İçeriğe atla

Lambert kosinüs yasası

Lambert kosinüs yasasına göre, optikte, ideal dağınık bir şekilde yansıtılan yüzeyden veya ideal dağınık bir ısıtıcıdan gözlemlenen radyant yoğunluğu veya parlaklık yoğunluğu, gözlemcinin görüş yeri ve yer arasında kalan teta açısı ile doğru orantılıdır. Bu yasa ‘kosinüs emisyon yasası’ ya da ‘Lambert emisyon yasası’ olarak da bilinmektedir. Ayrıca, bu yasa 1760 yılında Johann Heinrich Lambert'ın ‘Photometria’ adı kitabı yayınlandıktan sonra isimlendirilmiştir.

Lambert yasasına uyan bir yüzey ‘Lambertian’ olarak ifade edilir ve bu yüzey 'Lambertian yansıması'nı sergiler. Böyle bir yüzey, hangi açıdan bakılırsa bakılsın, aynı ışınıma sahiptir. Bu, insan gözünün aynı görünür parlaklıkta olduğu anlamına gelmektedir. Hangi açıdan bakılırsa bakılsın, açının hep aynı olmasının sebebi, belirli bir alanın ögesinden yayılan enerjinin, gözlemlenen alanın görünür boyutu olarak da ifade de edilebilen emisyon açısının kosinüsü tarafından azaltılmasıdır. Sonuç olarak, parlaklık hep aynıdır.

Lambertian saçıcıları ve yayıcıları

Bir alanın ögesi, dış bir kaynak tarafından aydınlatılması sonucunda yayılım yaptığı zaman, o bölgeye düşen parlama, aydınlanmış olan kaynak ve normal arasındaki açının kosinüsünü ile orantılı olacaktır. Bir lambertian saçıcısı, bir lambertian emitorü olan aynı kosinüs kuralına göre, saçılım yapacaktır. Bu durum, yüzeyin parlaklığı, normal ile aydınlatma kaynağı arasındaki açıya bağlıyken, normal ile gözlemci arasındaki açıya bağlı değildir olarak ifade edilebilir. Örneğin, eğer Ay bir Lambertian saçıcısı olsaydı, gözlem yapan kişinin beklentisi, Ayın terminatöre doğru saçtığı bu parlaklığın, güneş ışığının üstüne düştüğü yüzeyin açısının arttırılmasından dolayı kayda değer bir şekilde azalmasını görmeyi ummak olurdu. Fakat, bu parlaklığın azalmaması durumu da gösterir ki, ay bir Lambertian saçıcısı değildir ve ay, oblik açının içerisine, bir Lambertian saçıcısından daha fazla ışık saçma eğilimlidir.

Kendi içerisinde yaydığı radyasyondan ziyade, Lambertian yayıcısının emisyonu anlık radyasyonun miktarına bağlı değildir. Örneğin, eğer güneş bir Lambertian yayıcısı olsaydı, gözlem yapan kişinin beklentisi, bütün solar disk üzerinde sabit bir parlaklık görmeyi ummak olurdu. Ancak, görünür bölgede güneşin uzuv koyulaşması sergilemesi (limb darkening) gerçeği, güneşin bir Lambertian yayıcısı olmadığını gösterir. Bir kara cisim, bir Lambertian yayıcısı olarak örnek gösterilebilir.

Eşit parlaklık etkisinin detayları

Lambertian yüzeyi (saçılım ya da yayılım yapan) durumu Şekil 1 ve Şekil 2'de gösterilmektedir. Kavramsal netlik olması açısından, aydınlanma enerjisini ya da enerjiyi düşünmek yerine fotonlar düşünülür. Resimde ifade edilen dairelerin içinde bulunan her kama, dΩ' ya eşit olarak kabul edilir ve Lambertian yüzeyi için, her kama içerisinde bulunan ve her saniye başı yayılan fotonların sayısı kamanın alanı ile doğru orantılı olarak ifade edilebilir.

Şekil 1: Fotonların normal ve off-normal yöndeki yayılma oranı. Herhangi bir kama içerisinde bulunan ve saniye başı yayılan fotonların sayısı, kamaların alanı ile doğru orantılıdır.
Şekil 2: Normal ve off-normal gözlemci için gözlemlenmiş yoğunluk (photons/(s·cm2·sr). dA0: gözlem açıklığının alanı ve : yayma alanı ögesinin bakış açısındaki açıklık tarafından subtend edilen tam açı.

Her kamanın uzunluğu, çemberin yarıçapının ve cos(θ) açısının bir çarpımı olarak görülebilir. Ayrıca, her kamanın uzunluğu, tam açı birimi başına düşen foton yayılmasının maksimum oranı, normal boyunca ve θ = 90° olduğu zaman sıfıra doğru azalır, şeklinde ifade edilebilir. Matematiksel ifadelerde, normal boyunca uzanan parlaklık I photons/(s·cm2·sr) eşittir. Dikey kama içerisinde saniye başına yayılan fotonların sayısı ise I dΩ dA' ya eşittir. θ açısında, kama içerisinde saniye başına yayılan fotonların sayısı da I cos(θ) dΩ dA olarak ifade edilmektedir.

Şekil 2, bir gözlemci tarafından görülenleri ifade etmektedir. Doğrudan yayma ögesinin üzerinde bulunan bir gözlemci tarafından, bir alanın açıklığı içerisinden bir olay görülecektir ve alan ögesi olan dA, dΩo'ın tam açısını subtend edecektir. Eğer genelleme kaybedilmeden bir varsayım yaparsak, yayma ögesi alanı görüldüğü zaman, dΩ tam açısını subtend etmek için açıklık oluşur. Bu gözlemci, saniye başına düşen I dΩ dA foton sayısını kaydedebilecek ve I photons/(s·cm2·sr)’nin yarıçapını ölçebilecektir.

photons/(s·cm2·sr).

Normale θ açısı uzaklıkta olan bir gözlemci dA0 alanının açıklığını aynı görecektir ve alan ögesi olan dA, dΩ0 cos(θ) tam açısı olarak subtend edilecektir. Bu gözlemci saniye başına düşen I cos(θ) dΩ dA fotonlarını kaydedebilecektir ve normalde duran bir gözlemcinin gözlemlediği yarıçapın aynısını görecektir.

photons/(s·cm2·sr)

Zirvedeki Işık Yoğunluğu Ve Işık Akısı

Genel olarak, bir noktanın ışık yoğunluğu yön tarafından değişir. Bir Lambertian yüzeyi için, bu dağılım kosinüs yasası tarafından normal yönde bulunan zirvedeki ışık yoğunluğu ile tanımlanır. Sonuç olarak,Lambertian varsayımına göre ışık akısı (),kosinüs kuralının integrali alınarak zirvedeki ışık akısından () hesaplanabilir.

ve ayrıca ;

Buradaki değeri, birim küre için olan Jacobian matrisinin determinantı, ise, steradyan başına düşen ışık akısı olarak ifade edilmektedir. Buna benzer olarak tepe yoğunluğu, toplam yayılan ışık akısının ’si kadarına eşit olacaktır. Lambertian yüzeyi için ’ın aynı faktörü, parlaklılığı parlaklık yayımına, radyasyonu radyasyon yayımına ve radyasyon yoğunluğunu radyasyon akısına ilişkilendirir. Elbette, radyan ve steradyanın boyutları yoktur. Ancak ‘rad’ ve ‘sr’ ifadeleri, radyan ve sterayanların tanımlarına açıklık getirmek amacıyla kullanılır.

Örnek: Eğer yüzey, kusursuz bir Lambertian yayıcısı ise, yüzeyin parlaklığı 100 cd/m2 (= 100 nits, typical PC monitör) olacaktır. Ayrıca, bu yüzey,314 lm/m2 parlaklık yayımına sahip olacaktır. Eğer bu yüzeyin alanı 0.1m² (~19" monitör)’ye eşit ise, toplam yayılan ışık, ya da diğer bir ifadeyle ışık akısı, 31.4 lm’ ye eşit olacaktır.

Kullanımları

Lambert kosinüs yasasının tersi olan form, yani Lambertian yansıması, der ki, Lambertian yüzeyinin görünür parlaklığı, yüzeyin normali ve gelen ışığın arasında kalan açının kosinüs değeri ile orantılıdır.

Bu olgu, diğerlerinin yanı sıra, bir yapıya/nesneye materyalini değiştirmek zorunda kalmadan ya da pigment uygulamadan açık ya da koyu gölgeli çizgiler uygulamak için kullanılan pervazları oluşturmak için kullanılır. Açık ve koyu ışıklı alanların kontrastı, nesnenin tanımını vermektedir. Pervazlar, yüzeyler arasını kapatmak için ya da dekorasyon amaçlı kullanılan çeşitli kesitlerde olan malzeme şeritleridir.

Kaynakça

"Lambert's cosine law". 5 Aralık 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Ocak 2014. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Küresel koordinat sistemi</span>

Küresel koordinat sistemi, üç boyutlu uzayda nokta belirtmenin bir yoludur.

<span class="mw-page-title-main">Öz empedans</span>

Öz direnç (Empedans), maddenin kimyasal özelliğinden dolayı direncinin artması ya da azalmasına neden olan her maddeye özgü ayırt edici bir özelliktir. Farklı maddelerin empedansları aynı olabilir ama öz dirençleri aynı olamaz. R= Lq/Q dur. (Rezistif Direnç= Uzunluk*öz direnç/kesit, Alternatif akım'a karşı koyan zorluk olarak adlandırılır. İçinde kondansatör ve endüktans gibi zamanla değişen değerlere sahip olan elemanlar olan devrelerde direnç yerine öz direnç kullanılmaktadır. Öz direnç gerilim ve akımın sadece görünür genliğini açıklamakla kalmaz, ayrıca görünür fazını da açıklar. DA devrelerinde öz direnç ile direnç arasında hiçbir fark yoktur. Direnç sıfır faz açısına sahip öz direnç olarak adlandırılabilir.

<span class="mw-page-title-main">Sinüs (matematik)</span>

Matematikte sinüs, trigonometrik bir fonksiyon. Sin kısaltmasıyla ifade edilir.

<span class="mw-page-title-main">Mie saçılması</span>

Mie saçılması veya Mie teorisi, düzlem bir elektromanyetik dalganın (ışık) homojen bir küre tarafından saçılmasını ifade eder. Maxwell denklemlerinin Lorenz–Mie–Debye çözümü olarak da bilinmektedir. Denklemlerin çözümü sonsuz bir vektör küresel harmonik serisi şeklinde yazılır. Saçılma ismini fizikçi Gustav Mie'den almaktadır; analitik çözümü ilk kez 1908 yılında yayınlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Sinüs dalgası</span>

Sinüzoid dalga, matematikte, yalnız süreçlerde, dalgalı akım kuvvet mühendisliğinde ve diğer alanlarda sıklıkla bir fonksiyon olarak yer alır.

<span class="mw-page-title-main">Gül (matematik)</span>

Matematikte gül veya rodonea, kutupsal koordinat sisteminde çizilmiş bir sinüs ya da kosinüs eğrisine denir. Gül eğrisi, aşağıdaki kutupsal denklemle ifade edilir:

<span class="mw-page-title-main">Kardiyoit</span>

Matematikte kardiyoit veya yürek eğrisi, sabit bir çember üzerinde yuvarlanmakta olan aynı yarıçaplı ikinci bir çember üzerindeki herhangi bir noktanın izlediği eğridir. İsmi Yunanca kardia (kalp) ve eidos (şekil) kelimelerinin birleşiminden oluşur. Kalp (♥) şeklini anımsattığı için bu ismi almıştır. Kardiyoit ismini ilk kullanan, 18. yüzyıl İtalyan matematikçisi Johann Castillon olmuştur.

Periyodik fonksiyon, matematikte belli zaman aralığıyla kendini tekrar eden olguları ifade eden fonksiyonlara verilen isimdir. Tekrar etme süresi "periyot" olarak bilinir. Trigonometrik fonksiyonlar en tipik periyodik fonksiyonlardır. Bununla birlikte, diğer periyodik fonksiyonlar da trigonometrik fonksiyonların toplamı olarak ifade edilebilirler.

Değişken değiştirme, İntegral, çarpanlara ayırma, denklemler, üslü denklemler, trigonometri ve diferansiyel denklemler başta olmak üzere matematiğin her alanında işlemi basitleştirmek için kullanılan matematiksel bir yöntemdir.

<span class="mw-page-title-main">Küresel harmonikler</span>

Matematikte, küresel harmonikler Laplace denkleminin çözüm kümesinin açısal kısmıdır. Küresel koordinatların bir sistemi içinde küre yüzeyinde tanımlanır, Fourier serisi ise çember üzerinde tanımlanır. Laplace'ın küresel harmonikleri Pierre Simon de Laplace tarafından ilk 1782 yılında tanıtılan bir ortogonal sistemin küresel harmonik formlarının özel bir kümesidir. Küresel harmoniklerden birkaçının kökleri sağda gösterimlenmiştir. Küresel harmonikler pek çok yerde teorik önem taşımaktadır ve özellikle atomik yörünge elektron konfigürasyonları, yerçekimi alanları, geoitleri ve gezegen ve yıldızların manyetik alanlarının temsili ve kozmik mikrodalga arka plan radyasyonu karakterizasyonu hesaplanmasında kullanılan pratik uygulamaları vardır. Küresel harmonikler 3D Bilgisayar grafiklerinde, dolaylı aydınlatma ve 3D şekillerin tanınması gibi konularda geniş bir yelpazede özel bir rol oynamaktadır.

Foton polarizasyonu klasik polarize sinüsoidal düzlem elektromanyetik dalgasının kuantum mekaniksel açıklamasıdır. Bireysel foton özdurumları ya sağ ya da sol dairesel polarizasyona sahiptir. Süperpozisyon özdurumu içinde olan bir foton lineer, dairesel veya eliptik polarizasyona sahip olabilir.

Fizikte, dairesel hareket bir nesnenin dairesel bir yörünge boyunca bir rotasyon ya da çemberin çevresinde yaptığı harekettir. Rotasyonun sürekli açısal değeriyle birlikte düzgün ya da değişen rotasyon değeriyle düzensiz olabilir. 3 boyutlu bir cismin sabit ekseni etrafındaki rotasyon parçalarının dairesel hareketini içerir. Hareketin denkliği bir cisim kütlesinin merkezini tanımlar.

<span class="mw-page-title-main">Birim çember</span> trigonometri ve mampo da çok işlemi olmuş bir çemberdi ve çok kolay bir yönetimi vardır birim çemberi matematiğin temelini olustur bu yüzden çok önemli bir cemberdir

Birim çember Matematikte, yarıçapı bir birim olan çembere birim çember denir. Çoğunlukla, özellikle trigonometride, Öklid düzlemine göre Kartezyen koordinat sisteminde, merkezi orijin üzerinde (0,0) olan ve yarıçapı bir birim olan çemberdir. n birim çember sıklıkla S1; olarak ifade edilir. Genellikle daha büyük boyutları ise birim küredir. (x, y) birim çember üzerinde bir nokta olduğunda, |x| ve |y|, dik olan ve hipotenüsü bir olan üçgenin diğer kenar uzunluklarıdır. Bu nedenle, Pisagor teoremine göre, x ve y bu denklemi karşılamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Radyatif transfer</span>

Radyatif transfer elektromanyetik radyasyon formunda fiziksel bir enerji transferi olayıdır. Radyasyon bir ortam boyunca yayılırken absorbsiyon, emisyon ve saçılma işlemlerinden etkilenir. Işınım Taşınım Denklemi bu etkileşimleri matematiksel olarak tanımlar. Radyatif Transfer Denklemi optik, astrofizik, atmosfer bilimi ve uzaktan algılama gibi çok çeşitli konularda uygulanmaktadır. Radyatif Transfer Denkleminin (RTD) analitik çözümleri basit durumlar için mevcuttur, ancak daha gerçekçi ortamlar için karmaşık çoklu saçılma parametreleri ile sayısal yöntemler gereklidir. Bu makale büyük ölçüde radyasyon dengesinin durumuna odaklanmıştır.

Trigonometride, trigonometrik özdeşlikler trigonometrik fonksiyonları içeren ve eşitliğin her iki tarafının da tanımlandığı değişkenlerin her değeri için doğru olan eşitliklerdir. Geometrik olarak, bunlar bir veya daha fazla açının belirli fonksiyonlarını içeren özdeşliklerdir. Bunlar üçgen özdeşliklerinden farklıdır, bunlar potansiyel olarak açıları içeren ama aynı zamanda kenar uzunluklarını veya bir üçgenin diğer uzunluklarını da içeren özdeşliklerdir.

Matematikte, trigonometrik fonksiyonların değerleri gibi yaklaşık olarak veya gibi tam olarak ifade edilebilir. Trigonometrik tablolar birçok yaklaşık değer içerirken, belirli açılar için kesin değerler aritmetik işlemler ve karekök kombinasyonu ile ifade edilebilir. Bu şekilde ifade edilebilen trigonometrik değerlere sahip açılar tam olarak pergel ve düzeç ile inşa edilebilen açılardır ve bu değerlere inşa edilebilir sayılar denir.

Trigonometrik fonksiyonları tanımlamanın birkaç eşdeğer yolu vardır ve bunlar arasındaki trigonometrik özdeşliklerin kanıtları seçilen tanıma bağlıdır. En eski ve en temel tanımlar dik üçgenlerin geometrisine ve kenarları arasındaki orana dayanır. Bu makalede verilen kanıtlar bu tanımları kullanır ve dolayısıyla bir dik açıdan büyük olmayan negatif olmayan açılar için geçerlidir. Daha büyük ve negatif açılar için Trigonometrik fonksiyonlar bölümüne bakınız.

<span class="mw-page-title-main">Trigonometrik yerine koyma</span> trigonometrik fonksiyonları içeren integrallerin hesaplanması için yöntem

Matematikte, bir trigonometrik yerine koyma veya trigonometrik ikame, trigonometrik fonksiyon yerine başka bir ifadeyi koyar. Kalkülüste trigonometrik ikameler integralleri hesaplamak için kullanılan bir tekniktir. Bu durumda, radikal fonksiyon içeren bir ifade trigonometrik bir ifade ile değiştirilir. Trigonometrik özdeşlikler cevabı basitleştirmeye yardımcı olabilir. Diğer yerine koyma yoluyla integrasyon yöntemlerinde olduğu gibi, belirli bir integrali değerlendirirken, integrasyon sınırlarını uygulamadan önce, ters türevin sonucunu tam olarak çıkarmak daha basit olabilir.

Trigonometrik fonksiyonların türevleri, trigonometrik bir fonksiyonun türevini yani bir değişkene göre değişim oranını bulmanın matematiksel sürecidir. Örneğin, sinüs fonksiyonunun türevi şeklinde yazılır, bu da sin(x) fonksiyonunun belirli bir açı x = a için değişim oranının o açının kosinüsü ile verildiği anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Pisagor trigonometrik özdeşliği</span> sin² θ + cos² θ = 1

Pisagor trigonometrik özdeşliği, daha basit ifadeyle Pisagor özdeşliği olarak da adlandırılır, Pisagor teoremini trigonometrik fonksiyonlar cinsinden ifade eden bir özdeşliktir. Açıların toplam formülleri ile birlikte, sinüs ve kosinüs fonksiyonları arasındaki temel bağıntılardan biridir. Özdeşlik şu şekildedir: