İçeriğe atla

Keith Leon Moore

Keith Leon Moore (5 Ekim 1925 - 5 Aralık 2019), Kanadalı akademisyen. Toronto Üniversitesi Cerrahi Fakültesi Anatomi bölümünden emekli olmuş bir profesördür. Keith L. Moore 1976'dan 1984'e kadar üniversitenin tıp fakültesinde temel tıp bilimleri için dekan ve Anatomi Anabilim Dalı başkanı olmuştur. Amerikan Klinik Anatomicileri Derneği'nin (American Association of Clinical Anatomists) kurucu üyesidir ve bu derneğin 1989 ile 1991 yılları arasında başkanlığını yaptı.

Moore'un Arthur F. Dalley ve Anne M. R. Agur ile birlikte yazdığı "Kliniğe Yönelik Anatomi[1](eserin aslı: Clinically Oriented Anatomy)" ile "Temel Klinik Anatomi[2](eserin aslı: Essential Clinical Anatomy)" adlı kitapları bulunmaktadır. Ayrıca Moore'un T. V. N. Persaud ve Mark G. Torchia ile birlikte yazdığı "Klinik Yönleriyle İnsan Embriyolojisi(eserin aslı: The Developing Human: Clinically Oriented Embryology)" ile "Embriyoloji ve Doğum Defektlerinin Temelleri - Before We Are Born(eserin aslı: Before We Are Born: Essentials of Embryology and Birth Defects)" adlı embriyoloji üzerine kitapları da vardır.

Kaynakça

  1. ^ Moore, Keith L.; Dalley, Arthur F.; Agur, Anne M. R. Kliniğe Yönelik Anatomi. Güneş Kitabevi. ISBN 9789754205428. 
  2. ^ Moore, Keith L.; Dalley, Arthur F.; Agur, Anne M. R. Temel Klinik Anatomi. Güneş Kitabevi. ISBN 9752770746. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Tıp</span> hastalıkların teşhisi, tedavisi ve önlenmesi için çalışma alanı

Tıp, bir hastaya bakma, teşhis, prognoz, önleme, tedavi, yaralanma veya hastalıklarının palyasyonunu yönetme ve sağlığını geliştirme bilimi ve uygulamasıdır. Tıp, hastalıkların önlenmesi ve tedavisi yoluyla sağlığı korumak ve iyileştirmek için geliştirilen çeşitli sağlık uygulamalarını kapsar. Çağdaş tıp, yaralanma ve hastalıkları teşhis etmek, tedavi etmek ve önlemek için biyomedikal bilimleri, biyomedikal araştırmaları, genetiği ve tıbbi teknolojiyi, tipik olarak farmasötikler veya cerrahi yoluyla, ancak aynı zamanda psikoterapi, harici ateller ve traksiyon, tıbbi cihazlar, biyolojikler ve iyonlaştırıcı radyasyon gibi çeşitli tedaviler yoluyla uygular.

<span class="mw-page-title-main">Anatomi</span> organizmaların yapı ve bölümlerinin incelenmesi

Anatomi, organizmaların ve parçalarının yapısının incelenmesi ile ilgili biyoloji dalıdır. Anatomi, canlıların yapısal organizasyonu ile ilgilenen bir doğa bilimi dalıdır. Tarih öncesi çağlarda başlangıcı olan eski bir bilim dalıdır. Anatomi doğası gereği gelişimsel biyoloji, embriyoloji, karşılaştırmalı anatomi, evrimsel biyoloji ve filogeniye bağlıdır, çünkü bunlar anatominin hem anlık hem de uzun vadeli zaman ölçeklerinde üretildiği süreçlerdir. Sırasıyla organizmaların ve parçalarının yapısını ve işlevini inceleyen anatomi ve fizyoloji, birbiriyle ilişkili disiplinlerin doğal bir çiftini oluşturur ve genellikle birlikte çalışılır. İnsan anatomisi, tıpta uygulanan temel bilimlerden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Embriyoloji</span> Doğum öncesi biyolojiyi inceleyen biyoloji dalı

Embriyoloji, zigot oluşumunu, büyümesini ve gelişimini inceleyen bilim dalı. Gelişim biyolojisinin bir alt dalıdır.

<span class="mw-page-title-main">Mide</span> sindirim organı

Mide; kaslardan oluşan, genişleyebilen bir sindirim sistemi organıdır. Mide sözcüğü Türkçeye Arapçadan geçmiştir. Mide anlamında Türkçede aşkazan sözcüğü de mevcuttur. Yemek borusu ile ince bağırsak arasında bulunur. Omurgalılar, derisidikenliler, haşaratlar ve yumuşakçalarda bulunur. Sindirimin ikinci fazında görev yapar. Yiyeceklerin geçici olarak büyük miktarda depolandığı organdır. Rahatlıkla 1.5 litre sıvıyı içinde tutabildiği gibi, maksimum 4 litre sıvı tutma kapasitesi vardır.

<span class="mw-page-title-main">Kulak</span> İşitme ve denge organı

Kulak (auris), işitme işlevini gören ve denge organını içinde bulunduran anatomik yapıdır. Vestibüler sistemi kullanarak işitmeyi ve vücut dengesini sağlar. Kulak; dış kulak, orta kulak ve iç kulak olacak şekilde üç kısımda incelenir.

<span class="mw-page-title-main">İdrar kesesi</span> idrarın depolandığı organ

İdrar kesesi, sidik torbası veya mesane, insan'da ve diğer omurgalılarda, işeme ile idrar dışarı atılmadan önce böbreklerdeki idrarı depolayan organ’dır. İnsanlarda mesane, pelvik taban üzerinde oturan ve genişleyebilen bir organdır. İdrar mesaneye üreter yoluyla girer ve üretra yoluyla çıkar.

<span class="mw-page-title-main">Veteriner tıp</span> Hayvan hastalıkları ile ilgilenen tıp dalı

Veteriner tıp; hayvan hastalıkları, bozuklukları ve yaralanmalarının önlenmesi, teşhisi ve tedavisi uygulamalarının yanı sıra hayvan besleme, genetik ıslah, hijyen ve gıda güvenliği, salgın hastalıkların önlenmesi, insan ve çevre sağlığı konularıyla ilgilenen bir tıp alanıdır. Veteriner tıbbı, evcil ve vahşi tüm hayvan türlerini kapsayacak kadar geniştir. Veteriner tıp uygulamaları hayvan sağlığının yanı sıra doğrudan ve dolaylı olarak insan sağlığına da etki etmektedir.

Kimyager, Üniversitelerin Fen Fakülteleri'nin Kimya Lisans Bölümlerinden mezun olan; organik kimya, anorganik kimya, analitik kimya, biyokimya, fizikokimya gibi kimya bilimi konularında ileri düzeyde eğitim alan kimya bilimcilerdir. Araştırma geliştirme, kalite kontrol, kalite güvence, üretim, teknik yönetim, sorumlu müdürlük başlıca çalışma sahalarıdır.

<span class="mw-page-title-main">Yüz</span> başın önündeki vücut bölümü

Yüz veya surat, canlıların başlarının ön bölümüne verilen isimdir. Alın, gözler, burun, yanaklar, ağız ve çeneden oluşur. Surat, sima, çehre kelimeleri de kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Biyoloji tarihi</span> Biyoloji biliminin tarihi

Biyoloji tarihinde antik çağlardan günümüze yaşayan dünyanın incelenmesi ele alınmaktadır. Her ne kadar biyoloji kavramı belirli bir bilimsel alan olarak 19. yüzyılda ortaya çıkmış olsa da biyoloji bilimleri ayurveda, Antik Mısır tıbbı ve Greko-Romen dünyada Aristoteles ile Galen'in çalışmalarına kadar uzanan tıb tarihine ve doğa tarihine dayanmaktadır. Antik çağlarda ortaya çıkan bu çalışmalar Orta Çağ'da İbni Sina gibi müslüman bilimadamları ve doktorlar tarafından ilerletilmiştir. Avrupa Rönesans döneminde ve modern çağın başlarında ampirizme yeniden duyulan bir ilgi ve birçok yeni organizmanın keşfiyle birlikte biyolojik düşünce alanında bir devrim ortaya çıkmıştır. Bu dönemde öne çıkanlar arasında fizyoloji alanında deneysel çalışmalar ve çok dikkatli gözlemler yapmış olan Vesalius ile Harvey; fosilleri ve yaşam çeşitliliğini sınıflandırmaya başlayan ve organizmaların gelişmeleri ile davranışlarını izleyen Linnaeus ile Buffon gibi doğa bilimcileri sayılabilir. Mikroskobun bulunması ile daha önceden bilinmeyen mikroorganizmaların dünyası ortaya çıkmış ve hücre teorisinin ilk çalışmaları başlamıştır. Özellikle mekanik felsefenin çıkışına karşı doğal teolojinin giderek artan önemi doğa tarihi üzerine yapılan çalışmaların gelişmesine cesaret vermiştir.

<span class="mw-page-title-main">Frenik sinir</span>

Frenik sinir, boyundan gelip kalp ve akciğerler arasından geçerek diyaframa sinir bağlantısı veren sinir. Diyaframdan gelen duyuları ve beyinden gelen motor sinyalleri aktardığından solunum için önemlidir. Sol ve sağ olmak üzere iki frenik sinir bulunur. Aynı zamanda da 5. 3. ve servikal sinirlerin (C3-C5) katkıları alan insanlarda frenik esas olarak 4 servikal sinir servikal sinir kaynaklanır.

<span class="mw-page-title-main">Tıp tarihi</span> Tıbbın zaman içerisindeki gelişimi

Tıp tarihi, toplumların antik çağlardan günümüze, insan ve hayvan sağlığı ile ilgili olayları değerlendirirken neden-sonuç ilişkilerini görebilme, geçmişle bugünü değerlendirirken geleceği de öngörebilme becerisi kazanılmasını amaçlayan bir bilim dalıdır. Erken dönem tıbbi gelenekler içerisinde Antik Mısır ve Babil'den de bilgiler içermekte ve antik Yunanların teşhis, prognoz ve ileri düzey tıp etiği hakkında açıklamalara da yer verilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Linea alba (karın)</span>

Linea alba, insan ve diğer omurgalılarda karnın orta hattında uzanan lifli yapı. İnsanlarda ksifoid çıkıntıdan symphysis pubis'e uzanır. İki taraftaki karın kaslarının rektus kılıfını oluşturan aponörozlarının birleşmesiyle oluşur. Sağ ve sol rectus abdominis kaslarını ayırır.

<span class="mw-page-title-main">Gluteus maximus</span>

Gluteus maximus veya büyük ilye, kıç bölgesinde kas. Bölgenin en büyük kası olma özelliğiyle diğer ilye kaslarının çoğunun üzerinde yer alır.

<span class="mw-page-title-main">Trigeminal sinir</span>

Trigeminal sinir, on iki kraniyal sinirden beşincisi ve en büyüğü. Yüzdeki hissiyatı ve ısırma, çiğneme gibi hareketleri sağlar. Oftalmik sinir, maksiler sinir ve mandibuler sinir olmak üzere üç sinire bölünür.

<span class="mw-page-title-main">Karın duvarı</span>

Karın duvarı, karın boşluğunun sınırlarını temsil eder. Karın duvarı ön (anterolateral) ve arka (posterior) duvarlara bölünmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Xiphoid çıkıntı</span> sternumun alt kısmının genellikle yetişkin insanda kemikleşmiş küçük kıkırdaklı bir işlemi

Xiphoid işlemi veya xiphisternum veya metasternum, sternumun alt kısmının genellikle yetişkin insanda kemikleşmiş küçük kıkırdaklı bir işlemidir. Aynı zamanda ensiform süreci olarak da ifade edilebilir. Hem Yunanca kökenli "xiphoid" hem de Latince eşdeğeri "ensiform" 'kılıç benzeri' anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Superior sagittal sinus</span> beyin toplardamarlarından biri

Superior sagittal sinüs beynin orta kısmında, falks serebrinin üst kısmında, duranın iki yaprağı arasında kalan, median fissür boyunca uzanan en büyük toplar damarlardan biridir. Beyin yüzeyinden aldığı venöz kanın ve beyin omurilik sıvısının sistemik dolaşıma geçmesini sağlar.

<span class="mw-page-title-main">Kostovertebral açı hassasiyeti</span>

Kostovertebral açı (CVA) hassasiyeti, kostovertebral açının iç kısmına dokunmaktan kaynaklanan ağrıdır. CVA, 12. kaburga ve omurga tarafından oluşturulur. CVA hassasiyetinin değerlendirilmesi karın muayenesinin bir parçasıdır ve CVA hassasiyeti sıklıkla böbrek patolojisine işaret eder.

<span class="mw-page-title-main">İç anal sfinkter</span>

İç anal sfinkter veya anal kanalın yaklaşık 2,5-4,0 cm'lik bir bölümünü çevreleyen bir düz kas halkasıdır. Yaklaşık 5 mm kalınlığındadır ve rektumun düz dairesel kas liflerinin bir araya gelmesiyle oluşur.