İçeriğe atla

Kavuşan Höyük

Arkeolojik Höyük
Adı:Kavuşan Höyük
il:Diyarbakır
İlçe:Bismil
Köy:Yenice
Türü:Höyük
Tahribat:
Tescil durumu:Tescilli[1]
Tescil No ve derece:2711 / 1
Tescil tarihi:20.10.2001
Araştırma yöntemi Kazı

Kavuşan Höyük, Diyarbakır ili Bismil ilçesinin 10 km güneydoğusunda, Şeyhan Deresi ile Dicle'nin birleştiği bölgenin hemen doğusunda yer alan bir höyüktür. Dicle kıyısından 65-70 metre kadar güneydedir. Höyüğü kuzey yarısı Dicle tarafından yenmiş olup, güney yamaçları ise Şeyhan Deresi alüvyonlarıyla örtülmüştür. Yüzey de yaygın tarım yapılmasıyla tahrip olmuştur.[1] Höyük boyutları 175 x 75 metre olup, yükseklik kuzey kesimde 8 metre iken güneyde 2 metre kadardır.[2] Alan olarak 1,5 hektar olduğu belirtilmektedir.[3]

Kazılar

Höyük ilk kez Guillermo Algaze ve ekibi tarafından 1988 yılı ve sonrasında bölgede yapılan yüzey araştırmalarında saptanmış ve belgelenmiştir. Daha sonra ODTÜ, TAÇDAM'ın[not 1] "Ilısu ve Kargamış Baraj Gölleri Altında Kalacak Arkeolojik Kültür Varlıklarını Kurtarma Projesi" kapsamını saptamak üzere Diyarbakır civarı araştırmaları sonucunda kurtarma kazıları yapılmasına 2000 yılında karar verilmiştir. Ege Üniversitesi Arkeolojj Bölümü'nden Prof. Dr. Gülriz Kozbe başkanlığında 2001 yılında bu kazılara başlanmıştır. Bu kazılar 2005 yılı sonrasında yine Kozbe'nin katılımıyla Diyarbakır Arkeoloji Müzesi başkanlığı altında devam ettirilmiştir.[4]

Tabakalanma

Höyüğün Erken Kalkolitik Çağ'da iskana başlandığı anlaşılmaktadır. Ancak bu kültür tabakasında mimari kalıntılara henüz ulaşılamamış, bu döneme tarihlenen çanak çömlek ve çakmak taşı aletler ele geçmiştir. İskan Orta Çağ içinde terk edilmiş olmakla birlikte İslami Dönem'e kadar uzanan mezarlık bulguları vardır. Höyükteki kazılarda saptanan tabakalar şu şekildedir;

  • I. Tabaka: Yakın Çağ İslam mezarlığı (19. yüzyıl sonu, 20. yüzyıl)
  • II. Tabaka: Orta Çağ (12.-14. yüzyıl)
  • III. Tabaka: Helenistik Çağ (MÖ 4. yüzyıl son çeyreği – MÖ 3. yüzyıl)
  • IV. Tabaka: Post – Assur Dönemi (Geç Demir Çağı, MÖ 7. yüzyıl sonu – 4. yüzyıl son çeyreği)
  • V. Tabaka: Yeni Assur Dönemi (MÖ 9. yüzyıl – 7. yüzyıl sonu)
  • VI. Tabaka: Erken Demir Çağı (MÖ 11. yüzyıl – 9. yüzyıl]]
  • VII. Tabaka: Mitanni - Orta Assur Dönemi (Geç Tunç Çağı, MÖ 14. yüzyıl – 11. yüzyıl)
  • VIII. Tabaka: Erken Tunç Çağı sonu - Orta Tunç Çağı (MÖ 3. binyıl sonu – 2. binyıl ilk yarı)
  • IX. Tabaka: Erken Tunç Çağı IV (MÖ 3. binyıl sonları – 2. bin yarı)[3]

Buluntular

Erken Demir Çağı Doğu Anadolu'sunun iyi tanınan yivli seramiği, Kavuşan Höyük'te Orta Assur ve Mitanni çanak çömleği ile birlikte bulunmaktadır. Güneyden gelen bir etkiyle Mezopotamya çanak çömleğiyle, el yapımı, kaba çanak çömlekle temsil edilen kuzeyli bir kültürü, Kavuşan Höyük'te bir arada görmekteyiz.[4]

Yeni Assur Yapı Katı'nın geç evresine tarihlenen 20 cm. kalınlıkta sıkıştırılmış çamurdan bir taban, 3,5 x 3 metre alan halinde bulunmuştur. Yeni Assur tabakasının devamı niteliğindeki tabakada buna benzer bir çamur taban vardır. Hamur yoğurmaya elverecek şekilde çukurlaştırılmış bu taban 30 x 70 cm. boyutlarında olup yakınında bir dibek taşı ile silo açığa çıkarılmıştır. Bu mekanın, bir "faaliyet alanı" olduğu, tahılların işlenerek günlük ekmek üretildiği düşünülmektedir. Devam eden çalışmalarda yakında bir tandır bulunması da bu yaklaşımı desteklemektedir. Bu alanın, günümüzde yöredeki tandır alanları gibi ahşap direkler üzerine serilen hafif bir malzemeyle kapatılmış olması mümkün görülmüştür.[4]

Yeni Assur Dönemi gömütleri, takılar yönünden zengindir. Kemik ve taştan çeşitli büyüklükte boncuklar, yüzükler ve bilezikler ele geçmiştir. Gömütler, kremasyon gömütler, basit toprak gömütler ve çömlek içi gömütler gibi çeşitlidir.[4] Üç farklı gömü geleneğini gösteren gömütlerin dökümü ise, 23 kremasyon, 15 basit toprak ve 5 çömlek içi gömüttür. Gömüt hediyeleri sadece çocuk mezarlarına bırakılmıştır.[3] Gömüt hediyeleri çoğunlukla boncuklar ve bilezikler olmakla birlikte bir çocuğa ait bir kremasyon gömütte tunç mızrak ucu bulunmaktadır.[5] En zengin gömüt hediyeleri bir kremasyon mezarda ele geçmiştir. Bu çocuk gömütünde bir altın küpe, bir tunç ve altın karışımı küpe, bir tunç bilezik ve Hitit İmparatorluk Çağı'na (MÖ 13-12 yüzyıl) tarihlenen bir damga mühür ele geçmiştir.[6]

Esasen küçük bir yerleşme sayılan Yeni Assur Dönemi Kavuşan Höyük'te, orantısız olarak fazla sayıda ağırşak bulunduğu dikkati çekmiştir. Bu durumun, dokumacılığın yerleşmede önemli bir geçim kaynağı olduğunu, dokuma ürünlerinin civar yerleşmelere pazarlandığını düşündürmektedir.[3]

Yine Yeni Assur tabakasında bulunan bir şarap dinlendirme kuyusu, bölgede başkaca benzeri olmayan bir mimari ögedir. Tek benzeri günümüzde Mardin'in Sürgücu ilçesinde rastlanan pekmez çukurudur.[3] Kuyunun 4,29 metre dibinde, daha dar çapta 28 cm. derinlikte bir çukur vardır. Tüm yüzeyler 1,5–2 cm. kalınlıkta kireçle sıvanmış durumdadır. Günümüzde Sürgücü ilçesinin süryani köylerinde aynı yapıda kuyular görülmektedir. Eskiden şarap deposu olarak kullanılan bu kuyunun dibindeki çukurun, şarap tortusunun toplanması için yapıldığı anlaşılmaktadır.[7]

Orta Tunç Çağı mimari tabakalarındaki en önemli görünen mimari yapı, muhtemelen iki katlı, depolama mekanı da bulunan bir yapıdır. Yangın geçirmiş olduğu, yanmış ve parçalanmış çanak çömlekler, yanık ahşap malzeme, yanık kerpiç bloklar, tabanın geneline yayılmış tahıl, mercimek, bezelye, üzüm tohumlarının kömürleşmiş artıklarından da anlaşılmaktadır. Söz konusu yapı muhtemelen geniş topraklara hükmeden bir toprak sahibine ait olmalıdır.[8]

Değerlendirme

Höyük, özellikle Yeni Assur Dönemi'nde yaygın bir yerleşme göstermiştir. Bu dönemde Yukarı Dicle Bölgesine Yeni Assur tarafından, imparatorluğun başka bölgelerinden de toplu nüfus aktarımı yapıldığı bilinmektedir.[9]

Notlar

  1. ^ Tarihsel Çevre Araştırma ve Değerlendirme Merkezi

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ a b TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları
  2. ^ "Kavuşan Höyük Kazıları". 20 Haziran 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Şubat 2012. 
  3. ^ a b c d e Gülriz Kozbe, Kavuşan Höyük Kazıları
  4. ^ a b c d TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları
  5. ^ 29. Kazı Sonuçları Toplantısı (2007) Sh.: 398-390
  6. ^ 30. Kazı Sonuçları Toplantısı (2008) Cilt 2 Sh.: 204
  7. ^ 30. Kazı Sonuçları Toplantısı (2008) Cilt 2 Sh.: 206
  8. ^ "Gülriz Kozbe". 5 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Şubat 2012. 
  9. ^ "kavusanhoyuk.org". 7 Aralık 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Şubat 2012. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Acemhöyük</span>

Acemhöyük, Aksaray il merkezinin 18 km. kuzeybatısındaki Yeşilova kasabasında yer alan bir höyüktür. Yayvan bir tepe görünümündeki höyüğün, çanak çömlek yayılımına göre 800x700 metre boyutlarında olduğu belirtilmektedir. Höyüğün MÖ 3.000 başlarından itibaren iskan edildiği, en parlak döneminin Asur Ticaret Kolonileri Çağı olduğu belirtilmektedir. Bu dönemde yerleşim höyüğün dışına, "aşağı kent"e yayılmış, ancak dönemin sonunda hem höyük, hem de aşağı kent terk edilmiştir. Daha sonra Erken Helenistik Dönem ve Roma Döneminde yeniden iskan edilmiş, bu dönemlerin sonunda da terk edilmiştir.

Pirot Höyük ya da İkiz Höyük, Malatya ilinin yaklaşık 42 km. doğusunda yer alan bir höyüktür. Adını, hemen yakınında bulunan Kıyıcak köyünden almıştır.

Köşkerbaba Höyük, Malatya İl merkezinin 31 km. kuzeydoğusunda, Karakaya Baraj Gölü suları altında kalmış olan bir höyüktür. Öncesinde Fırat kıyısından 100 metre içerdeydi. Höyük adını hemen yakınındaki bir yatırdan almaktadır. Höyüğün en üst tabakası eski yıllarda köprü inşaatı sırasında büyük ölçüde tahribata uğramıştır.

Türbe Höyük, Siirt il merkezinin 27 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Botan Çayı'nın Dicle'ye katıldığı bölgenin yaklaşık 6 km. kuzeyinde, Botan Vadisi'nde, dere kıyısındadır. Boyutları yaklaşık 100 x 40 metredir.

Şemsiyetepe Höyüğü, Elazığ il merkezinin batısında, Bilaluşağı Köyü'nün hemen güneyinde yer alan bir höyüktür. Höyüğün büyük bir bölümü günümüzde Karakaya Baraj Gölü kıyısında kalmıştır. Höyük, 70 x 90 metre ölçülerinde, 5-6 metre yükseklikte dairesel ve küçük bir tepedir. Esasen höyük orta boy bir yerleşme sayılırdı, fakat Fırat günümüze kadar yerleşmenin kuzey ve kuzeybatı kesimini yemiştir.

Tilkitepe Höyüğü ya da eski kaynaklarda Şamramaltı Van il merkezinin 7 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Günümüzde Van Havaalanı sınırları içinde olup kısmen havaalanı olarak kullanılmaktadır. Höyük 55 metre çapında, 6-7 metre yüksekliğindedir.

Dilkaya Höyüğü, Van il merkezinin 24 km. güneybatısında Edremit ilçesinin Dilkaya Köyü'nün hemen batısında yer alan bir höyüktür. Hoşap Suyu'nun kuzey tarafında, Van Gölü kıyısındadır.

Tülintepe Höyüğü, Keban Baraj Gölü suları altında kalmadan önce Elazığ il merkezinin 21 km. doğusunda yer almış olan bir höyüktür. Höyük 250 x 200 metre boyutlarında ve 20 metre yüksekliğindeydi.

Ilıpınar Höyüğü, Bursa İl merkezinin kuzeydoğusunda, Orhangazi İlçesi'nin yaklaşık 2 km. güneyinde, İznik Gölü'nün 2 km. batısında yer alan bir höyüktür. Yerleşim alanı 2,5 hektar olup tepenin çağı 250 metredir. Yüksekliği 3 metreden 10 metreye değişmektedir. Höyükte ilk yerleşmenin günümüzden 8 bin yıl önce gerçekleştiği ileri sürülmektedir. İlk yerleşimcilerin Orta Anadolu'dan 10-15 aile olarak gelip yerleştikleri düşünülmektedir. Höyüğün ilk yerleşmede dahi eksiksiz bir tarım ekonomisine sahip olduğu anlaşılmaktadır. Şimdilik, bölgede tarıma başlanılan ilk yerleşim olarak görülmektedir.

Karahöyük 1, Konya İl merkezinin yaklaşık 7 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Konya il sınırları içinde birden fazla Karahöyük adlı yerleşim olduğu için bu höyük Karahöyük 1 olarak geçmektedir. Biri büyükçe olan on bir tepecikten oluşur. Bu tepeler üzerindeki yerleşim 1.000 x 500 metre genişliğe ulaşmaktadır. Açmalardan birinde 29 metrede ana toprağa ulaşılması, kalın bir dolgu tabakası altında olduğunu göstermektedir.

Kuşsaray Höyüğü, Çorum İl merkezinin 15 km. kuzeydoğusunda, Düvenci Ovası'nda, Kuşsaray Köyü'nün 400 metre batısında yer alan bir höyüktür. Tepenin, 150 x 100 metrelik bölümünün surla çevrili olduğu anlaşılmaktadır. Yüksekliği 20-25 metredir.

Dündartepe Höyüğü, Samsun İl merkezinin 3 km. güneydoğusunda yer alan, günümüzde kentin yapı dokusu içinde kalan bir höyüktür. Dündartepe ya da Öksürük Tepe olarak geçen höyük Mert Deresi kıyısında, verimli topraklar arasındadır. Tepe, 220 x 200 metre boyutlarında olup yüksekliği 15 metredir.

Kusura Höyük, Afyon İl merkezinin 55 km. güneybatısında, Sandıklı İlçesi'nin 12 km. güneyinde, Kusura Köyü'nün hemen batısında yer alan bir höyüktür. Tepe 400 metre çapında, 14 metre yüksekliğindedir.

<span class="mw-page-title-main">Hacınebi Höyüğü</span> Birecikte bir höyük

Hacınebi Höyüğü, Şanlıurfa İl merkezinin kuzeybatısında, Birecik İlçesi'nin 5 km kuzeyinde, Uğurcuk Köyü'nün (Hacınebi) yanında yer alan bir höyüktür. Fırat'ın bölgede doğuya doğru kıvrım yaptığı kesimde bulunan höyük, nehir vadisi üzerinden, Mezopotamya'dan İç Anadolu'ya uzanan ticaret yollarının ve üzerinde ve kavşağındadır. Tepe, 240 x 140 metre boyutlarında ve 7-2 metre yüksekliktedir. Bu boyutlarıyla 33 dönümlük bir alanı kaplamaktadır.

Karaoğlan Höyüğü, Ankara İl merkezinin 25 km. güneyinde, Mogan Gölü'nün güneydoğu ucunda yer alan bir höyüktür. Bulunduğu bölge Ankara bölgesinden güneydoğu ve güneybatı yönlerine uzanan ana ticaret yollarının kavşağı durumundaydı. Tepe, 260 x 180 metre boyutlarında ve 18-20 metre yüksekliğindedir. Höyük Ankara – Konya kara yolu üzerindedir.

Polatlı Höyüğü, Ankara İl merkezinin 65 km. güneybatısında, Polatlı İlçesinde yer alan bir höyüktür. Burhan Tezcan'ın 1956 yılında yayımladığı bir çalışmasında Zafer Höyük olarak gösterilmiştir. Tepe, 200 metre çapında ve 25 metre yüksekliktedir.

Müslümantepe Höyüğü, Diyarbakır İli, Bismil İlçesi'ne bağlı Şahintepe Köyü'nün kuzeybatı kenarında, Dicle Nehri'nin güney kıyısında yer alan bir höyüktür. Güneyden Dicle'ye doğru genişleyen, tarıma uygun bir vadide, yine güneyden vadi tabanı içine giren, yarımada şeklinde doğal bir kayalık üzerinde kurulmuştur. Bismil İlçesi'ne 22 km. mesafededir. Bu kayalık, yerleşmenin savunulması açısından elverişli bir durum yaratmaktadır.

Pekmez Höyük, Aydın ili Karacasu İlçesi yakınlarındaki Afrodisyas antik kenti içinde yer alan bir höyüktür. Afrodisyas, Büyük Menderes Nehri'nin güney kollarından birinin oluşturduğu vadidedir. Pekmez Höyük, antik kent alanı içinde prehistorik dönemlerden itibaren iskan gören üç höyükten biridir. Diğer höyükler Akropolis ve Kuşkalesi adlarıyla bilinmektedir. Tepe, 125 metre çapında olup 13 metre yüksekliktedir.

Aşağı Salat Höyüğü, Diyarbakır'ın Bismil İlçesi'nin 20 km. doğusunda, Yukarısalat Belde'sinin 3 km. güneyinde, günümüzde 10 – 15 haneli Aşağı Salat Mahallesi'nin altında yer alan bir höyüktür. Dicle Nehri kıyısındaki höyük Salat Çayı'nın Dicle'ye katıldığı yerin 2 km. doğusundadır. Tepe, yaklaşık olarak 150 x 100 metre boyutlarında, nehir seviyesinden 3 metre yükseklikteki bir teras üzerindedir. Kültür dolgusu 5 metre kadar olan höyüğün güney yamacı Dicle taşkınlarıyla tahrip olmuştur. Güneydoğu kesiminin ise su ile aşınmıştır. Aşağı Salat Höyüğü Kuzey Mezopotamya kültür alanı içinde kurulmuş küçük bir köy yerleşimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Salat Vadisi'nden gelen doğal yol, Dicle Nehrini Höyük'ün de yer aldığı Salat Mevkii'nde geçerek doğuya ve güneye yönelmektedir. Höyük'ün yaklaşık 50 metre güneybatısında bir mezarlık alanı yer almaktadır.

Sultantepe Höyüğü, Şanlıurfa ili'nin Harran İlçesi'nin Akçakale yolu 13 km kuzeybatısında, Kötüçay ile Kömürcü Dere arasında, Sultantepe Köyü'nün hemen yanında yer alan bir höyüktür. Tepenin tabanda çapı 550 metre olup Urfa Ovası'nın en büyük höyüğüdür. Yüksekliği 43 metredir. Adana İli Kozan İlçesi yakınlarındaki, günümüzde yeri tam olarak bilinmeyen Sultantepe Höyüğü ile karıştırılmamalıdır.