İçeriğe atla

Kene

Ixodida
Korunma durumu
Değerlendirilmedi (IUCN 3.1)
Biyolojik sınıflandırma Bu sınıflandırmayı düzenle
Âlem:Animalia
Şube:Arthropoda
Alt şube:Chelicerata
Sınıf:Arachnida
Üst takım:Parasitiformes
Takım:Ixodida

Ixodida veya kene, Parasitiformes üsttakımına bağlı bir hayvan takımıdır.[1]

Keneler zorunlu kan emici ektoparazitlerdir. Bacakların uçlarında çengeller ve vantuzlar vardır. Deriye rahatça yapışarak ağız organelleri ile kan emerler. İyice şiştikten sonra kendilerini yere atarak konaklarından uzaklaşır, ot veya ağaçlara tırmanırlar. Ön ayaklarının uçları dokunma ve koku alma için özelleşmiştir. Ormanlarda bulunduğu ağacın altından bir hayvan geçtiği takdirde üzerine düşüp derisine yapışır ve etine hortumunu sokarak kanını emer. Kenelerin tükürük salgısı dokuları sindiren ve likefiye eden proteolitik enzimler içerir. İnsan ve hayvan hastalıklarının taşınmasında rol oynayan en önemli vektörlerdendir. Birçok bakteri, riketsiya, spiroket, virüs, parazit, mantar, protozoa ve solucan kökenli hastalığa sebep olabilirler. Ek olarak toksikozlar, felçler ve alerjik reaksiyonlara da yol açabilirler. Dünya'nın her bölgesinde bulunurlar.

Morfoloji

Bir erkek kene ile kibrit çöpünün büyüklük kıyaslaması

Vücut tek parça halindedir; caput, thorax ve abdomen tamamen birleşmiş. Ixodidae kenelerinde kitin kutikula ile örtülü ve serttir. Argasidae kenelerinde yumuşaktır.

Gnathosoma, baş kısmıdır. Ağız parçaları (rostellum), bir çift pedipalp (palp), bir çift keliser, keliser kılıfı, delmeye ve kan emmeye yarayan hipostom'dan oluşur. Bunlar basis capituli üzerine oturur ve kapitulum (capitulum) olarak adlandırılırlar. Ixodidae kenelerinin bütün evrelerinde kapitulum üstten görülebilirken, Argasidae kenelerinde gövdenin altına doğru kıvrık olduğu için görünmezler. Palpler, dört eklemli ve dört parçadan ibaret olup dördüncü segmentte dokunma duyu kılları taşır. Ixodidae kenelerinin 4. palp segmenti çok küçük olup, 3. palp parçasının içinde yer alır. Palplerin iç yüzü diğer ağız organellerinden keliser ve hipostomu içine alacak şekilde çukurlaşmıştır. Keliserler keliser kılıfı içinde kayarak ileri geri hareket ederler, üç parçalı olup ve son kısım testere dişlidir. Keliserler, kene kan emeceği zaman hipostomunu deriye sokması için deriyi perfore ederler. Keliserler aynı zamanda çiftleşme esnasında erkeklerin kendilerini sabit tutmasına yardımcı olurlar. Hipostom, radula ve tekastome adlarını da almaktadır. Tek parçadan ibaret olan hipostom üzerinde türlere göre değişen sayı ve büyüklükte geriye dönük dişler bulunur. Basis capituli üzerinde Ixodidae ailesine bağlı dişli kenelerde area porose adı verilen ve türlere göre değişen şekilde, süngerimsi yapıda iki alan bulunmaktadır.

İdiosoma: Gövde kısmıdır; göğüs ve karnın birleşmesinden oluşmuştur (thoraco-abdomen). Bacaklar buradadır. Ergin ve nimflerde 4 çift, larvalarda 3 çift bacak bulunur. Gövdeden uca doğru parçalar; kalça, trochanter, femur, tibia, pretarsus ve tarsus olarak sıralanır. Kalçalar (coxa) gövdeye yapışık ve hareketsizdirler. Ixodidae kene türlerinin coxa 'ları büyüktür ve bazı türlerinde mahmuz (spur) bulunur. Tarsusların uçlarında üzerinde bir çift tırnak bulunan pulvillum denen zarımsı oluşumlar vardır. Tutunmaya yarayan bu oluşumlar yaz kenesigillerde (Ixodidae) görülür, kış kenesigillerde (Argasidae) yoktur. Birinci çift tarsusların sırt yüzünde Haller organı (ya da Haller organeli) denen çukurluk biçiminde bir duyu aparatı bulunur. Bunlar, ısı, mevcut hava koşulları, koku ve kimyasalları saptar. İlk iki bacak çifti öne, son iki çifti geriye yönelmiştir.

Gelişme dönemlerine ve cinsiyetlerine göre vücutlarının bazı kısımlarında kitin oranı artar ve kitin plakları oluşur. Ixodidae kenelerinin dişi, larva ve nimflerinde kapitulumun gerisinde yaka tarzındaki kitin tabakası (scutum), erkeklerde vücudun dorsalinin tamamını kaplamıştır (conscutum). Kitin plakalar stigma civarında da bulunurlar ve peritrem olarak isimlendirilirler. Bazı Ixodidae türlerinin erkeklerinin anüs civarında bulunan, türlere göre değişen yapıda ve sayıdaki plakalara da anal plakalar adı verilir. Amblyomma, Dermacentor ve Haemaphysalis cinslerine ait kenelerde anal plaka yoktur.

Kenelerin iç organları; sindirim, boşaltım, dolaşım, solunum, sinir sistemleri ve duyu organları ile üreme ve kas sistemlerinden ibarettir

Biyoloji

Konak bulma

Konağın titreşimlerinin, ısısının ve karbondioksit'in kene tarafından algılanmasının, kenenin konağı bulmasına yardımcı olduğu belirtilmektedir. Gelişme evrelerini tamamlamak üzere konaklarını terkeden keneler (özellikle Ixodidae), tekrar bir konak bulmak için iki farklı yol izler:

  • Pusuya yatma: Bazı keneler konaklarına geçmek üzere beklemek için bitkilere tırmanırlar. Arka ayakları ile otlara tutunurlar ve öndeki bir çift ayakları ile konağa tutunmak üzere beklerler. Bu olay, bitki üzerinde bekleyerek bir çeşit pusuya düşürme şeklidir. Örnek olarak, Rhipicephalus, Haemaphysalis ve Ixodes cinslerindeki kenelerin larva, nimf ve erginleri verilebilir.
  • Ava çıkma: Bazı keneler de yakındaki konakları aramak için bir yerden başka bir yere hareket ederler. Avcı kenelere örnek olarak Amblyomma ile Hyalomma cinsleri verilebilir.

Kan emme

Kanı emen dişi kene orijinal halinden onlarca kat daha büyür (erkeklerde pek büyüme olmaz)

Keneler larva, nimf ve ergin dönemlerde herhangi bir konaktan mutlaka kan emmek zorundadır. Keneler gelişme evrelerine göre kan emmek için farklı bölgeleri tercih ederler. Larvalar derinin en ince olduğu iç kulak derisini tercih ederken, ergin keneler vücudun diğer kesimlerine tutunurlar ve kan emmeye başlarlar. Kene kan emmek için uygun bölgeyi bulduğunda keliserleri ile deriyi parçalamaya başlar. Deriyi parçalamaya başladığı andan itibaren bölgeye analjezik özelliği olan tükürük salgılanır. Kene keliserleri ile deriyi açar ve hipostomunu deriden içeri sokar. Hipostom üzerinde bulunan ve geriye dönük olan dişçikler kenenin konak üzerinde uzun süre kalmasını sağlar ve bu olaya kenenin konağa tutunduğu ilk 48-72. saatlerinde tükürük bezinden salgılanan ve ağız organellerini bir çimento gibi saran antijenik ve antiseptik özellikteki sement yardımcı olur. Bu sırada tekrar tükürük salgılanır. Tükürük salgılanması ile vasküler permeabilite bozulur, kan damar dışına sızar. Tükürük salgısının antikoagulan etkisi ile kanın pıhtılaşması engellenir ve kene oluşturduğu kan gölünden beslenir. Ixodidae doyuncaya kadar aynı yerden kan emer. Bu süre birkaç günden birkaç haftaya kadar değişebilir. Argasidae ise tutunduğu konaktan kısa sürede çok miktarda kan emer ve konağını terk eder. Ixodidae kenelerinin beslenmesi yavaştır, çünkü kenenin fazla miktarda kanla beslenmesi için vücut duvarının genişlemeye ihtiyacı vardır. Larvaların tamamen kanla doyması 3-5 gün sürer. Nimflerde bu süre 4-8 gün arasında değişir ve erişkin dişilerde kanla doyma süresi 5-20 gündür. Keneler tamamen kanla doyduklarında konak derisindeki hipostomlarını çıkarırlar. Vücut ağırlıklarının 3-30 misli kan emebilirler. Dişi keneler erkek kenelere oranla daha fazla genişleyebilme özelliğindedirler. Erkek kenelerin ise tüm vücut yüzeyini kitin tabakası kapladığından dolayı dişiler kadar fazla genişleyemezler ve beslenmeleri sadece üreme faaliyetlerinin yerine getirilmesi ve bazal metabolizmaları ile ilişkilidir. Keneler kandan ve lenften tam olarak faydalanır, yalnız hematini sindiremezler ve dışkının çoğu hematin'den oluşur.

Üreme

Kenelerde üreme eşeylidir. Çiftleşme kan emme sırasında konağın üzerinde olur. Çiftleşmeden sonra erkek konağı terk eder ve ölür. Dişi kene tam doyuncaya kadar kan emmeye devam eder, daha sonra uygun bir yerde konağını terk eder ve yumurtlar, yumurtladıktan sonra da kendi ölür (Ixodidae) ya da ölmez (Argasidae).

Dişi keneler yumurtalarını taş, toprak ve merada yaprakların altına, toplu ve birbirine yapışık şekilde bırakırlar. Yumurtlama süresi ve miktarı, dişi kenenin az veya çok kan emmesine ve ısı ışık ve nem gibi diğer dış faktörlere bağlı olarak değişir. Önceleri az, sonrasında çok sayıda yumurta çıkarılır. Sürenin sonuna doğru sayı tekrar azalır. Yumurtalar ilk çıktıklarında beyaz renklidir. Daha sonra kahverengi-kehribar renge dönerler. Yumurtalar ortalama 0.7-1.0 mm büyüklüktedir. Yumurta sayısı türlere ve kanla doyma derecelerine göre 200-15000 adet olabilir.

Dişi kenelerde ovaryum ile bağırsak irtibat halindedir. Bu yüzden bazı keneler kan emerken parazitleri sindirim sisteminden ovaryumlarına geçirirler. Bu parazitler ovaryumdan yumurtaya geçerek, yumurtadan çıkan larvaları enfekte ederler. Bu larvalar kan emerken parazitleri de hayvanlara taşırlar (transovaryal nakil).

Yumurta içinde larvanın gelişmesi ve daha sonraki gelişme dönemleri tür, ısı, nem gibi dış faktörlere bağlıdır. Toprakta bulunan yumurtalardan bir hafta içinde larvalar çıkar. Yumurtadan çıkan üç çift ayaklı larvalar 7-22 gün içinde kitinizasyonlarını tamamlayarak aktif hale geçip konakçı aramaya başlarlar.

Gelişim

Yaz kenesigillerde yaşam döngüsü:
erkek (mannetje), dişi (vrouwtje), yumurta (eieren), larva ve nimf

Yumurtadan çıkan larvalar tıpkı böcekler gibi 3 çift bacaklıdır. Larvalar Haller organı sayesinde bir konağa tutunur. Türlere göre farklı sürelerde deri değiştirerek 4 çift bacaklı nimf haline gelirler. Nimflerde larvalar gibi henüz genital organlar gelişmemiştir. Aç olan nimfler konaktan kan emerek doyar, deri değiştirerek aç ergin hâle gelir. Erkek ve dişi ergin keneler kan emerken çiftleşir ve doyduktan sonra dişi toprağa düşer ve yumurtlar.

Biyolojik gelişmelerine göre yaz keneleri üçe ayrılır: bir konaklı keneler: larva, nimf ve ergin dönemlerini aynı konak üzerinde geçirirler; iki konaklı keneler: larva ve nimf dönemini bir konakta, ergin dönemini farklı bir konakta geçirirler; üç konaklı keneler: larva bir konaktan kan emer ve toprağa düşer, toprakta deri değiştirerek aç nimf haline gelir. Aç nimfler ikinci bir konağa tutunur, doyup konağı terk eder, toprağa düşer deri değiştirir ve aç ergin kene haline gelir. Aç ergin keneler bir konağa tutunur, doyup konağı terk eder.

Yaz kenesigiller (Ixodidae), genellikle ilkbahar ve sonbahar mevsimleri arasında aktiftirler. Bunlar evcil hayvanların kulak kepçesi içinde ve dışında, boyun altında, karın, anal ve perianal bölgeler ile sırt ve kuyruk üzerinde bulunurlar.

Kenelerin hepsi zararlı, parazit ve kör değildir. Sığır ve köpek kene türleri gözlüdür. İnsan ve ehil hayvanlarda parazit yaşayanlar çeşitli hastalık mikroplarını bulaştırdıklarından sağlık bakımından zararlıdır ve birçok bakteri de üretmektedir.

Kenenin çıkarılması

Kene ısırığına hedef olmuş cildin görünümü

Kan emen bir keneyi deriden bilgisizce söküp atmak hastalık bulaşma riskini artırdığından oldukça tehlikelidir. Çünkü çıkarılmaya çalışılan kene tepki olarak midesinde bulunan, mikrop ve bakterilerle dolu kanı tekrar geriye boşaltır. Cımbız, pens veya naylon ip yardımıyla deriye en yakın kısımdaki başından (ağız organellerinden) sıkıca tutularak dik olarak deriden çekilerek uzaklaştırılır.

Kene penseti

Türkiye'de son yıllarda görülen Kırım Kongo vakaları nedeniyle hemen hemen tüm klinik ve doğayla iç içe olan işletmelerde (maden ocağı revirleri vs.) özel bir kene çıkarıcı kit olan kene penseti kullanımı yaygınlaşmıştır.

Kene Penseti

Kene kaşığı

Keneye bağlı hastalıkların en yaygın olduğu ülkelerden olan Amerika'da keneyi döndürmeden kolayca ve güvenli bir şekilde çıkarmaya yarayan özel bir kaşık geliştirilmiştir. Bu araç özel şekli sayesinde ulaşılması güç olan kasık ve eklem yerleri gibi bölgelere yapışan kenelerin kolayca ve keneye zarar vermeden çıkarılmasını sağlar.

Kene kaşığı

Acil durumda keneyi çıkarma

Keneleri mümkünse kendiniz çıkarmaya çalışmayın ve en kısa sürede uzman bir sağlık görevlisi tarafından çıkarılmasını sağlayın. Yalnızca birkaç saat içinde ulaşabileceğiniz yakınlıkta bir sağlık merkezi yoksa, keneyi T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından önerilen yöntemlerle kendiniz çıkarmayı tercih edin.

Eğer herhangi bir sağlık kuruluşuna ulaşma imkânınız yoksa, şu adımları izleyin:

1) Kenenin üzerine hiçbir şekilde kimyasal madde dökmeyin, bunu yaparsanız kene rahatsız olup sizi bırakabilir fakat bu esnada emdiği kanın bir kısmını kusar, midesinden gelen tehlikeli virüs ve mikroplar vücudunuza bulaşır.

2) Ucu ince bir cımbız yardımıyla, kenenin vücudunuza en yakın noktasından (kan emdiği hortum) nazikçe ve sağlam bir şekilde kavrayın.

3) Sakın kenenin vücuduna dokunmayın, bu emdiği kanı geri boşaltmasına yol açar.

4) Kene çıktıktan sonra ısırılan yeri alkol, yoksa sabun ile temizleyin.

5) Keneyi uygun bir şekilde saklayın. Gerekirse tanımlama için kullanılabilir. Keneyi öldürmek için ezmeyin, patlamasına neden olabilir.

6) En yakın zamanda bir sağlık kuruluşundan yardım isteyin, kontrol yaptırın.

Kenenin kendiliğinden düşürülmesi yöntemi

Kenenin tutulup çekilmesini içeren çıkarma yöntemlerinin hepsi kenenin paniğe kapılıp midesindeki kanı boşaltmasına sebep olabilir. Bu yüzden kene çıkarılmamalı, kendiliğinden çıkması sağlanmalıdır.

Ayrıca bakınız

Dış bağlantılar

Kaynakça

Özel
  1. ^ "ITIS". 9 Nisan 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Ağustos 2023. 
Genel

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Böcek</span> eklembacaklılar sınıfı

Böcekler eklem bacaklılar (Arthropoda) şubesinin sınıfı ve tür ve takson bakımından en kalabalık hayvan sınıfıdır. 1.000.000'dan fazla olan tür sayılarıyla Dünya'daki en fazla türe sahip canlılardır. Dünya'nın hemen hemen her yerinde bulunur ve bazen çok yoğun popülasyonlarda görülebilirler. Her yıl birkaç bin böcek türü tanımlanmaktadır. Toplam tür sayısının 2.000.000 ila 30.000.000 kadar olduğu tahmin edilmektedir. Tür, cins, familya gibi taksonomik kategoriler bakımından 6-10.000.000 sayıya ulaşırlar ve Dünya'daki hayvanların %90 kadarını oluştururlar.

<span class="mw-page-title-main">Sivrisinek</span> Kan Emici Bir Böcek Türü

Sivrisinek, Latince: Culiseta longiareolata çift kanatlılar (Diptera) takımının Culicidae familyasından kan emici zararlı böceklerin ortak adı.

<span class="mw-page-title-main">Örümcek</span>

Örümcek, eklembacaklılar (Arthropoda) şubesinin örümceğimsiler (Arachnida) sınıfından Araneae takımının üyelerine verilen genel ad. Hemen hemen dünyanın her tarafında yaşar. 2012 rakamlarına göre 112 familyada ve 3879 cinste toplanan 43.244 türü bilinmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Şistozomiyaz</span>

Şistozomiyaz; şistozomiazis veya bilharyaz olarak adlandırılan, insanlarda görülen, Schistosoma (Şistozoma) cinsinden parazitlerin enfestasyonudur (istilasıdır). Bilharyaz ismi 1851'de ilk (üriner) şistozomiyazı tanımlayan Theodor Bilharz'dan gelir. Bu hastalık; salyangoz ateşi, salyangoz humması, Katayama ateşi ve Katayama humması olarak da bilinir. Schistosoma (Şistozoma) türündeki asalak solucanların neden olduğu bir hastalıktır. İdrar yolu veya bağırsakları etkileyebilir. Belirtiler arasında karın ağrısı, ishal, kanlı dışkı veya kanlı idrar bulunur. Hastalığa uzun bir süre önce yakalanmış kişilerde karaciğer hasarı, böbrek yetmezliği, kısırlık veya mesane kanseri görülebilir. Çocuklarda yavaş büyümeye ve öğrenme güçlüğüne neden olabilir.

Tenya veya Taenia saginata, ince bağırsakta yaşayan bir yassı solucan türü.

<span class="mw-page-title-main">Karasinek</span> İnsan yerleşim yerlerinde oldukça yaygın şekilde görülen organik atıklarla beslenebilen bir sinek türü

Karasinek, iki kanatlılar (Diptera) takımının Muscidae familyasından böcek türü. Salıncak minderi

<span class="mw-page-title-main">Kıl kurdu</span> çocuklarda yaygın bağırsak paraziti olan bir tür

Kıl kurdu, Yuvarlak solucanlar (Nematoda) şubesinden, dünya çapında çocuklarda yaygın bağırsak paraziti olan bir türdür.

<span class="mw-page-title-main">Fil hastalığı</span>

Fil hastalığı ya da elefantiyazis, Wuchereria bancrofti ve Brugia malayi adlarındaki ipliksi solucanların neden olduğu, en çok tropikal bölgelerde görülen bir hastalıktır. Bazen lenf ödemi (lymphedema) için de "fil hastalığı" adı kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Anofel</span> yaklaşık 400 türü bulunan bir sivrisinek cinsi

Anofel (Anopheles), yaklaşık 400 türü bulunan bir sivrisinek cinsidir.

Asalak ya da parazit, bir canlıya bağımlı olarak yaşayabilen ve üzerinde yaşadığı canlıya zarar verebilen organizmadır. Bu canlılardan kimileri mikroskobik boyutlardan erginlikte çok büyük boyutlara ulaşabilecek değişimlere sahip olabilirler.

Taşıyıcı ya da vektör epidemiyolojide: bir mikroorganizmayı veya parazit bir canlıyı vücudunda barındıran ve başka canlılara ulaşmasına aracılık eden canlılara denir. Taşıyıcılar enfeksiyon nedeni olan bakteri, kene, bit vb. canlıları üzerlerinde taşıyabilen eklem bacaklı, omurgalı veya omurgasız gibi gelişmiş canlılar olabildiği kadar, yapısında değiştirilmiş gen bölgelerini konağa aktarabilen basit yapılı bakteriler gibi canlılar da olabilirler.

<i>Boophilus</i>

Boophilus, yaz kenesigiller (Ixodidae) familyasından kene cinsidir. Kimileri, Rhipicephalus cinsinin alt cinsi olarak sınıflandırır.

<span class="mw-page-title-main">Psychodidae</span>

Psychodidae, Psychodomorpha infratakımına bağlı bir hayvan familyasıdır. Palearktik bölgede bulunurlar. 1,5 – 5 mm boyunda olabilen küçük sineklerdir. Kelebeklere ("güvelere") benzer şekilde, kanatları abdomen üzerinde çatılı duran ve onlar gibi pul benzeri kıllanmalarıyla diğer sinek türlerinden ayrılan güve sineği (Psychodinae) ya da kelebeksi görünmeyen, onlar gibi kanatları çatı gibi durmayan ve fazla kıllı olmayan tatarcık (Phlebotominae) adlarıyla bilinirler.

<span class="mw-page-title-main">Theileriosis</span>

Theileriosis, özellikle sığırlarda konaklanan olan bir kan protozoon'u olan Theileria spp. türlerinin neden olduğu hastalık.Theileria annulata'nın neden olduğu tropikal theileriosis kan ve lenf dokularının enfeksiyöz bir hastalığır. Hyalomma soyuna bağlı kenelerin ara konaklık yaptığı Theileria annulata, sığırlarda ciddi ekonomik kayıplara neden olur.

<span class="mw-page-title-main">Babesiosis</span>

Babesiosis, Babesioz ya da Piroplazmoz, Babesia cinsine ait türlerin neden olduğu, malaria benzeri bir hastalıktır. Trypanosomos'dan sonra en çok görülen memelilerin önemli kan parazitidir. İnsanlarda da Babesia bovis, Babesia divergens türleri görülmesinden dolayı, Babesiosis zoonoz özellikte bir hastalıktır. Vektör kenenin ise genelde Ixodes keneleri olduğu bildirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Keliser</span>

Keliser, eklem bacaklılar filumunun yalnızca keliserliler denilen ve Arachnida, Merostomata, Pantopoda sınıflarından oluşan alt filumunda başa denk gelen prosoma ya da gnathosoma (kenelerde) denilen bölümde yer alan ve ağız parçalarının ana kısmını oluşturan ucu sivri diken/kıskaç/çengel biçimli bir çift yapıdır. Besini kavramak için kullanılan sivri uzantılardır ve diğer eklembacaklı alt filumlarındaki çiğneyici çenelerin yerinde bulunur. Ayrıca örümceklerde zehir enjekte etme iğnesi olarak da işlev görür.

<span class="mw-page-title-main">Kuluçka paraziti</span>

Kuluçka paraziti ya da kuluçka asalağı organizmalar, kuşlar, balıklar ve böcekler arasında bulunan ve üremek için kendi türlerinin ya da başka türlerin yuvalarına yumurtalarını bırakarak ve yavrularını konak organizmalara besleterek büyütme stratejisi olan ve bir çeşit kleptoparazitizm sayılabilecek kuluçka parazitliğini seçmiş olan organizmalardır. Bu sayede parazit ebeveyn yuva yapmak ve yavruları büyütmek gibi işlere vakit ayırmadan zamanlarını daha fazla besin aramak ve yavrulamak için kullanabilmektedir. Ayrıca yumurtaları birkaç yuvaya birden dağıtarak rakunlar gibi tehditler tarafından yumurtaların yok edilmesi riskini de en aza indirebilmektedirler. Bu davranış şekli konak tür için zarar verici olduğundan genellikle parazit ve konak tür arasında bir evrimsel silahlanma yarışına neden olur.

<span class="mw-page-title-main">Kan emme</span>

Kan emme (hematofaji) kan ile beslenen canlıların kan emme eylemidir. Kan besleyici proteinler ve lipitler açısından zengin bir sıvı olduğundan, kan emme muazzam bir çaba olmadan bu besin maddelerine ulaşmada solucanlar ve eklembacaklılar gibi birçok küçük hayvanlarda beslenme için tercih edilen bir form olarak gelişmiştir. Bazı bağırsak nematodları, bağırsak kılcallarından sızan kan ile beslenirler ve sülüklerin yaklaşık yüzde 75'i kan emme eylemi gerçekleştirir. Bazı balıklar, lampreyler, candirular ve memeliler, özellikle vampir yarasalar ve vampir ispinozlar, kukuleta bülbülleri, öküzkakan kuşu, tristan ardıçkuşu gibi kuşlar kan emme eylemi gösterirler.

<i>Toxascaris leonina</i>

Toxascaris leonina köpeklerde, kedilerde, tilkilerde ve ilgili konak türlerinde bulunan yaygın bir parazitik nematoddur. T. leonina, bitler ve pireler gibi ektoparazitlerin aksine konakçılarının içinde yaşayan, dünya çapında dağılmış bir helmint paraziti olan askarid bir nematoddur. T. leonina'nın kesin konakları arasında köpekgiller ve kedigiller yer alırken, ara konaklar genellikle fare veya sıçan gibi kemirgenlerdir. Hayvan enfekte bir kemirgeni yediğinde enfeksiyon son konakta meydana gelir. T. leonina köpeklerde veya kedilerde görülebilmesine rağmen kedilerde çok daha sık görülür.

<i>Necator americanus</i> Bağırsaklarda yaşayan helmint türü

Necator americanus, insanların ince bağırsağında parazit olarak yaşayabilen bir helminttir.