İçeriğe atla

Kıyı kumulları

Güney Sidney’de bulunan Kurnell Yarımadası'ndaki kıyı kumulları.

Kıyı kumuları, deniz ve okyanuslara ulaşan kumların kıyıda birikmesi, rüzgârla yığılarak oluşturduğu tepe ve yığıntılardır. Bir sahada birikmiş olan kumların rüzgârın etkisine ve hızına dayalı olarak bir başka yere taşınarak oluşturduğu şekle kumul denir.

Meydana geliş ortamlarına göre; kumullar, kara kumulları ve kıyı kumulları olarak iki farklı sahada toplanırlar. Kıyı kumlarını besleyen başlıca kaynakları; deniz akıntıları, kalkerli organik madde kırıntıları, denize ulaşan ve kum taşıyan akarsular oluşturur. Bu şekilde taşınan kumlar, dalgalar tarafından kıyıya atılır, orada kurur ve sonra da rüzgârlarla daha içerilere doğru üflenirler. Burada üst üste biriken kumlar, kıyı birikim şekillerinden kumulları oluşturur. Zeminin gevşek ve kuru kumlardan oluşmuş, bitki örtüsünün az veya hiç olmadığı sahalarda da şartlar deflasyona (rüzgâr taşımasına) uygun olduğunda kıyı kumulları oluşabilir.

Curonian Spit’te bulunan kıyı kumulları

Kıyı kumullarının oluşumu; öncelikle kıyıların deflasyona (rüzgâr taşımasına) uygun kum kaynağına sahip olmaları ile ilgilidir ve aslında kıyı kumulları da ancak, kum kaynağı bakımından zengin kıyılara bağlıdır. Bu gibi kıyıların başında alüvyal kıyılar, özellikle deltalar ve arazinin gevşek kumlu depolardan oluşmuş olduğu kıyılar gelir. Bu gibi sahalarda alüvyonlardan koparılarak ya da ana kayadan çözülerek oluşan kumlar, dalgalar tarafından işlenir ve sonuçta karaya atılır. Bunlar daha sonra, kuvvetli rüzgârın da arttırdığı buharlaşma sonucunda kururlar. Kıyıda yeraltı suyunun tuzlu olması burada bitkilerin yetişmesini güçleştirir. Bu nedenden dolayı, plajlar ya tamamen çıplaktır veya ancak seyrek bir şekilde dağılmış olan halofit (tuzcul) bitkiler görülür.

Bu kuru ve çıplak zemin deflasyona çok uygun olduğundan rüzgâr kıyı kumlarını havalandırır ve içerilere doğru taşır. Bunlar kayalar, bloklar ve bitkilerin çevresinde ve özellikle bunların arkalarında çökelirler. Bu şekilde kumul nüveleri oluşur. Bu nüveler rüzgârın taşıma gücü ve hava akımı üzerinde ayrıca etki göstererek, kendi etraflarında kumların çökelmesini kolaylaştırır ve büyürler. Birbirine yakın kumul nüvelerinin büyümeleri ve birleşmeleri sonucunda ise zamanla, rüzgâra dik olarak uzanan bir kumul engel oluşur. Buna ön kumul denir.

Sakarya Deltasının doğusunda, Kocaali sahilinde, kıyı kumulları. Bol yağışlı bölgede topraksız kum üzerinde bitki örtüsü oluşmuştur.

Rüzgârla taşınan kumların bir kısmı ise daha geride rüzgâr hızının kesildiği noktalarda aynı şekilde enine kumul engelleri meydana getirmek üzere çökelirler. Bunların arasında da zamanla boyuna depresyonlar oluşur. Bu şekilde oluşan kumul sıraları, örneğin Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin ortak deltalarının kıyı kum setleri ve örtüleri kıyısında, Küçükmenderes ve Sakarya Deltasında belirgindir. Relief koşulları uygun ve kum kaynağı devamlı olduğunda bu kum setleri kıyıdan karaya doğru ilerler. Kumulların bu ileri geri hareketi önemli bir topoğrafik engele, örneğin yüksek bir falez dikliğinin eteğine veya kumulların üzerinde yerleşen bitkilerin onların hareketlerine engel olacak, yani deflasyona artık olanak vermeyecek bir sıklığa eriştiği yere ve zamana kadar sürer.

Kumul hareketinin zorlaştığı iç kısımlarda bitkilerle kumullar arasında mücadele, kumul sırtlarının şeklinde bazı değişikliklerin oluşmasına neden olur. Gerçekte beslenme sahasından uzakta enine bir kumul setinin bazı kısımları daha fazla bitki ile kaplanarak deflasyona karşı korunduğu ve hareketi engellediği halde, bunlar arasında çıplak kısımlarda meydana gelen gevşek kumlar üzerinde deflasyon etkisini göstermekte ve kumulun bu gibi kısımlarını ileriye doğru sürmekte devam eder. Bunun sonucunda kumul settinin yatay yönde uzanışı içbükey ve dışbükey kavislerden meydana gelmiş girintili-çıkıntılı bir şekil kazanır. Kumul setinin tutturulmamış orta kısımları ileri hareketlerine devam ettiklerinde, kumul seti kıyıya doğru içbükey bir şekil alır ve bu görünüşüyle parabolik kumullara benzer.

Avrupa'nın en uzun kıyı kumulu olan Pyla Kumulu, Fransa

Buna karşılık hareketlerinin engellenmediği kumul sırtının iki yanında bulunduğu ve bu kısımlar iki taraftan birer kol halinde uzandığı enine kumul seti bir barkan şeklini alır. Sonuçta, uzun bir kıyı kumulu seti, bazen parabol, bazen de barkan şekline dönüşmüş olan kısımlardan oluşmuş karışık ve girintili-çıkıntılı bir plan gösterir. Fakat kumul setinin parçalanmadan gelişimi, ancak kumullara kum sağlayan kaynağın verimli olması halinde mümkündür.Kaynak bol kum oluşturmadığı, buna karşılık deflasyon (rüzgâr taşıması) devam ettiği takdirde kumul setinin ileriye doğru sürüklenerek parabol şeklini almış olan kısımları sonuçta parçalanır ve buradaki kumlar, sabitlenmiş kısımların iki tarafından ileriye doğru kollar halinde uzanırlar. Bu durumda kumul seti, boyuna kumul sırtlarına ayrılmış olur. Dolayısıyla enine kumul setleri kıyının ve kum kaynağının yakınında saptanırlar. Buradan uzaklaştıkça, yani kıyıdan içerilere doğru gidildikçe, enine setlerin düzeni bozulur, barkan ve parabol şeklindeki kumullar meydana çıkar ve sonuçta daha içeride uzunlamasına kumul sırtlarına geçilir. Benzer tipik gelişim ve oluşum Türkiye'de Çukurova deltasının kıyılarında, özellikle Karataş ile Mersin arasında kalan kesimde çok açık bir şekilde gelişmiştir.

Türkiye'de kıyı kumulları

  • Yalıköy
  • Tirebolu
  • Espiye
  • Ordu
  • Samsun-Merkez-Çarşamba ve Terme (Asarağaç-Sakarlı)
  • Samsun-Bafra ve Merkez (Yürükler-Yeşilköy)
  • Samsun-Alaçam ve Bafra (Alaçam-Balık Gölü)
  • Sinop-Karasu Çayı ağzı
  • Sinop-Erfelek(Sarıkum)
  • Çatalzeytin
  • Zarbana
  • Sakallı
  • Cide
  • Kocaeli ve Sakarya-Kaynarca ve Karasu (Karaağaç-Melen)
  • Kocaeli-Kandıra (Cebeci)
  • İstanbul-Şile (Ağva-Kurfallıaltı)
  • İstanbul-Şile (Kumbaba-Ağlayankaya)
  • İstanbul-Şile (Sofular-Sahilköy)
  • İstanbul-Şile (Karakiraz)
  • İstanbul (Riva-Anadolu Feneri)
  • İstanbul (Kilyos)
  • İstanbul-Çatalca (Ormanlı-Terkos)
  • İstanbul-Çatalca (Yalıköy)
  • İstanbul-Çatalca (Kastro)
  • Kırklareli-Vize (Kıyıköy)
  • Kırklareli-Demirköy (Servi Burnu)
  • Kırklareli-Demirköy (İğneada)
  • Bursa-Karacabey (Kocasu Deltası) ve Mudanya (Bayramtepe-Esence)
  • Balıkesir-Erdek (Belkıs Tombolosu)
  • Balıkesir (Gönen Deltası)
  • Balıkesir (Karabiga Deltası)
  • Kocaeli-Karamürsel (Hersek Deltası)
  • Kocaeli Merkez (İzmit'in güneyi)
  • Edirne-Enez (Meriç Nehri ağzı)
  • Edirne-Enez (Abdürrahim ve Mecidiye)
  • Çanakkale-Gelibolu (Bolayır)
  • Çanakkale-Gelibolu (Yıldız Koyu)
  • Çanakkale-Eceabat (Bayır Köy)
  • Çanakkale-Eceabat (Anafarta Limanı)
  • Çanakkale-Eceabat (Büyük Anafarta)
  • Çanakkale-Eceabat (Kilitbahir güneybatısı)
  • Çanakkale-Gökçeada (Aydıncık Burnu)
  • Çanakkale-Merkez (Kumburnu)
  • Çanakkale-Ezine (Yeniköy)
  • Çanakkale-Ezine (Dalyanköy-Poyraz Limanı)
  • Çanakkale-Ayvacık (Tuzla)
  • Balıkesir-Edremit (Çoruk)
  • Balıkesir-Burhaniye (Armutova)
  • Balıkesir-Ayvalık (Yumra Burnu)
  • Balıkesir-Ayvalık (Sarmısaklı)
  • Balıkesir-Ayvalık (Altınova)
  • İzmir ve Balıkesir-Dikili ve Ayvalık (Altınova-Salihler)
  • Çeşme-Ilıca
  • İzmir-Selçuk (Pamucak)
  • Aydın-Kuşadası (Soğucak-Davutlar)
  • Aydın-Söke (Didim)
  • Muğla-Datça (Datça Körfezi)
  • Muğla-Köyceğiz (Dalyan kıyıları)
  • Muğla-Köyceğiz (Kayacık)
  • Muğla-Fethiye (Kargı)
  • Antalya ve Muğla-Kaş ve Fethiye (Gavurağalı-Gelemiş)
  • Antalya-Kaş (Kale-Beymelek)
  • Antalya-Kumluca ve Finike (Finike-Yeniceköy)
  • Antalya-Merkez (Konyaaltı)
  • Antalya-Manavgat-Alanya
  • Antalya-Gazipaşa
  • Mersin-Silifke (Taşucu-Paradeniz Dalyanı)
  • Mersin-Silifke (Göksu ağzı-Susanoğlu)
  • Mersin-Merkez ve Tarsus (Kazanlı)
  • Mersin-Tarsus (Dipsiz Göl)
  • Adana (Karataş)
  • Adana (Yumurtalık)
  • Hatay-Dörtyol (Turunçlu-Dörtyol)
  • Hatay-Samandağ (Kaburluk-Meydan)

Kaynakça

  • Erinç, S. 2001. Jeomorfoloji II (3.Basım) (Güncelleştirenler: A.Ertek ve C. Güneysu). Der Yay.No: 294, İstanbul.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Rüzgâr</span> Yüksek basınç alanından Alçak basınç alanı arasındaki yatay yönlü hava hareketi

Rüzgâr ya da yel, hava veya diğer gazların gezegen yüzeyine göre doğal hareketidir. Rüzgârlar, onlarca dakika süren fırtına’lardan, kara yüzeylerinin ısınmasıyla oluşan ve birkaç saat süren yerel meltemlere, Dünyanın iklim bölgeleri arasındaki güneş enerjisinin soğurulma farkından kaynaklanan küresel rüzgârlara kadar çeşitli ölçeklerde oluşur. Büyük ölçekli atmosferik dolaşımın iki ana nedeni, ekvator ve kutuplar arasındaki farklı ısınma ve dünyanın dönüşüdür. Tropik ve subtropik bölgelerde, arazi ve yüksek platolar üzerindeki alçak ısıl dolaşımlar muson sirkülasyonlarını yönlendirir. Kıyı bölgelerinde deniz meltemi/kara meltemi döngüsü yerel rüzgârları belirler. Değişken arazi yapılı bölgelerde dağ ve vadi meltemleri hakimdir.

<span class="mw-page-title-main">Karakum Çölü</span>

Karakum Çölü Orta Asya'da yer alan bir çöl.

<span class="mw-page-title-main">Kumul</span>

Kumullar, rüzgâr tarafından uçurularak bir yerde yığılan ve toplanan kum yükseltileridir. Kumul oluşumu için, ortamda kum'un bulunması ve çevrede kapalı bir bitki örtüsünün olması gerekir. Bazı çöl kumulları kilometrelerce uzunlukta ve birkaç yüz metre yükseklikte olabilir. Gevşek yapılı kumullar sürekli yer değiştirir. Bazı çöllerde kumulların yer değiştirme hızları yılda 100 metreye kadar çıkar. Kumullar Dünya'da yoğunluklu olarak sıcak ekvator kuşağında bulunurlar ve Venüs'te Mars'ta ve Satürn'ün uydularından Titan'da farklı karışım ve yoğunlukta bulunabilirler.

<span class="mw-page-title-main">Resif</span>

Resif, denizcilik terminolojisinde kaya, kum ve deniz canlıların birikimiyle birlikte suyun cezir halindeyken altı kulaç veya daha az derinlikli sığ alanlarında oluşmuş su altı yüzey yapılarıdır. Pek çok resif kumun abiyotik-biriktirmeleri, dalgaların kayalar üzerindeki erozyonu ve diğer doğal süreçler sonucunda gelişirken en çok bilinenleri biyotik süreçlerin baskınlığında mercanların ve kalkerli alglerin etkisiyle tropik denizlerde oluşmuş mercan resifleridir.

<span class="mw-page-title-main">Plaj</span> bir göl veya deniz gibi su alanının başka bir karasal bölgeye yakın olduğu kumsal alan

Plaj; kıyı şeridinde denize girmek için düzenlenmiş, genellikle kumluk veya çakıl taşlı alan. Bir Plajı oluşturan parçacıklar tipik olarak kum, çakıl, zona, çakıl taşları gibi kayadan yapılır. Kumluk olanlarına kumsal denir. Azericede plaj anlamına gelen "çimerlik" sözcüğü de, yaygın olmamakla birlikte Türkçede de kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Acarlar Longozu</span> Sakaryada subasar ormanı

Acarlar Longozu, Sakarya'nın kuzeyinde Karasu ve Kaynarca ilçeleri arasında yer alan Türkiye'nin tek parça halindeki en büyük longoz (subasar) ormanı. Genişliği 250–1250 m, uzunluğu 7,5 km'dir. Oluşumu açısından tipik bir kıyı set gölüdür. Karadeniz'le arasında 20–25 m yüksekliğinde kumullar, güneyinde ortalama 100 m yüksekliğinde alçak tepelerle sınırlanır. Sakarya nehrinin 6 km batısında yer alır, fazla suları Okçu deresiyle Sakarya Nehri'ne dökülür. Ulaşım açısından Karasu ile arasında yaklaşık 26 kilometre, Sakarya ile arasında yaklaşık olarak 50 kilometre mesafe vardır.

<span class="mw-page-title-main">Eoliyen süreçler</span>

Jeoloji bilimi ve meteorolojide rüzgâr faaliyetleri ve özellikle rüzgârın yeryüzünü şekillendirebilmesi eoliyen süreci oluşturur.

<span class="mw-page-title-main">Denizaltı kanyonu</span>

Denizaltı kanyonu, okyanusların kenar kısımlarındaki diplerde, bir kısmı sığ, enine profilleri V şeklinde olan, bir kısmı da çok derin şeklinde yarılmış dik yamaçlı vadilere denilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Kıyı coğrafyası</span>

Kıyı coğrafyası, kıyıların ve kıyıdaki yer şekillerinin oluşumu, oluşum koşulları ve dağılımı ile ilgilenen Fiziki coğrafya bilim dalıdır.

Kızılırmak Deltası, diğer adıyla Bafra Ovası, Kızılırmak'ın Karadeniz'e döküldüğü yerde, taşıdığı alüvyonlarla oluşturduğu, delta ovası ve sulak alanlar kompleksidir. Samsun ilinde Ondokuzmayıs, Bafra ve Alaçam ilçeleri sınırlarındadır. 56.000 hektarlık alanıyla Türkiye'nin en büyük deltalarındandır.

<span class="mw-page-title-main">Düz sahil</span>

Düz sahil, düz bir sahilin olduğu yerlerde veya düz bir kıyı şeridine sahip olduğu alanlarda, toprak yavaş bir hareket göstererek denize doğru iner. Düz sahiller, ya denizin hafifçe meyilli araziye ilerlemesi ya da gevşek kayanın aşınması sonucu meydana gelebilirler. Temel olarak iki paralel şeride ayrılabilirler: -kıyı yüzeyi, -plaj. Yassı sahillerin ana maddeleri kumlar ve çakıllar gibi gevşek malzemelerdir. Rüzgâr ise kumulların üzerindeki ince kum tanelerini taşır. Deniz, kum ve çakılları elekten geçirerek sahilden uzak bir yere döker.

<span class="mw-page-title-main">Kıyı erozyonu</span>

Kıyı erozyonu, kıyıda bulunan; kumsal, kum tepeleri ve katmanların, dalga hareketleri, gelgitler, drenaj veya sert rüzgarlar tarafından aşındırılmasıdır. Kıyı şeridinin karaya doğru çekilmesi gelgit ölçeği (mareograf), mevsim ve diğer kısa vadeli döngüsel süreçler üzerinden ölçülebilir ve tanımlanabilir. Kıyı erozyonu, hidrolik hareket, aşınma, rüzgâr, su, doğal veya doğal olmayan diğer kuvvetlerin etkisi ve korozyonundan kaynaklanabilir.

<span class="mw-page-title-main">Kıyı ilerlemesi</span>

Kıyılar, kara ve deniz ekosisteminin kesişim sahasında bulunan doğal ve beşeri kaynaklı olarak büyük ve hızlı değişimlerin yaşandığı en önemli alanlardan biridir. Kıyıların, dalga ve deniz akıntıları sonucu, iklim değişimleri, akarsuların taşıdığı materyaller vb. unsurlar ile doğal olarak değişimin yaşandığı ortamlar olması yanında tarihi çağlardan bu yana insanoğlunun başta yerleşim olmak üzere birçok faaliyetleri için kullandığı alanlar olması da kıyılardaki değişimin boyutunu göstermektedir. Kıyı çizgisinde meydana gelen değişim aynı zamanda kıyının alan kazanması veya alan kaybetmesi şeklinde alansal değişimi de oluşturmaktadır. Meydana gelen alan değişimleri kıyı ilerlemesi-gerilemesiveya deniz ilerlemesi-gerilemesi şeklinde olabilmektedir. Bu durumda kıyıda yaşanan değişimlerin aradan denize doğru ya da denizden karaya doğru olduğunu göstermektedir. Bu değişimler uzun dönemli ve kısa dönemli olarak sınıflandırılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Barkan</span>

Barkan, dış kuvvetlerden olan rüzgârların çöl iklimi ve bu iklime benzer bölgelerde biriktirme ile oluşturduğu yarım ay şeklindeki kumul yığınıdır.

Yeşilırmak Deltası ya da Çarşamba Ovası, Samsun'da, Karadeniz'e dökülen Yeşilırmak'ın oluşturduğu delta. Çarşamba ve Terme ilçelerinin kurulu olduğu delta 90.000 km²'lik alanı ile Karadeniz'in en büyük deltasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Dış kuvvetler</span>

Dış kuvvetler; akarsular, rüzgârlar, yer altı suları, buzullar, dalgalar ve akıntılar gibi çeşitli etmenlerin Dünya'yı şekillendirmesidir. Bu etmenler atmosfer kökenli olup enerjilerini güneşten alırlar. Dış kuvvetler, iç kuvvetlerin etkisiyle oluşan yüksek yerleri aşındırarak deniz seviyesine indirmeye çalışır. Dünyanın şekillenmesinde iç ve dış kuvvetler değişim halindedir, bu değişim uzun bir zaman aralığını kapsadığından insanlar tarafından gözlenme şansı yoktur.

Plaj gelişimi; deniz, göl veya nehir suyunun toprağı aşındırdığı kıyı şeridinde meydana gelir. Kumlar, kayalık ve tortul malzemeleri kum birikintilerine aşındıran, asırlık, tekrarlayan işlemlerle kumun biriktiği yerlerdir. Nehir deltaları, göl veya okyanus kıyılarını genişletmek için nehrin çıkışında birikerek yukarıdan silt bırakır. Tsunamiler, kasırgalar ve fırtına dalgalanmaları gibi felaketler plaj erozyonunu hızlandırır.

<span class="mw-page-title-main">Kıyı morfodinamikleri</span>

Kıyı morfodinamikleri kıyılar,zamana ve yere bağlı olarak daima değişime uğrar. Mesela alçak ve yüksek med ve cezir arasındaki farklara,yerküre,ay ve güneşin su üzerindeki etkisine bağlı olarak sürekli değişir. Kıyıdaki küçük değişimler yer kabuğunun hareketi sonucu meydana gelir. Yerin hareketleri emersiyon ve submersiyon olarak tanımlanır. Emersiyon arazide kıyı düzleşme eğilimi gösterir. Submersiyonda ise kıyı girintili çıkıntılı ve düzensizdir. Nehirlerin çok olduğu bölgede meydana gelen submersiyon nehir ağızlarını genişletir ve koy meydana gelir. Akıntı ve dalgaların, kıyıyı yavaş yavaş yemesi neticesinde tortu ve yumuşak kayalıklarda küçük koylar meydana gelir. Daha dayanıklı kayalar burun,yarımada olarak kalır. Tam tersine akıntı ve dalgaların meydana getirdiği tabakalar yarımada ve sahiller meydana getirir.

<span class="mw-page-title-main">Kum barı</span>

Kum barı, dışbükey kıyı boyunca bir akarsu kıvrımının iç kıvrımındaki alüvyon birikintinin birikmesi olarak adlandırılır. Kum barları, dolambaçlı ve kıvrımlı nehirlerde bol miktarda bulunur. Hilal şeklini alırlar ve akarsu akışın kıvrımlarının içinde bulunurlar. Kum barı, nehir adalarından daha küçük olmasına rağmen, oluşum ve bileşim bakımından nehir adalarına çok benzer.

Jeolojide çapraz tabakalaşma olarak da bilinen çapraz tabakalanma tabaka içinde ve ana yatak düzlemine bir açıda katmanlaşması olarak bilinir. Meydana gelen tortul yapılar eğimli tabakalardan oluşan kabaca yatay birimlerdir. Orijinal çökelme tabakası eğimlidir. Bu tür eğimler çökelme sonrası deformasyonun sonucu değildir. Çapraz yataklar veya "kümeler" çapraz tabakalar olarak bilinen eğimli katman gruplarıdır.