İçeriğe atla

Kontajiyöz hastalık

İzole hastane ünitesi

Kontajiyöz hastalık, bulaşıcı hastalıkların alt kategorisidir, genelde hasta bir kişiden başka kişiye fiziksel temas yoluyla ya da hasta kişinin salgılarıyla, eşyalarıyla temas veya hava yoluyla geçen enfeksiyöz ve bazen de enfeksiyöz olmayan hastalıkları kapsayabilir.[1]

Kontajiyöz olmayan enfeksiyonlarla arasındaki fark, kontajiyöz olmayan hastalık etkenlerinin genellikle özelleşmiş bulaş mekanizmalarını kullanmalarıdır. Örneğin bu mekanizmalardan biri ara konak türleri ile bulaş olabilir (sivrisinekler sıtmaya neden olabilir) ya da hasta vücut sıvılarına restgele olmayan bir şekilde maruz kalma (kan nakli, iğne paylaşımı ya da cinsel temas gibi). Kontajiyöz enfeksiyonlar, aile eğitimi gibi davranışsal veya çevresel faktörler nedeniyle meydana gelebilirler.

Kontajiyöz ve kontajiyöz olmayan enfeksiyonlar arasındaki sınır tam manasıyla çizilememiştir, açıkça insandan insana bulaşan fakat klasik olarak kontajiyöz bir hastalık olarak düşünülmeyan tuberküloz örneğindeki gibi. Günümüzde, birçok cinsel yolla bulaşan hastalık kontajiyöz olarak kabul edilir ancak bazıları tıbbi izolasyona tabidir.

Tarihsel anlamı

Aslında, bu terimden kasıt contagion (contact, yani temas kelimesinin bir türevi) ya da direkt temas yoluyla bulaşan hastalıklardır. Modern zamanlarda bu terim yayılabilen ve bulaşabilen her türlü hastalığı kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Bu kelime özellikle ciddi bulaşıcı ya da kolayca bulaşabilen hastalıkları tanımlamak için kullanılmaktadır.[2]

Kullanışlılık

Birçok salgın kontajiyöz hastalıklara neden olur ancak Büyük Veba Salgını gibi nadir istsnaları da vardır. Kontajiyöz olmayan hastalıklarda, etkilenenlerin tıbbi karantinaya alınması ya da hastaların tecriti hastalığın yayılmasını engellemez, örneğin sarıhumma ve fil hastalığı. Böylece kontajiyöz hastalıklar pratik olarak karantina ve tecrit önlemlerinin halk sağlığı açısından yarar sağladığı hastalıklar olarak tanımlanabilir.[3]

Kaynakça

  1. ^ "Merriam-Webster dictionary definition of contagious disease". 31 Mart 2005 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Haziran 2016. 
  2. ^ http://www.encyclopedia.com/doc/1O62-contagiousdisease.html 3 Ağustos 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Definition from nursing encyclopedia.
  3. ^ [1] 4 Temmuz 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. A primer from the CDC on quarantine and its uses against contagious disease spread.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Bruselloz</span>

Bruselloz, Malta humması veya Akdeniz humması, da denilen Brucella spp. bakterileri yüzünden ortaya çıkan bulaşıcı bir hastalıktır.

<span class="mw-page-title-main">Enfeksiyon</span> hastalığa neden olan patojenlerin veya organizmaların bir konağı istila etmesi ve çoğalması ve konak dokuların tepkisi

Enfeksiyon, patojenlerin dokuları istila etmesi, çoğalması ve konak dokuların enfeksiyöz ajana ve ürettikleri toksinlere tepki vermesidir. Bulaşıcı hastalık olarak da bilinen enfeksiyon hastalığı, bir enfeksiyondan kaynaklanan bir hastalıktır.

<span class="mw-page-title-main">Hastalık</span> organizmaları olumsuz etkileyen anormal durum

Hastalık, bir organizmanın tamamının veya bir kısmının yapısını veya işlevini olumsuz yönde etkileyen ve hemen herhangi bir dış yaralanmaya bağlı olmayan belirli bir anormal durumdur. Hastalıklar genellikle belirli belirti ve semptomlarla ilişkili tıbbi durumlar olarak bilinir. Bir hastalığa patojenler gibi dış faktörler veya iç işlev bozuklukları neden olabilir. Örneğin, bağışıklık sisteminin dahili işlev bozuklukları, çeşitli bağışıklık yetmezliği, aşırı duyarlılık, alerjiler ve otoimmün bozukluklar dahil olmak üzere çeşitli farklı hastalıklara neden olabilir.

<span class="mw-page-title-main">Endemik (tıp)</span> Epidemiyolojik terim

Endemik, epidemiyolojide bulaşıcı bir hastalığın dışarıdan herhangi bir etki olmadan belli bir popülasyonda varlığını sürdürebilmesi durumunu tanımlar. Endemi ve andemik olarak da anılır. Örneğin İngiltere'de, suçiçeği hastalığı endemik olmasına rağmen, sıtma endemik değildir. Her yıl, İngiltere'de dışarıdan bulaşan birkaç sıtma vakası görülmesine karşın, popülasyon içinde kalıcı bir şekilde aktarımı mümkün değildir. Çünkü bu hastalığı insandan insana taşıyabilecek Anopheles cinsi sivrisinekler mevcut değildir.

Vajinit, vajina mukozasının enflamasyonudur ve genelde aşağıdaki üç kategoriye ayrılır:

<span class="mw-page-title-main">Belsoğukluğu</span> Neisseria gonorrhoeae bakterisinin neden olduğu döl ve idrar yollarında görülen bulaşıcı hastalık

Belsoğukluğu (Gonore), Neisseria gonorrhoeae bakterisinin neden olduğu, özellikle döl ve idrar yollarını etkileyen, cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların ikinci en bulaşıcı olanıdır; ilk sırayı klamidya enfeksiyonu alır.

<span class="mw-page-title-main">Epidemi</span> kısa sürede çok sayıda insanı etkileyen hastalığın hızla yayılması

Epidemi, bir bulaşıcı hastalığın, belirli bir popülasyondaki çok sayıda insana, kısa bir süre içinde hızla yayılmasıdır. Örneğin meningokok enfeksiyonlarında, iki hafta üst üste 100.000 kişide 15'ten yüksek vaka oranı epidemi olarak kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Cinsel yolla bulaşan hastalık</span> insan cinsel davranışı yoluyla bulaşan enfeksiyon

Cinsel yolla bulaşan hastalık (CYBH) veya cinsel yolla bulaşan enfeksiyon (CYBE), daha eski adıyla zührevi hastalık, özellikle vajinal seks olmak üzere anal seks, oral seks, bazen de sürtünme yoluyla cinsel ilişkiyle bulaşabilen enfeksiyonların genel adıdır. CYBE'ler genellikle başlangıçta semptomlara neden olmadığından başkalarına bulaştırma riskleri fazladır. İngilizce literatürde Cinsel yolla bulaşan enfeksiyon terimi, semptomatik hastalığı olmayan vakaları da kapsadığından cinsel yolla bulaşan hastalık veya zührevi hastalık terimlerinin yerine tercih edilmektedir. CYBE'lerin belirti ve bulguları olarak vajinal akıntı, penis akıntısı, cinsel organların üzerinde veya çevresinde ülserler ve pelvik ağrı sayılabilir. Bazı CYBE'ler kısırlığa neden olabilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Domuz gribi</span> Bir virüsün sebep olduğu, solunum yolları enfeksiyonu ile meydana çıkan, bazen öldürücü olan hastalık

Domuz gribi, Orthomyxoviridae ailesinden, herhangi bir virüs tarafından oluşmuştur. Domuzlarda oluşan virüse çok benzediği için adına Domuz Gribi denmektedir. Hastalık tıp alanında İngilizce swine influenza virus kelimelerinin baş harflerinin bir araya getirilmesiyle kısaca SIV olarak adlandırılır. Bilinen tüm SIV tipleri ya Influenzavirus A (çoğunlukla) ya da Influenzavirus C (ender) tipindedir. Aşısı bulunmaktadır. 2009 salgınına neden olan virüs, influenza A virüsünün alt türlerinden biri olan H1N1'dir.

Virülans, bir mikrobun patojenliği, yani onun hastalığa neden olma yeteneğidir. Patojenlik terimi mutlak anlamda hastalığa neden olma yeteneği için kullanılır, virülans ise bir patojenin ne derecede hastalık yapabileceğini ifade etmek için kullanılır. Virülansın sıfat hali virülandır. Ekolojik bir bakış açısıyla virülans, bir parazitin neden olduğu, konak organizmadaki evrimsel uyum azalmasıdır.

ICD-10, Bölüm 1 (A00-B99): Belirli enfeksiyöz ve parazitik hastalıklar, ICD-10'un güncel (2007) sürümünde Bölüm 1'i oluşturan bir hastalık kategorisidir. Bu kategoride, genellikle "bulaşıcı" olarak tanınan belirli enfeksiyöz ve parazitik hastalıklar, A00'dan B99'a kadar kodlanmış hastalık blokları içinde sınıflanır.

Üreme sistemi hastalığı, üreme sisteminde görülen hastalıklar için genel olarak kullanılan bir terimdir.

<span class="mw-page-title-main">Bulaş</span>

Biyoloji ve tıpta bulaş, bir bulaşıcı hastalığın enfekte konakçıdan, doğal konaklardan, vektörlerden veya portörlerden başka canlılara geçmesine denir. Hastalık bulaştıran canlı bazı durumlarda hasta olmayabilir.

<span class="mw-page-title-main">Kuluçka (epidemiyoloji)</span> enfeksiyon ile hastalık semptomlarının başlangıcı arasındaki süre

Kuluçka süresi, canlının patojenik organizmaya, kimyasal maddeye ya da radyasyona maruz kalma ile belirgin belirtilerin ve bulguların ortaya çıkması arasında geçen süre. Tipik olarak enfeksiyon hastalıklarında, konakta belirtilerin ortaya çıkabilmesi için enfeksiyöz organizmanın çoğalması dönemidir.

<i>Mycoplasma gallisepticum</i>

Mycoplasma gallisepticum, Mollicutes sınıfına ve Mycoplasmataceae familyasına ait bir bakteridir. Tavuklarda kronik solunum yolu hastalığının (CRD) ve hindi, tavuk, av kuşları, güvercinler ve her yaştan ötücü kuşlarda bulaşıcı sinüzitin (IS) sorumlusu olan etkendir. Bu türlerin yanı sıra bıldırcın ve sülünlerde göz ve yüz şişkinlikleri ile ağır seyreden bir hastalık tablosu oluşturmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Kuzey Makedonya'da COVID-19 pandemisi</span> COVID-19 pandemi maddesi

COVID-19 pandemisi'nin Şubat 2020'de Kuzey Makedonya'ya ulaştığı doğrulandı. Ülkedeki ilk bulaşma, esas olarak İtalya'da 2020 koronavirüs pandemisi'yle ilişkiliydi. Çünkü Kuzey Makedonya'dan İtalya'ya yaklaşık 70.000 kişi gitti ve birçoğu virüsü beraberinde getirerek Kuzey Makedonya'ya geri döndü.

<span class="mw-page-title-main">Güvenli seks</span> CYBE kapmanın risklerini düşürme yolları

Güvenli seks, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların (CYBE), özellikle HIV'in bulaşma veya kapma riskini azaltmak için çeşitli yöntemler veya gereçleri kullanan cinsel aktivitedir. "Güvenli seks", güvenli seks uygulamalarından bazılarının CYBE risklerini tamamen ortadan kaldırmadığını göstermek için bazen daha güvenli seks veya korunmalı seks olarak da adlandırılır. Aynı zamanda, gebeliği önlemeyi amaçlayan ve bazen CYBE risklerini azaltabilen veya ve azaltamayan yöntemleri tanımlamak için kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Enfeksiyöz mononükleoz</span>

Glandüler ateş olarak da bilinen enfeksiyöz mononükleoz, genellikle Epstein-Barr virüsünün (EBV) neden olduğu bir enfeksiyondur. Çoğu insan, hastalık çok az semptom gösterdiğinde veya hiç semptom göstermediğinde, çocukken virüs tarafından enfekte olur. Genç erişkinlerde hastalık genellikle ateş, boğaz ağrısı, boyundaki lenf düğümlerinde büyüme ve yorgunluk ile sonuçlanır. Çoğu insan iki ila dört hafta içinde iyileşir; ancak, yorgun hissetmek aylarca sürebilir. Karaciğer veya dalak da şişebilir ve vakaların yüzde birinden daha azında dalak yırtılması meydana gelebilir.

<span class="mw-page-title-main">1775-1782 Kuzey Amerika çiçek hastalığı salgını</span>

1775-1782 Kuzey Amerika çiçek hastalığı salgını Batı Yarımkürenin Yeni Dünyası olarak kabul edilen bölgede gerçekleşen salgındır.Kolomb'un Amerika'ya ilk yolculuğunun, çiçek hastalığı virüsünün Amerika'ya ilk gelişine yol açtığı ve Kuzey Amerika kıtasının çoğuna yayılmasını sağladığı söylenebilir. 1775 yılında başlayan salgında en az 130.000 kişinin öldüğü tahmin ediliyordu.

<span class="mw-page-title-main">Asemptomatik taşıyıcı</span>

Asemptomatik taşıyıcı, bir patojenle enfekte olmuş ancak hiçbir belirti veya semptom göstermeyen bir kişi veya organizmadır.