
Eğitim; okullar, kurslar ve üniversiteler vasıtasıyla bireylere hayatta gerekli olan bilgi ve kabiliyetlerin sistematik bir şekilde verilmesi. Öğretmen, eğitmen, mentor, pedagoglar gerekli bilgileri öğrencilere verirler.

Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak çalışan, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 430 sayılı Tevhid-i Tedrisat Kanunu, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kalkınma plan ve programları doğrultusunda millî eğitim hizmetlerini yürütmekle sorumlu olan bakanlık.

E-öğrenme, elektronik ortam aracılığı ile yapılan öğretim denilebilir. Örgün öğrenimden en büyük farkı zaman, mekan ve süre sınırı olmamasıdır. E-öğrenme, dijital ortamda aktarılır ve internet olan her yerden erişim sağlanabilir.
Bilgisayar Öğretmenliği, ilk ve orta eğitim kurumlarında görev yapan ve öğrencilere bilgisayar kullanmayı öğreten profesyonel eğitimcilerin meslek adıdır. Bilgisayar öğretmeni olabilmek için, üniversitelerin Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü lisans programlarından mezun olmak gerekir. BÖTE nedir ne değildir? Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği, Eğitim fakültelerinin 1998 yılında yeniden yapılanması sonucunda birçok eğitim fakültesinde oluşturulmuştur bir bölümdür. Lisans mezunları meslek liseleri ve teknik liseler, ilköğretim ve ortaöğretim okullarında Bilgisayar Öğretmeni olmaya ve Öğretim Teknoloğu unvanını taşımaya hak kazanır. Tüm eğitim ve öğretim süreçlerinde materyal tasarlayacak ve geliştirecek beceri ve birikime sahip olurlar. Ders programı hem bilgisayar hem de eğitim alanından dersleri kapsamaktadır. Bazı Üniversiteler’deki BÖTE bölümleri çok daha özel alan dersleri barındırabilmektedir. O nedenle çok net ve açık bir biçimde disiplinlerarası bir eğitim ve öğretim içeriğine sahiptir diyebiliriz. BÖTE bölümü, farklı disiplinlerde proje geliştirmiş, çalışmalar yapmış öğrenciler mezun eder. O nedenle zengin bir iş imkânı sunar. Tabii bu zengin alternatif seçenekleri yeni mezunların karar verme sürecini geciktirmektedir. Birçok mezun’da da kimlik bunalımı yaratmakta kimi zamanda geç kariyer planları hazırlanmasına sebep olmaktadır. Bir BÖTE mezununu bekleyen en büyük sıkıntı yukarıda bahsettiğim “kimlik bunalımı” yani kariyer planı hazırlamaktır. Çünkü normal şartlarda BÖTE öğretmen yetiştirmek amacıyla kurulmuş bir bölümdür. Ama barındırdığı dersler ve eğitim hayatınız boyunca edindiğiniz deneyimler sizi farklı çalışma alanlarında da rol sahibi edebilir. Bu nedenle bu bölümü okuyacak öğrencilerin mutlu olabilmesi için muıhakkak eğitim yılları esnasında kendi arzuları ve istekleri doğrultusunda bir kariyer planı çıkarmaları gerekmektedir. BÖTE okumaya karar veren bir öğrenci hangi üniversitede okuyacak sorusunun yanıtı ise çok daha çetrefilli ve karmaşık bir hal almaktadır. Aslında bakılacak olursa zorunlu derslerin tümü YÖK tarafından belirlenmiş ve üniversiteler tarafından da uygulanmaktadır. Ama bazı üniversitelerin öğrencilerine sağladığı seçmeli dersler öğrencinin kariyer planında çok büyük değişiklikler yaratabilmektedir. Bazı üniversitelerde seçmeli dersler eğitim ağırlıklı olurken bazı üniversitelerde de yazılım ağırlıklı olabilmektedir. Bu nedenle aday BÖTE tercih edecekse muhakkak okumak istediği üniversitelerin ders programlarına bir göz atmalı ve seçmeli derslerini de incelemelidir. Ayrıca, BÖTE öğrencileri yeni sağlanan denklik programlarıyla ERASMUS öğrenci değişim programlarından da faydalanabilmektedir. O nedenle okuyacağınız üniversitenin bu tip programlara sahip olması da kariyeriniz için önem taşımaktadır. Bazı üniversitelerde BÖTE İngilizce olarak okutulmaktadır. Bu durum KPSS gibi yerel sınavlarda terim ve içerik açısından sorun çıkartsa da akademik kariyer yapmak isteyen adaylar için önemli bir avantaj yaratmaktadır. Üniversiteler artık Bologna süreciyle beraber ders içerikleri ve planlarını da yayınlamaya başladılar. O nedenle okumaya karar verdiğiniz üniversitelerin sitelerini ziyaret ederek özellikle teknik ders içeriklerini inceleyiniz. Çünkü bazı bölümlerde verilen teknik ders içerikleri yetersiz ve kapsamı azdır. Bu noktada meslek lisesi okuyanlarının büyük bir avantajı olacak çünkü okurken gördükleri dersleri baz olarak üniversitede alacakları dersleri kıyaslayabilirler. Böylece daha iyi bir fayda-zarar analizi yapabilirler. Diğer liselerde okuyan BÖTE adaylarının ise muhakkak bir araştırma yapması hatta birilerine danışmaları faydalı olacaktır.

Öğretmen veya eğitmen, eğitim kurumlarında önceden belirlenmiş hedefler doğrultusunda öğretim etkinliklerini planlı ve programlı bir biçimde düzenleyerek yürüten uzman eğitmendir. Anaokulu, okul, üniversite, akademi ve başka yerlerde görev yapar. Öğrencilerin öğretim uygulaması yoluyla bilgi, yeterlilik veya erdem kazanmalarına yardımcı olur.
Teknoloji alanındaki gelişmeler insanların öğrenme yolarında da değişikliklere yol açtı. Geleneksel sınıf ortamı, uzaktan eğitimin gelişimine uyum sağladı ve okullar artan nüfus, masraf ve genişleyen coğrafi alanlar yüzünden çevrimiçi müfredatlar oluşturmaya başladı. Webe dayalı formatta, düşük masraflı, yüksek kaliteli eğitim oluşturmak için geleneksel sınıfa dayalı eğitim, materyal ve bilgi alma ihtiyacı öğrenme nesnesi kavramına giden yolu açtı. Öğrenme nesneleri; uzaktan eğitim maksadıyla hazırlanan ve Öğrenme Yönetim Sistemi'nde çalıştırılan e-öğrenme içeriklerine denir. Öğrenme nesnesi kavramındaki temel düşünce eğitimle ilgili içeriğin çeşitli öğrenme ortamlarında tekrar kullanılabilen küçük parçalara bölünmesidir. Geleneksel olarak, eğitimle ilgili içerik birkaç saatlik süreden oluşur. Öğrenme nesneleri ise süreleri iki ilâ 15 dakika arasında değişen çok daha küçük birimlerdir.
Yeni teknolojilerle paralel olarak gelişmekte olan uzaktan eğitim geleneksel eğitimden farklı olarak eğitimde mekan ve zaman sınırlanması yapmamaktadır. Yeni düşüncelerin ortaya çıkmasıyla öğrenmenin daha faydalı olması için yeni metotlar denenmektedir. Uzaktan eğitim hakkında birçok teori ortaya atılmıştır.Bazı ülkelerde eğitimde uzaktan eğitim metodunun kullanılması öğrenmenin yüzdesini daha da arttırtığı gorülmüştür. Uzaktan eğitim teorilerinin ve felsefesinin gelişmesinde Rudolf Manfred Delling, Charles A. Wedemeyer ve Michael G. Moore'un önemli yerleri vardır.

Yükseköğretime Geçiş Sınavı veya kısaca YGS, Türkiye'de Yükseköğretim Kurumları Sınavı sistemi öncesinde 2010-2017 yılları arasında geçerli olmuş yükseköğretime geçiş sisteminin ilk sınavı. Adaylar yükseköğretime geçişin ikinci aşaması olan Lisans Yerleştirme Sınavı'na girebilmek için bu sınavda herhangi bir puan türünden en az 180 ham puan almak zorundaydı. YGS’de en az bir puan türünden 150 veya üzeri puan alamayan adaylar ise YGS puanlarıyla bir yükseköğretim programını tercih etme hakkına sahip olamıyordu. Yükseköğretime Geçiş Sınavı; Türkçe, Sosyal Bilimler, Temel Matematik ve Fen Bilimleri olmak üzere 4 bölümden oluşmakta ve her bir bölümde 40 soru olmak üzere toplamda 160 soru sorulmaktaydı. Testin Türkçe bölümünde paragraf ve dil bilgisi soruları ağırlıktayken sosyal bilimler kısmında sırasıyla Tarih, Coğrafya, Felsefe ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerine ait sorular yer alıyordu. Yasal olarak Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersini almayan öğrenciler için de ilave Felsefe soruları testin Sosyal Bilimler kısmında yer alıyordu. Testin Temel Matematik bölümünde: Matematik ve Geometri soruları yer alıyorken, Fen Bilimleri kısmında ise: Fizik, Kimya ve Biyoloji soruları sorulmaktaydı. Yükseköğretime Geçiş Sınavı'na girmek zorunlu değildi. Giren adaylar tüm soruları cevaplamak zorunda da değildi. Sınav konuları ise dört yıllık lise eğitiminde verilen derslerden seçiliyordu. Sınav tarihi yıllara göre değişmekte olsa da genellikle mart ayı ortalarında yapılıyordu. Yükseköğretime Geçiş Sınavı'na: bir liseden mezun olmuş olanlar, bir ortaöğretim kurumunun son sınıfında olan öğrenciler, ortaöğretim kurumlarının son sınıflarında beklemeli durumda bulunanlar ile yurt dışında Türkiye'deki ortaöğretim kurumlarına denk bir okuldan mezun olanlar girebilirdi. Sınava girmede sınır yoktu. İsteyenler her sene bu sınava girebilmekteydi. Sınav başvuruları, sınav tarihleri ve sınav sonuçları Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi'nin resmi sitesinden duyurulurken, adayların sınav hakkında bilmesi gereken şeyler de her yıl "ÖSYM Aday Kılavuzu" başlığıyla yayınlanıyordu.

Lisans Yerleştirme Sınavı veya kısaca LYS, Türkiye'de 2010-2017 yılları arasında yükseköğretime geçiş sisteminin ikinci aşaması olan sınavdır. Yerini 2017 itibarıyla uygulanan YKS'nin AYT oturumuna bırakmıştır. Her yıl ÖSYM tarafından belirlenen tarihlerde 81 il merkezi ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti başkenti Lefkoşa'da yapılır. Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nda herhangi bir puan türünden 180 puan alan adaylar dilerlerse Lisans Yerleştirme Sınavları'na başvurabilirler. Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nda bu barajı geçen adayların Lisans Yerleştirme Sınavı'na başvurmaları zorunlu değildir fakat LYS puan türleri ile öğrenci alan yükseköğretim programlarına girmek isteyen aday öğrencilerin bu sınava girmeleri gerekmektedir. Lisans Yerleştirme Sınavı toplamda 5 ayrı oturumda gerçekleştirilmektedir. Lisans Yerleştirme Sınavları genellikle haziran ayında yapılmaktadır. Fakat sınav tarihleri girilen yıllara göre değişmektedir. Aday öğrenciler istedikleri kadar oturuma girme haklarına sahiplerdir. Genellikle LYS ile alan bir bölüme yerleşmek için en az 2 LYS oturumuna girmek gerekmektedir. Aday öğrenciden her bir oturum için ayrı ayrı ücret talep edilmektedir. Bu ücret 2017 yılında 40 Türk lirası olarak açıklanmıştır. Öğrenciler ortaöğretimde eğitim gördükleri alan dışındaki bir oturuma girerlerse bu durumda adayın puanı kırılmaz. Puan kırılma olayı sadece üst üste iki yıl sınava giren adayların girdiği ikinci sınavda uygulanır ve adayın OBP'si yarı yarıya düşürülür. Aday öğrencinin puanının kırılmasının sebebi bir önceki yıl bir bölüme yerleşmesi ile alakalı olup alan dışı tercih ile bir alakası yoktur. Lisans Yerleştirme Sınavı'na dair başvurular ve sonuçlar ÖSYM AİS'ten duyurulmaktadır.
Folkeskole, Danimarka'daki devlete bağlı olan ilköğretim ve ortaokul sistemidir. Bir yıl hazırlık sınıfı ile birlikte toplam olarak eğitim süresi on yıldır. Danimarka'da 6-7 yaş ile 16 yaş arası herkes için eğitim zorunludur.
Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi, Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığının 2013-2014 Eğitim Öğretim yılından itibaren uygulamaya başladığı ve 2017-2018 Eğitim Öğretim yılında uygulamadan kaldırdığı ortaöğretime geçiş sistemine verilen addır.

Kurso de Esperanto Yapay bir dil olan Esperanto dilini öğretmek amacıyla üretilmiş, özgür ve açık kaynak kodlu yazılımlı, on iki ünitelik dil öğretim seti. Bu dile tamamen yabancı olanların, optimize edilmiş alıştırmalar sayesinde, iki haftalık süre zarfında dilin temel kurallarını öğrenmesini amaçlar.
Liselere Geçiş Sistemi, Liselere Giriş Sınavı ya da kısaca LGS, Türkiye'de Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 2017-2018 eğitim öğretim yılı ile uygulanmaya başlanan ve her yıl yapılan liseye geçiş sınavı sistemidir.

Azerbaycan'da eğitim, Azerbaycan Cumhuriyeti Bilim ve Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenmektedir.

Cin Ali Müzesi, Ankara'da, Bülten Sokak No:32 Kavaklıdere'de bulunmaktadır.
Özel eğitim, öğrencilerin bireysel farklılıklarına; akademik, sosyal, günlük yaşam ve benzeri yetersizliklerine hitap eden geliştirilmiş ve bireyselleştirilmiş eğitim anlayışıdır. Özel eğitim, öğrenme güçlüğü, gelişimsel yetersizlikler, iletişim bozuklukları, duygusal ve davranışsal bozukluklar, fiziksel engelli ve diğer yetersizlik sınıfında olan veya yetersizliği olmayıp özel yeteneği yani yüksek yeterliliği olan öğrencilere uygun eğitim sağlamayı amaçlar. Yetersiz veya yüksek yeterliliğe sahip öğrencilerin farklı öğretim yaklaşımları, teknoloji kullanımı, özel olarak uyarlanmış bir öğretim sınıfı, ek ders, BİLSEM, destek eğitim odası veya ayrı bir özel eğitim okulu vb gibi eğitim hizmetlerinden yararlanmaları sağlanır.

İlkokul, Amerika Birleşik Devletleri'nde 5-11 yaşları arasındaki ve anaokulu öncesi ile orta öğretim arasındaki çocuklar için ilköğretimin ana dağıtım noktası olan bir ilkokuldur.
İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Bursluluk Sınavı (İOKBS) Türkiye'de Millî Eğitim Bakanlığı tarafından her sene uygulanan ve sınavı kazanan öğrencilerin burs kazandığı bir sınav türüdür.

Bir sınıf, okul odası veya ders odası, hem çocukların hem de yetişkinlerin öğrendiği bir öğrenme alanıdır. Sınıflar, anaokullarından üniversitelere kadar her türlü eğitim kurumunda bulunabileceği gibi, şirketler, dini ve insani kuruluşlar gibi eğitim veya öğretimin verildiği diğer yerlerde de bulunabilir. Sınıf, öğrenmenin dışarıdaki dikkat dağıtıcı unsurlar tarafından kesintisiz olarak gerçekleştirilebileceği bir alan sağlar.
Benjamin Samuel Bloom, eğitim hedeflerinin sınıflandırılması ve ustalık öğrenme teorisine katkılarda bulunan Amerikalı bir eğitim psikoloğuydu. Özellikle 1950'lerin ortalarında eğitim psikologlarını eğitim sonuçlarını kapsamlı bir şekilde tanımlama ve değerlendirme sistemini geliştirmeye yönlendirmekle tanınır. Yirminci yüzyılın sonlarından itibaren dünyadaki eğitimcilerin uygulamalarını ve felsefelerini etkilemiştir.