İçeriğe atla

Kuteybe bin Müslim

Kuteybe bin Müslim
Ebu Hafs Kuteybe bin Müslim bin Amr el-Bahilî
Doğum669
Basra
Ölüm715
Fergana
BağlılığıEmevî Devleti
Hizmet yılları695 - 715
RütbesiHorasan valisi
Çatışma/savaşlarıMüslümanların Maveraünnehir'i fethi

Kuteybe bin Müslim (669 – 715), Emevilerin en önemli Arap komutanlarından birisi ve Horasan'ın Emevi valisidir.[1]

I. Velid (hd. 705-715) döneminde Maveraünnehir'in fethinde öne çıktı. Yetenekli bir asker ve yönetici olarak bölgedeki Müslüman yönetimini sağlamlaştırdı ve Emevi sınırlarını Maveraünnehir'in çoğunu kapsayacak şekilde genişletti. 705'ten 710'a kadar, Toharistan'ın yerli beylikleri üzerindeki Müslüman kontrolünü pekiştirdi ve Buhara'yı ardından 710-712'de Harizm'i fethetti. Semerkant'ı ele geçirerek Soğdiana'nın fethini tamamladı. Daha sonra Seyhun vadisine giden yolu açtı ve hayatının son yıllarında burada yıllık seferler düzenleyerek Müslüman kontrolünü Fergana Vadisi'ne ve Çin Türkistan'ının bazı bölgelerine kadar genişletti.[2] Kuteybe, savaş gücünü artırmak için Arap Müslüman birliklerinin yanında savaşan yerli Horasanlı ve Maveraünnehirli askerlerden oluşan büyük bir birlik kurmaya çalıştı. Velid'in ölümünün ardından, yeni rejim altındaki konumundan emin olmayan Kuteybe isyan etti, ancak ordusunun desteğini sağlayamadı ve öldürüldü. Hanımı, bir oğlu ve beş kardeşi de onunla birlikte öldürüldü.[3]

Maveraünnehir'deki fetihlerinin çoğu ölümünden sonraki yıllarda kaybedildi. Müslümanların konumu ancak 740'larda Kuteybe'nin ulaştığı çizgiye geri dönebildi ve ancak 751'deki Talas Muharebesi'nden sonra bölge tamamen Müslümanların kontrolü altına girdi.

İlk yılları

Kuteybe 669'da Basra'da, Bahila aşiretinde doğdu. Babası Müslim bin Amr Emeviler tarafından destek görse de, İkinci Fitne sırasında onlara karşı Abdullah bin Zübeyr'in yanında savaştı. Savaşta aldığı yaralardan ölmek üzere olduğu bir sırada Halife Abdülmelik'ten aldığı sözle oğlu Kuteybe'nin güvenliğini garantiledi. Güçlü Irak ve doğu valisi Haccac'ın gözüne giren Kuteybe, 701 yılında isyan halindeki Rey şehrini asilerden geri alarak buranın valisi oldu. Ardından 704 sonu veya 705 başında Halife Abdülmelik tarafından Horasan valisi yapıldı. Kuteybe'nin yükselişinde, bağlı bulunduğu Bahila aşiretinin görece zayıf oluşu, bu aşiretin kuzeyli ve güneyli Arap aşiretleri arasındaki gerilimde tarafsız kalmış oluşu ve Kuteybe gibi güçlü bir aşiretin desteğinden mahrum birisinin Haccac için tehdit unsuru olmaması etkili olmuştu. Kuteybe hayatının geri kalan on yılını Orta Asya'da Müslüman egemenliğini tesis etmekle harcadı. Bu amaçla askeri yeteneklerinin yanı sıra diplomasi ve organizasyon becerilerini de kullandı, özellikle yerli İranlı halk ve yönetici sınıfının desteğini sağladı.[]

Orta Asya'daki Fetihleri

Araplar, 642'de Nihavend Muharebesi'ndeki kesin zaferlerinden sonraki on yılda Orta Asya'ya ulaşmış ve Sistan ve Horasan'ı ele geçirerek eski Sasani İmparatorluğu'nun fethini tamamlamışlardı.[4]Ceyhun'un karşısındaki ilk Arap saldırıları Şaş (Taşkent) ve Harezm'e kadar uzanıyordu, ancak bunlar ganimet ele geçirmeyi ve haraç almayı amaçlayan baskınlardan biraz daha fazlasıydı ve İkinci Fitne (683-692) sırasında Horasan'da çıkan kabileler arası savaşla kesintiye uğradı. Sonraki valiler, özellikle Said bin Osman ve el-Muhallab bin Ebî Sufra, nehrin karşısındaki toprakları fethetme girişimlerinde bulundular, ancak başarısız oldular. Yerli prensler ise Arapların rekabetlerinden yararlanmaya çalıştılar ve 689'da Tirmiz kalesini kendi toprakları için ele geçiren Arap haini Musa bin Abd Allah bin Hazim'in yardımıyla Arapları topraklarından kovmayı başardılar.[5] Yine de, Mâverâünnehir prensleri kendi kan davaları yüzünden bölünmüş durumdaydılar ve Arap fethi karşısında birleşmeyi başaramadılar; bu durum 705'ten sonra Kutayba tarafından Arapların yararına uygun bir şekilde değerlendirilecekti.[6] Uluslararası durum da Kutayba için elverişliydi. Tang Hanedanı zayıfladı ve İkinci Doğu Göktürk Kağanlığı, Türkeş Devleti ile savaşa girdi.[7]

Arapların Maveraünnehir'i fethi

Emevi valisi Haccac'ın Kuteybe'yi Maveraünnehir bölgesinin fethi ile 705 yılında görevlendirmesiyle Kuteybe bin Müslim komutasındaki Araplar Maveraünnehir'e karşı cihat başlattılar.[8] Kuteybe bin Müslim'in hedefi Maveraünnehir ve Toharistan'ı ele geçirmekti.[9] Sert bir kumandan olan Kuteybe büyük bir askeri harekata girişti. Aşağı Toharistan'da bazı şehirleri ele geçirip dönemin en büyük ve zengin ticaret merkezlerinden biri olan Baykent'in üzerine yürüdü ancak iki ay kadar süren bir mücadelenin ardından başarıya ulaşması üzerine Araplar Baykent'e girdiler. Şehrin zenginliğini görünce varlıkları ele geçirebilmek için karışıklık çıkarıp, birkaç günlük yağmanın ardından şehri yakıp yıktılar.[10] Şehirde eli silah tutan erkekler öldürüldü. Kadınlar ve çocuklar esir edilerek başka bir yere gönderildi.[11]

Şiddetli saldırılarla ilerleyen Kuteybe, hayatının son günlerine kadar benzer yöntemleri kullandı. Baykent'in ardından Talkan'da da saldırılarına devam eden Arap birlikler, teslim olanları kılıçtan geçirdi, ayrıca sıra sıra ağaçlara astırdı. Kuteybe, on yılı aşkın bir zaman boyunca saldırdığı diyarlarını yağmalayıp, tahrip ettiyse de onun saldırılara rağmen yerli halk, çeşitli yollarla Arap hakimiyetine karşı direnç gösterdi. Semerkant Türkleri Kuteybe'ye cizye vermeyi kabul eden hanları Tarhun'un yerine Gurak Han'ı başa geçirdiler (709) ve mücadelelerine devam ettiler. Kuteybe, Semerkant'a senelerce uğraştıktan sonra ancak 711'de girebildi. Semerkant'ı ele geçirdiğinde İslam dışı inançlara ait çok sayıda dini mekanı yıktırdı.[12] Harezm'de de benzer olaylara neden olan Kuteybe, eğitimli insanları öldürtüp, kitapları ise yaktırdı.[13] Zengin Harezm şehirlerini yağmaladıktan sonra kardeşinin esir ettiği 4.000 kadar kişiyi öldürttü.[14] Kuteybe'nin etkin olduğu bölgelerde Müslüman olmayan halk kısa zamanda malvarlıklarını kaybetti. Zerdüştlüğe sadık kalmak için İran dinine bağlı olanlar ise yeraltındaki mağaralara sığınmak zorunda kaldılar. Görevli imamlar, ev ev dolaşarak İslam'a yeni geçenleri namaza çağırıyorlardı.[15] Kuteybe bin Müslim ayrıca Harizm ve Soğdların kitaplarını yakıp yok etti.[16] Kuteybe, hükümdar Nizek Tarhan'ın da boynunu vurdu ve onun başını Haccac'a yolladı. Nizek Tarhan'dan sonra bölgede İslamiyet yayıldı ve eski dinini koruyanlar, Budizm'den ayrılmayanlar ise "kafir" olarak sayıldılar.[17] Kuteybe bin Müslim ayrıca Nizek Tarhan'ın çocukları dahil ailesi ve silah arkadaşlarının da aralarında bulunduğu yüzlerce insanın boynunu vurdurdu.[18] Bir rivayete göre ise boynu vurdurularak öldürülen insanların sayısı 12.000 idi.[18] Harplerden elde ettiği ganimetlerin 5'te 1'ini ve öldürttüğü aristokratların kesik başlarını Haccac'a yollayan Kuteybe, esir olarak aldığı 80 liderin de el ve ayaklarına demir kelepçe taktırıp Haccac'a yolladı.[18] Bu Türk beylerinin tümünün ise genel uygulanan ceza gereği boynunun vurulduğu düşünülmektedir.[18] Kuteybe'nin 715'te ölümünün ardından Maveraünnehir'deki Arap-İslam fetihleri kesintiye uğradı.[19]

Kaynakça

  1. ^ M. S. Asimov; C. E. Bosworth. History of Civilizations of Central Asia. Yeni Türkiye. s. 1315. 
  2. ^ a b c d Kitapçı, Zekeriya. Türkistan'ın Müslüman Araplar Tarafından Fethi. Yedikubbe. ss. 185-6. 
  3. ^ Hasan Celal Güzel; Prof. Dr. Kemal Çiçek; Prof. Dr. Salim Koca. Türkler. I. Yeni Türkiye. s. 68. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Mâverâünnehir</span> Tarihî bölge

Maveraünnehir, Orta Asya'da, Ceyhun ve Seyhun nehirleri arasında kalan tarihi bölge.

<span class="mw-page-title-main">Harezm</span>

Harezm, Ceyhun Nehri'nin Aral Gölü'ne döküldüğü yerin her iki yanında yer alan tarihsel bölgedir.

<span class="mw-page-title-main">I. Velîd</span> 6. Emevi halifesi

I. Velid, Emevilerin altıncı halifesi (705-715).

<span class="mw-page-title-main">Süleyman bin Abdülmelik</span> 7.Emevi halifesi

Süleyman bin Abdülmelik, yedinci Emeviler devleti halifesidir. Kardeşi I. Velîd yerine halife olmuş ve sonra 715 ile 717de döneminde iki yıl beş ay süren halifelik yapmıştır. Yerine halife olarak kuzeni Ömer bin Abdülaziz gelmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Müslümanların Maveraünnehir'i fethi</span> Arapların 7.-8. yüzyıl Asya fetihleri

Müslümanların Maveraünnehir'i fethi ya da Arapların Maveraünnehir'i fethi, günümüzde Özbekistan'ı, Tacikistan'ı, Kazakistan'ı ve Kırgızistan'ı kapsayan Orta Asya'nın tümünün ya da bazı bölgelerinin 7. ve 8. yüzyıllarda On İki İmamların dördüncüsü olan İmam Zeynel Abidin ve taraftarları olan Müslümanlar tarafından fethedilmesidir.

Nizek Tarhan, Toharistan bölgesindeki Türk beyi. Heyâtıla hükümdarı olarak bilinir. Türk asıllı bir lider olan Nizek, özellikle Mâverâünnehr, Afganistan ve Hindistan'ın kuzey bölgelerinde faaliyet göstermiştir. Adı, çeşitli kaynaklarda farklı şekillerde yazılmıştır ve Türkler arasında yaygın bir isim değildir. Çin kaynaklarında Nosê, Arap kaynaklarında ise Nizek olarak geçer. Tarhan/Tarkan unvanı ise eski Türklerde asalet unvanı olarak kullanılırdı.

Bu, 701'den 800'e İslam dünyasında meydana gelen büyük olayların bir zaman çizelgesidir.

<span class="mw-page-title-main">Nezak Tarkan</span>

Nezak Tarkan, M.S 709 civarında Arap komutan Kuteyba bin Müslim'e karşı bir isyan başlatan Toharistan'ın göçebe hükümdarıydı.

<span class="mw-page-title-main">Dar Geçit Muharebesi</span> 731 yılında günümüzde Özbekistanda gerçekleşen çatışma

Dar Geçit Muharebesi ya da Defile Savaşı Tahtakaraça Geçidi'nde Emevî Halifeliği'nin büyük bir ordusu ile Türkeş Devleti arasında Temmuz 731'de üç gün boyunca süren çatışmadır. Türkeş Devleti, Semerkant'ı kuşatıyordu ve şehrin komutanı Sevre bin Hür, Horasan'ın yeni atanan valisi Cüneyd el-Mürrî'den yardım talebinde bulunmuştu. Cüneyd'in 28.000 kişilik ordusu geçitte Türkeş Devleti'nin saldırısına uğradı ve Emevî ordusu kendini kurtarmayı ve Semerkant'a ulaşmayı başarsa da çok büyük kayıplar verdi; Bir yardım amacıyla Türkeş güçlerine arkadan saldırmaları emredilen Sevre'nin 12.000 askeri neredeyse yok edildi.

Bu sayfada, 700'lerde Emevi Halifeliği'nde yaşanan olaylar yer alıyor.

Bu sayfada, 710'larda Emevi Halifeliği'nde yaşanan olaylar yer alıyor.

<span class="mw-page-title-main">Kasrül Bahili Muharebesi</span>

Kasrül Bahili Muharebesi, Türk Türkeş (Türgiş) Devleti'nin kuşatmasından Qasr al-Bahili'nin küçük kalesindeki Arap garnizonunun başarılı bir şekilde kurtarılmasıydı. Emevi Halifeliği'nin Horasan valisi tarafından gönderilen, el-Musayyab ibn Bişr el-Riyahi komutasındaki bir Arap yardım gücü kuşatmayı kırmayı ve garnizonu Semerkant'taki güvenliğe götürmeyi başardı.

<span class="mw-page-title-main">Baykend Muharebesi</span> İslam fetihleri sırasında 729 yılında Mâverâünnehirde yaşanan savaş

Baykand veya Baykend Muharebesi, 729 yılında Türk Türgeş Kağanlığı ve onun Soğdlu müttefikleri ile Emevi Halifeliği Arapları arasında, Transoxiana'da Buhara yakınlarındaki bir kasaba olan Baykand'da gerçekleşti. Horasan valisi Ashras ibn Abdullah al-Sulami komutasındaki Arap ordusu, bir önceki yıl patlak veren ve Türgeş desteği alan Soğd prenslerinin büyük çaplı isyanını bastırmak için Ceyhun Nehri'ni geçti. Arap ordusu Buhara'ya doğru ilerlerken Türgeş tarafından kuşatıldı ve su kaynaklarından mahrum bırakıldı. Beş yıl önceki "Susuzluk Günü"nde olduğu gibi Araplar için neredeyse bir felaketle sonuçlanacak bir dizi çatışma yaşandı; ancak sonunda birkaç Arap liderinin cesareti ve el-Hâris bin Sureyc ve Katan bin Kuteybe komutasındaki öncü birliklerin eylemleri sayesinde Araplar sınırı aşarak Buhara'ya ulaştılar ve şehri kuşattılar.

<span class="mw-page-title-main">Kamarca Kuşatması</span>

Kamarja veya Kamarca kuşatması, 729 yılında Emevi Halifeliği'nin Arap Müslümanları ile Türgeş Kağanlığı ve onun Soğd müttefikleri arasında gerçekleşti. Emevilerin Transoxiana(Maveraünnehir)'yı fethi 720'lerde yerel Soğdlu prenslerinin ayaklanmaları ve Türgeş istilaları ile bozulmuştu. 729'da Semerkant yakınlarındaki küçük Kamarja kalesi, hükümdarları Suluk Çor'un kişisel yönetimi altında Türgeşler tarafından saldırıya uğradığında Transoxiana'daki son kalan Arap kalelerinden biriydi. El-Taberi'nin tarihinde ayrıntılı bir anlatımı bulunan sonraki kuşatma 58 gün sürdü ve garnizonunun Semerkant'a müzakereli çekilmesiyle sona erdi. Kamarja'nın inatçı savunması Arap edebiyatında övüldü, ancak Arapların bölgedeki hakimiyeti iki yıl sonra Defile Muharebesi'nden sonra kırıldı. Türgiş Kağanlığı'nın 738'de yıkılmasından sonra Araplar Maveraünnehir'de yeniden egemenliklerini kurdular.

<span class="mw-page-title-main">Yevm el Atkal Muharebesi</span>

Yevm el Atkal Muharebesi ya da Baggage Savaşı, Emevi Halifeliği güçleri ile Türk Türgeş kabileleri arasında Eylül/Ekim 737'de savaşıldı. Horasan valisi Esed bin Abdullah el-Kasri komutasındaki Emeviler, Transoxiana'daki İrani Hutal Prensliği'ni işgal etmişti ve yerel yönetici Türgeşlerden yardım istedi. Emevi ordusu, Türgeşler gelmeden önce aceleyle geri çekildi ve tam zamanında Ceyhun Nehri'ni geçmeyi başardı, bu sırada arka muhafızları takip eden Türgeşlerle çatışmaya girdiler. Türgeşler hemen ardından karşıya geçti ve önceden gönderilen açıktaki Müslüman yük trenine saldırarak onu ele geçirdiler. Emevilerin ana ordusu, ağır kayıplar veren yük treninin refakatçisinin yardımına geldi. Emevi seferinin başarısızlığı, Yukarı Ceyhun vadisindeki Arap kontrolünün tamamen çökmesi anlamına geliyordu ve Horasan'ın kendisi Türgeşlere açıldı.

<span class="mw-page-title-main">Haristan Muharebesi</span> haristan muharremi türkler için çok önemli bir savaştır aga sir keropri

Haristan Muharebesi, Emevi Halifeliği ile Türk Türgeş güçleri arasında Aralık 737'de, Doğu Horasan'ın Cüzcan bölgesindeki Haristan kasabası yakınlarında gerçekleşti. Horasan valisi Esad bin Abdullah el-Kasri komutasındaki Emeviler, Türgeş kağanı Suluk ve müttefiki Arap haini el-Hâris bin Sureyc'i şaşırtmayı ve yenmeyi başardılar.