İçeriğe atla

Kuantum harmonik salınıcı

Kuantum harmonik salınıcı, klasik harmonik salınıcın benzeşiğidir. Rastgele seçilmiş potansiyeli denge noktası civarında harmonik potansiyele yakınsanabildiğinden nicem mekanğindeki en önemli model sistemlerden biridir. Dahası, nicem mekaniğinde kesin analitik çözümü olan çok az sistemden biridir.

Tek boyutlu harmonik salınıcı

İlk sekiz bağlı özdurumlar için dalga fonksiyonu gösterimleri, n = 0'dan 7 ye'dir. Yatay eksen x konumunu gösterir.Not: grafikler normalize değildir ve bazı fonksiyonların işaretleri metinde verilenlerden farklıdır.
Karşılayan olasılık yoğunluğu.

Hamilton İşlevi ve Enerji Özdurumu

Parçacığın Hamilton işlevi (bir sistemin enerjisini momentumu ve konumuna bağlı olarak ifade etmeye yarayan işlev):

m parçacığın kütlesi, ω açısal frekansı, konum işlemcisi ve momentum işlemcisidir. Momentum işlemcisi ise şu denklemle bulunur:

Hamilton işlevindeki ilk ifade parçacığın olası hareket (kinetik) enerjisidir ve ikinci terim sırasıyla potansiyel enerji durumunu ifade eder. Zamandan bağımsız Schrödinger eşitliği;

Yine de E zamandan bağımsız olan enerji düzeyini ve gerçek bir sayıyı ifade eder öz değeri olarak adlandırılabilir ve çözüm |ψ⟩ özdurumdaki enerji düzeyini gösterir.Öz değerinin eşitliği koordinat kökeninde dalga işlevi, ⟨x|ψ⟩ = ψ(x), bulmak için spektral yöntem kullanılarak türetilebilir. Görülür ki, çözümleri aynı kümedendir. Bu yöntem, miktarları;

Hn işlevleri Hermit polinomlarını ifade eder;

. .

Enerji düzeylerinin eşitliği ise;

. ’dir.

Bu enerji spekturumu üç nedenden dikkat edilmeye değerdir. Öncelikle enerjiler nicelenir, yani sadece ayrık enerji değerleri mümkündür (tam sayı ve yarısının toplamı ile ħω'ın çarpımı); bu nicem sistemlerinde, parçacık sınırlandığındaki sistemlerin genel özelliğidir. İkinci olarak, bu ayrık enerji düzeylerinde eşit olarak boşluk bırakılır, Bohr atom modelinin aksine ya da kutudaki parçacık gibi. Üçüncü olarak, ulaşılabilen en düşük enerji (n = 0 durumu, zemin durumu) potansiyel enerjiden büyüktür ancak hw/2'den küçüktür bu duruma sıfır noktası enerjisi denir. Heisenberg'ün belirsizlik ilkesine göre sıfır noktası enerjisi yüzünden, salınıcının zemin noktasındaki konumu ve momentumu klasik salınıcıda olduğu gibi düzgün değildir, ama dağılım çeşitliliği azdır. Sıfır noktası enerjisinin nicem alan kuramı ve nicem kütleçekimi içinde oldukça büyük önemi vardır. Zemin durumu olası özkütlesinin sıfır noktasında yoğunlaşması dikkate alınması gereken bir durumdur. Bu parçacığın beklendiği gibi düşük bir enerji ile zamanının çoğunu potansiyel kuyusunun dibinde geçirdiği anlamına gelir. Enerjinin artması ile birlikte, olası özkütle enerjinin potansiyel enerji ile uyuştuğu klasik dönüm noktalarında yoğunlaşır. Bu klasik harmonik salınıcı ile tutarlıdır, bunun için parçacık zamanının çoğunu en yavaş olduğu dönüm noktalarında harcar. Bu yüzden karşılanım ilkesi doğrudur.

Yaradış-yokediş işlemcileri yöntemi

Altta zemin durumda (n = 0) ile başlayan ve üste doğru enerjisi giderek artan bağlı özdurumlar için olasılık yoğunlukları |ψn(x)|2 . Yatay eksen x 'i gösterir ve parlak renkler daha yüksek olasılık yoğunluklarını temsil eder.

Bu spektral yöntem, tekdüze bir yöntem olarak değerlendirilebilir.Paul Dirac tarafından geliştirilen yaradış-yokediş işlemci yöntemi türev denklemini çözmemize gerek kalmadan enerjinin öz değerini bulmamızı sağlar. Dahası, nicem alan kuramındaki birçok karışık problem için genellenebilir.Bu başlangıçtan sonra, işlemcileri a olarak ve a'nın bitiştirilmişi (adjoint), (a) olarak tanımlıyoruz,

Bu ( ve ) kullanmamızı sağlar,

Operator a Hermit işlevi değildir, çünkü kendisi ve bitiştirilmişi eşit değildir. Yine de enerji öz durumu |n⟩, bu yaradış-yokediş işlemcileri tarafından işletildiğinde, şunu verir;

.

Bu a nicemi silerken '(a)ın nicem salınıcı için nicemde bir enerjisi olduğunun ispatıdır, bu yüzden, yaradış-yokediş işlemcileri olarak anılırlar. Yukarıdaki ilişkilere göre, sayı işlemcisini de tanımlayabiliriz,N:

.

Bu çeviriciler kolaylıkla kuralsal öndelenim (komütasyon) ilişkilerini elde etmemizi sağlar.,

Hamilton işlemcileri şöyle gösterilebilir;

Yani, enerjinin öz durumu aynı zamanda N'nin öz durumudur. Öndelenim (Komütasyon) özellikleri ;

Ve benzer olarak dir.

Bu şu anlama gelir; a |n⟩’e göre değişir, çarpımsal bir sabit, |n–1⟩, üretmek için ve (a) |n⟩’e göre değişir, |n+1⟩, sabitini üretmek için değişir. Bu yüzden, a düşürücü işlemci ve (a) yükseltici işlemcisi olarak da adlandırılır. Bu iki işlemciye yaradış-yokediş işlemcileri de denir. Nicem alan kuramında yaradış-yokediş işlemcileri olarak da adlandırılırlar çünkü enerjinin miktarına göre parçacık yaratıp yok ederler. Daha az enerjiyle başka bir öz durumu yaratmak için düşürücü işlemciyi kullanırız. Bu uygulamayı düşürücü işlemci de takip ederek, E = −∞) ‘a kadar enerji üretebilirmiş gibi gösterebiliriz . Ancak,

En küçük öz sayısı 0’dır ve

..

Bu durumda, düşürücü işlemcinin sonraki uygulamaları öz durumu enerjilerine ek olarak 0’ı üretecektir.

Son olarak, |0⟩ yükseltici işlemciyi ve uygun standartlaştırma faktörlerini çarparak sonsuz sayıda öz durumu enerji setleri üretiriz.

,

örneğin

,

Enerji spektrumu ile uyumludur. Rastgele öz durumu |0⟩ ile şu şekilde ifade edilir,

.

İspat:

|0>’ın Zemin durumu a |0⟩ = 0 olarak gösterilir,

Ve bu yüzden

önceki bölümdeki gibi.

Doğal uzunluk ve enerji ölçekleri

Nicem harmonik salınıcı, uzunluk ve enerji için problem kolaylaştıracak doğal ölçeklere sahiptir. Boyutsuzlaştırmayla bulunabilir. Sonuç bize eğer enerjisini ħω ile mesafeyi ħ/() ile ölçersek Schrödinger’in denklemi şöyle olur;

Enerji öz değerleri ve işlevleri olurken

Hn(x) Hermit polinomları demektir. Karışıklıktan kaçınmak için, bu makalede “doğal birmler”`i benimsememeliyiz. Ancak bu birimler çoğunlukla hesaplamalarda karışıklığı atlandığından kolay gelir.

Faz-uzayı çözümleri

Nicem mekaniğinin faz-uzayı denklemleştirilmesinde, nicem harmonik salınıcı için olasılık dağılımında birkaç farklı temsili çözümler yazılabilir. En yaygın kullanılanı ise Wigner işlevidir.

Çözümü şöyledir;

Bu örnek bize gösterir ki Wigner-Weyl dönüşümü sayesinde Hermit ve Laguerre polinomları birbiri ile ilişkilidir.

N-boyutlu harmonik salınıcı

Tek boyutlu harmonik salınıcı N-boyutluya kolaylıkla genellenebilir, N=1,2,3,…olabilir. Bir boyutta, parçacığın konumu tek koordinat x ile belirlenebilir. N boyutta ise, bu N koordinat ile yer değişir, x1, ..., xN. Buna göre her konumun momentumunu olduğunu düşünürsek, momentum p1, ..., pN şeklinde gösterilebilir. Bu iki işlemci arasındaki kuralsal değiştirme ilişkisi şöyledir;

.

Sistemin Hamilton işlevi,

.

Bu Hamilton işlevi formunun açıkça gösterdiği gibi, N-boyutlu harmonik salınıcı N tane bağımsız, aynı kütle ve yay sabitine sabit salınıcı ile tamamıyla aynı şeydir. Bu durumda, nicelikler, x1, ..., xN, N tane parçacığın yerini belirtirler. Bu potansiyelinin, potansiyel enerjinin koordinatlara göre ayrılmasını sağlayan uygun bir özelliğidir. Gözlemler bu çözümü doğrular niteliktedir. Belirli nicem sayıları seti için {n} N-boyutlu salınıcının enerji öz işlevleri 1-boyutlu öz işlevi gibi ifade edilir:

Yaradış-yokediş işlemci yönteminde, N tane yaradış-yokediş işlemci serisi belirlenir,

.

Tek-boyutlu duruma göre benzer işlem uygulanırsa, burada da ai ve ai alçaltan ve yükselten işlemciler diyebiliriz. Hamilton işlevi,

Hamilton işlevi, dinamik eşbakışım(simetri) grubunun altındaki U(N) (boyutların bölünmez grubu) sabit niceliktir, şöyle tanımlanır,

burada . U(N)'in dizey temsil elementidir.

Sistemlerin enerji düzeyleri

.

Tek-boyutlu durumdaki gibi enerji nicemlenir. Taban durum enerjisi tek boyutlu durum enerjisinin N katıdır, bu benzerliği beklendiği gibi N tane bağımsız tek-boyutlu salınıcı için kullanırız. Bunun dışında bir fark daha vardır tek-boyutlu durumda, tüm enerji düzeyleri farklı bir nicem değeri ifade eder. N-boyutta, zemin durumu hariç, enerji düzeyleri bozulur, bu yüzden bazı durumlarda aynı enerji olur. Çakışıklık (degeneracy) diğer işlemlere oranla kolayca hesaplanabilir. Örnek olarak, 3-boyutlu bir durumu varsayalım: n = n1 + n2 + n3 olarak tanımlayalım. Tüm durumlar aynı n ile eşit enerjiye sahip olur. Bilinen n için, belirli bir n1 seçilir, n2 + n3 = nn1 'dir. nn1 + 1'in olası grupları {n2, n3}'dir. n2 0'dan n − e kadar değerler alır ve tüm n2 değerli için n3 ayarlanır. Çakışıklığın (degeneracy) derecesi şöyle hesaplanır.

Genel N ve n için denklem şudur; [gn  : bölünmez grubun temsili indirgenemez eşbakışımlı (simetrik) n'inci kuvvetidir ]

Verilen özel durum N = 3, tamamen bu eşitliği takip edilerek bulunur. Ancak bu sadece fark edilebilir parçacıklar için doğrudur ya da N-boyuttaki bir parçacık için doğrudur. N tane bozon için geçerli durumdaki çakışıklık çizelgesi tam sayıları kullanarak yazıldığında N'den küçük ya da N'e eşittir.

Bu durum N nicemini ve , sınırlayınca ortaya çıkar.

Örnek: 3D izotropik harmonik salınıcı

Küresel eşbakışımlı üç boyutlu harmonik salınıcı Scrödinger eşitliği değerlerin ayrılığı ile açıkça çözülebilir.Bu işlem, hidrojen-benzeri atom probleminin benzeşiğidir ve küresel eşbakışımlı potansiyeli ile,

problemin kütlesidir. (Çünkü m manyetik nicem sayısı olarak kullanılacak, bu yüzden kütle ile ifade edilecek.).Çözüm okunur

birimboylandırım sabitidir.

Laguerre polinomu olarak genellenebilirler. k negatif olmayan bir tam sayıdır.

küresel harmonik işlevi.

indirgenmiş Planck sabiti: . : Enerjinin özdeğeri,

Enerji genelde tek bir nicem sayısıyla ifade edilir.

Çünkü k tüm ve değerleri için negatif olmayan bir tam sayıdır, Manyetik nicem sayısı m, ’e uyan bir tam sayıdır, tüm n ve l değerleri için bu yüzden n’in bozulma düzeyi,

‘dir.

n’in çift ya da tek olmasına göre toplam 0 ya da 1’den başlar. Bu sonuç üsteki boyut denklemine göre ve SU(3)’ün eşbakışımlı temsili ile ilgili çakışıklık grubudur.

Harmonik salınıcı kafesi: fononlar

Harmonik salınıcı görüşünü birçok parçacığın kafesi olarak genişletebiliriz. Tek boyutlu nicem mekanik harmonik zincirinde N tane özdeş atom ele alınır. Bu kafesin en basit nicem mekaniksel modelidir ve bundan nasıl fononların yayıldığını görürüz. Bu model için gelişecek olan biçim iki ve üç boyutlu olarak genellenebilir. Bundan önceki bölümde, denge konumlarına göre ölçüm yaparak kütlelerin konumları olan ’yi bulduk (i.e. eğer parçacık denge konumundaysa.) İki ya da daha fazla boyutta, ‘ler yöneyli değerlerdir. Sistemin Hamilton işlevi

m, her atomun ayrı kütlesi (hepsinin eşit olduğunu var sayılır) ve i. atom için ve en yakın komşuları için (nn) ve konum ve momentum işlemcileridir. Ancak, beklendiği gibi, kafeste dalgalar parçacık gibi davrandığı görünebilir. Dalgaların hareketlerinde, dalgayöneyi normal modları kullanılarak parçacıkların koordinat değerleri yerine Fourier uzayı özel olarak işlenir. Normal modların sayıları parçacıklarla aynıdır ancak Fourier uzayı sistemin tekrarsıklığı için oldukça kullanışlıdır. N'in “normal koordinatlar” seti xs'in ayrık Fourier dönüşümleri olarak tanımlanır ve N “eşlenik momentumları” Π ps'nin Fourier dönüşümleri olarak tanımlanır

fononun dalga numarasıdır, yani 2 π'nin dalga boyuna bölünmesidir. Nicelikli değerlerdir, çünkü atom sayısı sonludur. Bu seçim istenilen değiştirme ilişkilerinin gerçek boşluk ya da dalgayöneyi uzayını alıkoyar.

Genel olarak

Potansiyel enerji şöyle gösterilebilir;

Hamilton işlevi dalgayöneyli olarak şöyle yazılabilir;

Konum değerleri arasındaki bağlantı dikkate alınacak bir dönüşüme uğramıştır; Eğer Qlar ve Πler hermitian(değiller) olsalar, dönüşmüş Hamilton işlevi N eşlememiş harmonik salınıcıya eşit olur. Kolaylık için, sınır durumunu periyoduk olarak belirleriz, atomun (N+1). Eşitliği ilk atoma eşittir. Fiziksel olarak, bu zincirin sonuna eklenir. Sonuç veren nicelik

Üst düzey bağ n en az (minimum) dalga boyundan gelir, yukarıda tartışıldığı gibi kafes boşluğu, a,`nın ik katıdır. Harmonik salınıcının öz değeri ya da için enerji düzeyi:

Eğer sıfır noktası enerjisini yoksayarsak düzeyler şöyle sıralanır: ħω, 2ħω, 3ħω, ...

ħω, 2ħω, 3ħω, ...

ħω’ ħωnin gerçek enerji değeri, sonraki enerji düzeyinin harmonik salınıcı kafesine tedarik edilmelidir. Elektromanyetik alan sayısal olarak belirlendiğinde foton durumunun kıyasında titreşim enerjisinin nicemine fonon denir. Tüm nicem sistemleri dalgamsı ya da parçacığımsı özellik gösterirler. Fononun parçacığımsı özellikleri ikinci nicelemede en iyi anlaşılır ve işlemci teknikleri sonra tanımlanır.

Uygulamaları

  • Çift atomlu molekülün titreşimi iki cisimli nicem harmonik salınıcına örnektir. Açısal tekrarsıklığı şöyle bulunur,
  • :
  • indirgenmiş kütledir ve = m1m2/(m1+m²) olarak iki atomun kütlesi ile ilişkilidir.
  • Hooke'un atomu basit bir helyum atom modelidir nicem harmonik salınıcında da kullanılır.
  • Üstte tartışılan model fononlar,
  • Kütle ve yükün değişmeyen manyetik alanda olması açısal momentumlu tek boyutlu nicem harmonik salınıcına ya da iki boyutlu nicem harmonik salınıcına bir örnektir.

Kaynakça

İngilizce vikipedi

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kinetik enerji</span> bir cismin harekiyle oluşan enerji

Kinetik enerji, fiziksel bir cismin hareketinden dolayı sahip olduğu enerjidir.

<span class="mw-page-title-main">Navier-Stokes denklemleri</span> Akışkanların hareketini tanımlamaya yarayan denklemler dizisi

Navier-Stokes denklemleri, ismini Claude-Louis Navier ve George Gabriel Stokes'tan almış olan, sıvılar ve gazlar gibi akışkanların hareketini tanımlamaya yarayan bir dizi denklemden oluşmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Mie saçılması</span>

Mie saçılması veya Mie teorisi, düzlem bir elektromanyetik dalganın (ışık) homojen bir küre tarafından saçılmasını ifade eder. Maxwell denklemlerinin Lorenz–Mie–Debye çözümü olarak da bilinmektedir. Denklemlerin çözümü sonsuz bir vektör küresel harmonik serisi şeklinde yazılır. Saçılma ismini fizikçi Gustav Mie'den almaktadır; analitik çözümü ilk kez 1908 yılında yayınlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Titreşim</span>

Titreşim bir denge noktası etrafındaki mekanik salınımdır. Bu salınımlar bir sarkaçın hareketi gibi periyodik olabileceği gibi çakıllı bir yolda tekerleğin hareketi gibi rastgele de olabilir.

<span class="mw-page-title-main">Casimir kuvveti</span>

Casimir kuvveti, 1948'de keşfedilip ilk kez 1997'de ölçülmüştür. Bir kertenkelenin yüzeye sadece tek bir parmağının ucuyla yapışabilme becerisinde görülebilir.

Klein-Gordon Denklemi, Schrödinger denkleminin bağıl/göreli (relativistik) olan versiyonudur ve atomaltı fizikte kendi ekseni etrafında dönmeyen parçacıkları tanımlamada kullanılır. Oskar Klein ve Walter Gordon tarafından bulunmuştur.

Elektromanyetik dalga denklemi, elektromanyetik dalgaların bir ortam boyunca ya da bir vakum ortamı içerisinde yayılmasını açıklayan, ikinci dereceden bir kısmi diferansiyel denklemdir. Denklemin, ya elektrik alanı E ya da manyetik alan B cinsinden yazılan homojen formu şöyledir:

Kuantum mekaniği ve Kuantum alan kuramı içinde yayıcı belirli bir zamanda bir yerden başka bir yere seyahat etmek ya da belirli bir enerji ve momentum ile seyahat için bir parçacığın olasılık genliği verir. Yayıcılar Feynman diyagramları iç hatları üzerinde sanal parçacık'ların katkısını temsil etmek üzere kullanılmaktadır. Ayrıca partikül uygun dalga operatörünün tersi olarak görülebilir ve bu nedenle sıklıkla Green fonksiyonları olarak adlandırılır.

<span class="mw-page-title-main">Üçgen dalga</span>

Üçgen dalga, ismini üçgen şeklinden alan bir sinüzoidal olmayan dalga şeklidir. Üçgen dalga periyodik, parçalı lineer, sürekli gerçel bir fonksiyondur.

Dulong-Petit Yasası, bir termodinamik yasası olup, 1819 yılında Fransız fizikçiler Pierre Louis Dulong ve Alexis Thérèse Petit tarafından, bir kristalin molar özgül ısısı olarak ifade edilmiştir. Bu iki bilim insanı, deneysel yöntemle, bir dizi maddenin ağırlık başına düşen ısı kapasitesini, maddelerin tahmini göreceli atom ağırlıkları ile çarptıktan sona sabit bir derece yakın buldu. Bu atom ağırlıkları kısa süre öncesinde Dalton tarafında öne sürülmüştü. Modern anlamda, Dulong ve Petit, herhangi bir katı maddenin bir mol ısı kapasitesini ‘3R’olarak buldu. Burada ‘R’ evrensel gaz sabiti olarak ifade edilmektedir. Dulong ve Petit, buldukları ısı kapasitesinin R sabiti ile ilişkili olduğundan habersizdi, çünkü bu sabit, gazların kinetik teorisinden sonra tanımlanmıştı. 3R değeri yaklaşık olarak, Kelvin başına 25 Joul’dür. Aslında, Dulong ve Petit, kristallerin, bir mol atom başına düşen ısı kapasitesini bulmuştu.

Compton dalgaboyu bir parçacığın kuantum mekaniği özelliğidir. Compton dalgaboyu Arthur Compton tarafından elektronların foton saçılması olayı izah edilirken gösterilmiştir. Bir parçacığın Compton dalga boyu; enerjisi parçacığın durgun kütle enerjisine eşit olan fotonun dalgaboyuna eşittir. Parçacığın Compton dalgaboyu ( λ) şuna eşittir:

<span class="mw-page-title-main">Küresel harmonikler</span>

Matematikte, küresel harmonikler Laplace denkleminin çözüm kümesinin açısal kısmıdır. Küresel koordinatların bir sistemi içinde küre yüzeyinde tanımlanır, Fourier serisi ise çember üzerinde tanımlanır. Laplace'ın küresel harmonikleri Pierre Simon de Laplace tarafından ilk 1782 yılında tanıtılan bir ortogonal sistemin küresel harmonik formlarının özel bir kümesidir. Küresel harmoniklerden birkaçının kökleri sağda gösterimlenmiştir. Küresel harmonikler pek çok yerde teorik önem taşımaktadır ve özellikle atomik yörünge elektron konfigürasyonları, yerçekimi alanları, geoitleri ve gezegen ve yıldızların manyetik alanlarının temsili ve kozmik mikrodalga arka plan radyasyonu karakterizasyonu hesaplanmasında kullanılan pratik uygulamaları vardır. Küresel harmonikler 3D Bilgisayar grafiklerinde, dolaylı aydınlatma ve 3D şekillerin tanınması gibi konularda geniş bir yelpazede özel bir rol oynamaktadır.

Foton polarizasyonu klasik polarize sinüsoidal düzlem elektromanyetik dalgasının kuantum mekaniksel açıklamasıdır. Bireysel foton özdurumları ya sağ ya da sol dairesel polarizasyona sahiptir. Süperpozisyon özdurumu içinde olan bir foton lineer, dairesel veya eliptik polarizasyona sahip olabilir.

Modern kuantum (nicem) mekaniğinden önce gelen eski kuantum (nicem) kuramı, 1900 ile 1925 yılları arasında elde edilen sonuçların birikimidir. Bu kuramın, klasik mekaniğin ilk doğrulamaları olduğunu günümüzde anladığımız bu kuram, ilk zamanlar tamamlanmış veya istikrarlı değildi. Bohr modeli çalışmaların odak noktasıydı. Eski kuantum döneminde, Arnold Sommerfield, uzay nicemlenimi olarak anılan açısal momentumun (devinimin) z-bileşkesinde nicemlenim yaparak önemli katkılarda bulunmuştur. Bu katkı, electron yörüngelerinin dairesel yerine eliptik olduğunu ortaya çıkarmıştır ve kuantum çakışıklık kavramını ortaya atmıştır. Bu kuram, electron dönüsü hariç Zeeman etkisini açıklamaktadır.

Dalga vektörü, fizikte dalgayı ifade etmemize yardımcı olan vektördür. Herhangi bir vektör gibi, yöne ve büyüklüğe sahiptir. Büyüklüğü dalga sayısı ve açısal dalga sayısıdır. Yönü ise genellikle dalga yayılımının yönüdür. İzafiyet kuramında, dalga vektörü, aynı zamanda dört vektör olarak tanımlanabilir.

Lamb kayması, adını Willis Lamb'den alan, hidrojen atomunun kuantum elektrodinamiğindeki 2S1/2 ve 2P1/2 enerji düzeyleri arasındaki küçük farklılıktır. Dirac denklemine göre, 2S1/2 ve 2P1/2 orbitalleri (yörüngeleri) aynı enerjiye sahip olmalıdır. Ancak, boşluktaki elektronlar arasındaki etkileşim, 2S1/2 ve 2P1/2 enerji düzeylerinde küçük bir enerji değişimine sebep olur. Lamb ve Robert Retherford bu değişimi 1947'de ölçmüşlerdir ve bu ölçüm, ıraksamayı açıklamak için tekrar normalleştirme teorisine teşvik edici bir unsur olmuştur. Bu, Julian Schwinger, Richard Feynman, Ernst Stueckelberg ve Sin-Itiro Tomonaga tarafından geliştirilmiş modern kuantum elektrodinamiğinin müjdecisiydi. Lamb, 1955 yılında Lamb kayması ile ilgili keşiflerinden ötürü Nobel Fizik Ödülü'nü kazandı.

Fizikte, Kuantum mekaniğinde, eşevreli hal klasik harmonik salıngaca benzeyen kuantum harmonik salıngacının nicel hareketidir. Kuantum dinamiğinin Erwin Schrödinger tarafından Scrödinger denklemlerine çözüm ararken 1926 yılında türetilen ilk örneğidir. Örneğin, eşevre hali parçacığın salınımsal hareketini açıkları. Bu haller, John R. Klauderin ilk makalelerinde alçalma operatörü ve fazla tamamlanmış aile teşkili olarak özvektör adında tanımlanmıştır. Eşevre halleri,[ışığın kuantum kuramında ve diğer bozonik kuantum alanlarında Roy J. Glauber’in 1963 yılındaki çalışmaları tarafından geliştirilmiştir. Salınan alanın eşevre hali, klasik sinüs dalga hareketine benzeyen, devamlı lazer dalgası gibi olan kuantum halidir. Ancak, eşevre hali kavramı kayda değer biçimde genellenmiş ve sinyal sürecini niceleme, görüntü işleme alanlarında matematiksel fizikte ve uygulamalı matematik oldukça geniş ve önemli bir konu olmuştır. Bu hususta, kuantum harmonik salıngacı ile bağlantılı eşevreli haller genel olarak standart eşevreli haller ya da Gauss işlevi halleri olarak anılır.

Kuantum mekaniğinde, spin-yörünge etkileşimi(spin-yörünge etkisi, spin-yörünge bağlaşımı) parçacığın dönüşünün hareketiyle etkileşimidir. En çok bilinen örnek ise, elektronların dönüşü ile elektronların çekirdek etrafındaki dönüşünden dolayı oluşan manyetik alandan dolayı oluşan elektromanyetik etkileşim ve buna bağlı olan elektronların atomik enerji seviyesindeki değişim. Bu tayf çizgilerinden saptanabilir. Buna benzer bir diğer etki proton ve nötronların çekirdekte dönmesinden dolayı oluşan olan Açısal momentum ve güçlü nükleer kuvvet, nükleer kabuk modelindeki değişime neden olur. Spintronik alanında, yarı iletkenlerde ve diğer materyallerde spin yörünge etkileşimi yeni teknolojik gelişimler için araştırılmaktadır.

Successive Over-Relaxation (SOR) lineer denklem sistemlerini çözmek ve sonuca daha hızlı yakınsamak için sayısal lineer cebirde kullanılan bir çeşit Gauss-Seidel metodudur. Daha yavaş yakınsamalar içinse benzer bir metot olan iterative metot kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Dağılma</span>

Elektromanyetizmada ve optikte dağılma ya da dispersiyon, elektromanyetik dalganın ilerlediği ortamdaki faz hızının frekansına bağlı olması durumudur. Kırılma indisinin frekansa bağlılığı olarak da tanımlanabilmektedir. Bu özelliğe sahip ortamlar dağıtıcı ortamlar olarak bilinir. Faz hızı ile grup hızının eşit olması durumunda dağılma sıfırlanır; grup hızının daha büyük olması anormal dağılma olarak bilinir. İletim hatları ve optik fiberler gibi dalga kılavuzlarında dalga yayılımını büyük ölçüde etkileyen dağılma, dalga denkleminin geçerliği olduğu diğer sistemlerde de gözlemlenebilmektedir.