İçeriğe atla

Karpos ve Papylos Martyrionu

Koordinatlar: 41°00′01″K 28°55′54″D / 41.00028°K 28.93167°D / 41.00028; 28.93167
Karpos ve Papylos Martyrionu
Bizans Dönemi Konstantinopolis haritası
Harita
Genel bilgiler
TürMartyrion
Mimari tarzDoğu Roma
KonumFatih, İstanbul, Türkiye
Koordinatlar41°00′01″K 28°55′54″D / 41.00028°K 28.93167°D / 41.00028; 28.93167
Rakım2 m (7 ft)
Tamamlanma5. yüzyıl

Karpos ve Papylos Martyrionu, 4/5. yüzyıla tarihlendirilen dairesel planlı bir altyapıdır. İstanbul'un Fatih ilçesinde, Samatya semtinde, Abdurrahman Nafiz Gürman Caddesi ile Bestekar Hakkı Sokak arasında bulunan 19. yüzyılda inşa edilen Aya Mina Rum Ortodoks Kilisesi'nin altında yer alır. Güneye doğru azalan eğim nedeniyle yapı, güneydoğu ve doğu cephesinde yol seviyesindedir. Yapıya Orgeneral Abdurrahman Nafiz Gürman Caddesi üzerindeki güneydoğu cephesinden girilmektedir. Kuzeyi ve batısı eğim nedeniyle zemin seviyesinin altında kalmaktadır. Etrafı modern yapılaşma ile çevrilidir. Doğusunda yer alan oto yıkama servisinin ekleri yapının doğu cephesini kapatmaktadır. Güneydoğu cephesinde de sadece sağır bir duvar göründüğünden yapı dışardan algılanamamaktadır. Yapı, Helena Çak Stones isminde bir restoran olarak kullanılmaktadır. Özel mülk statüsündedir.

Bizans Döneminde Konstantinopolis'in tarihsel topografyası göz önünde bulundurulduğunda yapı, Helenianae olarak bilinen bölgede, Kserolophos (Cerrahpaşa) olarak adlandırılan tepenin güneydoğu yamacında,[1] Marmara deniz surlarına 80 m uzaklıkta, Altın Kapı'ya giden Mese'nin üzerinde konumlanmıştır.[2]

Aya Mina Kilisesi'nin doğu cephesi ve altyapının önünde yer alan oto yıkama servisi

Araştırma Tarihi

Yapı ilk kez 1900 yılında Manouil Gedeon tarafından Karpos ve Papylos Martyrionu olarak tanımlanmıştır.[3] 1935 yılında Alman arkeolog ve bizantolog Alfons Maria Schneider yapı ile ilgili detaylı bir bilimsel çalışma gerçekleştirmiştir.[4][5] Schneider, Samatya'daki bu erken Bizans dönemi yapısını Karpos ve Papylos adına yaptırılmış martyrionunun altyapısı olarak nitelendirilmiş ve yapının rölövesini çıkartıp restitüsyon önerisinde bulunmuştur. Schneider yapının sonraki dönemlerde geçirdiği inşa faaliyetleriyle ilgilenmemiştir. Yapının ilk inşa edildiği dönemdeki tahmini durumunu aktarmıştır. 2005 yılında yapı Ayça Beygo tarafından yüksek lisans tezi kapsamında yeniden ele alınmış ve ayrıntılı olarak belgelenmiştir.[6][7]

Tarih

Karpos ve Papylos Martyrionu hakkında bilgilere Bizans metinlerinden ve seyyahların notlarından ulaşılabilir.[7]

Bizans Dönemi

Bizans dönemi yazılı kaynaklarından Patria metinlerinde I. Konstantin'in annesi İmparatoriçe Helena’nın din şehitleri Karpos ve Papylos’a adanmış, biçim olarak Kudüs’te İsa’nın mezar kilisesini andıran bir manastır ve martyrion (mezar yapısı) yaptırdığı belirtilmiştir.[1][3] Kutsal takvime göre 13 Ekim’de anılan Piskopos Karpos ve yardımcısı Papylos İmparator Decius (249-251) döneminde Hristiyanlığı savundukları için Bergama’da öldürülerek din şehidi (martyr) olmuşlardır.[6] Ortaçağ hacı yazıları olan Synaxarium’da iki azizin Helenianai bölgesinde gömülü oldukları anlatılmaktadır.[5]

10-12. yüzyılda Helenianai bölgesinde Aziz Karpos ve Papylos Martyrionu’na rahibeler manastırı eklenmiştir.[1] 1200 yılında Konstantinopolis’i ziyaret eden Rus hacılardan Novgorod Başepiskoposu Anton, Altın Kapı civarındaki kutsal yerler arasında Karpos Papylos Kilisesi'nden söz etmiştir.[8] Bu metne göre Aziz Papylos ve Aziz Karpos’un röliklerini bulunduran mezarları bir kadınlar manastırının içindeki kilisede yer almaktadır. Kilise, şehir surlarından Peribleptos Manastırı’na giderken yol üzerinde bulunmaktadır. Bu tarihten sonra yazılı kaynaklarda Karpos Papylos Kilisesi’nden bahsedilmemektedir.[5][6]

Osmanlı Dönemi

1583 yılında Rus Çarı tarafından İstanbul’a gönderilen din adamı Tryphon Karabeinikov’un hazırladığı İstanbul Rum Ortodoks Kiliseleri listesinde Psamathia bölgesindeki Hagios Polykarpos Kilisesi’nden bahsedilmektedir. 1604 yılında Atinalı Antonios Paterakis tarafından hazırlanan listede aynı bölgede Hagios Polykarpos Kilisesi’nin altında Aziz Menas Ayazması’nın varlığından sözedilmektedir.[6] Gedeon “Polikarpos” isminin Osmanlı döneminde “Papilokarpos” (Papylos ve Karpos)'tan dönüştüğünü öne sürmektedir.[7] 1669 tarihli Thomas Smith ve 17. yüzyılın ikinci yarısında Du Cange tarafından hazırlanan listelerde ise Hagios Karpos adı görülmektedir.[6] Kubbeli Aziz Polykarpos Kilisesi 1782 tarihli Samatya yangınında yanarak yok olmuştur.[1] 1785'te Lechevalier, 36 adım çaplı (yaklaşık 12 m) kubbeli Aziz Polykarp Kilisesi ve içinde Aziz Menas adına yaptırılmış bir ayazmadan söz etse de bu muhtemelen yangın sonrası kiliseden kalan harabedir.[5]

Yangınla harap olan kilisenin yerine, mevcut altyapı üzerine 1833 yılında Sultan II.Mahmut'un izniyle Aziz Menas'a adanan yeni bir kilise inşa edilmiştir.[1] Dönemin patriği I. Konstantios (1830-1834), yapının mimarı ise Konstantis Yolasığmazis'tir.[8] Daha önce Aziz Polykarpos'a adanan kilisenin bu inşa sürecinde adının neden değiştirildiği bilinmemektedir. Osmanlı döneminde 1833 yılına kadar kadar benzer isimle kaynaklarda karşılaşılan yapının altyapısının işlevini ve önemini yitirmesinin de bu dönemde olduğu düşünülmektedir.[7]

1878 yılında kilisede dört mezar taşı bulunmuştur. Fakat yayınlanmadan kaybolmuştur.[1]

Cumhuriyet Dönemi

1935 yılında yapıda ilk kapsamlı bilimsel çalışmayı gerçekleştiren Schneider, o dönemde Aya Mina Kilisesi altındaki yapının samanlık ve kömür deposu olarak kullanıldığını belirtmiştir.[5] Janin de 1939'da yapının yem ve tahıl deposu olarak kullanıldığını, yapının zemininin bir çöp tabakasıyla kaplandığını aktarmıştır. 1940'larda yapılan kadastro çalışmasıyla üst yapı (Aya Mina Kilisesi) Rum cemaatinde kalmış, altyapı özel mülk olarak farklı şahıslara bölünmüş, marangozhane ve kahvehane olarak kullanılmaya başlanmıştır.[7]

1955 yılında 6-7 Eylül olaylarında Aya Mina Kilisesi zarar gördükten sonra onarılmıştır.[1]

2005 yılında altyapının kubbeli ana mekanı çelik kapı atölyesi, çevre koridoru kahvehane ve doğu kısmı araba yıkama servisi olarak kullanılmıştır. Üç kullanım için de yapıya ayrı girişler açılarak yapı tahrip edilmiş ve iç mekan düzenlemesini bozacak şekilde bölümlemeler ve ekler yapılmıştır. Yapı son olarak muhdes eklerden arındırılıp restoran olarak kullanılmaya başlanmıştır.[7]

Yapının Kimliği ve Tarihlendirilmesi

Yapının kaynaklarda tarif edildiği gibi Yeniden Diriliş Kilisesi'ne benzer şekilde merkezi planlı, çevre koridorlu, kubbeli bir yapı olması, Aya Mina Kilisesi yerinde bulunduğu bilinen Aziz Polykarpos Kilisesi'nin Karpos ve Papylos isminin sürekliliğini göstermesi, yapının Karpos ve Papylos Martyrionu'nun kaynaklarda geçen konumu ile paralelliği ve Lechavalier'in Aziz Polykarp Kilisesi'nin yaklaşık 12 m çapında bir kubbeye sahip olduğunu belirtmesi göz önünde bulundurulduğunda bu yapının Karpos ve Papylos Martyrionu'nun altyapısı olduğu düşünülmektedir.[6] Schneider yapının Helena tarafından yaptırıldığı görüşünü desteklemese de Schneider ve Müller-Wiener bu yapının Karpos Papylos Martyrionu olduğunu savunmaktadır.[1][5]

Fakat yapının iki katlı olması ya da kubbeli bir altyapısının olmasından yazılı kaynaklarda bahsedilmemektedir. Yapının kimliği ile ilgili bir arkeolojik veri elde edilememiştir. Bu nedenle yapının kimliği kesin olarak belirlenememektedir. Janin de bu altyapı bir mezar yapısı olsa bile veri yetersizliği ve Samatya'nın o dönemde birçok azizin mezarını barındıran bir yer olması sebebiyle yapının kimliğinin belirsiz olduğunu ifade etmektedir.[6]

Mevcut altyapı inşa tekniği ve malzemesi açısından 4-5. yüzyıla tarihlendirilmiştir.[5] Konstantinopolis'te 5. yüzyıla tarihlenen yapıların inşa tekniği ile büyük oranda benzerlik göstermektedir. Bu nedenle yapının inşası için 5. yüzyıl daha makul görünmektedir. Yapı, mimari özellikleri açısından erken Hristiyanlık dönemi martyrionları ile benzerlik göstermektedir. İlk inşa evresinde yapının martyrion işlevi ile inşa edildiği düşünülmektedir. Altyapının üst yapı ile nasıl bir ilişki kurduğu ise bilinememektedir.[6]

Bema üst örtüsünün yüksek aynalı tonoz olarak geç dönemde inşa edilmesi, bema ve bema yan odasındaki onarımlar ikinci bir inşa evresine işaret etmektedir. Özellikle üst örtü ile ilgili onarımlardan yola çıkılarak yapının muhtemelen bir depremde zarar gördüğü ve yeniden inşa edilecek üst yapıyla ilişkili olacak şekilde onarıldığı sonucuna varılmıştır Bema yan odasında tespit edilen fresk kalıntıları 11-12. yüzyıla tarihlendirilmiştir. Bu nedenle bu onarımların 11-12. yüzyıllarda gerçekleşmiş olabileceği ve onarımlar sonrasında yapının şapel olarak işlevlendirildiği düşünülmektedir. Bu durum 10-12. yüzyıllarda yapıya kadınlar manastırı eklendiği ifadesiyle de örtüşmektedir. 20. yüzyıl başlarında depo olarak kullanıldığı bilinen yapının ne zaman işlevini yitirdiği tespit edilememiştir.[6]

Mimari

Yapının çevre koridorundan bir görünüm

Aya Mina Kilisesi altında yer alan ve 5. yüzyıla tarihlendirilen bu yapının, iki katlı bir konstrüksiyonun sadece alt katı olduğu düşünülmektedir. Üst yapıya dair bir kalıntı yoktur. Altyapı nispeten iyi korunmuştur.[7]

Mevcut yapı, kubbeli dairesel bir ana mekan, bu mekanın etrafını dolaşan bir çevre koridoru, bir apsis, bir bema ve bema yan odasından oluşmaktadır. Kubbeli mekanın çapı 12 m, yüksekliği 6.30 m'dir. Sadece kubbeden oluşan mekan yarım küre şeklindedir ve düz duvar yüzeyi bulunmamaktadır. Beşik tonoz örtülü çevre koridoru bu mekanın neredeyse tamamını çevreler. Çevre koridorunun genişliği 2.65 m, yüksekliği 7.20 m'dir. Kubbeli mekan doğuda alçak bir kemerle beşik tonoz örtülü, 6 m genişliğindeki bemaya açılır. Beşik tonozun üstü muhtemelen daha geç bir dönemde kısmen yıkılmış, 1.50 m genişliğinde bir açıklık oluşmuştur. Mevcut durumda eski tonozun üzerine oturan daha yüksek bir aynalı tonoz görülmektedir. Tonozun doğusunda, apsis kemerinin üzerinde muhtemelen apsis kemerine binen yükü azaltmak için bırakılan kemerli bir açıklık görülür. Bema doğuda 2.50 m yarıçaplı dairesel bir apsisle sonlanır. Bemanın kuzeyindeki apsisli yan oda 4.90 m genişliğinde, 7.20 m yüksekliğindedir. Çevre koridorunun yapının kuzey bölümündeki doğu ucu bu mekanla sonlanır. Mekan güneyde tanımsız bir şekilde biter. Çevre koridorunun güney cephesindeki açıklıkla yapıya giriş sağlanır. Schneider bu bölümün doğusunda bemanın güneyinden bir geçitle ulaşılan merdiven önermektedir. 2005 yılında yapılan incelemelerde 1.10 m genişliğinde ve 5.50 m uzunluğundaki geçitin hiçbir yere açılmadığı tespit edilmiş ve burada bir merdivenin varlığına dair bir veri elde edilememiştir.[6]

Yapı bugün yol seviyesinin 90 cm altında kalmaktadır ve orijinal zemin seviyesi belirlenememiştir. Schneider yapının orijinal girişinin güneydeki giriş olduğunu, ayrıca batı tarafında da üst kotta yıkılmış üst yapıya ait bir giriş bulunduğunu aktarmıştır. Bugün kubbeli mekan ve çevre koridoru arasında doğrudan bağlantı bulunmasa da güneyde sonradan kapatıldığı anlaşılan bir açıklık vardır.[7] Yan odanın apsisinin doğu, ana apsisin doğu ve güneydoğu cephelerinde kemerli pencere açıklıkları bulunduğu düşünülmektedir. Bu açıklıklardan apsisin doğusundaki kapatılmış, apsisin güneydoğusundaki kapı olarak kullanılmak üzere genişletilmiş, yan odanın doğusundaki açıklık ise önce duvar örülerek kapatılmış sonra dar bir kapı açıklığı oluşturulmuştur.[6]

Taşıyıcı duvarlar taş ve tuğla sıralarından oluşturulmuştur. Üst örtüde ise tamamen tuğlanın kullanıldığı görülmektedir. Duvar kaplamalarına dair veri elde edilememiştir.[6]

Bema yan odasında biri tonozun üzerinde tam orta aksta, sıva üstüne boya ile oluşturulmuş dairesel yazı bandıyla çevrelenmiş, diğeri güney duvarında tonoz başlangıcının altındaki bölgede Aziz Georgios tasvirleriyle örtüşen 11-12. yüzyıla tarihlenen iki fresk tespit edilmiştir.[6]

Yapıda malzeme ve statik açısından ciddi problemler gözlemlenmiştir. Kubbeli mekan kapı atölyesi olarak kullanıldığı dönemde kubbenin tepesinden baca çıkarabilmek için delik açılmıştır. Altyapı üzerine 19. yüzyılda inşa edilen doğu-batı doğrultulu, 13 x 20 m boyutlarında, bazilikal planlı Aya Mina Kilisesi'nin yalnızca doğu duvarı altyapı ile örtüşmektedir. Neredeyse kubbenin orta aksından geçen kilisenin güney duvarı ve çevre koridorunun batı bölümü üzerine denk gelen sokağın sebep olduğu titreşim ve yük statik açıdan yapı için tehlike oluşturmaktadır.[6][7]

Kaynakça

  1. ^ a b c d e f g h Müller-Wiener, Wolfgang (2002). İstanbul'un Tarihsel Topografyası. İstanbul sayfa=186-187: Yapı Kredi Yayınları. 
  2. ^ "Karpos - Papylos Kilisesi". Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri - TAY Projesi. 22 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Ocak 2022. 
  3. ^ a b Berger, Albrecht (1988). Untersuchungen zu den Patria Konstantinupoleos. Bonn. s. 624. 
  4. ^ Schneider, Alfons Maria (1934). "Das Martyrion der Heiligen Karpos und Papylos zu Konstantinopel". Archäologischer Anzeiger. s. 416-418. 
  5. ^ a b c d e f g Schneider, Alfons Maria (1936). Byzanz. Vorarbeiten zur topographie und Archaeologie der Stadt. Berlin. 
  6. ^ a b c d e f g h i j k l m n Beygo, Ayça (2006). İstanbul Samatya’da Karpos Papylos Martyrion’u (Yüksek Lisans Tezi). İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü. 
  7. ^ a b c d e f g h i Vasilerakis, Anestis; Beygo, Ayça (2016). "Samatya'nın Gözden Kaçanı: Karpos ve Papilos Martiryonu". Toplumsal Tarih, 270. s. 12-17. 
  8. ^ a b Karaca, Zafer (1994). "Minas (Ayios) Kilisesi". Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi. Cilt V. s. 471-472. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Bazilika</span> Hristiyan kutsal mekanı

Bazilika, eski Roma kentlerinde forumun yanında bulunan, içinde mahkemelerin görüldüğü veya diğer resmi hizmetlerin görüldüğü büyük çatılı kamusal binalara; Erken Hristiyanlık ve Orta Çağ dönemlerinde ise yan geçitleri bulunan, galerili veya galerisiz olabilen kiliselere verilen isim.

<span class="mw-page-title-main">Gül Camii</span> İstanbulun Ayakapı semtindeki Bizans İmparatorluğu döneminden kalma dinî yapı

Gül Camii veya Azize Teodosya Kilisesi, İstanbul'un Ayakapı semtindeki Bizans İmparatorluğu döneminden kalma ve fetihten sonra camiye dönüştürülmüş bir dinî yapıdır. Eski adı ve yapım tarihi hakkında kesin bilgiler olmamakla birlikte 10. ya da 11. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir.Bu kilise, Bizans tarafından inşa edilen en yüksek kilise olarak bilinir. İkonoklazm akımı sırasında Büyük Saray'ın ana girişi Halki Kapısı üzerindeki İsa ikonasının indirilmesine karşı çıktığı için öldürülen Theodosia adlı kadının kutsal emanetlerinin bu kiliseye konduğu ve bu kilisenin Aya Theodosia olduğuna inanılır.

Aziz Klemens Kilisesi; Ankara'nın Altındağ ilçesinde bulunan tarihi bir kilisedir. 4. yüzyılda, Ancyra şehrinin o zamanki episkoposu olan Aziz Klemens adına inşa edilmiştir. Doğu Roma dönemi boyunca farklı yıllarda başkaca kilise, manastır ve katedral yapılarının inşa edildiği bilinse de günümüze ulaşan tek emsal olması sebebiyle Ankara'daki yegane Bizans kilisesi olarak kabul edilir. Osmanlı döneminde camiye çevrilen fakat 1916 Ankara Yangını esnasında tamamen yanması sonucu terk edilen yapıdan geriye yalnızca bir duvar ve iç cephesinde yatay kolları kazınarak silinmiş bir Latin haçının bulunduğu mermer blok kalmıştır. Kurtarılan birkaç sütun başlığı ve pencere sövesi ise Roma Hamamı Açıkhava Müzesi'nde sergilenmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Surp Hıreşdagabed Kilisesi</span> Türkiyedeki Ermeni Kilisesi

Surp Hıreşdagabed Kilisesi, Türkiye'de İstanbul iline bağlı Fatih ilçesi Ayvansaray mahallesinde bulunan Ermeni kilisesi.

<span class="mw-page-title-main">San Vitale Kilisesi</span> İtalyada bir bazilika

San Vitale Kilisesi veya Aziz Vitale Kilisesi, Ravenna'da, muhtemelen 537 yılında yapımına başlanmış, 547 yılında aziz Vitalis'e adanmış, Geç Antik - Erken Bizans döneminin en önemli kiliselerinden biridir. Yapıda Bizans İmparatorluğu mimari formlarının yanı sıra, o zamana özgü tipik italyan mimarisinin izlerini de görmek mümkündür.

<span class="mw-page-title-main">Tekor Bazilikası</span>

Tekor Bazilikası veya Aziz Sargis Kilisesi, 5. yüzyıl kilisesinin bugünkü fakir kalıntıları, önceden Tekor olarak bilinen Digor köyüne bakan bir yamaçtadır. 1915 Ermeni kırımı'ndan beri boş durmuyor ve harabeye dönmüş.

<span class="mw-page-title-main">Gıduts Manastırı</span> Ermeni Apostolik manastır

Gıduts Manastırı, 9. yüzyılında inşa edilmiş ve Van ilinin Tuşba ilçesine bağlı bugünkü Çitören köyünün ve Van Gölü'nün Çarpanak adasında bulunmakta olan tarihî Ermeni Apostolik manastır. Ktuts Manastırı olarak kayıtlara geçen manastır, adanın kuzey bölümünde bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Aziz Georgij Kilisesi (Staro Nagoričane)</span> Makedonyada bir Orta Çağ kilisesi.

Aziz Georgij Kilisesi, Kuzey Makedonya'ndeki Kumanova'nın Staro Nagoričane köyünde bulunan bir Makedon Ortodoks kilisesidir.

<span class="mw-page-title-main">Aziz Giorgi Kilisesi (Kurbinovo)</span>

Aziz Giorgi Kilisesi Makedonya'da Kurbinovo mercinde Prespa Gölü kenarında, Baba Dağı'nın eteklerinde bulunan bir Bizans kilisesidir. Kazıların gösterdiğine göre kilise 12. yüzyılda bir yerleşim alanı içinde bulunmaktaydı. Ancak bu yerleşim 18. yüzyılda terkedilmiş, halk günümüzde Kurbinovo olarak bilinen, kiliseden yaklaşık 2 km uzaklıkta bulunan köye yerleşmiştir. Kilise 303 yılında Nikomedia'da öldürülen Yorgi'ye adanmıştır. 19. yüzyılda çeşitli restorasyonlar geçiren kiliseye 20. yüzyılın başlarında ahşap bir tavan ve sundurma eklenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Gurcaani Kvelatsminda Kilisesi</span>

Gurcaani Kvelatsminda Meryem'in ölümü Kilisesi 8. veya 9. yüzyılda, Orta Çağ Gürcü mimarisinde "geçiş dönemi" sırasında yapılmış bir Gürcü Ortodoks Kilisesidir. Gürcistan'ın en doğusundaki Kaheti bölgesinin Gurcaani köyünde konumlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Zemo Krihi Kilisesi</span>

Zemo Krihi Başmelek Kilisesi, Batı Gürcistan'ın tarihi ve kültürel Raça bölgesindeki dağlık Ambrolauri belediyesinde konumlanmış bir 10-11. yüzyıl kilisesidir. Yapı, taş oymalar, freskler ve Orta Çağ Gürcü yazıtları ile bezenmiş, çıkıntılı apsisli bir salon kilisesidir. 1991'deki Raça depreminde neredeyse tamamen yıkılan kilise, 2009 yılında yeniden inşa edilmiştir. Kilise, Ulusal Öneme Sahip Taşınmaz Kültür Anıtları listesine eklenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Cmerki Manastırı</span>

Cmerki Manastırı, tarihsel Klarceti bölgesinde, günümüzde Artvin ilinin merkez ilçesine bağlı ve eski adı Cmerki olan Çimenli köyünde Orta Çağ'da inşa edilmiş Gürcü manastırıdır.

<span class="mw-page-title-main">Aya Tekla Yeraltı Kilisesi</span> Mersin, Silifke yakınlarındaki bir yeraltı kilisesi öreni

Aya Tekla Yeraltı Kilisesi (Meryemlik) Mersin ilinin Silifke ilçesi yakınlarında yer alan bir yeraltı kilisesi örenidir.

Azize Nino Kilisesi, Nevşehir ilinin Ortahisar kasabasındaki kiliselerden biridir. Adını Gürcistan’da Hristiyanlığın yayan azize olarak bilinen Kapadokyalı Nino’dan alır. Kilisenin bulunduğu sokak da Azize Nino adını taşımaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Zegani Kilisesi</span>

Zegani Kilisesi veya Zaki Kilisesi, tarihsel Cavaheti bölgesinde, günümüzde Ardahan ilinin Çıldır ilçesine bağlı Dirsekkaya köyünün sınırları içinde Orta Çağ'da Gürcülerden kalma bir kilisesidir. Kilisenin iki adı da ortadan kalkmış olan Zaki veya Zegani köyünden gelir.

<span class="mw-page-title-main">Gürcistan mimarisi</span> gürcistan mimarisine genel bakış

Gürcistan mimarisi, Gürcistan'da bulunan mimari tarzları ifade eder. Ülke mimari anıtlar açısından son derece zengindir. Gürcü mimarisinin karakteristik özellikleri, anıtsallık, net kompozisyon, katı orantılar, makul derecede dekorasyon kullanımı ve hepsinden önemlisi doğa ile uyumlu etkileşimdir.

<span class="mw-page-title-main">Peribleptos Manastırı (İstanbul)</span>

Peribleptos Manastırı ya da Theotokos Peribleptos Manastırı, Konstantinopolis'in en önemli Rum Ortodoks manastırlarından biridir. İstanbul’un Fatih ilçesi, Samatya semtinde, Kocamustafapaşa Mahallesi, Marmara Caddesi ve Cambaziye Mektebi Sokak arasında, Surp Kevork Ermeni Kilisesi’nin bulunduğu alanda konumlanmıştır. Meryem Ana’ya adanan yapı, Orta Bizans döneminde, 11. yüzyılda inşa edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Myrelaion Rotundası</span>

Myrelaion Rotundası, İstanbul’un Fatih ilçesi, Laleli semti Mesihpaşa Mahallesinde, Aksaray Caddesi, Mesihpaşa Caddesi, Laleli Caddesi ve Saitefendi Sokağının sınırlandırdığı 808 ve 809 nolu imar adalarında yer almaktadır. Yapı, Bodrum Camii’nin kuzeybatısında konumlanmıştır.

Meryem Ana Doğuş Kilisesi veya Santa Maria Latin Katolik Kilisesi, İstanbul'un Sarıyer ilçesi, Büyükdere semtinde bulunmaktadır. İstanbul Boğazı'nda bulunan tek Latin Katolik Kilisesi'dir.

<span class="mw-page-title-main">Karşı Kilise</span>

Karşı Kilise veya diğer adıyla Aziz Yahya Kilisesi; Nevşehir'in Gülşehir ilçesinde bulunan tarihi bir kilisedir.