İçeriğe atla

Laffer eğrisi

Laffer_eğrisi

Laffer eğrisi ekonomide vergi oranı ile hazinenin vergi geliri arasındaki ilişkiyi gösteren bir grafiktir. Grafik adını 1974 yılında bu eğriyi çizen Amerikalı ekonomist Arthur Laffer'den almıştır. Grafiğe bu adı veren kişi de bir ekonomi yazarı olan June Wanniski'dir. Ancak grafiğe esas olan görüş çok daha eskidir. Hatta 14. yüzyılda İbn Haldun'un da buna benzer görüşler ileri sürdüğü bilinmektedir.

Eğri

Vergi oranı % 0 olduğunda hazinenin vergi geliri de doğal olarak 0 olacaktır. Tam tersine vergi oranı % 100 olduğunda ise üreticinin net kazancı 0 a düştüğü için üretici üretim yapmaktan vaz geçecek ve hazine vergi geliri yine 0 olacaktır. Ancak bu iki uç nokta arasında üreticinin üretim yapıp vergi verdiği bir bölge vardır. Laffer bu bölgenin grafik üzerinde bir parabol ile gösterilebileceğini öne sürdü. Bu grafikte x ekseni vergi oranı, y ekseni ise hazinenin vergi geliridir. Buna göre hazinenin maksimum vergi aldığı bölge (0 eğimli teğet) eğrinin maksimum olduğu noktadır. Laffer'in eğrisi genel kabul görmekle birlikte kimi ekonomistler eğrinin parabol olmadığını ileri sürmektedirler. Bunlardan biri 2011 de Trabandt and Uhlig tarafından çizilen bir eğridir.[1]

Trabadt ve Uhlig tarafından çizilen eğri

Eleştiriler

Eğri çeşitli yönelerden eleştirilmektedir. Türkiye'de eski Hazine Müsteşarı Mahfi Eğilmez'in konu ile ilgili görüşleri aşağıdadır.[2]

Arz yönlü ekonominin özellikle vergiyle ilgili önermeleri ABD’de Reagan, İngiltere’de Thatcher ve Türkiye’de Özal zamanında uygulanmış, fakat iddia edildiği gibi vergi oranı indirimleri vergi tahsilâtını artırmamıştır. Hatta Türkiye’deki uygulamada 1980’erin ortasında gelir vergisi oranlarında iki yıl üst üste yapılan indirimlerin gelir vergisi gelirlerini artırması bir yana, düşen vergi gelirleri miktarının eski düzeyine gelmesi 14 yıl sürmüştür. Bunun nedenleri üzerine yapılan çalışmalar vergi oranlarının Laffer’in iddia ettiği kadar yüksek olmadığı ya da durumun bir çan eğrisi ile temsil edilmesinin yanlış olduğu yolunda sonuçlara ulaşmıştır.
Arz yönlü ekonominin vergi oranlarının düşürülmesi önerisi; bütçe açıklarının artmasına ve kamu borçlanmasının yükselmesine, çevre önlemlerinin azaltılması önerisi; çevrenin daha çok tahrip olmasına, deregülasyona gidilmesi önerisi; kuralların zayıflatılmasına ve bunun sonucunda etik dışı kazanç yollarına sapılmasına kaynaklık etmiştir. Özetle söylemek gerekirse küresel krize giden yolda arz yönlü ekonomi yaklaşımının olumsuz katkıları olmuştur.

Kaynakça

  1. ^ "Vergi Dosyası". 24 Aralık 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Ocak 2022. 
  2. ^ "Mahfi Eğilmez sayfası". 9 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Ocak 2022. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Adam Smith</span> İskoç filozof ve ekonomist (1723–1790)

Adam Smith FRSA, "Ekonominin Babası" ve "Kapitalizmin Babası" olarak anılan İskoç ekonomist, ahlak filozofu, politik ekonominin öncüsü ve İskoç Aydınlanması sırasındaki önemli bir figürdü.

<span class="mw-page-title-main">Apollonios (Pergeli matematikçi)</span> Konik kesitler üzerine yazılarıyla tanınan antik Yunan coğrafyacı ve astronom

Pergeli Apollonius, konik kesitler üzerindeki çalışmaları ile tanınan Antik Yunan geometri uzmanı ve astronom. Öklid ve Arşimet'in konuya katkılarından başlayarak, onları analitik geometrinin icadından önceki duruma getirdi. Elips, parabol ve hiperbol terimlerinin tanımları bugün kullanımda olanlardır.

<span class="mw-page-title-main">Kalkülüs</span>

Başlangıçta sonsuz küçük hesap veya "sonsuz küçüklerin hesabı" olarak adlandırılan kalkülüs, geometrinin şekillerle çalışması ve cebirin aritmetik işlemlerin genellemelerinin incelenmesi gibi, kalkülüs sürekli değişimin matematiksel çalışmasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Lorenz eğrisi</span>

Lorenz Eğrisi, ekonomide, çoğunlukla olasılık gelir dağılımının birikimli dağılım fonksiyonunu ifade eden bir grafiktir. Bu grafiğin her iki ekseninde de yüzde değer bulunur. 1905 yılında Max Otto Lorenz tarafından gelir dağılımının ifade edilmesi amacıyla geliştirilmiştir.

Resesyon ya da durgunluk, ekonomik faaliyetlerde genel bir düşüş olduğunda ortaya çıkan bir iş döngüsü daralmasıdır. Durgunluklar genellikle harcamalarda yaygın bir düşüş olduğunda ortaya çıkar. Bu durum finansal kriz, dış ticaret şoku, olumsuz arz şoku, ekonomik balonun patlaması veya büyük ölçekli insan kaynaklı veya doğal afet gibi çeşitli olaylar tarafından tetiklenebilir.

Köklerin yer eğrisi, kontrol teorisinde, bir kapalı çevrim transfer fonksiyonunun kutuplarının sistemin kazancına göre değişimini gösteren çizimlerdir.

Keynesyen iktisat veya Keynesçilik, adını İngiliz ekonomist John Maynard Keynes'ten alır), toplam talebin ekonomik çıktı ve enflasyonu nasıl güçlü bir şekilde etkilediğine dair çeşitli makroekonomik teori ve modellerdir. Keynesyen görüşe göre, toplam talep ekonominin üretken kapasitesine eşit olmak zorunda değildir. Bunun yerine, üretimi, istihdamı ve enflasyonu etkileyen - bazen düzensiz davranan - bir dizi faktörden etkilenir.

<span class="mw-page-title-main">Merton Miller</span> Amerikalı ekonomist (1923 – 2000)

Merton Howard Miller, Amerikalı ekonomist.

<span class="mw-page-title-main">Euler spirali</span> düzlemsel eğri

Euler spirali, eğimi eğrinin uzunluğuyla doğrusal olarak degişen bir eğridir. Euler spiralleri yaygın olarak spiros, clothoids veya Cornu spiralleri olarak da adlandırılır. Euler spirallerinin kırınım hesaplamalarında uygulamaları vardır. Genellikle demiryolu ve karayolu mühendisliklerinde teğet eğrisi ve dairesel eğri arasındaki geometriyi bağdaştırmaya ve aktarmaya yarayan geçiş eğrisi olarak kullanılır. Teğet eğrisi ve dairesel eğri arasındaki geçiş eğrisinin eğimindeki lineer değişim prensibi Euler spiralinin geometrisini belirler:

Adaptif beklentiler diğer bir ifadeyle "Uyarlayıcı bekleyişler" Ekonomi'de, insanların geçmişte olanlara dayanarak gelecekte ne olacağına dair beklentilerini oluşturdukları varsayılan bir süreçtir. Örneğin, insanlar gelecekteki enflasyon oranına ilişkin bir beklenti oluşturmak istiyorlarsa, bazı tutarlılıklar çıkarmak için geçmiş enflasyon oranlarına başvurabilirler ve daha fazla yılı dikkate aldıkça daha doğru bir beklenti elde edebilirler.

Sönme, gözlemci ve astronomik obje arasında ortaya çıkan gaz ve tozun oluşturduğu elektromanyetik radyasyonun serpintisini ve emilimini (absorbasyonunu) anlatmak için kullanılır. Yıldızlararası sönümleme Robert Julius Trumpler tarafından 1930 yılında tanındı. Ancak, etkileri Friedrich Georg Wilhelm von Struve'nin tarafından 1847 yılında belirtilmiştir. Ve bu yıldızların renkleri üzerindeki etkisi, onu galaktik tozun genel varlığı ile irtibatlamamış bazı kişilerce gözlemlenmiştir. Samanyolu'nun düzlemine yakın uzanan yıldızlar dünyanın birkaç bin parseki içinde olup V bandındaki tükenme kiloparsec başına 1,8 büyüklüğündedir.

<span class="mw-page-title-main">Durgunluk noktası</span>

Matematikte, genellikle kalkülüste, durgunluk noktası ya da değişim noktası, bir tek değişkenli diferansiyellenebilir bir fonksiyonun türevinin sıfır olduğu noktadır. Öyle bir noktadır ki fonksiyon azalmayı ve artmayı bırakır o noktada. Birden çok değişkenli fonksiyonlar için durgunluk noktası fonksiyonun, tüm kısmi türevlerinin sıfır olduğu noktadır.

<span class="mw-page-title-main">Finlandiya ekonomisi</span> Finlandiyanın geçinmesini sağlayan bütçe

Finlandiya ekonomisi, Fransa, Almanya, İsveç veya Birleşik Krallık gibi diğer batı ekonomileriyle eşit bir kişi başına üretimle son derece sanayileşmiş, karma bir ekonomidir. Ekonominin en büyük işkolunu yüzde 72,7 ile hizmetler, ardından yüzde 31,4 ile imalat ve rafine etme işleri oluşturmaktadır. Ekonominin birincil işkolunun ekonomideki payı yüzde 2,9'dur.

<span class="mw-page-title-main">Lissajous eğrileri</span>

Elektronikte Lissajous eğrileri iki farklı periyodik fonksiyon tarafından osiloskop ekranında oluşturulan şekillerdir. Bu şekillere adını veren kişi, bu fonksiyonları 1857 yılında inceleyen Fransız fizikçi Jules Antonie Lissajous'tur (1822-1880).

<span class="mw-page-title-main">Karbon vergisi</span> Karbon emisyonu vergisi

Karbon vergisi, ulaşım ve enerji sektöründe, yakıtların karbon içeriğine uygulanan bir vergi'dir. Karbon vergileri karbon fiyatlandırması'nın bir biçimidir. Karbon vergisi terimi ayrıca karbon dioksit eşdeğeri vergiyi ifade etmek için kullanılır. Oldukça benzerdir, ancak herhangi bir ekonomik sektör tarafından yayılan her türlü sera gazı veya sera gazı kombinasyonuna uygulanabilir.

Kaunoslu Dionysodorus eski bir Yunan matematikçi.

Düz oranlı vergi, vergi ödemesinin vergi matrahından bağımsız olarak tek bir oran ile hesaplandığı bir vergi sistemidir. Örneğin, matrah 10.000 TL ise, ödenmesi gereken vergi %20 x 10.000 TL = 2.000 TL ve matrah 100,000 TL ise ödenmesi gereken vergi 20.000 TL'dir. Vergi yüzdesi oranı matrahın bir fonksiyonu olarak grafiğe dökülürse grafik "düz" bir çizgi olur.

Aşamalı vergi, vergilendirilebilir miktar arttıkça vergi oranının da arttığı bir vergidir. Aşamalı terimi, bir vergi mükellefinin ortalama vergi oranının kişinin marjinal vergi oranından daha düşük olmasıyla sonuçlanan, vergi oranının düşükten yükseğe doğru ilerleme şeklini ifade eder. Terim, bireysel vergilere veya bir bütün olarak bir vergi sistemine uygulanabilir. Daha düşük ödeme gücüne sahip kişilerin vergi oranlarını düşürmek amacıyla aşamalı vergiler uygulanmaktadır, çünkü bu tür vergiler oranı giderek daha yüksek ödeme gücüne sahip olanlara kaydırmaktadır. Aşamalı verginin tersi, fakirlerin zenginlere kıyasla gelirlerinin daha büyük bir kısmını ödediği satış vergisi gibi gerileyen bir vergidir.

<span class="mw-page-title-main">Arthur Laffer</span> Amerikalı ekonomist

Arthur Betz Laffer, ABD Başkanı Ronald Reagan'ın başkanlığı sırasında Reagan'ın Ekonomi Politikası Danışma Kurulunun (1981-1989) bir üyesi olarak ilk kez öne çıkan Amerikalı bir ekonomist ve yazardır. Laffer en fazla, hükûmet için maksimum vergi geliriyle sonuçlanacak %0 ile %100 arasında bir vergi oranının var olduğu teorisinin bir örneği olan Laffer eğrisi ile tanınmaktadır. Bu eğri, belirli durumlarda, hükûmetlerin vergileri düşürmesine ve aynı anda geliri ve ekonomik büyümeyi artırmasına olanak tanır.

Ekonomik gösterge, bir ekonomik faaliyet hakkında istatistik'tir. Ekonomik göstergeler, ekonomik performansın ve gelecekteki performans tahmin analizine olanak sağlar. Ekonomik göstergelerin kullanıldığı uygulamalardan birisi İş döngüsü çalışmalarıdır. Ekonomik göstergeler çeşitli endeksleri, kazanç raporlarını ve ekonomik özetleri kapsar: örneğin işsizlik oranı, işten ayrılma oranı, konut başlangıçları, tüketici fiyat endeksi (enflasyon), Ters verim eğrisi, tüketici kaldıraç oranı, sanayi üretimi, iflaslar, gayri safi yurt içi hasıla, internet erişimi, perakende satışlar, fiyat endeksi ve para arzı değişiklikleri vb.