Başpiskopos ya da Başepiskopos sözcüğü, Yunanca episkopos sözcüğünden gelir. Episkopos, epi (yukarıdan) ve -skopos (bakmak) sözcüklerinin birleşiminden oluşur ve "yukarıdan izleyen, gözeten" anlamlarına gelir.

Kilise, Hristiyanlıkta kendi din adamları, kendi binaları ve diğerlerinden ayrılan doktrinleri bulunan mezheplerden her birine verilen isim. Hristiyan mezhepleri Roma Katolik Kilisesi, Protestan kiliseler ve Ortodoks Kilisesi'dir.

Hristiyanlar, İsa Mesih'in yaşamına ve öğretilerine dayanan tek tanrılı bir İbrahimi din olan Hristiyanlığı takip eden veya ona bağlı kalan insanlardır. Hristiyan sözcüğü, Kutsal Kitap'taki İbranice terim māšîaḥ'ın (מָשִׁיחַ) çevirisi olan Koine Grekçesindeki Kıristós'tan (Χριστός) türetilmiştir.
İngilizce olan Pneumonoultramicroscopicsilicovolcanoconiosis "çoğunlukla yanardağlarda bulunan çok ince silis tozunun solunmasıyla oluşan hastalık" anlamına gelen ve aslında Everett M. Smith tarafından yalnızca en uzun İngilizce sözcük olması için yaratılan ve çoğulu da (pneumonoultramicroscopicsilicovolcanoconioses) aynı derecede uzun olan bir sözcük. Yaratıldıktan sonra bazı değişik kaynaklarda ilk tanımına yaklaşık anlamlarda kullanılmıştır.
Rab "Efendi" veya "kral" anlamına gelen İbranice kökenli bir sözcük. Bir diğer anlamı da öğretmen veya usta'dır.
Frenk veya Efrenç, Osmanlı İmparatorluğu'nda Avrupalılara, özellikle de Fransızlara verilen ad. Sözcüğün kökeni muhtemelen 6. yüzyılda Galya'yı fetheden Cermen halkı Franklara dayanır. Galya eyaleti günümüz Fransa'sını ve kısmen Batı Almanya, Belçika ve Kuzey İtalya'yı kapsıyordu.
Piskopos, bazı Hristiyan kiliselerinde, birkaç cemaatten oluşan bir bölgenin başpapazı olan, fetva verme yetkisine sahip üst kademeden din adamı.

Sezar, Jül Sezar'ın ölümünün ardından Roma İmparatorluğu'nda imparatorlara verilen bir ünvan. Tetrarşi döneminde, en yüce ünvan olan Augustus ünvanını taşıyan imparatorun emri altında çalışan alt-imparatorlara Sezar ünvanı verildi. Bu dönemde Sezar ünvanı taşıyan yardımcılar, Augustus'un emri altında halefleri olarak bulunur ve Augustus'un ölümü veya görevi bırakması sonrası onların yerlerine geçip Augustus olurlardı. Esas imparator Augustus'un yokluğunda, Sezar ünvanını taşıyan yardımcılar bazen imparator olarak da anılırlardı ama esas güç Augustus olduğundan ona hesap vermekle yükümlüydüler.

Filozof, felsefe ile uğraşan kişidir. Filozof kelimesi Antik Yunanca bilgelik aşığı anlamına gelen φιλόσοφος (filasofos) kelimesinden gelir. Cicero ve Diogenes Laertius’un, Eflâtun’un öğrencisi Herakleides Pontikos’un bugün elde bulunmayan bir eserine dayanarak verdikleri pek kesin olmayan bir rivayete göre filozof kelimesini ilk kullanan düşünür Pisagor olmuştur.

Vakum, içinde hiç atom ya da molekül bulunmayan boşluk. Genellikle, hava basıncı çevresindeki atmosferik basınçtan daha düşük olan ortamları tanımlamak için kullanılır. Pratikte vakumun, yani tamamen boşaltılmış bir boşluğun, laboratuvar şartlarında elde edilmesi mümkün değildir.

Polis karakolu veya polis merkezi, polis memurlarının ve polis gücünde görevli sivil memurların görev yaptığı bina ve tesisler. Çoğunlukla sadece karakol olarak adlandırılır. Bünyesinde kısa süreli gözaltı (nezaret) hücreleri ve sorgu odaları bulunur. Polis araçları ve diğer araç-gereçlere ev sahipliği yapar. Polis karakolu, polisin sorumlu olduğu bölgelerde işlenen suçlarda, şüphelilerin götürüldüğü ilk kurumdur. Burada şüphelilerin ilk sorguları yapılır ve gerekirse gözaltına alınırlar. Ülkeden ülkeye değişmekle birlikte, karakollarda araç trafik kaydı işlemleri gibi bazı idari işlemler de gerçekleştirilir.
Litürji, özellikle Hristiyanlıkta, halka açık dinî ibadetlerin (ayinlerin) nasıl yapılacağını belirleyen formlar bütünü. Bu formlara uygun olarak düzenlenmiş ayinlere de litürji denir. Litürji sözcüğü özel isim olarak özellikle Ortodoks Kilisesindeki Efkaristiya anlamında kullanılır.

Hezârfen ya da polimat, pek çok farklı disiplinde engin bilgiye sahip olan kişi. Özellikle antik dönemin bilim insanlarının çoğu, günümüz standartlarında hezârfen kabul edilir. Ancak bu günümüzde, tarihte olduğundan çok daha ulaşılması zor bir hedeftir, çünkü günümüz bilim dünyası eskisinden, eklenmiş bilgilerin sayısının yüksekliğinden dolayı, çok daha gelişmiştir ve o kadar bilgiye sahip olmak da dolayısıyla gerçekleştirmesi çok daha güç bir şeydir.
Eşsesli, sesteş veya homofon; söylenişleri (telaffuzları) aynı, anlamları farklı olan (sözcükler). Eşsesli kelimelerin yazılışları (imlâları) her zaman aynı olmayabilir. Eğer telaffuzun yanı sıra yazılışları da aynı ise homonim olarak adlandırılırlar. -Telaffuzuna bakılmaksızın- yazılışları aynı olan sözcüklere ise homograf denir.
Tek eşlilik ya da monogami, bir kişinin hayatı boyunca ya da belirli bir zaman süresince tek eşli olması durumudur. Bu terim, hayvanlar için de kullanılır.
Droungos veya drungus tabur büyüklüğündeki askerî birlikleri ifade eden geç Roma ve Bizans terimidir, daha sonra dağları muhafazayla görevli yerel komutanlıklar için kullanılan bir terime evrilmiştir. Drungarios unvanlı komutanların idaresindeki birliklerdir.

Şehit, İsa yolunda öldürülmüş kişi. Kelime, Batı dillerine "şahit" anlamına gelen Grekçe μάρτυς (martis) kelimesinden girmiş olmakla birlikte Hristiyanlığın erken dönemlerindeki şehitler çoğunlukla recm, çarmıha germe, yakarak öldürme veya diğer işkence çeşitleriyle öldürülmüştür.
Protasekretis ya da protoasekretis, Bizans bürokrasisinde üst düzey bir yetkili, başyazman. Kelime anlamıyla "birinci asekretis" anlamına gelmekle birlikte bürokraside asekretislerin yöneticisi konumundadır.
Uluslararası bilimsel kelime dağarcığı, köken dili belli olan veya olmayan, ancak birkaç modern dilde şu anda kullanımda olan bilimsel ve özel sözcüklerden oluşur. "Uluslararası bilimsel kelime dağarcığı" terimi ilk kez Philip Gove tarafından Webster's Third New International Dictionary'de (1961) kullanılmıştır. Crystal tarafından belirtildiği gibi bilim, yeni sözcükler için özellikle verimli bir alandır. Webster's Third'e göre, "bazı ISV kelimeleri, antik çağ dillerinden birinden, genellikle Latince ve Yunanca'dan oldukça genel ve basit bir anlama sahip bir kelime alınarak ve ona çok özel ve karmaşık bir anlam kazandırılarak yaratılmıştır.
Katolik Kilisesi veya Roma Katolik Kilisesi, ruhanî başkanı Roma Başpiskoposu (Papa) olan, en fazla cemaate sahip Hristiyan mezhebi. Dünyada yaklaşık 1,2 milyar mensubu vardır. Katolikler yoğun olarak Güney Amerika'da ve Avrupa'nın güneyinde bulunurlar.