Konstantinopolis depremi
Konstantinopolis depremi, aşağıdaki anlamlara gelebilir:
Konstantinopolis depremi, aşağıdaki anlamlara gelebilir:
Deprem, yer sarsıntısı, seizma veya zelzele, yer kabuğunda beklenmedik bir anda ortaya çıkan enerji sonucunda meydana gelen sismik dalgalanmalar ve bu dalgaların yeryüzünü sarsması olayıdır. Sismik aktivite ile kastedilen, meydana geldiği alandaki depremin frekansı, türü ve büyüklüğüdür. Depremler sismograf ile ölçülür. Bu olayları inceleyen bilim dalına da sismoloji denir. Depremin büyüklüğü Moment magnitüd ölçeği ile belirlenir. Bu ölçeğe göre 3 ve altı büyüklükteki depremler genelde hissedilmezken 7 ve üstü büyüklükteki depremler yıkıcı olabilir. Sarsıntının şiddeti Mercalli şiddet ölçeği ile ölçülür. Depremin meydana geldiği noktanın derinliği de yıkım kuvveti üzerinde etkilidir, bu sebepten yeryüzüne yakın noktalarda gerçekleşen depremler daha çok hasara neden olmaktadır.
1999 Gölcük Depremi, İzmit Depremi, Marmara Depremi veya 17 Ağustos 1999 depremi, 17 Ağustos 1999 sabahı, yerel saatle 03.02'de meydana gelen Kocaeli/Gölcük merkezli deprem. Aletsel büyüklüğü Mw=7,4 veya Mw=7,6 (USGS) ölçülen deprem, büyük çapta can ve mal kaybına neden olmuştur.
Konstantinopolis veya Kostantiniyye, Roma İmparatorluğu (330–395), Bizans İmparatorluğu, Latin İmparatorluğu (1204–1261) ve Osmanlı İmparatorluğu'na (1453–1922) başkentlik yapmış tarihî bir şehir. Günümüzde şehir, Atatürk'ün inkılaplarından biri olarak 1928'de Latin harflerine geçilmesi sonrası, kentin Türkçe adının Latin harfleriyle yazılmış hali olan İstanbul olarak adlandırılmaktadır.
Nikomedya Marmara Denizi'ne açılan İzmit Körfezi'nin ucunda Bitinya Kralı I. Nikomedes tarafından kuruldu.
1509 Konstantiniyye depremi veya 1509 Büyük İstanbul depremi, 10 Eylül 1509 tarihinde merkez üssü Marmara Denizi'nin kuzeydoğusu olan, 7.2 Ms büyüklüğünde meydana gelen deprem. Tarihsel kayıtlara göre deprem sonucunda Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti Konstantiniyye'de 4 bin ila 13 bin arasında kişi hayatını kaybetti, 10 binden fazla kişi yaralandı, yaklaşık 1070 hane yıkıldı ve binlerce yapı ağır hasar aldı. Ayrıca depremin ardından oluşan ve yüksekliği bazı yerlerde 6 metreye varan tsunami dalgaları şehrin surlarını aşarak güzergahı üzerindeki semtlere ağır hasar verdi. En büyük yıkımın İstanbul'da olduğu depremin etkisi Bolu'dan Edirne'ye kadar hissedildi. Oluşturduğu ağır hasar sebebiyle halk arasında "Küçük Kıyamet" (Kıyamet-i Suğra) olarak adlandırılan deprem, son 500 yıl içinde Marmara bölgesinde gerçekleşmiş olan en büyük ve en yıkıcı depremlerden birisi olarak kayıtlara geçti.
Megali İdea, Yunan İhtilali'nin (1821-1829) bitmesinden sonrasının ilerleyen yıllarında ortaya atılan, hala Osmanlı hakimiyetinde bulunan ve Yunan nüfusunun fazla olduğu bölgeleri de içeren, geleneksel olarak antik dönemlerden beri Yunanlarla ilgili olan yerleri bir Yunan Devleti hakimiyetine geçirerek Bizans İmparatorluğu’nu diriltme hedefini ifade eden irredantist bir görüştür.
Deprem Kültür Müzesi, (Adapazarı Deprem ve Kültür Müzesi), Sakarya'da Adapazarı Belediyesi'ne bağlı olarak 2004 yılında ziyarete açılmış müzedir. Müzenin yapımı 2000 yılında başlamış ve dört yıl sürmüştür. Müze, 17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan Marmara Depremi'nde ölenleri anmak, yaşananlar hakkında bilgi vermek ve ziyaretçileri deprem konusunda bilinçlendirmek amacıyla yapılmıştır.
V. İoannis Paleologos, Bizans imparatoru III. Andronikos ile Savoyalı Anna'nın oğludur. Anne tarafından dedesi Savoya Kontu V. Amadeus ve anneannesi onun ikinci karısı olan Brabantlı Maria'dır. V. İoannis 1341'de daha dokuz yaşında iken babasının ölümü üzerine tahta çıkmıştır.
VI. İoannis Kantakuzenos veya Cantacuzene, 1347–1354 arasında Bizans imparatoruydu.
VII. İoannis Paleologos, VII. İoannis Paleologos İmparator IV. Andronikos ile Bulgar Çarı İvan Alexander ve Eflaklı Teodora'nin kızı olan Bulgar Keratsa'nın oğludur. 1376 yılında da babası IV. Andronikos bir taht darbesi ile büyükbabası V. İoannis'i tahtan indirip imparatorluğunu ilan ettikten sonra 18 Ekim 1377'de taç giyme töreninde küçük oğlu olan VII. İoannis Paleologos'u ortak imparator ilan etmiştir. VII. İoannis 1390'da bir darbe ile beş ay Bizans imparatoru olarak hüküm sürmüştür. Fakat uzun bir dönem ortak imparator olarak çoğunluğu Konstantinopolis dışında yaşayarak hüküm sürmüştür. Ayrıca İmparator II. Manuil'in Avrupa'da bulunduğu dönemde Konstantinopolis'te taht naipliği yapmıştır.
Artabasdos veya Artabasdus, Haziran 741 ile Kasım 743 arasında Bizans imparatoru.
I. Justinus veya Jüstin, 518'den ölümüne kadar Bizans imparatoru idi. Jüstinyen Hanedanı'nın kurucusudur. I. Justinus bir Bizans eyaleti olan İlirya'da doğmuş bir köylü çocuğu olup genç yaşta Konstantinopolis'e gelip Bizans ordusuna girmiştir. Yeteneği dolayısıyla orduda rütbe rütbe ilerlemiş ve 65 yaşından sonra I. Anastasius'un çocuksuz ölümü sonunda Bizans İmparatoru olmuştur. I. Justinus'un okuryazarlığı bulunmayıp imparator olduktan sonra bile imzasını delikli bir kalıp üstünden geçerek atardı. Karısı ve sonunda imparatoriçe olan Euphemia'dır. Saltanatının en önemli başarıları arasında eski Bizans soylularının etkilerini azaltmak için bir kanun çıkartılması ve hem varisi hem de 1000 yıllık Bizans tarihinin en büyük imparatoru olduğu kabul edilen yeğeni I. Justinianus'un Bizans idaresine katkısıdır.
Bu sayfa Rum Ortodoks patrikleri listesini içerir.
Jüstinyen Sütunu, Doğu Roma imparatoru I. Justinianus'un savaş başarıları onuruna 543'te Konstantinopolis'e dikilen Roma zafer sütunu. Augustaion meydanının batı yakasında, Aya Sofya ve Büyük Saray arasında kalan sütun 16. yüzyılda Osmanlılar dönemindeki depremde yıkılıncaya kadar ayakta kalmıştır.
557 Konstantinopolis depremi, 14 Aralık gecesi gerçekleşmiştir. Agathias, İoannis Malalas ve Günah Çıkartıcı Theofanis'in eserlerinde anlatılan bu deprem, Bizans İmparatorluğu'nun başkenti Konstantinopolis'e ve depremlerle sık sık karşılaşılan bölgeye büyük zarar verdi. Daha küçük depremler, sırasıyla, nisan ve ekim ayında olmak üzere, büyük olaydan önce gerçekleşmişti. Aralık ayında ana deprem eşsiz bir gaddarlık ile şehri "neredeyse tamamen yıktı". Ertesi yıl kubbesinin çöküşüne etkisi olacak şekilde Ayasofya'ya zarar verirken, Konstantinopolis surlarına verdiği zarar Hun işgalcilerin sonraki dönemler kolaylıkla nüfuz edebilmelerine neden oldu.
Temnos veya Temnus, antik Aeolis'te bulunan küçük bir Yunan polisi idi. Daha sonra Anadolu'nun batı kıyısında bulunan Roma'nın Asya eyaletine dahil oldu.
447 Konstantinopolis depremi, 447'de Konstantinopolis ve çevresindeki bölgeyi etkileyen büyük bir depremdir. Yakın zamanda tamamlanıp Konstantinopolis Surları'na eklenen Theodosius Surları'nda ciddi hasara neden oldu, 57 kuleyi ve geniş sur duvarlarını yok etti. Bu yıllarda Tanrının Kırbacı Attila, Roma ve Konstantinopolis'u tehdit ettiği için surların önemli bir kısmının yıkılması, kentte paniğe yol açtı; şehir sakinleri, bu tehdidi önleyebilmek için gece gündüz çalışarak surları birkaç ayda tamir etti.
İstanbul depremi, aşağıdaki anlamlara gelebilir: