hâliyle Türkçe, 13 ile 20. yüzyıllar arasında Anadolu'da ve Osmanlı Devleti'nin yayıldığı bütün ülkelerde kullanılmış olan, Arapça ve Farsçanın etkisi altında kalan Türk dili. Alfabe olarak çoğunlukla Arap alfabesinin Farsça ve Türkçe için uyarlanmış bir biçimi kullanılmıştır. Halk arasında bazen bu dil dönemi için "Eski Türkçe" de kullanılmaktadır.

Eski Anadolu Türkçesi veya Eski Türkiye Türkçesi, 13. yüzyılın başlarında oluşup sonrasında Anadolu ve Rumeli'de kullanılan Oğuz Türkçesi temelindeki ölü dildir. Batı Türkçesinin ilk dönemini teşkil eden Eski Anadolu Türkçesine Batı Türkçesinin bir oluş, bir kuruluş devresi olarak bakılmaktadır. Batı Türkçesini Eski Türkçeye bağlayan birçok bağlar bu devrede henüz kendisini iyice hissettirmektedir. Bu devreden sonraki Türkçede görülen birçok yeni şekiller bu devrede henüz Eski Türkçedeki eski şekillerinin izlerini taşımaktadırlar.

<span class="mw-page-title-main">Necip Asım Yazıksız</span> Türk asker, müderris, tarihçi, Türkolog, milletvekili

Necip Asım Yazıksız, asker, müderris, tarihçi, Türkolog, milletvekili.

Şecere-i Türkî. Hârizm Özbek Hü­kümdarı Ebu'l-Gazi Bahadır Han'ın efsa­nevî devirlerden başlayıp daha sonra ha­nedanının geldiği Cengiz ve oğullarına geçerek Cuci Han yolu ile onların deva­mı olan Şeyban-Özbek hanları sülâlesi­nin kendisine kadar süren safhası ile, cağının kaynaklarının elverdiği nisbette, Orta Asya tarihini anlatan bu ese­rini (1663) Çağatay lehçesinden Türki­ye Türkçesi'ne aktararak millî tarihimi­zin Osmanlı Türklüğu'nün bilgisine uzak kalmış bir sahasını tanıtmak istemiştir.

<span class="mw-page-title-main">Şaka</span>

Şaka, karşıdakini güldürmek amacıyla söylenen söz ve yapılan hareket.