İçeriğe atla

Kresna Kanyonu Muharebesi

Koordinatlar: 41°48′03.19″K 23°09′34.93″D / 41.8008861°K 23.1597028°D / 41.8008861; 23.1597028
Kresna Gorge (Kresna Kanyonu) Muharebesi
İkinci Balkan Savaşı

Binbaşı Velissariou'nu 1.Evzon Alayını muharebede komuta ederken betimleyen
Sotiris Christidis tarafından yapılan Yunan Taş baskısı
41°48′03.19″K 23°09′34.93″D / 41.8008861°K 23.1597028°D / 41.8008861; 23.1597028
Tarih21-31 Temmuz 1913 (Eski takvime göre 8-18 Temmuz 1913)
Bölge
Kresna Gorge (Kresna Kanyonu (Vadisi)), Bulgaristan
Sonuç Anlaşma yapılmasını gerektiren sonuçsuzluk (muharebeyi Bulgar üstün götürüyordu zira Bulgarlar yapamasada Yunan ordusu çevrelenme ve imha tehdidi altına girdi.)
Taraflar
Bulgaristan KrallığıYunanistan Krallığı Yunanistan Krallığı
Komutanlar ve liderler
Gen. Mihail Savov
Gen. Nikola Ivanov
Kral I.Konstantin
Güçler
110 tabur 80 tabur
Kayıplar
Bılinmiyor 10,000 ölü, yaralı ve esir[1]

Kresna Kanyonu Muharebesi (Türkçe adıyla Kresna vadisi Muharebesi), 1913 yılında İkinci Balkan Savaşı sırasında Yunanlar ve Bulgarlar arasında yapıldı. Muharebe, 8-18 Temmuz tarihleri arasında, labirenti andırır şekildeki ormanlar ve dağlar arasında 20 km'lik bir cephede, 11 günlük bir sürece yayılı şekilde yapıldı.

Muharebenin yapıldığı yer Kresna Kanyonu veya vadisi Bulgaristan'da Yukarı Cuma iline bağlı (şimdi ki adı Blagoevgrad) Kresna yerleşim birimine yakın bir vadidir. Bu vadi yaklaşık 18 km uzunluğundadır ve Struma nehri tarafından oluşturulmuştur. Vadi boyunca ve çevresinde savunmaya elverişli orman ve dağlar bulunmaktadır.

Buradaki muharebede, ateşkes ve barış anlaşmasından önce Yunanların Bulgar topraklarına ilerlemesinin son aşamasıydı ancak hem Yunanlar hem Bulgarlar kendini kazanan taraf ilan etse de muharebenin kazananı tam olarak bulunmamaktadır. Ancak Yunanların sarılma ve imha tehdidi altına girdiği Yunanların Sofya'yı fethetme niyetinin gerçekleşmediği düşünülürse Bulgar üstünlüğü düşünülebilir fakat Bulgarlarda planladıkları çevirme ve imha hareketini gerçekleştirememiş ve iki tarafı ateşkes ve anlaşma (Bükreş Antlaşması (1913)) imzalamaya iten bir tükenmişlik ve sonuçsuzluk ortaya çıkmıştır.

Arka plan

II. Balkan Savaşında Sırp cephesinde Bulgar saldırısının durdurulup Sırpların belli Bulgar Topraklarını ele geçirmesi sonrası durum durağan bir hale gelmişti, öte yandan Bulgar Ordusu Yunanistan'da da yenilmişti, belli toprakları Yunanların eline geçmişti Romanya Krallığı'nın Dobruca'daki sürpriz saldırısı ve her an Edirne ve Kırklareli üstüne gelebilecek bir Osmanlı İmparatorluğu saldırısı tehdidi altında her yönden kıskaç altındaki Bulgaristan Krallığı zor durumdaydı. Bununla birlikte Bulgar ordusu Dobruca ve Doğu Trakya'yı savunma ve korumadan çok Sırplar ve Yunanlar üzerine kuvvetlerini yığmış çekildikleri bölgelerde savunma pozisyonu almıştı.İstediği toprak hedeflerini kazanan Sırpların artık pasif kalarak savaşın kalan muharebelerini Yunanların üzerine yıkmaya çalıştıklarını sert bir Bulgar direnişiyle karşılaşacaklarını anlayan Başbakan Eleftherios Venizelos'un itirazlarına rağmen Yunanistan Kralı I. Konstantin ordusuna Bulgar topraklarının daha derinlerine yürümesini ve Bulgaristan'ın başkenti Sofya'yı ele geçirmesini bu şekilde Bulgaristan'ın savaş dışı kalıp kayıtsız şartsız teslime zorlanmasını emretti. Konstantin savaşta kesin bir zafer elde etmek istiyordu.

Muharebe

Yunan ilerlemesi ve Kresna Geçidine doğru mevziilerin Yunanlarca ele geçirilmesi

Doyran Muharebesi'nden zaferle çıkan Yunan Kuvvetleri kuzeye doğru ilerlemeye devam etti. 18 Temmuzda, Yunan 1. Yunan Tümeni Bulgarlar hatlarının arkasına sarkıp Bulgarları geri çekilmeye mecbur bıraktı ve önemli bir dayanak noktası olarak Kresna geçidinin güney tarafını ele geçirdi.[2]

Ancak geçit içinde, Yunanlar Sırp Cephesinden buraya gelen Bulgar 2. ve 4.ordularının bir kısım kuvvetleri tarafından pusuya düşürüldüler ve savunma yapmaya zorlandılar. Buna rağmen ağır çatışmalar sonrası Kresna Geçidini Yunanlar elde tutmayı başardılar. Yunanlar ilerlemeye devam edip 25 Temmuzda Simitli yakınlarındaki Krupnik köyünü ele geçirdiler ve geçidin kuzey tarafıda ele geçirilince Bulgar orduları Simitli'ye çekilmek zorunda kaldılar.[3] Simitli 26 Temmuzda ele geçirildi,[4] 27-28 temmuzda gece boyunca süren mücadelelerle Bulgarlar Gorna Djumaya (Yukarı Cuma) yani şimdi ki adıyla (Blagoevgrad)'a çekildiler. Burası Sofya'nın sadece 76 km güneyindeydi.[5]

Kresna Geçidi'ne ilerleyen Yunan Birlikleri.

Batı Trakya'da da Yunanlar ilerliyordu zira Bulgar Ordusu kuvvetlerini başkentini ve ana topraklarını savunmak için çekmek zorunda kalmıştı. 26 Temmuzda İskeçe'ye ertesi günde Gümülcine'ye hiçbir ciddi Bulgar direnişi olmadan girdiler. [5]

Bulgar karşı saldırısı ve ateşkes

Yunan Ordusu Blagoevgrad (Yukarı Cuma)'da büyük bir Bulgar direnişiyle karşılaşınca durmak zorunda kaldı. [6][7] 28 Temmuzda, saldırılarını yineleyen Yunan Kuvvetleri Yukarı Cuma'nın güneydoğusunda Cherovo'dan 1378 rakımlı tepeye doğru bir hattı ele geçirdi.[8]

Ancak 28 Temmuz gecesi Bulgar ordusunun yoğun saldırıları ve baskısı karşısında Cherevo yerleşim birimini ve kazandıkları yerleri bıraktılar. [9][a]

Ertesi gün, Bulgarlar belli hatlara yığılan Yunan Ordusunu, Cannae Muharebesi tarzında kanatlardan kuşatma ve yok etme amaçlı harekete geçtiler.[11] Yunanlar Kresna'nın batısı,Razlık (Mehomia)'a saldırıya geçtiler. 30 Temmuzda Bulgar atakları kanatlara doğru Yunanları kuşatmaya çalışır şekilde iyice genişledi,Yunanlar kuşatılmayı engellemek için Razlık'tan Predela geçidine doğru taarruza geçtiler. Ancak saldırıları geçidin doğu yakasında Bulgarlarca durduruldu ve çatışmalar burada sonuçsuz bir hal almaya başladı. Batıda Bulgar ordusu Delçevo'ya doğru saldırıya geçse de Sırp hatlarına yakın yerde olduğundan saldırı engellemelerden başarıya ulaşamadı. Bulgarlar özellikle güneye sarkıp buradan ilerlemeye başladılar ve 29 Temmuzda Yunanların arka lojistik hatlarını olası çekilme hatlarını Berova ve Ustrumca boyunca kuşattılar Yunanların çekilebilip yardım alabilecekleri sadece tek bir güzergâh kalmıştı.[12][13][14]

Pehçevo ve Razlık (Mehomia) hatları boyunca Yunanları kuşatmaya dönük Bulgar saldırıları sürdü ancak her şeye rağmen Yunan Ordusu pozisyonlarını korudu. [8] 30 Temmuzda Yunan Komutanlığı Yukarı Cuma şehrine doğru yeni saldırı planladı.[15] O gün boyunca çatışmalar Bulgar Ordusunun elinde tuttuğu şehrin kuzey ve kuzeydoğudaki stratejik mevzillerinde sürüp dursada Yunanlar hiçbir sonuç alamadı.[b]

Sonuçta Yunan başbakanı Venizelos'un Yunan ordusu için Kralı'na söylediği "..ordumuz fiziksel ve ruhsal olarak tükendi lütfen bu çatışmalara bir son verme yolu bulun..." sözleri üzerine 1.Konstantin Bulgarlarında o sırada Sofya yakınlarından çekilme şartlı yaptığı ateşkes teklifini, Romenlerin arabuluculuğunda kabul etmek zorunda kaldı. [11] Netice olarak 31 Temmuz 1913'te ateşkes sonrasında Bükreş Antlaşması ile İkinci Balkan Savaşı sona erdi.

Sonuç

Ateşkes her iki tarafı da zafer iddiasında bıraktı. Yunan bakış açısına göre, on bir günlük savaştan sonra, Bulgarlar Yunan ordusunun kanatlarını çevirmeyi açıkça başaramadılar ve sonuç olarak Yunanlar muharebeyi bir savunma zaferi olarak gördüler.[13] Bulgarlar, saldıran Yunan Ordusunun Sofya'ya ilerlemesini başarıyla durdurduğu ve Yunanların ateşkesi kabul etmesine neden olduğu için galip geldiklerine inanıyorlardı. Bu görüş, bazı tarihçilerin, muharebenin mütareke ile sonuçsuz bir şekilde sona ermesine rağmen, savaşın sonunda Yunan ordusunun kuşatma ve imha ile tehdit edildiği görüşü ile desteklenmektedir.[11] Ancak Yunanlar da, Bulgarların mevcut tüm güçlerini uzun süren savaşa dahil ettiklerini ve Yunan güçlerini kuşatmayı tamamlamak için ek insan gücünden yoksun olduklarını iddia edip durmaktadırlar.

Galeri

Notlar

  1. ^ Bulgarlarla ilgili bilgilerde A. Tz.Odou'nin kuzeyinde istisnai bir araç hareketi olduğu belirtildi. Güçlü bir Bulgar kuvveti sağ hattan sol hatta doğru hareket ettmiş ve sonunda yüksekliğin çevresinde ciddi kampların bulunduğunu. 546 ve yaklaşık 3 km K. A.Tz.. ateşe verilmişti Yunanlarca terk edilmek zorunda kalmıştı.[10]
  2. ^ June 17:( Gece Yunan ana kuvvetleri Yunan ordusunun... kuzeye uzanan ormanlarından görevlerini tamamlayamayıp geri döndü...) At night the General Army. of the Greek. army ... shot from the north of this lying forest, she returned without completing her mission.[16]

Kaynakça

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Plevne Savunması</span> 93 Harbi sırasında yaşanmış bir kuşatma savaşı

Plevne Savunması ; 93 Harbi sırasında Plevne kentinin Rus İmparatorluk Ordusu tarafından kuşatılmasının ardından, kentin Gazi Osman Paşa komutası altındaki Osmanlı Ordusu tarafından Rus ve daha sonra Rumen taarruzlarına karşı 19 Temmuz ve 10 Aralık 1877 arasında 145 gün boyunca savunmasıyla gerçekleşen, 93 Harbi'nin en önemli muharebelerinden biridir. Osmanlı Ordusu, 145 gün boyunca sayıca kendisinden kalabalık olan Rus ve Rumen ordularının gerçekleştirdiği üç büyük taarruzu püskürtmüş ve Plevne'yi başarılı bir şekilde savunmuştur. Ancak, tüm bu taarruzlardan sonra Osmanlı kuvvetlerinin yiyecek ve cephaneleri tükenmiş ve buna ek olarak kış mevsiminin gelmesiyle şiddetli soğukla karşı karşıya kalıp bitap düşmüşlerdir. Kuşatmayı yarmak için düzenledikleri son bir huruç harekâtının da başarısızlıkla sonuçlanması ile, Osman Paşa kenti Rus ve Rumen ordularına teslim etmiştir.

<span class="mw-page-title-main">I. Konstantin (Yunanistan kralı)</span> Yunanistan Kralı

I. Konstantinos 18 Mart 1913'ten 11 Haziran 1917'ye ve 19 Aralık 1920'den 27 Eylül 1922'ye kadar Yunanistan Kralıydı.

<span class="mw-page-title-main">Birinci Balkan Savaşı</span> Balkan Birliği ile Osmanlı Devleti arasında 7 Ekim 1912-30 Mayıs 1913 tarihleri arasında gerçekleşen savaş

Birinci Balkan Savaşı, 7 Ekim 1912-30 Mayıs 1913'te Bulgaristan Krallığı, Sırbistan Krallığı, Yunanistan Krallığı ve Karadağ Krallığı'ndan oluşan Balkan Birliği'nin Osmanlı Devleti'ne karşı başlattığı savaş. Bu savaş ile Balkan devletleri, Osmanlı Devleti'nin Balkanlardaki topraklarının büyük bir bölümünü ele geçirmiştir. Bu savaş sonucunda Osmanlı Devleti Edirne ve Kırklareli'ne kadar olan Midye-Enez Hattı'nın batısındaki tüm topraklarını Balkan devletlerine bırakmak zorunda kaldı.

<span class="mw-page-title-main">Sarantaporon Muharebesi</span>

Sarantaporon Muharebesi , aynı zamanda Sarantaporo veya Sarandaporon olarak da çeşitli şekillerde tercüme edilmiştir, Eski Jülyen takvimde 9-10 Ekim 1912'de günümüz Gregoryen Takviminde 22-23 Ekim 1912'de gerçekleşti. Birinci Balkan Savaşı sırasında Veliaht Konstantin yönetimindeki Yunan kuvvetleri ile General Hasan Tahsin Paşa yönetimindeki Osmanlı kuvvetleri arasında yapılan ilk büyük muharebeydi. Muharebe, Yunan ordusunun Teselya'yı, Orta Makedonya'ya bağlayan Sarantaporo geçidinde Osmanlı savunma hattına saldırmasıyla başladı.

<span class="mw-page-title-main">Yenice Muharebesi</span> I. Balkan Savaşıda bir muharebe

Yenice Muharebesi veya Giannitsa Muharebesi, 19- 20 Ekim (2- 3 Kasım 1912 tarihleri arasında yapılan, Yunanların zaferiyle sonuçlanan bir Balkan savaşı muharebesi. Gerek Yunan ordusunun doğru taktiği, gerek de Yunan ordusunun ve donanımının sayıca Osmanlı Devleti'nin savaştaki ordusundan fazla olması Yunan ordusunun zaferini kesinleştirmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Bijan Muharebesi</span>

Bijan Muharebesi veya Üçüncü Yanya Muharebesi, Balkan Savaşları'nda 4-6 Mart 1913 tarihlerinde gerçekleşen muharebe. Savaşın sonunda gerçekleşen bu muharebe birçok bakımdan savaşın seyrini değiştirmiştir. Bizani, Yanya'daki en iyi istihkam edilmiş bölgelerden biriydi. Yanya ile birlikte 128 toptan kurulu 21 batarya ile korunuyordu. Vizani istihkamı da bizzat Wilhelm Leopold Colmar Freiherr von der Goltz tarafından inşa ettirilmişti. Yanya'nın savunmasında olduğu gibi bu muharebede de Esat Paşa ve kardeşi Vehip Paşa komutadaydı. Yunan ordusunun başında ise Prens Konstantin ve General Sabuncakis bulunuyordu.

Kalimantsi Muharebesi, İkinci Balkan Savaşı sırasında, 17-24 Temmuz 1913'te Bulgar Ordusu ile Sırp-Karadağ ordusu arasında Vinitsa'da aynı adı taşıyan köyün yakınında yapıldı. Bu muharebesinde, Dördüncü Bulgar Ordusu savunma zaferi kazanıp Sırp saldırısını durdurmayı başardı ve Struma Vadisi'ndeki Yunan birlikleriyle birleşmelerini de engelledi.

<span class="mw-page-title-main">Birinci Çatalca Muharebesi</span>

Birinci Çatalca Muharebesi 17 ve 18 Kasım [E.U. 4-5 Kasım] 1912 tarihinde gerçekleşmiş ve Osmanlı zaferi ile sonuçlanmıştır. Birinci Balkan Savaşı'nın Lüleburgaz Muharebesi'yle birlikte en büyük muharebelerinden biri olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">İkinci Çatalca Muharebesi</span>

İkinci Çatalca Muharebesi 3 Şubat 1913'ten başlayıp Londra Antlaşması’nın imzalanmasına kadar süren döneme kadar Bulgarlar ile Osmanlı İmparatorluğu arasında İstanbul için yapılan bir dizi çatışmalar silsilesinin genel adıdır.

<span class="mw-page-title-main">Kumanova Muharebesi</span> 23-24 Ekim 1912de yaşanmış ilk Balkan Savaşları muharebesi

Kumanova Muharebesi 23-24 Ekim 1912 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu topraklarının Sırbistan Krallığı'na yakın bölgesinde (Kumanova) yapılan bu muharebe Birinci Balkan Savaşı'nın başlıca muharebelerinden biridir. Savaş başlangıcından sonra kısa sürede Sırpların kazandığı önemli muharebelerden biri olup bu bozgun sonrası, özellikle firar eden askerlerden kaynaklı; ağır insan gücü kayıpları nedeniyle; Osmanlı yönetimi Vardar Ovası ve Makedonya'nın büyük kısmını, artlarında büyük miktarda top ve savaş malzemesi bırakarak terk etmek zorunda kalmışlardır.

<span class="mw-page-title-main">Manastır Muharebesi</span>

Manastır Muharebesi, bugünkü Makedonya'daki Manastır şehri yakınlarında Birinci Balkan Savaşı sırasında 16-19 Kasım 1912 tarihinde gerçekleşmiş bir muharebedir.

<span class="mw-page-title-main">Doyran Muharebesi</span>

Doyran Muharebesi Bulgar ve Yunan kuvvetleri arasında 22-23 Haziran 1913'te Balkan Savaşları sırasında yapılan muharebedir. Muharebe sonucunda Doyran şehri Yunanların eline geçmiş ve Strumica yönüne Yunan ordusu yönelince Bulgar Ordusu Sırplar üzerindeki baskısını hafifletip zaruri olarak kuvvetlerini geri çekip Sırp cephesinden gerilemek zorunda kalmış, bunun neticesi Sırplara karşı Vardar ve Bregalnica Nehri ovalarında savaşmak zorunda kalmıştır.

Yunanistan'ın 1912-1913 yıllarındaki Balkan Savaşları'na katılımı, Yunan devletinin büyüklüğünü neredeyse iki katına çıkarmasını ve bugünkü toprak büyüklüğünün çoğuna ulaşmasını sağladığı için modern Yunan tarihinin en önemli bölümlerinden biridir. Aynı zamanda, ilişkilerin sonraki on yıla hükmedeceği ve Yunanistan için uzun süren yankı uyandıran iki kişiliğin ön plana çıkmasıyla birlikte siyasi gelişmelerin bir katalizörü olarak da hizmet etti: Başbakan Elefterios Venizelos ve ordu komutanı, prens ve daha sonra kral olan I. Konstantin.

<span class="mw-page-title-main">Merhamlı Muharebesi</span>

Merhamlı ya da, eskiden Edirne vilayetine şimdi ise Yunanistan'ın Dedeağaç iline bağlı bir yerleşim birimidir. Bulgar ve Osmanlı orduları arasında 14/27 Kasım 1912'de yaşanan Merhamlı Muharebesi Birinci Balkan Savaşı muharebelerindendir. Uzun bir takip sonrası Batı Trakya'da General Nikola Genev ve Albay Aleksandar Tanev yöetimindeki Bulgar ordusu Kırcaali Muharebesi sonrası Gümülcine tarafına geri çekilmeye çalışan askerlerle birlikte 10,000-18.000 arası güçlü Tuğgeneral Mehmet Yaver Paşa komutasındaki Kırcaali Müfrezesi birliklerini sıkıştırır. Merhamlı köyünde sarılıp sıkıştırılıp saldırıya uğrayan Osmanlı birliklerinin, sadece bir kısmı Meriç nehrini geçerek kaçabildi. Kalan kısmı sonraki gün olan 28 Kasım'da teslim oldu.

<span class="mw-page-title-main">Kılkış-Langaza Muharebesi</span>

Kılkış-Langaza Muharebesi Yunanistan Krallığı ile Bulgaristan Krallığı arasında İkinci Balkan Savaşı sırasında yapılmış muharebedir. İki ordu da Orta Makedonya'nın Kılkış yerleşim biriminde karşılaşmış ve 19-21 Haziran 1913'te yapılan bu muharebeden Yunanlar galip ayrılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Bregalnica Muharebesi</span> Bulgaristan Krallığı ile Sırbistan Krallığı arasında geçmiş olan muharebe

Bregalnica Muharebesi, Bulgaristan Krallığı ordusu ve Sırbistan Krallığı Karadağ Krallığı ordusu arasında 30 Haziran -9 Temmuz 1913 arasında gerçekleştirilen İkinci Balkan Savaşı sırasında yapılan muharebedir. İkinci Balkan Savaşının en büyük katılımlı muharebesidir. Bu muharebe Bulgarların Delçevo'ya çekilmesi ile sonuçlanmıştır. Makedonya'nın kaderi Bulgar mı yoksa Sırbistan toprağı olarak kalacağı bu muharebe ile şekillenmiş ve Makedonya Sırbistan Krallığı toprağı olarak kalmıştır. "Bregalnica Muharebesi" terimi esas olarak Yugoslav ve Sırp tarihçiliğinde kullanılmaktadır. Bulgar tarih kitaplarında bu olaylar çoğunlukla bir muharebe olarak değil, savaşın başlangıcında Bulgar 4. Ordusunun bir dizi muharebesi olarak kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Himara İsyanı (1912)</span>

Himara İsyanı, 18 Kasım 1912'de Himara bölgesinde meydana gelen Birinci Balkan Savaşı sırasında bir Yunan ayaklanmasıydı. Birinci Balkan Savaşı sırasında Yunanistan Krallığı'nca Osmanlı İmparatorluğu'na karşı ayaklandırılan bölgedeki Rumların isyanı bastırılamadı.Böylece Osmanlı ve Arnavut kuvvetlerini Himara bölgesinden çıkarıldılar ve isyancılar Saranda ve Avlonya arasındaki kıyı bölgesinde Yunan Ordusu'nun işgaline zemin hazırlayıp burayı Yunanistan Krallığı için güvence altına aldılar.

Birinci Balkan Savaşı Muharebeleri arasındadır. Yunan Zaferi ile sonuçlanan bu muharebe akabinde Yanya Kolordusu Yanya Müstahdem Mevkii'ne çekilmek zorunda kalmış ve Yanya'yı doğrudan ele geçirmek için Yunan saldırıları ve kuşatması başlamıştır.

İkinci Yanya Muharebesi veya Muharebeleri 5 Ocak 1913 ile 20 Ocak 1913 arasında hazırlık muharebelerinin ve 20-23 Ocak arasında ise esas muharebenin yapıldığı bir muharebeler silsilesidir. 5-20 Ocak tarihleri arasındaki Yunan ordusunun asıl muharebe öncesi Yanya'yı tamamen kuşatma amaçlı Dristinik ve Aydonat (Çamlık) Muharebelerinin ikisi de Osmanlı zaferi ile sonuçlanmıştır. Bu arada Osmanlı'ya bağlı Arnavutlar ve düzensiz birlikler Yunanların ikmal hattı olan Saranda limanına baskın yapıp Yunanların asıl saldırı için malzeme ve ikmal götürmelerini geciktirmişlerdir. 20 Ocak-23 Ocak arasındaki muharebe ise Yunanların ufak toprak kazançlarına karşın ağır kayıplara uğramasına neden olmuş ve Yunanlar saldırılarını durdurmak zorunda kalmıştır. Kısacası muharebeler baştan sona Osmanlı zaferi ile sonuçlanmıştır.