Tarikat veya tarik kelimesi "yol" tarikat "yollar" anlamına gelir, "Allah'a ulaştıran yol" mânâsında kullanılmaktadır. Tarikatlar Selçuklu ve Osmanlı'ya özgü düşünce ve inanç hareketleri olarak değerlendirilmektedir. Birçok tarikatın menşei Hicri 5./Miladi 11. asırda Abdülkâdir Geylânî'nin yolundan gidenler tarafından oluşturulan Kadiri Tarikatıdır. Ebû Sâlih Muhyiddîn Abdülkâdir Geylânî, neseben hem Hasanî ve hem de Hüseynîdir. Abdulkadir Geylânî'nin soyundan gelen evlat ve torunları da yaşadıkları muhitlerde “şerîf”, “şurefâ”, “seyyid” olarak anılmışlardır.

Yemen, resmî adıyla Yemen Cumhuriyeti, Orta Doğu'da yer alan bir ülke. Kuzeyinde Suudi Arabistan, kuzeydoğusunda Umman ile komşudur. Batısını Eritre ve Cibuti, güneybatısını Somali çevreler. Yemen; 555.000 km2 yüz ölçümüne sahiptir ve 1.200 km uzunluğunda sahil şeridiyle Arap Yarımadası'nın güney ucunda yer almaktadır. Güneyinde Hint Okyanusu'nun uzantısı Aden Körfezi, kuzeyinde Kızıldeniz, güneybatısında ise bu ikisini ayıran Babülmendep Boğazı bulunmaktadır. Yemen'in Umman Denizi ile Kızıldeniz'de en büyükleri Haniş ve Sokotra olmak üzere 200'e yakın adası bulunmaktadır. En büyük şehri ve başkenti San'a'dır. 2022 yılı itibarıyla Yemen'in nüfusunun yaklaşık 31 milyon olduğu tahmin edilmektedir. Yemen; Arap Birliği, Birleşmiş Milletler, Bağlantısızlar Hareketi ve İslam İşbirliği Teşkilatı üyesidir.
Şiilik veya Şia, Muhammed'den sonra devlet yönetiminin Ali'ye ve onun soyundan gelenlere ait olduğu fikrini savunan; Ali ile birlikte onun soyundan gelen imamların günahsızlığına, yanılmazlığına ve bizzat Allah tarafından imam olarak seçildiklerine dair inanışların ortak adıdır. İslam dünyası içerisinde Müslüman nüfusun yüzde 10-15'lik kısmını oluşturur. Siyasi saiklerle ortaya çıkan bu ayrılık, zaman içinde fıkhi ve itikadi bir alt yapı kazanarak mezhepleşmiştir.

İsmâilîlik, adını İsmâil b. Ca'fer es-Sâdık'tan alan Şii mezhebi.
Zeydîlik, Batı'da Beşçiler olarak da bilinir. Zeyd bin Ali'nin tâkipçisi olan Şiâ mezhebidir. Zeyd’îyye fıkıhını tâkip eden kişiler Zeydî olarak adlandırılırlar ancak Zeydî Vâsıtî denilen Câferî bir grup da bulunmaktadır.

San'a, Yemen'in başkenti. 2005 yılında, şehir nüfusu 1.937.451'dir.

Hicaz-Yemen Cephesi, halk arasında Yemen Cephesi adıyla da anılır. I. Dünya Savaşı boyunca Osmanlı İmparatorluğu 4 Tümenlik bir kuvvetle Arabistan'daki kutsal İslam şehirlerini korumaya çalıştı. 7. Kolordu'nun birer tümeni Hicaz, Asir, San'a ve Hudeybe'de konuşlandırılmıştı. Uzaklık sebebiyle bu tümenlere yeni asker, malzeme ve silah desteği sağlanamıyordu. 1916 yılında İngilizlerin kışkırtmasıyla, Araplar kendilerini koruyan Osmanlı Kuvvetlerine karşı ayaklandı. Mekke Emiri Şerif Hüseyin, bağımsızlığını ilan ederek Hicaz'ı büyük oranda ele geçirdi. Buradaki Osmanlı direnişinin sembolü Medine müdafaası oldu. Yemen'de İmam Yahya Osmanlılara bağlı kalırken Asir'de Seyyid İdris de ayaklanmaya katıldı.

Nizârîlik, İslam'ın Şia mezhebi olan İsmâilîyye mezhebinin alt kollarından biridir.

Mustâlîlik, Şiîliğin İsmâilîyye mezhebinin Mustâ‘lî fıkhını tâkip eden kolu.
Keysanîlik (Dörtçüler), Şiîlik'te Mehdî kavramını ortaya atarak ilk defa İmam unvanını kullanan; Ali bin Ebu Talib'den sonra sırası ile Hasan bin Ali, Hüseyin bin Ali ve dördüncü İmâm olarak da Ali bin Hüseyin (Zeyn el-Âb-ı Dîn)’in yerine Ali bin Ebu Talib’in Bânû Hânife Kâbilesi mensûbu Havlet bint Câ'fer’den olan oğlu Muhammed bin Hânifîyye'nin imâmlık ve Mehdiliğini kabullenen; temelleri "El-Muhtâr bin Ebû ‘Ubeyd'ûl-Lâh el-Sâkafî el-Thâifî" tarafından atılan ve daha sonra da kendi içlerinden Abbâsî Hâlifeliği’ni çıkaran ghulât (köktendinci) mezhep.

Mehdî el-Muntazar veya Muhammed el-Mehdi, Şiiliğin tüm kollarını ifade eden İmamiye'nin resmî itikadına göre on ikinci imam. Hâlen gaybet halinde olduğuna, ileride gelerek dünyada adaleti sağlayacağına inanılır. Hasan el-Askerî'nin oğludur, İslam peygamberi gibi adı Muhammed, künyesi ise Ebu'l-Kasım'dır. Mehdî el-Muntazar 15 Şaban 255 hk. Samarra'da doğdu. Hasan Askeri oğlunun dünyaya gelişini gizlemiş ve kendi yaşamı boyunca onu güvendiği az sayıda yakınlarına göstermiş. Mehdi beş yaşında iken, babasının ölümünden sonra, h. 260 yılında imamet makamına erdi. Bu tarihten beri Küçük Gaybet'i bitene kadar dört kişi aracılığıyla, naip diye bilinen elçiler, insanlarla iletişim kurmaktaydı. Bu gizleniş 328/940 yılına kadar sürmüştür. Bu tarihte son naibin ölmüş ve büyük Gaybet başlamıştır. Bu süreye Gaybet-i Suğra dönemi denilir. Gaybet-i Suğra'nın tamamladıktan sonra büyük Gaybet başlamıştır. Büyük Gaybet şimdiye kadar devam eder ve tıpkı hadislerin bildirdiğine göre Mehdî el-Muntazar'ın zuhur tarihi ve Büyük Gaybetinin süreci hiçbir şekilde belli değildir.

Emirû'l-Müminin el-Mütevekkil Alellah Rab'ül-Alemin İmam Yahya bin el-Mansur Bi'llah Muhammed Hamideddin, kısaca Yahya Muhammed Hamideddin ya da Osmanlı kaynaklarında geçtiği gibi İmam Yahya; Yemenli imam ve siyasetçi ve 1918-1948 arası Yemen Mütevekkilî Krallığı kralı ve kurucusu. Yemen'in büyük bölümünü ve bugünkü Suudi Arabistan'ın güney bölgesini 900 yılı aşkın bir süre yöneten Kasımî hanedanının Hamideddin kolundan dünyaya geldi. Babasının ölümünden sonra 4 Haziran 1904'te Yemen imamı olup Zeydi yönetimini tanımayan Osmanlı İmparatorluğu'na karşı çeşitli isyanlar düzenledi. 1911 yılında imzalanan Da'an Mukavelesi'nde tanınmasıyla Osmanlı'yla uyumlu bir politika yürütmeye başladı. I. Dünya Savaşı'nda tertiplenen Arap Ayaklanması'na katılmayarak Osmanlı İmparatorluğu'na bağlı kaldı. Savaşın Osmanlı'nın yenilgisiyle sonuçlanması ve Mondros Ateşkes Anlaşması hükümleri uyarınca Osmanlı Ordusunun Kasım 1918'de diğer Arap vilayetlerinden olduğu gibi Yemen'den de çekilmesi üzerine İmam Yahya 17 Kasım 1918'de San'a'ya girdi ve Yemen'in bağımsızlığını ilan etti. 30 Ekim 1918 tarihinde ise kendini Yemen Emiri ilan ederek Yemen Zeydi Emirliği'ni kurdu. Osmanlı Ordusu'nun bıraktığı ve silah tacirlerinden temin ettiği silahlar ile Birleşik Krallık'a karşı direndi. Kasımiler döneminden kalan Büyük Yemen idealini gerçekleştirmek isteyen Yahya Osmanlı ile Birleşik Krallık arasında belirlenen sınır olan Menekşe Hattı'nı tanımadığını ilan ederecek Aden Protektorası'na birçok baskın düzenledi. Bunun yanı sıra Asir Emirliği ve daha sonra Suudi Arabistan olacak Hicaz ve Necid Krallığı'yle karşı karşıya geldi. Asir Emirliği'nin İmam Yahya'nın baskılarına dayanamayıp Suudi Arabistan'ın himayesine girmesinin ardından Asir Emirliği'nin isyan edip başarısız olunca Yemen'e kaçmasıyla İbn Suud ile İmam Yahya arasında bir çatışma başladı. Bu çatışma Suudi-Yemen Savaşı'na dönüştü ve sonucunda İmam Yahya yenilerek büyük bir otorite kaybına uğradı. Bu yenilgiden sonra izolasyonist bir politika izledi. II. Dünya Savaşı'nda tarafsız bir politika izledi ve herhangi bir agresif tutum sergilemedi. 17 Şubat 1948 tarihinde San'a yakınında damadı tarafından suikastle öldürüldü. İmam Yahya Yemen'i kasıp kavuran ve Yahudiler dahil olmak üzere halka acılar çektiren anarşi ve şiddet ortamına son vermeyi başarmıştır. Onun saltanatı döneminde Yahudiler nispeten elverişli koşullara sahiptiler. Fotoğraf çekinmeyi sevmediğinden hiçbir fotoğrafı bulunmamaktadır.
Muhammed bin Abdullah el-Mehdî veya Muhammed en-Nefsüzzekiyye, Abbasiler'e karşı Medine'de başlatılan isyanın lideridir.
Nizari fıkhı, İsmâil’îyye mezhebinin bir kolu olan Nizarîlik şubesinin kendine has İslâmî hukûk, ilke ve kurallarını tanımlayan, temelleri Meymûn’ûl-Kaddâh ve oğulları tarafından atılan Bâtınî fıkıh öğretisi. Bu fıkha göre İmâmet sona ermemiş olup hâlâ babadan oğula geçmektedir. Günümüzdeki imâmları Nizârîlik mezhebinin Kırk Dokuzuncu İmâm-ı Zamânı olan IV. Ağa Han'dır. Nizârî mezhebinin âkidesine göre İmâmet babadan oğula geçmek suretiyle hiç kesintiye uğramadan günümüze kadar ulaşmıştır. Nizar'ın Mısır'dan ayrılması ve vefât etmesinden sonra ise oğlu El-Hâdî bin el-Nizâr'ın Elemût Kalesi'nde Gayba halinde "Gizlenen-İmâm" olarak İmâmet'i devam ettirdiğine inanılmaktadır.
Gayba Şiîliğin bazı mezheplerindeki İmâmet i'tikadında mevcût olan bu kavrama göre, bu mezheplerin kabul ettiği imâmlar içerisinde, "Saklanan", "Gizlenen" ya da "Görülmez" hâldeki imâm.

El-Kahir bin el-Môhtadî bi-Kuvvet'ûl-Lâh / bi-Ahkâmî'l-Lâh "Elemût Üçüncü Gizlenen imamı". Hicrî: 552-557 / M: 1157-1162 yılları arasında Elemûtlar-Nizârî Devleti hükümdârı ve Nizârî Bâtınî-İsmâ‘îl’îyye Mezhebi'nin Yirmi İkinci İmâm-ı Zamânı. Elemût kayıtlarındaki asıl adı "I. Hasan" ya da "Hasan-ı Evvel bin el-Muhammed bin Ali".

Yemen Mütevekkilî Krallığı, ilk dönem adıyla Yemen Zeydi Emirliği veya bilindik isimleriyle Yemen Krallığı ve Kuzey Yemen, kısaca ise Yemen ; İmam Yahya önderliğindeki Zeydîlerce Osmanlı İmparatorluğu'nun Yemen'den çekilmesinden sonra 1918 yılında kurulan ve 1970'e dek varlığını sürdürmüş devlet. Orta Doğu'da yer alan Yemen Krallığı 195,000 km2 yüzölçümüne sahipti. Kuzeyinde Suudi Arabistan, güneyinde İngiliz hamiliğinde Güney Yemen yer alıyordu. Krallığın başkenti 1918'den 1948'e kadar günümüzde Yemen'in başkenti olan San'a, 1948'den 1962'ye kadar Taiz, para birimi ise Yemen riyaliydi.
El-Mu'ayyed Muhammed bin el-Kasım, 1620-1644 yılları arasında Yemen imamıydı. El-Mansur el-Kasım'in oğlu olup Osmanlı İmparatorluğu'nu tamamen Yemen topraklarından çıkararak bağımsız bir Zeydi devleti kurdu.

Yemen imamları ve daha sonra Yemen kralları, Yemen'de Zeydi Şii İslam'ının kutsanmış dini ve siyasi liderleridir. Tarihçi İbn Haldun imamlardan başa gelmelerini sağlayan kabileden, Banu Rassi veya Rassiler, telaffuza göre Banu Ressî veya Ressîler olarak bahseder. Orijinal Arap kaynaklarında Rassi terimi pek kullanılmaz. El-Mansur el-Kasım bin Muhammed'in kurduğu Rassidilerin alt kolu olan Kasımîler olarak da bilinir. 897'den itibaren Yemen'in bazı bölgelerinde dini ve siyasi yönetimini ellerinde tuttular. Bazen yönetim gücü imamlara değil, Memlûklerin, Osmanlıların valilerine aitti. İmamların; dini ilimler konusunda bilgili olması, savaşlarda Yemen'in reisi olduğunu kanıtlaması gerekiyordu. İmamlık iddiasında bulunanlar İslam'a çağrıda bulunurlardı. Bazen aynı anda iki imam olabiliyordu fakat bu durum çok nadirdir. Birçok İmami'nin aksine, Zeydiler İmamlarına ilahi veya insanüstü nitelikler atfetmezler. Zeydîler’in, kendine özgü bir sosyokültürel yapısı olan Yemen bölgesine intikal edip devlet kurmalarından itibaren günümüze kadar devam eden varlığı, siyasî bakımdan dönem dönem muğlak ve istikrarsız bir seyir izleyerek kesintilere uğramıştır.

Da'an Antlaşması, ya da Da'an Mukavelesi, 1911'in Ekim ayında Osmanlı'nın Yemen Vilayeti'ndeki Da'an'da Osmanlı Padişahı ile İmam Yahya tarafından imzalanmış bir antlaşmadır. Bu antlaşma 1872'de Osmanlı'nın San'a'yı ele geçirmesinden beri Yemen yöresindeki ayaklanmalar tarihinde bir dönüm noktası oldu. Yemen ile Osmanlı arasındaki sürtüşme ve anlaşmazlıklar ortadan kalktı. Antlaşmaya göre San‘a dahil Zeydîler'in yaşadığı dağlık bölgelerin yönetimi İmam Yahya'ya bırakılacak, fakat yabancı devletlerle antlaşma yapamayıp dış işlerinde Osmanlı'ya bağlı olacaktı. İmam Yahya “Emîrü'l-mü'minîn” olma iddiasından vazgeçecek, her yıl kendisine 20.000 Osmanlı altın lirası verilecekti. Bunun karşılığında İmam Yahya zekatı adı altında halktan haraç toplamayı bırakacaktı.