
Astrodinamikte, bir astronomik cismin yörünge eksantrikliği, başka cisim etrafındaki yörüngesinin mükemmel bir daireden ne kadar saptığını belirleyen boyutsuz bir parametredir.

Gezegen; genellikle bir yıldız, yıldız kalıntısı ya da kahverengi cücenin yörüngesinde bulunan, yuvarlak hâle gelmiş bir astronomik cisimdir. Uluslararası Astronomi Birliğinin (IAU) tanımına göre Güneş Sistemi'nde sekiz gezegen bulunur. Bunlar, karasal gezegenler Merkür, Venüs, Dünya ve Mars; dev gezegenler Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün'dür. Gezegen oluşumu için bilimsel açıdan mevcut en iyi teori, bir bulutsunun kendi içine çökmesi sonucu bir yıldızlararası bulut meydana getirdiğini ve yıldızlararası bulutun da bir önyıldız ve bunun yörüngesinde dönen bir öngezegen diski oluşturduğunu öne süren bulutsu hipotezidir. Gezegenler bu disk içinde, kütleçekiminin etkisiyle maddelerin kademeli olarak birikmesi sonucu, yığılma (akresyon) olarak adlandırılan süreçte büyürler.

Ötegezegen veya Güneş dışı gezegen, Güneş'in baskın kütleçekim etkisinin dışında başka bir yıldızın veya kahverengi cücenin kütleçekim etkisi içinde olan gezegensel bir gök cismidir. Bir ötegezegenin ilk muhtemel kanıtı 1917 yılında kaydedilmiş, fakat o zamanlar bu şekilde kabul edilmemişti. Tespitin ilk teyidi 1992 yılında gerçekleşmiştir. 1988'de tespit edilen farklı bir gezegen ise 2003 yılında doğrulandı. 20 Ağustos 2024 itibarıyla, 4.963 gezegen sisteminde varlığı doğrulanmış 7.255 ötegezegen bulunmaktadır ve bu gezegen sistemlerinden 1.015 kadarı birden fazla gezegene sahiptir. James Webb Uzay Teleskobu'nun (JWST) daha fazla ötegezegen keşfetmesi ve bunların bileşimleri, çevresel koşulları ve yaşam potansiyelleri gibi özellikleri hakkında daha fazla fikir vermesi beklenmektedir.

Eris, Güneş Sistemi'nde bilinen en kütleli ve ikinci en büyük cüce gezegendir. Dağınık diskte bulunan bir Neptün ötesi cisimdir (TNO) ve yüksek bir yörünge dışmerkezliğine sahiptir.

Makemake Güneş Sistemi'ndeki bilinen dördüncü büyük cüce gezegen ve Klasik Kuiper kuşağı cismi popülasyonundaki ikinci büyük Kuiper kuşağı cismidir. Makemake'nin çapı kabaca Plüton'un dörtte üçü kadardır. S/2015 (136472) 1 adında bir uydusu vardır. Bu gezegenin ortalama 30 K olan aşırı düşük sıcaklığı bize yüzeyi hakkında bazı detaylar vermektedir. Tahminlere göre yüzeyi; metan, etan ve olasılıkla nitrojen buzulları ile kaplıdır.

Kepler uzay teleskobu, NASA tarafından 2009 yılında diğer yıldızların yörüngesinde dönen Dünya büyüklüğündeki gezegenleri keşfetmek için fırlatılan ve artık kullanılmayan bir uzay teleskobudur. Astronom Johannes Kepler'in adını taşıyan uzay aracı, Dünya'yı takip eden güneş merkezli bir yörüngeye yerleştirildi. Baş araştırmacı William J. Borucki idi. Teleskobun reaksiyon kontrol sisteminin (RCS) yakıtı dokuz buçuk yıl süren operasyonun ardından tükendi ve NASA, 30 Ekim 2018'de devre dışı bırakıldığını duyurdu.

Kepler-10b, NASA'nın Kepler uzay teleskobu tarafından bulunmuş bilinen ilk kayalık güneşdışı gezegendir. Ocak 2011 itibarı ile bilinen en küçük geçişli güneşdışı gezegendir. Kütlesi 4,6 Dünya kütlesi, çapı ise 1,4 Dünya çapıdır. Kepler'den gelen verileri kullanan W. M. Keck Gözlemevi, HIRES aletiyle ışınsal hız ölçümleri yaparak gezegenin varlığını kanıtladı.

Kepler-22b, NASA’nın "Gezegen Avcısı" adıyla bilinen teleskobu Kepler tarafından keşfedilen Güneş Sistemi dışındaki bir gezegendir. Bu gezegenin en büyük özelliği bir dev dünya olabilmesidir.

Sıcak Neptün, Uranüs ve Neptün'e benzer bir kütleye sahip, fakat onlardan farklı olarak yıldızına 1 AU'dan daha yakın bir yörüngede dolanan bir tür dev gezegendir. 2007 yılında keşfedilen doğrulanmış ilk sıcak Neptün, yaklaşık 33 ışık yılı uzaklıktaki bir ötegezegen olan Gliese 436 b'dir. Son gözlemler, Samanyolu'nda daha önce düşünülenden daha fazla potansiyel sıcak Neptün popülasyonu olabileceğini göstermiştir. Sıcak Neptünler asıl doğal yerinde veya doğal yeri dışında oluşmuş olabilir.

Kepler-56, Kuğu takımyıldızında yaklaşık olarak 3.060 ışık yılı (940 pc) uzaklıkta bulunan ve Güneş'ten biraz daha fazla kütleye sahip bir kırmızı devdir.

Kepler-186f, Dünya'dan yaklaşık olarak 500 ışık yılı uzaklıkta bulunan kırmızı cüce yıldız Kepler-186 yörüngesindeki bir ötegezegendir. Kepler-186f, başka bir yıldızın yaşama elverişli bölgesinde keşfedilen, Dünya ile benzer yarıçapa sahip ilk gezegendir.

Kepler-452b, Kuğu takımyıldızı bölgesinde G sınıfı yıldız Kepler-452 yörüngesindeki bir güneş dışı gezegendir. Kepler-452b, Kepler uzay aracı tarafından keşfedilmiştir ve keşfi, 23 Temmuz 2015 tarihinde açıklanmıştır. Kepler-452b, Güneş'e çok benzeyen bir yıldızın yaşanabilir bölgesi içindeki bir yörüngede keşfedilen, Dünya büyüklüğüne yakın ilk gezegendir. Bugüne kadar bilinen dördüncü Dünya benzeri güneş dışı gezegendir.

Kepler-452, Kuğu takımyıldızı bölgesinde yaklaşık olarak 1.400 ışık yılı uzaklıkta bulunan G-tipi anakol yıldızıdır. Güneş ile hemen hemen aynı sıcaklığa sahiptir fakat Güneş'ten %20 daha parlak, %3,7 daha büyük kütleye ve %11 daha büyük çapa sahiptir. Yüzey kütleçekimi 4,32±0,09 cgs'dir. Altı milyar yıllık yaşa sahip olan Kepler-452, Güneş'ten 1,5 milyar yıl daha yaşlıdır. Bu yüzden evrim sürecinde Güneş'ten daha ileri bir seviyededir fakat halen bir anakol yıldızıdır.

Kepler-438b, dünyaya yakın, onaylanmış bir öte gezegendir. Yüzeyi, muhtemelen kayalıktır. Çalgı takımyıldızı bölgesinde yer alan Kepler-438b, Dünya'dan yaklaşık olarak 472,9 ışık yılı uzaklıkta, bir kırmızı cüce yıldızın yaşanabilir bölgesinin iç kenarındaki yörüngesinde dönüyor. Güneş'in ışık akısından 1,4 kat fazlasını alır. Gezegen, NASA'nın Kepler uzay aracı tarafından, bir gezegenin yıldızının önünden geçerken neden olduğu karartma etkisinin ölçüldüğü geçiş yöntemi kullanılarak keşfedildi. NASA, 6 Ocak 2015 tarihinde gezegenin bir öte gezegen olduğunu resmi olarak açıkladı.
Burada listelenen nesneler, kendi yerçekimleri nedeniyle küre veya elipsoidal bir şekle sahip olan, yani hidrostatik denge durumunda bulunan Güneş Sistemi cisimlerini içermektedir. Listelenen cisimlerin boyutları ve türleri cüce gezegenler ve uydulardan, gezegenler ve Güneş'e kadar değişmektedir. Bu liste küçük Güneş Sistemi cisimlerini içermemekte, ancak şekilleri henüz belirlenmemiş olası gezegen kütleli cisimleri içermektedir. Güneş'in yörünge öğeleri Galaksi merkezine göre listelenirken, diğer tüm nesneler Güneş'e olan mesafelerine göre listelenir.

Bu liste, potansiyel olarak yaşanabilir ötegezegenlerin bir listesini sunmaktadır. Liste büyük ölçüde Yaşanabilir Ötegezegenler Kataloğu tarafından yapılan yaşanabilirlik tahminlerine ve NASA Ötegezegen Arşivi'nden alınan verilere dayanmaktadır. HEC, Arecibo'daki Porto Riko Üniversitesi Planetary Habitability Laboratory tarafından sürdürülmektedir. Ayrıca, süper yaşanabilir gezegenlerin spekülatif bir listesi de geliştirilmektedir.

Kepler-1649c, Kepler uzay teleskobu tarafından keşfedilen gezegen sisteminin en dış gezegeni olan kırmızı cüce yıldız Kepler-1649'un yaşanabilir bölgesi içinde yörüngede dönen, Dünya büyüklüğünde, muhtemelen kayalık bir ötegezegendir. Kuğu takımyıldızında olup yaklaşık 301 ışık yılı (92 pc) Dünya'dan uzaktadır.

Çift yörüngeli gezegen veya İki-yörüngeli gezegen tek bir yıldız yerine iki yıldızın yörüngesinde dönen gezegendir. Çift yıldız sisteminde iki yıldız birbirinin yörüngesinde döner, gezegen ise tipik olarak sistemin merkezinden iki yıldızdan daha uzakta bir yörüngede döner.

Kitonyen gezegen hidrodinamik kaçış olarak adlandırılan, bir gaz devinin hidrojen ve helyum atmosferinin ve dış katmanlarının soyulması sonucu ortaya çıkan varsayımsal bir gök cisimleri sınıfıdır. Bu tür atmosferik sıyırma muhtemelen bir yıldıza yakınlığın bir sonucudur. Geriye kalan karasal veya metalik çekirdek birçok açıdan karasal bir gezegene benzeyecektir.

Herhangi bir gezegen, ana yıldızıyla karşılaştırıldığında son derece zayıf bir ışık kaynağıdır. Örneğin Güneş gibi bir yıldız, etrafında dönen gezegenlerden yansıyan ışıktan yaklaşık bir milyar kat daha parlaktır. Bu kadar zayıf bir ışık kaynağını tespit etmenin esas zorluğuna ek olarak, ana yıldızdan gelen ışık, onu silip süpüren bir parlamaya neden olur. Bu nedenlerden ötürü, Ocak 2024 itibarıyla rapor edilen ötegezegenlerin çok azı doğrudan gözlemlendi; hatta daha azı, konak yıldızdan ayrıştırıldı.