İçeriğe atla

Kütle ve ağırlık

Bir cismin Dünya ve Mars'daki kütle ve ağırlığı. Ağırlık iki gezegenin farklı Yerçekimi ivmesine sahip olması nedeniyle değişirken kütle sabit kalır.

Kütle ve ağırlık birbirlerinden farklı kavramlara ve özelliklere sahiptir. Ağırlık, temel birimi Newton (N) olan ve yerçekimi tarafından cisme etki eden kuvvet olarak tanımlanırken, kütlenin temel birimi kilogramdır (kg) ve maddenin miktarı veya enerjisi ile ilgili bir büyüklüktür.

Günlük kullanımda madde miktarı olan kütle ve maddeye etki eden yerçekimi kuvveti olan ağırlık karıştırılabilmektedir; ağırlık birimi olarak yanlışlıkla kg kullanılmaktadır. Aynı kütleye sahip iki cisim aynı yerde veya yerçekimi ivmeleri eşit olan yerlerde aynı ağırlığa sahiptir, fakat yer değiştikçe ağırlık da değişebilmektedir. 1 kg kütleye sahip herhangi bir cismin ağırlığı, kutuplarda deniz seviyesinde 9.83 N civarı iken ekvatorda deniz seviyesinde 9.78 N civarıdır, yani 0,5% daha küçüktür;[1] yeryüzünün, dünyanın merkezi kısımlarından en uzakta noktası olan Chimborazo dağında daha da küçüktür.

Örnekle Açıklanması

Örneğin, fotoğraftaki kızı düşünürsek zincirdeki gerilmeden kızın ağırlığını çıkardığımızda elde edilen kuvvet kızın salıncakta salınmasını sağlayan kuvvettir

Örneğin, 1.0 kilogram kütleye sahip bir cisim Dünya yüzeyinde tam olarak 9.81 newtona karşılık gelmektedir. Cismin kütlesi ağırlığa çevirilirken yer çekimi ivmesiyle çarpılır. Newton birim kuvvetken, kilogram kütlenin birimidir. Cismin kütlesi her yerde aynı çıkarken, ağırlığı Dünya yerine Mars'ta ölçülürse yer çekimi düşük olduğundan dolayı daha düşük olacaktır.

Kütlenin klasik fizikteki tanımı ise cismin dış kuvvetin etkisi altında kaldığında ivmelenmeye karşı gösterdiği dirençtir. Yer çekimsel ağırlık cismin yer çekimi alanına maruz kaldığı takdirde oluşan kuvvettir ve cismin serbest düşmesine izin vermezken, gezegen yüzeyi gibi mekanik kuvvetlerde desteklenir. Bazı kuvvetler ağırlık oluşturur. Bu kuvvet diğer kuvvet çeşitlerine de eklenebilir.

Cismin ağırlığı çeşitli yer çekimi gücüyle orantılı olduğundan beri, cismin kütlesi Göreli efekti yok sayıldığı takdirde ve enerji ya da madde cisme eklenmediği sürece sabittir. Yörüngede uzay yürüyüşü yapan astronotlara göre, uyduyla kişinin arasındaki bağlantıları tutmak için herhangi bir efora gerek yoktur, kütlesizdir. Fakat yörüngedeki cisimler kütle ve eylemsizliğe sahip olduğundan dolayı, astronotlar bir tonluk kütlesine sahip aynı orandaki on tonluk uyduyu ivmelendirebilmek için on kat daha fazla kuvvet uygulamak zorundadırlar.

Örneğin, fotoğraftaki kızı düşünürsek zincirdeki gerilmeden kızın ağırlığını çıkardığımızda elde edilen kuvvet kızın salıncakta salınmasını sağlayan kuvvettir. Eğer bu kuvvet olmasaydı kız salıncakta salınamazdı. Merkezcil kuvvetteki kazanç salıncağın sallanmasını yay çizgisinde tutmak için gereklidir. Eğer birisi kızın arkasında, yay çizgisinin ortasında, durur ve salıncağı durdurmaya çalışırsa, durdurma kuvveti kızın eylemsizliğiyle karşı yönde olacaktır. Yer çekimi aniden kaldırılsaydı da aynı sonuç gözlenirdi.

Dünya üzerindeki salıncak kuvvet, kütle ve ivme arasındaki ilişkileri kanıtlar. Eğer birisi salıncakta hareketsiz durmakta olan yetişkinin arkasında durursa ve güçlü bir şekilde iterse, yetişkin geçici olarak yavaş bir hızda ivmelenecek ve sonrasında salıncak başladığı noktanın karşıt yönüne doğru kısa bir mesafe alacaktır. Eğer, birisi salıncakta hareketsiz duran küçük çocuğun arkasında durursa ve aynı kuvvetle iterse, küçük çocuk yetişkinden daha fazla hızla hareket edecektir.

Genel bakış

Kütle genel olarak bir şeyin ne kadar ağır olduğu olarak düşünülebilir. Kütle ilk durağanlık, karşı taraftan başka bir kuvvet etki etmediği sürece cismin sabit hızını koruma eğilimi, özelliğidir. Isaac Newton'un 327 yaşındaki hareket yasasının en önemli formülü F = ma'dır.

Eylemsizlik bowling topu pürüzsüz ve yatay şekilde, düz hareketine devam ederken görülür. Bu durum bowling topunun ağırlığından ayrıdır. Bowling topunun kütlesi değişmezken ağırlığı Dünyadaki ağırlığına kıyasla Ayda altıda biri kadar olacaktır. Sonuç olarak, ne zaman kütle, hız, eylemsizlik gibi geri tepki kinetiği ağır basarsa ve yer çekimi etkisi ihmal edilebilirse, cismin davranışları yer çekimi düşük olsa bile sabit kalır. Örneğin, bilardo masasının üstündeki bilardo topları aynı hızda dağılır ve geri gelir ve atıştan sonraki enerjileri Ayda, Dünyada olduğu gibi, masa deliklerine daha düşük hızda girer.

Fiziksel bilimlerde, kütle ve ağırlık ifadeleri farklı fiziksel özellikleri olduğundan ayrı ölçüler olarak tanımlanır. Günlük kullanımda, bütün cisimler aynı kütleye ve ağırlığa sahiptir ve birbirlerine kesin olarak orantılılardır. Ağırlık, duruma bağlı olan, sıklıkla iki özelliği de tanımlar. Örneğin, cismin net kütlesi genellikle kütlesini gösterir ve gram gibi kütle birimleri tarafından ifade edilir. Buna karşın araba tekerleklerindeki kilogram başına maksimum düşen yükü kilogram cinsinden belirten yapısal yük endeks oranı ağırlığı, yer çekiminden dolayı oluşan kuvveti gösterir. 2000 yıllarında, kütle ve ağırlık arasındaki ayırt edici özellik teknolojik yazılarda, molekül kütlesi örneği gibi katı olarak uygulanmaz.

Çünkü kütle ve ağırlık birbirinden farklı büyüklüklerdir, birbirlerinden farklı ölçü birimleri vardır. SI birimlerinde, kilogram kütlenin birimidir ve newton birim yüktür. SI birimi olmayan kütle-kuvvet ağırlığı ölçmeye yarayan birim olarak kullanılır.

Kütle Biriminin Dünyadaki Eşdeğerine Çevrilmesi

Cismin ağırlığı, cismin yer çekimi kuvveti, kilogram olarak ifade edilir. Aslında cismin ağırlığı, cismin yer çekimi kuvveti, kilopond olarak da bilinen, kilogram-kuvvete karşılık gelmektedir. Dünya yüzeyindeki bütün cisimler kesin olarak 9.8 m/s2 yer çekimi ivmesine maruz kalır. Standart yer çekiminin kesin olarak değeri 9.80665 m/s2'dir. Böylece metroloji belirlenmiş kuvvet ve basınçtaki kütle birimlerini çevirebilmek için standart değerlere sahiptir. Dahası, kilogram-kuvvet kesin olarak 9.80665 newtona karşılık gelmektedir. Gerçekte, g sembolüne sahip yer çekim ivmesi az oranda enlem, yükseltme ve yeraltı yoğunluğu olarak çeşitlilik gösterir.

Mühedisler ve bilim adamları kütle, kuvvet ve ağırlık arasındaki farkları anlamışlardır. Mühendisler yapısal mühendislik gibi kütle yükleme, yapıda yer çekimiyle oluşan kuvvet, içeren beton, araba gibi cisimlerin kütlesini newton cinsinden kuvvete çevirebilmek için cismin yükünün türevini almışlardır. Elastik modül gibi materyal özellikleri newton ve pascal, newtonla ilişkili basınç birimi, cinsinden hesaplanır.

Kaldırma Kuvveti ve Ağırlık

Cismin daldırıldığı akışkan (gaz veya sıvı) fark etmeksizin kaldırma kuvveti yeri değiştirilen akışkanın ağırlığına eşittir.
Kaldırma kuvvetine sahip sıcak hava balonu onu sırtlananlara büyük bir ağırlık uygulamaz ancak kütlesi büyük olduğu için yavaştır.

Genellikle Dünya üzerindeki kütle ve ağırlık arasındaki ilişki yüksek oranda orantılıdır. Bir litre soda şişesinin ağırlığından yüz kat daha fazla ağırlığa, tam olarak bin newton, sahip olan bir cismin Dünyaya göre ağırlığı yüz kilogramdan biraz fazla olacaktır. Yine de, durum her zaman böyle olmayabilir, kütle ağırlık oranına uymayan benzer cisimler olabilir.

Yaygın olarak bilinen helyumla doldurulmuş balon, yer çekimine karşı yönde olan kaldırma kuvvetine sahiptir. Balonun helyumu boşaltılırsa, sıklıkla tarafsız bir hale gelir ve yarıya kadar alçalabilir. Böyle durumlarda, balonun ne alçalıp ne de yükseldiği anlar vardır ve sabit duran balonun altına terazi konursa, balon ağırlığının bir kısmı Dünya yüzeyine tekrar dağıtıldığından dolayı tamamen kütlesizmiş ve hiçbir kuvvet etkisi altında değilmiş gibi gözükecektir. Neredeyse ihmal edilebilir gramaja sahip lastikten yapılmış balon düşünüldüğünde, lastik balon hava ile şişirildiği zaman bütün kütleyi muhafaza edecektir.

Tekrar, kütle üzerindeki düşük yer çekimsel çevre etkisinin aksine, kaldırma kuvveti cismin ortadan kaldırılan ağırlığını parçalara bölmez. Ortadan kaldırılan ağırlık düşük kuvvete, ağırlığa neden olan yer altına iletilmek yerine balonun altına yerleştirilmiş teraziye teorik olarak yansır. Eğer birisi taşınabilir havuzdayken başka bir kişi havuza girip yüzmeye başlarsa, kişilerin yükleri toplamları havuz, havuzun altındaki terazi tarafından, görülebilir. Kaldırma kuvvetine maruz kalmış objelerin ağırlığı azalacaktır ve akışkan sistem içerisindeki cisimlerin kütleleri ilk eklenen cismin bütün kütlesinden dolayı artacaktır. Hava akışkan olduğundan dolayı, bu prensip cisimlere ve hava sistemlerine de uygulanabilir.

Kaldırma kuvveti etkisi sadece balonları etkilemez. Sıvılar ve gazlar fiziksel bilimlerde akışkandır ve toz parçacıklarından çok daha küçük boyutlu cisimler Dünya üzerinde sıvı içine batırılır ve kaldırma kuvveti seviyelerine sahiptirler. Yüzen yüzücü ya da havada uçan balon olmaması durumunda, havuzdaki ağırlıklı düzenek için kaldırma kuvveti ağırlıklı hale gelmiş cismin yer çekimsel ağırlığı olarak sayılabilir. Fakat, not olarak, akışkanla desteklenmiş cisimler esasında kabloyla desteklenmiş cisimlerden ağırlığın kaybolması yerine başka bir yere transfer edildiğinden dolayı pek de farklı değildir.

Ağırlığı önemsiz balonların kütlesini daha büyük sıcak hava balonlarıyla artırmak günümüz şartlarıyla mümkündür. Sıcak hava balonlarının ağırlığını ölçmek için efora gerek olmamasına rağmen, sıcak hava balonları fazla hareket etmeden yerin üzerinde ve etrafında uçarlar.

Kaldırma kuvveti ve cismin aşağı yöndeki ağırlığını azaltan kuvvetin sonuçları Arşimet İlkesine dayanır. Arşimet İlkesi kaldırma kuvvetinin sıvının yer değiştiği suyun ağırlığına eşit olduğunu belirtir. Eğer akışkan havaysa, kuvvet daha küçük olacaktır.

Havanın Kaldırma Kuvvetinin Hesaplamalara Etkisi

Normalde, normal öz kütleye sahip cisimlerin kaldırma kuvveti etkisi günlük aktivitelerin sonucu olmak için çok küçüktür. Örneğin, kaldırma kuvvetinin birisinin vücut ağırlığı üzerindeki azaltma etkisi, yer çekiminin 1⁄860'dır. Dahası, barometrik basınç çeşitlilikleri kişinin ağırlığının 1⁄30.000'i kadardır. Fakat, metroloji, ölçü bilimi, laboratuvar takvimlerini ve dengelerini düzenlemek için yapılan kütle tahminleri hava yoğunluğunun kaldırma kuvvetini dengelemek için olduğuna dair bazı kesin bilgilerle üretilmiştir. Uluslararası Model Kilogram gibi çok pahalı platin-iridyum kütle standartlarında verilen, yüksek enerjili çalışan standartlar 8.000 kg/m³ öz kütleye sahip ve 21.550 kg/m³ öz kütleye sahip platin-iridyumdan daha büyük hacim işgal eden paslanmaz alüminyum alaşımıdır. Elverişlilik için kütle; 20 °C'de kütle için, uygun kütle, 1.2 kg/m³ öz kütleye sahip havayla dengede olan standart öz kütle 8.000 kg/m³'e sahip kütledir. Küçüğünün etkisi, kütle standartlarında paslanmaz alüminyum için 150 ppm olurken, uygun düzeltmeler kütlelerin doğru etiketlenmesi için bütün kütle standartlarındaki kesinlik oluşturulurken düzenlenir.

Ne zaman rutin laboratuvarlarda yüksek kesinlik ölçeklendirilirse, ayarlanmış paslanmaz alüminyum standartları kullanılarak, ölçek alışılagelmiş şekildeki kütleye, gerçek kütle-kaldırma kuvvetinin 150 ppmsi ayarlanmış şekilde, ölçeklendirilir. Cisim kesin olarak aynı kütleye sahipse fakat farklı öz kütleler farklı hacimlerde yer değiştiriyorsa ve dahası farklı kaldırma kuvveti ve ağırlığa sahipse, paslanmaz alüminyum kütle standartlarıyla kıyaslanarak tartılan ve ölçülen herhangi bir cismin kendine özgü ölçülmüş kütlesi vardır, gerçek kütle-kaldırma kuvvetinin bilinmeyen derecesi. Yüksek kesinlik işlerinde, maddenin hacmi, kaldırma kuvvetini sıfır alarak hesaplanabilir.

Tartı tipleri ve ölçtükleri değerler

Kütle ve ağırlık
Banyo tartıları yerçekiminden etkilenir.
Terazide tartılan cisimler yerçekiminden etkilenmez.

Notlar

  1. ^ "Arşivlenmiş kopya". 29 Nisan 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Mayıs 2017. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Eylemsizlik</span> Bir cismin içinde bulunduğu düzgün hareket veya hareketsizlik durumunun sürüp gitmesi, hareketsizliğe veya hareketsizlikten harekete kendi başına geçememesi özelliği

Eylemsizlik ya da atalet, cisimlerin hareket durumlarını koruma eğilimleridir. Burada "hareket durumu" ile anlatılmak istenen, cismin diğer bir cisme göre sabit hızla hareket etmesi veya durağan halde bulunmasıdır. Maddeler için ortak özelliktir. Newton tarafından 1. hareket yasası olarak ifade edilmiştir. Bu yasa, bir cisim üzerine etkiyen dış kuvvetlerin bileşkesi sıfır olduğu zaman cismin hareket durumunun değişmeyeceğini söyler.

<span class="mw-page-title-main">Kuvvet</span> kütleli bir cisme hareket kazandıran etki

Fizik disiplininde, kuvvet bir cismin hızını değiştirmeye zorlayabilen, yani ivmelenmeye sebebiyet verebilen - hızında veya yönünde bir değişiklik oluşturabilen - bir etki olarak tanımlanır, bu etki diğer kuvvetlerle dengelenmediği müddetçe geçerlidir. Itme ya da çekme gibi günlük kullanımda yer alan eylemler, kuvvet konsepti ile matematiksel bir netliğe ulaşır. Kuvvetin hem büyüklüğü hem de yönü önemli olduğundan, kuvvet bir vektör olarak ifade edilir. Kuvvet için SI birimi, newton (N)'dur ve genellikle F simgesi ile gösterilir.

Kütleçekim ya da çekim kuvveti, kütleli her şeyin gezegenler, yıldızlar ve galaksiler de dahil olmak üzere birbirine doğru hareket ettiği doğal bir fenomendir. Enerji ve kütle eşdeğer olduğu için ışık da dahil olmak üzere her türlü enerji kütleçekime neden olur ve onun etkisi altındadır.

<span class="mw-page-title-main">Yörünge</span> bir gökcisminin bir diğerinin kütleçekimi etkisi altında izlediği yola yörünge adı verilir

Gök mekaniğinde yörünge veya yörünge hareketi, bir gezegenin yıldız etrafındaki veya bir doğal uydunun gezegen etrafındaki veya bir gezegen, doğal uydu, asteroit veya lagrange noktası gibi uzaydaki bir nesne veya konum etrafındaki yapay uydunun izlediği kavisli bir yoldur. Yörünge, düzenli olarak tekrar eden bir yolu tanımlamakla birlikte, tekrar etmeyen bir yolu da ifade edebilir. Gezegenler ve uydular Kepler'in gezegensel hareket yasalarında tanımlandığı gibi, kütle merkezi elips biçiminde izledikleri yolun odak noktasında olacak şekilde yaklaşık olarak eliptik yörüngeleri takip ederler.

Fizikte, kütle, Newton'un ikinci yasasından yararlanılarak tanımlandığında cismin herhangi bir kuvvet tarafından ivmelenmeye karşı gösterdiği dirençtir. Doğal olarak kütlesi olan bir cisim eylemsizliğe sahiptir. Kütleçekim kuramına göre, kütle kütleçekim etkileşmesinin büyüklüğünü de belirleyen bir çarpandır (parametredir) ve eşdeğerlik ilkesinden yola çıkılarak bir cismin kütlesi kütleçekimden elde edilebilir. Ama kütle ve ağırlık birbirinden farklı kavramlardır. Ağırlık cismin hangi cisim tarafından kütleçekime maruz kaldığına göre ve konumuna göre değişebilir.

<span class="mw-page-title-main">Newton'un hareket yasaları</span> Bilimsel Yasalar

Newton'un hareket yasaları, bir cisim üzerine etki eden kuvvetler ve cismin yaptığı hareket arasındaki ilişkileri ortaya koyan üç yasadır. İlk kez Isaac Newton tarafından 5 Temmuz 1687 tarihinde yayımlanan Philosophiae Naturalis Principia Mathematica adlı çalışmada ortaya konmuştur. Bu yasalar klasik mekaniğin temelini oluşturmuş, bizzat Newton tarafından fiziksel nesnelerin hareketleri ile ilgili birçok olayın açıklanmasında kullanılmıştır. Newton, çalışmasının üçüncü bölümünde, bu hareket yasalarını ve yine kendi bulduğu evrensel kütleçekim yasasını kullanarak Kepler'in gezegensel hareket yasalarının elde edilebileceğini göstermiştir.

1. Yasa
Eylemsiz referans sistemi adı verilen öyle referans sistemleri seçebiliriz ki, bu sistemde bulunan bir parçacık üzerine bir net kuvvet etki etmiyorsa cismin hızında herhangi bir değişiklik olmaz. Bu yasa genellikle şu şekilde basitleştirilir: “Bir cisim üzerine dengelenmemiş bir dış kuvvet etki etmedikçe, cisim hareket durumunu korur.”
2. Yasa
Eylemsiz bir referans sisteminde, bir parçacık üzerindeki net kuvvet onun çizgisel momentumunun zaman ile değişimi ile orantılıdır:

Dinamik, cisimlerin, çeşitli kuvvetler altında, hareketlerindeki değişiklikleri inceleyen bilim dalıdır. Başka bir ifadeyle: Dinamik, harekete sebep olan ve hareketi değiştiren unsurları inceler.

<span class="mw-page-title-main">Eylemsizlik momenti</span> dönmeye karşı gösterilen zorluk

Atalet momenti veya eylemsizlik momenti, dönmekte olan bir cismin, dönme hareketine karşı durmasına eylemsizlik momenti denir. Eylemsizlik momenti, toplam dönme hareket gücüne karşı direnç oluşturur ve bu yüzden cisim, tam verimde dönemez.

<span class="mw-page-title-main">Newton (birim)</span>

Newton, SI birim sisteminde kuvvet birimi olup simgesi N'dir. Terim, fizik bilimine yaptığı katkılar nedeni ile İngiliz bilim insanı Isaac Newton'un adı ile anılır.

Ağırlık, bir cisme uygulanan kütleçekim kuvvetidir. Ağırlığın birimi newton'dur ve simgesi 'N' olarak gösterilir. Bir kiloluk bir cisim dünyada yaklaşık 9,8 Newtondur. Ölçü aracı dinamometredir. Kütleçekim kuvveti, çekim merkezinden uzaklaştıkça azalacağından Dünya'nın geoit şeklinden dolayı kutuplara gidildikçe artar, ekvatora gidildikçe azalır..

Kilogram-kuvvet, kütlesi 1 kg olan bir cismin, standart yerçekimi altında uyguladığı kuvvetin adı olup kg-f ya da genellikle sadece kg veya kilopound (kp) ile gösterilir.

<span class="mw-page-title-main">Kütle merkezi</span>

Fizikte, uzaydaki ağırlığın dağılımının ağırlık merkezi, birbirlerine göre olan ağırlıkların toplamlarının sıfır olduğu noktadır. Ağırlık dağılımı, ağırlık merkezi etrafında dengelenir ve dağılan ağırlığın kütle pozisyon koordinatlarının ortalaması onun koordinatlarını tanımlar. Ağırlık merkezine göre formüle edildiği zaman mekanikte hesaplamalar basitleşir.

<span class="mw-page-title-main">Kurtulma hızı</span> bir cismin kendisini bağlayan kütleçekim alanından kurtulak için varması gereken hız

Fizikte, kurtulma hızı kütleçekim alanındaki herhangi bir cismin kinetik enerjisinin söz konusu alana bağıl potansiyel enerjisine eşit olduğu andaki hızıdır. Genellikle üç boyutlu bir uzayda bulunan cismin kendisini etkileyen kütleçekim alanından kurtulabilmesi için ulaşması gereken sürati ifade eder.

<span class="mw-page-title-main">Hareket (fizik)</span>

Hareket ya da devinim, bir cismin sabit bir noktaya göre yerinin zamana karşı değişimidir. Hareketle ilgilenen bilim sahaları, mekanik ve kinematik olarak sınıflandırılabilir. İlkinde kuvvet ve kütle üzerindeki etkisi incelenirken, ikincisinde, kütlenin konumu, hızı gibi nitelikler incelenir.

<span class="mw-page-title-main">Hidrostatik</span>

Akışkan statiği ya da hidrostatik, hareketsiz akışkanlar üzerinde çalışmalar yapan akışkan mekaniğinin dalı. Hangi akışkanların durağan dengede hareketsiz kaldığıyla ilgili yapılan çalışmaları kabul eder ve akışkan dinamiğiyle karşılaştırıldığında hareket halindeki akışkanları inceler.

<span class="mw-page-title-main">Batmazlık</span>

Batmazlık, boyansi veya sephiye (B); hava, su gibi herhangi bir akışkan içerisindeki bir nesneye akışkan tarafından ağırlığın (W) karşı yönünde uygulanan kuvvet. Bahsi geçen akışkan su ise batmazlık kuvveti genellikle suyun kaldırma kuvveti olarak bilinir. Ayrıca batmama kuvveti, yüzme kuvveti veya yüzdürme kuvveti gibi isimlerle de bilinir. Ancak batmazlık cismin sadece akışkan yüzeyinde değil, -sıcak hava balonu örneğinde olduğu gibi- akışkan içinde maruz kaldığı kuvvetlerle de ilgilidir.

<span class="mw-page-title-main">Ağırlıksızlık</span>

Ağırlıksızlık ya da ağırlığın yokluğu aslında dışarıdan uygulanan kuvvetler, genellikle yerden koltuktan yataktan vb. uygulanan temas gerektiren kuvvetler, sonucu oluşan baskı ve gerilmenin yokluğudur. Sezgilere aykırı bir şekilde düzgün kütleçekimsel kuvvet tek başına gerilmeye ve baskıya neden olmaz ve b tip bir kuvvetin bulunduğu ortamda serbest düşüşte olan bir cisim g- kuvveti algılamaz ve ağırlıksız hisseder. Bu ayrıca sıfır g- kuvveti olarak adlandırılır. Cisimler kütleçekimi dışındaki kuvvetlere maruz kaldığında, santrifüjde ya da dönen bir uzay istasyonunda ya da roketleri ateşlenen bir uzay mekiğinde, kuvvet cismin eylemsizliğini bastırdığından ağırlık hissi oluşur. Bu tip durumlarda, ağırlık hissi, kütleçekimsel alan sıfır dahi olsa baskı durumu ile oluşabilir. Bu tip durumlarda g kuvveti hissedilir ve cisimler ağırlıksız değildir. Kütleçekimsel alan düzgün olmadığında serbest düşüşteki bir cisim gelgitsel kuvvetler hissedecektir ve cisim baskısız değildir. Bir karadeliğin yanında bu tip gelgitsel kuvvetler çok güçlü olabilir. Dünya göz önüne alındığında bu tip kuvvetler oldukça küçüktür. Özellikle de küçük boyutlu cisimler için. Örneğin insan vücudu veya bir uzaymekiği için. Ve bu durumlarda genel ağırlıksızlık hissi korunmuş olur. Bu durum mikroyerçekimi olarak da bilinir ve yörüngede dolanan uzay mekiklerinde oldukça yaygındır.

<span class="mw-page-title-main">Sabit bir eksen etrafında dönme</span> dönme hareketinin özel bir durumu

Sabit bir eksen etrafında dönme dönme hareketinin özel bir durumudur. Sabit eksen hipotez yönünü değiştirerek bir eksen olasılığını dışlar ve salınım devinim gibi olguları tarif edemez. Euler’in dönme teoremine göre, Aynı zamanda, sabit eksenler boyunca eş zamanlı rotasyon imkânsızdır. Eğer iki rotasyona aynı anda kuvvet uygulanırsa, rotasyonun yeni ekseni oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Negatif kütle</span>

Negatif kütle, teorik fizikte normal kütlenin zıt işaretlisi olan varsayımsal madde kavramıdır, örneğin -2 kg. Bu durum bir ya da daha fazla enerji koşulunu ihlal eder ve negatif kütle için çekimin kuvvet olması gerektiği ve pozitif yönlü ivmeye sahip olması gerektiği anlaşmazlığından kaynaklanan bazı garip özellikler gösterir. Negatif kütle, solucan deliği inşa etme gibi bazı kuramsal teorilerde kullanılır. Egzotik maddeye benzeyen en yakın bilinen örnek Casimir etkisi tarafından üretilen sözde negatif basınç yoğunluğunun alanıdır. Genel izafiyet teorisinin kütleçekimini ve pozitif, negatif enerji yüklerinin hareket yasasını iyi tanımlamasına rağmen negatif kütle dolayısıyla başka temel kuvvetleri içermez. Diğer yandan, standart model, temel parçacıkları ve diğer temel kuvvetleri iyi tanımlamasına ve kütleçekimi kütle merkezini ve eylemsizliği derinlemesine içermesine rağmen kütleçekimini içermez. Negatif kütlenin kavramının daha iyi anlaşılabilmesi için kütleçekimini açık bir şekilde ifade eden modelle birlikte diğer temel kuvvetler de gerekebilir.

Astronomide gezegensel kütle, gezegen benzeri astronomik cisimlerin kütlesinin bir ölçüsüdür. Güneş Sistemi içindeki gezegenler genellikle kütle biriminin Güneş'in kütlesi (M) olduğu astronomi birimler sisteminde ölçülür. Ötegezegenlerin incelenmesinde ise ölçü birimi olarak genellikle büyük gaz devleri için Jüpiter'in kütlesi (MJ) ve daha küçük kayalık karasal gezegenler için Dünya'nın kütlesi (M🜨) kullanılır.