Soyut dışavurumculuk (soyut ekspresyonizm) veya eleştirmen Clement Greenberg'in tabiriyle resimsel soyutlama, 1940'ların ortalarında New York'ta ortaya çıkan, ressamların gerçek nesnelerin temsiline yer vermeden kendilerini sadece renk ve şekillerle ifade ettikleri bir tür soyut sanattır. İlk Amerikan sanat akımı olarak kabul edilip, sanat dünyasının merkezinin Paris'ten New York'a kaymasında etkili olmuştur.
Clement Greenberg, 20. yüzyılın en etkili sanat eleştirmenlerinden olup soyut sanatın yayılmasına katkıda bulunmuştur. Özellikle Jackson Pollock tarafından başlatılan soyut dışavurumculuk akımının savunucularından olmasıyla tanınır. Bunun yanında zamanla daha saf olduğuna inandığı geç resimsel soyutlamayı desteklemeye başlamıştır.

Pop art, 1950'lerde, özellikle ABD ve İngiltere'de soyut dışavurumculuğa tepki gösteren genç sanatçıların 1960'larda bir akım haline getirdikleri sanat türüdür. İngiltere ve ABD'de değişik koşullarda ve birbirinden bağımsız olarak ortaya çıkmıştır.
Jackson Pollock, soyut dışavurumcu ressam, 20. yüzyılın en önemli sanatçılarındadır. Damlatma tekniği ile boya karıştırma, fırça kullanımı gibi alışılagelmiş uygulamaları bir kenara bırakmış, yere serdiği devasa boyutlardaki tuval bezleri üzerinde hareket ederek boyayı dökme, damlatma, fırlatma suretiyle sonradan aksiyon/hareket resmi adı verilen resimler yapmıştır. Bu özelliğinden ve 'kötü adam' imajından ötürü Jack the Dripper lakabıyla da anılmıştır.

Süreç sanatı, yaratım sürecinin saklı olmadığı, tam aksine eserin temel niteliklerinden birisi olduğu; hatta kimi zaman eserin tüm konusunu kapsadığı sanat türüne denir. Özellikle 1960'ların sonunda ve 1970'lerde yaygınlaşmış olup kökleri soyut dışavurumcu ressam Jackson Pollock'a kadar gider. Pollock sonrası; resimlerinde boyayı dökme sürecinin açıkça görüldüğü Morris Louis, çalıştığı odanın köşelerine eritilmiş kurşun fırlatan Richard Serra, uzun keçe parçaları üzerinde kesikler açarak duvara çivileyen veya yerde bırakan ve keçenin kendi özellikleri, dış etkenler ve sanatçının hareketleri arasındaki etkileşimi baskın kılan Robert Morris örnekleri sayılabilir.
Başak Köklükaya, Türk oyuncudur.

Performans sanatı, 1960'lı yıllarda ortaya çıkan, izleyicinin önünde canlı olarak icra edilen bir sanat biçimidir. Performans sanatı etkinlikleri bazen happening olarak da adlandırılır. Performans sanatı metinden bağımsızdır ve o an olur. Tekrarı yoktur. Bunun yanı sıra Fluxus, beden sanatı, süreç sanatı ile yakından ilgilidir. Sahne ve gösteri sanatları ile ortak yönler taşısa da, dans, müzik, tiyatro, sirk, jimnastik gibi etkinliklerden farklı olarak görsel sanatların içinden çıkmış öncü bir akım olarak kabul edilir; tiyatro performanslarından farklı olarak olayların illüzyonu değil olduğu şekliyle olayın kendisi sergilenir. Marina Abramoviç aralarındaki farkı şu cümleleriyle açıklar:

Aksiyon resmi, eylem resmi veya jestle soyutlama resim yüzeyine anında, herhangi bir ön planlama yapılmadan ve dikkatsizce dökülen, püskürtülen, damlatılan veya sürülen boya yoluyla üretilen ve bu özelliği ile resmin planlanmasından daha ziyade sanatçının fiziksel hareketini vurgulayan bir resim üslubudur. Bu çeşit resimler sanatçının spontane eylemlerinin dolaysız bir sonucudur.

Jasper Johns, Jr. Amerikalı, ismi Pop sanatı ve Neo-dada ile anılan çağdaş ressamdır. Robert Rauschenberg ile birlikte modern soyut resimden pop sanatı ve kavramsal sanat arasındaki geçişte etkili olmuştur.

Steven Vincent "Steve" Buscemi, Emmy ve Altın Küre ödüllerine aday olmuş Amerikalı oyuncu ve film yönetmeni.
Füsun Demirel, Türk oyuncu ve çevirmen.

SinemaTürk, internet üzerinde filmler, diziler, oyuncular, yönetmen, senarist ve çevirmenler, dramaturglar, seslendirme sanatçıları, film yapımcıları, film müziği yapanlar, ışıkçılar ve tüm sinema çalışanları, teknikleri, haber ve yorumları üzerine ayrıntılı bilgi içeren bir web sitesidir.
İsmail Hakkı Şen, Tiyatro ve sinema sanatçısı.
Seden Kızıltunç, Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu.

Jennifer Lynn Connelly, kariyerine çocuk model olarak başlayan Oscar Ödülü ve Altın Küre Ödülü kazanmış Amerikan oyuncudur. Time, Vanity Fair, Esquire ve Los Angeles Times dergilerinin dünyadaki en güzel kadınlar listelerinde yer almıştır.
Harden M. McConnell, Amerikalı bilim insanı. Son 50 yılın önde gelen fiziksel kimyagerlerinden biridir. Çalışmaları bugün bilim içindeki birçok alanın temelini oluşturmuştur. Ulusal Bilim Madalyası, Wolf Ödülü ve Ulusal Bilim Akademisi'ne seçilmesi de dâhil olmak üzere aldığı birçok ödülle uluslararası alanda tanınmıştır.
Feminist sanat hareketi, feministler tarafından, kadınların yaşam ve deneyimlerini yansıtan sanat eserleri üretmenin yanı sıra; çağdaş sanat üretimi ve algısının temelini değiştirmek için uluslararası düzeyde gerçekleştirilen çalışmaları ifade eder. Sanat tarihi ve pratiği içinde kadınlara daha fazla görünürlük kazandırmayı amaçlamaktadır. Aynı zamanda feminist hareketin iç düşüncelerini ve amaçlarını görselleştirerek sanat yoluyla herkese gösterme ve anlam verme amacıyla icra edilmektedir. Hareket, sanat dünyasının ana akım anlatısını baltalamaya devam edenlerin rolünü oluşturmasını sağlar.

Pollock, Amerikalı ressam Jackson Pollock'un hayat hikâyesini anlatan 2000 yapımı Amerikan biyografik filmidir. Başrollerini Ed Harris, Marcia Gay Harden, Jennifer Connelly, Robert Knott, Bud Cort, Molly Regan ve Sada Thompson'ın paylaştığı filmin yönetmenliğini Harris yaptı.

Lee Daniels Amerikalı bir film yönetmeni, yapımcı ve senarist. Yapımcılığını yaptığı ilk film Monster's Ball (2001) idi ve bu filmle Halle Berry, En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandığında tek başına Oscar ödüllü bir film yapan ilk Afrikalı-Amerikalı film yapımcısı oldu. İlk yönetmenlik denemesi Shadowboxer (2005) Toronto Uluslararası Film Festivali'nde gösterildikten sonra Daniels , Push romanından uyarlanan Precious'u (2009) yönetti. Film, ikisi Daniels adına olmak üzere altı Akademi Ödülü'ne aday gösterildi.
Lucio Fontana, Arjantinli-İtalyan ressam, heykeltıraş ve teorisyendi. Daha çok Spatializmin (Mekansallık) kurucusu olarak bilinir.