İçeriğe atla

Kökenoğlu Rıza Efendi

Kökenoğlu Rıza Efendi
Sanatçı Osman Hamdi Bey
Yıl 1871
Tür Tuval üzerine yağlı boya
Boyutlar 51 cm × 41 cm (20 in × 16 in)
Konum Pera Müzesi, İstanbul
Koleksiyon Suna ve İnan Kıraç Vakfı Oryantalist Resim Koleksiyonu

Kökenoğlu Rıza Efendi, Osman Hamdi Bey'in Mevlevi dervişi kıyafetleri içinde bir erkeği resmettiği 1871 tarihli tablodur.[1]

Eser İstanbul'daki Pera Müzesi Oryantalist Resim Koleksiyonu'nun bir parçasıdır.

İçerik

Tabloda siyah bir fon önünde başında Mevlevi dervişlerinin giydiği sikke (külah), üzerinde cüppe (hırka) bulunan bıyıklı bir erkek resmedilmiştir. Figür, mekandan soyutlanarak tekil olarak tabloya aktarılmıştır. Eserin 1871 yılında yapıldığı göz önüne alınarak, Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılma dönemini düşünceli bir şekilde izleyen bir figürü yansıtmakta olduğu söylenebilir.

Resimdeki kişi Hamdi Bey'e benzemese de, Osman Hamdi Bey'in çekilmiş fotoğrafıyla benzerlik taşıdığından ve Osman Hamdi Bey'in çoğu tablosunun bir nevi otoportre olduğu göz önüne alınarak, Kökenoğlu Rıza Efendi eserinde de kendisini çizdiği düşünülür.

Osman Hamdi Bey'in yaşadığı dönemin Türkiyesi'nde erkekler batı kıyafetleri giymekteydi; bu tabloda ise figür, Mevlevi dervişi kıyafeti ile resmedilmiştir. Osman Hamdi Bey'in diğer tablolarında da erkek figürlerin ya dinî kıyafet ya da kendi yaşadığı devirden eski zamanlara ait kıyafet giydiği görülür. Ressamın, doğu yaşantısını kuvvetle vurgulamak için tablolarında bu giysileri kullanmış olduğu düşünülür.

Osman Hamdi Bey ve portreleri

Figürlü kompozisyonlarıyla Türk resim sanatının başarılı bir temsilcisi olan Osman Hamdi Bey,[2] konulu resimlerinden daha fazla sayıda portre üretmiştir. Çoğunlukla aile fertlerinin portrelerini yapan ressam; aile fertlerinin yanı sıra ilginç bulduğu tipleri de resmetmiştir. Dönemin siyasi açıdan önemli kişilerinden yalnızca Enver Bey'in portresini yaptığı görülür. Bu portrelerin hepsi yağlı boya tekniğindedir, gençlik dönemine ait karakalem portreleri de vardır.

Yorumlar ve ilham

Osman Hamdi Bey
Osman Hamdi Bey
Kaplumbağa Terbiyecisi ve Kökenoğlu Rıza Efendi eserlerinin her iksinde de figür, tasavvufi nesnelerle birlikte işlenmiştir.
  • Osman Hamdi Bey'in alışkanlığı resim ortamında özel olarak giyinip kendi fotoğrafını çektirmek, sonra da fotoğraf bakarak resimlerini yapmaktı. Ünlü Kaplumbağa Terbiyecisi eserini de bu şekilde çizdiği bilinir.[3] Osman Hamdi'nin bazen bir tabloda değişik giysi ve duruşlarda, ikili veya üçlü görünümlerde yer aldığı da olmuştur. Örneğin, "Cami Kapısı Önünde Konuşan Hocalar" adlı tablosunda görünen üç kişi de Osman Hamdi'nin kendisidir.[4] Kökenoğlu Rıza Efendi tablosu her ne kadar Hamdi Bey'e benzemese de, Osman Hamdi Bey'in çekilmiş fotoğrafıyla benzerlik taşımaktadır.[] Osman Hamdi Bey'in çoğu tablosunun bir nevi otoportre olduğu göz önüne alınarak Kökenoğlu Rıza Efendi eserinde de, kendisini çizdiğini düşünülmektedir.[]
  • Osman Hamdi, Türk resminde, içinde insan figürü bulunan konulu kompozisyonlar ilk ressamdır[]. Büyük boyda insan figürü da ilk kez O'nun tablolarında görülmüştür. Kendine güvenen, dimdik duran, düşünen insanlar resmetmiştir. Erkek figürler ya dini ya da O'nun yaşadığı devirden eski zamanlara ait kıyafetlerle resmedilmiştir. Erkek giysilerinin bazılarında, Suriye ve Irak yörelerinin etkisi görülmektedir. Halbuki O'nun zamanının Türkiye'sinde artık erkekler Batıda giyilen kıyafetleri giyiyorlardı. Dönemin giysileri hakkında çok geniş bilgiye sahip olan[] Osman Hamdi gibi bir sanatçının tablolarındaki figürlerde bu kıyafetleri tercih ettiği etmesinin nedeninin Doğu yaşantısını kuvvetle vurgulamak olduğu düşünülür. Osman Hamdi'nin tablolarında, İslâm dininin tasviri günah saymasının yarattığı çekingenlikten hemen hemen hiçbir iz yoktur.[4]
  • Kökenoğlu Rıza Efendi adlı tablosunun isminde geçen "Efendi" kelimesi Osmanlı döneminde ağa, bey, paşa gibi devlet memurlarına verilen unvandır.[5] Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluş döneminde padişahlara da Efendi deniliyordu. Bu deyim imparatorluğun yıkılışına kadar devam etmiştir. 16. yüzyıldan sonra efendi kelimesi genellikle tahsilli kimselere bir tür rütbe anlamında kullanıldı. Hamdi Bey, Osmanlı'nın dağılış döneminde tuvale aktardığı düşünceli "Efendi" figürüyle Osmanlı'nın dağılışını seyreden tahsilli kimseleri veya üst düzeylerdeki düşünceli ruh halini de işlemiş olabilir.

Osman Hamdi Bey'in 1906Kaplumbağa Terbiyecisi eseriyle Kökenoğlu Rıza Efendi eserleri arasında şu üç nokta ortaktır: Figürler her iki tabloda da tasavvufi nesnelerle birlikte işlenmiştir. (bakınız) Kaplumbağa Terbiyecisi eserinde Osman Hamdi Bey belirgin bir şekilde terbiyecinin tasavvufla ilgilendiğini belirten objeleri meydana koymuş, işlediği nesnelerle tabloya farklı yorumlar getirilmesine olanak sağlamıştır. Ancak Kökenoğlu Rıza Efendi tablosunda Hamdi Bey özellikle figürün yüz hatlarına önem vererek durgun ve düşünceli bir yüz ifadesini meydana koymuştur. Tablonun yapıldığı yıl olan 1871, Tanzimat Döneminin bitişi olarak bilinmektedir. Böylece eser ve dönem ilişkisi kurduğumuzda ortaya çıkan tablo Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılma dönemini düşünceli bir şekilde izleyen bir figürü yansıtmaktadır diyebiliriz.

  • Avrupa'da oryantalist resimler genelde Doğu insanını hiçbir şey yapmayan, tembel ve yabanıl olarak yansıtmaktaydı. Avrupalı ressamların gözünde Doğu dünyasının kadınları ise daha çok harem sahnelerinde bir obje kimliğiyle ön plana çıkmıştı. Osman Hamdi Bey ise değişim sancıları çeken 19.yy sonu Osmanlısı'nın önündeki sorunları ve ikilemleri simgesel bir dil kullanarak yansıtmıştır.[6]
  • Osman Hamdi Bey'in din veya tasavvuf temalı eserleri incelendiğinde işlediği figürler genel olarak bir eseri (kitap ya da hat) incelerken veya Kur'an'ı okurken görülmektedir. Bu temayı güçlendirici bir unsurdur. (bakınız; Kur'an Tilaveti, Bursa'da Yeşil Cami'de, Ab-ı Hayat, Okuyan Genç Emir[7] ve Konuşan Hacılar[8]) Bu eserlerinde figür bulunduğu atmosferle birlikte bir eserle ilgilenirken resmedilmiş. Bu tablolarda alan tüm incelikleriyle esere yansıtılmış ve eser yalnızca döneminin resim sanatını değil mimari sanatını da işlemekte oldukça kayda değer bir kaynak olma özelliğindedir. (Bakınız[9]) Bu özellikte ve incelikte işler çıkartan Osman Hamdi Bey'in Kökenoğlu Rıza Efendi tablosu figürü mekandan soyutlayarak tekil olarak tuvale aktarmakta böylece sadece bireyin düşünceli haline odaklanmamızı istemektedir. Bu odaklanma; Osmanlı'nın durumu ve bireyin (özellikle de "Efendi" hitabını hak eden yetişmiş tabakanın) endişe ve üzüntüsünü anlamamızı istemiş olabilir.[]
  • Osman Hamdi Bey'in ayrıntılara verdiği önem tüm tablolarında gözler önünde olsa da Kökenoğlu Rıza Efendi tablosunda figürün giyindiği cübbenin henüz tamamlanmamış gibi görünmesi resim açısında tamamlanmamış hissi vermektedir. Ancak Osman Hamdi Bey bitmediğini düşündüğü yapıtları imzalamazdı.[8] Bu bilgi ışığında tekrar resme baktığımızda resimde tamamlanmamışlık hissi oluşturan cübbeden çok yüz ifadesinin ve dokuların etkisi dikkat çekiyor. Osman Hamdi Bey değişim sancıları çeken 19.yy sonu Osmanlısı'nın önündeki sorunları ve ikilemleri simgesel bir dil kullanarak yansıtmıştır.[6] Böylece cübbe dışındaki birey ve külaha odaklanıldığımızda döneminde külahın meslek, mevki, makam ve rütbe belirttiğini öğreniyoruz. Makam ve mevki sahibi kişilerin artık yalnızca kendi hallerini düşündükleri fikrini de imgelemiş olabilir.

Kaynakça

  1. ^ Osman Hamdi Bey - Eserleri 11 Eylül 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Erişim tarihi: 23 Temmuz 2016.
  2. ^ "Osman Hamdi Bey'in "Yeşil Cami Önü" resmi rekor kırdı". www.hurriyet.com.tr/. Hurriyet gazetesi 15 Mayıs 2016. 6 Ağustos 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Ağustos 2016. 
  3. ^ Sancar, Cem. "Cemil Meriç: Kaplumbağa Terbiyecisi". www.sabah.com.tr/. Sabah gazetesi, 13 Aralık 2015. 16 Aralık 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Ağustos 2016. 
  4. ^ a b Demirsar, V. Belgin. "Osman Hamdi Tablolarında Gerçekle İlişkiler". melihapa.blogspot.com.tr. Kültür Bakanlığı Yayınları, 1058, 1989. 14 Ağustos 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Ağustos 2016. 
  5. ^ Osmanlı unvanları
  6. ^ a b Demirbaş, Ozan Yiğit. "Eskihsar'da Bir Arkeolog ve Ressam:Osman Hami". www.gazetebilkent.com. Gazete Bilkent 10.06.2010. 14 Ağustos 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Ağustos 2016. 
  7. ^ "Arşivlenmiş kopya". 15 Ağustos 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Ağustos 2016. 
  8. ^ a b "Arşivlenmiş kopya". 5 Şubat 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Ağustos 2016. 
  9. ^ "Arşivlenmiş kopya". 18 Ağustos 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Ağustos 2016. 

Konuyla ilgili yayınlar

  • Edhem Eldem, "Making Sense of Osman Hamdi Bey and his Paintings, in: Muqarnas: An Annual on the Visual Culture of the Islamic World"
  • Mustafa Cezar, "Sanatta Batı'ya Açılış ve Osman Hamdi"

Osmanlı Kültürü

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Osman Hamdi Bey</span> Türk ressam, arkeolog ve müzeci

Osman Hamdi Bey, Türk arkeolog, müzeci, ressam ve Kadıköy'ün ilk belediye başkanı.

<i>Kaplumbağa Terbiyecisi</i> Osman Hamdi Beyin bir eseri

Kaplumbağa Terbiyecisi, Osman Hamdi Bey'in 1906 ve 1907 yıllarında iki farklı versiyonunu çizdiği tablosudur. Osmanlı Ressamlar Cemiyeti tarafından çıkartılan gazetenin on yedinci sayısında tablonun adı Kaplumbağalar ve Adam olarak geçer, ancak tabloya daha sonra yaygın olarak bilinen Kaplumbağa Terbiyecisi adı verilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Hüseyin Avni Lifij</span> Çerkes asıllı Türk vatandaşı ressam

Hüseyin Avni Lifij, Çerkes asıllı Türk vatandaşı ressam.

<span class="mw-page-title-main">Müfide Kadri</span> Türk ressam

Müfide Kadri Türk ressam, besteci.

<span class="mw-page-title-main">Ankara Resim ve Heykel Müzesi</span> Ankaradaki sanat müzesi

Ankara Resim ve Heykel Müzesi, Ankara'nın Altındağ ilçesinin Ulus semtinde, Namazgâh tepesinde bulunan sanat müzesi ve kültür merkezi.

<i>Mihrap</i> (tablo) Osman Hamdi Beye ait bir eser

Mihrap, Osman Hamdi Bey'in 1901 yılında yaptığı tablo. Son olarak Demirbank'ın arşivlerinde kayıtlı görünen tablo, kayıptır.

<i>Silah Taciri</i>

Silah Taciri, Osman Hamdi Bey'in 1908 tarihli tablosu. Ankara Resim Heykel Müzesi’nde yer almaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Jean-Baptiste Vanmour</span>

Jean-Baptiste Vanmour veya diğer kullanımıyla Jean-Baptiste van Mour, tür resimleri, portreleri ve tarihsel yapıları konu alan resimleriyle tanınan Flaman asıllı Fransız ressam.

<i>Naile Hanım Portresi</i> Osman Hamdi Beyin yağlı boya tablosu

Naile Hanım Portresi, ressam Osman Hamdi Bey'in eşi Naile Hanım'ı resmettiği bir yağlı boya tablodur.

<i>Arzuhalci</i> (tablo) Yağlı boya tablosu

Arzuhalci, Osman Hamdi Bey'in yağlı boya tablosudur.

<i>İki Müzisyen Kız</i>

İki Müzisyen Kız, Osman Hamdi Bey'in 1880 yılında tamamladığı tablosudur.

<i>İstanbul Hanımefendisi</i> (tablo) Osman Hamdi tablosu

İstanbul Hanımefendisi, Osman Hamdi Bey'in bir kadını resmettiği, 1881 tarihli tablosudur.

<i>Gezintide Kadınlar</i> Osman Hamdi Beyin eseri

Gezintide Kadınlar, Osman Hamdi Bey'in 1887 tarihli tablosudur.

<i>Pembe Başlıklı Kız</i> Osman Hamdi Beye ait bir tablo

Pembe Başlıklı Kız, Osman Hamdi Bey'in Haziran 1904'te yaptığı yağlı boya tablo. Tabloda Batılı tarzda giyinmiş Pembe bir başlık ve başlık ile yakın tonda bir elbise giyen kız çocuğu açık bir alanda ayakta durmaktadır. Resimde Osman Hamdi Bey'in, 4 Eylül 1893 - 1 Ağustos 1958 yılları arasında yaşamış olan kızının 11 yaşındayken yaptığı portresi görülmektedir. Nazlı, Osman Hamdi Bey ile Mary/ Naile Hanım'ın son çocuğudur. Eser, yapıtlarında model olarak kendisi, ailesi ve yakınlarını kullanan Osman Hamdi Bey'in aile portreleri arasında yer almaktadır. Osman Hamdi Bey'in akrabası olan Edhem Eldem'in aktardığına göre; Osman Hamdi Bey'i 1908 ihtilalinden hemen sonra ziyaret eden Maurice de Sorgues adlı Fransız gazeteci o zamanlar 15 yaşında olan Nazlı'ya dair bilgiler vermiştir.

"Bir öğleden sonra Hamdi Bey'i evinde Renan'ın bir cildini tekrar okurken bulma şansına sahip oldum. bir de Madame Hamdi Bey ile babasının karakterine sahip olan ve büyük bir sanatçı gibi Chopin ve Beethoven yorumlayan zarif Nazlı'yı da görebildim".

<i>Gebzede Çoban Mustafa Paşa Külliyesi</i>

Gebze'de Çoban Mustafa Paşa Külliyesi, Osman Hamdi Bey'in çizdiği tablodur. Eserin yapım tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte 1880'li yıllarda yaptığı sanılmaktadır.

<i>Halı Satıcısı</i>

Halı Satıcısı, Osman Hamdi Bey'in 1888'de yaptığı yağlı boya tablo.

İzmir Kadın Müzesi, İzmir'in Konak ilçesindeki Basmane semtinde bulunan bir müze. 23 Ocak 2014 tarihinde Konak Belediyesi'nin Kadın ve Aile Hizmetleri birimine bağlı olarak kuruldu. Türkiye'de fiziki mekâna sahip ilk kadın müzesidir.

<i>Beyaz Vazoda Çiçekler</i> Osman Hamdi Bey tablosu

Beyaz Vazoda Çiçekler, Osman Hamdi Bey'in 1876'da tamamladığı tablosudur.

<i>Yeşil Cami Önü</i> (tablo)

Yeşil Cami Önü, Osman Hamdi Bey tarafından 1882'de yapılmış yağlı boya tablosudur. Tablo açık artırmada 13 milyon 509 bin liraya satılmış ve 2016 yılı itibarıyla Türkiye'de satılan en değerli sanat eseri olmuştur.

<i>Şehzade Türbesinde Derviş</i> (tablo)

Şehzade Türbesinde Derviş, Osman Hamdi Bey'in 1908 tarihli tablosu.