İçeriğe atla

Kur'an'da insan hakları

Kur'an'da insan hakları, ilâhi emirler ve tavsiyeler kapsamında ele alınmış, ayetlerde sıkça yer almıştır. Kur'an, 114 sure, 77.000 kelimeden oluşan kutsal bir kitaptır. 113 suresi besmele ile başlar.[1] Kur'an'da, Müslümanların uyması gereken kuralların sınırlarını çizmiştir.[2] Bu sınırlar içinde Kur'an, insanlara eşit derecede yaklaşır ve insanın belirli haklara, dolayısıyla İnsan haklarına sahip olduğuna işaret eder.[3] Kur'an'da insanlara tanınan haklar, yaşam ve barış içinde yaşama hakkının yanı sıra ekonomik haklara sahip olma, bunları koruma ve koruma altına alma hakkını içerir. Kur'an ayrıca azınlık, kadın hakları ve savaş esirlerine nasıl davranılması gerektiğini belirleyen ölçüte, insanların birbirleri arasındaki etkileşimlerinin düzenlemelerini de içerir.[4][5] "BM İnsan Hakları Beyannamesi ve Kur'an" ve "İslam 101: Temel İnsan Hakları" makalelerinden alınan her bölüm bir Kur'an ayetlerini içermektedir.[6][7]

Eşitlik

Andolsun biz insanoğluna şan, şeref ve nimetler verdik; onları karada ve denizde taşıdık, kendilerine güzel güzel rızıklar verdik ve onları yarattıklarımızın çoğundan üstün kıldık.

—İsrâ Suresi, 70

Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık, tanışasınız diye sizi kavim ve kabilelere ayırdık, Allah katında en değerli olanınız O’na itaatsizlikten en fazla sakınanınızdır. Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir, her şeyden haberdardır.

—Hucûrat Suresi, 13

Kur'an tüm insanlığın tek bir insanın çocukları olduğunu ve birbirilerinin kardeşi olduğunu belirtir.[8] Kur'an'da eşitlik ve adalet vurgusu ayetlerde sıkça görülmekte hatta bu vurgu kişinin düşmanını da kapsamaktadır.[9] Müslümanların adil ve doğruluk bilincinde olma görevi Kur'an'da yüksek öncelikli bir konumdadır ve şu şekilde tarif edilmektedir:

"Ey iman edenler! Allah aşkına tanıklık eden, adaletin koruyucusu olun, buna karşı da olsa kendi kendinize, ana babanıza veya yakın akrabalarınıza; zengin veya fakirse, Allah her ikisine de şefkatle daha yakındır; bu nedenle, sapmak için düşük arzularınıza uymayın; saparsınız veya yüz çevirirseniz, o zaman Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır." [10][11]

Kur'an da inananların yardıma muhtaç birine yardım etmelerini teşvik eder ancak aldatma veya bir saldırganlık eylemi gerçekleştirmek istediklerinde "birbirinize iyilik ve dindarlıkta yardım edin, günah ve saldırganlık konusunda birbirinize yardım etmeyin" diyerek kısıtlar.[9][12] Ayrıca Kur'an, Müslümanlara diğer dinlere inananlara karşı adil ve nazik davranmanın bir inanç akidesi olduğunu öğütler.[13]

Yaşam hakkı

Haklı bir sebep olmadıkça Allah’ın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın. Bir kimse haksızlıkla öldürülürse velisine yetki verdik; ancak o da öldürme hususunda haksızlığa sapmasın; çünkü o, yeterince yardıma mazhar olmuştur.

—İsrâ Suresi, 33

Kur'an'a göre hayat, insanlığa her yolla güvence altına alınması ve savunulması gereken ilahi bir ihsandır.[14] Kur'an'a göre, başkalarının haklarını korumak Müslümanların bireysel ve evrensel görevidir.[15] Kur'an'da yaşama çok büyük değer atfedilir, yaşanın önemi bir ayette şöyle geçer:

Kim bir canı öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir; ve kim onu canlı tutarsa, tüm insanları hayatta tutmuş gibidir.

—Maide Suresi, 32

Kur'an, hukukî dayanak olmadan can alınmasını yasaklar ve Müslümanları kendi geçimlerini sağlayamayanların ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlü kılar.[16] Müslümanların nefsi müdafaa dışında güç kullanmaları yasaklandığından, yaşam hakkı, savaş sırasında düşmana bile Kur'an tarafından tanınmıştır.[17] Kur'an tarafından düşmanın yaşlı, kadın ve çocukları korunmuştur ve bunlarda istisna yoktur.[18]

Mülkiyet ve korunma hakkı

Hâkimiyeti aldığında ise ülkede bozgunculuk çıkarıp ürünleri ve nesilleri yok etmeye çalışır. Allah bozgunculuğu sevmez.

—Bakara Suresi, 204-207

Ey iman edenler! Karşılıklı rızaya dayanan ticaret dışında mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin. Ve kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir.

—Nisa Suresi, 29

Kur'an, insanlara mülkiyet hakkının yanı sıra, adil bir şekilde yapmaları koşuluyla sahip oldukları ile istedikleri gibi ticaret yapma özgürlüğünü de verir.[19] Dahası, Kur'an boyunca yetimlerin, yoksulların ve muhtaçların beslenmesinin öğütlenmesi, kişinin Kur'an'ın öğretilerine gerçek bağlılığını gösteren bir inanç akidesidir.[20] Mesaj şu âyette açık ve net bir şekilde ifade edilmektedir:

Onlar öyle kimselerdir ki, kendilerine bir yerde egemenlik versek, namazı kılarlar, zekâtı verirler, iyiliği emrederler ve kötülükten alıkoymaya çalışırlar. İşlerin sonu Allah’a varır.

—Hac Suresi, 41

Yetimler gibi korunmaya muhtaç olanların haklarını ve mallarını haklı bir şekilde koruma ilkeleri, Kur'an'da şöyle geçer:

Yetimlere mallarını verin, temizi pis olanla değişmeyin, onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin; zira bu büyük bir günahtır.

—Nisa Suresi, 2

Azınlıkların ve diğer dinî grupların hakları

Ve de ki: Gerçek, rabbinizden gelendir. Artık dileyen iman etsin dileyen inkâr etsin. Biz, zalimler için alevleri kendilerini çepeçevre kuşatan bir ateş hazırladık. (Susuzluktan) imdat dileyecek olsalar buna, erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su ile cevap verilir. Ne fena bir içecek ve ne kötü bir barınak!

—Kehf Suresi, 29

İmanı gerçekten kimin reddettiğini biliyor musunuz? Yetimlere kötü davranan bu. Ve fakirlerin beslenmesini savunmaz. Vay haline o namaz kılanların ki, onlar namazlarının özünden uzaktırlar. Sadece gösteriş yaparlar. Ve hayır işlerini engel olurlar.

—Maûn Suresi, 1-7

Kur'an, İslam'ın kutsal kitabı olmasına rağmen, Müslümanların dini uygulamaları ve inançları etkilemek için herhangi bir zorlama yöntemi kullanmasını yasaklamaktadır.[21][22] Kur'an, Müslümanları "Allah'ın isminin anıldığı tüm manastırları, kiliseleri, sinagogları ve camileri" korumaya mecbur kılarak, diğer dinlerin mensuplarının haklarını korumada daha da ileri gider.[23]

Kur'an, farklı etnik, kültürel ve dini gruplarla ilgili olarak Müslümanlara şunu öğütler: "...Her birinize bir şeriat ve bir yol yöntem verdik. Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat size verdikleriyle sizi denemek istedi. Öyleyse hayırlı işlerde birbirinizle yarışın..." [24] Kur'an herkes arasında eşitliği savunur ve tek bir iyiliğin bir insanın statüsünü diğerine göre yükseltebileceğini söyler.[25]

Kadın hakları

Boşanmış kadınlara faydalanacakları uygun bir şeyler verilmesi, Allah’ın rızâsını gözetenlerin borcudur.

—Bakara Suresi, 241

Zinaya yaklaşmayın! Çünkü o hayasızlıktır, çok kötü bir yoldur.

—İsrâ Suresi, 32

Kadın haklarıyla ilgili olarak Kur'an, 114 suresinin bir suresini kadınlara ayırmaktadır, bu Nisa Suresi'nin adından da anlaşılmaktadır.[26] Kadın ya da erkek olsun, iyilik yapan kimsenin cennete gireceğini ve onlara en ufak bir haksızlık yapılmayacağını belirtir.[27] Aynı mesaj Nahl Suresi'nde tekrarlanır: "Erkek olsun kadın olsun, kim inanmış bir insan olarak dünya ve âhirete yararlı işler yaparsa kesinlikle ona güzel bir hayat yaşatacağız ve böylelerinin ecirlerini de muhakkak surette yapmış olduklarının daha güzeliyle vereceğiz." [28] Kadınların doğurganlığı, Kur'an'da bir dizi ayette kadının statüsünü yükseltmek için kullandığı önemli bir özelliktir.[29][30] Bir ayette şöyle denir: "Biz insana anne babasıyla ilgili öğütler verdik. Annesi, güçten kuvvetten düşerek onu karnında taşımıştır; çocuğun sütten kesilmesi iki yıl içinde olur. Bunun için (ey insan), hem bana hem anne babana minnet duymalısın; sonunda dönüş yalnız banadır."[31]

Kadının ekonomik hakları açısından Kur'an, "Kadınlara mehirlerini borcunuzu öder gibi verin. Eğer onun bir kısmını size gönül razısıyla verirlerse onu da âfiyetle yiyin."[32] şeklinde tavsiyede bulunur. Kur'an'da kadınlara miras hakkı da verilmiştir.[33] Erkekleri kadınların üstleri olarak değil, onları koruma ve genel olarak bakma yükümlülüğü getirir.[34] Kadınlar açısından belki de en değerli statü, Kur'an'da anne ve babalarının ihtiyaçlarını karşılayanlara cennet mükâfatını bağlayarak bu noktayı örnekleyen bir anne statüsüdür.[35]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Joel Hayward "Qur'anic Concept of the Ethics of Warfare: Challenging the Claims of Islamic Aggressiveness" (The Cordoba Foundation, London, United Kingdom, 2011), at 4-5
  2. ^ Shakir M.H "The Qur'an:(Quran, Koran, Al-Qur'an)" (MobileReference.com, 1 Jan 2010) at ch 4:13.
  3. ^ Shakir M.H "The Qur'an: (Quran, Koran, Al-Qur'an)" (MobileReference.com, 1 January 2010) Ch 004.001.
  4. ^ Joel Hayward "Qur'anic Concept of the Ethics of Warfare: Challenging the Claims of Islamic Aggressiveness" (The Cordoba Foundation, London, United Kingdom, 2011)
  5. ^ Al- Dawoody Ahmad "Islamic Law of War: Justifications and Regulations" (Palgrave Macmillan, 1 March 2011) at 56-63
  6. ^ "BM İnsan Hakları - Kur'an". 24 Ağustos 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Ekim 2020. 
  7. ^ "İslam 101". 8 Mayıs 1999 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Ekim 2020. 
  8. ^ Shakir M.H "The Qur'an: (Quran, Koran, Al-Qur'an)" (MobileReference.com, 1 January 2010) Ch 049.013
  9. ^ a b Shakir M.H "The Qur'an: (Quran, Koran, Al-Qur'an)" (MobileReference.com, 1 January 2010) Ch 005.002
  10. ^ Shakir M.H "The Qur'an: (Quran, Koran, Al-Qur'an)" (MobileReference.com, 1 January 2010) Ch 004.135
  11. ^ Al- Attar, Mariam "Islamic Ethics" (Routledge, 15 March 2010) at 11-14
  12. ^ Joel Hayward "Qur'anic Concept of the Ethics of Warfare: Challenging the Claims of Islamic Aggressiveness" (The Cordoba Foundation, London, United Kingdom, 2011) at 4-7
  13. ^ Shakir M.H "The Qur'an: (Quran, Koran, Al-Qur'an)" (MobileReference.com, 1 January 2010) Ch 060.006, 008
  14. ^ Shakir M.H " The Qur'an: (Quran, Koran, Al-Qur'an) (MobileReference.com, 01 Jan, 2010) Ch 003:195
  15. ^ Shakir M.H " The Qur'an: (Quran, Koran, Al-Qur'an) (MobileReference.com, 1 Jan 2010) Ch 004:001
  16. ^ Shakir M.H " The Qur'an: (Quran, Koran, Al-Qur'an) (MobileReference.com, 1 Jan 2010) Ch 006:151, 051:018
  17. ^ Said Mahmoudi "The Islamic Perception of the Use of Force in the Contemporary World" in Mashood A. Baderin "International Law and Islamic Law" (Ashgate Ltd, Hampshire, England, 2008) pp 103-117 at 56-57.
  18. ^ Joel Hayward "Qur'anic Concept of the Ethics of Warfare: Challenging the Claims of Islamic Aggressiveness" (The Cordoba Foundation, London, United Kingdom, 2011) at 14-16
  19. ^ Shakir M.H " The Qur'an: (Quran, Koran, Al-Qur'an) (MobileReference.com, 01 Jan, 2010) Ch 004:029, 062:010
  20. ^ Shakir M.H " The Qur'an: (Quran, Koran, Al-Qur'an) (MobileReference.com, 1 Jan 2010) Ch 051:018, 007:031,032, 104:002,005
  21. ^ Shakir M.H " The Qur'an: (Quran, Koran, Al-Qur'an) (MobileReference.com, 01 Jan, 2010) Ch 002:256
  22. ^ Haleem Mohammad Abdel " Understanding the Qur'an: Themes and Style" (I.B. Tauris & Co. Ltd, London, 2010).
  23. ^ Shakir M.H " The Qur'an: (Quran, Koran, Al-Qur'an) (MobileReference.com, 1 Jan 2010) Ch 022:040 Hac suresi, 40.ayet 14 Ekim 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  24. ^ Shakir M.H " The Qur'an: (Quran, Koran, Al-Qur'an) (MobileReference.com, 01 Jan, 2010) Ch 005:048 Maide Suresi, 48.ayet 3 Ekim 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  25. ^ Shakir M.H " The Qur'an: (Quran, Koran, Al-Qur'an) (MobileReference.com, 1 Jan 2010) Ch 046:019 Ahkaf Suresi, 19.ayet 15 Ekim 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  26. ^ "Nisa Suresi". 11 Temmuz 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Ekim 2020. 
  27. ^ "Nisa, 123-124". 11 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Ekim 2020. 
  28. ^ "Nahl, 97". 24 Eylül 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Ekim 2020. 
  29. ^ Shaheen Sardar Ali " Women's Human Rights in Islam: Towards a Theoretical Framework" in Mashood A. Baderin "International Law and Islamic Law" (Ashgate Ltd, Hampshire, England, 2008) pp 425-461 at 427- 429
  30. ^ Naiz A. Shah "Women's Human Rights in the Koran: An Interpretive Approach" in Mashood A. Baderin "International Law and Islamic Law" (Ashgate Ltd, Hampshire, England, 2008) pp 461-499, at 477-479.
  31. ^ "Lokman Suresi 14-15". 26 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Ekim 2020. 
  32. ^ "Nisa, 4". 9 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Ekim 2020. 
  33. ^ Nisa, 7 9 Ağustos 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. 11 9 Ağustos 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  34. ^ Shakir M.H " The Qur'an: (Quran, Koran, Al-Qur'an) (MobileReference.com, 01 Jan, 2010) Ch 004:034
  35. ^ Ankebut, 8 30 Haziran 2019 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., İsra, 23-24 12 Ekim 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kur'an</span> İslamın temel dinî metni

Kur'an veya yaygın kullanılan adıyla Kur'an-ı Kerim, Müslüman inancına göre, yaklaşık 23 yıllık bir süreçte ayetleri Allah tarafından Cebrâil adındaki melek aracılığıyla Muhammed'e parça parça vahiyler hâlinde indirilen bir kutsal kitaptır. İslam inancına göre Kur'an, Muhammed'in gerçek bir peygamber olduğunu kanıtlayan en önemli ve en büyük mucizedir. Müslümanlar, namaz başta olmak üzere belli başlı ibadetlerinde Kur'an'dan çeşitli bölümler okurlar.

<span class="mw-page-title-main">Kureyş Suresi</span> Kuranın 106. suresi

Kureyş Suresi, Kur'an'ın 106. suresidir. Sure 4 ayetten oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Fil Suresi</span> Kuranın 105. suresi

Fil Suresi, Kur'an'ın 105. suresidir, 5 ayetten oluşur. Sure, Yemen Valisi Ebrehe'nin Allah'ın evi olan Kâbe'ye saldırmasını ve karşılaştığı sonu anlatmaktadır.

İslam peygamberleri, İslâm dininde Âdem ile başlayıp Muhammed ile son bulan ve peygamber oldukları kabul edilen dinî şahsiyetlere denir.

<span class="mw-page-title-main">Tebbet Suresi</span> Kuranın 111. suresi

Tebbet Suresi, Kur'an'ın 111. suresidir. Sure, 5 ayetten oluşur.

Ali Ünal, araştırmacı yazar, mütercim.

İlāh, "tanrı" ile aynı anlama gelen bir Arapça terimdir. Dişil hâli "ilaha"dır ve bu tanrıça ile eşanlamlıdır. Dinsel inanışlarca kutsal görülen ve tapınılan doğaötesi bir varlıktır. İlah kelimesi İslami ritüellerde sıkça kullanılır: ezan, kelime-i şehadet.

<span class="mw-page-title-main">İslam'da kölelik</span>

İslam'da kölelik, tarih boyunca birbirinden farklı şekillerde ve görüşlerde ele alınmış bir konudur.

<span class="mw-page-title-main">İslam ve bilim</span> İslamın ve bilimin ilişkisi

İslam ve bilim, tarihte uzun bir dönem boyunca iç içe olmuşlardır. İslam'ın yoğun bir şekilde yayıldığı ve İslam devletlerinin yükselişte olduğu Orta Çağ'da, 8 ilâ 15. yüzyıllarda İslam topraklarında birçok bilim insanı yetişmiş, pek çok bilimsel faaliyetler yapılmış ve İslam dünyası bilim, teknoloji, kültür ve sanat gibi birçok alanda dünyanın diğer devletlerini ve bölgelerini geride bırakmıştır. Bu döneme de İslam'ın Altın Çağı denmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Kur'an'ın eleştirisi</span>

Kur'an, birçok yazar tarafından dindar bir kurgu olarak tanımlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Ay'ın ikiye bölünmesi</span> İslam peygamberi Muhammede atfedilen bir mucize

Ay'ın ikiye bölünmesi, Sünniler'in çoğuna göre bazı hadisler ve Kamer Suresi'nin ilk ayetlerine dayanılarak Muhammed'e atfedilen, Ay'ın dolunay halinde iken bir gece vaktinde Muhammed'in el işaretiyle ikiye ayrılması mucizesidir.

<span class="mw-page-title-main">Kur'ancılık</span> Kuranı İslamın tek kaynağı kabul eden İslamî düşünce

Kur'ancılık, Kur'aniyyun, Kur'anizm ya da diğer bilinen adıyla Kur'an Müslümanlığı, Kur'an'ı İslam dininin tek ve ana kaynağı olarak kabul eden, hadisleri ve mezhep ayrılığını reddeden düşünce sistemidir.

Mukattaa harfler Kur'an-ı Kerîm'deki yirmi dokuz surenin başında yer alan ve sadece harflerden oluşan ve tefsirciler tarafından müteşâbih, ne olduğu anlaşılamayan, ancak benzetimlerde bulunulabilen, benzeşmeli anlamında müteşabih olarak nitelendirilen âyetlere verilen isimdir.

Muhammed Şahrur, Suriyeli düşünür ve yazar. Şam Üniversitesi'nin mühendislik bölümünden emekli bir profesördür. İslam üzerine çeşitli eserler kaleme almıştır. 2019 yılında hayatını kaybetmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Kur'an tarihi</span>

Kur'an tarihi, İslam kutsal kitabının yazılı derleme veya el yazmalarının zaman çizelgesi ve kökenidir. İslam'ın erken tarihinin önemli bir bölümünü oluşturur.

<span class="mw-page-title-main">Tahaddi</span>

Tahaddi veya Kur'an'ın meydan okuması, İslam teolojisinde Kur'an'da önerilen bir meydan okumayı ifade eder. Kur'an'ın herhangi bir çalışma üzerindeki üstünlüğünü kanıtlamak amacıyla hem insanlar hem de cinler arasında gayrimüslimlerden, kutsal kitaptaki gibi bir bölüm ya da çoklu bölümler üretmelerini istemektedir. Kur'an bunu başarmanın imkansız olduğunu söylüyor.

Revizyonist İslam Araştırmaları Okulu, İslami araştırmalarda İslam'ın kökenlerine ilişkin geleneksel Müslüman anlatılarını sorgulayan bir harekettir.

The Syro-Aramaic Reading of the Koran: Kur'an Dilinin Çözülmesine Bir Katkı, Christoph Luxenberg'in "Die syro-aramäische Lesart des Koran: Ein Beitrag zur Entschlüsselung der Koransprache" (2000) adlı kitabının İngilizce baskısıdır (2007).

Gerd Rüdiger Puin bir Alman Kuran'ın tarihsel paleografisi, eski el yazmalarının inceleme ve bilimsel yorumcusu ve bir oryantalisttir. Aynı zamanda Arapça imla uzmanıdır. Almanya Saarbrücken'deki Saarland Üniversitesi'nde Arapça okutmanıydı. Puin, özellikle Yemen'de bulduğu eski bir Kur'an el yazması keşfiyle tanınmaktadır ve bu keşif, metnin tarihi ve gelişimi hakkında yeni bilgiler sağlamıştır.

The Majestic Qur'an: An English Rendition of Its Meanings, dört Türk Sünni âlim tarafından yazılan, Kur'an'ın anlamlarını içeren 20. yüzyıl İngilizce mealidir. Meal modern İngilizce ile yazılmıştır ve 800'den fazla açıklayıcı not içermektedir. Her ne kadar bu çeviri kendisini bir komite çalışması olarak tanımlasa da, yazarların her birinin kendi odak noktası bulunmaktadır. 1'den 8'e kadar olan sureleri Nurettin Uzunoğlu, 9'dan 20'ye kadar Tevfik Rüştü Topuzoğlu, 21'den 39'a kadar Ali Özek, 40'tan 114'e kadar Mehmet Maksutoğlu tercüme etmiştir.