İçeriğe atla

Kaside-i Bürde

İmam Bûsirî'nin İskenderiye, Mısır'daki türbesi

Kaside-i Bürde (Arapçaقصيدة البردة, "Bürde Kasidesi"), İslam peygamberi Muhammed'e ünlü Mısırlı sufi İmam Bûsirî tarafından yazılan övgü kasidesi.[1] Asıl başlığı al-Kawākib ad-Durrīya fī Madḥ Khayr al-Barīya ("Mahlûkatın Efendisini Öven Semavî Işıklar") olan şiir, genelde Sünni İslam âleminde meşhurdur. Bûsirî, rüyasında İslam peygamberini görür ve kendisini hırkası (Hırka-i Saadet) ile örterek felçten kurtardığı için şiirini kaleme alır.

Kasidede mısraları bölen nakarat: "Mevlam, Mahlukatın En Hayırlısı Habibin üzerine, dâimî ve ebedî salat ve selam olsun" (Arapçaمولاي صل و سلم دائما أبدا على حبيبك خير الخلق كلهم)

Kaside-i Bürde şu bölümlerden oluşmaktadır:

  • Sevgiliye hasret
  • Nefisten şikâyet
  • Peygambere methiye
  • Peygamberin doğumu
  • Peygamberin mucizeleri
  • Kur'ân'ın faziletleri
  • Miraç mucizesi
  • Cihadın önemi
  • Nedamet ve ümit
  • Dua ve niyaz

Kaynakça

  1. ^ "KASÎDETÜ'l-BÜRDE". TDV İslâm Ansiklopedisi. 6 Ekim 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Ocak 2023. 

Ayrıca bakınız

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

Peygamber veya yalvaç, Tanrı aracılığıyla bir dini veya dinî öğretiyi yaymakla görevlendirildiğine inanılan kişidir. Peygamberler ayrıca dinî terminolojide âyet, işaret veya mûcize denilen doğaüstü güç veya olayların kendilerine atfedildiği mitolojik veya yarı mitolojik insanlardır. İbrahimî dinlerin inananları, peygamberlerin Tanrı'dan aldıkları “vahiy” adlı mesajları diğer insanlara ulaştırdıklarına inanırlar.

Tevhit ya da Tevhid, Türk ve İslam edebiyatında Allah'ı, yaratılış ve kainatın aslı gibi unsurları bir arada yorumlayan manzum –mensur edebî tür.

Kaside, genellikle din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla yazılan bir şiir formudur. Ancak kaside biçiminin şiirin farklı konuları için de kullanıldığı vakidir. Kaside sanatı, öncelikli olarak Araplar tarafından geliştirilmiştir. Kaside, klasik Arap şiirinin en yüksek hali kabul edilmektedir. Eski Arap edebiyatında kasideler birkaç farklı dahili kısımdan oluşacak şekilde nazmedilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Mevlid Kandili</span> İslam peygamberi Muhammedin doğum günü vesilesiyle kutlanan dinî uygulama

Mevlid Kandili ya da Veladet Kandili, İslam peygamberi Muhammed'in doğum gecesi ve aynı zamanda hicri rebiülevvel ayının on ikinci gecesidir. İslam Nebisi, Ashab-ı Kiram, Emevîler ve Abbâsîler dönemlerinde herhangi bir kutlama örneğine rastlanmayan rebiülevvel ayının on ikinci gecesi olan Mevlid Kandili, ilk defa hicretten yaklaşık üç yüz elli yıl kadar sonra Mısır'da, Şii Fâtımî Devleti döneminde kutlanmaya başlamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Silsile</span>

Silsile, , bir İslam dinî kavramıdır. Ayrıca tasavvufta da farklı bir manada terim olarak kullanılır. Hadis ilminde sened denilen kavram, ravilerin silsilesini araştırır.

Fahriye, Divan edebiyatında şairin övünmek için yazdığı şiir türü. Şairlerin kabileleriyle, soylarıyla, kendileriyle, kahramanlıkları ve cesaretleriyle övünmelerini içerir.

<span class="mw-page-title-main">Veysel Karanî</span> Yemenli sahabe, müslüman ve mistik

Veysel Karani (Üveys el-Karanî), Yemenli bir Müslüman ve mistik. İslam peygamberi Muhammed döneminde yaşamasına rağmen onu görememiştir. Meşhur hikâyede Medine'ye kadar gitmiş ancak zamanlamasından dolayı onu görememiş ve geri dönmesi gerekmiştir. Bunun üzerine Muhammed ona hırkasını hediye olarak göndermiştir. Sıffin Savaşı sırasında Ali tarafında savaştı. 657 yılında öldü. Tabiin'in büyüklerindendir. Naaşını almaya gelen 3 kabilenin taşıdığı tabutlarda da keramet göstererek göründüğü söylenir. Böylece bu üç ayrı kabilenin yerleşim yerleri olan Yemen ve Şam'da bulunan türbelerinin yanında Siirt ilinin Baykan ilçesinin ziyaret beldesinde de bir türbesi vardır. 23 Haziran 2014 tarihinde Suriye'deki türbesi IŞİD tarafından bombalanarak yıkılmıştır. Bursa'da Sembolik olarak Osmangazi ilçesindede Veysel Karani türbesi ve camii bulunmaktadır.

Hırka-ı Şerif Camii, İstanbul, Fatih İlçesi'nde Atikali semti sınırları içinde, adını verdiği Hırkaişerif Mahallesi'nde yer alan 1851'de inşa edilmiş camii.

<span class="mw-page-title-main">Mescid-i Nebevî</span>

Mescid-i Nebevî veya Peygamber Mescidi, Hicret'ten sonra Medine'de İslam peygamberi Muhammed ile arkadaşları tarafından inşa edilen, Muhammed'in kabrinin de içerisinde bulunduğu mescit. "Nebevi" Arapçada "peygambere ait" anlamına gelir, "Mescid-i Nebevî" tamlamasının anlamı ise "Peygamber Mescidi"dir. Mekke'de bulunan Mescid-i Haram'dan sonra Müslümanlara göre ikinci en kutsal mescittir.

Su Kasidesi Fuzûlî'nin kasidelerinden biridir. Aruzun "fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redifi "Su" olduğu için bu şekilde adlandırılır. Fuzûlî bu kasidesini İslam peygamberi Muhammed'i övmek amacıyla yazmıştır. İlk beyit şu şekildedir: Saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlâre su / Kim bu denli dutuşan odlâre kılmaz çâre su Kaside üstün bir lirik söyleyiş ve sanatlı anlatımıyla Türk edebiyatının büyük şairlerinden Fuzûlî'nin bir söz şaheseridir.

<span class="mw-page-title-main">Kutsal Emanetler</span>

Kutsal Emanetler, Muhammed'e, sahabelerine ve İslam'daki bazı peygamberlere ait olduğuna inanılan, İslam'da kutsal sayılan eşyalardır. Yavuz Sultan Selim'in 1517'de Mısır'ı fethinden sonra İstanbul'a getirilmiş, bir bölümü de İslam ülkelerinden derlenmiştir. Kutsal emanetler Topkapı Sarayı içerisinde bulunan Has Oda'nın Mukaddes Emanetler Dairesi'nde korunmakta ve sergilenmektedir.

Hassân b. Sâbit, hem İslam öncesinde hem de İslam sonrasında şiir söylemiş önemli bir Arap şairiydi. Özellikle Müslüman olduktan sonra Muhammed'i ve Müslümanları desteklemek için söylediği şiirleriyle ün kazanmıştır. Bu yüzden Muhammed'in baş şairi olarak anılmaktadır. Özellikle methiye ve hicviye şairi olarak bilinmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Hırka-i Saâdet</span>

Hırka-i Saâdet veya Bürde-i Saâdet, İslam peygamberi Muhammed'e ait olduğuna inanılan ve Topkapı Sarayı Hırka-i Saadet Dairesinde bulunan, keçi tüyünden yapılmış, geniş kollu hırkadır. Hırkanın bizzat Muhammed tarafından şair Kâ'b Bin Züheyr'e bağışlandığı rivayet edilmektedir. I. Selim Mısır'ı fethettiğinde diğer kutsal emanetler ile birlikte hırka da İstanbul'a getirilmiştir. Kutsal Emanetler arasında sayılır.

<span class="mw-page-title-main">Bûsirî</span> Tasavvuf şairi

el-Busiri (1211–1294) Şazeli tarikatına bağlı, aslı Fas'lı Berber Sanhaci kabilesine dayanan, Mısır'lı sufi şair. Mısır'da yaşayıp, Vezir İbn Hinna himayesi altında yazdı. En meşhur eseri Kaside-i Bürde. İslam peygamberi Muhammed'in övgüsünden ibarettir. Peygamber Busiri'nin rüyasına girer ve onu hırkası ile örterek felçten kurtarır.

<span class="mw-page-title-main">Şâzelîlik</span> Sünni İslamda Sufi mistik tarikatı

Şâzelîlik, Ebü’l-Hasan eş-Şâzelî tarafından kurulan İslam'ın sûfî bir tarikatıdır.

<span class="mw-page-title-main">İslam'da cinsellik</span>

İslami cinsel içtihat İslam'da cinsellik İslami yasaları açıklar. Büyük ölçüde erkekler ve kadınlar arasındaki evlilik ilişkilerinin cinsel aktivite sınırlamaları Kur'an, hadis ve fetva'ya dayanmaktadır. Çoğu gelenekler tüm cinsiyetler arasında herhangi bir ilişki konusunda sıkı iffet, tevazu, teşvik ve bekârlık vazgeçirmek. İslam cinsel aktivite büyük ölçüde evlilik için saklıdır. Evlilik dışı cinsel farkı ve tevazu Bu duyarlılık gibi İslami elbise yorumların ve cinsiyet ayrımı derece olarak İslam'ın şimdiki belirgin yönleri görülebilir.

Hürriyet Kasidesi, Tanzimat dönemi yazarlarından Namık Kemal'in hürriyet, özgürlük, vatan ve millet gibi olguları işlediği kasidesi. Namık Kemal'in en çok bilinen eserlerinden biridir. Abdülaziz'in tahtan indirilişi sonrasında sürgünde olduğu Mağusa'dan 1876 yılında başkent İstanbul'a gelen Namık Kemal, daha önceden temellendirip başladığı şiirini yeni özgürlük ortamında tamamladı. Şiir "Kaside-i Hameset" adıyla da bilinirken asıl adı ise "Besâlet-i Osmâniyye ve Hamiyyet-i İnsâniyye"'dir. Edebi özellikler olarak vezin ve kafiye açısından Fehim'in "Kaside-i der şikâyet-i dehr" naziresidir ve aruzun "mefâiilün mefâilün mefâiilün mefâiilün" şekli ile kaleme alınmıştır. Bir kaside olmasına karşın klasik kasidelerden farklıdır çünkü şair kasidenin bölümlerinden nesip, girizgâh, methiye, tegazzül ve duaya yer vermemiştir. Kaside içeriğinde anlamların beyit içerisinde bütünlenmesi ve beyitler arasında ilişki bulunmaması şairin Divan edebiyatı geleneğinden tam olarak sıyrılamadığını göstermektedir. Büyük Larousse Sözlük ve Ansiklopedisi'ne göre hürriyet kavramı Türk düşünce sistemine bu şiirle girmiştir.

Nesîb klasik Arap şiirinde, kasidenin giriş kısmına verilen isimdir. Klasik kaside daima nesîb bölümüyle başlamasa dahi, İslam öncesi dönemden itibaren kasidelerde girizgah mesabesinde sıklıkla kullanılmıştır. Bu kısımda genellikle aşk temalı anlatımlara değinilmektedir. Sevgilinin göç ettiği diyarlardan bahsedilmesi, sıklıkla rastlanan motiflerden birisidir.

Ka'b b. Zuheyr, Sadru'l-İslam döneminin en meşhur şairlerinden biridir. Özellikle Kasîdetu'l-Burde adlı methiyesiyle tanınmıştır.

Tahmîs, Divan Edebiyatında daha önce yazılmış olan bir gazelin her beytinin başına birinci mısranın kafiyesine uygun bir biçimde ve anlam bütünlüğünü koruyarak üç dize daha katılması ile oluşturulan eserlerdir. Yapılan ekleme ile beş dizelik bir musammat elde edilir.