İçeriğe atla

Kuyucu Murad Paşa

Kuyucu Murad Paşa
Osmanlı Sadrazamı
Görev süresi
11 Aralık 1606 - 5 Ağustos 1611
Hükümdar I. Ahmed
Yerine geldiğiBoşnak Derviş Mehmed Paşa
Yerine gelenNasuh Paşa
Kişisel bilgiler
Doğum 1535 civarı
Bosna
Ölüm 6 Eylül 1611 (76 yaşında)
Diyarbakır

Kuyucu Murad Paşa (c. 1535 – 21 Haziran 1611, Diyarbakır), I. Ahmed döneminde 11 Aralık 1606 - 5 Ağustos 1611 arasında sadrazam olmuş bir Osmanlı devlet adamıdır. 1585 Tebriz Seferi esnasında Safevilere esir düşmüştür.[1][2] 1607-1608 yılları arasında 100 yıllık celali isyanlarını sona erdirmiştir. Bu süre içinde öldürdüğü toplam celali isyancı sayısının 60.000 civarında olduğu tahmin edilmektedir.[]

Hayatı

Bosnalı Katolik bir âileden gelir.[3] Devşirme olarak Enderun mektebine girmiş, oradan çıkmasından sonra çeşitli saray hizmetinde bulunmuştur.

Sonra saraydan çıkıp diğer devlet işleri ile vazife aldı. 1554'te Mısır valisi olan Mahmud Paşa yanında kethuda olarak görev yaptı. 1554'te Mısır'da sancakbeyi oldu. Bu görevinde başarısından dolayı Mısır emir-haçlığı görevine getirildi.[4]

1571'de Koca Sinan Paşa ile birlikte Yemen Seferi'ne çıktı. Büyük yararlıklar gösterdi. 1576'da Yemen Beylerbeyi oldu. Dört yıl kaldığı bu görevde Yemen'de önemli imar faaliyetleri gösterdi. Fakat bu faaliyetlerden dolayı ve aleyhtarlarının bu ülkede büyük kazanç ve servet kazandığı söylentileri yaymaya başlamaları nedeniyle 1580'de bu görevden azledilerek İstanbul'a çağrıldı. Burada bir müddet Yedikule Zindanı'nda tutuklandı.[4]

Çok geçmeden affedilip Şarki Karahisar Sancakbeyi olarak İstanbul'dan ayrıldı. Ardından Trablusşam valisi oldu ve oradan Karaman Beylerbeyi'ne geçirildi. Bu görevde iken kendi eyalet askerinin başında olarak Özdemiroğlu Osman Paşa serdarlığı altında İran Seferi'ne katıldı. 1585'te Tebriz yakınlarında Hamza Mirza komutanlığı altında bulunan Safevi güçleri ile yapılan muharebe sırasına atının ayağı sürçüp bir çukura düşmesi sonucu İranlılara esir düştü. Önce Kahkaha Kalesi'nde tutuklandı.[4] İngiliz Elçisi Lallo hatıralarında Kuyucu Murat Paşa'nın üç yıl savaş esiri olarak İran Şahı yanında kaldığını belirtmektedir.[3] 1578-1590 Osmanlı-Safevî Savaşı'nın 1590'da imzalanan Ferhat Paşa Antlaşması ile sona ermesinden sonra 1590'da İstanbul'a döndü.

Sonra sırasıyla Kıbrıs Beylerbeyi, 1594'te Şam valisi; 1595'te Diyarbakır valisi olarak görevlere tayin edildi. Diyarbakır Valisi iken bu valilik üzerinde kalmak şartıyla 1593-1606 Osmanlı-Avusturya Savaşı'nın 1595 Avusturya Seferi'ne katılmak üzere ayrıldı.

Uzun yıllar Macaristan cephesinde askeri hizmet gördü. Eylül-Ekim 1596 Eğri Kuşatması ve 24-26 Ekim 1596 Haçova Savaşı'nda öncü güçler arasında yer alıp büyük cesaret gösterdi. 1600'de Kanije seferinde Babofça Kalesini ele geçirdi. 1603'te Rumeli beylerbeyliği ile Budin Muhafızlığı görevi verildi. 1605'te “Dördüncü Vezir” rütbesi ile şereflendirilip kubbe veziri yapıldı. 1606'da İran seferine serdar tayin edilen Serdar-ı Ekrem ve Sadrazam Sokolluzade Lala Mehmed Paşa Macaristan cephesinden ayrılması gerekince, sadrazam Kuyucu Murat Paşa'yı Macaristan (Engürüs) cephesi serdarı olarak görevlendirdi. Sokolluzade Lâla Mehmed Paşa tarafından Avusturyalılar ile başlatılan barış müzakereleri Kuyucu Murat Paşa tarafından devam ettirildi. Bu antlaşmanın son metnini hazırlayan Osmanlı heyetinde Kadızade Ali Efendi ve Habil Efendi ile birlikte bulundu.[4] 11 Kasım 1606'da Zitvatorok Antlaşması bu uzun savaşı sona erdirdi. Bu barış antlaşmasının Osmanlı Devleti'nin imzalandığı en istifadeli antlaşma olduğu kabul edilmektedir.

Kuyucu Murat Paşa, Anadolu'da çıkan Celalî İsyanları karışıklıklarının Avusturya cephesindeki Osmanlı ordularına büyük etkileri olduğunu bilmekteydi ve Avusturya ile savaşın hemen bitirilerek bu iç ayaklanmalara merkezi devlet gücünün yöneltilmesini istemekteydi. Bu antlaşma müzakereleri sona erip antlaşma imzalandıktan sonra Kuyucu Murat Paşa, Belgrad'a döndüğü zaman, sadrazam olan Boşnak Derviş Mehmed Paşa'nın 9 Aralık 1606'da azledilip idam edildiği haberi oraya ulaştı. Yerine, Şeyhülislam Sunullah Efendi'nin tavsiyelerine uyan Sultan I. Ahmed Kuyucu Murat Paşa'yı sadrazam olarak tayin etti. Mühr-ü hümayun 11 Aralık 1606'da Belgrad'da Kuyucu Murat Paşa'ya erişti.[3]

Kuyucu Murad Paşa'nın sadrazamlık dönemi Anadolu'da çıkan Celâlî isyanları'na karışan isyancıları idam ettirmesi ile tanınmaktadır. Celâlî isyancıları Osmanlı ordusunun Avusturya'da bulunması ile kendilerine bağlı şahsi küçük ordular kurmuşlardı. Bunlar arasında bulunarak Canboladoğlu Halep civarında yerleşmiş; kendi adına hutbe okutmuş ve sikke kestirmişti.[5] Kuyucu Murad Paşa 1607 ilkbaharından 1608 sonlarına kadar Anadolu'da sefer yapıp Anadolu'yu Celâlîlerden temizleme operasyonları yapmıştır.

Kuyucu Murad Paşa önce Suriye'de ayaklanıp kendini bağımsız hükümdar ilan eden Canboladoğlu üzerine yürümeye başladı. Yolda iken Bursa ve Manisa civarında isyan etmiş olan Kalenderoğlu'nu zararsız hale getirmek için Ankara sancakbeyi yaptı. Diğer bazı küçük çapta isyancıları affetti. Konya'da isyan eden Sarıcalıoğlu Ahmed Bey'i yakalatıp idam ettirdi. Kuyucu Murad Paşa ordusu ile Belen Geçidi güneyindeki Oruçovası'nda etrafında 40.000 kişilik piyade ve süvari birliklerinden oluşan bir ordu toplayan Canboladoğlu ile bir muharebeye girişti. Bu muharebeyi galip bitiren Kuyucu Murat Paşa Halep'i ele geçirdi. Bağdat'ta isyan etmiş olan Tavil Ahmetoğlu Mustafa isyanını bastırmak için Çağalzade Mahmut Paşa komutasında bir ordu Bağdat'a gönderilip bu isyancı da yok edildi. Bu sırada kendine Ankara sancakbeyliği verilen Kalenderoğlu halkının kendisini şehre sokmaması üzerine şehri kuşatmış, üzerine kuvvet gönderilmesinden sonra geri çekilmiş, daha sonra isyan ederek Bursa ve civarında karışıklıklara neden olmuştu. Kuyucu Murat Paşa diplomatik yeteneklerini kullanıp diğer isyancıların ona katılmasını önledi. Sonra onun üzerine yürüyüp Alaçayır'da yapılan bir muharebeyi kazandı. Kalenderoğlu asi birlikleri ile birlikte İran'a kaçıp sığındı. Kuyucu Murat Paşa sonra Amasya ve Çorum civarlarında ayaklanan Tavil Halil ve kuvvetleri üzerine yürüyüp ona karşı da galip gelip onu yok etti. Sonra İstanbul'a döndü. Bu arada çeşitli küçük kuvvetlerle isyan eden Celâlîleri ya güler yüzle affedici tavırlarla karşı affeder görünmüş; bazılarına da çeşitli yöresel idarecilik vererek isyanlarini durdurmuştu.[4]

Kuyucu Murat Paşa'nın yaşı epeyce ileri olduğu için Anadolu'nun birçok yöresini kapsayan bu kampanyasında uzun zaman at üzerinde bulunması yaşına göre zor olduğu için kendini ata bağlattırdığı bildirilmektedir.[3] "Kuyucu" lakabını öldürttüğü Celalî isyancılarının ve onların destekçilerini ölü ve diri derin kuyulara gömdürmesi nedeni ile almıştır. Yıllarca Anadolu'da öldürttüğü kişilerin kellelerinden yaptırdığı piramitler bir korku hikâyesi olarak anlatıldı. Çok soğukkanlı, çok gaddar ve amansız olduğu bilinmektedir. Yaşa başa bakmadan; erkek, kadın, Celâlî eşkıyasına destek verdiğini kabul edilen herkesi öldürtmeyi amaç edinmişti. Bu kampanya sırasında Anadolu'da öldürttüğü kişi sayısının 30.000 kişiyi geçtiği bildirilmektedir.[3]

İstanbul'a döndüğünde 1609 başında İran hükümdarı Şah Abbas'a karşı yeni bir İran seferi hazırlıkları başlamıştı. Sultan'la gizli görüşmelerden sonra Kuyucu Murad Paşa sefer serdarı tayin edildi. Sefere çıkmadan ordunun hazırlanması için Sadrazam Kuyucu Murad Paşa, Üsküdar'da ordugâhta kaldı ve oradan sefer hazırlıklarını idare etti. Celâlîleri bastırma operasyona da hâlâ devam edip önceki yıl yakalayamadığı birçok Celâlî başbuğunu rütbe ve görev verme sözüyle kandırıp Üsküdar'a getirip birer ikişer idam ettirdi.

1610'da başlayan bu seferde Şah Abbas üzerine etkili faaliyette bulunamadı. Seferin mevsim zamanı çok gecikmişti. Osmanlı ordusu Tebriz yakınlarına kadar geldi. Ama İranlılar 1604'ten beri ellerine geçirdikleri Revan, Tebriz ve Gürcistan ve yörelerindeki kazançlarını kuvvetlendirmeye koyulmuşlardı. Osmanlı ordusu bu yöreleri geri alamadı. Kuyucu Murad Paşa Diyarbakır'a çekildi.[3]

1610'dan itibaren İran elçileri ile sulh müzakereleri başlayıp ilerledi. Kuyucu Murad Paşa bu müzakerelerin esaslarını oluşturacak müzakerelere katıldı. Fakat müzakereler Nasuh Paşa tarafından bitirildi. Ölümünden sonra 20 Kasım 1612'de imzalanan barış anlaşmasına Nasuh Paşa Antlaşması adı verildi.

Naima tarihinde Kuyucu Murad Paşa

Adını binlerce celali eşkıyasını katlettirip kuyuya doldurmasından alan devşirme Kuyucu Murat Paşa, saray tarafından Anadolu'da çeşitli zümrelerin rol oynadığı Celali isyanlarını bastırmak için görevlendirilir. Yakalananlar arasında bulunan ufak bir çocuğun katledilmesini emreder. Ama cellatlar saklanarak emri yerine getirmez. Emrinin yerine getirilmediğini öğrenen Kuyucu Murat Paşa bu sefer yeniçerilere çocuğu öldürmelerini emreder. Fakat yeniçeriler de “Cellatlar bile kıyamadı, biz nasıl kıyalım?” diyerek onlar da emri yerine getirmez. Çocuğu öldürecek kimsenin kalmadığını gören Kuyucu Murat Paşa sırtındaki kürkü çıkarır ve kendi elleriyle çocuğu boğarak kuyuya atar. Naima tarihinde yazdığına göre Kuyucu Murat Paşa bu sırada 70 yaşını aşmıştır.

Eserleri

İstanbul'da Veznecilerde "Kuyucu Murad Külliyesi" adı altında medrese, türbe, sebil, sibyan mektebi ve dükkanlardan oluşan bir külliyesi bulunmaktadır.[6] Sedefkâr Mehmet Ağa'nın mimarbaşılığı sırasında yaptırılmıştır ama yapım kitabesi yoktur. Medresenin iç kısmı günümüzde İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü Güzel Sanatlar Bölümü Başkanlığı tarafından kullanılmaktadır.

Kendisinin yaptırdığı Muratpaşa Camii'den kaynaklı olarak caminin bulunduğu Antalya'nın Muratpaşa ilçesi onun adını taşımaktadır.

Kuyucu Murat Paşa bir asker olmakla beraber, devletin iç malî meselelerine de değinmiş ve devlet hazinesinin gelir ve giderlerinin hesaplarının açıklığa kavuşması için zamanın isim yapmış hukuk ve maliye uzmanı olan Aynı Efendi'ye "Kavanın-ı Âl-i Osman der mezamın-ı defter-i divan" adlı eserini yazdırtmıştır.

Değerlendirme

Sicill-i Osmani'de şöyle değerlendirilmektedir:[7]

Sâdık, doğru ve cesurdu.

Uzunçarşılı'ya göre,[3] Kuyucu Murat Paşa

Azim sahibi, tecrübeli, icrasında şiddetli ve amansızdı. Osmanlı Hanedanı'na pek sadıktı. Soğukkanlı olup hissiyatını saklamayı bilir, vakti gelince harekete geçip muvaffak olurdu... Sultan Ahmed kendisine "babacığım" diye hitap etmişti.

İngiliz Elçisi Lello hatıratında Kuyucu Murad Paşa'nın memlekete iyiliği dokunduğunu; basiret ve işgüzarlığı ile ülkeye yeni hayat getirdiğini ve gerçekten hakim ve asker bir vezir olduğunu bildirmiştir.[3]

Popüler kültürdeki yeri

Star TV'de yayınlanan Muhteşem Yüzyıl: Kösem dizisinde Cihan Ünal tarafından canlandırılmıştır.

Kaynakça

  1. ^ Ahmet Şimşirgil, Kayı, c.V, s.290
  2. ^ İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, c.IV, s.363
  3. ^ a b c d e f g h Uzunçarşılı, İsmail Hakkı, (1954) Osmanlı Tarihi III. Cilt, 2. Kısım, XVI. Yüzyıl Ortalarından XVII. Yüzyıl Sonuna kadar), Ankara: Türk Tarih Kurumu (Altıncı Baskı 2011 ISBN 978-975-16-0010) say.363-365
  4. ^ a b c d e Toksoy, Cemal "Murad Paşa (Kuyucu)" (1999) Yaşamları ve Yapıtlarıyla Osmanlılar Ansiklopedisi, İstanbul:Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık A.Ş. C.2 s.253-254 ISBN 975-08-0072-9
  5. ^ Griswold, William (çev. Ülkün Tansel) (2002) Anadolu'da Büyük İsyan - 1591-1611 İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları; ISBN 9753331231
  6. ^ "envanter.gov.tr" websitesinde Kuyucu Murat Paşa külliyesi türbesi[].
  7. ^ Mehmed Süreyya (haz. Nuri Akbayar) (1996), Sicill-i Osmani, İstanbul:Tarih Vakfı Yurt Yayınları ISBN 975-33-3038-3 C.IV s.355 [1]

Dış bağlantılar

  • Danişmend, İsmail Hâmi (1971) Osmanlı Devlet Erkâni, İstanbul: Türkiye Yayınevi, s. 29.
  • Uzunçarşılı, İsmail Hakkı, (1954) Osmanlı Tarihi III. Cilt, 2. Kısım, XVI. Yüzyıl Ortalarından XVII. Yüzyıl Sonuna kadar), Ankara: Türk Tarih Kurumu (Altıncı Baskı 2011 ISBN 978-975-16-0010) say.363-365
  • Griswold, William (çev. Ülkün Tansel) (2002) Anadolu'da Büyük İsyan - 1591-1611 İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları; ISBN 9753331231
  • Toksoy, Cemal "Murad Paşa (Kuyucu)" (1999) Yaşamları ve Yapıtlarıyla Osmanlılar Ansiklopedisi, İstanbul:Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık A.Ş. C.2 s.253-254 ISBN 975-08-0072-9
  • Mehmed Süreyya (haz. Nuri Akbayar) (1996), Sicill-i Osmani, İstanbul:Tarih Vakfı Yurt Yayınları ISBN 975-33-3038-3 C.IV s.355 [2]
Siyasi görevi
Önce gelen:
Boşnak Derviş Mehmed Paşa

Osmanlı Sadrazamı

11 Aralık 1606 - 5 Ağustos 1611
Sonra gelen:
Nasuh Paşa

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">I. Ahmed</span> 14. Osmanlı padişahı (1603–1617)

I. Ahmed, 14. Osmanlı padişahı ve 93. İslâm halifesidir. Sultan III. Mehmed ve Handan Sultan'ın oğludur. Sancağa gitmeyip tahta çıkan ilk Osmanlı padişahıdır. Saltanatı boyunca sefere gitmemiştir. Saltanatında Celali isyanları bastırılmıştır. Tarihi yarımadada bulunan ve Mavi Camii olarak da bilinen Sultanahmet Camii, 1609-1617 yılları arasında saltanatı döneminde yaptırılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Nasuh Paşa</span> 54. Osmanlı sadrazamı

Gümülcineli Damat Nasuh Paşa, I. Ahmed saltanatında, 5 Ağustos 1611 - 17 Ekim 1614 tarihleri arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

Hadim Mesih Mehmed Paşa III. Murad saltanatı döneminde 1 Kasım 1585-14 Nisan 1586 döneminde sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

<span class="mw-page-title-main">Serdar Ferhat Paşa</span> 43. Osmanlı sadrazamı

Serdar Ferhat Paşa, III. Murad saltanatı döneminde 1 Ağustos 1591-4 Nisan 1592 tarihleri arasında yaklaşık sekiz ay, 16 Şubat 1595-7 Temmuz 1595 tarihleri arasında da yaklaşık dört ay sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

Çerkes Mehmet Paşa IV. Murad saltanatının devlet idaresinin Valide Kösem Sultan'ın elinde olduğu ilk dönemlerinde 3 Nisan 1624 - 28 Ocak 1625 tarihleri arasında dokuz ay yirmi beş gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

Müezzinzade Hafız Ahmed Paşa IV. Murad saltanatının devlet idaresinin annesi Valide Kösem Sultan'ın elinde olduğu ilk dönemlerinde, 28 Ocak 1625- 1 Aralık 1626 ve 25 Ekim 1631-10 Şubat 1632 tarihleri arasında iki kez toplam iki yıl bir ay yirmi gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

Topal Recep Paşa IV. Murad saltanatında 10 Şubat 1632 - 18 Mayıs 1632 tarihleri arasında dört ay on beş gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. Nikris (gut) hastalığından muzdarip olan Topal Recep Paşa aksak yürüyüşü dolayısıyla Topal ismini almıştı.

Tabanıyassı Mehmed Paşa IV. Murad saltanatında 18 Mayıs 1632 - 2 Şubat 1637 tarihleri arasında dört yıl sekiz buçuk ay sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

Boşnak Derviş Mehmed Paşa I. Ahmed saltanatı döneminde 21 Haziran 1606-9 Aralık 1606 tarihleri arasında beş ay on sekiz gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

Celâlî isyanları, 16. ve 17. yüzyıllarda, Osmanlı yönetimindeki Anadolu'da Yavuz Sultan Selim döneminde başlayan ve Sultan I.Ahmet dönemine kadar devam eden zaman zarfında devlete karşı ekonomik, sosyal, askerî ve siyasi nedenlerle çıkarılan ayaklanmalara verilen addır.

<span class="mw-page-title-main">Tiryaki Hasan Paşa</span> Kanije Savunmasını yaparak ün alan Osmanlı paşası (1521 - 1611)

Tiryaki Hasan Paşa, Kanije Savunması'nı yaparak ün alan Osmanlı paşası.

İbşir Mustafa Paşa IV. Mehmed saltanatında 28 Ekim 1654 - 11 Mayıs 1655 tarihleri arasında altı ay on dört gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

Kalenderoğlu Piri veya Mehmet, Celali isyanları'na önderlik etmiş kişilerdendir.

Canbolatoğlu Ali Paşa, Celali isyanları'nda isyana önderlik etmiş kişilerdendir. Ali Paşa' nın atası olan Canbolad Bey, Yavuz Sultan Selim zamanında Kilis tarafına yerleştirilerek burası kendisine yurtluk olarak verilmiştir. Ali Paşa, amcası Hüseyin Paşa'nın Halep beylerbeyliğine getirilmesinden sonra Kilis beyliği görevine geldi. Hüseyin Paşa, Yusuf Sinan Paşa'nın İran seferinde yaşanan mağlubiyetten sorumlu tutularak 1605 yılında idam edilmiştir. Hüseyin Paşa'nın idamından sonra yeğeni Ali Paşa ile Hüseyin Paşa'nın emrindekilerle otuz bin kişilik kuvvet, devletin İran ve Avusturya seferlerindeki durumundan yararlanarak isyan etmiştir.

Tavil Ahmed ya da Tavil Halil, I. Ahmed dönemindeki Celali isyanları'na önderlik etmiş kişilerdedir.

Urmiye Muharebesi, 1603-1618 Osmanlı-Safevî Savaşı'nda bir evre. Muharebe İran ordusunun galibiyetiyle sonuçlanmıştır.

Gence Kuşatması, 1603-1612 Osmanlı-Safevi Savaşı'nda bir evre. Kuşatma Safevi ordusunun başarısıyla ve Gence'nin 18 yıl sonra tekrar İran idaresine geçmesiyle sonuçlanmıştır.

Tebriz Seferi, 1603-1612 Osmanlı-Safevi Savaşı'nda bir evre. Kuyucu Murat Paşa komutasındaki Türk ordusu Tebriz'e kadar ilerleyip Acıçay civarında İran ordusuyla karşı karşıya geldiyse de taraflar arasında herhangi bir çarpışma olmadı ve Türk ordusu kışlamak üzerine geri çekildi. 1611 yılında tekrar sefere çıkmaya hazırlanan Murat Paşa'nın ölümüyle iki ülke arasındaki barış müzakereleri hız kazandı ve 1612 yılında dokuz yıldır süren savaşa son veren Nasuh Paşa Antlaşması imzalandı.

Dişlenk Hüseyin Paşa ; Anadolu ve Halep beylerbeyi görevlerinde bulunmuş Osmanlı devlet adamıdır.

Kayserili Halil Paşa veya Maraşlı Halil Paşa, 17 Kasım 1616-18 Ocak 1619 tarihleri arasında, I. Ahmed saltanatının son döneminde, I. Mustafa'nın ilk saltanatında ve II. Osman saltanatının ilk döneminde iki yıldan biraz fazla bir süre ve daha sonra IV. Murad saltanatı döneminde 1 Aralık 1626-6 Nisan 1628 tarihleri arasında bir buçuk yıla yakın bir süre olmak üzere, iki kez toplam üç yıl yedi ay yedi gün sadrazamlık yapmış devlet adamıdır.