İçeriğe atla

Kuzey Kıbrıs'ta su

Kuzey Kıbrıs'ta su, sorunlu bir konudur. Ülkenin su kaynaklarında en büyük payı yeraltı suları almakta, bunu yerüstü ve pınar suları izlemektedir. Ülkenin su kaynakları az yağış ve aşırı kullanım nedeniyle her yıl giderek azalmaktadır. Ülkenin su sorununu çözmek amacıyla Türkiye'den deniz altından borular geçirme yoluyla su getirmek yönünde planlar yapılmıştır.

Ülkede su, Su İşleri Dairesi'nin kontrolü altındadır. Ülkede yağmur suyunu tutmak amaçlı pek çok gölet bulunur.

Son 50 yılda yağış miktarı azalıp, buharlaşma artmıştır. Nüfus artmış, sulama suyu kullanımı çoğalmıştır. Akdeniz ikliminin etkili olduğu adada kışın düşen yağış, arazi şartları sebebiyle hızla akışa geçip, denize karışmaktadır. Dereler üzerine yapılan göletlerde biriken suyun çoğu aşırı yaz sıcaklarında buharlaşmaktadır. özellikle 1960'lı yıllardan sonra adada su sıkıntısı oluşmaya başlamıştır. Var olan suların kalitesinde de düşme olmuştur.[1]

Su kaynakları

20. yüzyıl başlarında ortalama 440–450 mm olan ortalama yağış miktarı, 1941-1972 arasında ortalama 402 mm/yıl'a, 1975-1993 arasında 382 mm/yıl'a düşmüştür. Adaya düşen yağışın %80'i bitkilerin terlemesi ve buharlaşma ile kaybedilmektedir. KKTC'nin, 27 milyon m3/yıl akarsu, 1,4 milyon m3/yıl kaynak, 89,1 milyon m3/yıl yeraltı suyu olmak üzere yıllık 117,5 milyon m3/yıl miktarında su potansiyeli bulunmaktadır. Ülke sularının kaynağı genelde Trodos Dağları'dır, 38 derenin 10 tanesi bu dağdan kaynaklanır. Kıbrıs Cumhuriyeti'nin burada yaptığı barajlar su miktarını azaltmaktadır. Ülkede Girne Akiferi ve Güzelyurt Akiferileri su temini açısından önemlidir. Su sıkıntısı yeraltı suyunun fazla kullanılmasına neden olmaktadır. Güzelyurt Akiferi 1989'da 28 milyon m3 açık vermiş ve deniz seviyesinden 50 m aşağı düşmüştür.[1]

Akiferlerden 74,1 milyon m3/yıl su çekilmesi gerekirken, 103 milyon m3/yıl çekilmekte, her yıl 28,9 milyon m3/yıl fazla su yeraltı suyundan çekilmektedir. Adanın yıllık su varlığı; akarsulardan 13 milyon m3/yıl, barajlardan 7 milyon m3/yıl, akiferlerden 74,1 milyon m3/yıl, toplamda (13+7+74,1) 94,1 milyon m3/yıl'dır. KKTC'nin yıllık su ihtiyacının (106,6 milyon m3/yıl) eksik kalan kısmı (12,5 milyon m3/yıl) yeraltı sularından fazla su çekilerek temin edilmektedir.[1]

Su kullanımı

Ülkenin yıllık su potansiyeli olan 117,5 milyon m3 su, nüfusa bölündüğünde kişi başı yıllık 391 m3 su düşmektedir. KKTC bu rakamlarla uluslararası ölçeklere göre mutlak su kıtlığı çeken ülke konumundadır. Ülkede suyunun; %49'u sulama, %13'ü evsel kullanım, %38'i sanayide kullanılmaktadır.

Ülkenin su sorununu çözmek için çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Atık suların arıtılıp sulamada kullanılması. Barajların yapılması, tarımsal sulamanın iyileştirilmesi, deniz suyunu arıtılması ve Türkiye'den su getirilmesi projelendirilmiştir. Deniz suyunu arıtmak pahalı bir yöntem olduğundan uygulanmamıştır.

Türkiye'den su getirme

Türkiye'den üç yöntemle su taşınması gündeme gelmiştir; medusa balonlarla, tankerler ile, boru hattı ile. Tanker yöntemi ile bir yılda yapılabilecek 152 sefer ile, 165 bin ton su taşınabileceği hesaplanmış, fakat uygulanmamıştır. Medusa balonları ile ilk defa 28 Nisan 1998'de su taşıma gerçekleşmiştir. 10 bin m3 taşıma kapasiteli balonlar, Anamur'un Soğuksu kaynağından doldurularak adaya ulaşmıştır. balonlarda yırtılma ve ödeme sorunları nedeniyle taşıma işi 2002'de bırakılmıştır. Dört yılda balon ile (1998-2002) adaya 2 milyon ton su ulaştırılmıştır.

Boru hattı ile su taşına MTA tarafından 1996'da projelendirilmiştir. Deniz tabanında 1002 m'de boru hattı döşenerek, Göksu'dan alınan 0,8 m3/sn su adaya ulaştırılacaktır. Suyun mevsiminde sulamada kullanılması, diğer zamanlarda yeraltına enjekte edilmesi planlanmıştır. Başka bir projede ise; deniz yüzeyinin 60 m altına döşenecek, 1600 mm çaplı borular ile yılda 75 milyon m3 su taşınması teklif edilmiştir.

Mersin ili Anamur ilçesinde yer alan Dragon Çayından alınan suyun adaya ulaştırılması işidir. Büyük oranda bitirilen projenin 28 Ekim 2015 tarihinde resmi açılışı yapılmıştır.. KKTC'nin 50 yıllık kullanma ve içme su ihtiyacını karşılayacak, sulu tarım alanları genişleyecektir.

Proje ile Dragon Çayı üzerine yapılan Alaköprü Barajı'ndan alınan su deniz kenarına borularla taşınmaktadır. Dünyada ilk defa uygulanan bir yöntemle su, deniz yüzeyinin 250 m altında askıda boru hattı ile adaya ulaşmaktadır. Girne yakınlarında yapılan Geçitköy Barajı'na biriktirilen su, buradan sulama alanlarına ve isale hattına verilmektedir. 1,2 milyar ₺ mal olan sistem, ülkenin %97'sine su ulaştıracaktır.[2]

Kaynakça

  1. ^ a b c MADEN, Tuğba Evrim (Şubat 2013). "KKTC'ye İçmesuyu Temin Projesi" (PDF). Havzalararası Su Transferinde Büyük Adım: KKTC İçme Suyu Temin Projesi. orsam.org.tr. 4 Ekim 2015 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Ekim 2015. 
  2. ^ "Türkiye'den su projesinin yarısı tamam". yeniduzen.com. 31 Mart 2013. 18 Temmuz 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Ekim 2015. 
  • KKTC Devlet Planlama Örgütü. 2008 Yılı Makroekonomik ve Sektörel Gelişmeler (Haziran 2010 bas.). s. 77. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kızılırmak</span> Türkiye topraklarından doğup Türkiye topraklarından denize dökülen en uzun akarsu

Kızılırmak, eskiden Halis veya Alis, Sivas'ın İmranlı ilçesindeki Kızıldağ eteklerinden doğan ve Samsun'un Bafra ilçesinde Karadeniz'e dökülen bir nehir. 1.355 km. uzunluğu ile Türkiye'nin kendi sınırları içerisinde doğup kendi sınırları içinde denize dökülen en uzun akarsuyu olma özelliğini taşır. Sivas, Kayseri, Nevşehir, Kırşehir, Kırıkkale, Ankara, Çankırı, Çorum, Sinop ve Samsun illerinden geçen Kızılırmak, aralarında Delice Irmağı, Devrez ve Gökırmak gibi çok sayıda akarsu ve çayın sularını da toplayarak büyük bir kavis çizerek Bafra Burnu'ndan Karadeniz'e ulaşır.

<span class="mw-page-title-main">Konya Ovası Projesi</span>

Konya Ovası Sulama Projesi (KOP), birkaç değişik kaynaktan Konya Ovası'nın sulanmasını sağlayacak büyük sulama projesidir.

Yer altı suyu seviyesi veya yer altı su tablası iki zon arasında atmosfer basıncı ile su basıncının eşit olduğu yüzeye denmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Kaynak (coğrafya)</span> su kaynağı

Kaynak veya pınar, mağara ve yeraltı dehlizlerinde biriken suların hidrostatik basınç altında yüzeye çıktıkları alanlardır. Farklı bölgelerde göze, bulak, eşme veya memba olarak da bilinir. Topoğrafya yüzeyinin, yeraltı su yatağını kestiği nokta veya çizgi boyunca oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Su tasarrufu</span> su

Herhangi bir amaç ile kullanılan suyun miktarını azaltarak elde edilen başarımın artırılmasını amaçlayan çalışmaların tümüne su tasarrufu denir. Diğer bir ifade ile harcanan birim su miktarına göre verimin arttırılmasıdır. Su tasarrufunun en önemli ayaklarından bir tanesi tarımsal amaçlı sulamaların başarımının arttırılmasıdır. Bunun dışında kent yaşamında kullanılan suların verimli kullanılması ve sanayide suyun verimi de su tasarrufu açısından önemli diğer konulardır.

<span class="mw-page-title-main">Burdur Gölü</span> Türkiyede yer alan bir tektonik göl

Burdur Gölü, Göller Bölgesi göllerinden Burdur ve Isparta illeri arasında yer alan bir tektonik göldür. Göl büyüklüğü açısından Türkiye'de yedinci sıraya sahiptir. Burdur şehir merkezine çok yakındır. Ortalama göl alanı 153 km², rakımı ise 842,87 metredir. Güneybatısına doğru Burdur'un diğer göllerinden Salda Gölü ile Yarışlı Gölü vardır.

<span class="mw-page-title-main">Baraj</span> sulama ve elektrik üretimi amacıyla su biriktirmek için akarsu üzerine yapılan set

Baraj, eski zamanlardan beri insanlığın su ihtiyacını karşılamak ve tarımsal alanların sulanması amacıyla inşa edilen su yapılarıdır. Günümüzün modern barajları stratejik öneme sahiplerdir. Çünkü;

<span class="mw-page-title-main">Urmiye Gölü</span> İranın kuzeybatısındaki tektonik oluşumlu tuz gölü

Urmiye Gölü, İran'ın kuzeybatısında, Batı Azerbaycan Eyaleti ile Doğu Azerbaycan Eyaleti arasında bulunan tektonik oluşumlu tuz gölü.

<span class="mw-page-title-main">Akifer</span>

Ekonomik olarak önemli miktarda suyu depolayabilen ve yeterince hızlı taşıyabilen (iletken) geçirimli jeolojik birimlerdir. Akiferler, yer altı sularını tutması ve çekilebilmesi için, yüksek porozite (gözeneklilik) ve permeabiliteye (geçirgenlik) sahip olmalıdır. Pekişmemiş kumlar ve çakıllar, kum taşları, konglomeralar, kireç taşları, dolomitler, bazalt akıntıları, çatlaklı plütonik ve metamorfik kayaçlar akifer olarak nitelendirilen kayaçlardır.

<span class="mw-page-title-main">Sulama</span>

Sulama, mahsullerin, peyzaj bitkilerinin ve çimenlerin büyümesine yardımcı olmak için toprağa kontrollü olarak su verilmesidir. Sulama, 5.000 yılı aşkın bir süredir tarımın ana özelliklerinden biri olmuştur ve dünya çapında birçok kültür tarafından geliştirilmiştir. Sulama, kuru alanlarda ve ortalamanın altında yağış alınan zamanlarda mahsullerin yetiştirilmesine, peyzajın korunmasına ve bozulmuş toprakların yeniden yeşillendirilmesine yardımcı olur. Bu kullanımlara ek olarak sulama, mahsulleri dondan korumak, tahıl tarlalarında yabani ot büyümesini engellemek ve toprak konsolidasyonunu önlemek için de kullanılır. Ayrıca hayvanları serinletmek, tozu azaltmak, kanalizasyon suyunu bertaraf etmek ve madencilik faaliyetlerini desteklemek için de kullanılır. Yüzey ve yüzey altı sularının belirli bir yerden uzaklaştırılmasını sağlayan drenaj ise genellikle sulama ile birlikte incelenir.

<span class="mw-page-title-main">Su döngüsü</span> suyun; okyanus ve denizlerden atmosfere, atmosferden yeryüzüne ve sonra yeniden deniz ve okyanuslara dönüşü

Su döngüsü yahut hidrolojik döngü, suyun Dünya yüzeyinin üstünde ve altında sürekli hareketini tanımlar. Suyun okyanus ile denizlerden atmosfere, atmosferden yeryüzüne ve yeniden deniz-okyanuslara ulaşması şeklindeki genel turu, döngüyü oluşturur. Evrenin korunumu yasası gibi, yeryüzündeki su kaynaklarının artmaz veya eksilmezliğini ifade eden bir terimdir ve bir başlangıç veya sonu yoktur.

Güzelyurt Akiferi, Kıbrıs'ta bir akifer. 180 kilometrekaresi KKTC'de, 100 kilometrekaresi Kıbrıs Cumhuriyeti kontrolündeki alanda bulunur. 1993-98 arası yağış ortalaması 300 mm'dir. Akiferin yağışlı yıllardaki beslenme miktarı 37x106 m³/yıl, kurak yıllardaki beslenme miktarı 15.20x106 m³/yıldır. Boşalım miktarı 48x106 m³/yıl olup akifer depolama kapasitesi 920x106 m³'tür.

KKTC Su Temin Projesi, Toros Dağları'nın suyunun Akdeniz'den boru ile geçirilerek KKTC topraklarına taşınması işidir. KKTC'ye yılda 75 milyon m³ su ulaşacak, elli yıl boyunca kullanma ve içme suyu ihtiyacını karşılayacaktır.

<span class="mw-page-title-main">Geçitköy Barajı</span>

Geçitköy Barajı, KKTC Su Temin Projesi kapsamında Girne yakınlarında Geçitköy'de yapılan baraj. Adaya proje kapsamında ulaşacak suyun, sulamada kullanılacak kısmının depolaması yapılacaktır.

<span class="mw-page-title-main">Anamur Çayı</span> Mersinde akarsu

Anamur Çayı , Mersin ili, Anamur ilçesinde bulunan akarsu. Toros Dağları'ndan yeraltı akarsuyu olarak doğar, 35 km sonra Anamur merkezden Akdeniz'e dökülür.

Yeraltı barajı, kurak ve yarı kurak bölgelerde suların, toprak yüzeyi altında depolayan baraj tipidir. Yeraltı suyunun akım doğrultusu yönünde bir baraj seti yapılarak, suyun akiferde biriktirildiği yapılardır.

<span class="mw-page-title-main">Sakarya Havzası</span>

Sakarya Havzası, Türkiye'nin kuzeybatısında, 58 160 km2 ile ülkenin %7'sinin sularının toplayan bir akarsu havzasıdır. Akarçay, Susurluk, Konya, Batı Karadeniz ve Kızılırmak havzaları ile çevrilidir. Türkiye'nin 25 hidrolojik havzasından biridir. 37°96′ 41°20′ K paralelleri ve 29°26′ 33°24′ D meridyenleri arasındadır.

Barış suyu projesi, Orta Doğu Barış Sürecine katkı olması amacıyla, Türkiye sularının İsrail ve Arap ülkelerine ulaştırılması projesidir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de kuraklık</span>

Türkiye'de kuraklık, yağışların azaldığı belli dönemlerde ortaya çıkan doğal bir kuraklık olaydır. Yağış azalmasıyla başlayan meteorolojik kuraklık, tarımsal kuraklık ve hidrolojik kuraklığa dönüşmektedir. Türkiye'de iklim değişikliği ile bazı yıllarda görülen kuraklıkların günlük hayatın parçası olması beklenmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Suriye coğrafyası</span> Suriyenin coğrafi özellikleri

Suriye, Batı Asya'da, Arap Yarımadası'nın kuzeyinde, Akdeniz'in doğu ucunda yer almaktadır. Kuzeyde Türkiye, batı ve güneybatıda Lübnan ve İsrail, doğuda Irak ve güneyde Ürdün ile komşudur. Batıda sıradağlardan ve iç kesimlerde sarp bir alandan oluşur. Doğuda Suriye Çölü, güneyde ise Cebel el-Dürzi Sıradağları yer almaktadır. İlk bölge Fırat Vadisi tarafından ikiye bölünür. Fırat üzerinde 1973 yılında inşa edilen bir baraj, Suriye'nin en büyük gölü olan Esad Gölü adında bir rezervuar oluşturur. Suriye'nin en yüksek noktası Lübnan sınırındaki 2,814 metre yüksekliğindeki Hermon Dağı'dır. Nemli Akdeniz kıyısı ile kurak çöl bölgeleri arasında, ülkenin dörtte üçüne yayılan ve çöl boyunca esen sıcak ve kuru rüzgarları alan yarı kurak sarp bir bölge yer alır. Suriye'de toprakların yüzde 28'i ekilebilir, yüzde 4'ü kalıcı ürünlere ayrılmış, yüzde 46'sı çayır ve mera olarak kullanılırken sadece yüzde 3'ü orman ve ağaçlıktır.