İçeriğe atla

Kepler-20

Kepler-20 sistemi

Kepler-20, beş gezegenden oluşan bir sisteme sahip Lyra takımyıldızının içinde yer alan bir yıldızdır.[1] Dünya'dan 929 ışık yılı uzaklıktadır. Kepler uzay aracı tarafından keşfedilmiştir. Sisteminde bulunan gezegenler de yine bu uzay aracı tarafından keşfedilmektedir.[2]

Dünya'dan çıplak gözle görülemeyen bu yıldızı görüntülemek için 15 cm veya daha fazla açıklığa sahip bir teleskop kullanmak gerekmektedir. Boyut olarak Güneş'e benzemektedir. Yarıçapı Güneş'inkinin yüzde 94'ü, ağırlığı ise Güneş'in ağırlığının yüzde 91'ine tekabül etmektedir. Yapılan matematiksel işlemlere göre Güneş'ten daha yaşlı olduğu düşünülmektedir.[3]

Kaynakça

  1. ^ "Kepler-20, An Unusual Planetary System". Exoplanet Exploration: Planets Beyond our Solar System. 22 Eylül 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2021. 
  2. ^ "Dünya'ya 'kardeş gezegenler' bulundu". BBC News Türkçe. 21 Aralık 2011. 23 Ağustos 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2021. 
  3. ^ Administrator, NASA (6 Haziran 2013). "NASA Discovers First Earth-size Planets Beyond Our Solar System". NASA (İngilizce). 21 Aralık 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Ağustos 2021. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Güneş Sistemi</span> Güneş ve Güneş merkezli astronomik cisimler

Güneş Sistemi, Güneş'in kütleçekim kuvvetiyle yörüngede tutulan ve çeşitli gök cisimlerinden oluşmuş bir sistemdir. Güneş ve 8 gezegen ile onların doğruluğu onaylanmış 150 uydusu, 5 cüce gezegen ile onların bilinen toplam 8 uydusu ve milyarlarca küçük gök cisminden oluşur. Küçük cisimler kategorisine asteroitler, Kuiper Kuşağı cisimleri, kuyruklu yıldızlar, gök taşları ve gezegenler arası toz girer.

<span class="mw-page-title-main">Venüs</span> Güneş sisteminde yer alan, Güneşe en yakın 2., sıcaklık açısından 1. sırada yer alan gezegen

Venüs, Güneş Sistemi'nde Güneş'e uzaklık bakımından ikinci sıradaki, sıcaklık bakımından ise birinci sıradaki gezegendir.

<span class="mw-page-title-main">Dış merkezlik (astronomi)</span>

Astrodinamikte, bir astronomik cismin yörünge eksantrikliği, başka cisim etrafındaki yörüngesinin mükemmel bir daireden ne kadar saptığını belirleyen boyutsuz bir parametredir.

<span class="mw-page-title-main">Dış gezegen</span>

Dış gezegen, Güneş Sistemi'nin en dıştaki yörüngelerde bulunan gezegenlere verilen isimdir. Dev gezegenler veya Jovian gezegenleri olarak da adlandırılan bu dört dış gezegen: Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün'dür. Toplu olarak Güneş'in yörüngesinde olduğu bilinen kütlenin %99'unu oluştururlar. Bu gezegenler, Güneş'e en yakın ilk 4 gezegenden farklı olarak gaz yapıdadırlar. Jüpiter ve Satürn gaz devi, Uranüs ve Neptün ise buz devi olarak sınıflandırılır. Dört dev gezegen de halkalara sahiptir, fakat yalnızca Satürn'ün halka sistemi Dünya'dan kolayca gözlemlenebilir. Jüpiter, Satürn ve Uranüs'ün halka-uydu sistemleri Güneş Sistemi'nin adeta minyatür versiyonları gibidir. Neptün'ün halka sistemi, en büyük uydusu Triton'un yakalanmasıyla dağıldığı için önemli ölçüde farklıdır.

<span class="mw-page-title-main">Gezegen</span> bir yıldız veya yıldız kalıntısının yörüngesinde dolanan gök cismi

Gezegen; genellikle bir yıldız, yıldız kalıntısı ya da kahverengi cücenin yörüngesinde bulunan, yuvarlak hâle gelmiş bir astronomik cisimdir. Uluslararası Astronomi Birliğinin (IAU) tanımına göre Güneş Sistemi'nde sekiz gezegen bulunur. Bunlar, karasal gezegenler Merkür, Venüs, Dünya ve Mars; dev gezegenler Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün'dür. Gezegen oluşumu için bilimsel açıdan mevcut en iyi teori, bir bulutsunun kendi içine çökmesi sonucu bir yıldızlararası bulut meydana getirdiğini ve yıldızlararası bulutun da bir önyıldız ve bunun yörüngesinde dönen bir öngezegen diski oluşturduğunu öne süren bulutsu hipotezidir. Gezegenler bu disk içinde, kütleçekiminin etkisiyle maddelerin kademeli olarak birikmesi sonucu, yığılma (akresyon) olarak adlandırılan süreçte büyürler.

<span class="mw-page-title-main">Kuyruklu yıldız</span> Güneş’in yakınından geçerken ısınarak gaz açığa çıkarmaya başlayan, buzlu, küçük Güneş Sistemi cisimleri

Kuyruklu yıldız ya da kirlikartopu, Güneş’in yakınından geçerken ısınarak gaz açığa çıkarmaya başlayan, buzlu, küçük Güneş Sistemi cisimleridir. Bu gaz çıkışı, görünür bir atmosfer veya koma ve bazen de bir kuyruk oluşturur. Bu fenomenler, kuyruklu yıldızın çekirdeğine etki eden güneş radyasyonu ve güneş rüzgarı etkilerinden kaynaklanır. Kuyruklu yıldız çekirdek’lerinin büyüklüğü, birkaç yüz metreden ile onlarca kilometreye kadar değişir ve gevşek buz, kozmik toz ve küçük kayalık parçacıklardan oluşur. Kuyruk bir astronomik birim ötesine uzanabilirken, koma Dünya'nın çapının 15 katına kadar çıkabilir. Yeterince parlaksa, teleskop yardımı olmadan Dünya'dan kuyruklu yıldız görülebilir ve gökyüzünde 30°'lik bir alt açı yayı olabilir. Kuyruklu yıldızlar eski çağlardan beri birçok kültür ve din tarafından gözlemlenmiş ve kaydedilmiştir.

<i>Pioneer 10</i> Amerikan yapımı kaşif, uzay sondası

Pioneer 10, 3 Mart 1972 tarihinde fırlatılan ve Jüpiter gezegenine ilk görevi gerçekleştiren 260 kilogram ağırlığındaki bir Amerikan uzay sondasıdır. Daha sonra, Güneş Sistemi'ni terk etmek için gereken kurtulma hızına ulaşan beş yapay nesneden ilki oldu. Bu uzay araştırma projesi Kaliforniya'daki NASA Ames Araştırma Merkezi tarafından yürütülmüştür. Uzay sondası TRW Inc. tarafından üretildi.

<span class="mw-page-title-main">Voyager 1</span> Amerikan yapımı Dünyaya en uzak konumda olan beşeri nesne , uzay sondası

Voyager 1, Voyager programı kapsamında NASA tarafından dış Güneş Sistemi’ni ve Güneş'in heliosferinin ötesindeki yıldızlararası uzayı araştırmak için 5 Eylül 1977'de fırlatılan uzay sondasıdır. İkizi Voyager 2'den 16 gün sonra fırlatılan 722 kilogram ağırlığındaki Voyager 1, NASA tarafından fırlatıldığı 5 Eylül 1977'den bu yana hizmet vermek, düzenli komutları almak ve Dünya'ya veri iletmek için Derin Uzay Ağı ile iletişim kurmaya devam etmektedir. Jüpiter ve Satürn'ü ziyaret etmiş, bu gezegenlere ait uyduların detaylı fotoğraflarını elde eden ilk sonda olmuştur. Görevi hâlâ devam etmektedir. 15 Aralık 2023 itibarıyla sinyal alımı yapılamadığı iddia edilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Galilei uyduları</span> Jüpiterin en büyük 4 uydusu İo, Europa, Ganymede, ve Callistonun ortak adı

Galilei uyduları, Jüpiter'in en büyük dört uydusu olan Io, Europa, Ganymede ve Callisto'dur. Klasik gezegenlerin en sönüğü olan Satürn'den sonra çıplak gözle en kolay görülebilen Güneş Sistemi cisimleridir. Parlak Jüpiter'e olan yakınlıkları çıplak gözle gözlemi çok zorlaştırsa da, yüksek ışık kirliliği olan gece gökyüzü koşullarında bile sıradan dürbünlerle kolayca görülebilirler. Teleskobun icadı, uyduların 1610 yılında keşfedilmesini sağladı. Bu sayede, insanlar klasik gezegenleri takip etmeye başladığından beri keşfedilen ilk Güneş Sistemi cisimleri ve Dünya'nın ötesindeki herhangi bir gezegenin yörüngesinde bulunan ilk cisimler oldular.

<i>Soluk Mavi Nokta</i> Voyager I tarafından çekilen dünyanın fotoğrafı

Soluk Mavi Nokta, yaklaşık 6 milyar kilometre gibi rekor bir uzaklıktan, 14 Şubat 1990 tarihinde Voyager I aracından kaydedilmiş fotoğraftır. Fotoğrafta, Dünya'nın görünen boyutu bir pikselden daha düşüktür ve gezegenimiz, uzayın yalnızlığında kameraya yansıyan güneş ışığı bantları arasında küçük bir nokta olarak görünür.

<span class="mw-page-title-main">Ötegezegen</span> Güneş Sistemi dışındaki gezegenler.

Ötegezegen veya Güneş dışı gezegen, Güneş'in baskın kütleçekim etkisinin dışında başka bir yıldızın veya kahverengi cücenin kütleçekim etkisi içinde olan gezegensel bir gök cismidir. Bir ötegezegenin ilk muhtemel kanıtı 1917 yılında kaydedilmiş, fakat o zamanlar bu şekilde kabul edilmemişti. Tespitin ilk teyidi 1992 yılında gerçekleşmiştir. 1988'de tespit edilen farklı bir gezegen ise 2003 yılında doğrulandı. 20 Ağustos 2024 itibarıyla, 4.963 gezegen sisteminde varlığı doğrulanmış 7.255 ötegezegen bulunmaktadır ve bu gezegen sistemlerinden 1.015 kadarı birden fazla gezegene sahiptir. James Webb Uzay Teleskobu'nun (JWST) daha fazla ötegezegen keşfetmesi ve bunların bileşimleri, çevresel koşulları ve yaşam potansiyelleri gibi özellikleri hakkında daha fazla fikir vermesi beklenmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Kepler uzay teleskobu</span>

Kepler uzay teleskobu, NASA tarafından 2009 yılında diğer yıldızların yörüngesinde dönen Dünya büyüklüğündeki gezegenleri keşfetmek için fırlatılan ve artık kullanılmayan bir uzay teleskobudur. Astronom Johannes Kepler'in adını taşıyan uzay aracı, Dünya'yı takip eden güneş merkezli bir yörüngeye yerleştirildi. Baş araştırmacı William J. Borucki idi. Teleskobun reaksiyon kontrol sisteminin (RCS) yakıtı dokuz buçuk yıl süren operasyonun ardından tükendi ve NASA, 30 Ekim 2018'de devre dışı bırakıldığını duyurdu.

<span class="mw-page-title-main">TrES-2</span> güneş dışı gezegen

TrES-2b, bir güneş dışı gezegen olup güneş sistemimizden 750 ışık yılı uzakta bulunmaktadır. Etrafında döndüğü yıldızın adı GSC 03549-02811'dir. Bu gezegen 21 Ağustos 2006'da Kepler Uzay Aracı tarafından tespit edilmiştir. Gezegenin yarıçap ve kütlesi onun bir gaz devi olduğunu göstermektedir. Ayrıca etrafında döndüğü yıldıza çok yakın olduğu için bu onu Sıcak Jüpiter sınıfına koymaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Kepler-452</span>

Kepler-452, Kuğu takımyıldızı bölgesinde yaklaşık olarak 1.400 ışık yılı uzaklıkta bulunan G-tipi anakol yıldızıdır. Güneş ile hemen hemen aynı sıcaklığa sahiptir fakat Güneş'ten %20 daha parlak, %3,7 daha büyük kütleye ve %11 daha büyük çapa sahiptir. Yüzey kütleçekimi 4,32±0,09 cgs'dir. Altı milyar yıllık yaşa sahip olan Kepler-452, Güneş'ten 1,5 milyar yıl daha yaşlıdır. Bu yüzden evrim sürecinde Güneş'ten daha ileri bir seviyededir fakat halen bir anakol yıldızıdır.

<span class="mw-page-title-main">Kepler-438b</span> Güneş dışı gezegen

Kepler-438b, dünyaya yakın, onaylanmış bir öte gezegendir. Yüzeyi, muhtemelen kayalıktır. Çalgı takımyıldızı bölgesinde yer alan Kepler-438b, Dünya'dan yaklaşık olarak 472,9 ışık yılı uzaklıkta, bir kırmızı cüce yıldızın yaşanabilir bölgesinin iç kenarındaki yörüngesinde dönüyor. Güneş'in ışık akısından 1,4 kat fazlasını alır. Gezegen, NASA'nın Kepler uzay aracı tarafından, bir gezegenin yıldızının önünden geçerken neden olduğu karartma etkisinin ölçüldüğü geçiş yöntemi kullanılarak keşfedildi. NASA, 6 Ocak 2015 tarihinde gezegenin bir öte gezegen olduğunu resmi olarak açıkladı.

Dünya dışı sıvı su, doğal haliyle Dünya dışında meydana gelen sıvı haldeki sudur. Geniş ilgi gören bir konudur, çünkü bildiğimiz gibi su yaşamın temel ön koşullarından biri olarak kabul edilir ve bu nedenle dünya dışı yaşam için gerekli olduğu düşünülür.

<span class="mw-page-title-main">Kepler-45 b</span>

Kepler-45 b, Kepler uzay aracı tarafından 2011 yılında keşfedilen, M-tipi bir yıldızın etrafında dönen gaz devi ötegezegendir. Radyal hız ölçümleri, uyarlanabilir optik görüntüleme ve spektroskopi testleri ile artık bir gezegen olduğu doğrulanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Dünya benzeri</span>

Dünya analoğu, Dünya ikizi veya ikinci Dünya olarak da adlandırılan Dünya benzeri, Dünya'da bulunanlara benzer çevresel koşullara sahip bir gezegen veya öte uydudur. Dünya benzeri gezegen terimi de kullanılır, ancak bu terim herhangi bir karasal gezegeni ifade edebilir.

<span class="mw-page-title-main">Kepler-1649c</span>

Kepler-1649c, Kepler uzay teleskobu tarafından keşfedilen gezegen sisteminin en dış gezegeni olan kırmızı cüce yıldız Kepler-1649'un yaşanabilir bölgesi içinde yörüngede dönen, Dünya büyüklüğünde, muhtemelen kayalık bir ötegezegendir. Kuğu takımyıldızında olup yaklaşık 301 ışık yılı (92 pc) Dünya'dan uzaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Kepler-11</span>

Kepler-11, Kuğu takımyıldızında Dünya'dan yaklaşık 2.110 ışık yılı uzaklıkta bulunan, Güneş'ten biraz daha büyük Güneş benzeri bir yıldızdır. NASA'nın Kepler Görevi kapsamında, yıldızlarının önünden geçiş yapan gezegenleri tespit etmek için kullandığı Kepler uzay aracının görüş alanı içinde yer almaktadır. 2 Şubat 2011'de keşfedildiği duyurulan yıldız sistemi, şimdiye kadar keşfedilen en kompakt ve en düz sistemler arasında yer almaktadır. Altı gezegenin geçiş yaptığı ilk keşfedilen yıldız sistemidir. Sistemde keşfedilen tüm gezegenler Dünya'dan daha büyüktür ve en büyükleri yaklaşık Neptün boyutlarındadır.