İçeriğe atla

Kudâme ibn Ca'fer

Kudâme ibn Ca'fer el-Kâtip el-Bağdadi (Arapçaقدامة بن جعفر الكاتب البغدادي; ca. 873 – ca. 932/948), Süryani alim ve Abbâsî idarecisi.

Hristiyan asıllı olup muhtemelen Bağdat'ta doğdu. İbn Kuteybe'nin talebesi olduğu kabul edilirse 874 yılı civarında doğduğu söylenebilir. Dedesi kabul edilen Kudâme b. Ziyâd en-Nasrânî, Türk asıllı Abbâsî kumandanı İnak'ın kâtibi iken 849 yılında onunla birlikte tutuklandı ve bu olaylar sürecinde Müslümanlığını ilân etti.[1] El-Hatîb El-Bağdâdî'ye göre kâtiplik görevinde bulunmuş ve kitâbetle ilgili eserler vermiş ve şairlik yönü vardı.[2] Eserlerinin muhtevasından Kudâme'nin tarih, coğrafya, edebiyat, matematik, mantık, felsefe ve fıkıh sahalarında belli bir birikim kazandığı, Grek, Fars ve Hint kültürlerini etkilerinde kalacak kadar tanıdığı anlaşılmaktadır, özellikle edebiyatçılık ve kamu yönetimi uzmanlığı yönleriyle dikkat çeker.[2]

Kaynakça

  1. ^ Taberî, IX, 169; İbn Kesîr, X, 313
  2. ^ a b Kallek, Cengiz (2002). "Kudâme b. Ca'fer". TDV İslâm Ansiklopedisi. 26. Türkiye Diyanet Vakfı. ss. 311-312. 1 Eylül 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Mart 2017. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">İbn Haldun</span> Arap tarihçi, düşünür ve sosyolog (1332–1406)

İbn Haldun, modern tarihyazımının, sosyolojinin ve iktisatın öncülerinden kabul edilen 14. yüzyıl düşünürü, devlet adamı ve tarihçisidir. Ayrıca İslam aleminde Liberalizm ilkelerini kitaplarında bulunduran ilk Müslüman düşünür. Köklü bir aileden geldiği için iyi bir eğitim aldı. Tunus ve Fas'ta devlet görevlerinde bulunduktan sonra Gırnata ve Mısır'da çalıştı. Kuzey Afrika'nın o dönem istikrarsız ve entrikalarla dolu siyasal yaşamı 2 yıl hapiste yatmasına neden oldu. Bedevi kabilelerini çok iyi tanımasından dolayı aranan bir devlet adamı ve danışman oldu. Mısır'da 6 defa Maliki kadılığı yaptı. Şam'ı işgal eden Timur ile görüşmesi bir fatih ile bir bilginin ilginç buluşması olarak tarihe geçti.

Kadirilik ya da Kadiriyye, Seyyid Abdülkâdir Geylânî tarafından 12. yüzyılın başlarında kurulan tarikattır.

<span class="mw-page-title-main">Ebu Hanife</span> Hanefî mezhebinin öncüsü ve imamı olan din bilgini

Ebû Hanîfe veya tam adıyla Ebû Hanîfe Numân bin Sâbit bin Zûtâ bin Mâh İslam dininin dört fıkıh mezhebinden birisi olan Hanefi mezhebinin kurucusu ve Sünni fıkhının en büyük üstâdlarından biri sayılan İslam fıkıh ve hadis bilgini. Asıl adı "Nu’man bin Sâbit" olup sevenlerince ismi "İmâm-ı Â’zam" unvanıyla birlikte anılır.

<span class="mw-page-title-main">İslam'ın Altın Çağı</span> 8. ilâ 15. yüzyıllar arasında İslam dünyasının bilimsel, teknolojik ve kültürel olarak zirvede olduğu dönem

İslam'ın Altın Çağı veya İslam Rönesansı, tarihsel olarak Orta Çağ'da, Abbâsîler döneminde 8. yüzyılın ortalarında başlayan ve 15. yüzyılın sonlarına kadar devam eden, İslâm dünyasının çoğunun bilimsel, ekonomik, kültürel, sanatsal, siyasi ve dinî yönlerden zirvede olduğu dönemi ifade eder. Abbâsîler devrinde, Hârûnürreşîd tarafından Bağdat'ta Beytülhikme adında büyük bir bilim merkezinin kurulması ile başlayan bu dönemin, Moğolların 1258'de Bağdat'ı kuşatıp yağmalaması ve böylelikle Abbâsî Hâlifeliği'nin yıkılması ile son bulduğu şeklinde genel bir kabul vardır. Ancak bazı kaynaklarda bu dönemin 14. yüzyıla kadar, bazı kaynaklarda da 15. yüzyıla, hatta 16. yüzyıla kadar sürdüğü ifade edilir.

<span class="mw-page-title-main">Mütevekkil</span>

Mütevekkil veya Câʿfer el-Mütevekkil, onuncu Abbasi Halifesi (847–861).

İbn Havkal veya tam adıyla Ebû'l-Kâsım Muhammed bin Ali en-Nasibi el-Bağdadi, 10. yüzyılın Aridoğulları Devleti'nin ünlü Arap kökenli Nusayri İslam yazarı ve coğrafyacısıdır. 977 yılında Sûret el-Arz isminde Arapça dilinde eserini yazmıştır. Kitabın çevirisinden onun yaşamından çok az bilgi verilmiştir, onun hocası olan İbrahim bin Muhammed el-İstahrî'nin yazdığı Al-Masâlik Al-Mamâlik adlı Arapça dilindeki kitabında onun yaşamına dair bahsedilsede hayatına dair yeterince bilgi içermemektedir.

Vasık veya Hârûn el-Vâsık Billâh, dokuzuncu Abbasi halifesi olarak 842 ile 847 döneminde hüküm sürmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Memûn</span> 7. Abbâsî hâlifesi (s. 813–833)

Memun veya Abdullâh Memûn, Tam Adı: Ebû 'Abbâs el-Memûn Abdullâh bin Hârûn Reşîd, 813-833 arasında 7. Abbasi halifesi.

Mutemid, tam ismiyle Ebu Abbas Mutemid billah Ahmed bin Cafer Mütevekkil, 870-892 döneminde hükümdarlık yapan 15. Abbasi halifesi. Halifelik mevkiinde 22 yıl kalmakla beraber bu dönemde gerçek iktidar gücü kendi elinde bulunmamıştır.

Ebu Abdullah Muhammed bin Ömer bin Vâkid el-Eslemî ; erken dönem İslam tarihçisi. Gençliğinde buğday tüccarlığı, ilerleyen yıllarda kadılık yaptı. Özellikle tarih ve siyer konusunda eserler vermiştir. Bunun haricinde Kur'an, fıkıh, hadis, sahabelerin (ashab) hayatı, kültür ve coğrafya ile ilgili eserleri de mevcuttur.

Cüneyd-i Bağdâdî, 9. yüzyılda yaşamış İslamî-Batınî alimi ve Alevi mutasavvıf ve filozof.

Muhammed bin Abdullah el-Mehdî veya Muhammed en-Nefsüzzekiyye, Abbasiler'e karşı Medine'de başlatılan isyanın lideridir.

<span class="mw-page-title-main">Orta Çağ İslam dünyasında bilim</span> 8. yüzyıl ile 15. yüzyıl arasında İslam dünyasında geliştirilen ve uygulanan bilimsel etkinlikler

Orta Çağ İslam dünyasında bilim, İslam'ın Altın Çağı adı verilen ve 8. yüzyıl ile 14. yüzyıl-15. yüzyıl arasında İslam dünyasında geliştirilen ve uygulanan bilim. Bu dönemde Hint, Fars, Sabii ve özellikle Yunan uygarlıklarına ait eserler Arapçaya tercüme edildi. Bu çeviriler tüm bir Orta Çağ boyunca İslam uygarlığında yaşayan bilim insanlarının bilimsel gelişmelerde bulunmalarına ve bu gelişmeleri sonraki yüzyıllara taşımalarına olanak sağladı.

İbnü'r-Râvendî, Fars İslam âlimi, filozof ve yazardır. İslâm topraklarında yaşamış dehri filozoflardandır. Dehriyyun, İslâm felsefesindeki materyalizm anlayışıdır. Onun görüşlerine göre madde sonsuzdur. Yani yoktan var edilmemiştir. (Yaratılmamıştır) Her şey zaman içinde kendi kendine var olur. Dolayısı ile bir yaratıcı yoktur. Zamanın kendisi tanrıdır. Eleştirileri İsmâil’îyye ve Mu'tezile akımlarınca irdelenmiştir.

Râzî veya Muhammed "Râdî Billâh"" .. 934–940 döneminde halifelik yapmış yirminci Abbasi halifesi ve halifelerin otuzsekizincisidir.

Müttaki ya da tam künyesiyle Ebû İshâk İbrâhîm el-Müttakī-Lillâh bin Ca'fer el-Muktedir-Billâh el-Abbâsî, 940-944 döneminde Bağdat'ta hüküm süren Abbâsî Halifelerinin yirmi birincisidir.

Zübeyde bint Ca‘fer ibn Mansur tam olarak, Ümmü Ca‘fer Zübeyde bint Ca‘fer b. Abdillâh el-Mansûr b. Muhammed el-Abbâsiyye el-Hâşimiyye, Abbasi halifelerinden Hârûnürreşîd’in hanımı, Emîn’in annesidir. Hac güzergâhı üzerinde, Bağdat, Mekke, Medine istikametinde yaptırdığı kuyular, su kaynakları ve havuzlar ile tanınır. Yaptırdığı eserlerle hacca giden insanlara su sağlanmıştır. Bununla birlikte 3 milyon dinar harcayarak Kûfe-Mekke yolunu yaptırmıştır. Bu kervan yolu Derbizübeyde adıyla anılmıştır. Mekke'de yaptırdığı su yolu da Aynizübeyde olarak bilinmektedir. Ayrıca Tebriz, Bağdat, Katia ve Belen Geçidi'nde imar faaliyetleri yürütmüştür.

Müslüman ilahiyatçılar listesi

Kitâbü't-Tabîh Muhammed bin el-Hasan bin Muhammed bin el-Karim el-Bağdadi yazdığı yemek kitabıdır. Abbasi dönemine ait yemekleri derlemiştir. Kitâbü't-Tabîh 1226'da yazılmıştır. Orijinal kitap 160 tarif içeriyordu ve daha sonra 260 tarif eklenmiştir. Bu kitabın daha önce Ayasofya Camii Kütüphanesi'nde muhafaza edilmiş özgün yazması bugün hâlâ İstanbul'da, ama artık Süleymaniye Kütüphanesi'nde bulunmaktadır. Daha sonraki bir tarihte Kitâbü't-Tabîh'deki 160 reçeteye 260 reçete eklenerek elde edilen genişletilmiş esere Kitâbü'l-Vasfi'l-Et'ime el-Mu'tâde adı verilmiştir. Kitâbü'l-Vasfi'l-Et'ime el-Mu'tâde günümüzde bilinen üç kopyası da Türkiye'dedir. Bu yazmalardan ikisi Topkapı Sarayı Kütüphanesi'nde bulunmaktadır. 15. yüzyıl sonunda Muhammed bin Mahmûd Şirvânî, Kitâbü't-Tabîh'i Türkçeye çevirmiştir. Şirvânî'ni Kitâbü't-Tabîh kitabının sonuna yaklaşık 80 yemek tarifi eklenmiş ve böylece Türkçe ilk yemek kitabını kaleme almıştır.

<span class="mw-page-title-main">Abbâsî mutfağı</span>

Abbâsî mutfağı,Abbâsîler dönemindeki mutfak kültürüdür. İslâm'ın ilk yıllarında son derece sade olan beslenme tarzı, Abbâsîler döneminde giyim-kuşam, ev süsleme, sanat ve edebiyat gibi alanlardaki gelişime paralel olarak ilerleme kaydeder. Mutfak ile ilgili günümüze kadar gelen en eski el yazması onuncu yüzyıla ait olan İbn Sayyar el-Varrak'ın “Kitabu’l Tabih” adlı eseridir. Bu eser dokuzuncu yüzyılın başında Bağdad'da yer alan yüksek mutfak kültürü ile ilgili kanıtlar içermektedir. Kitâbü't-Tabîh Muhammed bin el-Hasan bin Muhammed bin el-Karim el-Bağdadi yazdığı yemek kitabıdır. Abbasi dönemine ait yemekleri derlemiştir.