
Rastgele erişimli hafıza veya rastgele erişimli bellek mikroişlemcili sistemlerde kullanılan, genellikle çalışma verileriyle birlikte makine kodunu depolamak için kullanılan herhangi bir sırada okunabilen ve değiştirilebilen bir tür geçici veri deposudur. Buna karşın diğer hafıza aygıtları saklama ortamındaki verilere önceden belirlenen bir sırada ulaşabilmektedir, çünkü mekanik tasarımları ancak buna izin vermektedir.

Merkezî işlem birimi, dijital bilgisayarların veri işleyen ve yazılım komutlarını gerçekleştiren bölümüdür. Çalıştırılmakta olan yazılımın içinde bulunan komutları işler. Mikroişlemciler ise tek bir yonga içine yerleştirilmiş bir merkezî işlem birimidir. 1970'lerin ortasından itibaren gelişen mikroişlemciler ve bunların kullanımı, günümüzde MİB teriminin genel olarak mikroişlemciler yerine de kullanılması sonucunu doğurmuştur.

Amplifikatör, müzik sistemlerinde yükseltici olarak kullanılır. Kaynak cihazlardan çıkan ses sinyallerini güçlendirerek hoparlörlere gönderme görevini üstlenir. Çeşitli mimariler ve bu mimari özelliklere dayanan sınıflandırmalar mevcuttur, ama asıl sınıflandırma transistörlü yapıda olanlar ve vakum tüplü, yani eskiden beri Türkçeye yerleştiği şekli ile, lambalı yapıda olanlar arasındadır. 2 ve 4 kanallı olarak piyasada mevcuttur.
Verdier laboratuvarı, Fransız tasarımcı Jean-Constant Verdier tarafından kurulmuş bir pikap üreticisidir. Firma neredeyse, yirmi beş yılı aşkın bir süreden beri pikaplar ve lamba kullanan amplifikatörlerin üretimi konusunda uzmanlaşmıştır. Özellikle neredeyse firmanın kuruluşundan beri üretimde olan "Platine Verdier" pikabı, kendine özgü bir hayran kitlesine sahiptir ve üretimi çeyrek asırdır devam etmektedir. Bu da tasarımcısı Jean-Constant Verdier'e dünya çapında büyük bir saygınlık kazandırmıştır. Bu pikabın günümüzde bile yenilikçi olan çalışma prensipleri, zaman içerisinde birçok tasarımcıya esin kaynağı olmuş ve çeşitli değişiklikler ile kullanılmıştır. Prensip olarak manyetik plakaların birbirlerini itme prensibi ile çalışan bu yenilikçi tasarım geleneksel pikap üretiminde farklı bir bakış açısı getirmiştir. Bu yeni tasarım, geleneksel olarak kullanılan özel bilye ve tabla sistemlerinden çok daha yüksek bir ağırlığa sahip olsa da, şasinin optimal dengesinin bulunması ve titreşim sorunlarını çözmesi nedeni ile mühendislik bir başarı olarak kabul edilmektedir. Bunun yanı sıra motor bloğunun pikap kasasından çıkartılması da önemli tasarım yeniliklerinden bir tanesidir. Tasarımcının ayrıca 1920'lerden itibaren üretilmiş özellikle Fransız yapımı radyoların sergilediği bir müzesi de bulunmaktadır.
Pre amplifikatör, kaynaktan alınan ses sinyallerinin güç amplifikatörüne aktarılmadan önce kuvvetlendirildiği bir amplifikatör çeşididir. Genel anlamda bir potansiyometre vasıtası ise, ses kontrolünün yapıldığı, güç amplifikatörüne hangi kaynaktan sinyal yollanacağının seçildiği bir mekanizmaya sahiptir. Bunların yanı sıra ton kontrolleri, hoparlör balans ayarı gibi çeşitli ek işlevleri de içerebilir. Özellikle 1990'lar ve 2000'li yıllarda ortaya çıkan "sinyal yollarında mümkün olan en basit yapı" felsefesinin getirisi olarak bahsi geçen ek işlevleri içeren tüm düğmeler kaldırılmıştır. Böylelikle sinyal yolunun kısaltılması sağlanmış, mümkün olan en basit hale getirilmiştir.
Elektrostatik hoparlör, ilk olarak 1956 yılında Quad firmasının sahibi ve tasarımcısı Peter James Walker tarafından üretilmiş, daha sonra birçok firma tarafından teknolojik anlamda geliştirilmiş, çok özel bir hoparlör türüdür.

CD çalar, CD üzerine kaydedilmiş sayısal müzik verilerini okuyarak bunları örneksele çeviren ve yükselticiye aktaran cihaz. Bir müzik setinin parçası olabileceği gibi sadece bu görevi üstlenmiş tek cihaz olarak da üretilmektedir.

Transistör veya geçirgeç girişine uygulanan sinyali yükselterek gerilim ve akım kazancı sağlayan, gerektiğinde anahtarlama elemanı olarak kullanılan yarı iletken bir elektronik devre elemanıdır. BJT çift birleşim yüzeyli transistördür. İki N maddesi, bir P maddesi (NPN) ya da iki P maddesi, bir N maddesi (PNP) birleşiminden oluşur. Transistör üç kutuplu bir devre elemanıdır. Devre sembolü üzerinde orta kutup Base (B), okun olduğu kutup Emitter (E), diğer kutup Collector(C) olarak adlandırılır. Base akımının şiddetine göre kollektör ve emiter akımları ayarlanır. Bu ayar oranı kazanç faktörüne göre değişir. Transistörler elektronik cihazların temel yapı taşlarındandır. Günlük hayatta kullanılan elektronik cihazlarda birkaç taneden birkaç milyara varan sayıda transistör bulunabilir.

Elektriksel işaretlerin ölçülüp değerlendirilmesinde kullanılan aletler içinde en geniş ölçüm olanaklarına sahip olan osiloskop, işaretin dalga şeklinin, frekansının ve genliğinin aynı anda belirlenebilmesini sağlar. Dalga şeklini grafik olarak ekranda gösterir. Yani elektrik dalga sinyali çizer. Dalga sinyalinin, frekansını ve genliğini de öğrenmemizi sağlar. Osiloskop bir elektrik devresine her zaman paralel bağlanır. Çünkü iç direnci çok yüksektir.

Wi-Fi, kişisel bilgisayar, video oyunu konsolları, dijital ses oynatıcıları ve akıllı telefonlar gibi cihazların kablosuz olarak birbirlerine bağlanmasını sağlayan teknolojidir.

Elektronik, elektronları ve diğer elektrik yüklü parçacıkları yönlendiren cihazları tasarlamak, oluşturmak ve çalıştırmak için fizik prensiplerini inceleyen ve uygulayan bir bilim ve mühendislik disiplinidir. Elektronik, transistörler, diyotlar ve entegre devreler gibi aktif cihazları kullanarak elektrik akımının akışını kontrol etmek ve yükseltmek ve onu bir formdan diğerine, örneğin alternatif akımdan (AC) doğru akıma (DC) veya analog sinyallerden dijital sinyallere dönüştürmek için kullanan fizik ve elektrik mühendisliğinin bir alt alanıdır.

Bilgisayarın tarihçesi, bilgiyi hesaplamak, düzenlemek ve değiştirmek için kullanılan yazılım ve donanımların tarihsel gelişiminden bahsetmektedir. Bilgisayar, en basit bakış açısıyla bir matematiksel işlemci, yani bir hesap aracıdır ve veri işler.

Fiberoptik ya da optik fiber, kendi boyunca içinden ışığın yönlendirebildiği plastik veya cam fiberlerden oluşmuş bir optik liftir. Optik fiberler diğer iletişim malzemelerine oranla uzun mesafelerdeki veri iletişiminin daha hızlı ve yüksek değerlerde yapılabilmesine olanak verdikleri için fiberoptik haberleşme sistemlerinde çok sıklıkla kullanılmaktadırlar. Metal kablolar yerine fiber kabloların kullanılmasının nedeni, daha az kayba neden olmaları ve elektromanyetik etkileşimden etkilenmemeleridir. Optik fiberler aynı zamanda birçok sensör (alıcı) ve benzeri uygulamaların yapımında oldukça sık olarak kullanılmaktadırlar.
Vakum tüpü ya da elektron tüpü, elektronik devrelerde kullanılan bir grup devre elemanıdır. Tüplerin pek çok cinsi vardır. Yirminci yüzyılın ilk yarısında bütün elektronik devrelerde kullanılmışlarsa da, yarı iletken teknolojisinin gelişmesi sonucunda kullanım alanları daralmıştır.

Amplifikatör veya yükselteç, elektronik sinyalleri artırmak için kullanılan elektronik cihazlardır. Amplifikatörler bu işlemi bir güç sağlayacısından alıp bu çıkış sinyallerinin şeklini eşleştirerek yaparlar. Yani, bir amplifikatör güç sağlayıcısından aldığı sinyalleri düzenler.
Odyofil, sesin kaydedildiği doğal haline en yakın şekilde yeniden yüksek kaliteli şekilde üretimi konusunda meraklı ve hevesli kimselere denir.

Antiseptik lamba, ultraviyole C (UVC) ışığı üreten bir elektrik ışığıdır. Bu kısa dalgalı ultraviyole ışık DNA baz eşleşmesini bozarak pirimidin dimerlerinin oluşumuna neden olur ve bakteri, virüs ve protozoayı etkisizleştirir. Sudaki mikroplardan arındırmada ozon üretmek için de kullanılabilir.
Mikrofonik, mikrofoni veya mikrofonizm, elektronik cihazlardaki belirli bileşenlerin mekanik titreşimleri istenmeyen bir elektrik sinyaline (gürültü) dönüştürdüğü olguyu tanımlar. Terim, titreşimleri elektrik sinyallerine dönüştürmek için özel olarak tasarlanmış bir mikrofona benzetmeden gelir.