
Omurilik, omurga denilen kemik bir yapının içinde boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan ve ortasında yine boydan boya bir kanal içeren merkezî sinir sisteminin bir parçasıdır.

Kas, yumuşak bir doku olup, dört temel hayvan doku türünden biridir. Kas dokusu iskelet kaslarına kasılma yeteneği verir. Kas, embriyonik gelişim sırasında, miyogenez denilen süreçte oluşur. Kas dokusu, hareket sağlamak için etkileşen aktin ve miyozin adlı özel kasılma proteinleri içerir. Mevcut diğer birçok kas proteini arasında iki düzenleyici protein, troponin ve tropomiyosin bulunur.

Omurilik soğanı veya medulla oblongata, ya da basitçe medulla beyin sapının ayrılmaz bir parçasıdır. Beyin sapının alt segmenti olarak konumlanmış olup, beyinciğin önünde ve biraz altında yer alır. Koni şeklindeki bu nöron kümesi, çeşitli otonom (istemsiz) bedensel işlevler için çok önemlidir. Bunlar kusma, hapşırma ve daha fazlası gibi refleks eylemleri içerir.
Somatik sinir sistemi (SSS), çevresel sinir sisteminin bir bölümüdür. Vücut hareketinin çizgili kas vasıtasıyla istemli kontrolünü sağlar. SSS, kas kasılmasını uyarmak için motor sinir lifinden oluşur. Bunlara iskelet kaslarına ve deriye bağlanan, duyusal olmayan sinir hücreleri de dahildir.

Kas kasılması veya kontraksiyon, kas dokusunda bulunan aktin ve miyozin arasındaki çapraz köprülerin kullanılması ile bir gerginlik yaratılması. Bu gerginlik durumunda, kas uzama, kısalma gösterdiği gibi boyutu değişmeyebilir. İsteğe bağlı kasılma merkezi sinir sistemi tarafından kontrol edilir. Beyinde oluşturulan aksiyon potansiyeli birçok kas fiberi ile bağlantı kurmuş motor nöron ile kasa aktarılır. Bazı refleks durumlarında ise kasılma sinyali omurilikten gelebilir. kalp kası veya düz kaslarda gözlemlenen istemsiz kasılmalar, kasın kendi kendini uyarması ile meydana gelir.
Aksonotmezis, sinir hücresindeki aksonların kesintiye uğramasıdır. Hasarın distal (uç) ve kısmen proksimal (yakınsal) kısmında Wallerian dejenerasyonu oluşur. Eğer aksonlar ve miyelin kılıflar hasar görür, fakat Schwann hücreleri, endonöryum, perinöryum ve epinöryum sağlam ise bu, aksonotmezis olarak adlandırılır. Aksonotmezis, nöropraksiden daha ağır bir sinir hasarı türüdür. Aksonotmezisde yakınsal kısım, büyüme konisinde bir filizlenme oluşarak onarılırken, uç kısımda aksonal dejenerasyon oluşur. Rejenerasyonlu sinir liflerinin büyüme oranı günde yaklaşık 1 mm ile 2 mm arasındadır. Bu yüzden sinyal iletimi yalnızca endonöryum içindeki düzgün büyümeye bağlı değil, aynı zamanda iletilecek mesafeye de bağlıdır.
Motor kontrol, belirlenen hareketleri yapan ve uygun eylemleri gerçekleştiren insan kas sistemi düzenleyicisi olan merkezi sinir sistemi tarafından gerçekleştirilen aktivitelerin bilgi işlemidir. Motor kontrolün işleyişi, algı ve bilişi tetkik etme, süreçlerin geri bildirimi ve biyomekanik gibi olaylardan meydana gelir. Motor kontrol ayrıca insanlar ve hayvanlarının sinir sistemlerini nasıl analiz ettiğini inceleyen nörobilim dalında da kullanılmaktadır.
Alt motor nöron (AMN), 1. Alfa motordan itibaren başlayıp beyinsapı ve omuriliği kas liflerine bağlayan, üst motor nöronlardaki sinir uyartılarını kaslara ileten bir tür motor nörondur. Bir AMN'nin akson uçları bir motorda (kas) biter.

Medyan sinir, insanlar ve diğer hayvanların üst ekstremitesinde bulunan ve brakial pleksus sinir ağını oluşturan beş ana sinirden biridir.
Refleks yayı veya refleks arkı, refleks hareketlerini kontrol eden bir nöral yoldur. Gelişmiş hayvanlarda, birçok duyusal sinir beyinle direkt olarak bağlanmaz ancak omuriliğe bağlanır . Bu özellik, refleks eylemlerinde beynin aracılığıyla yönlendirme sinyallerinde gecikme olmadan, spinal motor nöronlarını aktive ederek nispeten hızlı bir şekilde gerçekleşmesine izin verir, refleks gerçekleşirken beyin duyusal girdileri alır.

Sinir, çevresel sinir sistemindeki kapalı, kablo benzeri sinir lifleri demetidir.

İnguinal kanal, Canalis inguinalis veya kasık kanalı, ön karın duvarında, erkeklerde spermatik kordları taşıyan, kadınlarda ise uterusun yuvarlak ligamentini oluşturan iki geçittir. Kasık kanalları erkeklerde daha büyük ve daha belirgindir. Orta çizginin her iki tarafında bir inguinal kanal vardır.

Glossofaringeal sinir 9. kranial sinirdir. Afferent duyu ve efferent motor nöronlar içeren karma bir sinirdir. üst medulla oblangatadan, vagus sinirinin hemen önünden çıkar. Glossofaringeal sinirin motor dalları embriyonik dönemdeki medulla oblangatanın tabanından, duyu dalları ise kranial nöral katlantıdan köken alır.

Aksesuar sinir, sternocleidomastoid ve trapezius kaslarını uyaran sinir. Kraniyal sinirler içerisinde 11. kranial sinir olarak tanımlanır. Sternocleidomastoid (SCM) kası kafanın karşı ve aşağı doğru döndürülmesini sağlarken, trapezius kası ise omuz ve skapula hareketlerinden sorumludur.
Epididimis; erkek üreme sisteminde testisin üzerinde bulunan, testisi vas deferens'e bağlayan bir tüptür. Tüm erkek sürüngenlerde, kuşlarda ve memelilerde bulunur. Yetişkin insanlarda dar, sıkıca sarılmış bir tüptür. Yumurtalar tarafından üretilen spermlerin taşınması, depolanması ve olgunlaşmasından sorumludur. Epididimis eki, epididimis alt bağı, epididimis üst bağı'ndan oluşur. Epididimis üzerinde, spermatik kord'un alt kısmının önünde paradidim yer alır.

Diz kapağı refleksi veya patella refleksi, refleks yayı omuriliğin L2, L3 ve L4 segmentlerinden geçen monosinaptik bir derin tendon refleksidir.

Spinal sinir diğer adıyla omurilik siniri, omurilik ile vücut arasında motor, duyu ve otonomik sinyalleri taşıyan karışık bir sinirdir. İnsan vücudu’nda omurga'nın iki yanında birer tane 31 çift omurilik siniri vardır. Bunlar omurganın ilgili servikal, torasik, bel, sakral ve koksigeal bölgelerine göre gruplandırılmıştır. Sekiz çift servikal sinir, on iki çift torasik sinir, beş çift bel siniri, beş çift sakral sinir ve bir çift koksigeal sinir vardır. Omurilik sinirleri çevresel sinir sisteminin parçasıdır.

Dış anal sfinkter iskelet kası liflerden oluşan oval bir tüptür. Distal olarak anüs çevresindeki cilde yapışık haldedir. Dinlenme halinde sürekli bir tonik kasılma gösterir ve bulbokavernöz refleks sırasında da kasılır.
Bulbokavernöz refleks (BCR), bulbospongioz refleks (BSR) veya "Osinski refleksi", omurilik şokunu test etmek ve omurilik yaralanmalarının (SKY) durumu hakkında bilgi edinmek için kullanılan çoklu sinaptik bir reflekstir. Bulbokavernöz, bazı tıp kaynaklarında bulbospongioz (bulbospongiosus) için kullanılan daha eski bir terimdir. Bu nedenle bu refleks bulbospongioz refleks olarak da adlandırılabilir.

İç anal sfinkter veya anal kanalın yaklaşık 2,5-4,0 cm'lik bir bölümünü çevreleyen bir düz kas halkasıdır. Yaklaşık 5 mm kalınlığındadır ve rektumun düz dairesel kas liflerinin bir araya gelmesiyle oluşur.