
Elam, İran'ın güneybatısında MÖ 3000'li yıllarda var olmuş antik bir medeniyet ve tarihsel bölge.

Telmessos, Likya'nın Karya ile sınır bölümünde yer alan antik bir kenttir. Antik yerleşimin bulunduğu yerde günümüzde Fethiye yerleşimi bulunmaktadır.

Ksantos, Kaş'ın Kınık köyündeki antik kent. Kaş kara yoluna 70 km uzaklıkta bulunmaktadır. Antik Çağda Likya'ya başkentlik yapmıştır. UNESCO tarafından ’Dünya Kültür Mirası’ listesine alınmıştır.

Antifellos veya Antiphellos, başlangıçta Habesos olarak bilinen, Likya'da yer alan antik bir kıyı kentiydi. Kentin Yunanca adının ilk kez M.Ö. 4. yüzyıla ait bir yazıtta geçtiği görülmektedir. İlk olarak Likyalılar tarafından yerleşilen şehir, M.Ö. 6. yüzyılda Persler tarafından işgal edildi. Yunanlar döneminde önem kazanıp yakınlarındaki iç bölge kenti Phellos’un limanı olarak hizmet verdi. Ancak, Phellos önemini yitirdikçe Antifellos bölgenin en büyük kenti haline gelip kendi parasını basma yetkisine sahip olmuştu. Roma döneminde ise 141 yılında bölgeyi tahrip eden deprem sonrası yeniden inşa edilmesine yardımcı olan Rhodiapolis'li hayırsever Opramoas'tan mali destek aldı.

Karya, Anadolu'nun güneybatısında günümüzde Muğla kuzey kısımları Denizli güneyi ve içerideki bölgeye denk gelen coğrafyanın eski çağlardaki ismi. Bölgenin oluşumu Antik Yunan kavimlerinin Anadolu'nun Ege kıyılarında koloniler kurmaya başlamalarından öncesine dayanmaktadır ve bir uygarlık düzeyi yaratmış olan Karyalıların Anadolu'nun yerli halkı olduğu konusunda tarihçiler arasındaki mutabakat genişlemektedir.

Ahameniş İmparatorluğu ya da Hehamenişiler, MÖ 6. yüzyılda Büyük Kiros tarafından kurulan, tarihteki ilk Pers devletidir.

Likya veya Lisiya , M.Ö. 15-14. yüzyıldan M.Ö. 546'ya kadar Anadolu'nun Teke Yarımadası'nda varlık göstermiş ulustur. Likya, aynı zamanda bu bölgedeki antik kentlerin oluşturduğu bir federasyon ve daha sonra da Roma İmparatorluğu’nun bir eyaletidir. "Işık Ülkesi" anlamına gelen Likya, Antalya ve Muğla illeri ile Burdur ilinin iç kısımlarında, Akdeniz'e sınır olan bir bölgede yer alıyordu. Antik Mısır'ın Geç Tunç Çağı kayıtları ve Hitit İmparatorluğu'na ait tarihi belgelerde adından bahsedilen bir devlettir. Hitit kayıtlarında adı Lukka olarak geçmektedir.

Orhun Vadisi Moğolistan’ın göbeğinde, başkent Ulan Batur’dan 370 km uzaklıkta Orhun Nehrinin etrafında bulunmaktadır. Orhun Vadisi 2004 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine alınmıştır. Orhun Vadisinin tarih açısından büyük önemi vardır. Uygur Kağanlığı ve bir zamanlar dünyanın en büyük imparatorluğu olan Moğol İmparatorluğu'nun başkentleri Orhun Vadisi’ndedir. Bu yüzden Orhun Vadisi Hun İmparatorluğu, Göktürk Kağanlığı, Uygur Kağanlığı ve Moğol İmparatorluğu’na ait arkeolojik kalıntılar, eski kent ve yerleşim merkezlerinin enkazları, yazılı ve dikil taşlar, mezarlar ve Budist tapınaklarının bulunduğu, çok sayıda tarihi bilgi içeren kültürel bir miras olarak kabul edilmektedir.

Luvice veya Luvi dili Anadolu dillerine mensup bir dildir. Aynı zamanda Hititlerin de hiyeroglif yazılarında kullandıkları dildir. Mısır ve Girit hiyeroglif yazısından farklı olan bu hiyeroglif yazısı, daha çok mühürlerde ve kaya anıtları gibi büyük yazıtlarda kullanılmıştır.

Oenoanda veya Oinoanda, ; Likya bölgesinde, Ksantos vadisinin kuzeyinde bir antik şehirdir.

Anadolu dilleri, Hint-Avrupa dil ailesine ait soyu tükenmiş bir dil grubudur. Terim bazen Anadolu'da konuşulmuş ancak bu gruba ait olmayan tarihî dillere atıfta bulunmak için de kullanılabilir. Anadolu dilleri, M.Ö. 2. ve 1. binyıllarda, Asur ticaret kolonileri ile Roma İmparatorluğu'nun 2.-3. yüzyıl arasındaki döneme tarihlenebilir. M.S. 4.-5. yüzyıllar, Anadolu dillerinin son evresi olarak kabul edilir. Tüm Anadolu dilleri, bir proto dil olan ve yazılı örneği bulunmayan farazî Proto Anadolu dilinden türemiştir.

Likçe ya da Likya dili, Güneybatı Anadolu'da, günümüzde Teke Yarımadası'na karşı gelen Likya ülkesinin halkı olan Likyalılar tarafından kullanılmış ve M.Ö. 1. binyıl ortalarından itibaren kayda geçmiş Anadolu dili.
Urartuca, günümüzde Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde, Ermeni Yaylası adıyla da bilinen coğrafî bölgede, Van Gölü çevresinde yerleşmiş ve başkenti günümüz Van şehrinin yakınlarında kurulmuş Urartu Krallığı'nda yaşayanlar tarafından konuşulan dil. Ne coğrafi kökeni ne de çoğunluk dili olarak konuşulduğu bölge kesin olarak belirlenememekle birlikte muhtemelen Van Gölü çevresi ve Yukarı Zap Suyu Vadisi'nin yakınlarında baskın olarak konuşulmuştur.
Zincirli Höyük Gaziantep il merkezinin batısında, İslahiye ilçesinin 10 km. kuzeyinde yer alan bir höyüktür. Amanos Dağları'ndan doğu - batı yönünde geçit veren Beyhan Geçidi'ndeki ovada, küçük bir bataklığın batı kenarındadır. Geç Hitit Dönemi buluntuları ile tanınmıştır. Antik adı Aramice'de Sam'al olup Geç Hitit Dönemi'nin en önde gelen metropollerinden biri ve bir kraliyet merkezi olarak bilinmektedir. Günümüzden 3 bin yıl önce 40 hektarlık bir alana yayılmış bir kentti. Zincirli Höyük kazılarında ele geçen Asur Kralı Esarhaddon'a ait bir kitabe, kentin Sam'al olduğunu doğrulamaktadır. Hitit İmparatorluğu'nun MÖ 1.200'lerden sonra çöküşü ardından Güneydoğu Anadolu Bölgesi - Kuzey Suriye genel yayılımında, tarihçilerin Geç Hitit Devletleri, Kuzey Suriye Krallıkları ya da Suriye - Hitit Devletleri olarak adlandırdıkları devletler kurulmuştu. Bu devletlerin başkentlerinde, kentin merkezini oluşturan yönetsel ve dinsel yapılar bir yükseltide kurulmuş, ayrıca tahkim edilmiş bir kale içinde yer alınmıştır. Kentler, çift sur ile çevrilidir. Zincirli kenti de bu başkentlere bir örnek oluşturmaktadır.

Behistun Yazıtı, Kirmanşah, İran yakınlarındaki Bisütun Dağının bir uçurumunda yer alan çok dilli bir yazıt ve büyük bir taş kabartma. Ahameniş İmparatoru I. Darius döneminde hazırlanmıştır ve I. Darius'un imparatorluğu genişletişinden bahseder. Eski Farsça, Elamca ve Babilce yazılmış, bilinen en uzun üç dilli çivi yazısı olduğu için çivi yazısının deşifre edilmesi açısından önemlidir.
Elamca, Elamlılar tarafından Antik İran'da MÖ 2600 ile 330 yılları arasında konuşulmuş eklemeli bir izole dildir. Dil ve edebiyatı, Elam Kralı Şilhak-İnşuşinak'ın gayretleriyle çok gelişmiştir. Elamca, MÖ 522-486 döneminde Ahameniş İmparatorluğu'nun hakimiyeti altında önemli bir gelişme göstermiş ve Ahameniş krallarının yazıtlarında kullanılan üç dilden biri olmuştur. Elamcanın ölü bir dil haline gelmesi, İskender'in Ahamenişleri fethettiği devre tekabül eder.
Likya alfabesi, Likya dilini yazmak için kullanılmıştır. Yunan alfabesinin bir uzantısı olmasına karşılık Yunancada bulunmayan sesler için yarım düzine ek harf içermektedir. Lidya ve Frig alfabesine oldukça benzerlik göstermektedir.
Frig dili, klasik antik çağda Anadolu'da konuşulan ve Frig medeniyetinin resmi dili olan bir Hint-Avrupa diliydi.

Fethiye Müzesi, Muğla ilinin Fethiye ilçesinde bulunan bir müzedir. Dalaman, Fethiye, Ortaca, Köyceğiz ve Seydikemer'den gelen arkeolojik eser ve bulguların sergilendiği müze, 1962 yılında faaliyet göstermeye başladı. Fethiye Müzesi iki ana salondan oluşur ve sergilenen eserler kronolojik olarak sıralanmıştır. Eserler MÖ 3000 ile Geç Osmanlı Dönemi aralığını kapsar. Fethiye çevresinde bulunan arkeolojik bölgeler Fethiye Müzesi'ne bağlıdır.
Milyanca, aynı zamanda Likçe B veya önceki adıyla Likçe 2 olarak bilinen, artık yok olmuş antik bir Anadolu dilidir. Bu dil, üç yazıtla günümüze ulaşmıştır: İlki Ksanthos'ta bulunan Ksanthos stelindeki 34 ve 71 satırlık iki şiirdir. Diğer yazıt ise Antifellos'taki (Habessus) bir lahit üzerinde yer alan dokuz satırlık daha kısa bir metindir. Bu üç şiir de kıtalara bölünmüştür.