İçeriğe atla

Kayışzade Hafız Osman

Kayışzade Hafız Osman (d. ? - ö. 11 Mart 1894 (4 Ramazan 1311), İstanbul), Mushaf yazmakla meşhur olmuş Türk hattat.

Kısaca Kayışzade lakabıyla tanınan Kayışzade el-Hac Hafız Osman Nuri, aslen Burdurludur. Bazen Büyük Hâfız Osman ile karıştırılmaktadır. Kazasker Mustafa İzzet Efendi'den sülüs ve nesih yazılarını öğrenip icazet almış, onun vefatından sonra da talebesi Muhsinzade Abdullah Hamdi Bey'in derslerine devam etmiştir. Devrinin büyük hattatları arasına giren Kayışzade hayatını mushaf yazmakla geçirmiştir. Nitekim 107. mushafını yazdığı bir dönemde, İstanbul'da ölmüş ve Merkezefendi Kabristanı'na defnedilmiştir

Kayışzade mushaf yazmada ve nesih hattının güzelleşmesinde hüner göstermiştir. Özellikle XIX. yüzyılın sonlarından günümüze kadar defalarca basılarak dünyaya yayılan ayet-berkenar tertibiyle yazdığı mushaflar, bu ekolün diğer hattatı Hasan Rıza Efendi'nin (ö. 1920) aynı tertipteki mushafıyla birlikte büyük şöhret kazanmıştır. Kayışzade'nin yazdığı bu mushaf, hem ezberleme konusunda hafızlara kolaylık getirmesi, hem yazısının açık ve okunaklı olması sebebiyle diğer mushaflara tercih edilmiş ve halk arasında yayılmıştır

Kaynakça

  • İbnülemin Mahmud Kemal İnal, Son Hattatlar, İstanbul 1970, s. 252-256.
  • Muhittin Serin, “Kayışzade Hafız Osman Nuri”, DİA, XXV, 79-80, Ankara 2002.
  • Muhittin Serin, Hat Sanatı ve Meşhur Hattatlar, İstanbul 2003, s. 178-181.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Hüsn-i hat</span> İslâm medeniyetinde teşekkül eden güzel yazı sanatı.

Hüsn-i hat, Arap harfleri çevresinde oluşmuş güzel yazı sanatıdır. "İnce, uzun, doğru yol, birçok noktannın birbirine bitişerek sıralanmasından meydana gelen çizgi, çizgiye benzeyen şeyler ve yazı" anlamlarına gelen hat; İslam kültüründe "yazı" ve "güzel yazı" manalarında kullanılmıştır. Hat sanatkarına verilen isim olan "hattat" tahminen 4. - 5. yüzyıldan sonra kullanılmaya başlanmıştır. İlk hattat Hz. Ali, hat sanatını kullanarak Kur'an-ı Kerim'in güzel biçimde yazılmasını sağlamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Şeyh Hamdullah</span> Resul Küttab

Şeyh Hamdullah veya bir Türk hattatıdır. Sühreverdiyye tarikatı şeyhlerinden Mustafa Dede Efendi’nin oğludur.

<span class="mw-page-title-main">Ahmed Karahisari</span> Osmanlı Türk hat sanatçısı

Ahmed Karahisari, Osmanlı hattatı.

Hâfız Post, Klasik Türk musikisi bestekârı olup, asıl adı Mehmet'tir. "Post" lâkabının kendisine, vücudunun çok kıllı olmasından dolayı verildiğine dair bir rivayet vardır. Sultan IV. Mehmed döneminin klâsik Türk büyük müzik ustalarındandır. Saray'da yapılan fasıllara sazı ve sesi ile katılmış, bütün çağdaşları gibi Selim Giray Han'dan yardım ve ilgi görmüş, bu sanatsever devlet adamının düzenlediği edebiyat ve müzik toplantılarına katılarak sanatçı kişiliğinin gelişmesini sağlamıştır. Gençliğinde resmî görev almamış, son zamanlarına Divan hocaları zümresine katılmış, daha sonra Bîrun Kâğıt Eminliği'ne getirilmiştir. Hafız Post 1694 yılında vefat ederek Karacaahmet Mezarlığı'nda, Divan şairi Nabi'nin mezarının yanı başında toprağa verildi. Ölümüne o dönem şairlerince anısına beyitler yazılmıştır.
Fenni, "Çergehte eyleyüb âhır karar/ Postu şîr-i ecel çâk eyledi", Itrî ise: "Dedi Itrî Hâfız'a mevâ ola ya Rab cinan" demiştir.

Hâfız şu anlamlara gelebilir:

<span class="mw-page-title-main">Sülüs</span> Arap alfabesiyle yazılan bir tür süslü yazı

Sülüs, Arap alfabesiyle yazılan bir tür süslü yazı veya Hicrî IV. yüzyıl sonlarında ortaya çıkan, nesihe benzer, kalınca bir yazı türüne verilen ad olarak tanımlanır.

<span class="mw-page-title-main">Ahmet Ziya Akbulut</span> Türk asker, ressam ve hattat

Ahmet Ziya Akbulut, Türk ressam ve hattat.

<span class="mw-page-title-main">Nesih</span>

Nesih, neshi veya neshî, özellikle Osmanlılar tarafından yazmalarda kullanılan, yumuşak, köşeleri yuvarlaklaşmış, işlek bir yazı türü ve Arap harflerinin, basımda ve yazma kitaplarda en çok kullanılan çeşidi olarak tanımlanır. Nasaḫ terim kökü "kaldırma, hükümsüz kılma" ve "kopya" anlamına gelen nesih yazı türü, Osmanlı İmparatorluğu'nda da özellikle kitap kopyalamak için kullanılmıştır.

Mehmed Hulusi Yazgan”, “İstanbullu Hulusi Efendi”, Türk hattat.

<span class="mw-page-title-main">Kazasker Mustafa İzzet Efendi</span> Osmanlı hattatı (1801-1876)

Adaşı ve ustası olan bir diğer ünlü hattat Yeserizade Kazasker Mustafa İzzet Efendi ile karıştırılmamalıdır.

Hattat Mehmed Şefik Bey, Türk hattat.

<span class="mw-page-title-main">Hattat Aziz Efendi</span> Osmanlı hattat

Hattat Aziz Efendi, Şeyh Mehmet Abdülaziz (Aktuğ) Efendi, Türk hattat.

Mehmet İlmi Efendi, Türk hattat.

<span class="mw-page-title-main">Hâfız Osman</span> Osmanlı hattat

Adaşı ve sonra gelen Kayışzade Hafız Osman ile karıştırılmamalıdır.

<span class="mw-page-title-main">Mehmed Şevki Efendi</span>

Mehmed Şevki Efendi (d. 1244/1829, Kastamonu - ö. Hicri 25 Nisan 1303 - M. 7 Mayıs 1887, İstanbul, Osmanlı hattat. Yazı sanatına "Şevki Mektebi" adlı üslûbu kazandırmış, sülüs-nesih hat meşkleriyle bilinmektedir.

Mehmed Necmeddin Okyay, Türk hattat, ebru sanatçısı, kemankeş, gül yetiştiricisi, tuğrakeş ve is mürekkebi imali, aharcılık, mücellidlik gibi kitap sanatları ustası, imam ve hatip. Pek çok sanat dalında bilgisi, yetkinliği ve ustalığı ile Hezârfen unvanıyla da tanınmaktadır. Ebru sanatında Necmeddin üslubu'nu oluşturmuştur.

Laz Ömer Efendi veya doğum adıyla Ömer Vasfi Efendi, Osmanlı hattatı. 54 yıl boyunca sanatla uğraşan Laz Ömer Efendi, yaşadığı dönemde "hattatları şeyhi" anlamına gelen Şeyhül-Hattatin adıyla bilinmekteydi.

Yahya Hilmi Efendi, 19-20. Yüzyıl Hattatlarındandır. Nesih yazıda gerçekten başarılı bir hattat olan Yahya Hilmi Efendi’nin ismi, dönemin iki büyük nesih hocası olan Kazasker Mustafa İzzet Efendi ve Şevkî Efendi’den sonra anılır. Onların günümüzdeki üslûbu karşısında, kendine özgü bir şiveyle dikkati çeker.

Hattat Ahmed Râkım, Hattat Mustafa Râkım ile karıştırılmaması için İkinci Râkım veya Küçük Râkım olarak anılmaktadır. Hattat Mustafa Rakım'ın talebesi Haşim Efendi'den ders almıştır. Hocasından sülüs ve nesih yazılarıyla tuğra çekmesini öğrenerek 1840'ta icazet almıştır. Yazılarında Mutafa Râkım Efendi'yi taklid etmiş bu sebeple de yazıları sonunda Râkım imzasını kullandığı için Mustafa Râkım ile karıştırılmıştır. Rüşdiye Mekteplerinde yazı hocalığı yanında matbaalarda hattatlık da yapmıştır. Birçok delâil ile beş adet şifâ-i şerif yazdığı ve bir mushaf yazdığı bildirilmektedir. Delâ'ilü'l-hayrât' ile muhtelif meşk murakka'ları da taş basma olarak tab edilmiştir. Hicri 1282 veya 1283 yılında ölmüş ve Şeyh Vefa Camisi'ne defn edildiği belirtilmekle beraber mezar taşı mevcut değildir.

<span class="mw-page-title-main">Ahmet Refet Efendi</span> Türk Hattat.

Ahmet Refet Efendi, Türk hattat.