İçeriğe atla

Karşı kültür

Punk kültürü karşı kültüre bir örnektir.

Karşı kültür, karşıkültür şeklinde de yazılır; sosyoloji, tarih ve siyaset bilimlerinde kullanılan bir terimdir. Basit bir şekilde bir toplumda kabul gören genel kültürün karşıtı bir kültürü ifade etmektedir; karşı kültürün normları ve değerleri kabul görmüş kültürünkine karşıttır.

Sosyolojide karşı kültür o günün toplumsal ana arter kültürüne karşıt norm ve değerleri benimseyen kültürel gruba verilen isimdir. Her ne kadar her toplumda karşı kültürel gizli eğilimler olsa da, burada karşı kültür terimi belirli (ve yeterli) bir kitleye ulaşabilmiş ve bir süre için varlığını devam ettirebilmiş, çok daha belirgin, bariz fenomenleri adlandırmakta kullanılır.

Ayrıca bakınız

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Sosyoloji</span> toplumun oluşum, işleyiş ve gelişim yasalarını inceleyen bilim dalı

Sosyoloji veya toplum bilimi, toplum ve insanın etkileşimi üzerinde çalışan bir bilim dalıdır. Toplumsal (sosyolojik) araştırmalar sokakta karşılaşan farklı bireyler arasındaki ilişkilerden küresel sosyal işleyişlere kadar geniş bir alana yayılmıştır. Bu disiplin insanların neden ve nasıl bir toplum içinde düzenli yaşadıkları kadar bireylerin veya birlik, grup ya da kurum üyelerinin nasıl yaşadığına da odaklanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Kültür</span> toplumun antropoloji içindeki yaşam tarzı

Kültür veya ekin, toplumların kendilerine özgü olan ve gelecek nesillere aktardıkları maddi veya manevi her şey.

<span class="mw-page-title-main">Cinsiyet</span>

Cinsiyet, erillik ve dişilik arasında farklılık gösteren özellikler aralığı veya bağlama göre, bu özellikler biyolojik cinsiyeti ve cinsiyete dayalı toplumsal yapıları kapsayabilir.

Namus, birçok ülkede iyi ahlaklılık, bütünlük, doğruluk, dürüstlük ve olumlu davranışlar olarak ele alınan, bazı kültürlerde cinsel ahlakla ilişkilendirilen bir kavramdır.

Alt kültür, bir kültür içindeki bir grup insandır. Hâkim kültürle bağlantısını koparmadan ancak çeşitli önemli noktalarda ayrılarak gelişen bir kültür “alt kültür” olarak tanımlanır.

<span class="mw-page-title-main">Toplum</span> aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü

Toplum ya da cemiyet, bir arada yaşayan canlıların oluşturduğu topluluktur. Sosyolojide toplum, onu oluşturan canlıların basit bir toplamından ziyade, farklı biçimler ve özellikler gösterip özgün olan ve nesnel yasalar gereğince insanların maddi üretim içindeki gündelik hayat faaliyetleriyle ve sınıfsal savaşımıyla değiştirilen ve gelişen ilişkilerden oluşan sisteme denir. Bir nevi örgütlenmedir.

Etnik grup veya etnisite, kendilerini diğer gruplardan ayıran ortak nitelikler temelinde birbirleriyle özdeşleşen bir grup insandır. Bu nitelikler, ikamet ettikleri alanda ortak gelenekler, soy, dil, tarih, toplum, kültür, ulus, din, fiziksel farklılıklar veya sosyal özellikleri içerebilir.

<span class="mw-page-title-main">Georg Simmel</span>

Georg Simmel, Ferdinand Tönnies ile birlikte Alman Sosyolojisi'nin kurucularından biri olan sosyolog, filozof ve eleştirmen.

Normlar Gideon Toury tarafından geliştirilen çevirmenin süreç öncesi ve çeviri sürecinde aldığı öznel kararlardır. Çevirmenin bu konuda sınırlanamaz hakları vardır. Her çevirmenin kendine özgü normları vardır. Çevirmen, bu normlarla topluma hizmet eder ve bu normları topluma uygun olarak değiştirebilir. Bu bakımdan, çevirmenin aslında toplumsal bir rolü vardır. Sosyo-kültürel sınırlamaların üstesinden gelmek için çevirmen normları kullanır. Sonuç olarak da farklı stratejilerle, yani, farklı normlarla farklı erek metinler ortaya çıkar.

Heteronormativite, heteroseksüelliğin toplumsal ve doğal norm olarak kabul edilmesi veya bu kabulü içeren kültürel yapı. Biyolojik olduğu kadar toplumsal da bir iddiadır. Toplumsal ve kültürel bir yapı olarak, "insanlık ile heteroseksüelliğin eşanlamlı olduğu" iddiasını içerir ve dolayısıyla insanın kadın ve erkek olarak birbirini tamamlayan iki ayrık ve zıddına yönelimli cinsiyetten olduğu kabulünü barındırır. Bu bağlamda heteronormativitenin doğrudan cinsel yönelime dair bir norm olduğu sonucu çıkarılabileceği gibi, dolaylı olarak cinselliğe, biyolojik cinsiyete, cinsiyete ve cinsiyet rollerine dair normatif bir algı ve norm iddiası olduğu da söylenebilir. Herhangi bir kişinin eşini mutlaka karşı cinsten varsaymak, heteronormatif bir bakış açısına örnek gösterilebilir.

<span class="mw-page-title-main">Yayılmacılık</span> Bir devletin egemen güç olup sözünü geçirip diğer toplumları etkisi altına alması

Yayılmacılık ya da difüzyonizm yüksek kültür ve uygarlıkların bir ana kaynaktan göçler ve yayılmalar sonucu oluştuğunu ileri süren görüştür. Kültürün yayılması ve gelişmesi konusunu açıklamak için kullanılan bu kültürel teori, zaman zaman birbirinden çok uzak iki kültür veya toplum arasında da meydana gelebilir. Yayılmacılık teorisinin en kabul edilen iddialarından birisi kültürel yeniliklerin sadece nadiren keşfedildiği yahut baştan varedildiğini, aksine bunların diğer yüksek kültürlerden alındığını söyler. Bu teoriye göre iki farklı kültür arasındaki benzerlikler, bu iki kültürün birbirleri ile olan ilişkileri baz alınarak açıklanabilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Kültür emperyalizmi</span>

Kültür emperyalizmi, bir ülkenin kendi kültürel değerlerini ve ideolojisini başka bir ülkenin halkına benimsetmesidir.

Anomi, suç ve suçluluk konularında araştırmalar üzerine kurulmuş bir teori olup toplumun bireylerinin az kültürel ve ahlaki rehberlik almasını tarif eder. Toplumun bireyle olan sosyal bağının kopması tanımıdır. Örnek olarak haksız yönetim sonucunda sosyal kimliğin bireysel düzeye inerek ufak parçalara indirgenmesi ve bireyin toplum değerlerine karşı gelmesi verilebilir.

Sosyal dışlanma, toplumsal dışlanma ya da sosyal marjinalizasyon, toplum içinde karşılaşılan engeller ve toplumun dışına itilme durumlarını anlatan bir terimdir. Avrupa'da yaygın olan bu terim ilk olarak Fransa'da kullanılmıştır. Eğitim, sosyoloji, psikoloji, siyaset ve ekonomi gibi çeşitli disiplinlerde kullanılır.

Toplumdilbilim veya sosyodilbilim, kültürel normlar, beklentiler ve bağlam, dilin nasıl kullanıldığı ve toplumun dil üzerindeki etkisi gibi konuları inceleyen, dilbilimin sosyoloji ile kesiştiği disiplinler arası alan. İnsan topluluklarının sosyal sınıf, etnik köken, yaş ve cinsiyet gibi kendine ait faktörlerle girdiği etkileşimi ve bu etkileşimin sonucu olan değişimleri karma biçimde inceler.

Çinlileş(tir)me, Çinli olmayan toplumların Çin kültürünün etkisi altında olması; bu kültürel etki esasen Han Çinlilerine ait kültür, lisan, toplumsal normlar ve etnik kimlik gibi unsurlar kapsar. Çinlileş(tir)me sürecinin etkisi altında olan alanların arasında yemek alışkanlıkları, yazım, sanayi, eğitim, dil, hukuk, hayat düzeni, siyaset, felsefe, din, bilim, teknoloji, kültür ve değer sistemleri mevcuttur. "Çinleş(tir)me", daha gevşek anlamıyla Çin'in komşu Doğu Asya ülkelerine veya Çin içerisindeki etnik azınlıklara uyguladığı kültürleşme, asimilasyon veya kültürel emperyalist politikalarına atfen kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">John Leslie Mackie</span> Avustralyalı filozof (1917 – 1981)

John Leslie Mackie Avustralyalı bir filozoftur. Din felsefesine, metafizik ve dil felsefesine önemli katkılar sağladı ve belki de en çok meta-etik konusundaki görüşleriyle, özellikle de ahlaki şüpheciliği savunmasıyla tanınıyordur. Altı kitap yazmıştır. En çok bilinen Etik: Doğru ve Yanlış İcat Etmek (1977); kitap, cesurca "Nesnel değer yoktur" ifadesini kullanarak başlamaktadır. Kitap, etik keşfedilmek yerine icat edilmelidir tartışması üzerinedir.

<span class="mw-page-title-main">Toplumsal cinsiyet sosyolojisi</span> sosyolojinin alt dalı

Toplumsal cinsiyet sosyolojisi, kadın ve erkek arasındaki farkılılıkların kültürel ve toplumsal olarak nasıl kurulduğunu, kadın ve erkeğin sosyal yapı içindeki durumlarını, kadınlık ve erkeklik kimliğinin oluşum sürecini inceleyen sosyoloji alt dalıdır.

Kültürel muhafazakârlık, bir ulus devletin veya devlet sınırlarıyla tanımlanamayan bir kültürün kültürel miraslarını korumak olarak tanımlanır. Kültürel muhafazakarlık kimi zaman Québec'teki gibi dilin korunmasıyken kimi zaman Amerika yerlilerindeki gibi ırksal kültürün korunmasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Sosyolojide sapma</span>

Sapma veya sapma sosyolojisi, resmi kuralları ihlal eden davranışları, eylemleri araştırmaktadır. Örnek olarak sapma sosyolojisi, toplum kuralların ihlalini, suç vb. durumları ele almaktadır.[3]Sapma teriminin olumsuz bir anlamı olsa da, sosyal kuralların çiğnenmesi her zaman olumsuz bir eylem oluşturmamaktadır. Bazı durumlarda kuralların ihlal edilmesine rağmen, davranış olumlu veya toplum tarafından kabul edilebilir olarak adlandırılabilir.