
Tlos bugün Muğla'nın Seydikemer ilçesi yakınlarında yer alan kadim bir Likya kentiydi. Likya'nın en önemli yerleşimlerinden biri olan Tlos Antik Kenti, Fethiye İlçesi’nin yaklaşık 42 km doğusundaki Yaka Köyü sınırları içerisinde kalmaktadır. Bölgenin en yüksek dağları olan Akdağlar'ın (Kragos) sarp batı yamaçlarında başlayan antik yerleşim, Eşen Nehri'nin getirdiği alüvyonlarla oluşmuş vadi düzlüğüne kadar ulaşır. Ayrıca güneydeki Saklıkent Kanyonu ile kuzey yönde bulunan Kemer Beldesi antik kentin egemenlik sınırlarını çizer.

Pınara. Seydikemer yakınlarındaki Likya antik kenti.

Olimpos Beydağları Millî Parkı, 1972 tarihinde Antalya ili Kemer ilçesi sınırarı içinde bulunan doğal ve tarihi güzelliklerin korunması için sit alanı olarak korunmaya alınan bölge.

Arikanda, Antalya il sınırları Finike ilçesi yakınlarındaki Likya antik kent.Elmalı - Finike kara yolunun tam yarısında bulunan Arifköyünün Aykırıçay mahallesine yakın bir ören yeridir. Tarihi Bakır Çağı'na kadar geri gitmektedir ve şehrin adı yerli Anadolu dillerinden olan Luvice'de “yüksek kayaların yakınındaki yer” anlamına gelir.

Çavdarhisar, Kütahya ilinin bir ilçesidir. Kütahya'ya 58 km uzaklıktadır. İlçe kimliği kazanmadan önce 37 km uzaklıktaki Emet ilçesine bağlı ufak bir kasaba olan Çavdarhisar çeşitli uğraş ve siyasi baskılarla ilçe olmayı başarmıştır. Tarihi zenginliğe sahip bir ilçedir. Aizanoi Antik Kenti ve bünyesindeki dünyanın ilk örneklerinden stadyum-tiyatro kompleksi, dünyanın ilk borsa yapısı vardır. Bu borsa yapısı 1970 Gediz depreminde caminin yıkılmasıyla ortaya çıkmıştır. Bunun dışında nekropoller, olimpiyat şeref tribün abidesi, 4 köprü ikisi çok kötü şekilde restore edilmiş ve hala kullanılıyor. Bunun dışında Meter Steunne alanı ve tüneli önemli bir eserdir.

Likya veya Lisiya , M.Ö. 15-14. yüzyıldan M.Ö. 546'ya kadar Anadolu'nun Teke Yarımadası'nda varlık göstermiş ulustur. Likya, aynı zamanda bu bölgedeki antik kentlerin oluşturduğu bir federasyon ve daha sonra da Roma İmparatorluğu’nun bir eyaletidir. "Işık Ülkesi" anlamına gelen Likya, Antalya ve Muğla illeri ile Burdur ilinin iç kısımlarında, Akdeniz'e sınır olan bir bölgede yer alıyordu. Antik Mısır'ın Geç Tunç Çağı kayıtları ve Hitit İmparatorluğu'na ait tarihi belgelerde adından bahsedilen bir devlettir. Hitit kayıtlarında adı Lukka olarak geçmektedir.

Justinianus Köprüsü veya Sangarius Köprüsü, Türkiye'de, Geç Roma Döneminden kalma, Sakarya nehri üzerinde bir taş köprüdür. Yapı Doğu Roma İmparatoru Justinianus (527–565) tarafından başkent Konstaninopolis ile imparatorluğun doğu vilayetleri arasındaki ulaşımı kolaylaştırmak için inşa ettirildi. Neredeyse 430 m uzunluğundaki köprü, dev ölçüleri nedeniyle dönemin yazar ve şairlerin eserlerine konu olmuştu. Justinianus'un Boğaziçi yerine gemiyle Anadolu'dan geçebilmek için kanal projesi planladığı ve köprünün bu projenin bir parçası olduğu iddiası uzmanlar tarafından tartışılmaktadır. Köprü, 2018'de UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesi'ne eklendi.

Alpler Zafer Anıtı ya da Augustus Zafer Anıtı, Roma İmparatoru Augustus tarafından, Roma yolları üzerindeki tüccarları rahatsız eden, bölgede yerleşik antik Kelto-Liguryan kabilelerine karşı elde ettiği kesin zafer onuruna inşa ettirilmiş olan zafer anıtı. Esere ait kalıntılardan bir bölümü Monako'ya 6 km uzaklıktaki La Turbie (Alpes-Maritimes) komününde görülebilmekte olup şehrin en önemli turistik cazibe merkezidir. Şehirde ayrıca bu anıtın küçük bir modelininde bulunduğu bir müze vardır.

Oenoanda veya Oinoanda, ; Likya bölgesinde, Ksantos vadisinin kuzeyinde bir antik şehirdir.

Kibyra; Burdur ili'ne 110 km uzaklıktaki Gölhisar ilçesinin batısındaki Akdağ kütlesinin eteklerinde, Gölhisar ovasına hakim tepeler üzerinde bulunan Likya antik kentidir.

Kırkgöz Kemeri ya da Roma dönemindeki adıyla Limyra Köprüsü, dünyadaki en eski basık kemerli köprülerden biridir. 360 m uzunluğundaki bu taş köprü Antalya iline bağlı Finike ilçesin Hasyurt mahallesi sınırları içinde yer alan antik bir Likya kenti olan Limyra'da Alakır Çayı üzerine kurulmuştur. 5,3:1 ok oranındaki 26 adet kemer, köprüye oldukça yassı bir görünüm vermektedir. Bu yassılık oranına köprü yapımı tarihinde daha sonra yüzyıllarca ulaşılamayıp ancak Geç Ortaçağ döneminde yapılan yapılarda ulaşılabilmiştir. Teknik ve tarihi bakımdan olağanüstü önemine rağmen Kırkgöz Kemeri köprüsü veya diğer adıyla Limyra Köprüsü Türkiye'de çok az bilinir. Yapının gittikçe harabeye dönüşmesi, Alman Arkeoloji Enstitüsü'nü 1970'li yıllarda bugüne dek yapılan tek saha araştırmasını yapmaya sevketmişti.

Kemer Köprüsü, Roman segmental ark şeklinde, Likya, Ksantos'a - modern Türkiye, Muğla- yakın bir yerdedir. Koca Çayı'na doğru Kemer Köyü'nden 4 km yukarıda, nehir yatağının 500 m'ye ulaştığı bir yerdedir. Şu anda sadece 29 m uzunluğunda, 4.5 m genişliğinde bir kısmı kalmıştır. Neredeyse yıkılmış olmasına rağmen geçmişte köprü yapımını çok iyi temsil etmektedir.

Romalılar dünyanın ilk büyük köprü inşacılarıydı. Aşağıdaki liste, bugün hala hayatta kaldığı bilinen bütün pek çok Roma köprülerini oluşturmanın bir denemesidir.

Oluk Köprü, Türkiye'de, Roma İmparatorluğu'nun Pisidya eyaletinin başkenti antik Selge şehri yakınında, eski adıyla Eurymedon olan Köprüçay nehri üzerinde bir Roma köprüsüdür. Yapı, Pamphilia kıyılarından Psidia bölgesine uzanan bir yolun üzerrıne yer alıyordu. Nüfus yoğunluğu düşük bir bölgede kurulu olan köprü, Köprüçay nehrini Beşkonak köyünün yakınında geçer ve yüksekliği nedeniyle dikkat çeker.

Dicle Köprüsü, Diyarbakır'ın Sur ilçesinde Dicle Nehri üzerinde yer alan tarihî bir köprüdür. On açıklığa sahip olduğu için yerel halkça On Gözlü Köprü olarak bilinirken eski Silvan yolu güzergâhında bulunduğundan bazı kaynaklarda ise Silvan Köprüsü olarak da geçer. Şehir merkezine 3 kilometre uzaklıkta olup Diyarbakır'dan gelerek Mardin'e devam eden, sonra doğuya doğru ayrılan tali yolun bağlantı yerinde, kentin merkezini Bağıvar beldesi ile civar köylere bağlayan noktada bulunmaktadır. Köprünün ilk yapım tarihi ile ilgili farklı türde görüşler vardır. Bu görüşlerden bazıları köprünün şimdiki yerinde, antik dönemde de bir köprü olduğunu öne sürer. Birkaç defa kısmen veya tamamen yıkılıp yeniden inşa edildiği düşünülen köprünün, yapım yılı olarak bilinen en yakın ve doğru tarih, köprü üzerinde yer alan kitabeden fark edilmektedir. Kitabeye göre Mervaniler döneminde 1065 yılında yaptırılmıştır.

Kilikya'daki Roma yolu, bir Roma yolunun Mersin ilindeki parçasıdır.
Karasu Köprüsü ya da bilinen diğer adıyla Karaköprü veya Roma Köprüsü, Diyarbakır'da yer alan bir köprüdür. Devegeçidi Suyu üzerinde yer almaktadır. Köprü üzerinde yapım yılını ve kimler tarafından yapıldığını gösteren bir yazıt bulunmamaktadır. 94 metre uzunluğunda, 7 metre genişliğinde olan Karasu Köprüsü'nün memba tarafındaki selyaranları üçgen gövdeli ve piramidal külahlıdır. Köprü altı gözden oluşmaktadır ve yarım daire şeklinde kemerlere sahiptir. Bazalt taştan inşa edilmiştir. Köprü, antik bir yol ile kente bağlanmaktadır.

Fethiye Müzesi, Muğla ilinin Fethiye ilçesinde bulunan bir müzedir. Dalaman, Fethiye, Ortaca, Köyceğiz ve Seydikemer'den gelen arkeolojik eser ve bulguların sergilendiği müze, 1962 yılında faaliyet göstermeye başladı. Fethiye Müzesi iki ana salondan oluşur ve sergilenen eserler kronolojik olarak sıralanmıştır. Eserler MÖ 3000 ile Geç Osmanlı Dönemi aralığını kapsar. Fethiye çevresinde bulunan arkeolojik bölgeler Fethiye Müzesi'ne bağlıdır.
Delikkemer, tarihi Patara′da su kemeri; Roma Dönemine ait su mühendislik anıtlarından biri. Patara Antik Kenti'nin su ihtiyaclarını karşılamak için inşa edilmiştir.

Arapsuyu Köprüsü, Antalya'da bulunan bir Roma köprüsüdür. Günümüze kadar iyi korunmuş olan köprü, Konyaaltı ilçesi Arapsuyu mahallesinde, Akdeniz Kent Parkı içinde, Yunan kolonisi Olbia ile ilişkilendirilen antik bir kanyonun eteğinde yer almaktadır.