İçeriğe atla

Kul Himmet Türbesi

Kul Himmet Türbesi, 16.-17. yüzyılda yaşamış tasavvuf şairi Kul Himmet'in Tokat’ın Almus ilçesinin Görümlü köyünde bulunan türbesidir.[1]

Eski adı "Varzıl" olan Görümlü Köyü'nden doğan ölümü hakkında bilgiler kesin değildir.[2] Hayatı boyunca birçok yeri dolaşıp zaman zaman sürgün edilen, zindanlara atılan ve kaçak bir hayat yaşayan Himmet'in köyüne döndüğü, 17.yüzyıl başında köyünde vefat ettiği düşünülür.[2] Ölümü hakkındaki söylencelere göre mezarı uzun süre gizli tutulmuştur.[3] Halk kültürü araştırmacısı İbrahim Aslanoğlu, 1997 tarihli Kul Himmet adlı çalışmasında türbesi ile ilgili şu bilgileri verir:[3]

“…türbesi köyün mezarlığında. Duvarları kerpiçle örülmüş, damı kiremitli. Taş ve kerpiçten ibaret sandukası kilimle kapatılmış. Çimentoyla sıvalı baş taşının tepesin Bektaşi külahı şeklinde. Şahidesinde yeni harflerle “Goca Kul Himmet-1958” yazılı. Toprak zemin oldukça temiz."

Alevi inancını halka anlatan Yedi Ulu Ozan'dan biri olan Kul Himmetin mezarı geçmişte ardıç ağaçları ile çevrili ve kabrin yanı başında bir kiren (zoğal) ağacının bulunduğu toprak yığını şeklindedi. 1967 yılında dönemin muhtarı Ali Çoban ve Kul Himmet evlatlarından Abbas Ali Şahin'in destekleriyle türbe şekline dönüştürülmüştür.[4] Mezarının yanında bitip büyüyen kiren ağacı kutsal bir ağaç olarak görülür. Kabrin baş tarafında top veya gülle mermisine benzeyen yuvarlak bir taş parçası bulunmaktadır. Köy halkı bu taş parçasının Horasan'dan buraya atıldığına inanmaktadır.[4]

Kul Himmet'in türbesinin hemen on metre güney batısında oğlu Hacı Yakub'un Türbesi, elli metre doğusunda Molla Habib diye bilinen Yel ve Sızı Tekkesi bulunmaktadır.

Kaynakça

  1. ^ Dağıdır, Mustafa (25-26 Eylül 2014). "Alevilik Çalışmalarında Arşiv Kayıtlarının Kullanımına Bir Örnek Olarak Kul Himmet Ocağı ve Görümlü Beldesi" (PDF). Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tokat Tarihi ve Kültür Sempozyumu Bildiri Kitabı. 3 Ocak 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 3 Ocak 2023. 
  2. ^ a b Özcan, Selay (2011). "Kul Himmet'in şiir dünyası, şiirlerinde gelenek, etkileşim ve eğitim". Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü yüksek lisans tezi. 3 Ocak 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  3. ^ a b Dursun, Çetin (2017). "Kul Himmet şiirlerinde mitik unsurlar". Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü yüksek lisans tezi. 3 Ocak 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  4. ^ a b Banaz, Şaban (30 Haziran 2020). "Alevî-Bektaşî Yolunun Tokatlı Bir Ulu Ozanı: Kul Himmet". Tokat İlmiyat Dergisi. 8 (1): 277-297. doi:10.5281/zenodo.3894598. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Âşık Dertli, Türk halk ozanı. Bolu Çağa'nın Şahnalar köyünde doğdu. Asıl adı İbrahim ve mahlası Lütfi'dir. Geçimini aşık kahvelerinde saz çalıp şiir söyleyerek sağlamıştır. İstanbul, Konya ve Mısır'da bulunmuştur. Divan, halk ve tekke edebiyatlarındaki geniş kültürü sayesinde daha sağlığında yaygın bir şöhret kazanmış, divanı taş baskısıyla birçok defa basılmıştır. Fuzûlî, Âşık Ömer, Gevheri gibi şairlerin etkilerini taşıyan Dertli, çağının öbür saz şairleri gibi aruzla gazeller, divanlar, kalenderiler yazmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Yunus Emre Türbesi</span>

Yunus Emre Türbesi veya mezarı olduğu iddia edilen çok sayıda yer vardır. Bunlar;

<span class="mw-page-title-main">Yolkaya, Yıldızeli</span>

Yolkaya, Sivas ilinin Yıldızeli ilçesine bağlı bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Aydoğan, İmranlı</span> Sivas ili, İmranlı ilçesine bağlı bir köy

Aydoğan, Sivas ilinin İmranlı ilçesine bağlı bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Yünören, İmranlı</span> Sivas ili, İmranlı ilçesine bağlı bir köy

Yünören, Sivas ilinin İmranlı ilçesine bağlı bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Tahtakuşlar, Edremit</span>

Tahtakuşlar, Kaz Dağları'ının eteklerinde bulunan, Balıkesir'in Edremit ilçesine bağlı bir dağ köyüdür.

<span class="mw-page-title-main">Yivli Minare</span> Antalyadaki Anadolu Selçuklu devri camisi

Yivli Minare, Antalya'daki ilk İslamî yapılarındandır. 13. yüzyıla ait bir Selçuklu eseridir.

<span class="mw-page-title-main">Kul Himmet</span>

Kul Himmet, 16. yüzyılda yaşamış bir halk ozanıdır. Mezarı, doğduğu yer olan Tokat iline bağlı Almus ilçesinin Görümlü (Varzıl) köyündedir. Alevi-Bektaşi mezhebinin Erdebil Tekkesi'ne bağlı Safeviye kolundan olduğu öne sürülür. Yaşadığı dönemde, Pir Sultan Abdal ve Şah Hatayi'yle adı anılmıştır ve Yedi Ulu Ozan'dan biridir. İnancından dolayı çileli bir hayat geçirdiği, zindanlarda yattığı söylenir. Ölümüyle ilgili kesin bilgiler olmamakla beraber, Pir Sultan Abdal’ın 1560'ta asılmasından sonra uzun süre kaçak yaşayıp köyünde vefat ettiği sanılmaktadır. Sevgi, barış, dostluk temelli nefesler söylemiştir.

Karacaoğlan, şiirlerine 17. yüzyılda yazılmış mecmualardan beri rastlanan ünlü saz şairidir.

Yedi Ulu Ozan, Alevîlik'te söyledikleri deyişler ile Alevi inancını halka anlatan ve yaşadıkları dönemden bugüne Zakirler ve sözlü edebiyat ile mesajlar ulaştıran, biri hükümdar diğerleri halktan olan, birçoğunun Ehl-i Beyt soyundan geldiğine inanılan şair ve ozanlara denir. Alevi-Bektaşi çevrelerince Yedi Ulu Ozan olarak kabul edilen şairler genellikle 15. ile 17. yüzyıllar arasında yaşamıştır. Bu şairlerin arasında Seyyid Nesîmî, Hatâî, Fuzûlî, Yemînî, Pîr Sultan Abdal, Virânî ve Kul Himmet bulunmaktadır. Bu şairlerin eserleri ve şiirleri, Alevi-Bektaşi geleneğinin önemli bir parçası olarak kabul edilmiş ve geniş bir hayran kitlesi tarafından değer görmüştür. Alevi-Bektaşi geleneğine yön veren bu ozanlar, farklı dönemlerde yaşamalarına rağmen benzer üsluplar kullanmışlar ve dikkat çektikleri konu ve içeriklerde benzerlikler göstermişlerdir. Eserlerinin temelinde Alevilik öğretisinin bulunması, hem kendi dönemlerinde hem de sonraki nesillerde büyük etkiler yaratmalarına ve Alevi-Bektaşi geleneğine önemli katkılarda bulunmalarına neden olmuştur. Bu nedenle, bu ozanlar genellikle "Yedi Ulu Ozan" olarak nitelendirilmişlerdir. Bu ozanların ulu olarak nitelendirilmesinin başlıca nedenleri, yaşam felsefeleri, eserlerindeki konu birliği, Ali ve On İki İmam sevgileridir. Dolayısıyla, bu ozanlar sadece kendi dönemlerinde değil, aynı zamanda Alevi-Bektaşi inancının devamlılığını gösteren kanaat önderleri olarak da kabul edilmişlerdir. Yedi Ulu Ozan'dan üç isim, Nesîmî, Fuzûlî ve Hatâî, hem Türkiye'de hem de Azerbaycan'da büyük şairler olarak önemli bir yere sahiptirler.

<span class="mw-page-title-main">Arslanhane Camii</span> Ankaranın Altındağ ilçesinde bulunan bir cami

Ahî Şerafeddin Camii veya halk arasında bilinen adıyla Arslanhane Camii; Ankara'nın Altındağ ilçesinde, Ankara Kalesi'nin güney ucunda bulunan 13. yüzyıla tarihlenen bir camidir.

Kusura Höyük, Afyon İl merkezinin 55 km. güneybatısında, Sandıklı İlçesi'nin 12 km. güneyinde, Kusura Köyü'nün hemen batısında yer alan bir höyüktür. Tepe 400 metre çapında, 14 metre yüksekliğindedir.

<span class="mw-page-title-main">Eyüp Sultan Türbesi</span> Eyüp Sultan Camii içerisinde yer alan, Eyüp El Ensariye ait türbe

Eyüp Sultan Türbesi, İstanbul'un Eyüpsultan ilçesinde Eyüp Sultan Camii'nin dış avlusunda bulunan ve Ebu Eyyûb el-Ensarî'nin kabrini barındıran türbe (1458). Tarihsel süreç içerisinde birçok bakım ve onarımdan geçerek günümüzdeki haline ulaşmıştı. Mimari olarak küfeki taşından yapılmadır, sekiz köşeli ve kubbeli bir yapıya sahiptir. I. Ahmed'in padişah olduğu yıllarda türbenin camiye bakan kısmı çinilerle kaplanmış aynı zamanda giriş yanına bronz şebekeli bir hacet penceresi eklenmiştir. İç mekân XVI. ve XIX. yy'den kalma farklı tarzdaki İznik ve Kütahya çinileriyle süslenmiştir. Çinilerin üst kısımlarından olmak üzere bir yazıt kuşağı bulunmaktadır. Orta kısımda bulunan ahşap sanduka III. Selim döneminde yapılan gümüş şebekeyle kaplıdır. II. Mahmud'un hediyesi olan (1819) atlastan yapılma sanduka örtüsünde ise hattat Rakım Efendi'nin yazmaları bulunmaktadır. Türbe içerisindeki levhalar Mustafa İzzet Efendi ve Celalettin Efendi gibi hattatlar dışında III. Ahmed ve II. Mahmud gibi padişahlara aittir. Türbenin çevresindeki hazirelerde tarihsel olarak birçok önemli kişinin kabri bulunmaktadır. Türbe aynı zamanda dini bayram ve özel günlerde aldığı yoğun ziyaretçileriyle Müslümanların önemli ziyaret noktalarından biridir.

<span class="mw-page-title-main">İttik Dede Türbesi</span> Kuzey Lefkoşada yer alan bir türbe

İttik Dede Türbesi, Yitik Dede Türbesi veya İsmail Çavuş Türbesi, Lefkoşa'nın kuzey kesiminde yer alan bir türbedir. Selimiye Mahallesi'nde, Selimiye Meydanı'nın güney tarafında yer alır.

Emlek yöresi, Sivas ili, Şarkışla ilçesinde bir bölge. Kendine özgü kültürel bir bütünlüğe sahip olup özellikle de halk ozanları ve aşıklık geleneği ile tanınmaktadır. Halk inanışları açısından oldukça zengindir. Halk ağzında yanlışlıkla Arapça kökenli "Emlak" sözcüğü ile karıştırılarak bu biçimi ile de kullanılır; ancak etimolojik köken olarak gerçekte hiçbir bağlantısı yoktur.

<span class="mw-page-title-main">Seyyid Kutbiddin Camii ve Türbesi</span> Seyyid Kutbiddinin kabrinin yer aldığı türbe ve cami

Seyyid Kutbiddin Camii ve Türbesi, Samsun'un İlkadım ilçesindeki Kökçüoğlu Mahallesi'nde bulunan cami.

İbrahim Niyazi Aslanoğlu, Türk derlemeci, halk kültürü araştırmacısı, yayıncı, yazar ve öğretmendir.

Acepşir Efendi Türbesi, Tokat'ta Acepşir Efendi'nin gömülü bulunduğu türbe.

Sefer Paşa Mescit ve Türbesi, Tokat merkezinde Sulu sokak Caddesi Ulu caminin yanında bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Şeyh Yunus Emre Türbesi</span> Ünyedeki bir türbe

Şeyh Yunus Emre Türbesi, Ordu ilinde, Ünye kentinin Gölevi mahallesinde bulunan ve Yunus Emre'nin gömülü olduğu ileri sürülen türbedir. Ancak Ünye, Yunus Emre Türbesi'nin bulunduğu iddia edilen tek yer değildir. Günümüzde türbe modern bir yapı içine alınmıştır. Burada eskiden de bir türbe olduğu, bu türbenin halk tarafından "Şehnuz" ve "Şeynuz" olarak adlandırıldığı bilinmektedir. Şeyh Yunus adının zaman içinde halk dilinde "Şehnuz" veya "Şeynuz"a dönüştüğü varsayılmıştır. Bununla birlikte söz konusu adlar üzerinden Şeyh Yunus'un türetildiği de söylenebilir.