İçeriğe atla

Kola derin sondajı

Koordinatlar: 69°23′K 30°36′D / 69.383°K 30.600°D / 69.383; 30.600
Kola derin sondajı 2007 yılında
Bir Sovyet posta pulunda Kola derin sondajı, 1987

Kola derin sondajı (Rusça: Кольская сверхглубокая скважина) Sovyetler Birliği tarafından Kola Yarımadasında yapılan bilimsel sondaj kuyusunun adıdır. Projenin amacı yerkabuğunu mümkün olduğunca derine inerek incelemektir. İlk sondaj faaliyetleri 24 Mayıs 1970 tarihinde başlamıştır. En derin sondaj 1989 yılında 12.262 metreye ulaşmış, o dönemde delinen en derin sondaj olma özelliğini kazanmıştır.[a]

Sondaj

Proje kapsamında ilk başta planlanan derinlik 15.000 metredir. 6 Haziran 1979 tarihinde o zaman kadar delinen en derin sondaj kuyusu olma unvanı ABD'deki Bertha Rogers sondaj kuyusundan alınır.[1] 1983 yılında sondaj 12.000 metre derinliğini geçse de çalışmalar bir süre askıya alındıktan sonra devam ederken 27 Eylül 1984 tarihinde 12.066 metrede delme ekipmanı kırılacaktır. Sondaj 7.000 metreden yeniden başlatılacak ve 1989 yılında 12.262 metre derinliğe ulaşılacaktır. Ancak bu derinlikte beklenen 100 °C (212 °F) sıcaklık yerine 180 °C (356 °F) gibi değerlerle karşılaşıldığı ve çalışmanın güçlüklerinin artması nedeniyle proje 1992 yılında durdurulmuştur.

Bilimsel araştırmalar

Kola sondajı Baltık kıtasal kabuğunun yaklaşık üçte biri oranında ilerlemiş, en derin kısımlardaki 2.5 milyar yaşındaki Arkeyan Devir kaya tabakalarına ulaşmıştır. Sondaj çok sayıda bilimsel projeye çalışma fırsatı sunmuştur. Kıtasal kabuğun yapısı, sismik hareketler ve termal dağılımın gözlenmesiyle fiziksel, kimyasal bileşim, geçiş bölgesi özellikleri gibi çok çeşitli jeofizik bilimi alanında katkılar sağlamıştır.

Bilimadamları için çok önemli olan bir bulgu da sınır bölgelerindeki sismik hızların değişiminin Harold Jeffrey'in önerdiği gibi granitten bazalta doğru olmadığının ortaya çıkartılmasıdır. Yüzeyden 5 ila 10 km aşağıda bulunan şekil değiştirmiş halde bulunan kayaların tamamen şekilsizleştiği ve suya doymuş halde olması şaşkınlıkla karşılanmıştır. Yüzey sularından farklı olan bu suyun bir yüzey veya tabaka tarafından yüzeye çıkışının engellenmiş olabileceği ve minerallerden gelmekte olduğu sanılmaktadır. Bilimadamlarının sondaj sırasında bulduğu bir diğer önemli bilimsel olgu ise bu derinliklerdeki olağanüstü yüksek hidrojen gazı miktarıdır.

Günümüzdeki durumu

Sondaj sahası bugün Rusya jeoloji laboratuvarları kapsamında kamu mülkiyetindedir. 2003 yılı itibarıyla 8.578 metredeki 214 mm çapındaki sondaj aktif konumda olmasına rağmen 2005 yılında kaynak yetersizliğinden kapatılan işletme 2008 yılından itibaren terkedilmiş, teknik malzemeler hurda olarak satılmıştır.[2]

Rekorlar

Kola derin sondajı, işlevi gereğince diğer sondajlarla karşılaştırılamaycak derecede önemli bir özelliğe sahiptir. Kola sondajında delinen kayalar sondajın iç kısmı tarafından yüzeye çekilmektedir. Kola derin sondajının en derine inme rekoru yaklaşık yirmi yıl boyunca kırılamasa da son dönemde Katar'daki 12.289 metrelik sondaj ile Rusya'daki 12.345 metrelik sondajlar derine inme rekorlarını kırmışlardır.

Notlar

  1. ^ Daha sonra bu unvanını 2008 yılında açılan Katar'daki Al Shaheen petrol kuyusuna (12.289 m) ve sonrasında 2011 yılında açılan Rusya’daki Sahalin-I Odoptu OP-11 petrol kuyusuna (12.345 m) kaptırmıştır.

Kaynakça

  1. ^ Oklahoma eyaletindeki Bertha Rogers sondajının derinliği 9.583 metredir
  2. ^ 15 Ekim 2008 tarihli Galina Hohlova makalesi 6 Kasım 2011 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (Rusça) 1 Temmuz 2011 tarihinde erişilmiştir

Ayrıca bakınız

  • Chikyū

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Vostok Gölü</span> Antartikada bulunan buzaltı gölü

Vostok Gölü, Antarktika'da bulunan 140'tan fazla buz altı gölünün en büyüğüdür. Rusya'nın Vostok İstasyonu'nun altındadır. Doğu Antarktik Buz Tabakası'nın orta bölgelerinde bulunur. Buz tabakasının yüzeyinin rakımı 3488 metredir, göl ise buz yüzeyinin 4000 metre kadar derininde yer almaktadır ve bu da deniz seviyesinden 500 metre daha derinde olduğu anlamına gelmektedir. Bu tatlı su gölü 15,690 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahiptir ve 5,400 kilometreküplük bir hacme sahip olduğu tahmin edilmektedir. Andrey Kapitsa tarafından 1959-64 yılları arasında yapılan sismik araştırmalar sırasında keşfedilmiştir. Üzerindeki buz son 400,000 yılın paleoklimatolojik kayıtlarını barındırsa da göl suyu 15 ila 25 milyon yıldır izole durumdadır.

<span class="mw-page-title-main">Dünya'nın yapısı</span> dünyanın iç yapısını anlatan madde

Dünya'nın iç yapısı: bir dış silikat katı kabuk, oldukça viskoz bir astenosfer ve manto, mantodan çok daha az viskoz olan sıvı bir dış çekirdek ve katı bir iç çekirdek olmak üzere küresel kabuklarda katmanlıdır. Dünya'nın iç yapısının bilimsel olarak anlaşılması, topografya ve batimetri gözlemlerine, dışa doğru kaya gözlemlerine, volkanlar veya volkanik aktiviteyle yüzeye getirilen örneklere, Dünya'dan geçen sismik dalgaların analizine, Dünya'nın yerçekimi ve manyetik alanlarına, Dünya'nın derin iç kısmının karakteristiği basınç ve sıcaklıklardaki kristal katılarla deneyler.

Manto, yer kabuğu ile çekirdek arasında yer alan, derinliğe göre değişen ısıya sahip bir yer katmanıdır. Mantonun üst kesimi yüksek sıcaklık ve basınçtan dolayı plastikimsi özellik gösterir. Alt kesimleri ise sıvı halde bulunur. Bu nedenle mantoda sürekli olarak alçalıcı-yükselici hareketler görülür. Kalınlığı 2.860 kilometreye yakındır. Ultra bazik kayaç veya ultramafik kayaçlardan oluşur. Dünya'nın en kalın katmanıdır. Ağır olup yoğunluğu 3,5–6 g/cm³ arasında bulunur. Bazı gezegenler, bazı asteroitler ve bazı gezegen uyduları mantoya sahiptir. Sıcaklığı 1900-3700 °C arasında değişir. Yapısında silisyum, magnezyum, nikel ve demir bulunmaktadır. Okyanus ortası sırtlarında oluşan kısmi manto erimesi okyanusal kabuğu, Yitim zonlarında meydana gelen kısmi manto erimeleri ise kıtasal kabuğu oluşturmaktadır.

Jeofizik, yerfiziği olarak da bilinir, fiziğin temel ilkelerinden yararlanılarak, hidrosferi ve atmosferi de içerecek biçimde Dünya'nın araştırılmasını konu edinen yer bilimleri dalı. Jeofizik tarihi insanoğlunun bilimsel merakını giderme ile ilişkili "kuramsal" problemlerle ve yerin doğal kaynaklarından yarar sağlama ile yer kaynaklı afetlerle ilişkili "pratik" problemlerle ilişkili olarak gelişmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Mohorovičić süreksizliği</span> Dünyanın kabuğu ve manto arasındaki sınır

Mohorovičić süreksizliği genellikle Moho olarak adlandırılır, Dünya'nın kabuğu ve manto arasındaki sınırdır. Değişen kaya yoğunluklarından geçerken sismolojik dalgaların hızındaki belirgin değişiklikle tanımlanır.

<span class="mw-page-title-main">Okyanus</span> büyük miktarda tuzlu su

Okyanus, bir gezegenin hidrosferinin çoğunu oluşturan bir su kütlesidir. Dünya üzerinde bir okyanus, Dünya Okyanusunun ana geleneksel bölümlerinden biridir. Bunlar, bölgeye göre azalan sırada, Pasifik, Atlantik, Hint, Güney (Antarktika) ve Kuzey Kutbu Okyanuslarıdır. Spesifikasyon olmadan kullanılan "okyanus" veya "deniz" ifadeleri, Dünya yüzeyinin çoğunu kapsayan birbirine bağlı tuzlu su kütlesini ifade eder. Genel bir terim olarak, "okyanus" çoğunlukla Amerikan İngilizcesinde "deniz" ile değiştirilebilir; ancak İngiliz İngilizcesinde değil. Açıkça söylemek gerekirse, deniz kısmen veya tamamen karayla çevrili bir su kütlesidir.

<span class="mw-page-title-main">Timor Denizi</span> Hint Okyanusuna açık bir dışdeniz

Timor Denizi, 610,000 km² yüzölçüme ve 3300 metre derinliğe sahip, Hint Okyanusu'na açık bir dışdenizdir. Hint Okyanusu'nun doğusundaki en geniş koludur.

<span class="mw-page-title-main">Troll A platformu</span>

Troll A platformu gaz üretimi için çok büyük bir platformdur ve en büyükler arasındadır ve tarihin en karmaşık mühendislik projeleri arasında gösterilir. Norske Shell şirketi için Norwegian Contractors tarafından inşa edilmiştir. Platform, 1996 yılında Kuzey Denizi'ndeki yerine götürülürken televizyondan da gösterilmiştir. Platform, Equinor tarafından işletilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı</span> şirket

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, Türkiye'de bir petrol şirketidir.

<span class="mw-page-title-main">Vostok İstasyonu</span>

Vostok İstasyonu eski Sovyetler Birliği'nin, Güney Kutbuna yakın bir noktadaki araştırma merkezi.

<span class="mw-page-title-main">Oyuncak Ördek Olayı</span> Bilimsel araştırma konusu olan bir olay

Oyuncak ördek olayı, özel bir şirket tarafından Hong Kong'dan sipariş edilen plastik oyuncak ördek benzeri banyo oyuncaklarını içeren bir konteynerin Büyük Okyanusa düşmesi sonucu meydana gelen olaydır. Konteynerdeki 28 bin oyuncak okyanus akıntılarını gösterecek şekilde dağılmış ve bilimsel bir araştırma için önemli bir fırsat sunmuştur. Okyanus bilimcisi Curtis Ebbesmeyer, 1992 yılında yaşanan olaydan sonra okyanusa saçılan oyuncakları izleyerek önemli bilimsel çıkarımlarda bulunmuştur.

Bu liste dünyada bulunan doğal gölleri derinliklerine göre sıralandırılmasının listesidir.

<span class="mw-page-title-main">Okyanusal kabuk</span>

Okyanus tabanlarında magmadan gelen malzemenin katılaşması ile oluşan kabuk. Okyanusal kabuk dünyanın bir parçası olan litosfer kabuğunun üzerinde bulunan okyanus havzalarıdır. Mafik kayaçlardan ya da demir ve magnezyum açısından zengin olan sima dan oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Derin Deniz Delme Projesi</span>

Derin Deniz Sondajı Projesi (DSDP), 1968'den 1983'e kadar işletilen bir okyanus sondaj projesidir. Program, sonuçlandırdığı birçok veri ve yayınlarla başarılı bir proje olarak sayıldı ve şu anda Texas A & M Üniversitesi tarafından desteklenmektedir; San Diego California'daki Scripps Oşinografi Enstitüsü tarafından koordine edilmektedir.. DSDP, deniz tabanı yayılma hipotezini desteklemek için önemli veriler sağladı ve plaka tektoniği teorisini kanıtlamaya yardımcı oldu. DSDP, 40 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren üç uluslararası bilimsel okyanus sondaj programının ilkiydi.

Fatih, önceki adıyla Deepsea Metro II, devlete ait Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının sahibi ve işletmecisi olduğu altıncı nesil ultra derin deniz sondaj gemisi. Türkiye'nin ilk operasyonel sondaj gemisidir.

<span class="mw-page-title-main">Marmaray Tüneli</span> İstanbul, Türkiyede bir demiryolu tüneli

Marmaray Tüneli, Türkiye'nin İstanbul ilinde, İstanbul Boğazı'nın altında yer alan demiryolu tünelidir. Avrupa Yakası'ndaki Kazlıçeşme ile Anadolu Yakası'ndaki Ayrılıkçeşme'yi birbirine bağlar. Dünyanın en derin batırma tüp tünelidir. 29 Ekim 2013'te Marmaray banliyö tren hattı ile birlikte hizmete girmiştir.

Dünya'nın iç yapısı küresel katmanlardan: bir dış (silikat) katı kabuk, son derece viskoz astenosfer ve üst manto, alt manto ve daha az viskoziteye sahip bir sıvı dış çekirdek ve katı bir iç çekirdekten oluşmaktadır. Dünya'nın iç yapısının bilimsel anlayışı topografya ve kaya gözlemleri, volkanlar veya volkanik aktivite tarafından daha büyük derinliklerden yüzeye getirilen örnekler, Dünya'nın içinden geçen sismik dalgaların analizi, Dünya'nın yerçekimi ve manyetik alanlarının ölçümleri ve basınç ve sıcaklıklarda değişiklik gibi deneyler Dünya'nın derin iç karakteristik özelliklerini oluşturmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Veryovkina Mağarası</span> Gürcistandaki mağara

Veryovkina Mağarası 2.223 metrelik derinliğiyle dünyanın bilinen en derin mağarasıdır. Abhazya'da yer alan mağaranın girişinin deniz seviyesinden yüksekliği 2.285 metredir. Mağaranın girişi 3x4 metre genişliğindedir.

<span class="mw-page-title-main">Azerbaycan'da petrol endüstrisi</span>

Azerbaycan'daki petrol endüstrisi yaklaşık 873.260 varil (138.837 m3) günlük petrol ve 2013 itibarıyla yılda 29 milyar metreküp gaz üretmektedir. Azerbaycan, petrol endüstrisinin doğum yerlerinden biridir. Tarihi petrol servetiyle bağlantılıdır. Dünyadaki en önemli petrol ve gaz üreticisi olmaya adaydır.

<span class="mw-page-title-main">Kuyu</span>

Kuyu, su başta olmak üzere sıvı kaynaklarına erişmek için toprakta kazma, sürme veya delme yoluyla oluşturulan yapıdır. En eski ve en yaygın kuyu türü, yer altı akiferlerindeki yeraltı suyuna erişim sağlayan su kuyusudur. Kuyu, sıvıyı bir pompayla veya mekanik olarak elle kaldırılan kova veya büyük su torbaları gibi kaplar aracılığıyla yukarı çeker. Kuyular ilk olarak en az sekiz bin yıl önce inşa edildi. Kuyu şaftına bir kaplama yerleştirmek stabilite oluşturmaya yardımcı olur. Kuyulardaki ahşap veya hasır kaplamaların tarihi en az Demir Çağı'na uzanmaktadır.