İçeriğe atla

Kartal Ovası Muharebesi (1770)

Koordinatlar: 45°55′K 28°11′D / 45.917°K 28.183°D / 45.917; 28.183
Kartal Ovası Muharebesi
1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı

Kartal Ovası Savaşı, Daniel Chodowiecki
Tarih1 Ağustos 1770
Bölge
Kagul Nehri, Güney Besarabya - Moldova
Sonuç Kesin Rus zaferi
Taraflar
Rus İmparatorluğu Rus İmparatorluğu Osmanlı İmparatorluğu
Kırım Özerk Cumhuriyeti Kırım Hanlığı
Komutanlar ve liderler
Rus İmparatorluğu Pyotr Rumyantsev İvazzade Halil Paşa
Güçler

18.000-42.000,[1]

118 top[2]

Toplam: 180.000 asker

  • Osmanlı: 75.000[1] 100.000 ayrıca 130 top[3]
  • Kırım Hanlığı: 80.000-100.000 süvari[2]
Kayıplar
1.500 ölü ve yaralı 20.000 ölü ve yaralı, 2.000 esir, 130 top kaybedildi

Kartal Ovası Muharebesi ya da Kartal Meydan Muharebesi (RusçaСражение при Кагуле), Rus kaynaklarında Kagul Meydan Muharebesi olarak geçmektedir; 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı'nın en önemli kara savaşı olup ayrıca 18. yüzyıldaki en büyük kara savaşlarından biridir. 1 Ağustos 1770'te Rus Ordusu'nun Kaplan Giray komutasındaki Kırım Hanlığı Ordusu'nu yendiği Larga Savaşı'nın hemen 2 hafta sonrasında gerçekleşmiştir.

Arka plan

Hotin kalesinin terk edilmesinden mesul tutulan Sadrazam Moldovancı Ali Paşa 10 Aralık 1769'da azledilmiş ve sadrazam ve serdar-ı ekrem olarak İvazzade Halil Paşa görevlendirilmişti. İvazzade Halil Paşa 1769 kışını Babadağı ordugahında geçirip hazırlıklar yapmıştır. Boğdan'ı işgal eden Ruslar Eflak üzerine geçmişler ve Eflak Voyvodası olan "Gruigor Kiga"'yı esir edip tutuklamışlardı. Daha sonra Rus ordusu Rusçuk karşısında bulunan Yergöğü (Rumence : Giurgiu) kalesine kadar ilerlemişti. Ama Osmanlı ordusu bu Rus ordusunun karşısına çıkıp, onu geri çekilmeye mecbur etmişti. Bununla beraber Rus ordusu Eflak'ın merkezi olan Bükreş'e yerleşmişti.[3]

Bu sırada Kırım Hanı da değiştirilmiş ve IV. Devlet Giray yerine II. Kaplan Giray Kırım Hanı olarak tayin edilmişti. II. Kaplan Giray Babadağı ordugahına gelmiş ve sadrazam İvazzade Halil Paşa ile görüşmüştü. Bu görüşmede Boğdan'ın geri alınması için planlar yapılmıştı. Kaplan Giray Bucak'ta bulunan Kırım Tatarları ordusu karargahına geri dönmüştü. Kırım Hanlığı ordusunun Rus ordusu ile yapacağı bu muharebede başarılı olması için Kırım ordusunda bulunmayan top ve tüfek kullanan Osmanlı birlikleri ile takviye edilmesi kararlaştırılmıştı. İsmail Muhafızı Mehmed Paşa, Çorum mutasarrıfı Hasan Paşa ve Dağıstanlı Ali Paşa komutasında Osmanlı birlikleri Kırım Tatarları ordusuna takviye sağlamak için gönderildi.[3]

Rus ordusu komutanı Pyotr Rumyantsev[4] Osmanlı takviyeli Kırım güçlerinin Boğdan'ı geri almak için harekâta geçeceklerini anlamış ve tüm kuvvetlerini kendi komutasında birleştirip "Hantepesi"'nde mevzilendirmişti. Halbuki Osmanlı-Kırım planına göre takviyeli Kırım Tatarları gücü Hantepesi yolundan gitmeyip Prut Nehri'ni geçerek Yaş üzerine gitmesi öngörülmüştü. Fakat kış ve ilkbahar selleri dolayısıyla Prut Nehri'nin çok coşkun bir hal alıp üzerinde köprü kurmaya elverişli olmadığı anlaşıldı. Ayrıca Rus ordusu komutanı, takviyeli Kırım ordusunun Prut Nehri'ni geçme girişimi yapacağını anlayarak bu geçişi önlemek için nehrin karşında top bataryaları dizdirdi. Bu nedenlerle takviyeli Kırım ordusu planları değiştirildi ve Kırım ordusu Hantepesi'de mevzilenmiş olan Rus güçlerinin üzerine gitmeye başladı.[3]

Takviyeli Kırım güçleri Rus ordusu ile birkaç çarpışma yaptılarsa da Rus ordusunu tahkimatlarından sökemediler. Serdar-ı ekreme haber göndererek daha büyük bir yaya piyade gücü desteği istediler ve bir destek piyade gücü de Kırım ordusuna yeni takviye olarak gönderildi. Aynı zamanda serdar-ı ekrem Halil Paşa planları daha da değiştirerek Buğdan seraskeri olan Abdi Paşa'ya komutasındaki Rumeli eyalet askeri ve diğer güçlerle birlikte Tuna'nın karşısında bulunan Kartal sahrasına geçip Rus gücü üzerine gitmesi için emir gönderdi. Daha önceki plana göre Abdi Paşa komutasındaki önemli kuvvet Siret Nehri'ni geçecek; Fokşani üzerinden Yaş'a yönelecekti. Bu planı casusları ile öğrenen Ruslar Yaş yakınlarında bir pusu bile kurmuşlardı. Serdar-ı ekremden aldığı yeni emir üzerine Abdi Paşa Prut Nehri'ni geçip takviyeli Kırım ordusuna yakın bir yerde konaklayarak Rus ordusu ile çarpışmaya başladı. Rus ordusunun hiç mevzilerinden kımıldamamasını Kırım Hanı ve Abdi Paşa, onların iaşe bulmada zorluk çektiğine yormuşlardı ve Kırım ordusu ve Abdi Paşa ordusu birlikle Rus ordusu üzerine bir baskın yapmaya karar verdiler. Rus ordusu komutanı bu baskın haberini Kırım ve Osmanlı ordularındaki casusları ile haber almıştı. Kırım ordusu ile Abdi Paşa ordusu daha birleşmeden, Rus ordusu Falcı geçidinden geçip daha Osmanlı orduları birleşmeden önce Kırım ordusu üzerine ve sonra da Abdi Paşa ordusu üzerine birbiri ardından iki baskın yaptı. İki baskında da Kırım ve Osmanlı orduları yenilgiye uğradılar ve bu nedenle Boğdan'ı Ruslardan geri alma ümidi de kayboldu. Kırım Hanı ve Abdi Paşa durumu serdar-ı ekrem Halil Paşa'ya bildirdiler ve durumu değiştirmek için sadrazamın ana Osmanlı ordusu ile bizzat kendilerine katılmasını istediler.[3]

Muharabe

Bu sırada Serdar-ı ekrem Babadağı karargahında bir harp meclisi toplamıştı. Bu toplantıda Yeniçeri Ağası olan Kapıkıran Mehmet Paşa yeniçeri güçleri ile Tuna'yı geçip Kartal sahrasında ilerleyip Kırım Hanı ve Abdi Paşa güçleri ile bağlantı kurup bir ana üçlü saç ayağı kurup Rus ordusunu çembere alma planını sundu. Bu plan ordu erkanı tarafından uygun görüldü. Buna uyularak Osmanlı yeniçeri gücü tüm levazımatı ve zahire iaşeleri ile birlikte Tuna'dan karşı yakaya geçtiler ve Kartal sahrasında ileriye yürüyüşe başladılar.[3]

Rus baskınlarında bozguna uğrayıp kaçan Kırım ve Abdi Paşa askerinin bir kısmı, bu ilerleyen yeniçeri gücüne katıldı. Bunların verdiği yeni haberi değerlendiren yeniçeri ağası, geri dönüp Kartal sahrasının diğer ucuna gelip durumu haberci ile sadrazama bildirdi. Bu sırada sadrazam karargahına Kırım Hanı ve Abdi Paşa'nın gönderdiği resmi durum raporları da gelmişti. Bu raporlarda düşman Rus gücünün sanıldığından çok daha fazla olduğunu; ellerindeki mevcut güçler ile bu güçlü Rus ordusu karşısında durulamayacağını; karşı durmak için iyi yetişmiş 60.000 kadar askerin gerektiğini ve sadrazamın bu ordu ile birlikte bizzat gelmesi gerektiğini bildirmişlerdi. Bunun üzerine İvazzade Halil Paşa bütün Osmanlı ordusunu "üstü açık" adı verilen kayıklarla bir ay içinde Tuna Nehri'ni geçirtti. Kartal sahrasına geçerek tüm ordu ile Rus ordusu üzerine yürüdü.[3] Bu arada Ruslar Larga Muharebesi'nde Kırım Hanı komutasındaki Osmanlı ve Kırım Askerlerini büyük bir yenilgiye uğrattılar.

Bu sırada Rus ordusu Larga Muharebesi'nde mağlup ettiği takviyeli Kırım güçlerini takip etmekteydi ve Osmanlı ordusunun Tuna Nehri'nin karşısına geçtiği hakkında haberleri bulunmamaktaydı. Rus ordusu Prut Nehri'nin Tuna'ya kavuşma mevkine gelip yüz binden daha büyük Osmanlı ordusu ile karşılaşınca, Rus ordusu komutanı şaşırdı. Kırım Hanı takviyeli süvari güçleri ile Rus ordusunun sol kolunda mevki almıştı ve Rus ordusunun geri dönüp çekilmesini önlemekteydi. Neticede, Ruslar tarafından Kırım ordusuna karşı kazanılan Larga Muharebesi zaferine rağmen, Pyotr Rumyantsev komutasındaki Rus Ordusu, 60.000 kişilik Kırım Hanlığı ve Sadrazam İvazzade Halil Paşa komutasındaki 75.000 kişilik (bazı kaynaklarda 100.000 kişi) Osmanlı Ordusu tarafından çembere alınıp, Prut Nehri'nin bir kolu olan Kagül Irmağı yakınlarında sıkıştırıldı.[3] Bu zor durumda, sayıca ve top yönünden üstün kuvvetler karşısında Büyük Petro'nun 1711 Prut Savaşı'ndaki durumuna düşmemek için, Rus General Pyotr Rumyantsev 40,000 (bazı kaynaklara göre 18.000) askeri ile piyade kareleri oluşturtu.[1][3]

Serdar-ı ekrem İvazzade Halil Paşa ise gayet temkinli davranmaya karar vermişti. Mevcudu nispeten çok küçük olan Rus gücüne karşı muharebeye başlamadan üç kat siper kazdırmıştı. Rus generali, takviyeli Kırım Hanlığı kuvvetlerinin yardıma gelmesine fırsat kalmadan hızla çemberi yarmayı hedeflenmişti. Rus gücü beşer taburluk kareler halinde tedbir almışlardı. Saldırı yönü olarak 75.000 kişilik Osmanlı Ordusu'nu ve kampını seçmişlerdi. Ruslar sabaha yakın harbeli tüfekleriyle ani olarak bir saldırıya karar vermişlerdi. Rus gücünün bu disiplinli taarruzu gerçekleşince Rusların karşısında bulunan nizamsız ve talimsiz olan Osmanlı askerleri bu taarruza karşı koyamadılar ve siperlere doğru kaçmaya koyuldular. Sayıca kendilerine göre son derece az bir kuvvetin taarruzuna karşın ilk başta karşıya geçmiş olan yeniçeri piyade kuvvetlerinin karşı saldırısını da Ruslar geri püskürttüler. Hemen ardından Osmanlı güçleri arasında bir panik başlayıp siperdeki kuvvetlerin kaçmaya başlaması ile bütün Osmanlı Ordusu'nun çekilişine ve tam bir bozguna dönüştü. Tuna Nehri üzerinde geriye geçecek bir köprü bulunmadığı için Osmanlı ordusunda çok büyük insan zayiatı meydana geldi. Ruslar Osmanlı çemberini yarmakla kalmayıp, bir de esas Osmanlı Ordusu'nu ağır bir yenilgiye uğratmışlardı. Kartal sahrasında Debbağ köprüsü mevkiinde yapılan bu muharebe 8 saat sürmüştür.[3]

Savaş alanının yaklaşık 20 km ilerisinde Kırım Hanlığı'nın 40.000 kişilik süvari güçleri, takviye kuvvetleri ve Abdi Paşa ordusu olmasına rağmen bunların muharebeye katılma fırsatları bile olamamıştı.

Ruslar zayiatlarını 1.000 kişi olarak bildirirler. Osmanlı kaynakları ise Osmanlı askerlerinin üçte birinin şehit düştüğünü ve Rusların eline 130 ile 142 pare arası top ve 7000 zahire yüklü araba geçtiğini bildirirler.[3]

Osmanlı ordusundaki askerlerin yeterince eğitim görmediğini ve bir düzene sahip olmadığını Serdar-ı ekrem İvazzade Halil Paşa anlamamıştı. Ayrıca büyük bir orduyu Tuna Nehri üzerine köprüler kurmadan kayıklarla bir ay süren bir faaliyetle karşı yakaya geçirip, mağlubiyet olasılığına karşı oradan nasıl geri dönüleceğini hiç düşünmemesi onun komutanlık hatalarındandır. Halbuki Osmanlı devletinin büyük yenilgilerinden olan Sen Gotthard Muharebesi ve Zenta Muharebesi aynı şekilde köprü kurmadan büyük nehirlerden karşı yakaya geçme sırasında ortaya çıktığının hatırlanması gerekmekteydi. Bundan başka İvazzade Halil Paşa düşmanı mağlup edeceğini düşünerek Hotin üzerine gidileceğini düşünmekte idi. Osmanlı ordusunun tüm ağırlıkları ve büyük miktarda zahire de Osmanlı ordusu ile birlikte Tuna'dan karşıya geçirilmişti. Bu zahire de, mağlubiyet sonunda Rusların eline geçmiştir.[3]

Sonuçları

Kartal Ovası Muharebesi'nde mağlubiyet haberi gelince muharebeye katılmayan Kırım Hanı ve Abdi Paşa komutalarındaki 40.000 kişilik Kırım Tatarı ve Osmanlı ordusu İsmail tarafından Tolca'ya gitmeyip bataklıklar etrafından dolanıp Özi kalesine kaçmışlardır.[3]

Kartal Ovası Muharebesi mağlubiyeti üzerine Aralık 1770'te Osmanlı sadrazamı ve Serdar-ı ekremi olan İvazzade Halil Paşa bu görevlerden azledildi. Yerine Karadağ isyanını başarı ile bastıran Silahdar Mehmed Paşa sadrazam ve Serdar-ı ekremlik görevine getirildi.[3]

Bu muharebeye kadar defalarca Rus ordusunu mağlup ederek teslim olmayan Bender kalesi Temmuzdan beri kaleyi kuşatma altında tutan Rus generali Kont Panin'e teslim olmak zorunda kaldı.[5]

İzmail kalesi ise Rus General Ranin'e teslim oldu. Tuna'nın sol sahillerinde kalan diğer Bucak bölgesi kaleleri Kili, İbrail ve Akkerman kaleleri de Rusların eline geçti. Eflak tümüyle Rus işgali altına girdi.[3]

Rusların Tuna'yı geçmeleri üzerine Babadağı'nın Osmanlı kış ordugahı olması durumu tehlikeli hale girdi ve Hacıoğlu Pazarı'nın kışlık ordugah olması kabul edildi. Fakat İstanbul'da Sultan III. Mustafa bunu kabul etmeden İstanbul'dan gelen padişah şahsi iradesi üzerine sadrazamın Babadağı'nda ve Kırım Hanı'nın da Babadağı ile Tolca arasında kışlamaları gerekti. Halbuki o sadrazam, mahiyetinde mektupçu olan Abdurrezak Bahir Efendi'yi Babadağı'nın kışlık olarak seçilmemesinin nedenlerini şahsen sultana anlatmak için göndermişti, ama III. Mustafa bunları dinlememişti. Neticede 1771'de Ruslar Babadağı'nı geçici bir süre için işgal ettiler. Osmanlılar burayı tekrar geri alsa da, 1773 yılındaki muharebelerde Babadağı, Ruslarca tekrar yakılıp yıkılıp, savaş sonuna kadar işgal edildi.[]

Bu muharebe aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu üzerinde pek çok yıkıcı etkilere sebep oldu, İmparatorluğun Karadeniz'deki hakimiyetine de son verip, Kırım Hanlığı'nın, Rus işgaline açılmasının ve Rusya himayesine girmesinin önünü açtı.

Osmanlı ordusu büyük bir moral çöküntüsü içine girdi ve ordunun, süvari kuvvetlerinin teknolojik yönden geri kalmışlığını ortaya çıktı, bundan sonra savaş Osmanlı İmparatorluğu aleyhine bir gelişme gösterdi. Osmanlı ordusu bir daha savaş boyunca savunmaya çekilmek zorunda kaldı.[1]

Bu muharebeden ve Bender'in Ruslar eline geçmesinden sonra, 13 Eylül 1770'te Rus başkomutanı Pyotr Rumyantsev Serdar-ı ekrem Halil Paşa'ya Türkçe bilir yarbay Petro Yuvan adlı bir delege ile bir mektup göndermiş ve Tuna'yı geçmeden bir ateşkes ve barış yapılmasının uygun olacağını bu mektupta belirtmiştir ve bu kişinin bu görüşmeler için Rus temsilcisi olacağı da bildirilmiştir. Serdar-ı ekrem bu durumu İstanbul'a bildirmiştir. Gelen cevap sulh için nizamın İstanbul'dan verileceği olmuştur. Nizam verme için İstanbul'daki hükûmet Prusya ve Avusturya ile daha sonuç vermeyen aracılık yapma müzakereleri yapmaktaydı.[3] Fakat Ruslara aracılık kabul etmediler ve Avusturya ve Prusya ile yaptıkları Bükreş görüşmeleri sonuçsuz kaldı. Bu muharebeden sonra 1773'te Rusçuk, Silistre ve Varna'da kazanılan Osmanlı zaferleri dahi bu kötü gidişi önleyemedi, Rus Ordusu Şumnu'ya kadar ilerledi. Osmanlı İmparatorluğu'nu Rus üstünlüğünü kabul eden barış anlaşması istemeye zorladı.

Neticede Kartal Ovası Muharebesi'nden 4 yıl sonra Osmanlı İmparatorluğu, Kırım Hanlığı ve Karadeniz üzerindeki egemenliğini resmen kaybetti, ağır koşullar içeren Küçük Kaynarca Antlaşması'nı imzalamak ve askeri açıdan reformlara girişmek zorunda kaldı.

Kaynakça

  • Uzunçarşılı, İsmail Hakkı (1956, 6. Baskı 2003) Osmanlı Tarihi IV. Cilt 2. Kısım: XVIII. Yüzyıl, Ankara: Türk Tarih Kurumu, ISBN 975-16-0016-2 s.385-389
  • David Stone (2006). A Military History of Russia. Greenwood Publishing Group. s. 80. ISBN 0275985024. 7 Eylül 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Kasım 2011. </ref>
  • (Rusça) The battle of Kagul, Cyrill and Methodius Encyclopedia [1]
  1. ^ a b c d David Stone (2006). A Military History of Russia. Greenwood Publishing Group. s. 80. ISBN 0275985024. 7 Eylül 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Kasım 2011. 
  2. ^ a b (Rusça) km.ru: "The battle of Kagul" 13 Ocak 2011 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  3. ^ a b c d e f g h i j k l m n o p Uzunçarşılı, İsmail Hakkı (2003 5. Baskı) Osmanlı Tarihi IV. Cilt 2. Kısım: XVIII. Yüzyıl, Ankara:Türk Tarih Kurumu, ISBN 975-16-0016-2 s.385-389
  4. ^ Osmanlı ve Türkçe kaynaklara göre Romanzof
  5. ^ Vasıf tarihine göre (c.VII s.111) bu kalenin kuşatılması sırasında kale içinde veba salgını çıkmış ve Osmanlı savunucuları büyük zayiat vermişlerdir. Kale komutanı olan vezir Mehmed Paşa vebadan ölmüş ve yerine kale erkanı, vezir Abducelilzade Emin Paşa'yı komutan seçmişlerdir. En sonunda Rusların yaptığı şiddetli hücumda İstanbul Kapısı civarından merdivenlerle Ruslar şehre girmişlerdir ve bunun üzerine Bender teslim olmuştur.


İlgili Araştırma Makaleleri

İvazzade Halil Paşa, III. Mustafa saltanatında, 12 Aralık 1769 - 25 Ekim 1770 tarihleri arasında on buçuk ay sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

Hacı Halil Paşa, III. Ahmed saltanatında, 5 Ağustos 1716 - 26 Ağustos 1717 tarihleri arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamı.

Yeğen Mehmet Paşa I. Mahmud saltanatında, 19 Aralık 1737 - 22 Mart 1739 tarihleri arasında; bir yıl, üç ay, dört gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

Hacı İvaz Mehmed Paşa I. Mahmud saltanatında, 22 Mart 1739 - 23 Haziran 1740 tarihleri arasında bir yıl üç ay iki gün sadrazamlık ve çeşitli valilikler yapmış; 1735-1739 Osmanlı-Rus-Avusturya Savaşı'nda bütün savaşın kaderini etkileyen Hisarcık Muharebesi'ni kazanmış, Osmanlı devlet adamıdır.

Moldovancı Ali Paşa III. Mustafa saltanatında 12 Ağustos 1769 - 12 Aralık 1769 tarihleri arasında dört ay bir gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamı.

Kethüda Çerkes Meyyit Hasan Paşa veya Cenaze Hasan Paşa III. Selim saltanatında 7 Haziran 1789 - 3 Aralık 1789 tarihleri arasında beş ay yirmi altı gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. "Meyyit" ölü, cenaze demektir.

<span class="mw-page-title-main">1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı</span> Osmanlı İmparatorluğu ile Rus İmparatorluğu arasında 1806-1812 yılları arasında yapılmış savaş

1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında birçok cephede yapılmış savaştır. Napolyon Bonapart'ın önderliğindeki Fransa'nın Avrupa'da başlattığı savaşların arka planında yer almıştır.

<span class="mw-page-title-main">1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı</span> Osmanlı İmparatorluğu ile Rus Çarlığı arasında 1768-1774 yılları arasında yapılmış savaş

1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı, Osmanlıların Ruslara yenik düşmesiyle sonuçlanmış bir savaştır. Bu savaşın sonucunda Ukrayna'nın güneyi, Kuzey Kafkaslar ve Kırım, Rusya'nın eline geçmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı-Kutsal İttifak savaşları</span> Osmanlı İmparatorluğu ile Kutsal İttifak (Habsburg İmparatorluğu, Polonya-Litvanya, Venedik, Rusya) arasında yapılan ve ittifakın zaferiyle sona eren bir dizi savaş (1683-1699)

Osmanlı-Kutsal İttifak Savaşları (1683-1699), Osmanlıların II. Viyana Kuşatması'nda başarısızlığa uğramasından cesaret alan bir grup Avrupa ülkesinin Kutsal İttifak adı altında birleşip Osmanlılara karşı giriştikleri ve bu ülkelerin Macaristan, Ukrayna ve Dalmaçya'da hâkimiyet kurup Balkanlar'daki Osmanlı hâkimiyetine büyük darbe vurmaları ile sonuçlanmış bir savaşlar dizisidir. Osmanlı tarihinde Felaket Seneleri veya Küçük Kıyamet olarak da geçer. Avrupa tarihinde ise genelde Büyük Türk Savaşı olarak bahsedilir.

<span class="mw-page-title-main">Salankamen Muharebesi</span>

Salankamen Muharebesi Osmanlı ordusu ile Habsburg Ordusu arasında 9 Ağustos 1691 tarihinde meydana gelen ve Osmanlı-Kutsal İttifak Savaşları'nın parçası olan bir muharebedir.

II. Devlet Giray, Kırım Hanı. 1699-1702 ve 1709-1713 yılları arasında olmak üzere iki kez Kırım Hanlığı yaptı. Hanlık dönemi iki kez toplamda 8 yıl 5 aydı.

Banya Luka Muharebesi, Hekimoğlu Ali Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu ile Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu ve ona bağlı Avusturya Arşidüklüğü arasından yapılmıştır. Bosna'ya girmek isteyen Avusturyalılar, Osmanlı Ordusu ile Banya Luka şehri yakınında karşı karşıya gelmiştir. Osmanlı Ordusunun o bölgedeki ordusu, çoğunlukla yerel Bosnalı kökenli askerlerden ve milislerden oluşmaktaydı. Osmanlı-Bosna askerleri, Avusturya ordusunu yenilgiye uğratıp Bosna'daki ilerlemelerini durdurmuşlardır.

<span class="mw-page-title-main">Şebeş Muharebesi</span> 1787-1791 yılları arasında Avusturya-Osmanlı Savaşı sırasında kazara gerçekleşen savaş

Şebeş Muharebesi, Romanya'nın Karansebeş bölgesinde Osmanlı İmparatorluğu ve Kutsal Roma-Cermen İmparatorluğu'na bağlı Avusturya Arşidüklüğü arasında yapılan bir muharebe olup, muharebe Osmanlı zaferi ile sonuçlanmıştır. Ancak Osmanlı kaynakları ve Avusturya kaynakları değişik olaylara önem vermekte ve bu anlatımların hangisinin gerçeği tam yansıttığı hususunda sorunlarla karşılaşılmaktadır. Özellikle Avusturyalılar tarafından yazılan Almanca mevcut kaynaklar savaştan uzun bir süre sonra yazılmıştır ve kendi tarafını hiç iyi göstermeyen gerçekler anlatmaktadır.

Silahdar Damat Dimetokalı Mehmed Paşa I. Mahmud saltanatında 9 Ocak 1736 - 6 Ağustos, 1737 tarihleri arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamı.

<span class="mw-page-title-main">Çehrin Kuşatması (1678)</span>

Çehrin Kuşatması, 1676-1681 Osmanlı-Rus Savaşı'nda evre.

<span class="mw-page-title-main">Yergöğü Muharebesi (1771)</span>

Yergöğü Muharebesi, 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı'nda evre.

<span class="mw-page-title-main">Hotin Kuşatması (1769)</span>

Hotin Kuşatması, 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı'nda evre.

Hantepesi Muharebesi ya da Larga Muharebesi, Kırım Hanı Kaplan Giray komutasındaki 65,000 Kırım Tatarı süvarisi ve 15,000 Osmanlı piyadesinden oluşan Kırım Hanlığı ordusu ile Pyotr Rumyantsev komutasındaki 38,000 kişilik Rus ordusu arasında Prut Nehrinin bir kolu olan Larga Irmağında olmuştur. Gece 8 saatlik bir savaşın ardından Çeşme Deniz Savaşı ile aynı gün olan 7 Temmuz, 1770'te Kırım Hanlığı'nın bozgunu ile sonuçlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Kamaniçe Muharebesi</span>

Kamaniçe Muharebesi, 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı'nda evre.

<span class="mw-page-title-main">1683-1699 Osmanlı-Lehistan Savaşı</span>

Osmanlı-Lehistan Savaşı (1683-1699), Osmanlı İmparatorluğu ile Lehistan Krallığı arasında 1683 yılından 1699 yılına kadar süren askerî mücadele, Osmanlı-Kutsal İttifak savaşlarının bir cephesi.