İçeriğe atla

Katabolit baskısı

Karbon Katabolit baskısı veya basitçe katabolit baskısı, çeşitli bakterilerde ve mikroorganizmada bulunan global bir kontrol sisteminin önemli bir parçası. Katabolit baskısı mikroorganizmalara hızlıca metabolize edebilecekleri karbon ve enerji kaynağına öncelik vererek alışabilme, metabolizmasını o kaynağa göre ayarlama fırsatı sağlar. Bu durum genellikle alternatif karbon kaynaklarının metabolizmasında yer alan enzimlerin sentezinin engellenmesi ile başarılır. Katabolit baskısı ilk defa gllukoz ile gözlendiğinden aynı zamanda glukoz baskısı olarak da adlandıırılır, fakat bu hatalı bir kullanımdır çünkü başka bileşiklerde de bu baskı gözlenebilmektedir.[1]

Katabolit baskısı yaygın olarak E. coli' de çalışılmakadır.

Kaynakça

  1. ^ Seiboth, Bernhard; Ivanova, Christa; Seidl-Seiboth, Verena (15 Eylül 2011). "Chapter 13: Trichoderma reesei: A Fungal Enzyme Producer for Cellulosic Biofuels". Dos Santos Bernardes, Marco Aurélio (Ed.). Biofuel Production-Recent Developments and Prospects. InTech. s. 321. doi:10.5772/16848. ISBN 978-953-307-478-8. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">HTTP</span> iletişim protokolü

HTTP bir kaynaktan dağıtılan ve ortak kullanıma açık olan hiperortam bilgi sistemleri için uygulama seviyesinde bir iletişim protokolüdür. HTTP, World Wide Web için veri iletişiminin temelidir; burada köprü metni belgeleri, örneğin bir fare tıklamasıyla veya bir web tarayıcısında ekrana dokunarak kullanıcının kolayca erişebileceği diğer kaynaklara köprüler içerir.

Arkeolojik kazılarda ele geçen buluntuların bir kısmı, içinde karbon elementi bulunan çeşitli organik buluntulardır. Karbon içeren organik buluntularda eser olarak bulunan radyoaktif 14C (radyokarbon) izotopunun yoğunluğu ya da radyoaktivitesi ölçülerek söz konusu buluntular ve bu buluntuların ele geçtiği tabakalar ve kontekstler tarihlenebilir. Radyokarbon tarihleme yöntemi, bulunduğu 1950 yılından günümüze, yaklaşık son 50 bin yılda yeryüzünde meydana gelen arkeolojik, paleobotanik ve yerbilimsel olayların mutlak tarihlenmesi için kullanılan ana yöntem durumuna gelmiştir. Arkeolojik kazılarda ele geçen ve karbon içeren her organik buluntu radyokarbon yöntemiyle tarihlenebilir. Tarihlenmek üzere toplanan buluntulara örnek adı verilir. Tarihlenecek örnekler olarak ağaç parçaları, odun kömürü, kurumuş bitkiler, tahıl taneleri, dokuma parçaları, deri, hayvan kabukları, kemik, yemek artıkları sayılabilir.

<span class="mw-page-title-main">Karbon</span> sembolü C ve atom numarası 6 olan kimyasal element; bilinen tüm yaşamın ortak unsuru

Karbon, doğada yaygın bulunan ametal kimyasal elementtir. Evrende bolluk bakımından altıncı sırada yer alan karbon, kızgın yıldızlarda hidrojenin termonükleer yanmasında temel rol oynar. Dünyada hem doğal halde, hem de başka elementlerle bileşik halinde bulunan karbon, ağırlık olarak Dünya'nın yerkabuğunun yaklaşık %0,2'sini oluşturur. En arı (katışıksız) biçimleri elmas ve grafittir; daha düşük arılık derecelerinde maden kömürünün, kok kömürünün ve odun kömürünün bileşeni olarak bulunur. Atmosferin yaklaşık % 0,05'ini oluşturan ve bütün doğal sularda erimiş olarak bulunan karbon dioksit, kireç taşı ve mermer gibi karbonat mineralleri, kömürün, petrolün ve doğalgazın başlıca yapıtaşları olan hidrokarbonlar, en bol bulunan bileşikleridir.

<span class="mw-page-title-main">Fermantasyon</span> kimyasal çürüme

Fermantasyon, hücre içinde oksijen yokluğunda meydana gelen metabolik bir faaliyet olarak ‘NAD+'yi yeniden oluşturmak için glikozun glikoliz yoluyla kısmi oksidasyonunu takip eden metabolik adımlar’ şeklinde tanımlanmaktadır. Fermantasyon anaerobik şartlarda, yani oksidatif fosforilasyon olamadığı durumlarda, glikoliz yoluyla ATP üretimini sağlayan önemli bir biyokimyasal süreçtir. Biyokimyanın fermantasyonla ilgilenen dalı zimolojidir.

<span class="mw-page-title-main">Kloramfenikol</span> kimyasal bileşik

Kloramfenikol, İlk kez Streptomyces venezuelae türü bakterilerin metabolizma ürünü olarak elde edilen, günümüzde yapay yollarla bireşimlenen antibiyotiktir. Hastalık yapıcı birçok bakteri, riketsiya ve mikoplazmaya karşı etkilidir; etkisinin mikroorganizmadaki protein bireşimlenmesini bozarak gösterir.

<span class="mw-page-title-main">Lipit</span> Katı ve sıvı yağ

Lipit, tüm canlıların yapısında bulunan temel organik bileşiklerden biridir. Lipitler, doymuş ve doymamış yağlar olarak ayrılır. Doymamış yağlar, oda sıcaklığında sıvı hâlde bulunan lipitler; doymuş yağlar ise oda sıcaklığında katı hâlde bulunan lipitlerdir. Biyolojik önemi olan lipitler için yağ asitleri, nötr lipitler (trigliserit), fosfolipitler ve steroitler örnek gösterilebilir. Lipitler, insan ve hayvanların temel besinleri arasında yer alır.

<span class="mw-page-title-main">Mikrobiyoloji</span> mikroskobik organizmaların incelenmesi

Mikrobiyoloji, mikrorganizmaları inceleyen bilim dalıdır. Bakteriler, archaea, virüsler, protistler, mayalar ve küfler gibi mikroorganizmalar mikrobiyolojinin konu alanını oluştururlar. Mikrobiyoloji bilim dalının aktif olarak kullanıldığı uygulama alanları tıp, tarım ve endüstridir.

<span class="mw-page-title-main">Ahşap</span> Ağaçtan elde edilen doğal ve organik bir malzeme

Ahşap, ağaçtan elde edilen doğal ve organik bir malzemedir. Tarih öncesi çağlardan beri insanların ihtiyaçlarını karşılamada ve gereksinimlerini gidermede kullandığı en yaygın malzemelerdendir.

<span class="mw-page-title-main">Beslenme</span>

Beslenme, canlılığın gereklerini yerine getirmek için gerekli olan maddeleri, canlı dışı ortamdan edinme faaliyetine verilen isimdir.

<i>Pseudomonas putida</i> saprofilik, baston şekilli ve gram-negatif bir bakteri

Pseudomonas putida saprofilik, baston şekilli ve gram-negatif bir bakteridir. 16S rRNA analizlerine daynarak kendi ismini verdiği P. putida grubuna dahil edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Sayısal nesne tanımlayıcısı</span>

Sayısal nesne tanımlayıcısı elektronik bir belgenin güncel konumuna bağlı olmayan kalıcı bir tanımlayıcıdır. Bir DOI için tipik bir kullanım, bilimsel bir makaleye eşsiz bir tanımlayıcı sağlamak içindir, böylece herhangi bir kişi bu makalenin ayrıntılarını ve belki makaleninin tamamını elde edebilir. Bu anlamda bir sabit bağlantı (permalink) işlevi görür. İnternet'teki Web sayfaları için kullanılan URL sisteminden farklı olarak, makalenin yeri değişse de DOI zaman içinde değişmez. Bunun mümkün olabilmesi için makalenin yeri değiştiği zaman DOI çözünüm sisteminin güncellenmesi gerekir.

<span class="mw-page-title-main">Asetil koenzim A</span> Kimyasal bileşik

Asetil koenzim A veya asetil KoA, birçok biyokimyasal tepkimede kullanılan metabolizmadaki önemli bir moleküldür. Ana kullanım alanı enerji üretimi için oksitlenmek üzere asetil grup içindeki karbon atomlarını Krebs döngüsüne taşımaktır.

<span class="mw-page-title-main">Heterotrof</span> besinlerini kendi kendilerine sentezleyemeyen canlılar

Dışbeslenen, dışbeslek, ardıbeslek ya da heterotrof canlılar; besinlerini kendi kendilerine sentezleyemeyen canlılardır. Yaşamlarını sürdürmek için gerekli enerjiyi bu sebeple diğer dışbeslenen ya da kendibeslek canlılardan alması gerekir. Heterotrof terimi mikrobiyoloji alanında ilk kez 1946 yılında, mikroorganizmaların beslenme tiplerine göre sınıflamasında kullanılmıştır. Bugün ise terim besin zincirinin tanımlanmasında birçok alanda kullanılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Ford GT</span>

Ford GT, Ford Motor Şirketi tarafından 1960'lı yıllarda Le Mans yarışlarını kazanmak üzere üretilmiş, 1966-1969 Le Mans 24 Saat şampiyonu GT40 modelinin 2004 yılında Ford tarafından yenilenmiş versiyonudur, araç sınırlı olarak üretilmiş (4038) adet, üretimi 2006 yılında sonlandırılmıştır, ancak GT40 Mk I, Mk II ve R modellerinin üretimi Shelby-American Inc. ve Superformance LLC. tarafından hala yapılmaktadır. Eşsiz aerodinamik gövdesi ve aktarması sayesinde saatte 360 km nin üzerine çıkabilir.

<span class="mw-page-title-main">Besiyeri</span>

Besiyeri veya besiortamı, mikroorganizmaları veya hücreleri gelişimini desteklemek amacıyla laboratuvar ortamında hazırlanmış sıvı veya jel olan besleyici ortamlara verilen genel addır.

<span class="mw-page-title-main">YEPD</span>

YEPD veya YPD Ekmek veya bira mayasından otolizasyon, asit veya proteolitik enzimlerle hidrolizasyon yoluyla elde edilen maya özü. Maya büyümesi için tam bir ortamdır. Bu maya ekstratı, pepton bidest içerir. Su ve glikoz veya dekstroz. Bu agar içeren katı bir ortam olarak kullanılabilir. Maya ekstresinin, tipik büyümeyi gerçekleştirmesi üzerine gereken tüm amino asitleri içerir.

<span class="mw-page-title-main">Eğrelti</span> Damarlı bitkiler sınıfı

Eğrelti ya da Eğrelti otu (Pteridophyta), 12.000 türü bulunan bitki bölümü. Atkuyrukları da bu bölümde olmasına karşın eğrelti adıyla anılmazlar. Karbonifer döneminde 360 milyon yıl öncesine tarihlenen fosil kayıtları vardır.

Hiperkapni, aynı zamanda hiperkarbi ve CO2 tutulması olarak da bilinen, kandaki karbon dioksit (CO2) seviyesinin anormal yükselmesidir. Hiperkapni Yunanca hiper = "üzerinde" veya "çok fazla" ve kapnos = "duman" kelimelerinin terkibinden oluşan bir kelimedir.

Deken, C10H20 formülüne sahip bir alkendir. Deken, bir çift bağı olan on karbon atomlu bir zincir içerir. Çift bağın konumuna ve geometrisine bağlı olarak birçok deken izomeri vardır. Dek-1-en, endüstriyel öneme sahip tek izomerdir. Bir alfa olefin olarak, kopolimerlerde bir monomer olarak kullanılır ve epoksitler, aminler, okso alkoller, sentetik yağlayıcılar, sentetik yağ asitleri ve alkillenmiş aromatiklerin üretiminde bir ara maddedir.

<i>lac</i> operon

Laktoz operonu E. coli ve birçok diğer enterik bakteri tarafından laktozun taşınması ve metabolizması için gerekli olan bir operon dur. Çoğu bakteri için glukoz tercih edilen karbon kaynağı olsa da, lac operonu beta-galaktozidaz aktivitesi aracılığıyla glukozun kullanılamadığı durumlarda laktozun etkili bir şekilde sindirilmesini sağlar. Lac operonunun gen regülasyonu açıkça anlaşılan ilk genetik düzenleyici mekanizmadır, bu yüzden prokaryotik gen regülasyonunun önde gelen bir örneği haline gelmiştir. Bu nedenle, genellikle giriş seviyesindeki moleküler ve hücresel biyoloji derslerinde tartışılır. Bu laktoz metabolizma sistemi, François Jacob ve Jacques Monod, bir biyolojik hücrenin hangi enzimi sentezleyeceğini nasıl bildiğini belirlemek için kullanılmıştır. Lac operonu üzerine yaptıkları çalışma, 1965'te Fizyoloji veya Tıp dalında Nobel Ödülü kazandı.