İçeriğe atla

Kışkırtıcı iftira

İsyan ve kışkırtıcı iftira, İngiliz Anglo-Sakson hukukuna göre eskiden ceza gerektiren suçlardı. Günümüzde Kanada'da hâlâ ceza gerektiren suçlardır. İsyan, yasal otorite tarafından kurulu düzene karşı bir ayaklanma biçiminde olduğu kabul edilmiş, konuşma ve organize olma gibi açık bir davranıştır. Eğer beyan yazılıysa veya başka bir kalıcı biçimdeyse, kışkırtıcı iftiradır. İftira, yazı veya çizim gibi basılı bir iletişim biçimini ifade eder.[1]

İngiltere, Galler ve Kuzey İrlanda

İngiltere, Galler ve Kuzey İrlanda Anglo-Sakson hukukuna göre, Bir beyan, Kraliçe'nin veya onun varislerinin, hükûmetin ve anayasanın, Parlamento Meclisinin veya adalet idaresinin "nefret edilmesine veya hor görülmesine" yol açıyorsa veya kanunla kurulmuş herhangi bir Kilise veya devlet kuruluşunu değiştirmeye teşebbüs ediyorsa veya İngiliz tebaaları arasında hoşnutsuzluğu veya düşmanlığı teşvik ediyorsa kışkırtıcı kabul ediliyordu. Bir kişi, yalnızca yukarıdaki sonuçlardan herhangi birini kastederek sözcükleri veya görüntüleri basmışsa suç işlemiş kabul ediliyordu. İfadenin doğru olduğunu kanıtlamak bir savunma değildi.

Parlamento, 2009 yılında isyan ve kışkırtıcı iftira suçunu kaldırmıştır.[2] Bununla birlikte, "hükümeti etkilemek" veya "kamuyu veya halkın bir bölümünü korkutmak" için tasarlanmış eylemleri suç sayan 2000 tarihli Terörizm Yasası gibi diğer kanunlarda da benzer suçlar bulunmaya devam etmektedir.[3]

Kanada

Kanada'da, kışkırtıcı suçlar, Ceza Kanunu'nun 59 ila 61. maddelerinde tanımlanmıştır. Tahrik edici bir suç, en fazla 14 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabilir.[4]

Bununla birlikte, bu bölümün içeriği 60. bölüm ile daraltılmıştır. Hükûmet tarafından alınan önlemleri eleştirmek, hükûmetteki hatalara veya kusurlara dikkat çekmek veya yanlış olan konulara dikkat çekmek için iyi niyetle yapılan iletişimler cezalandırılmaz.[5]

ABD'de kışkırtıcı konuşma

Kışkırtıcı konuşma, hükûmeti devirmeye yönelik konuşmadır. Belirli hükûmet liderleri de dahil olmak üzere hükûmetin temel kurumlarına saldıran konuşmaları içerir.[6] Suç haline getirilmesi en azından Yabancılara Uygulanacak ve İsyana Teşvik Ceza Yasaları'na kadar uzanmaktadır.

ABD Yüksek Mahkemesi'nin Brandenburg v. Ohio kararına göre kışkırtıcı konuşmalar, -şiddete teşvik teşkil eden konuşmalar da dahil olmak üzere- "yakın" bir tehdit göstermediği sürece Amerika Birleşik Devletleri Anayasası'nın İlk Değişikliği tarafından korunmaktadır.[7]

II. Dünya Savaşı sırasında, ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt, ayaklanmacılara karşı kovuşturma yapması için ABD Başsavcısı Francis Biddle'a baskı yaptı, ancak Biddle bunun akıllıca olmadığına inanarak reddetti. Bugünün savaş karşıtı eylemcileri, kışkırtıcı konuşmalar nedeniyle yargılanmamaktadır.[8]

Kaynakça

  1. ^ L.L. Edwards, J.S. Edwards, P. K. Wells, Tort Law for Legal Assistants, Cengage Learning, 2008, p. 390. "Libel refers to written defamatory statements; slander refers to oral statements. Libel encompasses communications occurring in 'physical form'... defamatory statements on records and computer tapes are considered libel..."
  2. ^ "Coroners and Justice Act 2009[[:Şablon:Colon]] Section 73", legislation.gov.uk, The National Archives, 1978 c. 25 (s. 73)  URL–vikibağı karışıklığı (yardım)
  3. ^ "Terrorism Act 2000[[:Şablon:Colon]] Section 1", legislation.gov.uk, The National Archives, 1978 c. 11 (s. 1)  URL–vikibağı karışıklığı (yardım)
  4. ^ "Criminal Code, RSC 1985, c C-46, s 61". 30 Aralık 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Kasım 2021. 
  5. ^ "Criminal Code, RSC 1985, c C-46, s 60". 1 Mart 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Kasım 2021. 
  6. ^ Pedagogy of the First Amendment: Why Teaching about Freedom of Speech Raises Unique (and Perhaps Insurmountable) Problems for Conscientious Teachers and Their Students, The, 52, UCLA L. Rev., 2 Nisan 2005, s. 1359, 15 Kasım 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi, erişim tarihi: 2 Nisan 2022 
  7. ^ Brandenburg v. Ohio, 395 U.S. 444 (1969)
  8. ^ Patriotic Dissent; Herman, Susan N., 45, Washburn L.J., 2 Mayıs 2006, s. 21, 16 Kasım 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi, erişim tarihi: 2 Nisan 2022 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Galler</span> Birleşik Krallıkın parçası olan Batı Avrupa ülkesi

Galler, Büyük Britanya'da Birleşik Krallık'a bağlı dört ülkeden biri. Doğuda İngiltere'nin Cheshire, Shropshire, Herefordshire ve Gloucestershire kontlukları, güneyde Bristol Kanalı, batıda ve kuzeyde İrlanda Denizi ile çevrilidir. 1.680 milden (2.700 km) fazla kıyı şeridine sahip olan Galler, özellikle kuzeyinde büyük ölçüde dağlıktır. Ülkenin en yüksek zirvesi Yr Wyddfa'dır. Ülke kuzey ılıman kuşağında yer alır ve değişken bir deniz iklimine sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">İstiklâl mahkemesi</span> Türk Kurtuluş Savaşı ve cumhuriyetin ilk yıllarında faaliyet gösteren özel mahkemeler

İstiklâl mahkemesi, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında ayaklanma çıkaran ve yağmaya girişenleri, bozguncuları, orduya ait silah ve mühimmatı çalanları, casusları, asker kaçaklarını ve bağımsızlık hareketini engelleme amacıyla propaganda yapanları yargılamak için, çıkarılan özel bir kanunla ilk olarak 18 Eylül 1920 tarihinde kurulan mahkemelerdir. İlk dönem İstiklâl Mahkemeleri, Ankara'daki hariç olmak üzere 17 Şubat 1921 tarihinde kapatıldı. İkinci dönem İstiklâl Mahkemeleri, çalışmalarına 30 Temmuz 1921'de başladı ve 1923'ün Ekim ayına dek faaliyetlerini sürdürdü. Üçüncü ve son dönem İstiklâl Mahkemeleri ise 1923 ile 1927 yılları arasında etkin oldu.

Ölüm cezası olarak da bilinen ve daha önce adli cinayet olarak adlandırılan idam cezası, bir suçun cezası olarak bir kişinin öldürülmesinin devlet tarafından onaylanmış uygulamasıdır ve genellikle kişinin söz konusu cezayı gerektiren normları ihlal etmekten sorumlu olduğu sonucuna varmak için yetkili, kurallarla yönetilen bir süreci takip eder. Bir suçlunun bu şekilde cezalandırılmasını emreden hüküm, ölüm cezası olarak bilinir ve cezanın yerine getirilmesi eylemi infaz olarak adlandırılır. Ölüm cezasına çarptırılan veya infaz edilmeyi bekleyen mahkumlara "idam mahkumu" denir. Etimolojik olarak idam terimi, kafa kesme yoluyla infaz anlamına gelir, ancak infazlar asma, vurma, zehirli iğne, taşlama, elektrik verme ve gaz verme gibi birçok yöntemle gerçekleştirilir.

Danıştay Saldırısı, 17 Mayıs 2006 tarihinde Danıştay 2. dairesine Alparslan Arslan adlı saldırganın gerçekleştirdiği silahlı eylemdir. Saldırı sonrasında, Danıştay İkinci Daire üyesi Mustafa Yücel Özbilgin ölmüş, aralarında daire başkanı Mustafa Birden'in de yer aldığı dört üye ise yaralanmıştır. Arslan, saldırı sonrasında kaçmaya çalışırken Danıştay'da görevli polis memurları tarafından yakalanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">31 Mart Vakası</span> 13 Nisan 1909da yönetime karşı yapılmış büyük bir ayaklanma ve darbe teşebbüsü

31 Mart Vakası, II. Meşrutiyet'in ilanından sonra İstanbul'da yönetime karşı yapılmış büyük bir ayaklanma ve darbe teşebbüsüdür. Rumi takvime göre 31 Mart 1325'te başladığı için bu adla anılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Uluslararası Ceza Mahkemesi</span> hükûmetlerarası örgüt ve uluslararası mahkeme

Uluslararası Ceza Mahkemesi, kuruluş belgesi Roma Statüsü olan, savaş suçları, insanlığa karşı işlenen suçlar, soykırım suçları ve saldırı suçlarına bakan uluslararası bir mahkemedir. 1 Temmuz 2002 tarihinde kurulmuş ve 11 Mart 2003 tarihinde çalışmaya başlamıştır. Mahkeme binası "Ev Sahipliği Anlaşması" yaptığı Hollanda'nın Lahey kentinde bulunmaktadır. Mahkemeye 124 ülke taraf olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">İnsanlığa karşı suçlar</span> savaş yasalarının ciddi bir ihlalini oluşturan devlet destekli eylem

İnsanlığa karşı suçlar, fiili bir otorite, genellikle bir devlet tarafından veya onun adına işlenen ve insan haklarını ağır biçimde ihlal eden, yaygın veya sistemik suç eylemleridir. Savaş suçlarından farkı, savaş dışında da işlenebilen, bireysel olmayan eylemler olmasıdır. Suçun resmi bir politikanın parçası olması gerekmiyor ve yalnızca yetkililer tarafından hoş görülmesi yeterlidir.

Kan iftirası veya kan suçlaması, dini azınlıkların çocukların kanlarını dini ayinlerde ve bayramlarda kullandıkları yönündeki iftira ve suçlamalardır. Kan iftirası -kuyu zehirlemek ve ekmek pisletmek iddialarıyla birlikte- Avrupa'da Yahudilere karşı yapılan zulümlere neden oldu.

<span class="mw-page-title-main">Öldürme</span> bir bireyin başka bireyi bilinçli olarak öldürmesi

Öldürme bir canlı varlığın yaşamına son verme eylemidir. Bir öldürme eylemi, başka bir kişinin ölümüyle sonuçlanan istemli bir eylemi gerektirir ve bu nedenle, bir zarar verme niyeti olmasa bile, kaza sonucu, umursamazlık veya ihmalkarlık sonucu da öldürme gerçekleşebilir. Öldürme, ölüm şartlarına bağlı olarak cinayet, kasıtsız öldürme, hukuka uygunluk sebebinin var olduğu öldürme, savaşta öldürme, ötanazi ve ölüm cezası gibi birbiriyle örtüşen birçok yasal kategoriye ayrılabilir. Bu farklı cinayet türleri genellikle çoğu toplumlarda çok farklı muamele görür; bazıları suç olarak kabul edilirken diğerlerine izin verilir veya hukuk düzeni tarafından gerçekleştirilmesine karar verilir.

<span class="mw-page-title-main">II. Richard</span>

II. Richard, 1377-1399 döneminde İngiltere kralı. Plantagenet Hanedanı'nın Angevinler koluna mensup son hükümdardır.

<span class="mw-page-title-main">Edward (Æthelred'in oğlu)</span>

Günah Çıkartıcı Edward 8 Haziran 1042 – 5 Ocak 1066 döneminde İngiltere kralı. Anglo-Sakson Wessex Hanedanı'na mensup olarak İngiltere tahtına çıkan son kraldır.

Bilişim suçu veya bilgisayar suçu terimi bir bilgisayar ve bilgisayar ağı kullanılarak işlenen herhangi bir suçu ifade etmek için kullanılır. Bilgisayar, bir suçun işlenmesinde kullanılmış olabileceği gibi bir suçun hedefi de olabilir. Siber suçlar şu biçimde tanımlanır: Bireylere veya birey gruplarına yönelik, mağdurun onurunu zedelemeye veya mağdura fiziksel veya zihinsel olarak doğrudan veya dolaylı olarak zarar verme suçu kastı ile İnternet ve cep telefonu (SMS/MMS) gibi çağdaş iletişim araçları kullanarak zarar verme amaçlı saldırıların yapılmasıdır. Bu tür suçlar bir ulusun güvenlik ve ekonomik bütünlüğüne yönelik bir tehdit de oluşturabilir. Bu tür suçlarda ortaya çıkan görünüm, özellikle yazılım CD' lerinin şifrelerinin kırılması, telif hakları ihlalleri, çocuk pornografisi ve çocukların diğer biçimlerde istismarı konularında başlıca görünüm yüksek kazanç elde etme isteğidir. Mahrem bilgilerin kaybedilmesi veya yasaya aykırı olarak elde edilmesi durumlarında özel yaşamın gizliliğinin ihlali suçu ortaya çıkar.

Enseste ilişkin yasalar, yargı alanları arasında önemli çeşitlilikler gösterir ve tarafların yaşlarıyla cinsiyetlerinin yanı sıra, cinsel faaliyetin türü ile söz konusu tarafların aile ilişkisinin doğasına göre değişir. Resmi yasaklarla birlikte, ensestin birkaç biçimi ayrıca toplumsal tabudur ya da dünyadaki birçok kültürde hoş karşılanmaz.

Amerika Birleşik Devletleri'nde ölüm cezası, ülke genelinde federal düzeyde, 27 eyalette ve Amerikan Samoası'nda yasal bir cezadır. Ayrıca bazı askeri suçlar için de yasal bir cezadır. İdam cezası, 23 eyalette ve federal başkent Washington, D.C.'de kaldırılmıştır. Genellikle ağırlaştırılmış cinayet gibi sadece en ciddi suçlar için uygulanmaktadır. Her ne kadar 27 eyalette yasal bir ceza olsa da, 20 eyalet ölüm cezalarını infaz etme yetkisine sahiptir, diğer yedi eyalet ve federal hükûmet ise farklı moratoryum türlerine tabidir. Amerika Birleşik Devletleri'nde idam cezasının varlığı erken sömürge dönemi Virginia'sına kadar uzanmaktadır. Japonya, Singapur ve Tayvan ile birlikte Amerika Birleşik Devletleri dört gelişmiş demokrasiden biri ve ölüm cezasını düzenli olarak uygulayan tek Batı ülkesidir. Dünya çapında bu cezayı uygulayan 54 ülkeden biridir ve o zamandan bu yana beş ülke tarafından daha benimsenen bir infaz yöntemi olarak zehirli iğneyi ilk geliştiren ülkedir. Filipinler o zamandan beri infazları kaldırdı ve Guatemala da bunu sivil suçlar için yaptı. Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın, idamdan önce hükümlülere sakinleştirici verilmesi yaygın bir uygulamadır.

Japonya hukuk sistemi, Japonya'da hukuken düzenlenen kuralların bütünüdür.

<span class="mw-page-title-main">Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşme</span> 26 Haziran 1987 tarihinde yürürlüğe girmiş uluslararası sözleşme

Birleşmiş Milletler İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Küçültücü Muamele ve Cezaya Karşı Sözleşme, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 10 Aralık 1984 tarihli oturumunda 39/46 sayılı kararla kabul edilmiş ve 26 Haziran 1987 tarihinde yürürlüğe girmiş sözleşmedir. Bu protokol, insan hakları ihlalleri olduktan sonra müdahale etme mantığı üzerine kurulmuştur.

Amerika Birleşik Devletleri'nde sansür, konuşma veya kamuya açık iletişimin bastırılmasını içermektedir ve Amerika Birleşik Devletleri Anayasası'nın Birinci Değişikliği ile korunan ifade özgürlüğü meselelerini gündeme getirir. Bu temel özgürlüğün yorumu, kutsandığından bu yana değişiklik göstermiştir. Örneğin, Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi'nin duruşmalarında örneklendiği üzere, 1950'lerin yaygın anti-komünist duyarlılık döneminde kısıtlamalar arttı. Miller - California (1973) davasında, ABD Yüksek Mahkemesi, Birinci Değişikliğin, ifade özgürlüğünün müstehcenlik için geçerli olmadığını ve dolayısıyla sansürlenebileceğini söyledi. Bazı nefret söylemi biçimleri eyleme geçmedikleri veya başkalarını yasadışı eylemlerde bulunmaya teşvik etmedikleri sürece yasal olsa da, daha şiddetli eylemler insanların veya grupların yürüyüş izinlerinin veya Westboro Baptist'in reddedilmesine yol açtı. Kilise hakkında dava açıldı, ancak ikincisi aleyhindeki ilk olumsuz karar, daha sonra ABD Yüksek Mahkemesi'nin Snyder - Phelps davasına temyiz edildiğinde bozuldu.

Cinsiyet suçlarının kovuşturulması, tecavüz ve diğer cinsel şiddet suçlarının kovuşturulmasına yönelik yasal işlemlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Eynulla Fetullayev</span>

Eynulla Fetullayev Azeri gazeteci ve haftalık bağımsız Rusça yayın yapan Realny Azerbaijan ve Azerice günlük yayın yapan Gündəlik Azərbaycan gazetelerinin genel yayın yönetmeni. Azerbaycan'da hükûmetin politikalarını eleştirdiği ve Hocalı katliamı hakkındaki yorumları nedeniyle dört yıl hapis yattı. Cezası Sınır Tanımayan Gazeteciler, Uluslararası PEN Kulübü ve Gazetecileri Koruma Komitesi tarafından kınandı ve Uluslararası Af Örgütü onu bir vicdan mahkûmu ve 2011'de davasını "öncelikli dava" olarak nitelendirdi.

Öcalan Davası; Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı 1984'ten beri isyan eden ve Avrupa Birliği, NATO, ABD ile Türkiye gibi çeşitli devlet ve kuruluşlar tarafından bir terör örgütü olarak kabul edilen yasa dışı ayrılıkçı silahlı örgüt PKK'nın kurucu Abdullah Öcalan'ın, "silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek" suçuyla Ankara 2 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından idama mahkûm edilmesiyle sonuçlanan yargı sürecidir.