İçeriğe atla

Kerkenes

Koordinatlar: 39°44′56″K 35°4′19″D / 39.74889°K 35.07194°D / 39.74889; 35.07194
Arkeolojik Yerleşme
Adı:Kerkenes Dağı
il:Yozgat
İlçe:Sorgun
Köy:Şahmuratlı
Türü:Höyük
Tahribat:
Tescil durumu:
Tescil No ve derece:
Tescil tarihi:
Araştırma yöntemi:Kazı

Kerkenes Dağı, Yozgat il merkezinin güneydoğusunda, Şahmuratlı köyünün 5 km batısında, Kapadokya Ovası'nın kuzey ucunda yer alan bir höyüktür. Anadolu platosunda MÖ 600 yılı dolaylarının en geniş yerleşimlerinden biri olarak bilinmektedir. Bir Demir Çağı başkenti olarak büyük olasılıkla Herodot'un yazmalarında belirtilen Pteria olmalıdır. Kent, MÖ 6. yüzyıl ortalarında yağmalanmış ve yakılmıştır. Yerleşmeyi çeviren 7 sur kapılı, toplam 7 km uzunluğundaki surları yıkılmıştır ve bu olaydan sonra kent bütünüyle terk edilmiştir.[1] Kentin yıkımı MÖ 547 yılında Ahameniş İmparatorluğu Kralı Büyük Kiros ile Lidya Kralı Krezüs arasında yapılan Pteria Muharebesi'nin hemen ardından Kiros tarafından gerçekleştirilmiştir. Herodot'a göre kent halkı köle edilmiştir.[2]

Kerkenes'te eko merkez çalışmaları Françoise Summers tarafından 2002 yılında başlatılmıştır[3]

Kazılar

Yerleşme en erken olarak 19. yüzyıl sonlarında J. G. Anderson tarafından belgelenmiştir [4]. Daha sonra 1927 yılında H. H. von der Osten ve H. F. Blackburn, kentte yüzey araştırması gerçekleştirmiş ve savunma duvarlarının bir haritasını çıkarmışlardır [5]. Bir sonraki yıl Erich Schmidt, Kerkenes'de kazı çalışmaları gerçekleştirmiştir [6]. Bu açmalarda höyüğün bir Demir Çağı yerleşmesi olduğu anlaşılmıştır. Geniş kapsamlı çalışmalar 1993 yılında Geoffrey D. Summers başkanlığında başlatılmış ve Françoise Summers ile birlikte uluslararası bir ekip tarafından 2012 yılına kadar devam etmiştir. Çalışmalarda jeofizik yöntemleri ile GPS yöntemi ve sıcak hava balonu ile fotoğraflama dahil çeşitli uzaktan algılama yöntemleri kullanılmış ve geniş çaplı yüzey araştırması kazı çalışmaları ile desteklenmiştir [1][7][8][9][10][11][12][13] Kazı çalışmaları hâlen Central Florida Üniversitesi'nden Scott Branting tarafından sürdürülmektedir.[14]

Tabakalanma

Höyükteki yerleşme tek tabakalı bir Demir Çağı yerleşmesidir. Kentin MÖ 7. yüzyıl sonlarında kurulduğu ileri sürülmektedir. MÖ 6. yüzyılın ortalarında uğradığı yıkımla birlikte bütünüyle terk edilmiştir.[1]

Buluntular

Kent çevresi 7 km uzunluğunda bir surla çevrilidir. Bu surun içinde kalan kent alanı 2,5 kilometrekaredir. Sur boyunca kente girişi sağlayan 7 kapı vardır. Bunlardan sadece "Kapadokya Kapısı" olarak adlandırılan biri kazılmıştır. İstilada kent surlarının üst kısımları, bir daha kullanılmasına olanak vermemek için izlenimi verecek şekilde tahrip edilmiştir.[1]

Kentin güney kesiminden, çevreye hakim konumuyla stratejik durumda bir saray yapısı ortaya çıkarılmıştır. Saray yapısının girişindeki taş döşeli alanda büyük bir sütunlu salon ile iki kule vardır. Kulelerin alt kısımlarının yüzeyi düzeltilmiş granit bloklardan, üst kısımları ise bir sıra sarımsı kum taşı, bunun üstünde de yumuşak beyaz kireç taşı kullanılmıştır. Her taş sırası arasında büyük tomruklar yer alır. Yangında bu tomrukların ısısıyla granit camlaşmış, kum taşı bloklar eridiği anlaşılmaktadır. Yangın dolgusu içinde çok sayıda kabartmalı heykel parçası, bir insan heykelinin büyük kısmı ve Frigce yazıtlar bulunmuştur. Saray yapılarının önünde yapay bir havuz bulunmaktadır.[1]

Jeomanyetik yüzey araştırmallarında, Keykavus Kale olarak da bilinen Akropolün güneybatı kesiminin aşağısında, Kapadokya Kapısı'nın karşısında birbirine paralel iki uzun yapı keşfedilmiştir. At ahırları olarak değerlendirilen yapıların çatı genişliği yaklaşık 20 metredir. Yoğun kar yağışı alana bölgede saz damın en az 40 derecelik eğime sahip olması gerekli görülmektedir. Buna göre çatının 8 metre yükseklikte, yapıların ise 12 metre yükseklikte olması gerekmektedir.[15]

Aşağı kentte yapılan yüzey araştırmalarında mahalleler, sokaklar, açık alanlar ve karmaşık bir su şebekesi saptanmıştır. Ayrıca jeofizik araştırmalar kent merkezinde megaron planda iki yapı göstermiştir. Bunların kamu yapıları olduğu düşünülmektedir.[1]

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ a b c d e f "TAY –- Yerleşme Dönem Ayrıntıları". 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Ekim 2012. 
  2. ^ "kerkenes.metu.edu". 11 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Ekim 2012. 
  3. ^ "Kerkenes Eco Center". 12 Ekim 2004 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Temmuz 2024. 
  4. ^ J. G. C. Anderson, A Journey of Exploration in Pontus, Studia Pontica 1, pp. 1-29, H. Lamertin, 1903
  5. ^ H.H. von der Osten, An Unnoticed Ancient Metropolis of Asia Minor, Geographical Review, vol. 18, pp. 83-92, 1928
  6. ^ Erich F. Schmidt, Test Excavations in the City on Kerkenes Dagh, The American Journal of Semitic Languages and Literatures, vol. 45, no. 4, pp. 221-274, 1928
  7. ^ G. D. Summers, Kerkenes Dag 1993, Arastirma Sonuclari Toplantisi, vol. 12, pp. 567-582, 1995
  8. ^ M. E. F. Summers and G. D. Summers, Kerkenes Dag 1994. Arastirma Sonuclari Toplantisi, vol. 13, pp. 99-122, 1996
  9. ^ M. E. F. Summers and G. D. Summers, Kerkenes Dag 1995, Arastirma Sonuclari Toplantisi, vol. 14, pp. 331-357, 1997
  10. ^ G. and Summers, F., Kerkenes 2007, 31, Kazı Sonuçları Toplantısı, 25-29 Mayıs 2009, Denizli, Ankara, pp. 37-49, 2010
  11. ^ G. Summers, F. and Branting S., Kerkenes 2008, 31, Kazı Sonuçları Toplantısı, 25-29 Mayıs 2009, Denizli, Ankara, pp. 51-64, 2010
  12. ^ [1] 28 Aralık 2022 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Geoffrey D. Summers, OIP 145. Excavations at the Cappadocia Gate: Kerkenes Final Reports 1, Oriental Institute Publications 145, Chicago: The Oriental Institute, 2021 ISBN (hardcover) 978-1-61491-059-6 ISBN (eBook) 978-1-61491-060-2
  13. ^ [2] 1 Şubat 2023 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Geoffrey D. Summers et al., "Excavations at the Palatial Complex: Kerkenes Final Reports 2", Oriental Institute Publications 148, Chicago: The Oriental Institute, 2022 978-1-61491-079-4
  14. ^ [3]|tarih=Nisan 2020 }}
  15. ^ Kerkenes Projesi 2009 Sezonu Ön Raporu 18 Mart 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Sh.: 16, 18
  16. ^ https://sciences.ucf.edu/anthropology/kerkenes/ []

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Yeşilova Höyüğü</span> İzmir, Türkiyede arkeolojik sit

Yeşilova Höyüğü İzmir'in en eski yerleşim birimidir. Bornova ilçesinin Karacaoğlan mahallesinde, Manda çayı kıyısında bulunan bir höyüktür. Yer olarak Işıkkent Eğitim Kampüsü'nün doğusuna, Bornova Anadolu Lisesi'nin güneybatısına düşmektedir. Yerleşim olduğu dönemlerde İzmir Körfezi iki kilometre daha içerideydi, bölge bugünkünden daha sulaktı ve daha zengin bir flora ile faunaya sahipti. Bornova Ovası'nın orta kesimindeki Yeşilova Höyüğü, Yassıtepe Höyüğü ve İpeklikuyu Höyüğü, günümüz İzmir'inde ilk düzenli yerleşimlerin olduğu noktalardır. Diğer yandan alan olarak bakıldığında Batı Anadolu'daki en büyük yerleşimdir. Günümüzde, Bornova Ovası yüzeyinin 4-5 metre altında kalmış durumdadır.

Ulucak Höyüğü, İzmir yakınlarında, Ankara yolu üzerinde, Kemalpaşa'nın 7 km kuzeybatısındaki Ulucak köyünde bulunan bir arkeolojik yerleşimdir. İzmir sınırları içinde bilinen ilk çiftçi köy yerleşimidir.

<span class="mw-page-title-main">Aşıklı Höyük</span>

Aşıklı Höyük, Aksaray'a bağlı Kızılkaya Köyü'nün yakınlarında yer alan arkeolojik bir alandır. Radyokarbon örneklerinin sonuçlarına göre, Aşıklı Höyük'te yerleşiklik MÖ 9. bin yılda başlar ve MÖ 8. bin yıl sonuna dek sürer. Yerleşme yaklaşık olarak MÖ 8200-7500 arasına tarihlenmektedir. Aşıklı topluluğu, bu bin yıla yakın süreç boyunca yerleşimi hiç terk etmez. Bu kesintisiz iskan süreci, yerleşim düzeni ve mimaride radikal değişim ve dönüşümler ile ve aynı zamanda ekonomide ve teknolojide oldukça yavaş ve kademeli bir değişim ile birlikte takip edilebilmektedir. Bu bağlamda Aşıklılılar, bölgede yerleşikliğe geçen ilk avcı-toplayıcılardandır ve gerek ilk yerleşiklik süreçleri gerekse de bin yıllık iskan süreci içerisinde yerleşikliğe adaptasyon ile birlikte yaşam biçimleri teknik, sosyal, kültürel, bilişsel boyutlarda tümüyle okunabilmektedir. Kısaca diyebiliriz ki, insanlık tarihinin en önemli değişim ve dönüşüm süreçlerinden biri olarak avcı-toplayıcı ve göçer yaşamdan yerleşik yaşama geçiş süreci Orta Anadolu'nun Volkanik Kapadokya Bölgesi'nde Aşıklı Höyük özelinde izlenebilmektedir.

Alişar Höyüğü, Yozgat'ın 45 km güneydoğusunda, Alişar köyünün kuzeyinde bulunan bir höyüktür.

<span class="mw-page-title-main">Şarhöyük</span> Eskişehirin kuzeybatısında bir antik kent

Şarhöyük (Dorlion), Eskişehir ilinin kuzeybatısında, şehir merkezinin kuzeydoğusunda kalan antik yerleşimdir.

<span class="mw-page-title-main">Şahmuratlı, Sorgun</span>

Şahmuratlı, Yozgat ilinin Sorgun ilçesine bağlı bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Melid</span> Türkiyede arkeolojik sit alanı

Arslantepe Höyüğü veya Melid, Malatya'nın 7 km. kuzeydoğusunda yer alan bir arkeolojik yerleşimdir. Türkiye'deki en büyük höyüklerden biridir. Höyük, Fırat üzerindeki Karakaya Baraj Gölü'nün batısındadır. Otuz metre yükseklikteki höyük MÖ 5 bin yıllarından MS 11. yüzyıla kadar iskan edilmiştir. Bölge MS 5. ve 6. yüzyıllarda bir Roma köyü olarak, daha sonra da Bizans nekropolü olarak kullanılmıştır. Yerleşim alanı 200 x 120 metre boyutlarındadır.

Zeyve Höyük ya da çoğu kaynakta Porsuk Höyük, Niğde ilinin Ulukışla ilçesinde Porsuk köyü sınırları içerisinde yer alan bir höyüktür. İlçenin Darboğaz köyüne kabaca 4 km. mesafededir. Kapadokya'nın bu güney yerleşimi, Toroslar'daki gümüş ve kurşun yataklarına yakınlığıyla Suriye - Mezopotamya ile Anadolu arasındaki önemli bir güzargahta yer almaktadır. Diğer yandan Hitit İmparatorluğu sonrası birbirini izleyen Demir Çağı tabakalarını barındırmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Tilmen Höyük</span>

Tilmen Höyük, Gaziantep ilinin İslahiye ilçesinin 10 km. doğusunda yer alan bir höyüktür. Karasu Irmağı kollarıyla çevrili bir arazide 225 metre çapında 21 metre yüksekliktedir. Sakçagözü Ovası'nın batı kenarında bulunmakta olup bu ovada ellinin üzerinde höyük yer almakta olup en büyüklerinden biridir.

Domuztepe Höyüğü, Osmaniye il merkezinin 35 km. güneydoğusunda yer alan bir höyüktür. Günümüzde Aslantaş Barajı kıyısında yer alan höyüğü tarihöncesi yerleşim katları su altında kalmıştır.

Zincirli Höyük Gaziantep il merkezinin batısında, İslahiye ilçesinin 10 km. kuzeyinde yer alan bir höyüktür. Amanos Dağları'ndan doğu - batı yönünde geçit veren Beyhan Geçidi'ndeki ovada, küçük bir bataklığın batı kenarındadır. Geç Hitit Dönemi buluntuları ile tanınmıştır. Antik adı Aramice'de Sam'al olup Geç Hitit Dönemi'nin en önde gelen metropollerinden biri ve bir kraliyet merkezi olarak bilinmektedir. Günümüzden 3 bin yıl önce 40 hektarlık bir alana yayılmış bir kentti. Zincirli Höyük kazılarında ele geçen Asur Kralı Esarhaddon'a ait bir kitabe, kentin Sam'al olduğunu doğrulamaktadır. Hitit İmparatorluğu'nun MÖ 1.200'lerden sonra çöküşü ardından Güneydoğu Anadolu Bölgesi - Kuzey Suriye genel yayılımında, tarihçilerin Geç Hitit Devletleri, Kuzey Suriye Krallıkları ya da Suriye - Hitit Devletleri olarak adlandırdıkları devletler kurulmuştu. Bu devletlerin başkentlerinde, kentin merkezini oluşturan yönetsel ve dinsel yapılar bir yükseltide kurulmuş, ayrıca tahkim edilmiş bir kale içinde yer alınmıştır. Kentler, çift sur ile çevrilidir. Zincirli kenti de bu başkentlere bir örnek oluşturmaktadır.

Çine Tepecik Höyük, Aydın İl merkezinin güneyinde, Çine İlçesinin 5 km. batısında, Karakollar Köyü'nün 3 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Çine Çayı'nın 1 km. doğusunda bulunan höyük 120 x 40 metre boyutlarında olup 9 metre yüksekliktedir.

<span class="mw-page-title-main">Maşat Höyük</span>

Maşat Höyük, Tokat İl merkezinin güneybatısında, Zile'nin 20 km. güneybatısında, Yalınyazı Köyü'nün 1 km. güney-güneybatısında yer alan bir höyüktür. Höyük 450 x 225 metre boyutlarında olup ova tabanından, kazı yapıldığı yıllarda yaklaşık 29 metre yükseklikteydi.

Hacıtuğrul Höyüğü, Ankara - Polatlı karayolunun 60. km.'sinde, Hacıtuğrul Köyü ile Yenidoğan tren istasyonu arasında yer alan bir höyüktür. Gordion'un 22 km. kuzeydoğusuna düşmektedir. Eski yayınlarda Yenidoğan Höyüğü ya da Külhöyük olarak geçmektedir. Höyük, 650 x 600 boyutlarında olup 24 metre yüksekliktedir. Bu boyutlarıyla 3,3 hektarlık bir alana yayılmış, Türkiye'nin en büyük höyüklerinden biridir. Boyutları Gordion'un kabaca iki katı kadardır.

Tille Höyük, Adıyaman ilinin Kâhta ilçesinin 30 km. doğusunda, Fırat'ın batı tarafında yer alan bir höyüktür. Höyüğün doğu, batı ve güney yamaçlarında eski adı Tille, günümüzde adı Geldibuldu olan küçük bir köy yerleşimi vardır. Fırat'a katılan bir derenin dar vadisindeki yerleşme doğu terasıyla birlikte 200 x 140 metre, 26 metre yüksekliktedir ve üstünde bir düzlük vardır.

Kanlıgeçit Höyüğü, Kırklareli İl merkezinin 500 metre güneyinde, Haydar Dere'nin iki yanında yer alan bir höyüktür. Aşağı Pınar Höyüğü'nün 300 metre kadar batısındadır. Demiryolu ve Haydar Dere tarafından üçe bölünen höyüğün bu parçaları Kanlıgeçit Kuzey, Kanlıgeçit Doğu ve Kanlıgeçit Güney olarak adlandırılmıştır. Kanlıgeçit Kuzey nekropol alanı olup yayvan bir tepe görünümümdedir.

Batttal Höyük, Yozgat ilinin yaklaşık 35 km. güneydoğusunda, Konak Suyu Vadisi'nde, Battal Köyü'nün hemen doğusunda yer alan bir höyüktür.

<span class="mw-page-title-main">Çukuriçi Höyüğü</span>

Çukuriçi Höyüğü, İzmir ilinin güneyinde, Selçuk ilçesinin 1 km güneyinde, Efes antik kentinin hemen güneydoğusunda yer alan bir höyüktür. Kentin Magnesia kapısından 500 metre mesafede, antik Smyrna olarak adlandırılan günümüzde Çukuriçi Mevkii olarak bilen yerdedir. Höyük'ün yanından Derbent Deresi akmaktadır. Selçuk – Aydın karayolunun Efes ayrımından sonra, karayolunun 100 metre batısındadır. Höyüğün adının Apasas olduğu ileri sürülmekle birlikte kazı ekibince bölgenin adı verilmiştir. Yerleşmenin MÖ 3. binyılda deniz kenarında olduğu hem jeomorfologlarca yapılan araştırmalarda, hem de kazılardaki çok sayıdaki deniz kabuğu buluntusuna dayanılarak ileri sürülmektedir. Tepe, günümüzde bile son derece verimli bir ovada yer almaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Domuztepe Höyüğü (Kahramanmaraş)</span>

Domuztepe Höyüğü, Kahramanmaraş il merkezinin 32 km. güney – güneydoğusunda, Emiroğlu Köyü'nde yer alan bir höyüktür. Aksu Nehri'nin doğu kıyısında, Maraş Ovası'nda bulunan tepe, 18 hektarlık bir alanı kaplayıp 12 metre yükseklikteki bir tepedir. Kazı başkanlarından Elizabeth Carter tarafından KM 97 olarak adlandırılmıştır. K ve M harfleri Kahramanmaraş'ın kısaltması olarak kullanılmıştır.

Aççana Höyük - Alalah, Hatay ili Reyhanlı ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Höyük yerleşiminin tapınaklar bölgesinde bulunması imar tarihini 4000-3000 yıl öncesine uzandığı sanılmaktadır. Arkeolojik bilimsel yüzey ve kazı araştırma heyeti Kazılardan elde edilen buluntular, bölgenin inanç, kültür, yaşam biçimi ve ticaret trafiğine yön veren yerleşim yeri olduğu kanaatini güçlendirmektedir.