İçeriğe atla

Kılkış-Langaza Muharebesi

Koordinatlar: 40°59′37.35″K 22°52′31.32″D / 40.9937083°K 22.8753667°D / 40.9937083; 22.8753667
Kılkış– Langaza Muharebesi
İkinci Balkan Savaşı

Muharebeyi resmeden Sotiris Christidis tarafından yapılan bir Yunan taş baskısı.
40°59′37.35″K 22°52′31.32″D / 40.9937083°K 22.8753667°D / 40.9937083; 22.8753667
Tarih19–21 Haziran 1913 (E.U.)
Bölge
Kılkış şehri, Bulgaristan (şimdi ise Yunanistan'da)
Sonuç Yunan zaferi
Taraflar
Bulgaristan KrallığıYunanistan Krallığı Yunanistan Krallığı
Komutanlar ve liderler
Gen. Nikola Ivanov Kral 1.Konstantin
Güçler
75,076 asker
175 top
(57 piyade taburu, 10 süvari alayı)[1]
117,861 asker
176 top
(73 piyade taburu, 8 süvari alayı)
Kayıplar
6,971 ölü ve yaralı[2]
2,500 asker ve 19 top ele geçirildi[3]
8,828 ölü ve yaralı[3]

Kılkış-Langaza Muharebesi Yunanistan Krallığı ile Bulgaristan Krallığı arasında İkinci Balkan Savaşı sırasında yapılmış muharebedir. İki ordu da Orta Makedonya'nın Kılkış yerleşim biriminde karşılaşmış ve 19-21 Haziran 1913'te (bkz.Jülyen Takvimi) yapılan bu muharebeden Yunanlar galip ayrılmıştır.

Nedenleri

Balkan Devletleri arasındaki anlaşmazlık doruğa çıkıp 1.Balkan Savaşında en çok toprak alan Bulgaristan'a karşı ittifaklar kurulurken bu durumun farkında olan Bulgaristan kendi aleyhine ittifakın askeri hazirlıkları tamamlanmadan saldırıyı hedefler. 16-17 Temmuz gecesi boyunca Bulgarlar herhangi resmi savaş ilanı yapmadan 1.Balkan Savaşı'ndaki eski müttefikleri Yunanistan ve Sırbistan'a saldırır. Bulgarların öncelikli amacı Sırpların Gevgeli'den çıkmalarıni sağlamaktır böylece Yunanlar ve Sırplar arasındaki iletişim lojistik kesilmiş olacaktır.

Ancak Bulgarlar Vardar ekseninde nehir hattında Sırpları sürmekte başarısızlığa uğrar.

İlk Bulgar saldırısını püskürttükten sonra 17 Temmuzda bu defa Yunan ordusu Kralları 1.Konstantin komutasında 8 tabur ve bir süvari alayı ile ilerlemeye başlar Bulgar ordusu ise General Ivanov komutasında doğal olarak güçlü bir savunma poziyonu olan Kılkış- Langaza hattına çekilir.

Muharebe

General Nikola Ivanov komutasında, Bulgar İkinci Ordusu Doyran Gölü, Kılkış'ın güneydoğusu,Langaza, Serez, Pangaion Dağı, Ege Denizine kadar bir hattı tutuyordu. Bulgar Ordusu Mayıstan beri bu bölgedeydi ve savaş tecrübesi olan Birinci Balkan Savaşı'nda Edirne Kuşatması'na katılmış bir orduydu.

16Temmuzda bölgedeki Bulgar gücü 75.000 asker ve 175 top,57 piyade taburu,10 süvari alayı,37 topçu bataryasından oluşuyordu.[1] General Ivanov savaş sonrası buradaki birliklerinin 36.000 kişi olduğu 20.000'ininde eğitiminin olmadığı ve bölüklerin tam gücünün altında olduğunu iddia etmektedir.

İvanov'un askerlerini düşük sayıda göstermesine ve kendisinin sayıca fazla Yunan kuvvetleri ile karşılaşmasına rağmen Yunan komuta kademesi Bulgarların sayısını 80- 105.000 arası yüksek rakamlarda göstermektedir. [4]

1.Konstantin yönetimindeki Yunan ordusu 8 tümen ve 1 piyade alayı ile 176 toptan oluşmaktadır.[5] 80 kmlik Ophanos körfezinden Gevgeli bölgesine kadar hat boyunca dizilmişlerdir.

Yunanların Bulgarların nereye saldıracağını bilmeleri mümkün olmadığından, taarruz için seçilen bir noktada Bulgar ordusunun geçici bir üstünlüğe sahip olması muhtemeldir. Yunan planları doğası gereği savunma amaçlıydı ve Bulgarların Selanik'i ele geçirmek için ilk hamleyi yapacaklarını umuyorlardı. Bu nedenle Selanik, yeni kurulan Selanik Kale Komutanlığı tarafından bir garnizon şehirde oluşturuldu. İleri konuşlandırılan Yunan tümenleri, pozisyonlarını ellerinden geldiğince koruyarak önce Bulgarların saldırmasına izin verme emri aldı. Yunan ordusu, birliklerinin geri kalanını en zayıf Bulgar kanadına karşı bir karşı saldırı için yoğunlaştıracaktı.

Yunan Yerleşimi şu şekildeydi Yunan solu Axioupoli (Boymitsa) çevresinde ilerlenen alana 10.piyade tümeni, Ordu yerleşkesinde (merkezde) (savaş başlayınca dağıtıldı);3. ve 5. piyade tümenleri Axios ve Gallikos nehirlerine; 4.tümen Gallikos Nehrinden and Selanik-Serez karayolu; 1.tümen ise Langaza nehri ve Volvi boyunca ; 7.tümen Volvi gölü ve Orphanos gölü boyunca, buna karşın 2. ve 6. tümenler Selanik kuzeyinde yedek kuvvet olarak bekleyecekti, Süvari alayı ise Selanik kuzeyinde Sindos'ta bekleyecekti.[6]

Yunan askerleri Bulgar hatlarına ilerlerken.

15 Haziran'da Bulgar Ordusu Selanik'e doğru ilerleme emri aldı. Yunanlar onları durdurdu ve 18 Haziran'a kadar genel bir karşı saldırı emri verildi. Ertesi gün 10. Tümen Artzan Gölü'nün kuzeyindeki Kallinovo tepelerine, 3., 5., 4. ve 2. Tümen ise Kilkis bölgesine saldırdı. 6. ve 1. tümen Langaza'ya ve 7. tümen Karakoli eyeri ve Nigrita'ya saldırdı. Süvari tugayı 10. ve 3. tümenler arasında faaliyet gösteriyordu.[6]

Kılkış

Muharebe Sonrası Yanan Kılkış Şehri

Kılkış'ta Bulgarlar ele geçirilen Osmanlı silahlarını da kullanarak aşağıdaki ovaya hakim olan güçlü savunmalar oluşfturmuşlardı. Bölge, 1. tugayı hariç, Bulgar 3. tümeni tarafından korunuyordu. Kılkış'ın kendisi, birkaç topçu bataryasıyla desteklenen sekiz taburdan oluşan 2. tugay (Albay Ribarov) tarafından garnizonca korunuyordu. Onlara karşı 38 Yunan taburu 100 topla saldırdı.[7] 3. tugay (Albay Kavarnaliev komutasında), Doyran Gölü ile Ardzan Gölü arasındaki bölgeyi kapladı. Çatışmaların başlamasının hemen ardından, Bulgar tarafına takviye olarak başlangıçta Kılkış mevzisinin yanlarını kapsayan 10.süvari alayı ve 18 temmuzda Trenlere bindirilip getirilen Serez alayı geldi.

Yunan birlikleri, Bulgar topçu ateşi altında ovaya hücum etti. 19 Haziran'da Yunanlar, Bulgar ileri hatlarını her yerde ele geçirdiler, ancak Bulgar topçularının Kılkış tepelerinde gözlemlerinin rehberliğinde büyük bir doğrulukla aralıksız ateşiyle ağır kayıplar verdiler. Sadece 5. tümen o gün 1.275 kayıp verdi. 20 Haziran'da Yunanlar, bütün kuvvetlerini seferber etmelerine ve istikrarlı bir şekilde ilerlemelerine rağmen, Bulgar savunmasını kırmayı başaramadılar. Yunan Süvari Tugayı, demiryolu ile gelen Bulgar takviyelerini tespit etti. Sonuç olarak, Yunan karargahı saldırının ertesi sabah devam etmesini emretti.

10. tümen Kalinovo'da (iki dünya savaşı arasında Soultogianneika olarak yeniden adlandırıldı) düşmandan ayrılması ve güney yönüne hareketle Kılkış'taki muharebeye iştiraki 1. ve 6. tümenlere ise Kılkış'a saldıran güçleri kanattan takviye etmek için ek dağ topçularını da içeren 6 güçlü topçu bataryası oluşturması emredildi.

20 Haziran gecesi Kilkis'in ele geçirilmesini talep eden Yunan Karargâhının önceki emrine göre hareket eden 2. Tümen tek başına ilerledi. 20 Haziran gecesi, bir topçu ateşi mübadelesinin ardından, 2. Tümen'in iki alayı Gallikos Nehri'ni geçti ve 21 Haziran sabahı Kilkis kasabasına giren Bulgarların 1., 2. ve 3. savunma hatlarına arka arkaya saldırdı. Sabah, Yunan tümenlerinin geri kalanı saldırıya katıldı ve Bulgarlar kuzeye çekildi. Yunanlar geri çekilen Bulgarların peşine düştüler, ancak yorgunluktan düşmanlarıyla temaslarını kaybettiler. Kilkis çevresinde üç gün süren savaşta Yunanlar toplam 5.652 ölü ve yaralı ağır zayiat verdiler. 20 Haziran'da Gevgeli'yi ve 21 Haziran öğleden sonra Kalinovo tepelerini ele geçiren 10'uncu Tümen 276 kişi daha kaybetti, yaklaşık 500 Bulgar askeri, 3 top ve çok sayıda tüfek ele geçirildi. [3][6]

Langaza

Kılkış savunmasına benzer şekilde Bulgarlar da Langaza'da savunma çalışmaları hazırlamışlardı. Kılkış gibi, Langaza'daki tepeler de Bulgarlara mükemmel ateş alanları sağladı. 19 Haziran'da, Yunan 6. tümeni Assiros'tan (Yuvesna) Langaza'ya doğru ilerledi ve yaklaşık 530 adam kaybettikten sonra Dichalo-Klepe hattını ele geçirmeyi başardı. 1. tümen güneyden ilerledi ve Vertiskos'u başarıyla ele geçirdi. 20 Haziran'da, iki Yunan tümeni, Bulgar topçularının ateşine rağmen, Bulgar ana savunma bölgesi Langaza ile temas kurarken daha da ilerledi ve yanlarına katıldı. 20 Haziran gecesi, karargahtan Kılkış'a saldıran kuvvetleri tutmak için bir müfreze oluşturma emri geldi. 21 Haziran sabahı Bulgarlar topçu atışlarını Yunan 5. Alayına yoğunlaştırdı. 3. taburun Kılkış müfrezesine katılmak üzere geri çekildiğini gören Bulgarlar, bir fırsat gördü ve 1. taburu ağır kayıplarla geri çekilmeye zorladı. Alay komutanı liderliğindeki 2. taburla yapılan bir karşı saldırı Bulgarları durdurdu. Sabah saatlerinde Kılkış'ın düşmesinin ardından müfreze oluşturma emri iptal edildi. Saat 15:00'te iki Yunan tümeni topçu ile yakın koordinasyon içinde Bulgar mevzisine saldırdı ve saat 16:00'da Bulgar savunmasını kırdı. Bulgarlar, Yunanların elinde 16 silah ve 500 mahkûm bırakarak düzensiz bir şekilde geri çekildiler.[6]

Bu arada, Yunan 7. tümeni uzak doğu kanadında savaşıyordu. 19 Haziran'da 7. Tümen Karakoli'nin eyerini başarıyla ele geçirdi ve ardından 20 Haziran'da direniş göstermeden Nigrita'yı ele geçirmeye devam etti. Bu arada, alay personeli ve bir taburdan oluşan bir Bulgar kuvveti, Karakoli'ye doğru agresif bir şekilde ilerliyordu. Kuvvet nihayetinde kuşatıldı ve 10 subay ve 1.500 adamla teslim oldu. 21 Haziran'da 7. tümen yavaş ilerleyişine devam etti. Bulgarların bozgunu ve Orliako köprüsü üzerinden geri çekildiğinin bildirilmesine rağmen, 7. tümen kolu Bulgarların geri çekilmesini engelleyemeyecek kadar yavaş ilerledi. 7.tümen, bu kabul edilemez başarısızlığından dolayı ağır bir şekilde eleştirildi. [6]

Yunan 7. tümeni 199 kayıp daha verirken Yunan 2. Tümeni Langaza'da 2,701 ölü ve yaralı verdi. [3]

Sonuçları

Kılkış Muharebesinde Bulgar siperleri

Bulgar 2. Ordusunun Yunanlar tarafından yenilgiye uğratılması, 2. Balkan savaşında Bulgarların yaşadığı en büyük askeri felaketti.[2] Bulgar kaynakları 6,971 kayıptan söz eder.[2] Yunanlar 8,828 kayba uğradıklarından bahsederler. Bulgarların sağ yanında, Yunan Evzonlar (Yunan Efsun askerleri) Gevgeli ve Matsikovo (Evzonoi) tepelerini ele geçirir. Sonuç olarak, Doyran üzerinden Bulgar geri çekilme hattı tehdit altına alındı ve İvanov'un ordusu, zaman zaman bozguna dönüşme tehdidiyle umutsuz bir geri çekilmeye başladı. Takviyeler çok geç geldi ve Ustrumca'ya ve Bulgaristan sınırına doğru geri çekilmeye katıldı. Yunanlar Doyran'ı 5 temmuzda aldılar fakat Ustrumca geçidindeki (Karasu geçidi) Bulgar geri çekilmesine engel olamadılar Bulgar kuvvetlerini kuşatamadılar. On 11 Temmuzda, Yunanlar Sırplarla temasa geçtiler ve ardından 24 Temmuz'da Kresna Gorge'a ulaşana kadar Struma Nehri (Ustrumca-Karasu Nehri)'ne doğru Bulgarları takip ettiler.

Savaştaki kayıplar, modern Yunan askeri tarihinin en ağırlarıydı. Ancak, sonuç Yunanlar için bir zaferdi ve yeni Kralın popülaritesini artırdı. Yunanlar için önemi nedeniyle, Kılkış Muharebesi adını 1914'te bir Yunan zırhlısına verdi, Bkz.Kilkis (zırhlı)

Bu muharebe aynı zamanda Kılkış Savaş Müzesi ve Langaza Askeri Müzesi'nde de anılır.

Kılkış Savaş Müzesi
Langaza Askeri Müzesi

Kaynakça

Özel
Genel
  • A Concise History of the Balkan Wars 1912-1913. Hellenic Army General Staff Army History Directorate. Atina. 1998. 
  • The Greek Army during the Balkan Wars, Volume C. Greek Ministry of the Army. 1932. 
  • Hall, Richard (2000). The Balkan Wars, 1912-1913: Prelude to the First World War. Interallied War. 
  • Nikolaou, Brigadier General Charalambos G. (June 2001). "19-21 Ιουνίου 1913: Μάχη του Κιλκίς-Λαχάνα" [June 19-21, 1913: Battle of Kilkis-Lahana]. Military History (Yunanca). Athena: Periscope (58). 
  • Politakou, Lieutenant General Ioannou (1980). Στρατιωτική Ιστορία της Νεωτέρας Ελλάδος [Military History of Modern Greece] (Yunanca). Atina: General Staff of the Army. 
  • "The War between Bulgaria and the other Balkan Countries in 1913" (1941). State Publishing House. Ministry of War, Army Headquarters, Republic of Bulgaria.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">I. Konstantin (Yunanistan kralı)</span> Yunanistan Kralı

I. Konstantinos 18 Mart 1913'ten 11 Haziran 1917'ye ve 19 Aralık 1920'den 27 Eylül 1922'ye kadar Yunanistan Kralıydı.

<span class="mw-page-title-main">Birinci Balkan Savaşı</span> Balkan Birliği ile Osmanlı Devleti arasında 7 Ekim 1912-30 Mayıs 1913 tarihleri arasında gerçekleşen savaş

Birinci Balkan Savaşı, 7 Ekim 1912-30 Mayıs 1913'te Bulgaristan Krallığı, Sırbistan Krallığı, Yunanistan Krallığı ve Karadağ Krallığı'ndan oluşan Balkan Birliği'nin Osmanlı Devleti'ne karşı başlattığı savaş. Bu savaş ile Balkan devletleri, Osmanlı Devleti'nin Balkanlardaki topraklarının büyük bir bölümünü ele geçirmiştir. Bu savaş sonucunda Osmanlı Devleti Edirne ve Kırklareli'ne kadar olan Midye-Enez Hattı'nın batısındaki tüm topraklarını Balkan devletlerine bırakmak zorunda kaldı.

<span class="mw-page-title-main">Kırkkilise Muharebesi</span> Osmanlı İmparatorluğu ile Bulgaristan Krallığı arasında geçen savaş

Kırkkilise Muharebesi veya Kırklareli Muharebesi, Osmanlı İmparatorluğu ile Bulgaristan Krallığı orduları arasında geçen Birinci Balkan Savaşı'nın bir parçası olan; 22 Ekim 1912 tarihinde başlayan ve 24 Ekim 1912'de Osmanlı ordusunun doğu Trakya'da yenilgisi, Bulgar zaferi ile son bulan; Osmanlı İmparatorluğu'nun I. Balkan Savaşı'nı kaybetmesine sebep olan en önemli muharebelerden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Sarantaporon Muharebesi</span>

Sarantaporon Muharebesi , aynı zamanda Sarantaporo veya Sarandaporon olarak da çeşitli şekillerde tercüme edilmiştir, Eski Jülyen takvimde 9-10 Ekim 1912'de günümüz Gregoryen Takviminde 22-23 Ekim 1912'de gerçekleşti. Birinci Balkan Savaşı sırasında Veliaht Konstantin yönetimindeki Yunan kuvvetleri ile General Hasan Tahsin Paşa yönetimindeki Osmanlı kuvvetleri arasında yapılan ilk büyük muharebeydi. Muharebe, Yunan ordusunun Teselya'yı, Orta Makedonya'ya bağlayan Sarantaporo geçidinde Osmanlı savunma hattına saldırmasıyla başladı.

<span class="mw-page-title-main">Yenice Muharebesi</span> I. Balkan Savaşıda bir muharebe

Yenice Muharebesi veya Giannitsa Muharebesi, 19- 20 Ekim (2- 3 Kasım 1912 tarihleri arasında yapılan, Yunanların zaferiyle sonuçlanan bir Balkan savaşı muharebesi. Gerek Yunan ordusunun doğru taktiği, gerek de Yunan ordusunun ve donanımının sayıca Osmanlı Devleti'nin savaştaki ordusundan fazla olması Yunan ordusunun zaferini kesinleştirmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Lüleburgaz Muharebesi</span>

Lüleburgaz Muharebesi veya Karaağaç Muharebesi ya da Pınarhisar Muharebesi, Birinci Balkan Savaşı'nda, 29 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında; Bulgaristan Krallığı ile Osmanlı İmparatorluğu ordusu arasında yapılan ve Bulgar ordusunun kesin zaferi, Osmanlı ordusunun ağır yenilgisi ile sonuçlanan muhârebedir. Bu muhârebe de Kumanova Muharebesi, Kırkkilise Muharebesi ve İmroz Deniz Muharebesi ile birlikte, Osmanlı İmparatorluğu'nun Birinci Balkan Savaşı'nı kaybetmesine sebep en önemli muhârebelerden biri olarak görülmektedir. Ayrıca I. Balkan Savaşı'nın asker katılımı bakımından en büyük ve en geniş katılımlı muhârebelerinden biridir.

Kalimantsi Muharebesi, İkinci Balkan Savaşı sırasında, 17-24 Temmuz 1913'te Bulgar Ordusu ile Sırp-Karadağ ordusu arasında Vinitsa'da aynı adı taşıyan köyün yakınında yapıldı. Bu muharebesinde, Dördüncü Bulgar Ordusu savunma zaferi kazanıp Sırp saldırısını durdurmayı başardı ve Struma Vadisi'ndeki Yunan birlikleriyle birleşmelerini de engelledi.

<span class="mw-page-title-main">Birinci Çatalca Muharebesi</span>

Birinci Çatalca Muharebesi 17 ve 18 Kasım [E.U. 4-5 Kasım] 1912 tarihinde gerçekleşmiş ve Osmanlı zaferi ile sonuçlanmıştır. Birinci Balkan Savaşı'nın Lüleburgaz Muharebesi'yle birlikte en büyük muharebelerinden biri olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">İkinci Çatalca Muharebesi</span>

İkinci Çatalca Muharebesi 3 Şubat 1913'ten başlayıp Londra Antlaşması’nın imzalanmasına kadar süren döneme kadar Bulgarlar ile Osmanlı İmparatorluğu arasında İstanbul için yapılan bir dizi çatışmalar silsilesinin genel adıdır.

Beşpınar Muharebesi veya Pente Pigadia Muharebesi Birinci Balkan Savaşında Osmanlılar ile Yunanistan Krallığı arasında yapılmış bir muharebedir.

Soroviç Muharebesi, kimi kaynaklarda Vevi Muharebesi olarak da geçer, eski takvime göre 21–24 Ekim 1912 (O.S.), tarihinde Birinci Balkan Savaşı esnasında yapılmış bir muharebedir. Bu muharebe 1. Balkan Savaşındaki az sayıdaki Osmanlı zaferlerinden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Doyran Muharebesi</span>

Doyran Muharebesi Bulgar ve Yunan kuvvetleri arasında 22-23 Haziran 1913'te Balkan Savaşları sırasında yapılan muharebedir. Muharebe sonucunda Doyran şehri Yunanların eline geçmiş ve Strumica yönüne Yunan ordusu yönelince Bulgar Ordusu Sırplar üzerindeki baskısını hafifletip zaruri olarak kuvvetlerini geri çekip Sırp cephesinden gerilemek zorunda kalmış, bunun neticesi Sırplara karşı Vardar ve Bregalnica Nehri ovalarında savaşmak zorunda kalmıştır.

5. Kolordu, Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı dönemi askerî birimlerinden biridir.

Yunanistan'ın 1912-1913 yıllarındaki Balkan Savaşları'na katılımı, Yunan devletinin büyüklüğünü neredeyse iki katına çıkarmasını ve bugünkü toprak büyüklüğünün çoğuna ulaşmasını sağladığı için modern Yunan tarihinin en önemli bölümlerinden biridir. Aynı zamanda, ilişkilerin sonraki on yıla hükmedeceği ve Yunanistan için uzun süren yankı uyandıran iki kişiliğin ön plana çıkmasıyla birlikte siyasi gelişmelerin bir katalizörü olarak da hizmet etti: Başbakan Elefterios Venizelos ve ordu komutanı, prens ve daha sonra kral olan I. Konstantin.

<span class="mw-page-title-main">Bregalnica Muharebesi</span> Bulgaristan Krallığı ile Sırbistan Krallığı arasında geçmiş olan muharebe

Bregalnica Muharebesi, Bulgaristan Krallığı ordusu ve Sırbistan Krallığı Karadağ Krallığı ordusu arasında 30 Haziran -9 Temmuz 1913 arasında gerçekleştirilen İkinci Balkan Savaşı sırasında yapılan muharebedir. İkinci Balkan Savaşının en büyük katılımlı muharebesidir. Bu muharebe Bulgarların Delçevo'ya çekilmesi ile sonuçlanmıştır. Makedonya'nın kaderi Bulgar mı yoksa Sırbistan toprağı olarak kalacağı bu muharebe ile şekillenmiş ve Makedonya Sırbistan Krallığı toprağı olarak kalmıştır. "Bregalnica Muharebesi" terimi esas olarak Yugoslav ve Sırp tarihçiliğinde kullanılmaktadır. Bulgar tarih kitaplarında bu olaylar çoğunlukla bir muharebe olarak değil, savaşın başlangıcında Bulgar 4. Ordusunun bir dizi muharebesi olarak kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Kresna Kanyonu Muharebesi</span> İkinci Balkan Savaşı sırasında gerçekleşmiş bir muharebe

Kresna Kanyonu Muharebesi, 1913 yılında İkinci Balkan Savaşı sırasında Yunanlar ve Bulgarlar arasında yapıldı. Muharebe, 8-18 Temmuz tarihleri arasında, labirenti andırır şekildeki ormanlar ve dağlar arasında 20 km'lik bir cephede, 11 günlük bir sürece yayılı şekilde yapıldı.

<span class="mw-page-title-main">Driskos Muharebesi</span>

Driskos Muharebesi, 9-11 Aralık 1912'de gerçekleşti.Ancak Konduravki köyü mevkiindeki çatışmalar nedeniyle bu muharebe Konduvraki- Driskos Muharebesi olarak da bilinir. Bu muharebe Birinci Balkan Savaşı sırasında Alexandros Romas komutasındaki Yunan kuvvetleri ile General Esad Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri arasında yapılan bir muharebedir. Muharebe, Yunan Ordusunun Hani Kamber Ağa'daki Osmanlı savunma hattına saldırmasıyla başladı.

21-23 Ekim 1912 Tarihleri arasında Yunan Epir Ordusunun birlikleri ile Yanya Kolordusu kuvvetleri arasında gerçekleşen muharebedir. Yanya kolordusunun Balkan Savaşı'nda girdiği ilk muharebe olup Osmanlı zaferi ile sonuçlansa da bu muharebedeki bazı hatalar hemen ardından girişilen Gribova Muharebesi'ndeki yenilgi bu başarının kullanılamamasına neden olmuştur.

Birinci Yanya Muharebeleri, Birinci Balkan Savaşı sırasında Pista Muharebesi akabinde Yunanların doğrudan Osmanlı Yanya Kolordusundan Yanya Kalesi'ni almak için yaptığı saldırılardır. Yunanların Manalusa Muharebesi'nde zorlukla kazandığı küçük ilerleme haricinde muharebeler Osmanlı lehine sonuçlanmış hatta Osmanlılar asker kaybı pahasına firarlara rağmen Epir Ordusundan bir kısım ek topraklar kazanmış ve Yanya Kalesi üzerindeki saldırılar geçici sürede olsa engellenmiştir.