İçeriğe atla

Kimlik (felsefe)

Felsefede, kimlik, Latince identitas ("benzerlik") kelimesinden gelir ve her şeyin yalnızca kendisiyle olan ilişkisi demektir.[1][2] Özdeşlik kavramı, ayırt edilemeyen özdeşlik (eğer x ve y aynı özelliklere sahipse, bunlar tekil ve aynı şey midir?) ve zamanla değişen kişisel kimlik (x kişisi belirli bir zamandayken, y kişisinin ise daha sonraki başka bir zamanda olduğu durumda yine tekil ve aynı kişi midir?) de dahil olmak üzere birçok felsefi sorgulamanın oluşmasına yol açar. Niteliksel özdeşlik ve sayısal özdeşlik arasındaki ayrımı yapabilmek önemlidir. Örneğin, annesi seyrederken birbiriyle aynı bisikletleri kullanan iki çocuğun yarıştığı varsayılırsa, bir yanda iki çocuğun aynı bisikleti kullanması (niteliksel özdeşlik), diğer yanda aynı anneye sahip olması (sayısal özdeşlik) arasındaki farktır.[3] Burada işlenecek konu daha katı şekilde olan sayısal özdeşliktir. Felsefi kimlik kavramı, psikoloji ve sosyal bilimlerde kullanılan ve daha aşina olunan kimlik kavramından farklıdır. Felsefi kavram daha çok x ve y'nin sadece ve sadece tek ve aynı şey veya birbirleri ile birebir eş olanlar arasındaki ilişkiye odaklıdır (ör. eğer, sadece ve sadece x=y ise). Sosyolojik kimlik kavramı ise bu durumun aksine, kişinin benlik algısı, sosyal sunumu ve daha genel anlamda kişinin kendisini diğerlerinden ayıran benzersiz veya niteliksel özelliklerine odaklıdır (ör. kültürel kimlik, cinsiyet kimliği, ulusal kimlik, çevrimiçi kimlik ve kimliği oluşturma süreçleri)

Özdeşliğin metafiziği

Metafizikçiler ve filozoflar farklı sorular sorarlar:

  • Bir nesnenin kendisiyle aynı olması, o nesne için ne anlam ifade eder?
  • Eğer x ve y eş benzerse (aynı şeyse), her zaman eş benzer mi olmalılar? Mutlak benzer midirler?
  • Bir nesnenin zamanla değişmesine rağmen aynı olması o nesne için ne ifade eder? (elmat ile elmat+1 aynı şeyler midir?)
  • Eğer nesnenin parçaları zamanla değiştirilirse, Theseus'un gemisi örneği gibi, ne açıdan aynı kalır?

Kimlik yasası Klasik Antik Çağ'a dayanır. Gottfried Leibniz'in x ve y ancak ve ancak x için doğru olan her şeyin y içinde doğru olması şartıyla x ve y'nin birbirine eşit olduğunu kabul etmesi, modern özdeşliğin formülasyonudur.

Dış bağlantılar

Kaynakça

Özel
  1. ^ Stanford Encyclopedia of Philosophy: Identity 23 Temmuz 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., First published Wed 15 Dec 2004; substantive revision Sun 1 Oct 2006.
  2. ^ Audi, Robert. "identity". The Cambridge Dictionary of Philosophy. Cambridge University Press. 14 Nisan 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Ağustos 2021. 
  3. ^ Sandkühler, Hans Jörg (2010). "Ontologie: 4 Aktuelle Debatten und Gesamtentwürfe". Enzyklopädie Philosophie. Meiner. 11 Mart 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Ağustos 2021. 
Genel

İlgili Araştırma Makaleleri

Ontoloji, varlık felsefesi ya da varlıkbilim, temel sorunu varlık olan felsefi disiplin. Varlık ya da varoluş ile bunların temel kategorilerinin araştırılmasıdır. "Varlık" ve "varolan" ayrımını; "varlık vardır" ve "varlık yoktur" fikirlerini tartışır.

<span class="mw-page-title-main">René Descartes</span> Fransız filozof (1596-1650)

René Descartes, bir Fransız filozof, matematikçi ve bilim insanıydı. Daha önce birbirinden ayrı olan geometri ve cebir alanlarını birleştirerek analitik geometriyi icat etti. İlk olarak Nassaulu Maurice'in Hollanda Devlet Ordusu'nda ve bir Stadhouder olarak Birleşik Hollanda Cumhuriyeti'nde hizmet veren Descartes, çalışma hayatının büyük bir bölümünü Hollanda Cumhuriyeti'nde geçirdi. Hollanda Altın Çağı'nın en dikkate değer entelektüel şahsiyetlerinden biri olan Descartes ayrıca modern felsefenin kurucularından biri olarak kabul edilir.

İnanç, en geniş tanımıyla bir kişinin belli bir iddiayı ya da varsayımı, sezgisel yol ile (hissetme) "doğru" ya da "yanlış" kabul ettiği psikolojik bir durumdur. İnanç merkezli bir beyne sahip birey için ampirik veya bilimsel ispatın bir önemi yoktur. İnancın tanımlanmasının bir başka yolu ise bunun gerçek olma olasılığına karşı pozitif yönde tutum gösteren bir tutumun zihinsel temsil olarak görülüyor olmasıdır. Antik Yunan düşüncesi bağlamında inanç kavramıyla ilgili olarak pistis ve doxa olmak üzere iki ilgili terim belirlenmiştir. Basitleştirilmiş olarak, pistisin "güven" ve "itimat", doxanın ise "görüş" ve "kabul" anlamlarına geldiği söylenebilir. İngilizcedeki "ortodoks" sözcüğünün kökeni doxaya dayanmaktadır. Jonathan Leicester, inancın gerçeği göstermek yerine eylemde bulunma amacına sahip olduğu görüşünü önermektedir.

<span class="mw-page-title-main">John Duns Scotus</span> İskoç Fransisken din adamı ve filozof (1265/66-1308)

Johannes Duns Scotus, 1266-1308 yılları arasında yaşamış olan İskoç asıllı Fransisken Skolastik Felsefeci ve Tanrıbilimci. 1993'te Papa II. Yuhanna Pavlus tarafından kutsanmıştır.

Theseus'un gemisi, felsefede bir paradoks.

<span class="mw-page-title-main">Filolaos</span> Yunan filozof, astronom ve Pisagorcu (MÖ yak. 470 - yak. 385)

Filolaos Pisagorcu ve Sokrates öncesi bir Yunan filozof idi. Her şeyin temelinde, uyum içinde bir araya gelen, sınırlayıcı ve sınırsızın oynadığı rol olduğunu savundu. Ayrıca, Dünya'nın Evrenin merkezi olmadığı teorisi olan güneşmerkezciliğin ortaya çıkmasıyla da tanınır. Nicomachus'tan alıntı yapan August Böckh'e (1819) göre Philolaus, Pisagor'un halefiydi. MÖ 5. yüzyılda Pisagorcu okulun önemli filozoflarından biri olmuştur. Çoğulculuk Okulu gibi Pisagorcuların da çatışan iki görüş arasında bir çözüm arayışında oldukları söylenebilir. Bir yanda sürekli olarak değişen bir evren düşüncesi, öte yandan değişmez bir evren düşüncesi arasındaki çatışmadır söz konusu olan. Pisagorcular bu yönde çözümlerini matematikte bulmaya çalışırlar. Filolaus da diğer Pisagorcu filozoflar gibi matematik ve müzik ile ilgilenmiş, evrenin ve varlığın açıklanmasında bunlardan yararlanmıştır. O da diğerleri gibi evrenin temelinin sayı olduğu fikrinden hareket etmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Hermann von Helmholtz</span> Alman fizikçi ve fizyolog (1821-1894)

Hermann von Helmholtz Alman fizyolog ve fizikçi. Çok yönlü ilgi alanları ve çalışmalarıyla, özellikle de sinir iletimi, işitme ve görme üzerine yaptığı klasikleşmiş araştırmalarla yaşadığı dönemde "fiziğin başbakanı" olarak adlandırılan araştırmacı.

<span class="mw-page-title-main">Saul Kripke</span> Amerikalı filozof (1940 – 2022)

Saul Aaron Kripke Princeton Üniversitesi'nden emekli Amerikalı filozof ve mantıkçı. Rockefeller Üniversitesi ve Princeton Üniversitesi'nde dersler verdi. Emekli olduktan sonra, 2003'ten itibaren New York Şehir Üniversitesi'nde öğretim görevlisi oldu. Model mantığın anlambilimine büyük katkılar yaptı. 1960'larda önemli yayınlar çıkardı. İsimlendirme ve Gereklilik adlı kitabı en önemli çalışması olarak bilinir. Ludwig Wittgenstein'ın Felsefi Soruşturmalar adlı eserindeki önermelerinden ilham alarak dilbilimsel anlama şüphecilikle yaklaştı. Wittgenstein ve dilbilim hakkında yayınları vardır.

Bilgisayar bilimi felsefesi, bilgisayar bilimi çalışmasında ortaya çıkan felsefi sorularla ilgilidir. Fizik felsefesi veya matematik felsefesi gibi bir bilgisayar bilimi felsefesi geliştirmeye yönelik bazı girişimlere rağmen, bilgisayar bilimi felsefesinin içeriği, amacı, odağı veya konusu hakkında hala ortak bir anlayış yoktur. Bilgisayar programlarının soyut doğası ve bilgisayar biliminin teknolojik tutkuları nedeniyle, bilgisayar bilimi felsefesinin kavramsal sorularının çoğu, bilim felsefesi, matematik felsefesi ve teknoloji felsefesi ile de karşılaştırılabilir.

Objektif çöküş teorisi(QMSL), anlık yer belirleme modeli olarak da bilinir ve kuantum mekaniği problemlerinin yorumsal açıklayıcısıdır. Bunlar gerçekçi, bilinmezci ve gizli değişkenleri reddeder. Bu yaklaşım Copenhagen yorumuna yakındır ama daha kesin olarak objektiftir.

Feminist etik, geleneksel etik teorilerinin, çoğunlukla erkek egemenliğinde olduğu için, kadının ahlaki deneyimine az değer verildiği inancına dayanan bir etik yaklaşımdır ve bu nedenle etiği dönüştürmek için bütüncül bir feminist yaklaşımla yeniden şekillendirmeyi seçer.

Stanford Encyclopedia of Philosophy (SEP), çevrimiçi bir felsefe ansiklopedisini, İnternet kullanıcıları tarafından ücretsiz olarak erişilebilen felsefe alanındaki orijinal makalelerin hakemli yayınlarıyla birleştirir. Stanford Üniversitesi tarafından sürdürülmektedir. Her giriş, dünya çapındaki birçok akademik kurumdan profesörler de dahil olmak üzere bu alandaki bir uzman tarafından yazılır ve geliştirilir. Ansiklopediye katkıda bulunan yazarlar, Stanford Üniversitesi'ne makaleleri yayınlama izni verir, ancak bu makalelerin telif hakkını saklı tutar.

<span class="mw-page-title-main">Uzay ve zamanın felsefesi</span>

Uzay ve zaman felsefesi, uzay ve zamanın ontolojisi, epistemolojisi ve karakterini çevreleyen konularla ilgilenen felsefe dalıdır.

Psikiyatri felsefesi, psikiyatri ve ruhsal bozukluk ile ilgili felsefi soruları araştırır. Bilim ve tıp filozofu Dominic Murphy, psikiyatri felsefesinde üç araştırma alanını şu şekilde tanımlar: Birincisi, bilim felsefesinin araçlarını daha geniş bir şekilde kullanarak psikiyatrinin bir bilim olarak incelenmesiyle ilgilidir, ikincisi akıl hastalığı deneyimi de dahil olmak üzere akıl hastalığı tartışmasında kullanılan kavramların ve ortaya çıkardığı etik soruların incelenmesini gerektirir, üçüncüsü zihin felsefesi ile psikopatoloji arasındaki bağlantılar ve süreksizliklerle ilgilidir.

Felsefi çalışmaların gelişmesi sürecinde on dokuzuncu yüzyılda sembolik mantık ile yürüyen mantık, yirminci yüzyılda matematiksel mantıkla devam ederken, geleneksel olarak basit mantığın ötesine geçiyorsa, mantığın bir parçası olarak değil de felsefi mantık veya mantık felsefesi olarak değerlendirildi.

<span class="mw-page-title-main">Algı felsefesi</span> Felsefi Yaklaşım

Algı felsefesi, algısal deneyimin doğası ve algısal verilerin durumuyla, özellikle de dünya hakkındaki inançlar veya dünya hakkındaki bilgilerle nasıl ilişkili olduklarıyla ilgilidir. Herhangi bir açık algı açıklaması, çeşitli ontolojik veya metafizik görüşlerden birine bağlılığı gerektirir. Filozoflar, nesnelerin algılarının ve bunlarla ilgili bilgi veya inançların bireyin zihninin yönleri olduğunu varsayan içselci açıklamaları ve bunların bireyin dışındaki dünyanın gerçek yönlerini oluşturduklarını belirten dışsalcı açıklamaları birbirinden ayırır. Son zamanlardaki felsefi çalışmalar, tek görme paradigmasının ötesine geçerek algının felsefi özelliklerini genişletmiştir.

Benlik felsefesi bir deneyim öznesini diğer deneyimlerden farklı kılan birçok kimlik koşulunun incelenmesidir. Benlik bazen temelde bilinç, farkındalık ve failliğe bağlı birleşik bir varlık olarak anlaşılır.

Enformasyon felsefesi ya da Bilgi felsefesi, bilgi işleme, temsil sistemi ve bilinç, bilgisayar bilimi, bilgi bilimi ve bilgi teknolojisi ile ilgili konuları inceleyen bir felsefe dalıdır.

Psikolojide, ekonomide ve felsefede tercih, genellikle alternatifler arasında seçim yapmakla ilgili olarak kullanılan teknik bir terimdir. Örneğin, biri B yerine A'yı tercih ederse, A'yı B'ye tercih eder. Tercihler, davranışla bu ilişkiden dolayı karar teorisinin merkezinde yer alır. Bağlaç durumları olarak, arzularla yakından ilişkilidirler. İkisi arasındaki fark, arzuların bir nesneye yönelik olması, tercihlerin ise biri diğerine tercih edilen iki alternatif arasında bir karşılaştırma ile ilgili olmasıdır.

Ampirik kanıt, bir önerme için kanıt, yani bu önermeyi destekleyen veya karşı çıkan, duyu deneyimi veya deneysel prosedür tarafından oluşturulan veya erişilebilen delildir. Ampirik kanıtlar bilimler için merkezi öneme sahiptir ve epistemoloji ve hukuk gibi diğer çeşitli alanlarda da rol oynar.